Alman Satıcının Türk Alıcıdan Alacağı: CISG, İcra Takibi ve İhtiyati Haciz

Almanya'daki şirketiniz Türkiye'deki bir alıcıya mal teslim etti ve euro faturalar ödenmedi.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 25 Ekim 2026 · 14 dk okuma
Lex Lata'nın Kağıthane, İstanbul'daki ofisinde açık çalışma alanı

Ana noktalar

  1. CISG Almanya bakımından 1 Ocak 1991'den, Türkiye bakımından 1 Ağustos 2011'den beri yürürlüktedir; işyeri Almanya'da olan satıcı ile işyeri Türkiye'de olan alıcı arasındaki mal satımı, taraflar Sözleşme'yi dışlamadıkça (m. 6) m. 1/1-a yoluyla Sözleşme'ye tabidir.
  2. CISG, satıcıya muaccel bedel için faiz hakkı tanır (m. 78), fakat oranı belirlemez ve zamanaşımı düzenlemez; bu sorular MÖHUK m. 24'e göre uygulanacak hukuka gider ve Türk hukukunda kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).
  3. Ödeme emri tebliğ edilen Türk alıcı, tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz eder (İİK m. 62), süresinde itiraz takibi durdurur (m. 66) ve satıcı itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde itirazın iptalini dava edebilir (m. 67/1).
  4. İtirazın iptali davası ve konusu bir miktar para olan diğer ticari davalardan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A-1); hüküm yalnız davaları saydığı için ilamsız icra takibi arabuluculuğa gidilmeden başlatılabilir.
  5. 1929 Türk-Alman mukavelenamesinin (1622 s. K.) 2. maddesine göre iki devletten birinin tebaası, iki devletten birinde ikametgâh sahibi olmak şartıyla, ecnebi olduğu ya da mahkemesine başvurduğu memlekette ikametgâhı bulunmadığı için teminat göstermekle yükümlü tutulamaz; mukavelename uygulandığı ölçüde bu, böyle bir davacı bakımından MÖHUK m. 48 teminatını bertaraf eder. Metin tebaadan söz eder, şirketleri anmaz.

Seri: Almanya'da yaşayanlar için Türkiye'deki hukuki işler

Bu rehber, bu satışların çoğuna neden CISG'nin uygulandığını, Sözleşme'nin hangi soruları Türk hukukuna bıraktığını, ödeme emri, arabuluculuk ve itirazın iptali davasının nasıl işlediğini, hükümden önce malvarlığına ne zaman ihtiyati haciz konulabildiğini ve 1929 Türk-Alman mukavelenamesinin teminat konusunda neyi değiştirdiğini anlatır.

Kuzey Ren-Vestfalya’da endüstriyel pompa üreten bir şirket, Gaziantep’teki bir distribütöre dört yıldır 90 gün vadeyle mal satıyor. Toplam 210.000 euroluk beş fatura ödenmedi. Distribütör faaliyetine devam ediyor, stoku var, fakat yazışmalara artık cevap vermiyor. Alman şirketin kredi sorumlusu hangi hukukun uygulanacağını, Türkiye’de neler yapılabileceğini ve hangi sırayla yapılacağını öğrenmek istiyor.

Bu rehber işin yalnız Türkiye tarafını anlatır. Çıkış noktası, Almanya’nın da Türkiye’nin de Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’na (CISG) taraf olmasıdır. Almanya’daki müvekkillere yönelik genel çerçeve Almanya’da yaşayanlar için Türkiye’de avukat sayfasındadır.

Lex Lata'nın İstanbul Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Almanya'dan gelen dosyaların yürütüldüğü Kağıthane'deki ofis.

Almanya’dan Türk alıcıya yapılan satışa CISG uygulanır mı?

Çoğu durumda evet. UNCITRAL durum tablosuna göre Sözleşme Almanya bakımından 1 Ocak 1991’den, Türkiye bakımından 1 Ağustos 2011’den beri yürürlüktedir. m. 1/1-a, işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine, bu devletler akit devlet olduğunda Sözleşme’yi uygular; böylece işyeri Almanya’da olan satıcı ile işyeri Türkiye’de olan alıcı, kanunlar ihtilafı incelemesine gerek kalmadan bu şartı karşılar. Taraflar Sözleşme’yi dışlayabilir ya da hükümlerinin etkisini değiştirebilir (m. 6); sözleşmenin susması dışlama değildir.

