TTK m.595 bir zincir kurar: yazılı şekil ve noter onayı, esas sözleşme aksini öngörmemişse genel kurul onayı, pay defteri kaydı ve ticaret siciline tescil. Devir, halkalardan biri eksikse istenen sonucu doğurmaz.
Limited şirkette pay devri tek bir imzayla tamamlanmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 595. maddesi (tam metin) dört halkalı bir zincir kurar: imzaları noterce onanmış yazılı devir sözleşmesi, esas sözleşme aksini öngörmemişse ortaklar genel kurulunun onayı, pay defterine kayıt ve ticaret siciline tescil. Devralan ortak sıfatını, bedelin ödendiği anda değil, onayın verildiği anda kazanır. Halkalardan biri eksikse elde kalan şey, tescil ettirilemeyen bir sözleşme ve şirketin tanımak zorunda olmadığı bir alıcıdır.
Bu rehber zinciri bir kapanışın ilerlediği sırayla izler, sonra yurt dışı unsurlu devirleri yavaşlatan iki noktaya iner: yurt dışında atılan imzanın Türk noteri önünde kullanılabilir hâle getirilmesi ve çoğu şirketin ilk denetimde fark ettiği kapanış sonrası bildirim. Metin yalnızca limited şirketlere ilişkindir; anonim şirkette pay, noter onaylı devir sözleşmesiyle değil, senedin teslimi ya da cirosu mantığıyla el değiştirir ve rejim baştan farklıdır.
1. Zincir bir bakışta
| # | Adım | Dayanak | Kim yapar | Süre | Yapılmazsa |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yazılı devir sözleşmesi, imzalar noterce onaylı | TTK m.595/1 | Devreden ve devralan, noter huzurunda | Süre yok | Kanuni şekil şartı sağlanmaz; sicil başvurusu reddedilir |
| 2 | Genel kurul onayı — esas sözleşme aksini öngörmemişse | TTK m.595/2; m.616/1-g; m.620 | Ortaklar genel kurulu, temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla | Başvurudan itibaren üç ay içinde reddedilmezse onay verilmiş sayılır (m.595/7) | Devir geçerlilik kazanmaz; geçerliliği sağlayan onaydır |
| 3 | Pay defterine kayıt | TTK m.594/1 | Müdürler | Kanunda süre öngörülmemiştir | Defter sayfasının örneği tescil başvurusunun zorunlu ekidir |
| 4 | Ticaret siciline tescil başvurusu | TTK m.598/1; Ticaret Sicili Yönetmeliği m.103/1 | Şirket müdürleri | Otuz gün | Devreden sicilde görünmeye devam eder; kayda güvenen korunur (m.598/3) |
| 5 | E-TUYS güncellemesi — şirket 4875 sayılı Kanun kapsamındaysa | Uygulama Yönetmeliği m.5 | Şirketin yetkilendirdiği kullanıcı | Devirden itibaren bir ay | Devrin geçerliliğinden bağımsız bir bildirim eksikliği doğar |
Tablonun iki satırı, işlemlerin çoğunda hatanın nereden çıktığını gösterir. İkinci adım koşulludur; varsaymadan önce esas sözleşme okunur. Dördüncü adım koşullu değildir, ama devri kuran da o değildir.
2. Devir sözleşmesi: şekil ve kanunun emrettiği içerik
TTK m.595/1 iki cümleden oluşur ve her ikisi de emredicidir. Birinci cümleye göre esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır, tarafların imzaları noterce onanır.
Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, şekil şartı bir adım geriye uzanır: yalnızca devrin kendisi değil, devir borcunu doğuran işlem de — pay satış sözleşmesi, opsiyon sözleşmesi, ön sözleşme — aynı şekle tabidir. Adi yazılı imzalanıp “sonra notere gidilir” diye bırakılan bir hisse alım sözleşmesi, işlemin daha hafif bir sürümü değildir; kanunun o işlem için aradığı şekli taşımayan bir kâğıttır.
İkincisi, aynı fıkra şekille yetinmez, içeriği de belirler. Devir sözleşmesinde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmişse bu husus; önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullar da belirtilir. Bu, devralan lehine kurulmuş kanuni bir aydınlatma yükümlülüğüdür ve yabancı bir şablondan tercüme edilerek hazırlanan sözleşmelerin en sık rastlanan eksiğidir. Söz konusu haklar TTK m.577/1-a ve b uyarınca esas sözleşmede öngörülmüşse sözleşmede anılmalıdır; ortaklar arasında ayrı bir sözleşmede yer alıyorlarsa, iki metnin birbiriyle ilişkisi imzadan önce çözülmelidir. Bu ilişkiyi Türk ortak girişimlerinde pay sahipleri sözleşmeleri başlıklı rehberimizde ayrıca ele alıyoruz.
