Marka, bir işletmenin Türkiye’de sahip olduğu en değerli varlıklardan biridir ve ancak tescil edildiği ve savunulduğu ölçüde güçlüdür. Marka sahiplerine, yatırımcılara ve yabancı şirketlere markanın tüm yaşam döngüsü boyunca danışmanlık veriyoruz: markanın yetkili merciler nezdinde güvence altına alınması, çatışan başvurulara itiraz edilmesi, tecavüz davalarının yürütülmesi ve kötüniyetli veya kullanılmayan tescillerin sicilden temizlenmesi. İster Türkiye pazarına ilk kez giriyor ister yerleşik uluslararası bir markayı koruyor olun, aynı ilke geçerlidir: tescili baştan doğru yapın; sonrasında hakkınızı icra etmek çok daha ucuz ve hızlı hâle gelir.
Hukuki çerçeve
Türkiye’de marka hukuku, 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren ve önceki 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yerini alan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenir. Türkiye ayrıca sınai mülkiyete ilişkin başlıca uluslararası düzenlemelere de taraftır; bunların arasında sınai mülkiyetin korunmasına dair Paris Sözleşmesi ile TRIPS Anlaşması yer alır ve uluslararası tesciller bakımından Madrid Sistemi çerçevesinde işlem yapılır. Bu son nokta uygulamada önemlidir: yabancı bir marka sahibi, ayrı ayrı başvuru yapmak yerine tek bir Madrid başvurusuyla Türkiye’yi belirleyebilir; ancak yerel tescil işlemleri ve olası uyuşmazlıklar yine Türk hukukuna göre yürütülür.
Bölümün devamını okuyun
Tescilsiz markalar tamamen korumasız değildir: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), haksız rekabet hükümleri aracılığıyla sınırlı bir koruma sunar; ayrıca ticaret sırasında kullanılan önceki tescilsiz markanın sahibi SMK m. 6/3 uyarınca sonraki başvuruya itiraz edebilir. Ancak bu koruma daha dar kapsamlıdır ve ispatı daha güçtür; işte bu nedenle tescil, ciddi her marka stratejisinin temelini oluşturmaya devam eder.
Türkiye, “ilk başvuran kazanır” ilkesini benimseyen bir ülkedir. Marka üzerindeki hak kural olarak ismi ilk kullanana değil, ilk tescil ettirene aittir; bu nedenle birkaç aylık bir gecikme dahi markanızı bir marka gaspçısına kaptırabilir. Duyuru yapmadan önce başvurun.
Ticaret siciline yazılan unvan bu korumayı sağlamaz; bunun nedeni ticaret unvanı ile marka arasındaki ayrım yazısında açıklanmaktadır.
TÜRKPATENT nezdinde tescil
Marka tescili, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından yürütülür. Tescilli marka, sahibine izinsiz üçüncü kişi kullanımını engelleme konusunda on yıl süreyle münhasır hak tanır ve bu süre onar yıllık dönemler hâlinde süresiz olarak yenilenebilir. Yenileme, koruma süresi dolmadan önceki altı ay içinde ya da bu süre kaçırılırsa ek ücret karşılığında sonraki altı aylık ek süre içinde yapılabilir; dolayısıyla süreler düzgün takip edildiği sürece değerli bir markanın hiçbir zaman hükümden düşmesi gerekmez.
Bölümün devamını okuyun
Başvuru, ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık veya jenerik hâle gelmiş bir işaret gibi mutlak ret nedenleri yönünden incelenir. Başvuru kabul edilip Resmî Marka Bülteni’nde yayımlandıktan sonra üçüncü kişiler, iki aylık süre içinde, SMK m. 5 ve 6’daki mutlak veya nispi ret nedenlerine dayanarak, çoğunlukla önceki tarihli aynı ya da karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer bir markaya dayanarak itiraz edebilir. Tescil ve itiraz sürecinin iyi yönetilmesi, rakip bir markayı henüz pazara çıkmadan durdurmanın çoğu zaman en ucuz ve en hızlı yoludur.
Temiz bir başvuru için pratik adımlar
Bir tescil, ancak arkasındaki hazırlık kadar güçlüdür. Uygulamada şunları öneriyoruz:
- Çatışan önceki tarihli markaları ortaya çıkarmak ve boşa başvuru yapmaktan kaçınmak için başvurudan önce TÜRKPATENT sicilinde bir benzerlik (ön) araştırması yapılması.
- Nice Sınıflandırması sınıflarının, gerçek ve amaçlanan ticari faaliyetinizi kapsayacak, fakat aşırı geniş talepte bulunmayacak şekilde özenle seçilmesi.
- Marka kimliği gerektiriyorsa markanın renk, kelime ve şekil unsurları hâlinde başvurulması; böylece koruma, markanın fiilen kullanıldığı biçimle örtüşür.
- Sonradan yapılan ve haklarınıza tecavüz eden başvurular için Bülten’in izlenmesi; böylece sonradan dava açmak yerine süresi içinde itiraz edebilirsiniz.
Aynı Kurum tasarımları da tescil eder; bu ayrı hak endüstriyel tasarım koruması başlığı altında ele alınmaktadır.
Tecavüz ve talep edilebilecek haklar
6769 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan hâller şunlardır:
4 maddeyi gösterin
- Marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak: tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde aynı işaretin, aynı veya benzer mal ya da hizmetlerde karıştırılma ihtimali bulunan aynı veya benzer işaretin ya da Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız yarar sağlayan, itibarına zarar veren veya ayırt edici karakterini zedeleyen bir işaretin kullanılması
- Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markayı taklit etmek
- Markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak
- Lisans yoluyla verilen hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek
Marka sahibi; tecavüzün tespitini, eylemin önlenmesi ve durdurulması için men ve ref (durdurma) talebini, tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasını, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa imhasını ve hem maddi hem manevi tazminatı talep eden bir hukuk davası açabilir (SMK m. 149). Maddi zarar fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar; SMK m. 151 uyarınca yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre tecavüz edenin rekabeti olmasaydı elde edilebilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı ya da hakkı lisans sözleşmesiyle kullansaydı ödemesi gereken lisans bedeli üzerinden hesaplanır. Tecavüz aynı zamanda SMK m. 30 kapsamında suç oluşturuyorsa ayrıca şikâyette bulunulabilir; suçun yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır ve bu hâlde tazminat istemine de daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır (TBK m. 72).
Çoğu zaman belirleyici hamle, ihtiyati tedbirdir. Tecavüz oluşturan satışları, bazen davalı savunmasını sunmadan, durduran erken bir tedbir kararı elde etmek, bir marka için yıllar sonra hükmedilecek tazminattan çok daha değerli olabilir.
Doğru icra yolunun seçimi, uyuşmazlığın markanın yaşam döngüsünün hangi aşamasında ortaya çıktığına bağlıdır:
| Yol | Ne zaman uygulanır | Tipik sonuç |
|---|---|---|
| TÜRKPATENT nezdinde itiraz | Çatışan bir başvuru Bülten’de yayımlanmıştır | Rakip başvuru daha tescil edilmeden reddedilir |
| Tecavüz davası | Tecavüz oluşturan işaret hâlihazırda piyasada kullanılmaktadır | Tedbir, el koyma ve imha, tazminat |
| Kullanmama nedeniyle iptal | Engelleyici bir tescil beş yıldır kullanılmadan durmaktadır | Atıl marka sicilden kaldırılır |
| Gümrük kaydı | Taklit ürünler ithal edilmektedir | Şüpheli sevkiyatlar sınırda alıkonulur |
Hükümsüzlük ve kullanmama nedeniyle iptal
Bir marka, hiç tescil edilmemesi gerektiği hâlde tescil edilmişse ya da artık kullanılmıyorsa sicilden kaldırılabilir. Nedenler mutlak veya nispi olarak sınıflandırılır; sakatlık yalnızca bazı mal veya hizmetleri ilgilendiriyorsa o mal veya hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları görevli hukuk mahkemesinden markanın hükümsüzlüğünü isteyebilir (SMK m. 25); TÜRKPATENT bu davalarda taraf gösterilmez.
Bölümün devamını okuyun
Kullanmama nedeniyle iptal, engelleyici markalardan sicili temizlemek için ayrı ve giderek önem kazanan bir araçtır. Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen marka, talep üzerine iptal edilir (SMK m. 9). 10 Ocak 2024’ten itibaren (SMK m. 26 ve 192) bu iptal, mahkemeler yerine idari yoldan doğrudan TÜRKPATENT tarafından ele alınmaktadır; bu değişiklik, yeni bir markanın önünü tıkayan atıl tescilleri sicilden kaldırmayı daha hızlı ve daha ucuz hâle getirir. Bunun diğer yüzü ise her marka sahibi için bir uyarıdır: markanızı güvende sandığınız hâlde kaybetmemek için ciddi ve tarihli ticari kullanıma ilişkin delillerinizi mutlaka saklayın.
Görevli mahkemeler ve süreler
Marka uyuşmazlıklarına, İstanbul, Ankara ve İzmir dahil kuruldukları yerlerde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bakar. Kurulmadığı yerlerde bu davalara HSK’nın belirlediği asliye hukuk mahkemeleri bakar. Hak sahibinin üçüncü kişiye açacağı davada yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği ya da etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir (SMK m. 156); bu da davacıya yer bakımından belli bir tercih imkânı tanır. TÜRKPATENT kararlarına karşı davalar Ankara’da görülür.
Bölümün devamını okuyun
Tazminat istemi, marka sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 72). Hâlâ süren bir tecavüzün durdurulması talebi, eylem devam ettikçe genel olarak zamanaşımına uğramış sayılmaz. Bundan ayrı olarak, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde beş yıl boyunca sessiz kalan marka sahibi, sonraki tescil kötüniyetli değilse markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez (SMK m. 25/6).
Gümrük önlemleri ve güncel gelişmeler
Dava yolu, etkili bir taklitle mücadele stratejisinin yalnızca bir parçasıdır. Marka sahibi, markasını Gümrük İdaresi nezdinde kaydettirebilir; bu kayıt, yetkili makamların taklit olduğundan şüphelenilen ürünlere daha pazara girmeden sınırda el koymasına imkân tanır. Bu gümrük kaydının, fikri ve sınai haklar mahkemesine yapılacak hızlı başvurularla birleştirilmesi, taklit ithalatı büyük ölçekte durdurmanın çoğu zaman en ekonomik yoludur.
Bölümün devamını okuyun
Uygulamada gümrük kaydı, güncel tutulduğu ölçüde işe yarar: gümrüğe ne kadar çok ürün fotoğrafı, ambalaj örneği ve bilinen mütecavizlere ilişkin bilgi sunulursa, görevliler muayene sırasında taklitleri o kadar güvenilir biçimde ayırt eder. Bir sevkiyat alıkonulduğunda hak sahibi, kararın tebliğinden itibaren on iş günü (çabuk bozulabilir eşyada üç iş günü) içinde ihtiyati tedbir kararı getirmelidir; haklı mazerette on iş gününe kadar ek süre verilebilir (4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 57). Bu nedenle marka sahibinin haftalar içinde değil, günler içinde harekete geçmeye hazır yerel bir ekibe ihtiyacı vardır.
Marka uygulaması, yeni ticari gerçeklere de uyum sağlamaktadır; bunlar arasında NFT’ler ve dijital varlıkların doğurduğu sorular ile çevrimiçi pazar yerlerini taklit ürün ilanlarından daha fazla sorumlu tutmaya yönelik 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu düzenlemelerinin sıkılaştırılması yer alır. Tüketiciye yönelik markalar için, büyük e-ticaret platformlarındaki ilanların izlenmesi ve bunlara karşı hak aranması, artık klasik mahkeme davaları kadar önemlidir.
Nasıl yardımcı oluyoruz
Markaya ilişkin işlerin tamamını yürütüyoruz: benzerlik araştırmaları ve başvuru stratejisi, TÜRKPATENT nezdinde tescil ve itiraz süreçleri, tecavüz ve haksız rekabet davaları, hükümsüzlük davaları, TÜRKPATENT nezdinde kullanmama nedeniyle iptal talepleri ve gümrük önlemleri yoluyla taklitle mücadele. Yabancı müvekkiller için ayrıca Madrid Sistemi üzerinden Türkiye’ye yapılacak belirlemeleri yönetiyor ve TÜRKPATENT nezdinde temsil gerektiğinde sicile kayıtlı marka vekili aracılığıyla temsili sağlıyoruz. İster Türkiye pazarına yeni giriyor ister yerleşik bir markayı savunuyor olun, yalnızca kâğıt üzerinde değil, uygulamada ayakta kalan bir koruma stratejisi kuruyoruz.
İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri
4 maddeyi gösterin
- Gayrimenkul Hukuku: Yabancılar için taşınmaz edinimi, tapu iptal ve tescil davaları ve kira uyuşmazlıkları.
- Fikri Mülkiyet ve Marka Hukuku: TÜRKPATENT tescilleri, marka hükümsüzlük ve tecavüz davaları (FSHHM).
- Kişisel Verilerin Korunması (KVKK): VERBİS kaydı, veri envanteri ve sınır ötesi veri aktarım uyumu.
- İstanbul’da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: İstanbul adliyelerinde mülkiyet, marka ve ticari dava yönetimi.