  • Vatandaşlık değil işyeri. Sözleşme’nin uygulanmasında tarafların vatandaşlığı da, taraflara ya da sözleşmeye ilişkin medeni veya ticari nitelik de dikkate alınmaz (m. 1/3).
  • (b) yoluna gerek yok. Almanya’nın m. 1/1-b’ye ilişkin beyanı burada devreye girmez, çünkü Alman-Türk satışı zaten (a) yolunun kapsamındadır.

Türk hukuku Sözleşme’ye doğrudan öncelik verir: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 1/2’ye göre Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. CISG’ye katılmamış olan Birleşik Krallık’taki satıcılar farklı bir sorudan başlar; bunu rehberin Birleşik Krallık sürümü anlatır.

CISG ödenmeyen bedel için neyi düzenler, neyi başka hukuka bırakır

Alıcı, sözleşme ve Sözleşme’de öngörüldüğü şekilde malın bedelini ödemek ve malı teslim almak zorundadır (m. 53); bedeli, satıcının herhangi bir talepte bulunmasına ya da bir şekle uymasına gerek olmaksızın, sözleşmede belirlenen ya da sözleşme ve Sözleşme’den belirlenebilen tarihte öder (m. 59).

Alıcı ödeme talebine maldaki kusurlardan yakınarak cevap verirse önce Sözleşme’nin ihbar kuralları gelir. Alıcı malı, koşulların elverdiği en kısa süre içinde muayene etmek ya da ettirmek zorundadır (m. 38/1). Uygunsuzluğu öğrendiği ya da öğrenmesi gerektiği andan itibaren makul bir süre içinde niteliğini belirterek satıcıya ihbarda bulunmazsa uygunsuzluğa dayanma hakkını kaybeder (m. 39/1); her hâlde, bu süre sözleşmedeki bir garanti süresiyle bağdaşmadıkça, malın alıcıya fiilen teslim edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihbar yapılmazsa yine bu hakkı kaybeder (m. 39/2). Bu kuralları Türk iç hukukuyla tacirler arası ayıp ihbarı rehberimiz karşılaştırır.

Sözleşme yalnız satım sözleşmesinin kuruluşunu ve bu sözleşmeden doğan satıcı ve alıcı hak ve borçlarını düzenler; sözleşmenin geçerliliğiyle ve sözleşmenin satılan malın mülkiyeti üzerindeki etkisiyle ilgili değildir (m. 4). Sözleşme’nin kapsadığı fakat açıkça çözmediği sorular, dayandığı genel ilkelere, bunlar yoksa milletlerarası özel hukuk kurallarına göre uygulanacak hukuka göre çözülür (m. 7/2). Türk mahkemesinde bu hukuk MÖHUK m. 24 ile bulunur:

  • Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir; sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir (m. 24/1).
  • Seçim yoksa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku olarak kabul edilir; ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk varsa sözleşme o hukuka tabi olur (m. 24/4). Türk doktrini satımda karakteristik edim borçlusu olarak genellikle satıcıyı kabul eder; bu da Alman hukukuna götürebilir.

Alman hukuku uygulanacaksa Türk hâkimi onu re’sen uygular ve muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir (MÖHUK m. 2/1); ilgili hükümler tüm araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m. 2/2). “Alman hukuku” seçen bir şart, Sözleşme Almanya’da yürürlükte olduğundan, genellikle tek başına CISG’yi dışlamış sayılmaz. BGB’nin satış hükümlerini isteyen satıcı, CISG’nin dışlandığını genel şartlarında açıkça yazmalıdır.

Faiz, para birimi ve zamanaşımı

Faiz. m. 78’e göre bedeli ya da muaccel başka bir meblağı ödemeyen taraf bu meblağa faiz öder, fakat Sözleşme oran belirlemez. Oranı Türk hukuku belirleyecekse iki hüküm önemlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1530/2’ye göre ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, sözleşmede öngörülen tarihte ödemeyen borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer; alacaklı şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır (m. 1530/3) ve oran sözleşmede öngörülmemişse uygulanacak oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder (m. 1530/7). Yabancı para borçları için 3095 sayılı Kanun m. 4/a, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağını öngörür. Euro alacağına hangi hükmün uygulanacağı dosyaya göre değerlendirilir.

Para birimi. Türk hukuku uygulanıyor ve sözleşmede “aynen ödeme” kaydı yoksa, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı alacağının aynen ya da vade veya fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk lirası ile ödenmesini isteyebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBK m. 99).

Zamanaşımı. CISG bedel alacağı için zamanaşımı öngörmez; m. 39/2’deki iki yıllık kural alıcının uygunsuzluk ihbarına ilişkindir. Ne Almanya ne Türkiye, UNCITRAL’in 1974 tarihli New York Milletlerarası Mal Satımında Zamanaşımı Sözleşmesi durum tablosunda yer alır. Bu yüzden zamanaşımı MÖHUK m. 24’e göre uygulanacak hukuka tabidir. Türk hukukunda kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146); m. 147 ise dönemsel edimler ile vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar gibi beş yıllık zamanaşımına tabi alacakları sayar. Sürenin ne zaman başladığını ve nasıl kesildiğini ticari alacaklarda zamanaşımı rehberimiz anlatır.

Türkiye’de tahsil adım adım

Genel şartlarında tahkim şartı da yetki şartı da bulunmayan pompa üreticisi için Türkiye’deki olağan sıra şöyledir.

  1. Takip talebi. Tahsil genellikle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca bir icra dairesinde ilamsız takiple başlar. Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır (m. 58). Yabancı memlekette oturan alacaklı Türkiye’de bir yerleşim yeri gösterir; euro alacağı Türk parasıyla ve hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği belirtilerek yazılır. Yetkide İİK m. 50 usul kanununun yetki hükümlerini kıyasen uygular; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 6/1’e göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
  2. Ödeme emri. İcra müdürü, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ve borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair itirazın aynı süre içinde beyan edilmesi ihtarını içeren ödeme emrini düzenler (m. 60).
  3. İtiraz. Alıcı itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır (m. 62). Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermezse itiraz edilmemiş sayılır. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; itiraz süresinde değilse alacaklının talebiyle takibe alacağın tamamı için, kısmi itirazda ise kabul edilen miktar için devam olunur (m. 66).
  4. Arabuluculuk. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari davadır (TTK m. 4/1) ve asliye ticaret mahkemesinde görülür (m. 5/1). Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m. 5/A-1). Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (m. 5/A-2). Taraflar müzakerelere avukatları aracılığıyla katılabilir (6325 sayılı Kanun m. 15/6); başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A-15). Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m. 18/A-2). Tahkim sözleşmesi bulunan hâllerde dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (m. 18/A-18).
  5. İtirazın iptali davası. Alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir (İİK m. 67/1). İtirazın haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir (m. 67/2). Bir senelik süreyi geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır (m. 67).
  6. Kısa yol. Takip, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (m. 68/1); yalnız satıcının düzenlediği fatura, hükmün lafzı itibarıyla bu tanıma girmez.

Ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller dışında, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (6325 sayılı Kanun m. 18/4). Alıcı ödemeyi karşılıksız çıkan çek ya da senetle yapmışsa İİK m. 167 ila 169’daki kambiyo senetlerine özgü yol da kullanılabilir.

Ödeme emri, alacak davası ya da ihtiyati haciz: yolların karşılaştırması

İlamsız takipAsliye ticaret mahkemesinde alacak davasıİhtiyati haciz
Ne sağlarİcra dairesi aracılığıyla ödeme ister; süresinde itiraz yoksa haciz ve satışa giderAlacak hakkında hükümTakipten ya da davadan önce veya sırasında malvarlığını güvenceye alır
Önce arabuluculuk?Hayır; TTK m. 5/A-1 yalnız davaları sayarEvet, dava şartı (TTK m. 5/A-1)Karar için hayır; İİK m. 264/1’deki yedi günlük dava açma süresi arabuluculuk sırasında işlemez (6325 s. K. m. 18/A-16)
Alıcının cevabıTebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz takibi durdurur (İİK m. 62, 66)Davada savunmaSebeplere, yetkiye ve teminata 7 gün içinde itiraz (İİK m. 265)
TeminatMÖHUK m. 48, muafiyetler saklıMÖHUK m. 48, muafiyetler saklıBorçlunun zararı için İİK m. 259 teminatı; alacak ilama dayanıyorsa aranmaz
Kritik süreİtirazın iptali için 1 yıl (İİK m. 67/1)Zamanaşımı (Türk hukuku uygulanıyorsa TBK m. 146, 147)Kararın infazı 10 gün içinde istenir (İİK m. 261)