Daha sessiz bir sınır TTK m.583/2’dedir: esas sermaye paylarının itibarî değerlerinin yirmi beş Türk lirası veya bunun katları olması şarttır. Dolayısıyla “sermayenin yüzde 18,7’si” biçiminde kurgulanan bir devir her zaman olduğu gibi belgelenemez; devredilecek küme, bu kurala uyan paylara bölünebilir olmalıdır.
Noterin buradaki rolü dar ve sık yanlış anlaşılır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.60/4, dışarıda yazılıp getirilen kâğıtlar üzerindeki imzanın onaylanmasını noterin görevleri arasında sayar; düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemleri sayan m.89 ise pay devrini anmaz. Kâğıt bu nedenle tarafların belgesi olarak kalır: m.90 uyarınca noter, imzanın imzayı atan kişiye ait olduğunu şerhle belgeler, aslını ilgiliye verir, imzalı bir örneği dairede saklar; m.91 uyarınca imzanın huzurda atılmış ya da ilgilisince huzurda kabul edilmiş olması gerekir.
3. Genel kurul onayı ve cevapsız kalan başvuru
TTK m.595/2 şöyledir: “Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.” İkinci adımın pratikte anlamı bu iki cümlede ve onları izleyen beş fıkrada saklıdır.
Varsayılan kaldırılabilir. Onay şartı yalnızca esas sözleşme aksini öngörmemişse uygulanır ve ileride satış düşünülerek yürütülen şirket kuruluşu süreçlerinde esas sözleşmeye bu şartı kaldıran bir hüküm konulması sık rastlanan bir tercihtir. Ticaret Sicili Yönetmeliği de kanunu izler: m.103/1-a genel kurul kararının noter onaylı örneğini “şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse” ister.
Ret gerekçe istemez. TTK m.595/3 uyarınca, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse genel kurul sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. Esas sözleşme onay şartını kaldırmış olsa bile ret imkânının doğduğu bir hâl vardır: m.595/6, esas sözleşmede ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörülmüşse ve devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, esas sözleşmede hüküm bulunmasa bile genel kurulun onayı reddedebileceğini söyler.
Yasak mümkündür, ama mutlak değildir. TTK m.595/4 esas sözleşmeyle devrin yasaklanmasına izin verir; m.595/5 ise devrin yasaklanmış ya da onayın reddedilmiş olması hâlinde ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkını saklı tutar.
Sessizlik onaydır. TTK m.595/7 uyarınca başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır. Süre başvuru tarihinden işlediği için, tarihi ve tebliği ispatlanabilir bir talep, sözlü mutabakattan çok daha değerlidir.
Nisap olağandır. Devir onayı TTK m.616/1-g’de genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılır; müdürler bu kararı alamaz. Ancak devredilemez olmak ağırlaştırılmış nisaba tabi olmak demek değildir: m.620 uyarınca kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe tüm genel kurul kararları toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğuyla alınır. TTK m.621/1’deki ağır nisap — temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması — m.621/1-c’deki devrin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması kararına, yani esas sözleşme değişikliğine bağlanmıştır; tekil bir devir onayına değil.
İki teknik ayrıntı işi kolaylaştırır. Tek ortaklı limited şirkette m.616/3, bu ortağa genel kurulun tüm yetkilerini tanır, ancak kararların geçerliliği için yazılı olmalarını şart koşar. TTK m.617/4 ise, herhangi bir ortak sözlü görüşme istemedikçe, kararın ortaklardan birinin önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınarak da verilebileceğini düzenler; aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması geçerlilik şartıdır. Devir onaylarının önemli bir kısmı uygulamada bu yolla alınır.
Pay sözleşme dışı bir sebeple el değiştiriyorsa tablo değişir. TTK m.596/1 uyarınca payın miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâlinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın iktisap edene geçer. Bu şirketi savunmasız bırakmaz: m.596/2 uyarınca şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde geçişi reddedebilir, ancak bunun için payı gerçek değeri üzerinden devralmayı önermesi şarttır; m.596/4 uyarınca üç ay içinde açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır. Gerçek değer tartışmalıysa m.597, uyuşmazlığı şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine götürür ve mahkemenin kararının kesin olduğunu belirtir.
4. Pay defteri ve ticaret sicili: işlemden sonra kalan kayıt
TTK m.594/1 şirketi, ortakların adlarını ve adreslerini, her ortağın sahip olduğu pay sayısını, payların devirlerini ve geçişlerini, itibarî değerlerini, gruplarını ve paylar üzerindeki intifa ve rehin haklarını içeren bir pay defteri tutmakla yükümlü kılar; m.594/2 uyarınca ortaklar bu defteri inceleyebilir. Küçük ölçekli şirketlerde bu defter çoğu zaman kimin neye ne zaman sahip olduğunu gösteren tek kesintisiz kayıttır ve devir görüşmelerinde ilk istenecek belgedir.
Tescil ise müdürlerin işidir. TTK m.598/1, esas sermaye paylarının geçişlerinin tescili için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağını söyler; Ticaret Sicili Yönetmeliği m.103/1 (resmî metin) otuz günlük süreyi ve ekleri belirler: şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devre onay veren genel kurul kararının noter onaylı örneği; tarafların imzaları noter onaylı devir sözleşmesi ya da payın miras, mal rejimi veya icra yoluyla geçmesi hâlinde buna ilişkin belge; ve pay geçişinin işlendiği pay defteri sayfasının örneği.
Müdürler hareketsiz kalırsa devreden ortak çaresiz değildir. TTK m.598/2 uyarınca başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için sicile başvurabilir; bunun üzerine sicil müdürü şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir. Yönetmelik m.103/2 bu başvurunun noter onaylı devir sözleşmesinin ibrazı kaydıyla yapılacağını ekler. Bu imkânın önemi m.598/3’ten gelir: sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur. Bedeli tahsil etmiş ama sicilde ortak görünmeye devam eden bir devreden, artık taşımak istemediği bir kamusal sıfatı taşımayı sürdürür.
Onayın hiç gelmediği ya da çoğunluğun her alıcıyı reddettiği hâller işlemi terk edip uyuşmazlık alanına geçer; bu tür kilitlenmeler şirketler hukuku çalışmamızın konusudur.
5. Yurt dışından kapanış: imza, ehliyet, bildirim
Türk Ticaret Kanunu devralanın Türk vatandaşı olmasını ya da Türkiye’de bulunmasını aramaz. Yabancı tarafın karşılaştığı zorluk hukuki değil belgeseldir ve üç noktada yoğunlaşır.
Vekâletname. Noter huzuruna gelmeyecek taraf işlemi vekili aracılığıyla yapar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.224/1 uyarınca yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır; m.224/2 ise Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümlerini saklı tutar. Pratikte iki yol vardır: Türk konsolosluğunda düzenlenen ve Türkiye’de doğrudan kullanılabilen bir vekâletname ya da yabancı noter önünde düzenlenip yurt dışında kullanılmak üzere tasdik edilen, sonra Türkçeye çevrilip çevirisi onaylanan bir vekâletname. Hangi tasdik usulünün geçerli olacağı, belgenin düzenlendiği ülkeye ve o ülkeyle Türkiye arasındaki sözleşme ilişkisine göre belirlenir. Metin şirketi, devredilecek payı ve hem devir sözleşmesini imzalama hem de müvekkili genel kurulda temsil etme yetkisini açıkça içermelidir.
Ehliyet. Taraflardan biri yabancı bir tüzel kişiyse, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.9/4 uyarınca tüzel kişilerin hak ve fiil ehliyetleri statülerindeki idare merkezi hukukuna tabidir; aynı fıkra, fiilî idare merkezinin Türkiye’de olması hâlinde Türk hukukunun uygulanabileceğini ekler. Dolayısıyla ibraz edilecek şirket kararları alıcının kendi hukukuna göre alınmış kararlardır ve vekâletnameyle aynı tasdik rejimine tabidir.
Kapanış sonrası bildirim. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu m.1, kendi amacını izin ve onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesi olarak tanımlar; m.3/a yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi olduğunu belirtir. Bu serbestinin karşılığı bildirimdir: m.4, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin istatistikî bilgilerin yönetmelikle belirlenen usulde bildirileceğini, bu bilgilerin ispat aracı olarak kullanılamayacağını düzenler. Mekaniği Uygulama Yönetmeliği m.5 (resmî metin) belirler: Kanun kapsamındaki şirketler, mevcut yerli veya yabancı ortakların kendi aralarındaki ya da şirket dışındaki herhangi bir yatırımcıya yaptıkları hisse devirleri sonrasında E-TUYS’taki “Ortaklar Listesi” alanını devri müteakip en geç bir ay içinde günceller; Kanun kapsamında bulunmayan tamamen yerli sermayeli bir şirket, yabancı yatırımcının iştirakiyle Kanun kapsamına girerse “Yatırımcı”, “Ortak Listesi” ve varsa “Bağlı İştirakleri” alanlarını aynı süre içinde doldurur; sermaye artışı veya hisse devrine istinaden ödeme yapılmışsa sermaye bilgi formu ödemeyi takip eden bir ay içinde tamamlanır. Bu bildirimlerin öncesindeki kuruluş adımlarını yabancı yatırımcı olarak Türkiye’de şirket kurmak başlıklı rehberimizde topladık.
