Türkiye’de temel finansal lisansları üç kurum verir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 6. ve 10. maddeleri uyarınca bankaya önce kuruluş izni, sonra ayrı bir faaliyet izni verir; Kanunun 7. maddesi en az 30 milyon TL nakden ödenmiş sermaye arar. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ödeme kuruluşlarını 6493 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca yetkilendirir ve asgari ödenmiş sermaye fatura ödemelerine aracılık eden kuruluşlar için 1 milyon TL, diğer ödeme kuruluşları için 2 milyon TL’dir (asgari özkaynak için TCMB Yönetmeliği m. 33); aracı kurumlar ve diğer yatırım kuruluşları ise 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 39. maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) izin almak zorundadır.
Bölümün devamını okuyun
Türkiye’nin bankacılık ve finans sektörü, ödemeler, fintek ve alternatif finansmanın büyümesiyle birlikte son yıllarda önemli düzenleyici değişimlerden geçti. Bankalara, yabancı yatırımcılara, ödeme kuruluşlarına ve finansal teknoloji şirketlerine; mevzuatı doğru okumaları, doğru lisansları almaları ve bu piyasayı denetleyen tüm kurumlar nezdinde uyumlu kalmaları için destek veriyoruz. Dosyalarımızda tekrar eden bir kural var: Türkiye’de biçim, lisansı izler. Bir ürünü nasıl kuracağınıza karar vermeden önce onu kimin düzenlediğini belirlemeniz gerekir; sermaye yapısını, kurumsal yönetimi ve pazara giriş takvimini de bu belirler.
Türkiye’de bankaları ve finans kuruluşlarını kim denetler?
Bu sayfa lisanslama ve uyum çalışmasının kendisini anlatır; arkasındaki kanunlar ve her birini hangi kurumun uyguladığı, Türk bankacılık mevzuatı rehberimizde kanun kanun ele alınmaktadır.
Bölümün devamını okuyun
Türkiye’de finansal faaliyet, her biri tanımlı bir yetki alanına sahip birden fazla ayrı kurum tarafından denetlenir. Tek bir finansal davranış otoritesine sahip yargı çevrelerinin aksine Türkiye, denetimi nadiren örtüşen ancak sıklıkla iç içe geçen kurumlar arasında paylaştırır:
- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK): 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve Türk bankacılık mevzuatının bütünü kapsamında bankaları, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faktoring, finansal kiralama ve finansman şirketlerini lisanslar ve denetler.
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB): ödeme kuruluşlarını, elektronik para kuruluşlarını ve ödeme sistemi işletmecilerini 6493 sayılı Kanun kapsamında yetkilendirir ve gözetir.
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK): paya ve borçlanmaya dayalı kitle fonlaması platformlarını, yatırım fonlarını ve işlem gören borçlanma araçlarını düzenler.
- Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK): aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele kurallarını uygular.
- Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK): sigortacılık faaliyetlerini düzenler ve denetler.
Pratikte şu tabloyla karşılaşılır: müşteriye “tek bir uygulama” gibi görünen bir ürün, örneğin değer saklayan, para taşıyan ve şimdi al sonra öde seçeneği sunan bir cüzdan, aynı anda üç düzenleyicinin alanına girebilir. Bu örtüşmeyi baştan teşhis etmek işin can alıcı noktasıdır.
Bir finans şirketi hangi lisansa ihtiyaç duyar?
Türkiye’de finansal faaliyetlerin büyük çoğunluğu izne tabidir. İhtiyaç duyulan yetki, ürünü nasıl markaladığınıza değil, sunulan hizmetin tam niteliğine göre belirlenir:
5 maddeyi gösterin
- Ödeme hizmetleri, elektronik para ve sistem işletmeciliği: 6493 sayılı Kanun kapsamında TCMB izni.
- Bankacılık, faktoring ve finansal kiralama: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında BDDK lisansı.
- Kitle fonlaması platformları: Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında SPK izni.
- Aracı kurum ve diğer yatırım hizmetleri: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 39. maddesi uyarınca SPK izni; madde, yatırım hizmet ve faaliyetlerinin düzenli uğraşı olarak icrası için Kuruldan izin alınmasını zorunlu tutar ve bu hizmetleri yalnız yatırım kuruluşlarına bırakır.
- Sigortacılık faaliyeti: SEDDK izni.
| Faaliyet | Düzenleyici | Temel mevzuat |
|---|---|---|
| Bankacılık, faktoring, finansal kiralama | BDDK | 5411 sayılı Bankacılık Kanunu; 6361 sayılı Kanun |
| Ödeme hizmetleri ve e-para | TCMB | 6493 sayılı Kanun |
| Kitle fonlaması platformları ve fonlar | SPK | Sermaye Piyasası Kanunu |
| Aracı kurum ve yatırım hizmetleri | SPK | 6362 sayılı Kanun m. 39 |
| Sigortacılık | SEDDK | Sigortacılık mevzuatı |
| Aklama ile mücadele uyumu (yukarıdakilerin tümü) | MASAK | Aklama ile mücadele mevzuatı |
Her rejim, kurucular ve kontrol sahibi ortaklar için kendi asgari sermaye, kurumsal yönetim ve dürüstlük-yeterlilik koşullarını taşır. Düzenleyiciler yalnızca kurumun ne satmayı amaçladığını değil, arkasında kimin durduğunu da inceler; nitelikli pay sahipliğindeki sonraki değişiklikler ise kural olarak önceden izin gerektirir.
Doğru lisans olmadan faaliyet yürütmek bir evrak kusuru değildir. 6493 sayılı Kanunun 28. maddesine göre gerekli izinleri almadan ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet göstermek bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir; izinli kuruluşların düzenlemelere aykırılığına ise 27. madde uyarınca idari para cezası verilir. Lisanslama sorusunu son uyum kutucuğu olarak değil, ilk tasarım kararı olarak ele alın.
Planlanan iş modelini, faaliyete başlamadan önce doğru düzenleyici kuruma eşleştiririz; böylece sermaye planı, şirket yapısı, şirketler hukuku ve vergi hukuku uyumu daha ilk günden doğru hukuki zemin üzerine kurulur.
Türkiye’de kim kredi verebilir?
Tüketici kredileri; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ve tüketici kredisi sözleşmeleri ile konut finansmanına ilişkin yönetmeliklerle düzenlenir. Kredi verme faaliyetini BDDK’dan izin almış bankalar ve finansman şirketleri yürütür. Ödeme ve elektronik para kuruluşları kredi kullandıramaz; bu sınır, bir ödeme ürününe kredi özelliği eklemeye çalışan birçok fintek şirketini hazırlıksız yakalar. Kural kanunda açıkça yazılıdır: 6493 sayılı Kanunun 14. maddesinin dördüncü fıkrası “Ödeme kuruluşu kredi verme faaliyetinde bulunamaz.” der, 20. maddenin dördüncü fıkrası aynı yasağı elektronik para kuruluşları için koyar.
Bölümün devamını okuyun
Borçlanma araçları Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında ikincil piyasada işlem görmeye devam edebilir; alacaklar ise faktoring yoluyla nakde çevrilebilir. Ancak kredinin kaynağında yaratılması işlevi, lisansa tabi bir bankacılık faaliyeti olmayı sürdürür. Uygulamada bu, bankacılık lisansı olmadan kredi ekonomisi kurmak isteyen bir fintek şirketinin, krediyi kendi bilançosunda yaratmak yerine genellikle lisanslı bir kredi verenle iş birliği yapması ya da faaliyeti SPK düzenlemesindeki bir platform üzerinden yürütmesi gerektiği anlamına gelir.
Tüketiciye yönelik kredi, aynı zamanda ağır bir tüketici koruma katmanı taşır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca kredi veren, sözleşme öncesi bilgi formunu sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorundadır (m. 23); tüketici, tüketici kredisi sözleşmesinden on dört gün içinde gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilir (m. 24); tüketiciden istenecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgiler sözleşmenin eki olarak verilir (m. 4/4) ve temerrüt hâli de dâhil tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz (m. 4/7). Sözleşmede bulunması gereken şartlardan birinin eksikliği sözleşmenin geçerliliğini etkilemez (m. 4/1); ancak cayma hakkı ve masraflar konusunda bilgilendirmenin ispatı kredi verene düşer. Bu yüzden kredi belgeleri, ürünün tüketici mevzuatı uyumu incelemesiyle birlikte ele alınmalıdır.
Fintek, kitle fonlaması ve alternatif finansman
Türkiye, alternatif finansman için ayrı bir rejim inşa etmiştir ve SPK bu rejimin merkezinde yer alır:
4 maddeyi gösterin
- Kitle fonlaması: paya ve borçlanmaya dayalı platformların her ikisi de SPK tarafından lisanslanır ve denetlenir. Yetkili platformlar, zorunlu bilgilendirmeler ve yatırım limitleri aracılığıyla yatırımcı menfaatlerini korurken ortaklık veya kredi modellerini yürütür.
- Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması: kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması SPK’nın faaliyet izni verdiği platformlar aracılığıyla yapılır (6362 m. 4/1); m. 35/A/1 uyarınca borçlanmaya dayalı kitle fonlaması faaliyetlerine bankacılık mevzuatı hükümleri uygulanmaz.
- Yatırım fonları ve toplu ürünler: SPK ilkelerine uymak zorundadır; alternatif finansman ürünleri, kolektif yatırım programı kurallarının kapsamına girebilir.
- Faturaya dayalı alacak finansmanı: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında izinli faktoring şirketleri, mal veya hizmet satışından doğmuş olup faturayla tevsik edilemeyen alacakları ve Kurulca belirlenen esaslara göre tevsik edilemeyen, satışa bağlı doğacak alacakları devralamaz veya tahsilini üstlenemez (m. 9/2).
Bir kurucu açısından sonuç şudur: “kitle fonlaması” etiketi, hafif denetimli bir kestirme yol değildir. SPK’dan yetki almış bir platform; kendi sermayesi, sistemleri ve raporlama yükümlülükleri olan, düzenlemeye tabi bir finansal aracıdır. Buna karşılık, lisanssız kredi verenler olarak var olamayacak modeller için uyumlu bir çözüm de sunar.
Ödeme kuruluşları ve açık bankacılık nasıl düzenlenir?
Ödeme hizmetleri, 6493 sayılı Kanun kapsamında düzenlenir; TCMB, ödeme hesaplarını, işlemlerin gerçekleştirilmesini, ödeme araçlarının ihracını ve para havalesini yetkilendirir. Elektronik para ihracı aynı hat üzerinde yer alır ve o da bir bankacılık lisansı değil, bir TCMB iznidir.
Bölümün devamını okuyun
Açık bankacılık, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile ele alınır. Yönetmelik, açık bankacılık servislerini müşterilerin ya da müşteri adına hareket eden tarafların uygulama programlama arayüzü (API) ve benzeri yöntemlerle bankanın finansal servislerine uzaktan eriştiği elektronik dağıtım kanalı olarak tanımlar (m. 3) ve bu kanaldaki kimlik doğrulama kurallarını koyar (m. 41). Fintek şirketleri açısından ise ödeme emri başlatma ile hesap bilgisi hizmeti, 6493 sayılı Kanunun 12. maddesinde ayrıca sayılmış ödeme hizmetleridir; bunları sunan şirket TCMB’den izin almalıdır. Bu durum banka altyapısını yeni oyunculara açar; ancak beraberinde, işlenen verinin hassasiyetiyle orantılı olarak büyüyen bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması ve operasyonel dayanıklılık yükümlülükleri de getirir.
Aklama ile mücadele ve MASAK uyumu
Bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları, finansman, faktoring ve finansal kiralama şirketleri, aracı kurumlar ve sigorta şirketleri, MASAK tarafından denetlenen aklama ile mücadele rejiminde yükümlüdür (Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik m. 4). Bu, işleyen bir uyum programının, müşterinin tanınması ve kimlik doğrulaması, risk profillemesi, işlem izleme, kayıt saklama ve şüpheli işlem bildirimi, faaliyete başladıktan sonra değil, önce hazır olması gerektiği anlamına gelir.
Bölümün devamını okuyun
Ödeme ve elektronik para kuruluşlarında bu bağ kanunda yazılıdır: bu kuruluşların kuruluşuna ve işleyişine ilişkin TCMB yönetmelikleri Mali Suçları Araştırma Kurulunun görüşü alınarak çıkarılır (6493 sayılı Kanun m. 14/6 ve 18/6). Aklama ile mücadele işlevini işletme modeline en baştan yerleştirmek, denetim baskısı altında sonradan sisteme eklemekten çok daha ucuza mal olur.
Nasıl yardımcı oluyoruz
Bankacılık ve finans alanında, düzenlemeye tabi bir işletmenin tüm yaşam döngüsü boyunca müvekkillere destek veriyoruz:
- Lisanslama: BDDK, TCMB, SPK veya SEDDK nezdinde başvuruların yapılandırılması ve dosyalanması.
- Düzenleyici danışmanlık: uyum, ürün yapılandırması ve süregelen denetim meseleleri.
- Aklama ile mücadele: MASAK uyum programları, müşteri kabulü ve bildirim süreçleri.
- İşlemler: finansman sözleşmeleri, teminatlı kredi, faktoring ve kiralama belgeleri.
- Yabancı yatırım: Türkiye’ye giren bankalar, fintek şirketleri ve finansal yatırımcılar için piyasaya giriş.
Bölümün devamını okuyun
Yabancı yatırımcılar açısından banka, ödeme kuruluşu ve finansman şirketi sahibi olmak mümkündür; ancak düzenleyiciler kurucuları ve kontrolü elinde bulunduran pay sahiplerini yakından inceler ve nitelikli pay sahipliğindeki sonraki değişiklikler kural olarak önceden izne tabidir. Pay sahipliği dosyasını (gerçek faydalanıcı, fonların kaynağı, grup yapısı) düzenleyicinin beklediği düzeyde hazırlarız; yabancı başvurular en sık bu noktada takılır.
Mevzuatın bütünü tüketicinin korunması, adil kredi uygulamaları ve finansal istikrar ekseninde kurgulanmıştır. Lisanslama ve uyum stratejisini en baştan doğru kurmak, sorunsuz bir piyasa girişi ile tıkanmış bir süreç arasındaki farkı belirler. Bu çalışmayı erken aşamada yapıyoruz; böylece iş kurgusu mevzuata takılmadan önce hukuki analiz işi şekillendirir.
İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri
5 maddeyi gösterin
- Banka Teminat Mektuplarının Nakde Çevrilmesi: teminat mektubunun tazmini, haksız nakde çevirmeye karşı ihtiyati tedbir ve bankanın bağımsız ödeme yükümlülüğü.
- Gümrük Hukuku ve Uyum: 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında kıymet, tarife ve vergi ihtilafları.
- Vergi Hukuku ve Danışmanlığı: Kurumlar vergisi, ÇVÖA muafiyetleri ve Vergi Mahkemesi dava takibi.
- Serbest Bölgeler ve Gümrük Rejimleri: Dahilde İşleme Rejimi (DİİR), antrepo ve serbest bölge vergi avantajları.
- İstanbul’da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: İstanbul ve Bakırköy vergi ve gümrük mahkemelerinde dava yönetimi.