Şirket Ödeyemeyince Yönetici Öder: Vergi, SGK ve Diğer Kamu Borçlarından Kanuni Temsilcinin Şahsi Sorumluluğu (VUK 10, 6183 m. 35 ve mük. 35, 5510 m. 88)

Bir Türk şirketinin vergi, gümrük, idari para cezası ve SGK borçları şirketin ödeme gücünü yitirmesiyle sona ermez.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 21 Eylül 2026 · 11 dk okuma
Gravür: şirket binasının önünde boş bir tepsi, oklu yolla yöneticinin evine giden kırmızı bir zarf ve yanda Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. Vergi Usul Kanunu m. 10 uyarınca tüzel kişilerin mükellef olarak ödevleri kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir; bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden şirketten tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar temsilcilerin varlığından alınır, temsilcinin şirkete rücu hakkı saklıdır.
  2. 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35 kapsamı gümrük vergisi, idari para cezası ve SGK borçları dahil her kamu alacağına genişletir: tüzel kişiden tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacak kanuni temsilcilerin şahsi mal varlığından tahsil edilir; aynı kural yabancı kurumların Türkiye'deki mümessilleri için de geçerlidir.
  3. Limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur (6183 m. 35); pay devrinde devreden ve devralan devir öncesi borçlardan müteselsilen sorumlu tutulur.
  4. SGK primlerinin kendi kuralı vardır: primler haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmezse işverenin yönetim kurulu üyeleri dahil üst düzey yönetici ve yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur (5510 m. 88); uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür.
  5. Alacak kişiye ödeme emri ile gelir ve on beş gün içinde ödeme ya da mal bildirimi ister (6183 m. 55); tebliğden itibaren on beş gün içinde borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi mahkemesinde dava açılır (m. 58); mal bildiriminde bulunmayan üç aya kadar hapisle tazyik edilebilir (m. 60).
  6. Savunmalar olguya dayanır: şirketin önce takip edilip mal varlığının araştırılmadığı, kişinin ödevin ihlal edildiği dönemde kanuni temsilci olmadığı, verginin bir ödevin yerine getirilmemesi yüzünden kaybedilmediği ya da prim borcunun haklı bir sebebi olduğu; hiçbiri on beş gün geçtikten sonra etkili biçimde ileri sürülemez.

Üç kanun bu borçları şirketi yönetenlere taşır: Vergi Usul Kanunu kanuni temsilciyi ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden alınamayan vergiden sorumlu tutar, 6183 sayılı Kanun bunu şirketten tahsil edilemeyen her kamu alacağına genişletir, 5510 sayılı Kanun üst düzey yöneticileri ödenmeyen primlerden müteselsilen sorumlu kılar. Her birinin bir şartı, bir usulü ve on beş günlük bir süresi vardır.

Boş tepsili şirket binasının önünden çıkan kırmızı zarf, oklu yolla yöneticinin evine gidiyor.
Şirketin ödeyemediği kamu borcu için yöneticiye ödeme emri gönderilebilir.

Yazı şirkete değil, yöneticiye adıyla gönderilmiştir. Vergi dairesinden ya da Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen, şirketin ödemediği bir borç için düzenlenmiş bir ödeme emridir ve on beş gün verir. Türk bağlı şirketinin yönetim kurulunda oturan, bir limited şirketi yöneten ya da yabancı bir şirketin Türkiye temsilcisi olarak tescil edilmiş bir yabancı için bu, şirketin sınırlı sorumluluğunun kanuni ve büyük bir istisnası olduğunun anlaşıldığı andır. Türk kamu alacaklıları tüzel kişilik perdesini aralamak zorunda değildir; üç kanun perdeyi onlar için kaldırır.

Bu yazı, Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinleriyle o kanunları anlatır: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (“VUK”) 10’uncu maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35’inci ve mükerrer 35’inci maddeleri ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88’inci maddesi. Ardından alacağın kişiye ulaştığı usulü, iki ayrı on beş günlük süreyi ve bu süreler işlerken kullanılabilecek savunmaları izler.