Hükümden önce alıcının malvarlığını dondurmak

Distribütör stoklarını bağlantılı bir şirkete aktarmaya başlarsa yol ihtiyati hacizdir; ayrıntısı yabancı alacaklı için ihtiyati haciz rehberimizdedir.

Bir şirket binasının önünde para kuleleri ve önlerinde büyük kırmızı bir asma kilit; solda kırmızı bretzelden gelen kesik çizgili ok.
Alacak sürerken alıcının mal varlığını güvenceye almak.
  • Hangi alacaklar. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1). Vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa istenebilir (m. 257/2).
  • Delil ve teminat. Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur (m. 258). Hacizde haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü şahsın uğrayacakları bütün zararlardan sorumludur ve teminat vermeye mecburdur; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz, ilam mahiyetinde bir vesikaya dayanıyorsa mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder (m. 259).
  • On gün, sonra yedi gün. Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde infazını istemezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (m. 261). Dava açmadan veya takibe başlamadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur (m. 264/1).
  • Alıcının itirazı ve dönüşüm. Dinlenmeden aleyhine karar verilen borçlu, haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yedi gün içinde itiraz edebilir (m. 265/1). Borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı kesin olarak kaldırılır ya da iptal edilirse ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür (m. 264, son fıkra).

Teminat ve 1929 Türk-Alman mukavelenamesi

MÖHUK m. 48/1’e göre Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; m. 48/2’ye göre mahkeme karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.

Almanya ve Türkiye bu konuyu, 28 Mayıs 1929’da Ankara’da imzalanan ve Türkiye’de 1622 sayılı Kanunla onaylanan (Resmî Gazete 4 Haziran 1930, sayı 1511) hukuki ve ticari meselelere dair mukavelenamede düzenledi.

  • Madde 1. Her akit devletin tebaası, diğerinin topraklarında şahıs ve mallarının adli himayesi bakımından yerli tebaa ile aynı muameleden yararlanır ve mahkemelere serbestçe, yerli tebaanın tabi olduğu aynı merasim ve şartlarla başvurur.
  • Madde 2. Akit devletlerden birinin mahkemelerinde davacı veya davaya katılan olan bu devletlerden birinin tebaası, bunlardan birinin topraklarında ikametgâh sahibi olmak şartıyla, ecnebi olması ya da başvurduğu memlekette ikametgâhı veya meskeni bulunmaması sebebiyle, adı ne olursa olsun kefalet veya teminat akçesi yatırmakla yükümlü tutulamaz; aynı kural yargılama giderlerinin teminatı için istenebilecek ödemeler hakkında da geçerlidir.

Almanya’da ya da Türkiye’de ikametgâhı olan ve Türk mahkemesinde dava açan Alman vatandaşı bakımından mukavelename uygulandığı ölçüde 2. madde MÖHUK m. 48 teminatını kaldırır ve MÖHUK m. 1/2 ona öncelik verir. 1929 tarihli bu mukavelenamenin bugünkü yürürlük durumuna dair resmî bir kayıt bulamadık; bu nedenle uygulanıp uygulanmadığı dosyada ayrıca kontrol edilir. Metnin iki sınırı vardır. Mukavelename tebaadan söz eder ve şirketleri anmaz; bu yüzden GmbH ya da AG, MÖHUK m. 48/2’ye göre karşılıklılığı göstermeye hazırlanmalı ve teminatı bütçesine katmalıdır. Ayrıca 2. madde, davacı yabancı olduğu ya da yargı yerinde ikametgâhı bulunmadığı için istenen teminatı kapsar; İİK m. 259’daki ihtiyati haciz teminatı ise Türk ya da yabancı ayrımı olmaksızın ihtiyati haciz isteyen her alacaklıdan istenir ve 2. madde lafzı itibarıyla bunu kaldırmaz. 1929 mukavelenamesi mahkeme kararlarının genel olarak tenfizini düzenlemez.

Yetkili yer: Türk mahkemesi, Alman mahkemesi ya da tahkim

Türk mahkemesi. Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnız bu mahkemelerde açılır (HMK m. 17).

Alman mahkemesi. Yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilir; anlaşma yazılı delille ispat edilirse geçerlidir ve dava ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür (MÖHUK m. 47/1). 44, 45 ve 46. maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisi anlaşmayla bertaraf edilemez (m. 47/2). Satıcı böyle bir şarta rağmen Türkiye’de dava açarsa alıcı bu şarta dayanarak yetki itirazında bulunabilir. Alman hukukuna göre kesinleşmiş Alman mahkeme kararı Türkiye’de ancak yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararıyla icra olunur (MÖHUK m. 50/1) ve şartlardan biri karşılıklılıktır (m. 54/1-a); ayrıntı Alman mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi rehberimizdedir.

Tahkim. UNCITRAL durum tablosuna göre 1958 tarihli New York Sözleşmesi Almanya bakımından 28 Eylül 1961’den, Türkiye bakımından 30 Eylül 1992’den beri yürürlüktedir. Türkiye Sözleşme’yi yalnız başka bir akit devletin ülkesinde verilmiş hakem kararlarına ve kendi iç hukukuna göre ticari sayılan hukuki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara uygular; Almanya’da verilmiş hakem kararı ilk şartı karşılar. Usul için yabancı hakem kararlarının tenfizi rehberimize bakılabilir.

Alman satıcının takvime yazması gereken Türk süreleri

AdımSüreBaşlangıçHüküm
Alıcının ödemesi ya da ödeme emrine itirazı7 günÖdeme emrinin tebliğiİİK m. 60, 62
Kambiyo senedine dayalı takipÖdeme için 10 gün, itiraz için 5 günÖdeme emrinin tebliğiİİK m. 168
İtirazın iptali davası1 yılİtirazın tebliğiİİK m. 67/1
İtirazın kaldırılması (borç ikrarı hâlleri)6 ayİtirazın tebliğiİİK m. 68/1
Ticari arabuluculuk6 hafta, en fazla 2 hafta uzatmaArabulucunun görevlendirilmesiTTK m. 5/A-2
İhtiyati haciz kararının infazı10 günKararın tarihiİİK m. 261
Önceden alınan ihtiyati hacizden sonra takip veya dava7 günHaczin tatbiki ya da tutanağın tebliğiİİK m. 264/1
Alıcının ihtiyati hacze itirazı7 günHuzurunda haciz ya da tutanağın tebliğiİİK m. 265/1

Türk avukata başvurmadan önce Almanya’da toplanacaklar

  • sözleşme ya da çerçeve sözleşme, siparişler, sipariş teyitleri ve alıcıya ulaşan genel şartlar (AGB) sürümü ile bunların sözleşmeye nasıl dahil olduğunu gösteren belgeler;
  • faturalar, cari hesap ekstresi, banka kayıtları, varsa imzalı mutabakat ve CMR belgeleri ya da teslim belgeleri;
  • alıcının bakiyeyi kabul eden, ödeme sözü veren ya da maldan yakınan e-postaları, yazıları ve mesajları;
  • güncel Handelsregister kaydı ve şirket adına kimin imza yetkisi olduğunu gösteren belge.

Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır ve mahkeme resmî tercüme isteyebilir (HMK m. 223). Vekâletname Almanya’daki bir Türk konsolosluğunda ya da Alman noter önünde imzalanıp apostil şerhi alınarak verilebilir; iki yolu Almanya’dan Türkiye’ye vekâletname ve apostil rehberimiz karşılaştırır. Açıkça yetki verilmemişse vekil diğerlerinin yanında sulh olamaz, haczi kaldıramaz, tahkim sözleşmesi yapamaz, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz ve karşı tarafı ibra edemez (HMK m. 74); bu yüzden tahsil dosyası için verilen vekâletname bu işlemleri açıkça sayar.

Almanya’dan Lex Lata ile bir tahsil dosyası yürütmek

Almanya’daki satıcılar Lex Lata ile tahsilin Türkiye tarafında çalışır: icra takibi, arabuluculuk, itirazın iptali davası, ihtiyati haciz, konkordatoda alacak kaydı ile Alman mahkeme kararlarının ve hakem kararlarının tenfizi. Görüş Türk hukukuyla sınırlıdır; Alman hukuku soruları bir Rechtsanwalt’a aittir. Belgeler e-postayla gelir, vekâletname Almanya’da imzalanır ve yazışma İngilizce ya da Türkçe yürür. Bu çalışmanın genel tanımı ticari alacak tahsili sayfasında, daha geniş çerçeve ise Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberindedir. Bize iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

İlgili araç Alacakta zamanaşımı

Sıkça sorulan sorular

İzmir'deki müşterimizle yaptığımız satış sözleşmesi CISG hakkında hiçbir şey söylemiyor. Sözleşme uygulanır mı?

Çoğu durumda evet. m. 1/1-a, işyerleri farklı akit devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımına Sözleşme'yi uygular; Almanya da Türkiye de akit devlettir. Sözleşmenin susması dışlama anlamına gelmez, çünkü m. 6 dışlamayı tarafların anlaşmasına bağlar. Belirleyici olan işyeridir; tarafların vatandaşlığı dikkate alınmaz (m. 1/3).

Genel şartlarımız Alman hukukunu seçiyor. Bu, CISG yerine BGB'nin satış hükümlerinin uygulanacağı anlamına mı gelir?

Genellikle tek başına gelmez. CISG 1 Ocak 1991'den beri Almanya'da yürürlükte olduğundan hâkim görüşe göre Alman hukuku şartının gösterdiği hukukun parçasıdır. Alman iç satış hukukunun uygulanmasını isteyen satıcı, m. 6'nın izin verdiği şekilde, CISG'nin dışlandığını genel şartlarına açıkça yazmalıdır. Faiz oranı ya da zamanaşımı gibi Sözleşme'nin çözmediği konular o zaman seçilen Alman hukukuna tabi olur.

Türk alıcıya karşı icra takibi başlatmadan önce arabuluculuğa gitmemiz gerekir mi?

Hayır. TTK m. 5/A-1, konusu bir miktar para olan ticari davalarda, yani alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğu dava şartı yapar. İcra dairesine verilen takip talebi bu sayımda yer almaz. Arabuluculuk, alıcı itiraz eder ve satıcı itirazın iptali davası açmaya karar verirse gündeme gelir.

Alıcı borcun yarısını ödedi, yalnız kalanına itiraz ediyor. İtiraz etmediği kısma ne olur?

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62). Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe kabul ettiği miktar için devam olunur (m. 66). Tartışmalı bakiye itiraz yoluna göre ilerler.

Biz bir GmbH'yiz. Türk mahkemesi dava açmadan ya da takip başlatmadan önce teminat ister mi?

MÖHUK m. 48/1, Türkiye'de dava açan ya da icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermesini ister; m. 48/2'ye göre mahkeme karşılıklılık esasına göre muafiyet tanır. 1929 Türk-Alman mukavelenamesinin 2. maddesi iki devletten birinde ikametgâhı olan iki devlet tebaasını muaf tutar, ancak metin tebaadan söz eder ve şirketleri anmaz; bu yüzden Alman şirketi karşılıklılık muafiyeti için delil hazırlamalı ve mahkeme teminata hükmederse bunu bütçesine katmalıdır.

Alıcının stokları bağlantılı bir şirkete aktardığını öğrendik. Hükümden önce malvarlığını dondurabilir miyiz?

Bunun yolu ihtiyati hacizdir. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1). Alacaklı, alacağı hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermek, teminat vermek ve haciz haksız çıkarsa doğan zarardan sorumlu olmak durumundadır (m. 258 ve 259).

Türk alıcıdan alacağımız ne zaman zamanaşımına uğrar?

CISG bedel alacağı için zamanaşımı kuralı içermez ve ne Almanya ne Türkiye, UNCITRAL'in 1974 tarihli Milletlerarası Mal Satımında Zamanaşımı Sözleşmesi durum tablosunda yer alır. Türk hukuku uygulanıyorsa TBK m. 146, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağı on yıllık zamanaşımına bağlar; m. 147 ise beş yıllık zamanaşımına tabi alacakları sayar. Hangi sürenin uygulanacağı ve ne zaman başladığı dosyanın başında incelenir.

