Ticari Uyuşmazlık ve Tahkim

Ticari uyuşmazlıklar Türkiye'de kendine özgü bir usul izler; zorunlu arabuluculuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nden geçici hukuki korumaya ve iç ya da milletlerarası tahkime uzanan bir süreçtir.

Av. Onur Çalışıcıİstanbul Barosu sicil no 83426 · Güncelleme Ekim 2026

Ana noktalar

  1. Ticari uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'dir (6102 sayılı TTK m. 4-5).
  2. Konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davaları ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A; 1 Ocak 2019'dan bu yana).
  3. Yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca yürür: dilekçeler, ön inceleme, tahkikat ve hüküm.
  4. Kanun yolları önce istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi), ardından koşulları varsa temyizdir (Yargıtay).
  5. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici koruma tedbirleri, dava öncesinde veya sırasında alacağı güvence altına alır.
  6. Taraflar ISTAC, ICC veya ad hoc yöntemle iç ya da milletlerarası tahkime başvurmayı kararlaştırabilir.

Ticari uyuşmazlıklar Türkiye’de nadiren yalnızca esasa göre çözülür. Görevli mahkeme, dava öncesi şartlar ve geçici hukuki korumanın varlığı, sonucu çoğu zaman sözleşmenin kendisi kadar belirler. Yanlış mahkemede açılan ya da miktar para talepleri için artık zorunlu olan arabuluculuk adımı atlanarak açılan bir dava, esası hiç görülmeden reddedilebilir. Bu usul mimarisini baştan kavramak, bu nedenle ticari konumu korumanın merkezinde yer alır.

Görevli mahkeme ve zorunlu arabuluculuk

Çıkış noktası görevdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4 ve 5. maddeleri uyarınca ticari sayılan uyuşmazlıklara Asliye Ticaret Mahkemesi bakar. Bu kapsama, diğerlerinin yanında ticari işletmeden, kıymetli evraktan ve şirketler hukukuna ilişkin ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar girer. Bir yerde ayrı ticaret mahkemesi kurulmamışsa görevi Asliye Hukuk Mahkemesi yerine getirir; ancak uyuşmazlığın ticari niteliği, uygulanacak kuralları belirlemeye devam eder.

Bölümün devamını okuyun

Miktar para talepleri açısından ise ek bir adım söz konusudur. 1 Ocak 2019’dan bu yana TTK m. 5/A, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvurulmuş olmayı dava şartı hâline getirmiştir; 2023 değişikliğiyle itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama alınmıştır. Davacı son tutanağı dava dilekçesine ekler. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir; yalnız tutanak eksikse mahkeme önce bir haftalık kesin süre verir (6325 sayılı HUAK m. 18/A).

Zorunlu arabuluculuk tamamlanmadan açılan bir ticari alacak davası, esasa girilmeksizin reddedilir. Arabuluculuk adımı bir formalite değil, davanın dinlenebilmesinin şartıdır.

Bu kapsam dışında kalan uyuşmazlıklarda taraflar doğrudan mahkemeye başvurabilir; tahkim sözleşmesi bulunan hâllerde de dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (HUAK m. 18/A).

Yargılamanın seyri ve kanun yolları

Dava açıldığında yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) çizdiği çerçevede ilerler. Süreç belirli aşamalardan geçer:

Bölümün devamını okuyun
AşamaNe yapılır
DilekçelerDava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri uyuşmazlığın sınırlarını çizer
Ön incelemeMahkeme dava şartlarını denetler ve çekişmeli hususları belirler
TahkikatBelgeler, bilirkişi raporları ve tanık beyanları incelenir
HükümMahkeme esas hakkındaki kararını verir

Miktar veya değeri kanundaki sınırı (her yıl yeniden değerleme oranında artırılır) geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır (TTK m. 4/2); bu usulde yalnız dava ve cevap dilekçesi verilir, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez (HMK m. 317).

Hükümden sonra Türkiye iki dereceli bir denetim sistemi uygular. İlk basamak, Bölge Adliye Mahkemesi önünde istinaf olup hem maddi vakıayı hem hukuku denetler ve delilleri yeniden değerlendirebilir. Kanuni koşulların bulunması hâlinde karar, Yargıtay önünde temyiz edilebilir; temyiz yalnızca hukuki meselelerle sınırlıdır. Her aşamada kesin süreler işler ve süre kaçırıldığında kanun yoluna başvurma hakkı kolayca yitirilir.

Geçici hukuki koruma: tedbir ve ihtiyati haciz

Hem dava hem tahkim zaman alır ve borçlu bu arada mal varlığını eritebilir. Türk hukuku başlıca iki koruyucu araç sunar.

Bölümün devamını okuyun

HMK m. 389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşeceği ya da imkânsızlaşacağı veya gecikmenin ciddi zarar doğuracağı hâllerde mevcut fiilî veya hukuki durumu korur. Doğrudan uyuşmazlık konusuna yöneliktir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir para alacağını güvence altına almak için borçlunun mal varlığını bağlar. Bu, borçlunun icradan önce mallarını el uzatılamayacak duruma getirmesini önlemeye yönelik bir alacaklı aracıdır.

İhtiyati tedbirde talep eden, esas yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmeli ve mevcut durumdaki bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da imkânsızlaşacağını veya gecikmenin ciddi zarar doğuracağını göstermelidir (HMK m. 389-390). Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağı için ihtiyati hacizde ise alacak hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller yeterlidir; mal kaçırma, gizleme veya hileli işlem gibi sebepler yalnız vadesi gelmemiş borçta aranır (İİK m. 257-258). Talep eden, kural olarak haksız çıkması hâlinde doğacak zararlara karşı teminat göstermek zorundadır; mahkeme ancak kanunun izin verdiği hâllerde, örneğin ihtiyati haczin ilama dayandığı durumda, teminat almaz (HMK m. 392; İİK m. 259).

Geçici hukuki koruma ters yönde de işler. Borcu çekişmeli hâle getiren taraf menfi tespit davası açabilir; dava takipten önce açılmışsa alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasını da isteyebilir (İİK m. 72). Ticari bir uyuşmazlıkta bu dava için de önce arabulucuya başvurulmalıdır (TTK m. 5/A). Bu yollar ve süreleri icra takibine karşı savunma ve menfi tespit sayfamızda ve aleyhinize icra takibi yazısında ele alınıyor.

Tahkim seçenekleri

Tarafların kararlaştırdığı hâllerde tahkim, mahkemeye bir alternatif sunar; gizliliği, esnekliği ve sınır ötesi işlerde tarafsız bir forum sağlaması nedeniyle tercih edilir.

Bölümün devamını okuyun
  • İç tahkim, yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklara uygulanır ve HMK m. 407-444 hükümlerine tabidir.
  • Milletlerarası tahkim, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması hâlinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kapsamına girebilir.
  • Kurumsal tahkim, ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) ve ICC gibi kurumlarca, her biri kendi usul kurallarına göre yürütülür.

Her tahkimin temeli tahkim şartıdır. Bu şartın kaleme alınışı tahkim yerini, uygulanacak usul kurallarını, dili ve nihayetinde verilecek kararın icra edilip edilemeyeceğini belirler. Kusurlu bir şart, tarafı esasa hiç gelinmeden forum tartışmasıyla uğraşır hâle getirebilir. Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de tenfizi, New York Sözleşmesi çerçevesinde yürüyen bir süreç olup ayrı bir makalede ele alınmaktadır.

Çalışma yöntemimiz

Her ticari uyuşmazlığa usul haritasını çıkararak başlarız: görevli mahkeme, zorunlu arabuluculuğun uygulanıp uygulanmadığı ve geçici hukuki korumayla giderilebilecek risk. Müvekkilin alacağı tehlike altındaysa, hükmü beklemek yerine erken aşamada ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir seçeneğini değerlendiririz.

Bölümün devamını okuyun

Yargılama boyunca dilekçeleri, delilleri ve bilirkişi sürecini Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yönetir; kanun yoluna başvurunun zamanlaması ve olasılıkları konusunda görüş veririz. Bir sözleşmede tahkim şartı bulunuyorsa ya da müvekkil böyle bir şart müzakere ediyorsa, ISTAC, ICC veya iç tahkim çerçevesi arasından uygun tahkim yerini, kurumu ve kuralları değerlendiririz. Görevimiz, usul stratejisini ticari hedefle örtüştürmek; böylece seçilen yöntem müvekkilin gerçekte ihtiyaç duyduğu sonuca hizmet eder.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri

4 maddeyi gösterin

Rakamlarla

TTK m. 4-5
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine ilişkin dayanak
2019
Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı hâline geldiği yıl (TTK m. 5/A)
MTK 4686
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklara uygulanan Milletlerarası Tahkim Kanunu
HMK m. 389 vd.
İhtiyati tedbire ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri

Bir ticari uyuşmazlık nasıl ilerler

  1. Değerlendirme ve dava öncesi adımlar

    Sözleşmeyi, yazışmaları ve delilleri inceler, görevli mahkemeyi belirler ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğun uygulanıp uygulanmadığını saptarız.

  2. Zorunlu arabuluculuk

    TTK m. 5/A kapsamındaki uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculukta müvekkili temsil eder, dava dilekçesine eklenmesi gereken son tutanağı alırız.

  3. Dava açılışı ve geçici koruma

    Dava dilekçesini hazırlar, alacağın risk altında olduğu hâllerde konumu güvenceye almak için ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep ederiz.

  4. Yargılama ve deliller

    Ön inceleme ve tahkikat aşamalarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde dilekçeleri, bilirkişi raporlarını ve tanık beyanlarını ortaya koyarız.

  5. Kanun yolları veya icra

    Hükümden sonra Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay önünde istinaf ile temyizi takip veya müdafaa eder ya da kararın icrasına geçeriz.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de ticari uyuşmazlıklara hangi mahkeme bakar?

Ticari uyuşmazlıklara kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi bakar; bu mahkemenin görevi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4 ve 5. maddeleriyle belirlenir. Ticari sayılan işlerden, örneğin ticari işletmeden, kıymetli evraktan ve şirketler hukukuna ilişkin ilişkilerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Bir yerde ayrı bir ticaret mahkemesi kurulmamışsa görevi Asliye Hukuk Mahkemesi yerine getirir. Doğru mahkemeyi baştan belirlemek, ileride görev itirazından kaynaklanan gecikme ve masrafları önler.

Ticari dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Belirli bir talep kategorisi için evet. 1 Ocak 2019'da yürürlüğe giren TTK m. 5/A uyarınca, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında ve 2023 değişikliğinden bu yana itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir; arabuluculuk yapılmış ama son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme önce bir haftalık kesin süre verir (6325 sayılı HUAK m. 18/A). Tahkim sözleşmesi bulunan hâllerde bu kural uygulanmaz. Diğer uyuşmazlıklar doğrudan dava yoluyla görülebilir.

Dava sonuçlanmadan alacağımı nasıl güvence altına alabilirim?

Türk usul hukuku başlıca iki araç sunar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 389 ve devamı maddelerindeki ihtiyati tedbir, gecikmenin ciddi zarar doğuracağı hâllerde mevcut fiilî veya hukuki durumu korur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257 ve devamı maddelerindeki ihtiyati haciz ise rehinle temin edilmemiş para alacağını güvence altına almak için borçlunun mal varlığını bağlar. İhtiyati tedbirde talep eden, esas yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmeli ve mevcut durumdaki bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını ya da imkânsızlaşacağını veya gecikmenin ciddi zarar doğuracağını göstermelidir (HMK m. 389-390). Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağı için ihtiyati hacizde ise alacak hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller yeterlidir; mal kaçırma, gizleme veya hileli işlem gibi sebepler yalnız vadesi gelmemiş borçta aranır (İİK m. 257-258). Talep eden, kural olarak haksız çıkması hâlinde doğacak zararlara karşı teminat göstermek zorundadır; mahkeme ancak kanunun izin verdiği hâllerde teminat almayabilir (HMK m. 392; İİK m. 259).

Ticari davada kanun yolları nelerdir?

Türkiye iki dereceli bir denetim sistemi uygular. İlk derece mahkemesinin kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesi önünde istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf hem maddi vakıayı hem hukuku denetler ve gerektiğinde delilleri yeniden inceleyebilir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı, kanuni sınırların ve koşulların bulunması hâlinde Yargıtay önünde temyiz edilebilir; temyiz denetimi hukuki meselelerle sınırlıdır. Her aşamada kesin süreler işlediğinden, kanun yoluna başvuru kararı gecikmeksizin verilmelidir.

Mahkeme yerine tahkim ne zaman tercih edilir?

Tahkim tarafların anlaşmasına dayanır ve çoğu zaman sınır ötesi sözleşmelerde, gizlilik ihtiyacında veya uzmanlık gerektiren konularda tercih edilir. Yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan iç tahkim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 407-444. maddelerine tabidir; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar ise 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kapsamına girebilir. ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) ve ICC gibi kurumlar yargılamayı kendi kurallarına göre yürütür. Özenle kaleme alınmış bir tahkim şartı esastır; çünkü ifadesi tahkim yerini, dilini ve kararın icra edilebilirliğini belirler.

Yabancı hakem kararları Türkiye'de nasıl tenfiz edilir?

Türkiye, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında New York Sözleşmesi'ne taraftır; tenfiz kural olarak bu çerçevede görevli Türk mahkemesi önünde yürür. Tanıma ve tenfiz, tahkim anlaşmasının geçerliliği ve kamu düzenine uygunluk gibi Sözleşme'de sayılan sınırlı sebepler bakımından incelenir. Yabancı hakem kararlarının tenfizi usulü ayrı bir makalede daha ayrıntılı ele alınmaktadır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün.

Av. Onur Çalışıcı

Dosyanızı yürüten avukat

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu ve elinizdeki belgeleri yazın; okuyup size dönüş yapalım. Türkçe ya da İngilizce yazabilirsiniz.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası