Stuttgart’ta emekli bir çiftin Alanya yakınlarında dairesi var ve eşlerden biri vefat etti. Duisburg’daki bir aile, babalarından kalan Konya’daki evi satamıyor, çünkü tapuda hâlâ babanın adı yazıyor. Hamburg’dan gelen bir hasta İstanbul’daki diş tedavisinden tutmayan bir implantla döndü. Bavyera’daki bir makine üreticisi Bursa’daki alıcıya sevkiyat yaptı ve faturalar dört aydır ödenmiyor. Frankfurt’taki bir Rechtsanwalt’ın Ankara’daki bir şirkete dava dilekçesi tebliğ ettirmesi gerekiyor.
Bunların her birinin bir Türkiye tarafı vardır ve o taraf Türk mahkemesinde, icra dairesinde, noterde, tapuda ya da nüfusta, Türk usulüyle yürür. Vekâletnameyle avukat bu adımları siz Almanya’dayken atabilir; yolculuk yalnız kanun ya da mahkeme sizi bizzat istediğinde gerekir. Aşağıda Almanya’dan kimlerin yazdığı, vekâletnamenin iki yolu, tercüme ve duruşmalar, iki devletin 1929’da Ankara’da imzaladığı sözleşmeler ve Almanya’dan sık gelen yedi durum yer alıyor.
Almanya’dan gelen müvekkiller ve getirdikleri işler
Almanya’dan Türkiye’deki bir iş için yazanlar birkaç gruba ayrılır ve her grup genellikle farklı evrakla gelir.
- Almanya’daki Türkler: bir kısmı Türk vatandaşı, bir kısmı yalnız Alman vatandaşı, bir kısmı iki ülkenin vatandaşı. İşleri çoğu zaman Türkiye’de miras kalan arsa ya da ev, iki ülkede yaşayan kardeşlerin anlaşamadığı ortak mal, ya da Alman aile mahkemesinde biten evliliğin Türk nüfusunda hâlâ devam ediyor görünmesidir.
- Alman vatandaşları: Alanya, Antalya, Side, Didim ya da Bodrum gibi yerlerde evi olanlar veya Türkiye’de diş, saç, göz ya da estetik tedavi görenler. Soruları tapu, miras, işi bitirmeyen müteahhit ya da kötü sonuçlanan tedavi üzerinedir.
- Almanya’da yaşayan Arapça konuşanlar: Türkiye’de taşınmazı, iş ortağı ya da terekesi olanlar.
- Alman şirketleri: alacağı ödenmeyen ihracatçılar ve makine üreticileri, Türk distribütörü, tedarikçisi ya da bağlı şirketi olanlar, Türk muhatabı olan kredi verenler ve yatırımcılar.
- Almanya’daki Rechtsanwalt ve Notar’lar: kendi müvekkili için Türkiye’de tebligat, Alman davası için delil, Türk mirasçılık belgesi ya da Türk mahkemesinde dava gibi bir adıma ihtiyaç duyanlar.
Lex Lata Türkçe ve İngilizce çalışır. Almanya’dan yazanların çoğu Türkçe yazar. Almanca belgeler Türk dosyası için Türkçeye çevrilir; Almanca görüşme gerektiğinde tercüman kullanılır.
Avukat için yetki: Almanya’da iki yol
Türkiye’deki yargılamaların çoğu avukat tarafından vekâletnameyle yürütülebilir. Almanya’da vekâletname iki şekilde verilir.
Almanya’daki Türk başkonsolosluğunda
Türkiye’nin Berlin’de büyükelçiliği; Berlin, Düsseldorf, Essen, Frankfurt, Hamburg, Hannover, Karlsruhe, Köln, Mainz, Münih, Münster, Nürnberg ve Stuttgart dahil pek çok şehirde başkonsolosluğu vardır. Yurt dışında noterlik işlemlerini Türk konsolosları yapar (Noterlik Kanunu m. 191); başkonsoloslukta imzalanan vekâletname Türk noter belgesidir. Apostil gerekmez, çünkü Apostil Sözleşmesi diplomatik ya da konsüler memurların düzenlediği belgelere uygulanmaz (m. 1). Randevu, oturduğunuz bölgeye bakan başkonsolosluktan alınır.
Alman noterinde, ardından apostil
İkinci yol Alman noteridir. Almanya’da noter önünde düzenlenen senet bir Alman resmî belgesidir ve Türkiye onu tasdik yerine apostille kabul eder: Apostil Sözleşmesi Almanya için 13 Şubat 1966’da, Türkiye için 29 Eylül 1985’te yürürlüğe girmiştir ve imzanın, imzalayanın sıfatının ve mührün doğruluğu için istenebilecek tek işlem apostildir (m. 1 ve 3). Apostili hangi Alman makamının vereceğini her eyalet kendisi belirler; noter senedinde bu çoğunlukla noterin bulunduğu bölgedeki Landgericht başkanlığıdır. Senet, apostil ve Almanca metinler daha sonra Türkiye’de kullanılmak üzere Türkçeye çevrilir.
Almanca ve Türkçe metni yan yana içeren iki dilli vekâletnameler yaygındır ve bir adımı azaltır; ama Türkçe metin Türk usulünün istediğini söylemelidir.
Metinde açıkça yazılması gereken yetkiler
Genel dava vekâleti her şeyi kapsamaz. HMK m. 74’e göre açıkça yetki verilmemişse vekil sulh olamaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra edemez ve davasını kabul edemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz. Tapudaki işler için de ayrı ifade gerekir. Bu yüzden metin başkonsolosluğa ya da notere gitmeden önce Türkiye’deki avukatla birlikte belirlenir; unutulan bir yetki için ikinci randevu zaman kaybettirir.
Tercüme, UYAP ve Almanya ile İstanbul arasındaki bir ya da iki saat
Türk mahkemeleri Türkçe çalışır. Alman mahkeme kararı, Familiengericht kararı, Erbschein, ölüm belgesi ya da ticaret sicili kaydı Türkçe tercümesiyle sunulur; tercüme çoğunlukla yeminli tercüman tarafından yapılır ve Türkiye’de noterce onaylanır. Dilekçeler ve deliller Türk yargısının elektronik sistemi UYAP üzerinden gönderildiğinden, avukat Antalya ya da Konya’daki mahkemeye İstanbul ofisinden dilekçe verebilir.
Türkiye yıl boyu UTC+3’tedir. Almanya kışın iki, yazın bir saat geridedir. İstanbul’da 10.00’daki duruşma kışın Berlin’de 08.00’e, yazın 09.00’a denk gelir. Her duruşmadan sonra ne olduğunu, neyin sunulduğunu ve sıradaki adımın ne zaman olduğunu iki ülkenin saatiyle gösteren tarihli bir not gönderilir.
Almanya ile Türkiye arasındaki iki 1929 sözleşmesi
İki devlet 28 Mayıs 1929’da Ankara’da bir dizi sözleşme imzaladı. Bunlardan ikisi bugün müvekkiller için önemlidir: Türkiye bunları 1622 ve 1634 sayılı Kanunlarla onaylamış, kanunlar 4 ve 8 Haziran 1930 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. MÖHUK m. 1/2, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar. Alman Federal Dışişleri Bakanlığı, konsolosluk mukavelenamesinin tereke ekiyle birlikte Almanya ile Türkiye arasında geçerli olmaya devam ettiğini belirtir; hukuki münasebetler mukavelenamesinde ise bir hükme dayanılıp dayanılamayacağı her dosyada ayrıca kontrol edilir.
Hukuki ve ticari münasebetler mukavelenamesi
Bu sözleşme mahkemeye başvuru ve iki ülke mahkemeleri arasındaki yardımlaşmayı düzenler:
| Madde | Ne düzenler |
|---|---|
| 1 | Her devletin vatandaşı, diğer devlette kişi ve malları için o devletin vatandaşlarıyla aynı hukuki korumadan yararlanır ve mahkemelerine serbestçe başvurur. |
| 2 | İki devletten birinin vatandaşı olan ve bu devletlerden birinde yerleşik bulunan davacı ya da davaya katılan, yabancı olduğu ya da mahkemenin bulunduğu ülkede yerleşim yeri olmadığı için teminat veya depozito göstermeye zorlanamaz. |
| 3 ve 4 | Böyle teminattan muaf davacı aleyhine verilen harç ve yargılama gideri kararları diğer devlette harçsız ve sınırlı bir incelemeyle icra edilebilir hâle getirilir. |
| 5 - 8 | Vatandaşlarla aynı şartlarla adli müzaheret (adli yardım) ve fakirlik belgesine dair kurallar. |
| 9 - 11 | Konsolosun talebiyle, kabul eden devletin gösterdiği makam eliyle ve tercümeyle tebligat. |
| 12 ve 13 | Delil toplanması ya da başka adli işlemler için konsolos eliyle gönderilen istinabe. |
| 17 | Her devlet, diğer devletteki kendi vatandaşına diplomatik ya da konsüler memuru eliyle ve hiçbir zorlama olmaksızın doğrudan tebligat yapabilir. |
Uygulamada 2. madde önemlidir. Türk hukukunda dava açan ya da icra takibi yapan yabancı, karşı tarafın giderleri için teminat göstermek zorundadır (MÖHUK m. 48/1) ve mahkeme karşılıklılık esasına göre muafiyet tanır (m. 48/2). Almanya’da ya da Türkiye’de yerleşik Alman vatandaşı için 1929 sözleşmesi yabancılığa dayanan teminatı kaldırır. İki devlet 1954 tarihli Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşmeye de taraftır. Alman şirketinin bu kapsama girip girmediği ve hangi dayanakla girdiği dosyada incelenir.
Tebligat ve delil için Lahey sözleşmeleri 1929 metniyle birlikte uygulanır. Lahey Tebligat Sözleşmesi Türkiye için 28 Nisan 1972’den, Almanya için 26 Haziran 1979’dan beri yürürlüktedir. Türkiye 10. maddedeki yöntemlere, posta dahil, karşıdır ve kendi diplomatik ve konsüler memurlarının yalnız kendi vatandaşlarına tebligat yapabileceğini beyan etmiştir. Lahey Delil Sözleşmesi iki devlet arasında 12 Ekim 2004’ten beri uygulanır; Türkiye istinabe taleplerinin Türkçe ya da Türkçe tercümeli olmasını ister ve Anglo-Amerikan hukukundaki dava öncesi belge keşfi (pre-trial discovery) taleplerini yerine getirmez.
Sözleşme mahkeme kararlarının genel olarak tanınmasını ve tenfizini düzenlemez. Yargılama gideri kararları dışında Alman kararı Türkiye’de aşağıda anlatılan MÖHUK kurallarıyla tenfiz edilir.
Konsolosluk mukavelenamesinin tereke eki
Aynı gün imzalanan konsolosluk mukavelenamesi, diğer devlette ölen vatandaşın terekesi üzerinde konsoloslara yetki verir (m. 20); ekinde iki devlet arasında yürürlükte olan miras kuralları yer alır. Özü şudur:
| Bent | Kural |
|---|---|
| 14/1 | Menkul terekede miras, ölenin ölüm anında vatandaşı olduğu devletin kanununa tabidir. |
| 14/2 | Gayrimenkul terekede miras, malın bulunduğu devletin kanununa, ölen ölüm anında o devletin vatandaşıymış gibi tabidir. |
| 15 | Mirasçılık iddiası, mirasta istihkak, vasiyet ve saklı paya dair davalar menkulde ölenin devletinin, gayrimenkulde malın bulunduğu devletin mahkemelerinde açılır; bu kararlar diğer devletçe tanınır. |
| 16 | Ölüme bağlı tasarruf, yapıldığı yerin kanununa ya da yapıldığı sırada vatandaşı olunan devletin kanununa uygunsa şekil bakımından geçerlidir. |
| 17 | Ölenin devletinin yetkili makamınca verilen mirasçılık belgesi, diğer devlette menkul tereke için mirasçılığı ispata yeter; o devletin konsolosunun ya da diplomatik temsilcisinin onayı belgenin geçerliliğini tespite yeterlidir. |
Almanya’daki aileler için bundan iki sonuç çıkar. Birincisi, Türkiye’deki ev, daire ya da arsa, geri kalan her şey Alman hukukuna tabi olsa bile Türk hukukuna tabidir; MÖHUK m. 20/1 de Türkiye’deki taşınmazlar için aynı sonuca varır. İkincisi, tereke bölünebilir. Onlarca yıl Almanya’da yaşamış bir Türk vatandaşının Alman bankasındaki birikimi Türk hukukuna, Almanya’daki dairesi Alman hukukuna, Türkiye’deki evi Türk hukukuna tabi olur. Çifte vatandaşlıkta durum karışır; ekte hangi vatandaşlığın esas alınacağı başvurudan önce incelenir.
Almanya’dan sık gelen yedi durum
Almanya’da vekâletname ve apostil
Dosyaların çoğu buradan başlar. Başkonsolosluk yolunda apostil gerekmez; noter yolunda yetkili Alman makamının apostili ve Türkçe tercüme gerekir. İşin gerektirdiği özel yetkiler metinde sayılır (HMK m. 74).
Alman mahkemesinin kararı
Alman hukukuna göre kesinleşmiş bir Alman hukuk kararı Türkiye’de ancak Türk mahkemesi tenfiz kararı verdikten sonra icra edilir (MÖHUK m. 50/1). Tenfiz davasına aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer asliye mahkemesi, o da yoksa Ankara, İstanbul ya da İzmir mahkemelerinden biri bakar (m. 51). Mahkeme m. 54/1’deki şartları inceler: karşılıklılık; Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi ve davalının itirazı hâlinde gerçek bir ilişkisi olmayan yetki; kamu düzeni; davalının usulüne uygun çağrılması ve temsil edilmesi. Karşılıklılık, Almanya’da bir antlaşma, kanun hükmü ya da fiilî uygulamayla gösterilir. Genel bir antlaşma yoktur ve Alman hukuku da yabancı kararların tanınmasını karşılıklılığa bağlar (ZPO § 328/1 b. 5); bu yüzden Alman hükümleri ve uygulaması her dosyada Türk mahkemesine sunulur. Dilekçeye onaylı karar, kesinleşme belgesi ve onaylı tercümeler eklenir (m. 53).
Alman davası için tebligat ve delil
Türkiye’deki bir kişiye ya da şirkete evrak tebliğ ettirmesi gereken Alman mahkemesi ya da Rechtsanwalt, Lahey Tebligat Sözleşmesini ya da 1929 konsolosluk yolunu Türkçe tercümeyle kullanır. Posta yolu kapalıdır. Türkiye’deki tanık ya da belgelerden delil, Lahey Delil Sözleşmesi ya da 1929 mukavelenamesi uyarınca istinabeyle toplanır ve Türk mahkemesi bunu Türk usulüyle yerine getirir.
Alman boşanmasının nüfusa işlenmesi
Alman aile mahkemesinin verdiği boşanma kararı, nüfusa işlenmedikçe Türk nüfus kaydında görünmez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A, yabancı adli veya idari makamın verdiği kesinleşmiş boşanma kararının doğrudan nüfusa tescilini öngörür: taraflar birlikte başvurur ya da taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir; karar Alman hukukuna göre yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş olmalı, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Başvuru yurt dışında Türk temsilciliğine, Türkiye’de nüfus müdürlüğüne yapılır. Şartlar yerine gelmediği için tescil reddedilirse tanıma MÖHUK’a göre Türk mahkemesinden istenir (m. 27/A-3). Tanımada karşılıklılık aranmaz (MÖHUK m. 58/1) ve davaya aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4).
Almanya’daki mirasçılar, Türkiye’deki taşınmaz
Tereke eki ve MÖHUK m. 20/1, Türkiye’deki taşınmaz için Türk hukukunu gösterir. Yasal mirasçılar mirasçılık belgesini sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alır (TMK m. 598/1); vasiyetle atanan mirasçıya belgeyi, mirasçılar ya da başka vasiyet alacaklıları kendilerine bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz etmedikçe sulh hukuk mahkemesi verir (m. 598/2). Ardından tapuda intikal yapılır. İki ülkedeki mirasçılar anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davasına sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4/1-b).
Türkiye’deki klinik ya da hastanede tedavi sonrası zarar
Tedaviyi kimin verdiği mahkemeyi belirler. Özel klinik ya da hekime karşı talepler adli yargıda, devlet hastanesinden doğan talepler idari yargıda tam yargı davasıyla görülür (İYUK m. 2/1-b). Adli yargıda haksız fiilden doğan tazminat istemi, hastanın zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde fiilden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 72). Bu davaları belirleyen bilirkişi raporları tıbbi kayıtlara dayandığından kayıtlar erkenden istenir.
Türk alıcının ödemediği faturalar
İki devlet de CISG’ye taraf olduğundan, Almanya’daki satıcı ile Türkiye’deki alıcı arasındaki mal satımına, sözleşme dışlamadıkça CISG uygulanır (m. 1/1-a). Türkiye’de tahsil ilamsız takiple başlayabilir: ödeme emri alıcıya tebliğden itibaren yedi gün içinde ödeme ya da itiraz imkânı verir (İİK m. 60 ve 62/1), süresinde itiraz takibi durdurur (m. 66/1). Ticari para alacağı için dava, arabulucuya başvurulmadan açılamaz (TTK m. 5/A). Zamanaşımı başta kontrol edilir; ticari alacaklardaki genel süreler zamanaşımı rehberinde anlatılıyor.
Almanya’daki danışmanlara ait sorular
Lex Lata Türk hukuku hakkında görüş verir ve Türk makamları nezdinde işlem yapar. Alman hukukuna ait sorular Almanya’daki danışmanlarda kalır: Alman mahkemesinin Türk kararını tanıyıp tanımayacağı, Almanya’daki Nachlassgericht’e Erbschein başvurusu, Alman aile mahkemesindeki boşanma, Alman şirketler hukuku ve Almanya’daki vergi soruları. Bunlar için doğru kişi Almanya’daki bir Rechtsanwalt, Notar ya da Steuerberater’dir. Onayınızla iki ülkedeki danışmanlar bilgi alışverişi yapabilir, böylece işin iki tarafı birbirine uyar.
Lex Lata Almanya’daki müvekkillerle nasıl çalışır
İş yazılı bir mesajla başlar: olay, Türkiye’deki şehir, iki ülkeden evrakın kopyaları ve size Türkiye’den bir belge ulaştıysa geliş tarihi. İşi yürütecek avukat okur ve Lex Lata’nın işi alıp alamayacağını, nasıl yürütüleceğini yazıyla bildirir. Kapsam, ücret esası ve raporlama avukatlık sözleşmesinde belirlenir; vekâletname yukarıdaki iki yoldan biriyle Almanya’da imzalanır. Sonrasında dilekçeler UYAP’tan verilir, duruşma ve tapu randevularına Türkiye’de katılınır ve her adımdan sonra tarihli bir rapor gönderilir.
Bu sayfa Türk hukuku ve Türk-Alman sözleşmeleri hakkında genel bilgidir. Belirli bir iş için hukuki görüş değildir; o, evraka ve olaylara bağlıdır.