Fiilen el atılmış parselde de, yalnız planla kısıtlanmış parselde de bedel davası Büyükçekmece'de asliye hukuk mahkemesinde görülür; idari yargıya giden yalnız imar planı dışı kısıtlardır. Bu rehber üç durumu, süreleri, faizi ve ödeme aşamasını kanun lafzıyla ayırır.
Büyükçekmece’de kamulaştırmasız el atma davası, adli yargıda görülecek her dosyada parselin bulunduğu yerdeki Büyükçekmece Adliyesi asliye hukuk mahkemesinde, basit yargılama usulüyle ve idareye karşı bedel ile idare adına tescil talebiyle açılır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 37. maddesi bu Kanun’dan doğan ve adli yargıda çözülmesi gereken anlaşmazlıkların taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulüyle görüleceğini söyler; taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin ya da aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (6100 sayılı HMK m.12/1). Parsele fiilen yol, park ya da hat yapılmışsa malik bedelin yanında her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir (4721 sayılı TMK m.683/2). Parsele fiilen dokunulmamış, yalnız uygulama imar planında yol, park ya da okul olarak ayrılmışsa önce Ek 1. maddedeki beş yıllık sürenin dolduğu belgelenir: idare bu süre içinde taşınmazı kamulaştırmalı ya da kısıtlılığı kaldıracak plan değişikliğini yapmalıdır. Bu hukukî el atma davalarının adli yargıda görüleceğini söyleyen ve Ek 1. maddeye 2022’de eklenen cümle Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği için bugün yargı yolunu gösteren açık bir kanun hükmü yoktur; görev somut dosyada mahkemece değerlendirilir. Sit alanı ya da nazım plan koruma bandı gibi uygulama imar planı dışı bir kısıtta ise dava, kısıtı koyan idari işleme karşı idari yargıda açılır. Büyükçekmece Adliyesi’nin yargı çevresi Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt’tur. Aşağıdaki değerlendirme Eylül 2026 itibarıyladır ve üç durumu, süreleri, faizi ile ödeme aşamasını kanun lafzıyla ayırır; dört ilçeyi birlikte ele alan çerçeve İstanbul’un batısında taşınmaz davaları sayfasındadır.
Üç durum, üç yol: fiilî el atma, hukukî el atma ve plan dışı kısıt
Kamulaştırmasız el atma, idarenin kamulaştırma usulünü işletmeden özel mülkiyetteki bir taşınmazı kamu hizmetine ayırmasıdır. Kanun bu kurumu bütünüyle düzenlemez; Ek 1. maddenin dava yolunu düzenleyen cümleleri ile 2., 3. ve 4. fıkraları Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiş, geriye yalnızca beş yıl yükümlülüğü kalmıştır. Yargı yolu, davanın kabul şartları ve bedelin hesap tarihi bu yüzden kanunda tek bir maddede toplanmış değildir; aşağıda üç durum, her biri için kanunun söylediğiyle ayrılır.
Fiilî el atma. İdare taşınmazı fiilen kullanmaya başlamıştır: parselden yol geçirilmiş, park ya da tesis yapılmış, boru hattı döşenmiştir. Malik burada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi uyarınca her türlü haksız el atmanın önlenmesini dava edebilir. Kamulaştırma Kanunu bedel yolunu da tanır: Geçici 6. madde 1956-1983 el atmalarında bedel talep edilmesi hâlinde izlenecek usulü düzenler ve taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespitini öngörür; Geçici 19. madde 1983-2021 el atmalarında açılan davalarda hükmedilen bedelin ödenmesini düzenler. 1983 sonrası el atmalarda bedel davası için Kamulaştırma Kanunu’nda bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre öngörülmemiştir; el atmanın tarihi aşağıda anlatılan dava şartını ve ödeme rejimini belirler. 8 Ekim 1956’dan önceki tahsisler ise ayrı bir rejime tabidir ve aşağıda anlatılır.
Hukukî el atma. Taşınmaza fiilen dokunulmamıştır; uygulama imar planında yol, park, okul, resmî kurum gibi umumi hizmete ayrılmış, beş yıllık süre içinde ne kamulaştırılmış ne de plan değiştirilmiştir. Malik plana uygun yapı ruhsatı alamaz, taşınmazı çoğu zaman gerçek değeriyle satamaz. Kanun bu durumu da el atma olarak adlandırır: Geçici 19. madde hukukî el atılması sebebiyle açılan davalarda hükmedilen bedel ve tazminatın ödenmesini düzenler. Ek 1. maddeye 2022’de eklenen ve bu davaların adli yargıda görüleceğini söyleyen cümle Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş ve iptal 30.01.2026’da yürürlüğe girmiştir; Anayasa Mahkemesi iptali yargı yolu gerekçesiyle değil, kuralın kamulaştırmasız el atmayı kamulaştırmaya alternatif bir yol hâline getirdiği gerekçesiyle vermiştir. Bu tarihten sonra yargı yolunu gösteren açık bir kanun hükmü yoktur; görev somut dosyada mahkemece değerlendirilir. Önlenecek fiilî bir müdahale olmadığından talep bedel ve tescildir.
Uygulama imar planı dışı kısıt. Taşınmaz sit alanı ilanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki tarımsal niteliği korunacak alan ya da koruma bandı gibi uygulama imar planı dışında bir kısıtla kullanılamaz hâle gelmişse kısıtı koyan işlem bir idari işlemdir ve İYUK m.2 uyarınca idari yargının denetimine girer. Burada kısıtı koyan işlemin iptali ya da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca idareye ön başvuru sonrası tam yargı davası gündeme gelir. Belirleyici olan, kısıtın uygulama imar planından mı yoksa başka bir işlemden mi kaynaklandığıdır.
| Fiilî el atma | Hukukî el atma (uygulama imar planı) | Uygulama imar planı dışı kısıt | |
|---|---|---|---|
| Tipik durum | Parselden yol geçirilmiş, park yapılmış, hat döşenmiş | Planda yol, park, okul görünen ve beş yıl geçmesine rağmen kamulaştırılmayan parsel | Sit alanı, nazım plan koruma bandı, tarımsal niteliği korunacak alan |
| Yargı yolu | Adli: taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi (m.37; HMK m.12) | Kanunda açık hüküm yok (Ek m.1/1 üçüncü cümle 30.01.2026'da iptal); görev somut dosyada değerlendirilir | İdari: İstanbul İdare Mahkemeleri (Bağcılar) |
| Talep | Seçimlik: el atmanın önlenmesi ya da bedel ve tescil | Bedel ve tescil | İptal ya da İYUK m.13 ön başvurusu sonrası tam yargı |
| Dava şartı | 1956-1983 el atmalarında uzlaşma (Geçici m.6); 1983 sonrası kanunda şart yok | Kanunda şart yok | İdareye ön başvuru: öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl (İYUK m.13) |
| Harç ve vekâlet ücreti | 1956-1983: harç ve vekâlet ücreti maktu (Geçici m.6); diğer dönemler: Ek m.4/3'ün kapsamına göre | Harç maktu (Ek m.4/3); vekâlet ücreti için bu fıkrada hüküm yok | İdari yargı harç rejimi |
| Bedel ve faiz | Değer m.11 esaslarıyla (1956-1983'te dava tarihindeki değer, Geçici m.6); faizin oranı ve başlangıcı için Kamulaştırma Kanunu'nda açık hüküm yok (Anayasa m.46 ödenmemiş kamulaştırma bedellerine ilişkin) | Aynı esas | Tam yargı davasında genel esaslar |
| Ödeme | Bildirimden 30 gün (Ek m.4/1); 1983-2021 el atmalarında bütçe payı ve gerekirse taksit (Geçici m.19) | Genel hükümler | |
Büyükçekmece’de kamulaştırmasız el atma davası nereye ve nasıl açılır?
Adli yargıda görülecek dosyada dava, parsel Büyükçekmece, Beylikdüzü ya da Esenyurt’taysa Büyükçekmece Adliyesi’ndeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (2942 sayılı Kanun m.37). Dilekçede parselin ada ve parsel numarası, el atmanın fiilî mi hukukî mi olduğu ve el atma tarihi gösterilir; talep bedel ile idare adına tescil, fiilî el atmada gerekirse elatmanın önlenmesidir (TMK m.683/2). El atma 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasındaysa Geçici 6. madde uyarınca önce uzlaşma usulü uygulanır; kanun bunu açıkça dava şartı sayar. Uygulama imar planı dışı bir kısıtta ise dava idari yargıda açılır.
Taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin ya da aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (6100 sayılı HMK m.12). Kamulaştırma Kanunu’nun 37. maddesi de bu Kanun’dan doğan ve adli yargıda çözülecek uyuşmazlıkların taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde basit yargılama usulüyle görüleceğini söyler. Büyükçekmece Adliyesi’nin yargı çevresi Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerini kapsar; adliyede on bir asliye hukuk ve on sulh hukuk mahkemesi bulunur (Bakırköy Adliyesi 2024 faaliyet raporu). Parsel Büyükçekmece, Beylikdüzü ya da Esenyurt’taysa dava buradadır; istinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde, uygulama imar planı dışı kısıttan doğan idari davalar İstanbul İdare Mahkemeleri’nde (Bağcılar) görülür.
Aynı faaliyet raporu bu dosyanın Büyükçekmece’de ne kadar sık olduğunu da gösterir: kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davaları, adliyedeki on bir asliye hukuk mahkemesinin altısında en sık karşılaşılan dava türleri arasındadır. Raporlanan ortalama bitirilme süreleri mahkemeden mahkemeye çok farklıdır; en uzun ortalamalar 1.042 ve 1.263 gündür ve bu sayılar istinaf süresini içermez. Bu sürelerin asıl önemi, faizin dava tarihinden işlemesinin neden belirleyici olduğunu göstermesindedir.
Büyükçekmece’de kamulaştırma dosyalarının tamamı el atma değildir. Kuzey Marmara Otoyolu’nun Nakkaş-Başakşehir kesimi ve bağlantı yolları için Karayolları Genel Müdürlüğü lehine verilen acele kamulaştırma kararının (Cumhurbaşkanı Kararı 3165, RG 04.11.2020 sayı 31294) ek listesinde Büyükçekmece’nin Karaağaç Mahallesi de yer alır. Böyle bir kararın kapsamındaki parselde idare kamulaştırma usulünü işletir ve bedel tespiti davasını idare açar; o usulün adımları Silivri ve Çatalca’da bedel tespiti davası rehberinde anlatılır; bu sayfa, hakkında hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmamış parselleri konu alır.
Planın yürürlüğünden beş yıl sonra ne değişir?
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesi belediyelere, imar planının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde bu planı uygulamak üzere beş yıllık imar programı hazırlama görevi verir; programa alınan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş yerleri ilgili kamu kuruluşları program süresi içinde kamulaştırır ve gerekli ödenek yıllık bütçelere konur. Aynı maddenin ikinci fıkrası, umumi hizmetlere ayrılan yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen hakların kamulaştırılıncaya ya da proje gerçekleştirilinceye kadar devam edeceğini söyler. Bu fıkra malikin tapudan doğan haklarını korur; ancak yapı ruhsatı imar planına göre verildiğinden, planda yol ya da park görünen parselde plan değiştirilmedikçe yapılaşma mümkün olmaz. Hukukî el atma tartışması tam bu boşlukta doğar.
Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi bu programı bir yükümlülüğe bağlar: uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, planın yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde imar programı ya da imar uygulaması yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde taşınmaz kamulaştırılır veya her hâlde kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır. Cümledeki “her hâlde” ibaresi önemlidir: bütçe yetersizliği kamulaştırmamayı açıklayabilir, plan değişikliği yapmamayı açıklamaz.
Üç kayıt gerekir. Birincisi, kısıt uygulama imar planından doğmalıdır; yalnızca nazım imar planındaki bir gösterim Ek 1. maddenin kapsamına girmez ve yukarıda anlatıldığı gibi idari işlem olarak idari yargıda denetlenir. İkincisi, parselden 18. madde uygulaması sırasında düzenleme ortaklık payı olarak kesilip yol ya da yeşil alana giden kısım için bedel istenemez; Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesi bu yerler için eski maliklerin mülkiyet iddiasında bulunamayacağını ve karşılığını isteyemeyeceğini açıkça düzenler. Üçüncüsü, plan değişikliğiyle kısıt kalkmışsa hukukî el atma davasının konusu da ortadan kalkar; dava sırasında yürürlüğe giren plan revizyonları bu yüzden izlenir. Planın kendisine karşı askı süresinde itiraz ve idari dava yolu ayrı bir konudur ve Silivri sayfasında ele alınır.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?
Kanunun bu soruya verdiği cevap el atmanın tarihine bağlıdır ve dört dönem birbirinden ayrılır.
8 Ekim 1956’dan önce fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar için 2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen ve 11 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Geçici 20. madde uygulanır. Mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır; taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun tesis ya da yapı inşa edilmiş olması fiilen tahsis kabul edilir. Kayıt sahipleri, zilyetler ve mirasçıları maddede sayılan koşullarla yalnızca Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen 221 sayılı Kanun’un belirlediği süre içinde ve yalnızca taşınmazın fiilî tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilir. 12 Ocak 1963’ten sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dâhil ileri sürülen talepler kabul edilmez; hüküm 12 Ocak 1963’ten sonra açılmış ve kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalara da uygulanır. Bu davalarda mahkeme ve icra harçları ile vekâlet ücretleri maktu belirlenir; tapuda kayıtlı taşınmaz, ilgili idarenin açacağı dava ile idare adına tescil edilir.
9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasında fiilen el konulan taşınmazlarda Geçici 6. madde uygulanır ve bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Kıymet takdir komisyonu tahminî değeri belirler, uzlaşma komisyonu maliki tahminî değer bildirilmeksizin görüşmeye davet eder; uzlaşma trampa, sınırlı aynî hak, başka yerde imar hakkı ya da nakdî bedel biçiminde olabilir. Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağının düzenlenmesinden itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılır. Uzlaşma süreci idarenin daveti ya da malikin müracaatı üzerine başlar; dava şartı noksanlığında mahkeme davayı usulden reddeder, noksanlık giderilebilir nitelikteyse tamamlanması için kesin süre verir (HMK m.115/2).
4 Kasım 1983’ten sonraki fiilî el atmalarda ve imar planından doğan hukukî el atmalarda kanunda bir dava şartı yoktur. Bu dönemi düzenleyen Geçici 19. madde yalnızca ödemeyi konu alır ve uzlaşmayı dava şartı yapan bir hüküm içermez. Dava öncesinde belediyeye plan değişikliği ya da kamulaştırma talebiyle yazılı başvuru zorunlu değildir; ancak idarenin cevabı ya da cevapsızlığı kısıtın süresini ve idarenin tutumunu belgeler. 28 Temmuz 2021’den sonraki el atmalar için ise Geçici 19. maddenin ödeme rejimi de uygulanmaz; bedel Ek 4. maddenin genel kuralıyla ödenir.
İdareye başvurunun gerçekten zorunlu olduğu tek yol idari yargıdır. Uygulama imar planı dışı bir kısıttan doğan tam yargı davasında, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir; başvurunun reddi ya da otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava süresi işler. Aynı maddenin ikinci fıkrası bir güvence de içerir: adli yargıda açılıp görev yönünden reddedilen davadan sonra idari yargıya gidilirse bu ön başvuru şartı aranmaz.
Bedel nasıl hesaplanır, faiz ne zamandan işler?
Kamulaştırmasız el atma davasında bedel, Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesindeki esaslarla belirlenir. Büyükçekmece’deki tipik parsel arsadır ve arsalarda ölçüt, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeridir (m.11/1-g); tarım arazisi vasfını koruyan parsellerde ise taşınmazın olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınır (m.11/1-f). Değerleme tarihi bakımından kanun yalnız 1956-1983 el atmalarında açık hüküm koyar: Geçici 6. madde taşınmazın dava tarihindeki değerinin, el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınarak tespitini öngörür; diğer dönemlerde değerleme tarihi somut dosyada mahkemece belirlenir. Maddenin ikinci fıkrası uygulamada en çok yanlış anlaşılan sınırı koyar: kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz. Parselin yanından geçen yolun ya da yapılan parkın çevreye kattığı değer, o yol ya da park için istenen bedele girmez.
Fiilî el atma parselin bir bölümündeyse arta kalan kısmın durumu da önemlidir. Kısmen kamulaştırmada 12. madde, kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde eksilme meydana gelmişse eksilen değerin tespit edilerek bedele ekleneceğini, artış meydana gelmişse artışın bedelden çıkarılacağını (indirim kamulaştırma bedelinin yüzde ellisini aşamaz) söyler; Geçici 6. madde 1956-1983 el atmalarında tahmini değerin 11 ve 12. maddelere göre hesaplanmasını öngörür. Diğer dönemlerde bu kuralın el atma bedeline uygulanıp uygulanmayacağını kanun açıkça söylemez; mahkeme somut olayda değerlendirir. Yol nedeniyle ikiye bölünen parselde bu kalem, el atılan metrekarenin bedelinden büyük olabilir.
Faiz bakımından Kamulaştırma Kanunu el atma davalarına özgü bir hüküm koymaz. Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağını söyler; bu hükmün el atma bedeline uygulanıp uygulanmayacağı somut dosyada değerlendirilir. Faizin hangi tarihten işleyeceği de kanunda açıkça yazılı değildir ve somut dosyada mahkemece belirlenir. Oran ilgili mevzuatla belirlenir ve zaman içinde değişir; bu sayfada sayı verilmez, hüküm tarihindeki güncel oran için ilgili düzenlemeye bakılır.
Harç, vekâlet ücreti, ödeme ve icra
Giderler bakımından kanunun söylediği sınırlıdır ve baştan bilinmelidir. Ek 4. maddenin üçüncü fıkrası, bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçlarının davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu belirleneceğini söyler; fıkra vekâlet ücretinden söz etmez ve hangi el atma davasının bu Kanun kapsamında sayılacağını ayrıca tanımlamaz. 1956-1983 el atmalarında ise Geçici 6. madde mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu belirleneceğini açıkça düzenler. Bu hükümlerin dışında kalan fiilî ve hukukî el atma davalarında harç ve vekâlet ücretinin nispi mi maktu mu olacağı somut dosyada belirlenir. Tutarlar her yıl tarifeyle değiştiğinden burada yazılmaz. Bilirkişi ve keşif giderleri ile tescile yönelik kesinleşen kararın infazında ve el atma nedeniyle düzenlenen uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu harçları, 2026’da yeniden yazılan 29. madde uyarınca idarece ödenir.
Ödeme aşamasını Ek 4. maddenin birinci fıkrası düzenler: mahkemece hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının ya da vekilinin idareye yazılı olarak bildireceği banka hesabına bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır; ödeme yapılmazsa genel hükümler dairesinde icra olunur. Aynı maddenin, idareye icranın geri bırakılmasını teminat göstermeden isteme imkânı tanıyan ikinci fıkrası, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş ve iptal 7 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir; bu tarihten sonra el atma ilamının icrasında idare de genel kurala tabidir.
İki uyarı eklenmelidir. Geçici 19. madde, 4 Kasım 1983 ile 28 Temmuz 2021 arasında fiilen el konulan ya da hukukî el atılan taşınmazlara ilişkin davalarda hükmedilen bedel ve tazminatların, idarenin yılı bütçesinde ayrılan paydan ödenmesini öngörür; alacakların toplamı ayrılan ödeneği aşarsa ödemeler sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle yapılır. Anayasa Mahkemesi maddenin, taksitli ödeme süresince 3095 sayılı Kanun’a göre kanuni faiz ödenmesini öngören dördüncü cümlesini 2024’te iptal etmiştir (RG 09.12.2024); bütçe payı, garame ve taksit kuralı yürürlüktedir; ilam alınmış olması paranın hemen ödeneceği anlamına gelmez. İkinci uyarı tescile ilişkindir: bedel davasının kabulüyle taşınmaz idare adına tescil edilir; el atmanın önlenmesi yolunu seçen malik ise bedel almaz, taşınmazı korur. Seçim, parselin kalan kısmının kullanılabilirliğine ve ödeme rejimine göre yapılır.
Diğer bölgeler ve rehberler
Komşu ilçelerde dosya profili farklıdır ve her biri ayrı sayfada anlatılır: Silivri’de taşınmaz davaları otoyol ve BOTAŞ kamulaştırmalarıyla hisseli tarlaları; Arnavutköy’de taşınmaz davaları Yenişehir rezerv yapı alanı ile 18. madde uygulamasını; Çatalca’da taşınmaz davaları kadastro, orman sınırı ve ortaklığın giderilmesi dosyalarını ele alır. Dördünü birlikte gören çerçeve İstanbul’un batısında taşınmaz davaları sayfasındadır.
El atan idare değil özel bir kişiyse dosya kamulaştırma hukukunun değil eşya hukukunun alanındadır; o durumda izlenecek yol müdahalenin men’i ve ecrimisil rehberinde anlatılır. İmar planında yol ya da park görünen bir parselin icra ihalesinden alınması ayrı bir risk değerlendirmesidir ve icradan taşınmaz almak rehberinin konusudur. Yabancı alıcıların ve yurt dışında yaşayan maliklerin tapu, uyum ve vekâlet konuları bu sayfanın dışındadır; bunlar gayrimenkul hukuku ve yurt dışındaki malikler için taşınmaz uyum sayfalarında ele alınır.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosyada hukuki görüş yerine geçmez; planın yürürlük tarihi, el atmanın tarihi ve türü, kısıtın hangi plandan kaynaklandığı ve parselin kalan kısmının durumu her dosyada ayrı değerlendirilir. İlk incelemede imar durumu belgesi, tapu kaydı, plan onay tarihleri ve varsa idareyle yazışmalar üzerinden el atmanın dönemi ve yargı yolu belirlenir.