6. Maliyet ve vergi: beklenenden hafif, bir kalem hariç
| Kalem | Dayanak | Durum |
|---|---|---|
| Devir sözleşmesinde damga vergisi | 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablo, IV/16 | İstisna — limited şirketlerin pay devirlerine ilişkin olarak düzenlenen kâğıtlar; “pay devirlerine” ibaresi 6728 sayılı Kanunla 2016'da eklenmiştir |
| Harçlar Kanunundaki harçlar | 492 sayılı Kanun m.123/3 | İstisna — limited şirketin pay devri nedeniyle yapılacak işlemler, yargı harçları hariç |
| Noterin kendi ücreti | 1512 sayılı Kanun m.112 | Ödenir; Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığınca düzenlenen ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere değiştirilen tarifeye tabidir, kapanış yılı için ayrıca kontrol edilir |
| Devreden gerçek kişi | 193 sayılı Kanun, mükerrer m.80/4 | Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazanç değer artışı kazancıdır; aynı maddenin 1 numaralı bendindeki iki yıllık elde tutma istisnası hisse senetlerine özgüdür. Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancına ilişkin istisna tutarı yıllık tebliğle güncellenir |
| Devreden tüzel kişi | 5520 sayılı Kanun m.5/1-e | En az iki tam yıl süreyle aktifte yer alan iştirak hisselerinin satış kazancının bir kısmı istisnadır; kanun metnindeki oran Cumhurbaşkanı kararına bağlı olarak değişebildiğinden satış tarihi itibarıyla kontrol edilmelidir. İstisna, kazancın beş yıl pasifte özel bir fon hesabında tutulması ve satış bedelinin izleyen ikinci takvim yılı sonuna kadar tahsili şartlarına tabidir |
Şaşırtıcı olan dördüncü satırdır. Anonim şirkette hisse senedi bastırmış bir gerçek kişi ortak, tam mükellef kuruma ait ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri için mükerrer m.80’in birinci bendindeki istisnadan yararlanabilir. Limited şirket payını devreden gerçek kişi bundan yararlanamaz; çünkü limited şirket payı bir menkul kıymet değildir ve kazanç, aynı maddenin “ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılması” başlıklı 4 numaralı bendine girer (resmî metin). Payın kaç yıldır elde tutulduğu bu sonucu değiştirmez.
7. Kanunun sırasını izleyen kapanış listesi
- Önce esas sözleşmeyi okuyun. TTK m.595/2’deki onay şartı kaldırılmış mı, m.595/4 uyarınca devir yasaklanmış mı? m.577/1-b kapsamında önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım veya alım hakkı, m.595/1 uyarınca sözleşmede belirtilmesi gereken ek ödeme ya da yan edim yükümlülüğü var mı?
- Sermayeyi ve devredilecek kümeyi kontrol edin. İtibarî değerler yirmi beş lira veya katı olmalıdır (m.583/2). Asgari esas sermaye, m.580/1’deki on bin liradan 24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile elli bin liraya yükseltilmiştir.
- Sözleşmeyi m.595/1’e göre kaleme alın, yabancı bir şablona göre değil. Şekil ve zorunlu içerik aynı fıkradadır.
- Onay talebini tarihlendirin. m.595/7’deki üç aylık varsayım süresi başvurudan itibaren işler.
- Kararı doğru alın. Temsil edilen oyların salt çoğunluğu (m.620); tek ortakta yazılı şekil (m.616/3); toplantısız karar hâlinde tüm ortakların yazılı onayı ve aynı önerinin hepsine sunulması (m.617/4).
- Devri pay defterine işleyin (m.594/1) ve sayfanın örneğini ayırın; tescil başvurusunun ekidir.
- Otuz gün içinde tescil başvurusu yapın; Yönetmelik m.103/1’deki üç belgeyle. Müdürler hareketsiz kalırsa m.598/2 devredenin başvuru yolu olarak takvime alınmalıdır.
- Şirket 4875 sayılı Kanun kapsamındaysa E-TUYS’u bir ay içinde güncelleyin.