Türkiye’de şirketler hukuku, öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile düzenlenir; bunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), halka açık şirketler bakımından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu tamamlar. Yabancı yatırımcılara ve şirketlere, bir Türk işletmesinin ilk kuruluşundan yeniden yapılandırmaya, uyuşmazlığa ve çıkışa kadar tüm yaşam döngüsü boyunca danışmanlık veriyoruz. Aşağıda kuruluştan çıkışa kadar sürecin her aşaması ve her aşamada verilen kararların yatırımcı açısından sonuçları adım adım ele alınmaktadır.
Şirket Türünün Seçimi ve Kuruluş
Türk Ticaret Kanunu birden fazla şirket türü tanır. Uygulamada yabancı yatırımcılar hemen hemen her zaman şu ikisinden birini tercih eder:
2 maddeyi gösterin
- Anonim Şirket (A.Ş.): Sermaye paylara bölünmüştür, pay sahipleri yalnızca taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumludur ve paylar kural olarak noter onayı gerekmeksizin serbestçe devredilebilir. Büyük ölçekli faaliyetler, dış yatırım çekilmesi, paya dayalı teşvik planları ve Borsa İstanbul’da halka arz planları için tercih edilen yapıdır. Asgari sermaye 250.000 TL’dir (1 Ocak 2024’ten itibaren).
- Limited Şirket (Ltd. Şti.): Bir veya birden fazla ortaklı, daha basit ve düşük maliyetli bir yapıdır; ortaklar şirket borçlarından sorumlu olmayıp yalnız taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemek ve şirket sözleşmesindeki ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür (TTK m. 573). Bunun istisnası, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumluluktur (6183 sayılı Kanun m. 35). Pay devri, imzaları noterce onanmış yazılı sözleşme, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse genel kurul onayı (TTK m. 595) ve tescil (TTK m. 598) gerektirdiğinden ortaklık yapısı daha istikrarlı kalır; ancak bu, çıkışları da yavaşlatır. Asgari sermaye 50.000 TL’dir (1 Ocak 2024’ten itibaren).
| Özellik | A.Ş. | Ltd. Şti. |
|---|---|---|
| Asgari sermaye | 250.000 TL | 50.000 TL |
| Pay devri | Kural olarak serbest, noter onayı gerekmez | Noter onaylı sözleşme, genel kurul onayı (şirket sözleşmesinde aksi yoksa) ve tescil |
| En uygun olduğu senaryo | Büyüme, dış yatırımcı, halka arz | Yalın, dar ortaklı işletmeler |
| Yönetim | Yönetim kurulu (tek üyeye izin verilir) | Bir veya birden fazla müdür |
Kanun ayrıca, bir veya birden fazla ortağın sınırsız sorumlu olduğu kollektif ve komandit ortaklıklara da izin verir. Bu türler tam da sınırlı sorumluluk koruması sağlamadıkları için yabancı yatırımcılar tarafından nadiren tercih edilir.
Hangi Yapıyı Seçmeli?
Sermaye toplamayı, yatırımcı kabul etmeyi, kilit çalışanlara pay vermeyi veya ileride halka arz etmeyi planlıyorsanız, işletmesi biraz daha maliyetli olsa da bir A.Ş. ile başlayın. Tek başınıza ya da bir ortakla yürüteceğiniz yalın bir yerel ticaret veya hizmet şirketi açıyorsanız, çoğunlukla pragmatik tercih Ltd. Şti.‘dir. Bir türden diğerine sonradan tür değiştirmek (nevi değişikliği) mümkündür ancak ek maliyet ve zaman getirir; bu nedenle en baştan doğru seçimi yapmak önemlidir.
Kuruluş Süreci, Adım Adım
Kuruluş, ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde yürütülür ve tipik olarak şu net sırayı izler:
- Ticaret unvanını belirleyin ve yönetim ile pay sahipliği ihtiyaçlarınıza göre uyarlanmış esas sözleşmeyi hazırlayın.
- Yabancı pay sahipleri ve yöneticiler için vergi numarası alın; yabancı belgeleri (pasaport, tüzel kişi ortağın yetkili organ kararı, vekaletname) noter onayından geçirin veya apostil ettirin.
- MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) üzerinden başvuru yapın ve Ticaret Sicili’ne tescil edin.
- Gerektiği ölçüde sermayeyi ödeyin/bloke edin; şirket vergi numarasını, e-imzayı ve imza sirkülerini alın ve kurumsal banka hesabını açın.
4875 sayılı Kanun uyarınca yabancı ve yerli yatırımcılar eşit muameleye tabi olduğundan, şirketler çoğu sektörde yüzde yüz yabancı sermayeli kurulabilir. Uygulamada en büyük gecikme kaynağı, yurt dışında düzenlenen belgelerin tasdikidir; bu nedenle apostil ve yeminli tercüme işlemlerine her şeyden önce başlayın.
Yanlış şirket türünü seçmek, yabancı bir yatırımcının erken dönemde yaptığı en maliyetli hatalardan biridir: sonradan değiştirmek yeni tesciller, yeni sermaye kuralları ve kaybolan zaman demektir. Kararınızı yalnızca bu yılın bütçesine göre değil, beş yıllık planınızı gözeterek verin.
Bazı faaliyetler yalnızca tescil ile başlayamaz; örneğin yurt dışından hasta kabul eden bir sağlık tesisinin önce Uluslararası Sağlık Turizmi Yetki Belgesi yazısında incelenen izni alması gerekir.
Kurumsal Yönetim
Türk Ticaret Kanunu kapsamında kurumsal yönetim, yetkinin pay sahipleri ile yönetim arasında açıkça paylaştırılması üzerine kuruludur ve alacaklıları ile azınlık pay sahiplerini koruyan emredici kurallar içerir.
Bölümün devamını okuyun
Yönetim
- Anonim şirkette şirketi bir yönetim kurulu yönetir ve temsil eder. Tek kişilik yönetim kuruluna izin verilir; üyelerin pay sahibi veya Türkiye’de yerleşik olması zorunlu değildir. Bir tüzel kişi, belirlenen bir gerçek kişi aracılığıyla yönetim kurulunda yer alabilir.
- Limited şirkette şirketi bir veya birden fazla müdür yönetir; müdürler ortaklardan veya üçüncü kişilerden olabilir, ancak en az bir ortağın şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisi bulunmalıdır (TTK m. 623).
Yönetim kurulu üyeleri ve müdürler, kanundan doğan özen ve bağlılık yükümlülüğü altındadır; menfaat çatışmasından kaçınmalıdır ve bu yükümlülüklerin ihlali, ödenmeyen kamu borçları, tahsil edilip yatırılmayan vergi ile sosyal güvenlik primleri ve bazı iflasa ilişkin ihmaller nedeniyle şahsen sorumlu tutulabilirler. Bu kişisel sorumluluk, günlük uyum işlerini devreden yabancı yöneticiler için gerçek bir risktir; bu nedenle raporlama hatları ve tazminat düzenlemeleri ilk günden tanımlanmalıdır.
Bu çerçevede yönetim kurulu üyelerine görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirme ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetme yükümlülüğü (TTK m. 369), kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusurla ihlalinden doğan sorumluluk (TTK m. 553), genel kurulun ibra kararları ve kanuni temsilcilerin ödenmeyen amme alacakları ile vergiler için 6183 sayılı Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki kişisel sorumluluğu konusunda danışmanlık veriyoruz. Pay sahipleri sözleşmelerinde önalım, birlikte satış ve satışa zorlama ile kilitlenme çözümü hükümleri, azlığın genel kurulu toplantıya çağırma hakkı (TTK m. 411) ve genel kurul kararlarına karşı üç aylık iptal davası (TTK m. 445) ile birlikte ele alınır; birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri TTK m. 134-194’e tabidir ve gerektiğinde Rekabet Kurumu’na bildirilir.
Pay Sahibi Hakları
Kanun hem çoğunluk hem de azınlık pay sahiplerini korur. Başlıca haklar şunlardır:
- Genel kurulda; finansal tablolar, yönetim kurulu seçimi, sermaye değişiklikleri, birleşmeler ve esas sözleşme değişiklikleri gibi temel konularda oy kullanma;
- Kâr payı (temettü) ve tasfiye halinde tasfiye payından pay alma;
- Bilgi alma ve inceleme hakları ile şüphelenilen usulsüzlükler hakkında özel denetim (özel denetçi) talep edebilme;
- Azınlık hakları: belirli bir oranda (kural olarak yüzde 10, halka açık şirketlerde yüzde 5) pay sahibi olanlar; örneğin genel kurulu toplantıya çağırabilir, gündeme madde ekletebilir veya finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini isteyebilir.
Bu haklardan biri uygulamada tanınmadığında (yıllarca dağıtılmayan kâr payı, toplanamayan genel kurul, verilmeyen bilgi), başvurulacak yollar ve süreleri şirket ortaklık uyuşmazlıkları ve azınlık hakları rehberimizde anlatılmaktadır.
İyi kaleme alınmış pay sahipleri sözleşmeleri ve şirkete özgü hazırlanmış esas sözleşmeler, özellikle ortak girişimlerde kilitlenme ve uyuşmazlık riskini azaltır. Standart hükümler; nitelikli çoğunluk gerektiren saklı tutulmuş konuları, birlikte satış (tag-along) ve satışa zorlama (drag-along) haklarını, yeni paylarda rüçhan hakkını, çıkış ve pay alım mekanizmalarını ve bir 50/50 kilitlenmenin işi felç etmeden nasıl çözüleceğini kapsar.
Uygulamada yabancı ana şirketler, Türkiye’de imza yetkisini kimin taşıyacağına ve bu yetkinin nasıl sınırlanacağına da erken karar vermelidir. Kapsamı dikkatle çizilmiş bir imza sirküleri ve iç onay matrisi, yerel bir yöneticinin şirketi verilen yetkinin ötesinde borç altına sokmasını önler; bunlar aynı zamanda bir Türk bankasının veya sözleşme karşı tarafının görmek isteyeceği ilk belgelerdir.
Birleşme, Devralma ve Çıkış
Türkiye’de birleşme ve devralmalar (M&A); pay devri, aktif (malvarlığı) devri, kanuni birleşme, bölünme ve ortak girişim biçiminde gerçekleşir. İşlemler; Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, halka açık hedef şirketler bakımından Sermaye Piyasası Kanunu ve ciro eşiklerinin aşıldığı hallerde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Rekabet Kurumu’nun birleşme-devralma denetimiyle şekillenir. Alıcı hâkimiyeti ele geçirdiği anda şirketler topluluğu hükümleri işlemeye başlar; hâkim şirketin bağlı şirketi uğrattığı kayıptan ne zaman sorumlu tutulduğunu TTK m.202 ve m.206 çerçevesinde hâkimiyetin kötüye kullanılması yazımızda ele aldık. Aktif devri, satıcının borçlarını sözleşmenin ima ettiği kadar temiz biçimde geride bırakmaz: Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve İş Kanunu bunların bir bölümünü işletmeye bağlar; ayrıntısı ticari işletme devrinde devralanla birlikte geçen borçlar yazımızdadır.
Bölümün devamını okuyun
Tipik bir işlem üç aşamadan geçer:
- Durum tespiti (due diligence): Hedef şirketin mülkiyeti, pay defteri, sözleşmeleri, davaları, istihdamı, vergi ve mevzuata uygunluk durumunun hukuki ve mali açıdan incelenmesi; amaç, siz bağlanmadan önce gizli yükümlülükleri gün yüzüne çıkarmaktır;
- Müzakere ve belgeleme: Fiyatın, yapının, ön koşulların ve riski hisse devir sözleşmesinde dağıtan beyan ve tazminat (temsil ve garanti) hükümlerinin, varsa pay sahipleri veya emanet (escrow) düzenlemeleriyle birlikte kararlaştırılması;
- Kapanış ve kapanış sonrası: Koşulların yerine getirilmesi (gerektiğinde rekabet izni dahil), payların veya aktiflerin devri, değişikliklerin tescili ve operasyonların, raporlamanın ve uyumun entegrasyonu.
Satıcı tarafında da aynı disiplin tersine işler: temiz kurumsal kayıtlar, çözülmüş uyuşmazlıklar ve düzenli sözleşmeler değeri belirgin şekilde artırır ve süreci kısaltır. Ayrıca stratejik satış (trade sale), ikincil satış ve düzenli tasfiye yoluyla çıkış konusunda da danışmanlık veriyoruz. Ortaklar birbirine karşı kilitlendiği için böyle bir çıkışın anlaşmayla sağlanamadığı hâllerde Türk Ticaret Kanunu bunun yerine yargısal yollar öngörür: çıkma, çıkarma ve haklı sebeple fesih ile payın gerçek değerinin ödenmesi. Bu yollar ortaklıktan çıkma, çıkarma ve haklı sebeple fesih sayfamızda ele alınıyor.
Çıkış bir devir değil kapanış ise, sicilden terkin sırasında ve sonrasında doğan sorunlar şirket çıkışı: tasfiye, kapanış ve ihya kapsamında ele alınır. Kapanışın kendi takvimi (alacaklılara birer hafta arayla üç ilan, TTK m. 541; üçüncü çağrıdan itibaren kalan varlık dağıtılmadan önce üç aylık bekleme, TTK m. 543; ardından terkin) Türkiye’de şirket kapatma ve tasfiye süreci yazımızda adım adım verilmiştir.
Nasıl Yardımcı Oluyoruz?
Yabancı yatırımcılar, şirketler grupları ve gerçek kişiler adına Türkiye’de şirket kuruluşu, kurumsal yönetim, pay sahipleri ve ortak girişim sözleşmeleri, sermaye artırımı, yeniden yapılandırma, birleşme-devralma ve çıkış işlemlerinde hareket ediyoruz. Amacımız, yatırımın her aşamasında Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde isabetli ve ticari gerçekliği gözeten bir danışmanlık sunmaktır.
Türkiye’de şirket kurmak, yönetmek veya yeniden yapılandırmak için bizimle iletişime geçin.
İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri
4 maddeyi gösterin
- Şirket Ortaklık Uyuşmazlıkları ve Joint Venture: Azınlık hakları (TTK 411), genel kurul iptali (TTK 445) ve yönetim kurulu sorumluluğu (TTK 553).
- Şirket ve İşletme Kuruluşu: Yabancı yatırımcılar için Anonim (A.Ş.) ve Limited (Ltd. Şti.) şirket kuruluşu ve MERSİS tescili.
- Birleşme ve Devralmalar (M&A): Hukuki durum tespiti (Due Diligence), pay devir sözleşmeleri ve Rekabet Kurumu izinleri.
- İstanbul’da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: İstanbul ticaret mahkemelerinde dava takibi, vekaletname ve kurumsal danışmanlık.