Alıcının verdiği ileri tarihli çekler karşılıksız çıktı. Bu yolu değiştirir mi?

Değiştirebilir. Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede dayanan alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilir (İİK m. 167). Bu takipte ödeme emri borçluya borcu on gün içinde ödemesini ve itirazlarını beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesini ihtar eder (m. 168); borca itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz (m. 169).

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Almanya'dakiler için diğer rehberler

  1. Genel bakış: Almanya'dan Türkiye'deki avukatla çalışmak
  2. Almanya'daki Mirasçılar ve Türkiye'deki Taşınmaz: 1929 Tereke Hükümleri, Erbschein ve Türk Mirasçılık Belgesi
  3. Alman Mahkeme Kararının Türkiye'de Tenfizi: Karşılıklılık, Kesinleşme ve 1929 Sözleşmesi
  4. Almanya'dan Türkiye'ye Vekâletname: Başkonsoloslukta mı, Alman Noteri ve Apostille mi?
  5. Almanya'da Alınan Boşanma Kararının Türkiye'de Tanınması ve Nüfusa İşlenmesi
  6. Almanya'da Yaşayan Bir Yakın Türkiye'de Vefat Ettiğinde: Tereke, Konsolosluk, Banka Hesapları ve Üç Aylık Süre İçin İlk Haftalar
  7. Alman Şirketleri ve Türk Karşı Taraflar: İhtiyati Haciz, Teminat Mektubunda Tedbir ve Ardından Gelen Kısa Süreler
  8. Türkiye'de Tatilde Trafik Kazası: Almanya'dan Gelen Sürücü ve Mağdur İçin Ceza Dosyası, Uzlaştırma ve Sigortaya Başvuru
  9. Havalimanında Gümrükte Muhafaza Altına Alınan Nakit, Altın ve Ziynet Eşyası: Beyan Sınırları, İdari Para Cezası ve Başvuru Yolu
  10. Türkiye'de Gözaltına Alınan Alman Vatandaşı: İlk Saatler, Müdafi, Konsolosluk ve Tutuklama Sorgusu
  11. Alman Vatandaşına Türkiye'de Yurt Dışına Çıkış Yasağı: Yasak Nereden Gelir, Nasıl Değiştirilir ya da Kaldırılır
  12. Türkiye'de Havalimanında Taş, Fosil, Eski Sikke ya da Antikayla Durdurulmak: 2863 Sayılı Kanun Ne Diyor

İlgili hukuki rehberler ve yayınlar

  1. Kanadalı İhracatçının Türk Alıcıdan Alacağını Tahsili: CISG, Dava Şartı Arabuluculuk ve İcra Takibi
  2. Birleşik Krallık'taki İhracatçının Türk Alıcıdan Sterlin Alacağı: Uygulanacak Hukuk ve Tahsil Yolları
  3. ABD'li İhracatçının Türk Alıcıdan Dolar Alacağını Tahsili: CISG, Arabuluculuk, İcra Takibi ve Konkordato
  4. Alacak Davasında Ticari Defterlerin Delil Olması: HMK m. 222 ve Türk Ticaret Kanunu'nun Defter Tutma Kuralları
  5. Tasarrufun İptali Davası ile Mal Kaçırmanın Önlenmesi ve Alacağın Tahsili (İİK m. 277-284)
  6. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Alacak Tahsili: Bono, Poliçe ve Çeklerde İİK m. 167–170 Rejimi
  7. Aleyhinize Haksız İcra Takibi: Yedi Günlük İtiraz, Menfi Tespit ve İki Yönlü %20 Tazminat
  8. Ticari Alacağın İflas Yoluyla Tahsili: Yedi Günlük Ödeme Emri, Ticaret Mahkemesi ve Depo Emri (İİK 43, 155-159)
  9. Türkiye'de İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip: İİK m. 145-153 Kapsamında Kredi Veren Alacaklı Rehberi
  10. Belediyeden Alacak: Hangi Mallar Haczedilemez ve On Günlük Mal Beyanı (5393 m.15)

Tüm rehberler

İlgili hizmet alanları

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası