Silivri’de hisseli bir tarlada paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye satarsa diğer paydaşlar önalım hakkını alıcıya karşı dava açarak kullanır; paylı mülkiyetten çıkmak isteyen paydaş ise ortaklığın giderilmesi davası açar ve tarla aynen bölünemiyorsa açık artırmayla satılır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 733/4’e göre önalım hakkı, satışın noter aracılığıyla bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bir yıllık süre 7571 sayılı Kanun’la 25.12.2025’te yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önceki satışlar için değişiklikten önceki iki yıllık süre işlemeye devam eder (TMK Geçici m. 1/1). Ortaklığın giderilmesinde hâkim önce aynen bölmeyi değerlendirir, bölme durum ve koşullara uygun değilse açık artırmayla satışa hükmeder (TMK m. 699/3). 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/A ve ekli listesi Silivri’de sulu arazide 60, kuru arazide 200 dekarın altında bölmeye izin vermediği için bu davaların büyük kısmı satışla sonuçlanır.
Bu sayfa iki davanın usulünü, sürelerini ve dört ilçedeki eşik değerlerini kanun lafzıyla anlatır; Silivri Adliyesi’nin 2024 faaliyet raporu bu dosyaların Silivri ve Çatalca’da ne kadar sık açıldığını ve ne kadar sürdüğünü gösterir. Kamulaştırma ve imar planı davaları için Silivri’de taşınmaz davaları rehberine, dört ilçenin genel çerçevesi için İstanbul’un batısında taşınmaz davaları hub sayfasına bakabilirsiniz.
Silivri’de hisseli tarlada önalım hakkı ve ortaklığın giderilmesi nasıl işler?
Önalım ve ortaklığın giderilmesi aynı tarlada ortaya çıkan, ama birbirinden bağımsız iki yoldur. Önalım, paydaşın üçüncü kişiye yaptığı pay satışına karşı payı kendisi almak isteyen paydaşın yoludur; dava alıcıya karşı açılır ve hâkimin belirlediği rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderleri verilen kesin süre içinde nakden yatırılmazsa pay davacı adına tescil edilemez (TMK m. 734). Ortaklığın giderilmesi ise paydaşlıktan çıkmak isteyenin yoludur: önce arabulucuya başvurulur (6325 s. K. m. 18/B/1-b), anlaşma olmazsa dava taşınmazın bulunduğu yerdeki Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır (HMK m. 4/1-b, m. 12/1). Silivri’de dikili arazide 10, örtüaltı arazide 3 dekarlık eşik de 5403 sayılı Kanun’a ekli listede yazılıdır; parsel ve paylar bu büyüklüklerin altında kalıyorsa sonuç çoğunlukla satıştır. Satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılması bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m. 699/3).
1. Hisseli Tarla Satışına İtiraz: Önalım Hakkı Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır (TMK m. 732-733)
TMK m. 732 kuralı tek cümleyle koyar: paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler. Hakkın doğması için tapuda paylı mülkiyet bulunması, satışın bir paydaş tarafından ve üçüncü kişiye yapılması gerekir. Elbirliği mülkiyetinde, yani veraset ilamıyla intikal etmiş ama paylara ayrılmamış tarlada bu hüküm doğrudan uygulanmaz; önce elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir.
Kanun bazı satışları baştan kapsam dışında bırakır. m. 733/1’in 7571 sayılı Kanun’la değişen metnine göre 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz; tarla icra dairesinde ya da ortaklığın giderilmesi kararı sonrası açık artırmayla satılıyorsa paydaşın yapabileceği tek şey artırmaya katılmaktır. Önalım hakkından önceden feragat resmî şekle ve tapuya şerhe bağlıdır; belirli bir satışta hakkı kullanmaktan vazgeçme ise yazılı şekle tabidir ve satıştan önce ya da sonra yapılabilir (m. 733/2).
Süre iki katmanlıdır ve ikisi de hak düşürücüdür. m. 733/3 uyarınca yapılan satış alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir; m. 733/4 uyarınca önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer. Noter bildirimi yapılmamışsa üç aylık süre işlemeye başlamaz, ama bir yıllık üst sınır satış tarihinden itibaren her hâlde işler. Bu bir yıl, 7571 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle “iki yıl” ibaresinin değiştirilmesiyle gelmiştir ve TMK Geçici m. 1/1 açıkça söyler: m. 733’te yapılan değişiklikler, yürürlük tarihinden önce yapılmış satışlar bakımından uygulanmaz; o satışlar için değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam olunur.
| Satış tarihi | Bildirimden itibaren | Her hâlde satıştan itibaren | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 25.12.2025'ten önce | Üç ay | İki yıl (değişiklik öncesi metin) | TMK m. 733/4 eski metin; Geçici m. 1/1 |
| 25.12.2025 ve sonrası | Üç ay | Bir yıl | TMK m. 733/4 (7571/35) |
| 2886 kapsamındaki satış veya cebrî artırma | Önalım hakkı kullanılamaz | TMK m. 733/1 (7571/35) | |
Uygulamada ilk iş tapu müdürlüğünden güncel kaydı ve satışa esas resmî senedi almak, satış tarihini iki rejimden hangisine düştüğüne göre işaretlemek ve noter bildiriminin tebliğ tarihini belirlemektir; hak düşürücü süre mahkemece resen gözetilir.
2. Önalım Davasında Bedelin Depo Edilmesi: 7571 Sonrası Kesin Süre (TMK m. 734)
Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır (m. 734/1). Davalı satıcı değil, payı satın alan kişidir; dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır, çünkü HMK m. 4 bu davayı sulh hukuk mahkemesinin görev listesine almamıştır ve HMK m. 12 taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. Silivri Adliyesi’nin 2024 faaliyet raporunda “tapu iptali ve tescil (önalım hakkından kaynaklanan)” davaları Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde en sık görülen dördüncü, 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde sekizinci dava türüdür.
7571 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle yeniden yazılan m. 734/2, davanın en kritik adımını değiştirmiştir. Yeni metne göre dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir; önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini, nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere, verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir. TMK Geçici m. 1/2 bu değişikliği 25.12.2025’ten önce açılmış davalara da uygulatır; yani eski rejimde açılmış bir önalım davasında da hâkimin belirleyeceği kesin süre içinde bedelin nakden hazır olması gerekir.
Rayiç bedel tapudaki satış bedeli değil, hâkimin belirleyeceği güncel değerdir ve Silivri’de imar beklentisi taşıyan tarlalarda tapuda görünen rakamdan belirgin biçimde farklı olabilir. Davayı açmadan önce bedelin nasıl karşılanacağının netleştirilmesi, kesin sürenin kaçırılmasını önlemenin tek yoludur.
3. Tarla Bölünebilir mi: 5403 Sayılı Kanun ve Dört İlçenin Eşikleri
Aynen paylaşımın önündeki engel Medenî Kanun’da değil, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndadır. m. 8/2 uyarınca belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliği kazanır. m. 8/3, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceğini söyler ve devam eder: tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz. Aynı fıkranın istisnası tarım dışı kullanım izni verilen alanlarla çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyacı olan bitkilerin yetiştiği alanlar için Bakanlığın uygun görüşüyle daha küçük parsel oluşturulabilmesidir.
İkinci ve daha yüksek eşik m. 8/A’daki yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüdür: tarımsal araziler Kanun’a ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez; bu nitelik şerh konulmak üzere Bakanlıkça tapu müdürlüğüne bildirilir ve aynı kişiye ait, aralarında ekonomik bütünlük bulunan araziler birlikte değerlendirilir. Liste, bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebilir. Aşağıdaki değerler bu sayfanın yazıldığı 13.09.2026 tarihli konsolide metinden alınmıştır; dava açmadan önce güncel liste ilgili il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğünden teyit edilmelidir.
| İlçe | Sulu arazi (dekar) | Kuru arazi (dekar) | Dikili arazi (dekar) | Örtüaltı arazi (dekar) |
|---|---|---|---|---|
| Silivri | 60 | 200 | 10 | 3 |
| Çatalca | 60 | 130 | 10 | 3 |
| Arnavutköy | 55 | 120 | 10 | 3 |
| Büyükçekmece | 55 | 120 | 10 | 3 |
Kaynak: 5403 sayılı Kanun’a ekli (1) sayılı liste, İstanbul satırları; 13.09.2026 tarihli konsolide metin. Silivri’nin kuru arazi eşiği dört ilçe içinde en yüksek olanıdır: 200 dekarın altındaki kuru tarlalar yeter gelirli büyüklüğün altında kaldığı için mahkeme kararıyla dahi parçalara bölünemez; “herkese kendi parseli” mantığıyla aynen taksim çoğu dosyada hukuken mümkün değildir. Arnavutköy’de eşik daha düşüktür, ama Yenişehir rezerv alanı ve Kanal İstanbul güzergâhındaki parsellerde imar uygulaması ve kamulaştırma ayrı bir rejim yaratır; bu konu Arnavutköy’de taşınmaz davaları rehberinde ele alınmıştır.
Bu tabloya 20.06.2026’da yürürlüğe giren bir sınırlama daha eklenmiştir. 7584 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle m. 8’e eklenen fıkraya göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve 5403’e tabi alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemez; tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin edinimi Bakanlığın iznine tabidir. Ortaklığın giderilmesi satışında alıcı adayının kooperatif olması hâlinde bu hüküm ihalenin sonucunu doğrudan etkiler.
4. Ortaklığın Giderilmesi: Aynen Paylaşım mı, Satış mı (TMK m. 698-699)
Paylı mülkiyette kural, her paydaşın paylaşmayı isteyebilmesidir. TMK m. 698/1 uyarınca hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı hukukî bir işlemle en çok on yıl için sınırlandırılabilir ve taşınmazlarda bu sözleşme resmî şekle bağlıdır. Maddenin son fıkrası, çoğu zaman gözden kaçan sınırı koyar: uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.
Paylaşma biçimini m. 699 düzenler. Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paydaşlar uyuşamazsa hâkim, birinin istemi üzerine malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, parçaların değerleri denk düşmüyorsa eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Aynı fıkranın devamındaki cümle, sık sorulan bir soruyu cevaplar: satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Tek bir paydaş bile itiraz ederse artırma herkese açık yapılır.
Tarım arazisinde bu sıralama 5403’ün eşikleriyle birleşir. Aynen bölme, oluşacak parçaların yeter gelirli büyüklüğün altında kalmaması şartına bağlı olduğu için Silivri’de 200 dekarın altındaki kuru tarlada aynen taksim hukuken mümkün değildir; keşif ve bilirkişi incelemesi çoğu dosyada bölünebilirliği değil, satış değerini belirlemeye yarar.
Mirasla intikal etmiş tarlalarda dava çoğu zaman iki aşamalıdır. Tapuda mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti görünüyorsa, TMK m. 644 uyarınca bir mirasçının istemiyle sulh hâkimi diğer mirasçıları itiraza davet eder ve elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmez ya da süresinde paylaşma davası açılmazsa elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verir; faaliyet raporlarında “elbirliğinin çözülmesi” olarak görünen kalem budur. Miras hukukunun kendisi bu sayfanın konusu değildir; burada önemli olan, elbirliği aşamasında önalım hakkının doğmadığı ve paylı mülkiyete geçişin hem önalım hem ortaklığın giderilmesi için eşik olduğudur.
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme, Usul ve Arabuluculuk Şartı
Ortaklığın giderilmesi davasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-b, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevine verir. Yetki m. 12/1 ile kesindir: taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Tarla Silivri sınırlarındaysa Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi, Çatalca sınırlarındaysa Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi; paydaşların İstanbul’un neresinde ya da yurt dışında oturduğu yetkiyi değiştirmez. m. 12/3 uyarınca dava birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir; Silivri ve Çatalca’da parselleri olan bir aile için bu fıkra tek dosya anlamına gelir.
Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 316/1-a). m. 317/2 uyarınca cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; mahkeme, bu süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler (m. 317/3). Bu, ortaklığın giderilmesinde delil ve talebin tek dilekçede eksiksiz ortaya konması demektir.
Dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartı vardır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B/1-b uyarınca taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili kanunlardaki sınırlamalar gözetilerek düzenlenir ve icra edilebilirlik şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır; mahkeme bu incelemede anlaşmanın kanuni sınırlamalara, dolayısıyla 5403’ün eşiklerine uyup uymadığını da denetler (m. 18/B/3). 7531 sayılı Kanun’la eklenen ve 14.11.2024’te yürürlüğe giren beşinci fıkra, şerhten sonra tapu müdürlüğünün resmî senet düzenlemeksizin tescil talebini yerine getirmesini sağlar. Dava şartı arabuluculuğun genel işleyişi, süreleri ve anlaşamama tutanağının dilekçeye eklenmesi zorunlu arabuluculuk rehberinde anlatılmıştır.
6. Satış Aşaması: Açık Artırma, Paydaşlar Arası Artırma ve İhaleye İtiraz
Mahkeme satışa hükmettiğinde satış, mahkemece görevlendirilen satış memurluğu eliyle açık artırmayla yapılır (TMK m. 699). Artırmaya paydaşların kendileri de katılabilir; paydaşlar arasında artırma ise yalnızca bütün paydaşların rızasıyla mümkündür (TMK m. 699/3). Bu aşamada önalım hakkı devreye girmez, çünkü m. 733/1 cebrî artırmayla satışları önalım kapsamı dışında tutar; tarlayı elde tutmak isteyen paydaşın yolu artırmada teklif vermektir. Teminat, teklif süresi, bedelin ödenmesi ve ihalenin feshi şikâyetinin süre ve şartları icradan taşınmaz almak rehberinde adım adım anlatılmıştır; burada tekrarlanmaz.
Bir ortağın alacaklısı bakımından kanunun dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 121’dir: taksim edilmemiş bir miras veya iştirak hâlinde tasarruf olunan bir mal hissesinin satılması gerektiğinde icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar; icra mahkemesi ilgilileri davet edip dinledikten sonra açık artırma yaptırabilir, satış için bir memur tayin edebilir ya da gereken başka bir tedbiri alabilir. Bu tedbirin alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisi verilmesi biçiminde olup olamayacağını kanun ayrıca yazmaz; somut dosyada icra mahkemesi değerlendirir. Tapuda paylı mülkiyet varsa durum daha basittir: pay, alacaklılar tarafından haczettirilebilir (TMK m. 688/3) ve icra yoluyla satılabilir.
7. Mirasa Konu Tarım Arazisinde 5403’ün Özel Rejimi
Tarla mirasla intikal etmişse Medenî Kanun’daki paylaşma kuralının yanında 5403’ün özel hükümleri de devreye girer. m. 8/B uyarınca mirasa konu tarımsal arazilerde mülkiyetin devri esastır; mirasçılar anlaşırsa devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır. 7255 sayılı Kanun’la eklenen fıkraya göre tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemleri Bakanlığın izniyle yapılır. Bu izin, ortaklığın giderilmesi dosyasının başında varlığı kontrol edilmesi gereken belgelerden biridir.
Mirasçılar anlaşamazsa m. 8/C/2 uyarınca her biri yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Hâkim, kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutularak tespit edilen ehil mirasçıya arazinin tarımsal gelir değeri üzerinden devrine; ehil mirasçı yoksa mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif edene devrine karar verir; devri talep eden mirasçı yoksa satışına hükmeder ve gelir payları oranında paylaştırılır. Devir alan mirasçı, m. 8/D uyarınca diğer mirasçıların paylarının bedelini mahkeme veznesine depo etmek için altı aya kadar süre alır, talep hâlinde altı ay ek süre verilebilir; süresinde depo edilmez ve devre istekli başka mirasçı bulunmazsa hâkim açık artırmayla satışa karar verir.
Şehirde yaşayan mirasçının bilmesi gereken iki denge unsuru vardır. Birincisi, devir “tarımsal gelir değeri” üzerinden yapılır; bu değer Silivri’de imar ya da proje beklentisi taşıyan bir tarlanın piyasa değerinden farklı olabilir. İkincisi, m. 8/C’nin son fıkrası bunun karşılığını koyar: devirden itibaren yirmi yıl içinde arazinin tamamı veya bir kısmı tarım dışı kullanım nedeniyle değer kazanırsa, devir tarihindeki değer yeniden hesaplanır ve aradaki fark diğer mirasçılara payları oranında devralan mirasçı tarafından ödenir. m. 8/Ç’nin son fıkrasına göre sulh hukuk mahkemelerinde mirasçılar veya Bakanlıkça bu Kanun kapsamında açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır; bu muafiyet 5403 davaları içindir, genel ortaklığın giderilmesi davasını kapsamaz.
8. Silivri ve Çatalca’da Bu Davalar Ne Kadar Sürüyor
Adalet Bakanlığı’nın adliye faaliyet raporları, her mahkeme için en çok karşılaşılan on dava türünü ve ortalama bitirilme süresini yayımlar. Silivri Adliyesi’nin 10.04.2025’te yayımlanan 2024 yılı raporuna göre ortaklığın giderilmesi, Silivri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde en sık görülen üçüncü dava türüdür ve 2024’te ortalama 510 günde bitirilmiştir; elbirliğinin çözülmesi dördüncü sıradadır (323 gün). Aynı mahkemeye 2024’te 1.996 dosya gelmiştir. Silivri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde de ortaklığın giderilmesi üçüncü, elbirliğinin çözülmesi dördüncü sıradadır. Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ise ortaklığın giderilmesi üç ayrı kalem hâlinde ikinci (miras nedenli, 562 gün), üçüncü (elbirliği, 424 gün) ve dördüncü (paylı, 840 gün) sıradadır; elbirliğinin paylı mülkiyete çevrilmesi altıncı sıradadır ve mahkemeye 2024’te 1.070 dosya gelmiştir.
Bu rakamlar bir süre vaadi değil, 2024 yılına ait resmî ortalamadır ve keşif, bilirkişi, tebligat ve satış aşamalarının toplamını yansıtır. Yurt dışında yaşayan paydaşlara tebligat, tapuda ölü kişi adına kayıtlı paylar ve mirasçılık belgesindeki eksikler süreyi uzatan olağan nedenlerdir. Çatalca parsellerinde ortaklığın giderilmesinin kadastro, orman sınırı ve 2/B belirtmesiyle kesiştiği hâller Çatalca’da taşınmaz davaları sayfasında ele alınır.
Dosyanın hangi mahkemede, hangi usulle yürüyeceği yukarıdaki maddelerle sabittir; değişkenler tapu kaydının durumu, paydaş sayısı, arazinin 5403 sınıfı ve satış tarihinin iki önalım rejiminden hangisine düştüğüdür. Bu dört bilgiyle yapılan ilk inceleme, davanın önalım mı, ortaklığın giderilmesi mi, yoksa önce elbirliğinin çözülmesi mi olduğunu belirler.