Alman mahkeme kararı Türkiye’de tenfiz edilebilir; ancak önce bir Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesi gerekir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 50. maddesinin birinci fıkrasına göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Alman ilamı olduğu gibi Türk icra dairesine verilemez.
Almanya ile Türkiye, 28 Mayıs 1929’da Ankara’da hukuki ve ticari meselelerde adli münasebetlere dair bir mukavelename imzalamıştır; Türkiye bunu 1622 sayılı Kanunla onaylamış, metin 4 Haziran 1930 tarihli ve 1511 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mukavelenamenin icraya ilişkin hükümleri belirli harç ve masraf kararlarıyla sınırlıdır. Alacak ya da tazminat için verilmiş Alman kararı bu yüzden olağan MÖHUK usulüne tabidir.
Bu rehber, Türkiye’de malvarlığı bulunan bir kişi ya da şirket aleyhine Alman kararı almış Alman şirketleri, Alman avukatlar (Rechtsanwalt) ve Almanya’da yaşayan kişiler için yazılmıştır. Lex Lata Türk hukuku üzerine görüş verir; Alman hukukuna ilişkin noktalar Almanya’da yetkili bir avukata bırakılır.
Alman mahkeme kararı Türkiye’de tenfiz edilebilir mi?
Evet, Türk mahkemesi tenfiz kararı verdikten sonra. Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir (MÖHUK m. 51/1); istem basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenir (m. 55/1). Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir (m. 55/2). M. 54/1 dört şart sayar: karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve borçlunun usulüne uygun çağrılması; sonuncusu ve yetki şartının gerçek ilişki kısmı borçlunun itirazına bağlıdır. Tenfizine karar verilen Alman ilamı, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m. 57/1).
1929 Türk-Alman sözleşmesi neyi kapsar, neyi kapsamaz
1929 mukavelenamesi 1622 sayılı Kanunla onaylanmıştır; MÖHUK m. 1/2 de Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar. Alman tarafında mukavelenameyi uygulamaya koyan yönetmelik (RVerkAbkTürAV) yürürlükteki federal mevzuatta yer alır ve en son 2006’da değiştirilmiştir. Alacaklı açısından üç hüküm önemlidir:
- Madde 1: Akit devletlerden her birinin tebaası, diğerinin topraklarında şahıs ve mallarının adli himayesi bakımından yerel tebaa ile aynı muameleden yararlanır; mahkemelere serbestçe başvurur ve yerel tebaanın tabi olduğu aynı şekil ve şartlarla dava açabilir.
- Madde 2: Akit devletlerden birinin mahkemesinde davacı veya davaya katılan olan iki devletten birinin tebaası, bunlardan birinin topraklarında ikametgâh sahibi olmak şartıyla, yabancılığı ya da başvurduğu ülkede ikametgâhı veya meskeni bulunmaması sebebiyle hiçbir kefalet veya teminat akçesi yatırmakla yükümlü tutulmaz. 2. fıkraya göre aynı kural yargılama giderlerini karşılamak için davacı veya davaya katılandan istenebilecek ödemelere de uygulanır.
- Madde 3 ve 4: 2. madde ya da davanın açıldığı ülke kanunu uyarınca teminattan muaf olan davacı veya davaya katılan aleyhine bir devlette harç ve yargılama giderlerine ilişkin olarak verilen hükümler, diğer devletin yetkili dairesince meccanen tenfiz edilebilir hâle gelir.
İcraya ilişkin hükümler yalnız 3. ve 4. maddelerdir. Talep diplomatik yoldan yapılabilir ya da ilgili tarafça doğrudan yetkili daireye gönderilebilir (m. 3/2); kural, yargılama gideri miktarını sonradan belirleyen kararlar için de geçerlidir (m. 3/3). Karar, aleyhine hüküm verilenin sonradan yapacağı başvuru saklı kalmak üzere, tarafları dinlemeye gerek olmaksızın icranın yapılacağı ülkenin kanunlarına göre tenfiz edilebilir ilan edilir (m. 4/1). Yetkili daire yalnız iki noktayı inceler: kararın verildiği ülke kanununa göre kesin hüküm niteliği kazanıp kazanmadığı ve hüküm fıkrasının, talep eden devletin diplomatik veya konsolosluk memurunca ya da iki devletten birine mensup yeminli tercümanca onaylanmış, talep edilen devletin dilinde bir tercümesinin ekli olup olmadığı (m. 4/2). Birinci nokta için talep eden devletin yetkili dairesinin kararın kesinleştiğini gösteren bir beyanı yeterlidir; o dairenin yetkisi m. 4/3’te öngörülen şekilde onaylanır.
Örnek: Türkiye’de ikametgâhı bulunan bir Türk vatandaşı Almanya’da teminat göstermeden dava açmış, kaybetmiş ve yargılama giderlerine mahkûm edilmiştir; bu masraf kararı 1929 yolunu izleyebilir, makine bedeline ilişkin bir karar ise izleyemez.
2019 tarihli Lahey Yabancı Kararların Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi Avrupa Birliği için 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir; ancak Türkiye taraf ya da imzacı olarak listede yer almadığından sözleşme iki devlet arasında uygulanmaz.
Karşılıklılık: Alman kararı için nasıl gösterilir
MÖHUK m. 54/1-a karşılıklılığı ilk şart yapar: Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. Almanya ile Türkiye arasında genel bir tenfiz antlaşması olmadığından alacaklı ikinci ve üçüncü dayanağa başvurur.
Alman tarafındaki kanun hükümleri Alman Hukuk Usulü Kanunu’ndadır (Zivilprozessordnung, ZPO). § 722/1’e göre yabancı mahkeme kararından cebri icra ancak bunun caizliği bir tenfiz hükmüyle (Vollstreckungsurteil) belirlenmişse yapılır. § 723’e göre bu tenfiz hükmü yabancı kararın hukuka uygunluğu incelenmeden, yabancı karar o mahkeme için geçerli hukuka göre kesinleştikten sonra verilir ve § 328’e göre tanıma dışlanmışsa verilmez. § 328/1 tanımayı dışlayan sebepleri sayar; 5. bent karşılıklılığın güvence altında olmadığı hâldir (wenn die Gegenseitigkeit nicht verbürgt ist).
Her iki tarafın hukuku da tenfizi karşı tarafın tenfize hazır olmasına bağlar. Bu yüzden alacaklı Türk mahkemesine şunları sunar:
- ZPO § 328, § 722 ve § 723’ün metni ve onaylı Türkçe tercümeleri;
- aynı türden bir Türk kararının Alman mahkemesince nasıl ele alınacağını açıklayan, Almanya’da yetkili bir avukatın yazılı görüşü;
- alacaklının belgeleyebildiği, Almanya’da tenfiz edilmiş Türk kararı örnekleri.
Bu malzemenin m. 54/1-a’yı karşılayıp karşılamadığına Türk mahkemesi karar verir. Bir Alman mahkemesinin § 328’i Türk kararına nasıl uygulayacağı Alman hukuku sorusudur; Lex Lata bu konuda görüş vermez.
Karşılıklılık yalnız tenfiz için aranır. Alman kararına Türk yargılamasında kesin hüküm veya kesin delil olarak dayanılacaksa m. 58/1, yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitini arar; ancak tanımada m. 54/1-a uygulanmaz. M. 59’a göre kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Alman hukukuna göre kesinleşme
M. 50/1, o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamları kapsar; m. 53/1-b de ilamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini ister. Alman usulünde üç noktaya dikkat edilir.
Geçici icra kabiliyeti kesinleşme değildir. ZPO § 704’e göre Almanya’da cebri icra, kesinleşmiş ya da geçici olarak icra edilebilir ilan edilmiş nihai kararlar üzerine yapılır. Geçici icra kabiliyeti olan karar, kanun yolu açıkken ya da kanun yolundayken Almanya’da icra edilebilir; ama henüz kesinleşmiş değildir ve Türk ölçütü kesinleşmedir.
Kesinleşme ne zaman gerçekleşir. § 705’e göre karar, caiz kanun yoluna ya da itiraza başvuru süresi dolmadan kesinleşmez; süresinde başvuru kesinleşmeyi durdurur.
Gıyabi kararlar. § 338’e göre aleyhine gıyabi karar (Versäumnisurteil) verilen taraf itiraz (Einspruch) edebilir. § 339/1’e göre süre tebliğden itibaren iki haftadır; § 339/2’ye göre tebligatın yurt dışında yapılması gerekiyorsa bir aydır ve mahkeme daha uzun süre belirleyebilir. Türkiye’deki alıcı aleyhine verilen gıyabi karar bu yüzden Türkiye’deki tebliğden itibaren işleyen süre dolmadan kesinleşmez.
Kesinleşmeyi gösteren belge, § 706/1’e göre dava dosyasına dayanılarak ilk derece mahkemesinin kalemince, dava üst derecedeyken o mahkemenin kalemince verilen kesinleşme belgesidir (Zeugnis über die Rechtskraft).
İcra şerhli suret (vollstreckbare Ausfertigung, § 724/1) Almanya’daki cebri icraya yarar; tek başına kesinleşmeyi göstermez. § 317/2’ye göre de taraf talebiyle verilen suret, tam suret istenmedikçe olay ve gerekçe bölümleri olmadan verilir. Türkiye için tam suret (vollständige Ausfertigung) istenmelidir: Türk mahkemesi yetki ve kamu düzenini incelemek için gerekçeye ihtiyaç duyar, m. 52/1-b de dilekçede hükmün özetini arar.
Türkiye’deki davalıya tebligat ve m. 54/1-ç
M. 54/1-ç’ye göre, o yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişi hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmişse ve bu kişi bu hususlardan birine dayanarak Türk mahkemesine itiraz ederse tenfiz verilmez. Ölçüt Alman hukukudur ve itirazı borçlu yapmalıdır.
Davalı Alman davası başladığında Türkiye’deyse tebligat yolu borçlunun muhtemel itiraz noktasıdır. Lahey Tebligat Sözleşmesi Türkiye için 28 Nisan 1972’den, Almanya için 26 Haziran 1979’dan beri yürürlüktedir. Türkiye, sözleşmenin 10. maddesindeki tebligat yöntemlerine itiraz ettiğini (bunların ilki belgelerin posta yoluyla doğrudan yurt dışındaki kişilere gönderilmesidir) ve diplomatik veya konsolosluk memurlarının 8. maddeye göre yalnız kendi vatandaşlarına tebligat yapabileceğini beyan etmiştir. Ana yol Türk Merkezi Makamı’na yapılan taleptir.
1929 mukavelenamesi kendi yolunu da sunar. M. 9/1’e göre evrak, talep eden devlet konsolosluğunun talep edilen devletin göstereceği daireye göndereceği talepname üzerine, onaylı tercümesi eklenerek tebliğ edilir. M. 17/1’e göre her devlet diğer devletin topraklarındaki yalnız kendi tebaasına, diplomatik ve konsolosluk memurları aracılığıyla, doğrudan ve hiçbir zorlama içermeksizin tebligat yaptırabilir. İzmir’deki bir Türk şirketine postayla ya da kuryeyle gönderilen Alman dava dilekçesi bu yolların hiçbirine girmez.
Yetki ve kamu düzeni
M. 54/1-b, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmasını veya davalının itiraz etmesi şartıyla, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olmasını arar. Alman mahkemelerini yetkili kılan yazılı yetki şartı ikinci kısımda işe yarar. M. 47/1’e göre yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilir; anlaşma yazılı delille ispat edilirse geçerlidir.
M. 54/1-c hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamasını arar. Alman kararının bir kısmı tereddüt doğuruyorsa alacaklı kararın bir kısmının tenfizini isteyebilir (m. 52/1-c ve m. 56/1).
Teminat: MÖHUK m. 48 ve 1929 sözleşmesinin 2. maddesi
M. 48/1’e göre Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. M. 48/2’ye göre mahkeme bunları karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.
Almanya’da ya da Türkiye’de ikametgâhı bulunan Alman gerçek kişi alacaklı için 1929 sözleşmesinin 2. maddesine, MÖHUK m. 1/2’nin saklı tuttuğu bir sözleşme hükmü olarak dayanılabilir. Metin tebaadan söz eder ve şirketleri anmaz; bu yüzden Alman GmbH ya da AG’nin muafiyet talebi m. 48/2 uyarınca karşılıklılık malzemesiyle de desteklenmelidir. Türk-Alman çifte vatandaşlar dahil Türk vatandaşı olan alacaklı, m. 48/1 anlamında yabancı değildir.
Tenfiz davasının açılması: yetkili mahkeme, dilekçe, belgeler
Yetkili mahkeme m. 51/2’de sayılır: borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi; yerleşim yeri yoksa sâkin olduğu yer mahkemesi; Türkiye’de ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri. M. 52/1’e göre kararın tenfizinde hukuki yararı bulunan herkes dilekçeyle tenfiz isteminde bulunabilir; dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede tarafların ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri; hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilamın tarih ve numarası ve hükmün özeti; tenfiz hükmün bir kısmı için isteniyorsa hangi kısım olduğu yer alır.
M. 53/1’e göre dilekçeye, Alman makamlarınca usulen onanmış ilam aslı veya ilamı veren yargı organınca onanmış örneği ile onanmış tercümesi ve ilamın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış belge ile onanmış tercümesi eklenir.
Almanya ve Türkiye Apostil Sözleşmesi’ne taraftır; sözleşme Almanya için 13 Şubat 1966’dan, Türkiye için 29 Eylül 1985’ten beri yürürlüktedir. Almanya’nın beyanı, adli mahkemelerin ve noterlerin belgeleri için eyalet adalet bakanlığını ve Landgericht başkanlarını (bazı eyaletlerde Amtsgericht başkanlarını da) gösterir; apostil ilgili mahkeme için yetkili makamdan alınır. 6100 sayılı HMK m. 224/1’e göre yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgenin Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluğu tarafından onaylanmasına bağlıdır. Yabancı dildeki belgeye dayanan taraf tercümesini de sunmak zorundadır (m. 223/1).
Dava açmadan önce Almanya’da toplanacak belgeler
| Belge | Nereden | Neden gerekir |
|---|---|---|
| Kararın tam sureti (vollständige Ausfertigung) | Alman mahkeme kalemi (ZPO § 317) | MÖHUK m. 53/1-a; m. 52/1-b’deki özet |
| Kesinleşme belgesi (Zeugnis über die Rechtskraft) | İlk derece mahkemesi ya da üst mahkeme kalemi (ZPO § 706) | MÖHUK m. 53/1-b |
| Her birine apostil | Yetkili eyalet makamı | Apostil Sözleşmesi; HMK m. 224 |
| Tebligat kaydı | Alman dava dosyası | M. 54/1-ç itirazına karşı |
| Karşılıklılık malzemesi | ZPO metinleri ve Alman avukatın görüşü | M. 54/1-a |
| Vekâletname | Türk konsolosluğu ya da Alman noteri ve apostil | Türk davasında temsil |
Vekâletname Almanya’daki bir Türk konsolosluğunda verilebilir, çünkü yabancı memleketlerde noterlik işleri konsoloslar tarafından görülür (1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 191); ya da Alman noterinde düzenlenip apostillenir. Adımlar Almanya’dan Türkiye’ye vekâletname ve apostil rehberimizdedir. Türkçe tercümeler apostilli belgelerden yapılır ve onaylatılır.
Duruşma, karar ve temyiz
M. 55/1’e göre dilekçe duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. M. 56/1’e göre karar yabancı mahkeme ilamının altına yazılır, hâkim tarafından mühürlenip imzalanır. M. 57/2’ye göre tenfiz isteminin kabul veya reddi hakkındaki kararların temyizi genel hükümlere tabidir ve temyiz yerine getirmeyi durdurur; tahsilat temyiz aşaması bitene kadar bekleyebilir.
Tenfizden sonra Türkiye’de tahsilat
İlamların icrası her icra dairesinden istenebilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 34). Para borcuna ilişkin ilam için m. 32’ye göre icra dairesi borçluya, yedi gün içinde ödeme yapılmazsa ve icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmezse cebri icra yapılacağını bildiren bir icra emri tebliğ eder. Borçlu icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal ya da itfa edildiği itirazında bulunabilir (m. 33).
Tenfiz davası sürerken malların kaçırılması riski varsa ihtiyati haciz düşünülebilir: m. 257’ye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Henüz tenfiz edilmemiş bir Alman kararına dayanılarak bunun verilip verilmeyeceği dosyada belirlenir. Henüz kararı olmayan Alman satıcı için Türkiye’de dava açmak daha kısa yol olabilir; bu seçenek Alman satıcının Türk alıcıdan alacak tahsili rehberindedir.
Tenfiz, tanıma ve masraf kararı karşılaştırması
| Konu | Tenfiz | Tanıma | 1929 sözleşmesine göre masraf kararı |
|---|---|---|---|
| Dayanak | MÖHUK m. 50 ilâ 57 | MÖHUK m. 58 | 1622 sayılı Kanun, m. 3 ve 4 |
| Amaç | Alman ilamının Türkiye’de icrası | Kesin hüküm veya kesin delil olarak dayanma ya da idari işlem | Teminattan muaf davacı veya katılan aleyhine harç ve gider tahsili |
| Karşılıklılık | Aranır (m. 54/1-a) | Uygulanmaz (m. 58/1) | M. 3 ve 4’e göre şart değil |
| İnceleme | M. 54/1 şartları; m. 55/2 itirazları | Karşılıklılık dışındaki tenfiz şartları | Kesinleşme ve hüküm fıkrasının onaylı tercümesi (m. 4/2) |
| Tarafların dinlenmesi | Evet, duruşma günüyle tebliğ (m. 55/1) | M. 58’de ayrıca düzenlenmemiş | Hayır; aleyhine hüküm verilenin sonraki başvurusu saklı (m. 4/1) |
| Harç | Olağan yargılama giderleri | Olağan yargılama giderleri | Meccanen (m. 3/1) |
Boşanma kararları ayrı bir yoldadır: 5490 sayılı Kanun m. 27/A, kesinleşmiş yabancı boşanma kararının saydığı şartlarla nüfus kütüğüne doğrudan tescilini öngörür; bkz. Almanya’da alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması.
Almanya’da verilen hakem kararları
Almanya’da yerleşik tahkimde verilen karar farklı bir rejime tabidir. İki devlet de 1958 New York Sözleşmesi’ne taraftır; sözleşme Almanya için 28 Eylül 1961’den, Türkiye için 30 Eylül 1992’den beri yürürlüktedir. Türkiye sözleşmeyi yalnız başka bir akit devletin topraklarında verilmiş hakem kararlarına ve kendi hukukuna göre ticari sayılan hukuki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara uygulayacağını beyan etmiştir. MÖHUK m. 1/2 sözleşmeyi saklı tutar; m. 60 ilâ 63 Kanun’un kendi kurallarını içerir: m. 60/1 kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfizine izin verir, m. 62 ret sebeplerini sayar, m. 63 tanımayı tenfiz hükümlerine tabi kılar. Başvuru yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tenfizi rehberimizde anlatılır.
Lex Lata ile Almanya’dan Alman kararı üzerinde çalışmak
Lex Lata, Alman şirketleri, Alman avukatlar ve Almanya’da yaşayan kişiler adına Türk mahkemelerindeki tenfiz davalarını ve Türk icra dairelerindeki tahsilatı yürütür. Çalışma e-posta ve görüntülü görüşmeyle Türkçe ya da İngilizce yapılır; Türk mahkemesinde vekâletnameyle bir Türk avukat işlem yapar.
İlk adım üç şeyin incelenmesidir: karar, tebligat kaydı ve kesinleşme belgesi. Alman mahkemesinin Türk kararlarına nasıl baktığı ya da Alman gıyabi kararına hâlâ itiraz edilip edilemeyeceği Alman avukatın sorusudur; Lex Lata onlarla birlikte çalışır.
Başka meseleler için Almanya’da yaşayanlar için Türkiye’de avukat rehberi bu serinin tamamını listeler; yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi rehberimiz ve yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi hizmet sayfamız daha geniş çerçeve sunar; ilk mesajınızı iletişim sayfasından gönderebilirsiniz.