Yabancılık unsuru taşıyan aile meseleleri çoğu zaman tek bir ülkede kalmaz. Türkiye’de kıyılan bir evlilik Londra’da ya da Toronto’da bir mahkemede sona erebilir; yurt dışında yaşayan bir çiftin İstanbul’da dairesi olabilir; yıllar önce boşanmış bir Türk vatandaşı nüfusta hâlâ evli görünebilir. Bu sayfa, Türkiye’de boşanmanın nasıl işlediğini, yurt dışında alınan boşanma kararının Türk nüfus kütüğüne nasıl yansıdığını ve çocuklar, nafaka ve mal rejimi konularının nasıl çözüldüğünü anlatıyor. Yabancı müvekkiller ve Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşları için yazıldı.
Türkiye’de boşanma: anlaşmalı ve çekişmeli
Türk Medenî Kanunundan doğan aile hukuku dava ve işlerine aile mahkemeleri bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
Bölümün devamını okuyun
Anlaşmalı boşanma
Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler birlikte başvurur ya da bir eş diğerinin davasını kabul ederse, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır (TMK m. 166/3). Boşanma kararı için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında eşlerin kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek bu anlaşmada değişiklik yapabilir; değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184, bent 5); bu yüzden protokol mahkemenin incelemesi düşünülerek hazırlanmalıdır.
Çekişmeli boşanma ve kanundaki sebepler
Anlaşma yoksa davayı açan eş, Medenî Kanunda sayılan sebeplerden birine dayanır:
- Zina (m. 161) ile hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış (m. 162). İkisinde de dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur.
- Küçük düşürücü suç işleme ya da haysiyetsiz hayat sürme (m. 163); diğer eşten birlikte yaşaması beklenemiyorsa.
- Terk (m. 164); eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmiş ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmüyorsa, ayrılık en az altı ay sürmüş ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa. İhtar ancak ayrılığın dördüncü ayı bittikten sonra istenebilir ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
- Akıl hastalığı (m. 165); ortak hayatı çekilmez hâle getiriyor ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmişse.
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (m. 166/1); davaların çoğunda dayanılan sebep. Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (m. 166/2).
Boşanma sebeplerinden biriyle açılan dava reddedilir ve ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (m. 166/4).
Yurt dışındaki eşler ve yabancılar: yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk
Boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m. 168). Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini de bu yer itibarıyla yetki kuralları belirler (MÖHUK m. 40). Türk vatandaşlarının yabancı ülke mahkemelerinde açılmamış ya da açılamayan kişi hâli davaları ise MÖHUK m. 41’e göre Türkiye’de görülür; başka yetkili mahkeme bulunmadığında son seçenek Ankara, İstanbul ya da İzmir mahkemeleridir.
Bölümün devamını okuyun
Uygulanacak hukuk ayrı bir sorudur. MÖHUK m. 14’e göre boşanma sebepleri ve hükümleri önce eşlerin müşterek millî hukukuna, sonra müşterek mutad mesken hukukuna, ikisi de yoksa Türk hukukuna tâbidir. Bu nedenle Türk mahkemesinde, Almanya’da yaşayan iki Türk vatandaşı Türk hukukuna göre; ikisi de İstanbul’da yaşayan bir Alman ve bir Türk eş ise mutad mesken kuralı yoluyla yine Türk hukukuna göre boşanır.
Yurt dışında alınan boşanma kararı: tescil ya da tanıma
Yabancı boşanma kararı nüfus kaydını kendiliğinden değiştirmez. İki yol vardır; para ya da çocuklarla ilgili hüküm varsa bir üçüncü adım gerekebilir.
Bölümün devamını okuyun
| Tescil (5490 sayılı Kanun m. 27/A) | Tanıma (MÖHUK m. 58) | Tenfiz (MÖHUK m. 50 ve 54) | |
|---|---|---|---|
| Kapsam | Boşanma, evliliğin butlanı, iptali, mevcut olup olmadığının tespiti | Velayet ve nafaka hükümleri dahil kesinleşmiş her yabancı mahkeme kararı | Türkiye’de icra edilecek hükümler, örneğin nafaka ödemesi |
| Karar veren | Yurt dışında dış temsilcilik ya da Bakanlığın belirlediği nüfus müdürlüğü | Aile mahkemesi | Aile mahkemesi |
| Başvuran | Taraflar birlikte; diğer taraf ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına | Aile mahkemesine dava dilekçesi | Hukukî yararı bulunan herkes (m. 52) |
| Karşılıklılık | Aranmaz | Aranmaz (m. 58/1) | Aranır (m. 54/1-a) |
m. 27/A’ya göre karar, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî ya da idarî makam tarafından verilmiş, usulen kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Bu şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedilen kararların tanınması MÖHUK uyarınca yapılır (m. 27/A/3). Tanıma davasında mahkeme, karşılıklılık dışındaki MÖHUK m. 54 şartlarına bakar: kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ve davalı itiraz ederse dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmayan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması; kamu düzenine açıkça aykırı olmaması; kendisine karşı karar ileri sürülen kişi itiraz ederse, o yer kanunlarına göre usulüne uygun çağrılmış ve temsil edilmiş olması. Mahkeme, MÖHUK m. 53’ün tenfiz için saydığı belgeleri, yani yabancı kararı, kesinleştiğini gösteren belgeyi ve ikisinin onaylı tercümelerini ister. 4787 sayılı Kanun m. 4, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini aile mahkemelerine verir (hüküm, MÖHUK ile yürürlükten kaldırılan 2675 sayılı Kanuna atıf yapmaya devam etmektedir). Tanınan kararın kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59).
Ayrıntılar ülkeden ülkeye değişir. İngiltere’de alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması, ABD’de alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve Kanada’da alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması konularını ayrı rehberlerde ele aldık. Aile hukuku dışındaki yabancı karar işleri yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi sayfamızda anlatılıyor. Almanya için Alman boşanma kararının konsolosluk ya da nüfus müdürlüğünde tescilini ve mahkeme yolunu Almanya’da yaşayanlar için hazırladığımız rehberde anlattık.
Çocuklar: velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası
Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336/3). Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182/1). Velayet kendisine verilmeyen eşin kişisel ilişkisinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur; bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m. 182/2).
Bölümün devamını okuyun
Boşanmadan sonra koşullar değişebilir. Ana ya da babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olgular gerektiriyorsa hâkim, re’sen ya da ana veya babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Çocukla birlikte yurt dışına taşınma planı, gerçekleşmeden önce mahkemenin önüne getirilmesi gereken durumlardandır.
Eşler arasında nafaka ve tazminat
Mevcut ya da beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu diğer taraftan manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Anayasa Mahkemesi m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini 30 Haziran 2027’den geçerli olmak üzere iptal etmiştir.
Bölümün devamını okuyun
İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse iradın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebilir (TMK m. 176).
Mal rejiminin tasfiyesi
Eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m. 202). Edinilmiş mal, her eşin bu rejim süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; çalışmanın karşılığı olan edinimler ve kişisel malların gelirleri bunlardandır (TMK m. 219). Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, rejimin başlangıcında eşe ait olan ya da sonradan miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kişisel maldır (TMK m. 220). Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir ve alacaklar takas edilir; zina ya da hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına ya da kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 236).
Bölümün devamını okuyun
Sınır ötesi dosyalarda üç nokta öne çıkar. 1 Ocak 2002’de yürürlüğe giren Medenî Kanundan önce evlenen eşlerde edinilmiş mallara katılma kural olarak bu tarihten itibaren uygulanır; öncesine, eşler geçiş süresi içinde başka bir şey kararlaştırmadıysa eski kanunun rejimi uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10). Yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde evlilik mallarına, eşlerin evlenme anındaki mutad mesken ya da millî hukuklarından açıkça seçtikleri hukuk; seçim yoksa evlenme anındaki müşterek millî hukuk, o yoksa evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 15/1); evlenmeden sonra yeni bir müşterek hukuka sahip olan eşler, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere bu yeni hukuka tâbi olabilir (MÖHUK m. 15/3). Hangi hukuk uygulanırsa uygulansın, malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukuku uygulanır (MÖHUK m. 15/2); İstanbul’daki bir daire Türk hukukuna göre paylaşılır.
Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181). Evlilik boşanmayla değil ölümle sona erdiğinde sorular değişir; bu konuyu İngiltere’deki mirasçılar, ABD’deki mirasçılar ve Kanada’daki mirasçılar için Türkiye’de miras ve tapu intikali rehberlerimizde ele aldık.
Yurt dışında yaşayanlar için vekâletname
Aile hukuku dosyasının büyük kısmı Türkiye’deki avukat aracılığıyla yürütülebilir. Vekâletname Türk konsolosluğunda verilebilir; yabancı noterde düzenlenen vekâletname ise apostil şerhi ya da onay ve Türkçe tercümeyle birlikte kullanılır. Boşanma davası için yetki açıkça yazılmalıdır: hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça vekil kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m. 74). Devredilemeyen asıl adım anlaşmalı boşanma duruşmasıdır; hâkim eşleri bizzat dinlemek zorundadır (TMK m. 166/3).
İlgili hizmet alanları ve rehberler
- Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi: 5718 sayılı MÖHUK kapsamında yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi.
- Gayrimenkul Hukuku: Türkiye’de tapu, devir ve taşınmaz uyuşmazlıkları.
- İngiltere’de Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması: İngiltere’de verilen boşanma kararlarında m. 27/A tescili ve aile mahkemesinde tanıma.