Türkiye'de Ticari Alacaklarda Zamanaşımı: TBK m. 146-161 Kapsamında Alacaklı Rehberi

Türkiye'deki bir şirketten alacağı olan yabancı tedarikçi veya kredi veren, alacağın ne zaman zamanaşımına uğrayacağını bilmek zorundadır.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 18 Ekim 2026 · 13 dk okuma
Gravür: bir yük konteynerinden fabrikaya giden kesik çizgili oklu yol, fabrikadan kırmızı bir para kulesine ve fatura destesine dönen ikinci bir yol, ortada bir kum saati.

Ana noktalar

  1. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146); kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler ile vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğanlar dahil 147. maddede sayılan alacaklara beş yıllık süre uygulanır.
  2. Kanunun zamanaşımı ayırımında belirlenen süreler sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m. 148); ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı süreleri de Kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşme ile değiştirilemez (TTK m. 6).
  3. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; muacceliyet bir bildirime bağlıysa süre, bu bildirimin yapılabileceği günden başlar (TBK m. 149).
  4. Borçlunun borcu ikrar etmesi (özellikle faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi) ya da alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurması zamanaşımını keser (TBK m. 154); kesilmeyle yeni süre başlar ve borç bir senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 156).
  5. Ticari para alacakları gibi arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu hâllerde (TTK m. 5/A/1), arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (HUAK m. 18/A/15); kanun “kesilir” değil “durur” der.
  6. Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur (TBK m. 152); zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161).

Bu rehber Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ilâ 161. maddelerini alacaklının tarafından anlatır: on yıllık genel süre ve beş yıllık liste, sürenin başlangıcı, ikrar, dava, tahkim veya icra takibiyle kesilme, dava şartı arabuluculukta durma, faize etkisi, müteselsil borçlular ve kefil, poliçe, bono ve çek için ayrı süreler ve zamanaşımının neden borçlu tarafından ileri sürülmesi gerektiği.

Solda fatura destesinin yanında büyük bir kum saati, sağda madeni para kulelerinin yanında daha küçük bir kum saati görünen gravür çizim.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”

1. Ticari Alacakta Zamanaşımı Süresi Nedir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 146. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” 147. madde, saydığı alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygular; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) başta olmak üzere özel kanunlar da belirli senet ve sözleşmeler için kendi sürelerini koyar.

Türkiye’deki bir şirketten alacağı olan yabancı tedarikçi, kredi veren veya hizmet sağlayıcı için ilk soru bu nedenle alacağın hangi kurala tabi olduğudur. Kanun genel kuraldan başlar, sonra istisnalara bakar. 147. maddeye göre şu alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

  1. kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler;
  2. otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri;
  3. küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar;
  4. bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar;
  5. vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar;
  6. yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

Bu bentlerden birine veya özel bir hükme girmeyen alacak, 146. maddedeki on yıllık kurala tabi kalır. Belirli bir alacağın bir bende girip girmediği bendin lafzına ve arkasındaki sözleşmeye bağlıdır; bunu mahkeme değerlendirir.

Süreler kesindir. TBK m. 148 “Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.” der; buradaki ayırım, Kanunun zamanaşımını düzenleyen ayırımıdır. TTK m. 6 de ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemeyeceğini ekler. TBK m. 160/1’e göre zamanaşımından önceden feragat edilemez. Bir tedarik veya kredi sözleşmesine bu süreleri uzatmak ya da kısaltmak için konan bir hüküm, bu nedenle bu maddeler karşısında okunur.

2. Başlıca Süreler Yan Yana

Tablo, bu rehberde ele alınan süreleri yalnız ilgili hükümlerin söylediği üzerinden gösterir.

AlacakSüreBaşlangıçHüküm
Kanunda aksine hüküm bulunmayan her alacakOn yılAlacağın muaccel olmasıTBK m. 146 ve 149/1
Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimlerBeş yılAlacağın muaccel olmasıTBK m. 147, 1. bent ve m. 149/1
Vekâlet, komisyon, acentalık; simsarlık (ticari simsarlık ücreti hariç)Beş yılAlacağın muaccel olmasıTBK m. 147, 5. bent ve m. 149/1
Eser sözleşmesi (yüklenicinin ağır kusurla ifa etmemesi hariç)Beş yılAlacağın muaccel olmasıTBK m. 147, 6. bent ve m. 149/1
Cari hesap (tasfiye, artan tutar, faiz, hesap hataları ve benzeri davalar)Beş yılCari hesap sözleşmesinin sona ermesiTTK m. 101
Poliçede kabul edene, bonoda düzenleyene karşı istemlerÜç yılVadenin geldiği tarihTTK m. 749/1, 778/1-h ve 779/1
Çek: hamilin başvurma haklarıÜç yılİbraz süresinin bitimiTTK m. 814/1
İlama müstenit takipOn seneSon muameleİİK m. 39/1
Aciz vesikasındaki borç, borçluya karşıYirmi yılAciz vesikasının düzenlenmesiİİK m. 143/6

Tablodan iki sonuç çıkar. Birincisi, alacaklının elindeki senet süreyi değiştirebilir: bono veya çek TTK’da kendine özgü ve daha kısa sürelere bağlıdır; bunun arkasındaki satış veya kredi ilişkisinin ise TBK’da kendi süresi vardır. İkincisi, bir mahkeme kararı süreyi yeniden değiştirir: TBK m. 156/2 uyarınca borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise kesilmeyle başlayan yeni süre her zaman on yıldır.

3. Zamanaşımı Ne Zaman İşlemeye Başlar?

TBK m. 149/1’e göre “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.” M. 149/2’ye göre alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.

Dönemsel edimler. M. 150/1’e göre ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar. M. 150/2’ye göre alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.

Sürenin hesabı. M. 151/1’e göre süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. M. 151/2’ye göre zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.

Faiz ve bağlı alacaklar. M. 152’ye göre “Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.” Anapara faizleri ayrıca 147. maddenin 1. bendinde, beş yıllık süreye bağlı alacaklar arasında sayılır. Alacaklı bu yüzden her fatura için iki şeye bakmalıdır: anaparanın süresine ve daha önce dolabilecek olan faiz süresine.

Takas. M. 139/3’e göre zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir. Borçlunun da alacaklıdan alacağı varsa, bu tarih zamanaşımı tarihinin kendisi kadar önem taşıyabilir.

Solda kumu akmış bir kum saati, oklu bir yolla kırmızı para kulesine, oradan da kumu üst haznesinde duran yeni bir kum saatine bağlanıyor.
Borçlunun kısmi ödemesi süreyi keser ve süre yeniden işlemeye başlar.

4. Zamanaşımını Ne Keser ve Kesilmeden Sonra Ne Olur?

TBK m. 154, zamanaşımının kesildiği iki grup hâli sayar: borçlunun ikrarı ve alacaklının belirli resmî adımları. Kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar (m. 156/1).

Borçlunun ikrarı (m. 154, 1. bent). “Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse” zamanaşımı kesilir. “Özellikle” sözcüğü bunların örnek olduğunu gösterir. Belirli bir mektubun, e-postanın veya beyanın ikrar sayılıp sayılmayacağı içeriğine bağlıdır ve bunu mahkeme değerlendirir.

Alacaklının adımları (m. 154, 2. bent). Alacaklı şu adımlardan birini atmışsa zamanaşımı kesilir:

  1. dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmak;
  2. icra takibinde bulunmak;
  3. iflas masasına başvurmak.

İhtarname bu işlemler arasında değildir; bir bildirim ancak muacceliyet ona bağlı olduğunda zamanaşımının başlangıcı bakımından önem taşır (m. 149/2).

Yeni süre (m. 156). M. 156/1’e göre “Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.” M. 156/2’ye göre borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman on yıldır. Belirli bir belgenin bu fıkra anlamında senetle ikrar olup olmadığını mahkeme değerlendirir.

Yargılama ve takip sırasında yeniden işleme (m. 157). M. 157/1’e göre bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. M. 157/2’ye göre zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. M. 157/3’e göre iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmiş zamanaşımı, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar. Alacaklı için dosyadaki işlemlerin tarihleri, kesilmeden sonra da önemini korur.

Davanın reddinde ek süre (m. 158). Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.

Müteselsil borçlular ve kefil (m. 155). M. 155/1’e göre zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. M. 155/2’ye göre zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilmiş olur. M. 155/3’e göre ise zamanaşımı kefile karşı kesilince asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz. Yalnız kefile karşı dava açan alacaklının, bu nedenle asıl borçluya karşı da ayrı bir adım atması gerekir.

5. Zamanaşımı Ne Zaman Durur?

Zamanaşımının durması, kesilmesinden farklıdır. TBK m. 153/1’e göre sayılan durumlarda “zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur”; m. 153/2’ye göre zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür. Kesilme yeni bir süre başlatır; durma ise işleyen süreyi bekletir.

TBK’daki sebepler. 153. maddenin 1 ilâ 4. bentleri velayet, vesayet (vesayet işlemleri sebebiyle Devlete karşı alacaklar dahil), evlilik ve ev hizmetlilerinin hizmet ilişkisi süresince doğan alacaklarla ilgilidir. 5 ilâ 7. bentler ticari dosyalarda da karşılaşılabilecek hâllerdir:

  1. borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece (5. bent);
  2. alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece (6. bent);
  3. alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek süre (7. bent).

Belirli bir durumun, alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmaması anlamına gelip gelmediğini mahkeme değerlendirir.

Zorunlu ticari arabuluculuk. TTK m. 5/A/1’e göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 18/A maddesinin 15. fıkrasına göre “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.” Kanun “kesilir” değil “durur” der: başvurudan önce işlemiş olan süre hesapta kalır (TBK m. 153/2). Aynı maddenin 18. fıkrasına göre özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu ya da tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. Sözleşmesinde tahkim şartı bulunan alacaklı, durmaya güvenmeden önce bu istisnayı kontrol eder; hakeme başvurmak ise TBK m. 154’ün 2. bendi uyarınca zamanaşımını keser.

Borçlunun iflası ve konkordato. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 194. maddesinin birinci fıkrasına göre, aynı fıkradaki istisnalar saklı kalmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur; ikinci fıkraya göre “Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.” Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK m. 294/1’e göre mühlet içinde “bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez”; İİK m. 288/1’e göre de “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.”

6. Poliçe, Bono ve Çek

Kambiyo senetlerinin TTK’da kendine özgü zamanaşımı kuralları vardır ve bu kurallar, senedin arkasındaki ticari alacağın süresiyle yan yana durur.

Poliçe. TTK m. 749/1’e göre poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 749/2’ye göre hamilin cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 749/3’e göre bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bono. TTK m. 778/1-h’ye göre zamanaşımına dair 749 ilâ 751. maddeler hükümleri, bononun niteliğine aykırı düşmedikçe bonolar hakkında da geçerlidir. M. 779/1’e göre “Bir bonoyu düzenleyen kişi, tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur.” Düzenleyene karşı istemlerde bakılacak süre bu nedenle 749/1’deki kabul edene karşı istemlerin süresidir.

Çek. TTK m. 814/1’e göre hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. M. 814/2’ye göre çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Kambiyo senetlerinde kesilme. TTK m. 750’ye göre zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir. M. 751/1’e göre zamanaşımını kesen işlem, kimin hakkında meydana gelmişse ancak ona karşı hüküm ifade eder; m. 751/2’ye göre zamanaşımı kesilince süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar. Bu kurallar, müteselsil borçlulara ilişkin TBK m. 155/1’den ve TBK m. 156/2’deki on yıllık yeni süreden farklıdır. M. 818/1-p, 750 ve 751. maddeleri çek hakkında da uygular.

Senet zamanaşımına uğradıktan sonra. TTK m. 732/1’e göre zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. M. 732/4’e göre bu istemin zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. M. 778/1-d ve 818/1-m, 732. maddeyi bono ve çeke de uygular.

Bu senetlere özgü hızlı takip yolu için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu rehberimize bakabilirsiniz.

7. Hükümden Sonra ve İcra Dosyasında

İlama müstenit takip. İİK m. 39/1’e göre “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.” M. 39/2’ye göre noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.

Aciz vesikası. İİK m. 143/1’e göre alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için bir aciz vesikası düzenler. M. 143/2’ye göre bu vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir. M. 143/4’e göre aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. M. 143/6’ya göre bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler.

Dosyayı canlı tutmak. TBK m. 157/2’ye göre icra takibiyle kesilen zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Borçlunun itirazı ve alacaklının buna karşı başvurabileceği yollar, borçlu itirazının kaldırılması rehberimizde anlatılmıştır.

8. Zamanaşımı İleri Sürülmelidir: Borçlunun Savunması ve Hak Düşürücü Süre

TBK m. 161’e göre “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.” Zamanaşımı bu nedenle borçlunun ileri sürmesi gereken bir savunmadır; ileri sürülmezse hâkim onu uygulamaz.

Kanunlar zamanaşımının yanında ikinci bir kategoriyi de ayrı tutar: hak düşürücü süre. İkisi birçok hükümde yan yana anılır: TBK m. 158 altmış günlük ek süreyi “zamanaşımı veya hak düşürücü süre” dolmuşsa tanır; HUAK m. 18/A/15 zamanaşımının durduğunu, hak düşürücü sürenin ise işlemediğini söyler; İİK m. 194/2 dava durduğu müddetçe ikisinin de işlemeyeceğini, İİK m. 294/1 ise konkordato mühleti içinde bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini öngörür. 161. madde yalnız zamanaşımı için yazılmıştır. Başka bir kanundaki belirli bir sürenin zamanaşımı mı yoksa hak düşürücü süre mi olduğu, o kanunun kendi lafzından çıkar ve bunu mahkeme değerlendirir.

Feragat. TBK m. 160/1’e göre “Zamanaşımından önceden feragat edilemez.” M. 160/2 ve 160/3’e göre müteselsil borçlulardan birinin veya bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması diğerlerine karşı ileri sürülemez; m. 160/4’e göre asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.

Taşınır rehni. TBK m. 159’a göre alacağın bir taşınır rehniyle güvenceye bağlanmış olması, bu alacak için zamanaşımının işlemesine engel olmaz; bununla birlikte alacaklının hakkını rehinden alma yetkisi devam eder.

9. Yabancı Alacaklı İçin Kontrol Listesi

Yukarıdaki hükümler, ödenmemiş her ticari alacak için kısa bir soru listesine dönüşür.

  1. Kuralı belirleyin. Alacak TBK m. 146’daki on yıllık kurala mı, 147. maddedeki bir bende mi, yoksa TTK m. 101 ya da 749 ve 814. maddelerdeki senet süreleri gibi özel bir hükme mi tabi?
  2. Muacceliyet tarihini sabitleyin. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla ya da gerekli bildirimin yapılabileceği günden başlar (TBK m. 149); başladığı gün sayılmaz (m. 151/1).
  3. Faizi ayrıca kontrol edin. Anapara faizleri beş yıllık listededir (TBK m. 147, 1. bent) ve asıl alacakla birlikte zamanaşımına uğrar (m. 152).
  4. İkrarları arayın. Borçlunun faiz ödemesi, kısmi ödemesi, verdiği rehin veya gösterdiği kefil zamanaşımını keser (TBK m. 154, 1. bent); senetle ikrar edilen borçta yeni süre on yıldır (m. 156/2).
  5. Kesici adımı zamanında atın. Dava, tahkim, icra takibi veya iflas masasına başvuru zamanaşımını keser (TBK m. 154, 2. bent); ihtarname bu listede yer almaz.
  6. Arabuluculuğu hesaba katın. Ticari para alacaklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur (TTK m. 5/A/1) ve başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur (HUAK m. 18/A/15); tahkim sözleşmesi bulunan veya özel kanunda tahkim ya da başka bir alternatif çözüm yolu zorunlu tutulan hâllerde bu hükümler uygulanmaz (m. 18/A/18).
  7. Her borçluyu kapsayın. Asıl borçluya karşı kesilme kefile de uzanır, tersi geçerli değildir (TBK m. 155); poliçe, bono ve çekte kesici işlem yalnız hakkında meydana geldiği kişiye karşı hüküm ifade eder (TTK m. 751/1).
  8. Dosyayı işletin. İcra takibiyle kesilen zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işler (TBK m. 157/2).

Bu adımlar daha geniş bir tahsilat stratejisinin parçasıdır. Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimiz yolların birbirine nasıl bağlandığını anlatır; tahsilat hizmet sayfamız ise yabancı alacaklılar için nasıl çalıştığımızı açıklar. Almanya’daki satıcılar CISG, ödeme emri ve arabuluculuğun kendileri için nasıl birleştiğini Alman satıcılar ve Almanya’daki diğer müvekkiller için hazırladığımız özette bulabilir.

Alacaklı için araç

Türkiye'deki borçluya karşı alacağımız hâlâ süresinde mi?

Alacağın neye dayandığını seçin ve muacceliyet tarihini girin. Araç, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ya da Türk Ticaret Kanunu'ndaki (TTK) zamanaşımı süresini, bu sürenin gösterdiği tarihi ve izlenecek icra yolunu gösterir.

1. Alacak neye dayanıyor?

Bu aracın ayrı sayfası Alacak zamanaşımı hesaplama: ticari alacak, bono ve çek

Sıkça sorulan sorular

Türk müşterimiz birkaç yıl önce teslim ettiğimiz malların faturalarını ödemedi. Alacak zamanaşımına uğradı mı?

Bu, uygulanacak süreye ve alacak muaccel olduktan sonra yaşananlara bağlıdır. TBK m. 146'ya göre kanunda aksine bir hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; m. 147 beş yıllık süreye bağlı alacakları sayar, özel kanunlar da kendi sürelerini koyar. Süre alacağın muaccel olmasıyla başlar (m. 149/1); borçlunun ikrarı ya da alacaklının dava, tahkim, icra takibi veya iflas masasına başvurusu zamanaşımını keser (m. 154). Her fatura bu kurallara göre ayrı ayrı okunur ve somut olayı mahkeme değerlendirir.

Borçluya ihtarname göndermek zamanaşımını durdurur mu?

İhtarname, TBK m. 154'te sayılan işlemler arasında yer almaz. Kanun zamanaşımını kesen hâller olarak borçlunun borcu ikrar etmesini ve alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmasını, icra takibinde bulunmasını ya da iflas masasına başvurmasını sayar. Alacağın muaccel olması bir bildirime bağlıysa, m. 149/2 uyarınca zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.

Borçlu geçen yıl borcun bir kısmını ödedi. Bunun etkisi ne olur?

TBK m. 154'ün 1. bendine göre borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir. M. 156/1 uyarınca kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar; m. 156/2 uyarınca borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman on yıldır.

Sözleşmemizle zamanaşımı süresini kısaltabilir veya uzatabilir miyiz?

TBK m. 148'e göre Kanunun zamanaşımına ilişkin ayırımında belirlenen süreler sözleşmeyle değiştirilemez; TTK m. 6'ya göre de ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemez. TBK m. 160/1 ayrıca zamanaşımından önceden feragat edilemeyeceğini öngörür.

Zorunlu ticari arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?

Evet. Konusu bir miktar para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A/1). 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 15. fıkrasına göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Aynı maddenin 18. fıkrasına göre özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu ya da tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.

Elimizde borçlunun imzaladığı bir bono var. Süre on yıl mı?

Her zaman değil. Türk Ticaret Kanunu poliçe için ayrı süreler öngörür ve TTK m. 778/1-h bu hükümleri, bononun niteliğine aykırı düşmedikçe bonolara da uygular. M. 779/1'e göre bonoyu düzenleyen kişi tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur; m. 749/1'e göre de kabul edene karşı ileri sürülecek istemler vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çekte ise m. 814/1, hamilin başvurma hakları için ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıllık süre koyar.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

İlgili hukuki rehberler ve yayınlar

  1. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Alacak Tahsili: Bono, Poliçe ve Çeklerde İİK m. 167–170 Rejimi
  2. Türkiye'de Alacağın Temliki: Alacaklı Ticari Alacağını TBK m. 183-194 Kapsamında Nasıl Devreder?
  3. Alacak Davasında Ticari Defterlerin Delil Olması: HMK m. 222 ve Türk Ticaret Kanunu'nun Defter Tutma Kuralları
  4. Ticari Alacağın İflas Yoluyla Tahsili: Yedi Günlük Ödeme Emri, Ticaret Mahkemesi ve Depo Emri (İİK 43, 155-159)
  5. Kanadalı İhracatçının Türk Alıcıdan Alacağını Tahsili: CISG, Dava Şartı Arabuluculuk ve İcra Takibi
  6. Türkiye'de Yabancı Alacaklı İçin Alacak Tahsili: İcra Nasıl İşler, Dosyanıza Hangi Yol Uyar
  7. Türk İcra Takibinde Borçlu İtirazının Kaldırılması: İİK m. 68-70 Kapsamında Alacaklının Yolu
  8. Türkiye'de İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip: İİK m. 145-153 Kapsamında Kredi Veren Alacaklı Rehberi
  9. Çek Karşılıksız Çıktı: Yabancı Hamil Kimden, Ne Kadar ve Ne Hızla Tahsil Eder? (Çek Kanunu 5941, TTK 796-814, İİK 168)
  10. ABD'li İhracatçının Türk Alıcıdan Dolar Alacağını Tahsili: CISG, Arabuluculuk, İcra Takibi ve Konkordato

Tüm rehberler

İlgili hizmet alanları

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası