Bu rehber Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ilâ 161. maddelerini alacaklının tarafından anlatır: on yıllık genel süre ve beş yıllık liste, sürenin başlangıcı, ikrar, dava, tahkim veya icra takibiyle kesilme, dava şartı arabuluculukta durma, faize etkisi, müteselsil borçlular ve kefil, poliçe, bono ve çek için ayrı süreler ve zamanaşımının neden borçlu tarafından ileri sürülmesi gerektiği.
1. Ticari Alacakta Zamanaşımı Süresi Nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 146. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” 147. madde, saydığı alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygular; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) başta olmak üzere özel kanunlar da belirli senet ve sözleşmeler için kendi sürelerini koyar.
Türkiye’deki bir şirketten alacağı olan yabancı tedarikçi, kredi veren veya hizmet sağlayıcı için ilk soru bu nedenle alacağın hangi kurala tabi olduğudur. Kanun genel kuraldan başlar, sonra istisnalara bakar. 147. maddeye göre şu alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:
- kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler;
- otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri;
- küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar;
- bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar;
- vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar;
- yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
Bu bentlerden birine veya özel bir hükme girmeyen alacak, 146. maddedeki on yıllık kurala tabi kalır. Belirli bir alacağın bir bende girip girmediği bendin lafzına ve arkasındaki sözleşmeye bağlıdır; bunu mahkeme değerlendirir.
Süreler kesindir. TBK m. 148 “Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.” der; buradaki ayırım, Kanunun zamanaşımını düzenleyen ayırımıdır. TTK m. 6 de ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemeyeceğini ekler. TBK m. 160/1’e göre zamanaşımından önceden feragat edilemez. Bir tedarik veya kredi sözleşmesine bu süreleri uzatmak ya da kısaltmak için konan bir hüküm, bu nedenle bu maddeler karşısında okunur.
2. Başlıca Süreler Yan Yana
Tablo, bu rehberde ele alınan süreleri yalnız ilgili hükümlerin söylediği üzerinden gösterir.
| Alacak | Süre | Başlangıç | Hüküm |
|---|---|---|---|
| Kanunda aksine hüküm bulunmayan her alacak | On yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m. 146 ve 149/1 |
| Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler | Beş yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m. 147, 1. bent ve m. 149/1 |
| Vekâlet, komisyon, acentalık; simsarlık (ticari simsarlık ücreti hariç) | Beş yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m. 147, 5. bent ve m. 149/1 |
| Eser sözleşmesi (yüklenicinin ağır kusurla ifa etmemesi hariç) | Beş yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m. 147, 6. bent ve m. 149/1 |
| Cari hesap (tasfiye, artan tutar, faiz, hesap hataları ve benzeri davalar) | Beş yıl | Cari hesap sözleşmesinin sona ermesi | TTK m. 101 |
| Poliçede kabul edene, bonoda düzenleyene karşı istemler | Üç yıl | Vadenin geldiği tarih | TTK m. 749/1, 778/1-h ve 779/1 |
| Çek: hamilin başvurma hakları | Üç yıl | İbraz süresinin bitimi | TTK m. 814/1 |
| İlama müstenit takip | On sene | Son muamele | İİK m. 39/1 |
| Aciz vesikasındaki borç, borçluya karşı | Yirmi yıl | Aciz vesikasının düzenlenmesi | İİK m. 143/6 |
Tablodan iki sonuç çıkar. Birincisi, alacaklının elindeki senet süreyi değiştirebilir: bono veya çek TTK’da kendine özgü ve daha kısa sürelere bağlıdır; bunun arkasındaki satış veya kredi ilişkisinin ise TBK’da kendi süresi vardır. İkincisi, bir mahkeme kararı süreyi yeniden değiştirir: TBK m. 156/2 uyarınca borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise kesilmeyle başlayan yeni süre her zaman on yıldır.
3. Zamanaşımı Ne Zaman İşlemeye Başlar?
TBK m. 149/1’e göre “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.” M. 149/2’ye göre alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.
Dönemsel edimler. M. 150/1’e göre ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar. M. 150/2’ye göre alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.
Sürenin hesabı. M. 151/1’e göre süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. M. 151/2’ye göre zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.
Faiz ve bağlı alacaklar. M. 152’ye göre “Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.” Anapara faizleri ayrıca 147. maddenin 1. bendinde, beş yıllık süreye bağlı alacaklar arasında sayılır. Alacaklı bu yüzden her fatura için iki şeye bakmalıdır: anaparanın süresine ve daha önce dolabilecek olan faiz süresine.
Takas. M. 139/3’e göre zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir. Borçlunun da alacaklıdan alacağı varsa, bu tarih zamanaşımı tarihinin kendisi kadar önem taşıyabilir.
4. Zamanaşımını Ne Keser ve Kesilmeden Sonra Ne Olur?
TBK m. 154, zamanaşımının kesildiği iki grup hâli sayar: borçlunun ikrarı ve alacaklının belirli resmî adımları. Kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar (m. 156/1).
Borçlunun ikrarı (m. 154, 1. bent). “Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse” zamanaşımı kesilir. “Özellikle” sözcüğü bunların örnek olduğunu gösterir. Belirli bir mektubun, e-postanın veya beyanın ikrar sayılıp sayılmayacağı içeriğine bağlıdır ve bunu mahkeme değerlendirir.
Alacaklının adımları (m. 154, 2. bent). Alacaklı şu adımlardan birini atmışsa zamanaşımı kesilir:
- dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmak;
- icra takibinde bulunmak;
- iflas masasına başvurmak.
İhtarname bu işlemler arasında değildir; bir bildirim ancak muacceliyet ona bağlı olduğunda zamanaşımının başlangıcı bakımından önem taşır (m. 149/2).
Yeni süre (m. 156). M. 156/1’e göre “Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.” M. 156/2’ye göre borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman on yıldır. Belirli bir belgenin bu fıkra anlamında senetle ikrar olup olmadığını mahkeme değerlendirir.
Yargılama ve takip sırasında yeniden işleme (m. 157). M. 157/1’e göre bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. M. 157/2’ye göre zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. M. 157/3’e göre iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmiş zamanaşımı, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar. Alacaklı için dosyadaki işlemlerin tarihleri, kesilmeden sonra da önemini korur.
Davanın reddinde ek süre (m. 158). Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.
Müteselsil borçlular ve kefil (m. 155). M. 155/1’e göre zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. M. 155/2’ye göre zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilmiş olur. M. 155/3’e göre ise zamanaşımı kefile karşı kesilince asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz. Yalnız kefile karşı dava açan alacaklının, bu nedenle asıl borçluya karşı da ayrı bir adım atması gerekir.
5. Zamanaşımı Ne Zaman Durur?
Zamanaşımının durması, kesilmesinden farklıdır. TBK m. 153/1’e göre sayılan durumlarda “zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur”; m. 153/2’ye göre zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür. Kesilme yeni bir süre başlatır; durma ise işleyen süreyi bekletir.
TBK’daki sebepler. 153. maddenin 1 ilâ 4. bentleri velayet, vesayet (vesayet işlemleri sebebiyle Devlete karşı alacaklar dahil), evlilik ve ev hizmetlilerinin hizmet ilişkisi süresince doğan alacaklarla ilgilidir. 5 ilâ 7. bentler ticari dosyalarda da karşılaşılabilecek hâllerdir:
- borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece (5. bent);
- alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece (6. bent);
- alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek süre (7. bent).
Belirli bir durumun, alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmaması anlamına gelip gelmediğini mahkeme değerlendirir.
Zorunlu ticari arabuluculuk. TTK m. 5/A/1’e göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 18/A maddesinin 15. fıkrasına göre “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.” Kanun “kesilir” değil “durur” der: başvurudan önce işlemiş olan süre hesapta kalır (TBK m. 153/2). Aynı maddenin 18. fıkrasına göre özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu ya da tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. Sözleşmesinde tahkim şartı bulunan alacaklı, durmaya güvenmeden önce bu istisnayı kontrol eder; hakeme başvurmak ise TBK m. 154’ün 2. bendi uyarınca zamanaşımını keser.
Borçlunun iflası ve konkordato. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 194. maddesinin birinci fıkrasına göre, aynı fıkradaki istisnalar saklı kalmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur; ikinci fıkraya göre “Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.” Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK m. 294/1’e göre mühlet içinde “bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez”; İİK m. 288/1’e göre de “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.”
6. Poliçe, Bono ve Çek
Kambiyo senetlerinin TTK’da kendine özgü zamanaşımı kuralları vardır ve bu kurallar, senedin arkasındaki ticari alacağın süresiyle yan yana durur.
Poliçe. TTK m. 749/1’e göre poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 749/2’ye göre hamilin cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 749/3’e göre bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Bono. TTK m. 778/1-h’ye göre zamanaşımına dair 749 ilâ 751. maddeler hükümleri, bononun niteliğine aykırı düşmedikçe bonolar hakkında da geçerlidir. M. 779/1’e göre “Bir bonoyu düzenleyen kişi, tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur.” Düzenleyene karşı istemlerde bakılacak süre bu nedenle 749/1’deki kabul edene karşı istemlerin süresidir.
Çek. TTK m. 814/1’e göre hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 814/2’ye göre çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Kambiyo senetlerinde kesilme. TTK m. 750’ye göre zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir. M. 751/1’e göre zamanaşımını kesen işlem, kimin hakkında meydana gelmişse ancak ona karşı hüküm ifade eder; m. 751/2’ye göre zamanaşımı kesilince süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar. Bu kurallar, müteselsil borçlulara ilişkin TBK m. 155/1’den ve TBK m. 156/2’deki on yıllık yeni süreden farklıdır. M. 818/1-p, 750 ve 751. maddeleri çek hakkında da uygular.
Senet zamanaşımına uğradıktan sonra. TTK m. 732/1’e göre zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. M. 732/4’e göre bu istemin zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. M. 778/1-d ve 818/1-m, 732. maddeyi bono ve çeke de uygular.
Bu senetlere özgü hızlı takip yolu için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu rehberimize bakabilirsiniz.
7. Hükümden Sonra ve İcra Dosyasında
İlama müstenit takip. İİK m. 39/1’e göre “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.” M. 39/2’ye göre noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.
Aciz vesikası. İİK m. 143/1’e göre alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için bir aciz vesikası düzenler. M. 143/2’ye göre bu vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir. M. 143/4’e göre aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. M. 143/6’ya göre bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.
Dosyayı canlı tutmak. TBK m. 157/2’ye göre icra takibiyle kesilen zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Borçlunun itirazı ve alacaklının buna karşı başvurabileceği yollar, borçlu itirazının kaldırılması rehberimizde anlatılmıştır.
8. Zamanaşımı İleri Sürülmelidir: Borçlunun Savunması ve Hak Düşürücü Süre
TBK m. 161’e göre “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.” Zamanaşımı bu nedenle borçlunun ileri sürmesi gereken bir savunmadır; ileri sürülmezse hâkim onu uygulamaz.
Kanunlar zamanaşımının yanında ikinci bir kategoriyi de ayrı tutar: hak düşürücü süre. İkisi birçok hükümde yan yana anılır: TBK m. 158 altmış günlük ek süreyi “zamanaşımı veya hak düşürücü süre” dolmuşsa tanır; HUAK m. 18/A/15 zamanaşımının durduğunu, hak düşürücü sürenin ise işlemediğini söyler; İİK m. 194/2 dava durduğu müddetçe ikisinin de işlemeyeceğini, İİK m. 294/1 ise konkordato mühleti içinde bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini öngörür. 161. madde yalnız zamanaşımı için yazılmıştır. Başka bir kanundaki belirli bir sürenin zamanaşımı mı yoksa hak düşürücü süre mi olduğu, o kanunun kendi lafzından çıkar ve bunu mahkeme değerlendirir.
Feragat. TBK m. 160/1’e göre “Zamanaşımından önceden feragat edilemez.” M. 160/2 ve 160/3’e göre müteselsil borçlulardan birinin veya bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması diğerlerine karşı ileri sürülemez; m. 160/4’e göre asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.
Taşınır rehni. TBK m. 159’a göre alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının hakkını rehinden alma yetkisi devam eder.
9. Yabancı Alacaklı İçin Kontrol Listesi
Yukarıdaki hükümler, ödenmemiş her ticari alacak için kısa bir soru listesine dönüşür.
- Kuralı belirleyin. Alacak TBK m. 146’daki on yıllık kurala mı, 147. maddedeki bir bende mi, yoksa TTK m. 101 ya da 749 ve 814. maddelerdeki senet süreleri gibi özel bir hükme mi tabi?
- Muacceliyet tarihini sabitleyin. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla ya da gerekli bildirimin yapılabileceği günden başlar (TBK m. 149); başladığı gün sayılmaz (m. 151/1).
- Faizi ayrıca kontrol edin. Anapara faizleri beş yıllık listededir (TBK m. 147, 1. bent) ve asıl alacakla birlikte zamanaşımına uğrar (m. 152).
- İkrarları arayın. Borçlunun faiz ödemesi, kısmi ödemesi, verdiği rehin veya gösterdiği kefil zamanaşımını keser (TBK m. 154, 1. bent); senetle ikrar edilen borçta yeni süre on yıldır (m. 156/2).
- Kesici adımı zamanında atın. Dava, tahkim, icra takibi veya iflas masasına başvuru zamanaşımını keser (TBK m. 154, 2. bent); ihtarname bu listede yer almaz.
- Arabuluculuğu hesaba katın. Ticari para alacaklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur (TTK m. 5/A/1) ve başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur (HUAK m. 18/A/15); tahkim sözleşmesi bulunan veya özel kanunda tahkim ya da başka bir alternatif çözüm yolu zorunlu tutulan hâllerde bu hükümler uygulanmaz (m. 18/A/18).
- Her borçluyu kapsayın. Asıl borçluya karşı kesilme kefile de uzanır, tersi geçerli değildir (TBK m. 155); poliçe, bono ve çekte kesici işlem yalnız hakkında meydana geldiği kişiye karşı hüküm ifade eder (TTK m. 751/1).
- Dosyayı işletin. İcra takibiyle kesilen zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işler (TBK m. 157/2).
Bu adımlar daha geniş bir tahsilat stratejisinin parçasıdır. Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimiz yolların birbirine nasıl bağlandığını anlatır; tahsilat hizmet sayfamız ise yabancı alacaklılar için nasıl çalıştığımızı açıklar. Almanya’daki satıcılar CISG, ödeme emri ve arabuluculuğun kendileri için nasıl birleştiğini Alman satıcılar ve Almanya’daki diğer müvekkiller için hazırladığımız özette bulabilir.