1. Üç Kanun, Tek İlke: Şirketi Yönetenlerin İkincil Sorumluluğu

Türk hukuku yöneticileri şirketin kamu borçlarının olağan kefili yapmaz. Üç kanundaki ilke de ikincildir: kamu alacaklısı önce şirketi takip eder; ancak şirketten tahsil edilemeyen kısım kişilere geçer. Söz konusu kişiler kanuni temsilcilerdir: anonim şirkette yönetim kurulu üyeleri, limited şirkette müdürler ve yabancı şirket bakımından Türkiye’deki mümessil; ayrı bir kuralla da limited şirket ortakları. Sorumluluğun kapsamı, şartları ve görevli mahkeme üç kanun arasında farklılaşır ve ödeme emriyle karşılaşan yönetici hangisine dayanıldığını bilmek zorundadır.

İlk ayrım vergi ile diğer kamu alacakları arasındadır. VUK m. 10 vergileri ve vergi cezası ile gecikme faizi gibi vergiye bağlı alacakları düzenler; 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35’inci maddesi o Kanun’a göre tahsil edilen her kamu alacağını, yani gümrük vergilerini, kamu kurumlarınca verilen idari para cezalarını ve 5510 sayılı Kanun’un 88’inci maddesinin 6183’e göre tahsil edileceğini söylediği Kurum primlerini ve diğer alacaklarını kapsar. İkinci ayrım kanuni temsilci ile ortak arasındadır: limited şirketi yönetmeyen ortak da 6183 m. 35 uyarınca sermaye payı oranında sorumludur; hem ortak hem müdür olan kişi iki hükme de tabidir.

2. Vergi: VUK m. 10 ve Nedensellik Bağı

Vergi Usul Kanunu’nun 10’uncu maddesi, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceğini söyler. İkinci fıkra sorumluluğu bağlar: yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Aynı hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır.

Metnin iki özelliği uygulamada belirleyicidir. Birincisi, sorumluluk bir nedensellik bağına bağlıdır: verginin bir ödevin yerine getirilmemesi yüzünden alınamaz hâle gelmiş olması gerekir. Beyannameyi geç vermek ya da hiç vermemek, tevkifat yapmamak, vadesinde ödememek, Kanun’un aradığı defterleri tutmamak bu ödevlerdir; ödevlerin yerine getirildiğini ve verginin başka sebeplerle, örneğin doğru beyan ve tarhtan sonra şirketin ödeme gücünü yitirmesi yüzünden kaybedildiğini gösterebilen yönetici, ödeme emrinin cevap vermediği bir savunmaya sahiptir. İkincisi, madde ödeyen temsilcilere asıl mükellefe karşı rücu hakkı tanır ve tüzel kişilerin tasfiye hâline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağını söyler.

2018’de eklenen fıkralar artık var olmayan şirketi düzenler. Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır; limited şirket ortakları tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak kamu alacaklarından sermaye hisseleri oranında sorumludur ve tasfiye memurlarının sorumluluğu tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır. Türk şirketinin sona ermesiyle dosyanın kapandığını sanan yabancı yönetici bu yüzden yanılır; tarhiyat yine, onun adına yapılabilir.

3. Diğer Her Şey: 6183 sayılı Kanun mükerrer m. 35

6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35’inci maddesi VUK m. 10’dan iki yönden geniştir. Yalnız vergiyi değil, 6183 kapsamındaki her kamu alacağını kapsar ve nedensellik şartı içermez. Birinci fıkra, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından aynı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğini söyler. İkinci fıkra kuralı yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessillerine uygular. Üçüncü fıkra tasfiyeye girişin ya da tasfiyenin temsilcinin önceki dönemlere ait sorumluluğunu kaldırmayacağını, dördüncü fıkra ödeyen temsilcinin asıl kamu borçlusuna rücu edebileceğini düzenler.

Nedensellik bağının yerini alan şart şirketten tahsilin başarısızlığıdır ve 6183 bunu tanımlar. 3’üncü maddeye göre “tahsil edilemeyen amme alacağı”, örneğin Kanun’a göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borçlunun haczi kabil bir mal varlığının bulunmaması ya da haczedilen mal varlığının satılmasına rağmen satış bedelinin alacağı karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen alacaktır; “tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” ise takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında, örneğin haczedilen mal varlığına biçilen değerin alacağı karşılayamayacağının ya da iflas eden borçludan aranılan alacağın iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle borçludan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan alacaktır. Bu tanımlar yöneticinin ilk savunma hattıdır: şirket takip edilmeden, mal varlığı araştırılmadan ya da 3’üncü maddedeki olaylardan biri gerçekleşmeden temsilciye tebliğ edilen ödeme emri erkendir; çünkü mükerrer 35/1 temsilciden tahsili, alacağın şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesine ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasına bağlar.

Maddeye 2008’de 5766 sayılı Kanun’la eklenen iki fıkra, yani alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı kişiler olması hâlinde bunları müteselsilen sorumlu tutan beşinci fıkra ile VUK’taki temsilci sorumluluğu hükümlerinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını söyleyen altıncı fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 19 Mart 2015 tarihli kararıyla (RG 3 Nisan 2015, Sayı 29315) iptal edilmiştir ve artık metinde yoktur. Hangi temsilcinin hangi dönemden sorumlu olduğu bu yüzden olağan esasa göre belirlenir: ticaret sicili ve şirket kayıtlarının gösterdiği üzere, kamu alacağının ilişkin olduğu dönemde kanuni temsilci olan kişi.

Sütunlu bir kamu binasından çıkan oklu yol önce bir şirket binasına, oradan da bir eve uzanıyor.
Kamu alacağı şirketten tahsil edilemezse yöneticiden istenebilir.

4. Limited Şirket Ortakları: 6183 m. 35

Limited şirket, yabancı yatırımcıların Türk bağlı şirketi için en çok kullandığı türdür ve 6183 sayılı Kanun ortaklarına anonim şirket pay sahiplerinde bulunmayan bir sorumluluk yükler. 35’inci madde, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve aynı Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağını söyler. 2008’de eklenen ikinci fıkra, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağını; üçüncü fıkra ise kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahısların ödemeden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağını düzenler.

Türk limited şirketinin paylarını elinde tutan yabancı ana şirket bakımından sonuç doğrudandır: ana şirket, ortak olarak, bağlı şirketin tahsil edilemeyen kamu borçlarından payı oranında sorumludur ve limited şirket payı alan kişi, satıcıyla birlikte, devir öncesi dönemlerin kamu borçlarını devralır. Bu yüzden Türk limited şirketinde inceleme, vergi dairesinin ve SGK’nın borcu yoktur yazılarını kapsar ve pay devir sözleşmesi devir öncesi kamu borçları için bir tazmin taahhüdü içerir; ikisi birbirinin yerine geçmez, çünkü taahhüt satıcıyı, kanun alıcıyı bağlar.

5. SGK Primleri: 5510 m. 88

Ödenmemiş SGK primleri 6183’e göre tahsil edilen kamu alacağıdır ve mükerrer 35 onlara da uygulanır; ancak 5510 sayılı Kanun hem daha geniş hem daha sert kendi kuralını ekler. 88’inci madde, Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın Kanun’da belirtilen sürelerde ödenmezse, kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlilerinin, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını söyler. Vergi kuralından üç fark doğar. Sorumluluk ikincil değil, işverenle müteselsildir; kanuni temsilci olmayan üst düzey yöneticilere de ulaşır; savunma, takip edilen kişinin ortaya koyacağı haklı sebebin varlığıdır.

Aynı madde, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183’ün uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinde görüleceğini ve mahkemeye başvurmanın takibi durdurmayacağını düzenler. Primler için ödeme emri tebliğ edilen yabancı yönetim kurulu üyesi, vergi dosyasındakinden farklı bir mahkeme, farklı bir ölçüt ve farklı savunmalarla karşı karşıyadır; iki dosya tek dava gibi yürütülmemelidir.

6. Usul: Ödeme Emri ve İki On Beş Günlük Süre

Hangi kanuna dayanılırsa dayanılsın alacak kişiye 6183’ün tahsil usulüyle ulaşır. 55’inci madde, kamu alacağını vadesinde ödemeyene on beş gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağını söyler; emirde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, süresinde ödenmez veya mal bildiriminde bulunulmazsa borcun cebren tahsil edileceği ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunursa cezalandırılacağı yazılıdır. 60’ıncı madde hapsen tazyikin mekanizmasını verir: on beş günlük süre bittikten sonra tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra mahkemesi hâkimi, bir defaya mahsus ve üç ayı geçmemek üzere, mal bildiriminde bulununcaya kadar hapisle tazyik kararı verir.

58’inci madde itirazı düzenler. Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle itirazda bulunabilir; kanunun sözünü ettiği itiraz komisyonunun yerini bugün vergi mahkemesi almıştır ve dava İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre orada açılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. İtirazın tamamen veya kısmen reddi hâlinde borçlu, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır ve kısmi itiraz mal bildirimi süresini uzatmaz. Üç sebep sınırlıdır ama “böyle bir borcu olmadığı” geniştir: kişinin borçlu olmadığına ilişkin her savunmayı, yani VUK m. 10 ya da mükerrer 35 şartlarının oluşmadığını, şirketin önce takip edilmediğini, kişinin o dönemde temsilci olmadığını ve 5510 m. 88 uyarınca prim borcunun haklı bir sebebi bulunduğunu kapsar.

7. Savunmalar ve İleri Sürülme Sırası

SoruHükümDosyada ne görünmeliCevap nerede
Vergi mi, başka bir kamu alacağı mı?VUK 10; 6183 mük. 35Vergi ve ferileri için yerine getirilmeyen ödevle nedensellik bağı; diğer kamu alacakları için yalnız tahsil edilememeÖdeme emrindeki borç tanımı
Şirket önce takip edildi mi?6183 m. 3, 55; mük. 35Mal varlığı araştırması, haciz, satış ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı tespitiŞirketin takip dosyası
O dönemde kanuni temsilci miydim?VUK 10; mük. 35Borcun ilişkin olduğu dönemi kapsayan yönetim kurulu ya da müdür tesciliTicaret sicili kayıtları ve gazete
Vergi yerine getirilmeyen bir ödev yüzünden mi kaybedildi?VUK 10Geç ya da hiç verilmeyen beyanname, ödenmeyen tevkifat, tutulmayan defterŞirketin beyannameleri ve tarhiyat
Limited şirket ortağı mıyım?6183 m. 35Sermaye payı; pay devir tarihi; borç doğduğunda ve vadesinde payı kimin tuttuğuTicaret sicili ve devir sözleşmesi
Primler haklı sebep olmadan mı ödenmedi?5510 m. 88Gecikmenin belgelenmiş sebebiŞirket hesapları ve Kurumla yazışma
Süre içinde miyim?6183 m. 55, 58, 60Tebliğden itibaren dava için on beş gün; ödeme ya da mal bildirimi için on beş günÖdeme emrindeki tebliğ kaydı

Sıra tablonun sırasıdır. Ödeme emri alan yönetici önce borcun tanımından kanunu belirlemelidir; çünkü nedensellik bağının tartışılıp tartışılmayacağını ve görevli mahkemenin iş mahkemesi mi vergi mahkemesi mi olduğunu bu belirler. Sonra şirketin takip dosyasını almalıdır; şirketin mal varlığı araştırılmadan açılan takip yalnız 3’üncü maddeyle düşer. Kendi görev dönemini ticaret sicilinden tespit edip borcun ilişkin olduğu dönemlerle karşılaştırmalıdır. Esas, yani yerine getirilmeyen ödev ya da haklı sebep, ancak ondan sonra gündeme gelir. Bunların tamamı tebliğden itibaren on beş gün içinde verilen dilekçede yer almalıdır; vergi mahkemesi süreyi uzatmaz ve yürütmenin durdurulması ayrıca istenir.

8. Yazı Gelmeden Önce ve Geldikten Sonra Yabancı Yönetici Ne Yapmalı

Görevdeyken. Sorumluluk şirketin uyumunun bir işlevidir ve şirketin Türkçe beyannamelerini okuyamayan yönetici göremediği şeye açıktır. En az üç ayda bir şirketin vergi ve SGK borcu yoktur yazılarını alın; beyannamelerin verildiğinden, vergi ve primlerin vadesinde ödendiğinden emin olun, çünkü VUK m. 10’un cezalandırdığı ödevler bunlardır; verilen talimatları ve alınan raporları yönetim kurulu tutanaklarına geçirin, çünkü nedensellik bağı belgeyle kanıtlanır ve çürütülür. Yönetim kurulundan ya da müdürlükten ayrılırken istifayı derhâl ticaret siciline tescil ettirin; tescil tarihi sorumlu olduğunuz dönemin sonudur.

Pay devrinde. Limited şirket payı alan kişi devir öncesi kamu borçlarından satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur (6183 m. 35). Kapanıştan önce borcu yoktur yazılarını alın ve önceki dönemler için tazmin taahhüdü isteyin; şirketten ayrılan satıcı sorumlu kalır, şirkete giren alıcı sorumlu olur.

Ödeme emri gelince. Tebliğ tarihini not edin ve iki on beş günlük süreyi takvime yazın. Şirketin takip dosyasını ve sicil kaydınızı almak, on beş gün içinde 58’inci madde sebepleriyle vergi mahkemesinde, primler için iş mahkemesinde, yürütmenin durdurulması talepli dava açmak üzere avukata vekâlet verin. Aynı süre içinde mal bildiriminde bulunup bulunmayacağınıza avukatla birlikte karar verin; 60’ıncı maddedeki hapisle tazyik davanın sonucuna değil bildirime bağlıdır. Yazıyı ortadan kaldırmak için, şirkete rücu hakkını ve şirketin başka temsilcileri varsa onların katkısını güvence altına almadan ödeme yapmayın.

Yöneticiye yöneltilen ödeme emri ne bir formalitedir ne de sonucu belli bir iştir. Kanunlar kişinin şirket adına ne zaman sorumlu olacağını, 6183’teki tanımlar şirketten tahsilin ne zaman başarısız sayılacağını, on beş gün de savunmanın ne zaman yapılacağını kesin biçimde söyler. Yazıyı şirketin sorunu sayan yabancı yönetici takvimde kaybeder; tebliğ edildiği gün kendi sorunu sayan, kanunun tanıdığı savunmalara sahiptir.

Bu riskin yalnız kanuni temsilcilere mi yoksa ortaklara da mı uzanacağı şirket kurulurken belirlenir: limited ile anonim şirket arasındaki seçim Türkiye’de şirket kuruluşu sayfamızda ele alınır.

Sıkça sorulan sorular

Bir Türk bağlı şirketinin yönetim kurulu üyesiyim. Vergi dairesi şirketin ödenmemiş kurumlar vergisi için beni takip edebilir mi?

Evet, iki şartla. VUK m. 10 uyarınca vergi ve buna bağlı alacakların şirketten tamamen veya kısmen alınamamış olması ve bu kaybın kanuni temsilcilerin şirketin vergi ödevlerini, örneğin beyanname verme ve süresinde ödeme ödevini, yerine getirmemesinden kaynaklanması gerekir. İkisi de varsa vergi dairesi temsilcinin kendi varlığından tahsil eder; temsilcinin şirkete rücu hakkı vardır.

Sorumluluk yalnız vergiyi mi kapsar?

Hayır. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35'inci maddesi o Kanun'a göre tahsil edilen her kamu alacağına uygulanır: gümrük vergileri, idari para cezaları ve 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesi aracılığıyla SGK primleri. Şart, alacağın şirketten tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasıdır; bu terimler 6183 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinde tanımlanır ve tutar kanuni temsilcilerin şahsi mal varlığından tahsil edilir.

Borç tarh edilmeden önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yine de sorumlu muyum?

Sorumluluk, vergi dairesinin harekete geçtiği anda görevde olana değil, ödevin ihlal edildiği dönemde kanuni temsilci olana bağlanır. Ticaret siciline tescil edilen istifa döneminizin sonunu belirler; sonraki dönemlerden doğan borçlar sizin değildir, sizin döneminizden doğan borçlar ayrıldınız diye sizin olmaktan çıkmaz. Şirketin tasfiyeye girmesi ya da tasfiye edilmiş olması temsilcinin tasfiyeye giriş öncesi dönemlere ait sorumluluğunu kaldırmaz (VUK m. 10, 6183 mük. m. 35).

Limited şirket ortakları için kural nedir?

6183 sayılı Kanun'un 35'inci maddesi uyarınca limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur ve aynı Kanun'a göre takip edilir. Ortak payını devrederse devreden ve devralan devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumludur; alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahipleri farklı kişilerse bunlar müteselsilen sorumlu tutulur. Aynı zamanda müdür olan ortak hem bu kuralla hem mükerrer 35 ile karşı karşıyadır.

Bana şahsen ödeme emri tebliğ edildi. Süreler nedir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde ödeme ya da mal bildirimi (6183 m. 55) ve tebliğden itibaren on beş gün içinde borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi mahkemesinde dava (m. 58). On beş gün içinde ne ödeyen ne mal bildiriminde bulunan kişi, bildirimde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik edilebilir (m. 60). Dava tahsili kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca istenir.

Türk şirketimiz yabancı sermayeli ve ben Türkiye'deki tescilli temsilcisiyim. Kural bana ulaşır mı?

Evet. VUK m. 10 hükmünün Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanacağını söyler; 6183 mük. m. 35 yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessillerine açıkça uygulanır. Yabancı uyruklu temsilci Türk uyruklu gibi takip edilir; cebri icra Türkiye'deki mal varlığına yöneltilir.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

İlgili hukuki rehberler ve yayınlar

  1. Türkiye'de Şirket Ortaklık Uyuşmazlıkları, Azınlık Hakları ve Yönetim Kurulu Sorumluluğu: TTK Dava ve Çıkış Rehberi
  2. Şirketler Topluluğunda Hâkimiyetin Kötüye Kullanılması: TTK m.202 ve m.206
  3. Türkiye'de Adi Ortaklık Olarak Ortak Girişim: Katılım Payı, Yönetim, Sorumluluk ve Ayrılma (TBK m. 620-645)
  4. Şirketi Değil İşletmeyi Almak: Ticari İşletme Devrinde Geçen Borçlar (TBK m. 202, TTK m. 11/3, İş K. m. 6)
  5. Çoğunluk Kâr Dağıtmıyorsa: Azınlık Pay Sahibinin Kâr Payı Hakkı ve Üç Kanuni Çare (TTK m. 408, 507-509, 519, 523)
  6. Azınlığın Şirketten Çıkarılması (Squeeze-Out): TTK m. 208, Yalnız Ayrılma Akçeli Birleşme ve Halka Açık Şirketlerde Yüzde 98 Kuralı
  7. İstanbul'da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: Mahkemeler, Usul ve Temsil
  8. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İbra ve Sorumluluk Davaları (TTK m. 553)
  9. İrtibat Bürosu, Şube mi İştirak mi: Yabancı Şirket Türkiye'ye Nasıl Girer
  10. Silivri'de Hisseli Tarla: Pay Satışında Önalım Süresi, Aynen Paylaşım Eşikleri ve Ortaklığın Giderilmesinde Satış

Tüm rehberler

İlgili hizmet alanları

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası