Bu rehber, 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca Almanya'daki Türk temsilciliğinde tescili, komisyonun istediği Alman belgelerini, aile mahkemesinde tanıma davasının ne zaman gerektiğini ve çocuk, nafaka ve emeklilik hakları denkleştirmesine ilişkin hükümlerin neden ayrı değerlendirildiğini anlatır.
Alman aile mahkemesinin verdiği boşanma kararı kesinleştiğinde evliliği Alman hukukuna göre sona erdirir. Bu karar Türkiye’deki nüfus kaydını kendiliğinden değiştirmez. Aile kütüğü kişinin medeni hâlini ve evlenme, boşanma gibi kişisel durum değişikliklerini gösterir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 7/1-d ve f); boşanma da Kanunun saydığı nüfus olaylarındandır (m. 3/1-y).
Lex Lata Türk hukuku konusunda danışmanlık verir; Alman aile hukukuna ilişkin sorular Almanya’daki bir Rechtsanwalt’a sorulmalıdır.
Alman boşanma kararı Türkiye’de başka bir işlem yapılmadan geçerli olur mu?
Türk kayıtları bakımından olmaz. Alman kararı evliliği Almanya’da sona erdirir, ancak Türk nüfus kaydı boşanma işlenene kadar evliliği göstermeye devam eder. İki yol vardır: 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca Almanya’daki Türk temsilciliğinde ya da Türkiye’deki nüfus müdürlüğünde idari tescil veya 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 58 uyarınca Türk aile mahkemesinde tanıma davası. Almanya ile Türkiye arasındaki hiçbir antlaşma bu adımları gereksiz kılmaz.
Almanya’da evliliği hangi karar sona erdirir
Alman hukuku Almanya’da boşanmayı yalnız mahkeme yoluyla tanır: evlilik, eşlerden birinin veya ikisinin başvurusu üzerine ancak mahkeme kararıyla boşanmayla sona erer ve karar kesinleştiğinde evlilik çözülür (BGB § 1564). Yabancılık unsuru taşıyan evlilikler için EGBGB m. 17/3 de Almanya’da evliliğin ancak mahkemece boşanmayla sona erdirilebileceğini tekrarlar. Görevli mahkeme, yerel mahkeme olan Amtsgericht bünyesinde kurulan aile işleri dairesi, yani Familiengericht’tir (GVG § 23b/1). Mahkeme karar (Beschluss) şeklinde hüküm kurar (FamFG § 116/1) ve evlilik davalarındaki nihai kararlar ancak kesinleşmeyle hüküm doğurur (§ 116/2).
Türk dosyası için iki Alman kavramı önemlidir:
- Kesinleşme (Rechtskraft). Karara karşı bir ay içinde Beschwerde yoluna gidilebilir (FamFG § 63/1) ve süre kararın taraflara yazılı bildirilmesiyle başlar (§ 63/3). Duruşmada açıklanan karar henüz kesinleşmiş karar değildir.
- Kesinleşme belgesi (Rechtskraftzeugnis, uygulamada Rechtskraftvermerk). Mahkeme kalemi bu belgeyi dava dosyasına dayanarak verir; evlilik davalarında taraflara resen, kararın gerekçesiz bir örneği üzerinde verilir (FamFG § 46/1).
m. 27/A/1 usulen kesinleşmiş karar arar; Tescil Yönetmeliği de kararda kesinleşme şerhi yoksa kesinleşmeyi gösteren onaylı belge ister (m. 7/1-c). Kesinleşme şerhli örnek her iki noktayı karşılar. Belirli bir Alman belgesinin kesinleşmeyi gösterip göstermediği Alman hukuku sorusudur; tercümeden önce netleştirilmelidir.
Almanya’daki Türk temsilciliğinde tescil (5490 sayılı Kanun m. 27/A)
Kanundaki dört şart
m. 27/A, 690 sayılı KHK ile 2017’de 5490 sayılı Kanuna eklenmiş ve 2018’de 7077 sayılı Kanunla aynen kabul edilmiştir. Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin verilen kararları dört şartla nüfus kütüğüne tescil ettirir:
- tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte ya da taraflardan birinin ölmüş veya yabancı olması hâlinde Türk vatandaşı olan diğer tarafın veya vekilinin tek başına başvurması;
- kararın verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş olması;
- usulen kesinleşmiş olması;
- Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
Usul, Yabancı Ülke Adlî veya İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelikte (RG 7 Şubat 2018, değişik 30 Ağustos 2020) düzenlenmiştir; aşağıda Tescil Yönetmeliği olarak anılmaktadır.
Dosyayı hangi Türk makamı alır
m. 27/A/2 yurt dışındaki tescili kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklere bırakır; Yönetmelik dış temsilciliği Türkiye’nin kararın verildiği ülkedeki büyükelçiliği, başkonsolosluğu veya konsolosluk ajanlığı olarak tanımlar (m. 4/1-ç). Alman kararı bu nedenle Almanya’da, Berlin Büyükelçiliğinde ya da Almanya’daki bir Türk başkonsolosluğunda tescil ettirilir; asılları göndermeden önce yerleşim yerinize bakan başkonsolosluğa dosyayı nasıl kabul ettiğini sorun. Yurt içinde başvuru taraflardan birinin yerleşim yeri il müdürlüğüne, Türkiye’de yerleşim yeri yoksa aralarında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Konya’nın da bulunduğu on sekiz il müdürlüğünden birine yapılır (Tescil Yönetmeliği m. 5).
Başvuruda kimin imzası gerekir
Türk ve Alman vatandaşı olan, 2024’te Familiengericht kararıyla boşanmış ve Köln’de yaşayan bir kadını düşünelim. Eski eşi de Türk vatandaşıysa ikisinin de başvurması gerekir; ancak yan yana olmaları şart değildir, iki ayrı başvuru arasındaki süre doksan günü geçmemelidir (Tescil Yönetmeliği m. 6/1). Eski eşi yalnız Alman vatandaşıysa tek başına başvurabilir (m. 6/2). Alman pasaportu Türk vatandaşlığını etkilemez: 5901 sayılı Kanun çok vatandaşlığı Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olması diye tanımlar (m. 3/1-b); MÖHUK da uygulanacak hukukun vatandaşlığa göre belirlendiği hâllerde aynı zamanda Türk vatandaşı olanlara Türk hukukunu uygular (m. 4/1-b).
Hiç Türk vatandaşı olmamış bir Alman vatandaşının tek başına başvuru hakkı yoktur; kanun bu hakkı yalnız Türk vatandaşı olan tarafa verir. Birlikte başvuruya katılabilir ya da eski eşi tek başına başvurabilir; aksi hâlde aşağıdaki mahkeme yolu açıktır.
Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlığını kaybeden kişi, kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulur (5901 sayılı Kanun m. 27/1), ancak sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmaya devam eder (m. 28/1). Böyle bir Mavi Kart sahibinin m. 27/A uyarınca tek başına başvurup başvuramayacağı, başvurudan önce temsilcilikle netleştirilmelidir.
Taraflardan biri ölmüşse Türk vatandaşı olan sağ taraf, usulüne göre onaylanmış ölüm belgesi ve onaylı tercümesiyle tek başına başvurabilir (m. 6/2 ve 7/1-e). İki taraf da tescil talebinden önce ölmüşse, tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşmiş boşanmalar hariç, hukuki yararı bulunanlar başvurabilir (m. 6/3). Başvuru kanuni temsilci veya vekil aracılığıyla da yapılabilir (m. 6/1).
Komisyon nasıl karar verir
Temsilcilikte veya il müdürlüğünde oluşturulan komisyon kararın tescil edilip edilemeyeceğini inceler ve toplantıya katılanların oy çokluğuyla karar verir (Tescil Yönetmeliği m. 8, 9/2 ve 9/4); gündem olması hâlinde en geç on beş gün içinde toplanır (m. 9/3). Eksik belgeler için doksan günlük süre verilir, tamamlanmazsa başvuru reddedilir (m. 7/4). Kararla ilgili Türkiye’de açılmış ve devam eden ya da reddedilmiş dava varsa başvuru reddedilir (m. 9/6); Türk kamu düzenine açıkça aykırı kararlar gerekçeli olarak reddedilir (m. 9/7). Tescile karar verilirse boşanma yedi gün içinde aile kütüğüne işlenir (m. 10/1). Ne m. 27/A ne de Yönetmelik başvuru için bir süre öngörür.
Almanya’da hazırlanacak evrak
Komisyon Tescil Yönetmeliği m. 7’deki listeyle çalışır:
- Başvuru formu (m. 7/1-a).
- Karar. Usulüne göre onaylanmış kararın aslı ve Türkçe tercümesi (m. 7/1-b). Almanya’dan bu, mahkemenin verdiği Familiengericht kararı örneğidir (Ausfertigung); tercihen kesinleşme şerhini taşıyan örnek.
- Kesinleşme belgesi. Kararda kesinleşme şerhi yoksa Alman kanunlarına göre kesinleştiğine dair onaylı belge veya yazı ile aynı şekilde onaylanmış tercümesi (m. 7/1-c).
- Apostil. Apostil Sözleşmesi Almanya için 13 Şubat 1966’da, Türkiye için 29 Eylül 1985’te yürürlüğe girmiştir. Apostil makamını her eyalet (Land) belirler; aile mahkemelerini de kapsayan adli yargı mahkemelerinin belgeleri için HCCH, eyalet adalet bakanlığını ya da Landgericht veya Amtsgericht başkanını gösterir.
- Tercüme. Noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanmış ya da ilgili ülkenin yetkili makamınca apostil şerhi verilerek onaylanmış Türkçe tercüme (m. 7/1-b).
- Kimlik. Kimlik veya pasaport fotokopileri; taraflardan biri yabancıysa kimlik veya pasaportların noter tasdikli Türkçe tercümeleri (m. 7/1-ç).
- Vekâletname. Vekil aracılığıyla başvuruda noter tarafından düzenlenen fotoğraflı özel vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği (m. 7/1-d). Başkonsoloslukta ve Alman noterinde vekâletname yolları Almanya’dan Türkiye’ye vekâletname ve apostil rehberimizde karşılaştırılıyor.
- Türk mahkemelerindeki durum. Kararla ilgili Türk mahkemelerinde açılmış dava bilgileri ya da devam eden dava veya tanımanın reddine dair karar bulunmadığını gösteren adli makam belgesi (m. 7/2).
Evlenme kaydını da kontrol edin. Türk vatandaşlarının Alman Standesamt’ı önünde yaptığı evlenme, Türk Medenî Kanununa uygun olmak ve butlanı gerektiren bir sebep bulunmamak kaydıyla geçerlidir; belge en geç otuz gün içinde oradaki dış temsilciliğe verilir (5490 sayılı Kanun m. 24/1). Türk başkonsolosluğunda yapılan evlenme farklıdır: 1929 tarihli Konsolosluk Mukavelenamesi, kendi devletinin kanunları izin veriyorsa konsolosa iki tarafı da kendi devletinin vatandaşı olan kişilerin nikâhını kıyma yetkisi verir (m. 18); temsilcilikler bu evlenmeleri otuz gün içinde nüfus müdürlüklerine bildirir (5490 sayılı Kanun m. 23/3).
1929 tarihli Türk-Alman sözleşmeleri neyi kapsar, neyi kapsamaz
28 Mayıs 1929’da Ankara’da imzalanan anlaşmalardan ikisi onay kanunlarıyla Türk hukukuna alınmıştır ve aileleri ilgilendirir: 1622 sayılı Kanunla onaylanan hukuki ve ticari mevaddı adliyeye müteallik münasebatı mütekabileye dair mukavelename (RG 4 Haziran 1930, sayı 1511) ve 1634 sayılı Kanunla onaylanan, tereke ekini de içeren Konsolosluk Mukavelenamesi (RG 8 Haziran 1930, sayı 1514). MÖHUK, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar (m. 1/2).
1622 sayılı sözleşme; her iki devlet vatandaşlarının mahkemelere yerli vatandaşlarla aynı şartlarla başvurmasını (m. 1), iki devletten birinde ikametgâhı olan vatandaştan yabancılık sebebiyle teminat istenmemesini (m. 2), teminattan muaf davacı aleyhine verilen harç ve yargılama gideri kararlarının harçsız tenfizini (m. 3 ve 4), adli yardımı (m. 5-8), konsolosluk aracılığıyla tebligat ve istinabeyi (m. 9-16) ve diplomatik veya konsolosluk memurlarının kendi vatandaşlarına cebir içermeksizin doğrudan tebligat yapabilmesini (m. 17) düzenler.
Sözleşmede mahkeme kararlarının genel olarak tanınması ve tenfizine ilişkin bir hüküm yoktur; boşanmaya dair hiçbir düzenleme de içermez. Konsolosluk Mukavelenamesi konsolosluk nikâhını (m. 18) ve terekeyi düzenler, boşanma kararlarını düzenlemez. Çok taraflı bir antlaşma da bu boşluğu doldurmaz: HCCH, Almanya’yı da Türkiye’yi de 1970 tarihli Boşanma ve Ayrılıkların Tanınmasına İlişkin Lahey Sözleşmesine taraf olarak göstermez. Boşanmanın tanınması bu nedenle m. 27/A ve MÖHUK’a dayanır.
Hangi durumlarda tanıma davası gerekir
Temsilcilikte tescil şu durumlarda dosyayı sonuçlandırmaz:
- komisyon tescili reddetmişse; 5490 sayılı Kanun m. 27/A/3 ve Tescil Yönetmeliği m. 11 bu durumda MÖHUK uyarınca aile mahkemesinde tanımaya yönlendirir;
- iki eski eş de Türk vatandaşıdır ve biri başvurmayı reddeder ya da bulunamaz;
- eski eş Alman kararına itiraz eder, örneğin boşanma başvurusunun kendisine hiç ulaşmadığını söyler;
- çocuklara, nafakaya veya mallara ilişkin hükümlerin Türkiye’de sonuç doğurması gerekir.
Görevli mahkeme. Aile mahkemeleri aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizine bakar (4787 sayılı Kanun m. 4, bent 2). Bent hâlâ MÖHUK m. 64/1 ile yürürlükten kaldırılan 2675 sayılı Kanunu anar. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca (Kanun metnindeki adıyla) belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
Tanımanın şartları. Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır; tanımada m. 54/1-a’daki karşılıklılık şartı uygulanmaz (MÖHUK m. 58/1). m. 54/1-b’ye göre ilâm Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmalı veya davalının itirazı şartıyla, dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olmalıdır. (c) bendine göre hüküm kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. (ç) bendine göre, o yer kanunlarına göre aleyhine karar ileri sürülen kişi mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış, temsil edilmemiş ya da bu kanunlara aykırı olarak gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişi bunlardan birine dayanarak itiraz etmişse tanıma reddedilir.
Usul. m. 58 yetki ve dilekçe kurallarını ayrıca düzenlemez; bu kurallar tenfiz için yazılmıştır: karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri (m. 51/2); Alman kararını gösteren dilekçe (m. 52), ekinde onaylı karar, kesinleşme belgesi ve tercümeleri (m. 53); dilekçenin duruşma günüyle tebliği ve basit yargılama usulü (m. 55/1). Yabancı ilâma dayanılarak Türkiye’de idarî bir işlem yapılmasında da aynı usul uygulanır (m. 58/3); tanınan kararın etkisi kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (m. 59).
Çocuklar, nafaka ve emeklilik hakları: temsilciliğin tescil edemeyeceği hükümler
Alman mahkemesi boşanmayla birlikte fer’i konuları (Folgesachen) da birlikte görüp karara bağlar (FamFG § 137/1). Bunlar arasında, ilk derece duruşmasından en geç iki hafta önce açılmış olmak kaydıyla, emeklilik haklarının denkleştirilmesi (Versorgungsausgleich), bazı nafaka davaları, aile konutu ve ev eşyası ile mal rejimi vardır; emeklilik denkleştirmesi kanunda sayılan hâllerde talep aranmadan görülür (§ 137/2). Eşlerden biri isterse velayet ve kişisel ilişki de, mahkeme bunu çocuğun yararına aykırı bulmadıkça, boşanmayla birlikte görülür (§ 137/3). Türk komisyonu böyle bir kararı yalnız boşanma yönünden karara bağlar. Komisyon kararı velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki kurulması, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu hükümler bakımından sonuç doğurmaz; bunlar için görevli ve yetkili Türk mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılabilir (Tescil Yönetmeliği m. 9/5).
Önce antlaşmalar (MÖHUK m. 1/2):
- 1996 tarihli Lahey Çocukların Korunması Sözleşmesi. Almanya için 1 Ocak 2011’den, Türkiye için 1 Şubat 2017’den beri yürürlüktedir. Velayet ve kişisel ilişki haklarını kapsar (m. 3/b), nafakayı kapsamaz (m. 4/e). Bir akit devlette alınan önlemler diğer akit devletlerde kendiliğinden tanınır (m. 23/1); m. 23/2’deki ret sebepleri, bunlar arasında çocuğun üstün yararı gözetilerek tanımanın kamu düzenine açıkça aykırı olması (m. 23/2-d), saklıdır. İlgili her kişi tanınma konusunda karar verilmesini isteyebilir (m. 24); icra için icra edilebilirlik beyanı veya kayıt gerekir (m. 26). İki devlet arasında bu kurallar 1 Şubat 2017’den sonra alınan önlemlere uygulanır (m. 53/2).
- 2007 tarihli Lahey Nafaka Sözleşmesi. Almanya Avrupa Birliğinin onayıyla 1 Ağustos 2014’ten, Türkiye 1 Şubat 2017’den beri bağlıdır. Yirmi bir yaşın altındaki kişiye karşı ana-baba ve çocuk ilişkisinden doğan nafakaya ve sınırlarıyla eş nafakasına uygulanır (m. 2/1); tanıma bölümü, yetkili makam önünde yapılan veya onaylanan sulh ve anlaşmalar dahil nafaka kararlarını kapsar (m. 19/1). HCCH, Türkiye’nin m. 24 uyarınca beyanda bulunduğunu kaydeder; bu madde devlete orada düzenlenen alternatif tanıma ve tenfiz usulünü seçme imkânı verir.
Emeklilik hakları denkleştirmesi ve mal rejimi hükümleri 2007 Sözleşmesi anlamında nafaka değildir. Bunlara MÖHUK tümüyle uygulanır ve tenfizde m. 54/1-a’daki karşılıklılık şartı da aranır: karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da Almanya’da Türk mahkeme kararlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama. 1622 sayılı sözleşme böyle genel bir anlaşma değildir. Karşılıklılık sorusu için Alman mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi rehberimize bakabilirsiniz.
İdari tescil, tanıma ve tenfiz karşılaştırması
| m. 27/A uyarınca idari tescil | Tanıma davası (MÖHUK m. 58) | Tenfiz davası (MÖHUK m. 50-57) | |
|---|---|---|---|
| Amaç | Boşanmanın Türk nüfus kaydına işlenmesi | Alman kararının kesin hüküm veya kesin delil sayılması | Alman kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesi |
| Kim başvurur | Taraflar birlikte ya da diğeri yabancı veya ölmüşse Türk vatandaşı tek başına | m. 58’de sayılmamış | Hukuki yararı bulunan herkes (m. 52/1) |
| Nereye | Almanya’daki Türk temsilciliği ya da Türkiye’de il müdürlüğü | Aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m. 4) | Aile hukukuna ilişkin kararda aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m. 4) |
| Neye bakılır | Yetkili makam, usulen kesinleşme, kamu düzeni | m. 54/1-b, c ve ç | m. 54/1-a ilâ ç |
| Karşılıklılık | Şart değil | Uygulanmaz (m. 58/1) | Antlaşma yoksa aranır (m. 54/1-a) |
| Kapsamadığı | Velayet, nafaka, mal rejimi (Tescil Yönetmeliği m. 9/5) | Para alacağının icrası | Boşanmanın kayda işlenmesi için gerekmez; tanıma yeterlidir (Uygulama Yönetmeliği m. 27/1) |
Boşanma kayda işlenince ne değişir
Yeniden evlenme. Yeniden evlenmek isteyen kimse önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır (Türk Medenî Kanunu, TMK m. 130); eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması hâlinde evlenme mutlak butlanla batıldır (TMK m. 145, bent 1). Alman kararı işlenene kadar nüfus kaydı Köln’deki kadını evli gösterir ve m. 130 ispat yükünü ona yükler.
Boşanma tarihi. Yabancı boşanma kararı Türk mahkemesince tanındığında ya da m. 27/A uyarınca tesciline karar verildiğinde Alman kararının kesinleşme tarihi boşanma tarihi olarak aile kütüğüne tescil edilir (Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği m. 27/1).
Bekleme süresi. Evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla süre biter, kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya eski eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m. 132). Süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder (5490 sayılı Kanun m. 26; Uygulama Yönetmeliği m. 23/1); millî hukukunda bekleme süresi bulunmayan yabancı kadın için evlendirme memurlukları bu süreyi göz önüne almaz (m. 23/2); süre bitmeden yapılan evlenme butlanı gerektirmez (TMK m. 154).
Soyadı. Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya zarar vermeyeceği ispatlanırsa istemi üzerine hâkim buna izin verir (TMK m. 173). Kadının koca hanesindeki kaydı kapatılarak evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu hanedeki kaydı açılır (Uygulama Yönetmeliği m. 28/1).
Miras. Boşanan eşler bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler (TMK m. 181/1). MÖHUK m. 59 tanınan yabancı ilâmın kesin hüküm etkisini kararın kesinleştiği ana bağladığından, eski eşin ölümünden sonra alınan tanıma kararında da bu etki Alman kararının kesinleşme tarihinden başlar. Türkiye’de malı bulunan terekeler için Almanya’daki mirasçılar için Türkiye’de miras ve tapu intikali rehberine bakabilirsiniz.
Lex Lata ile Almanya’dan Alman boşanma dosyası
Lex Lata, Almanya’da yaşayan müvekkillerin Alman boşanma kararlarına ilişkin nüfus tescili dosyalarında ve bu kararlarla birlikte gelen hükümlerin tanınması ve tenfizi davalarında çalışır. İş uzaktan, Türkçe ya da İngilizce yürütülür. Tercümeden önce kararı, kesinleşme belgesini ve apostili kontrol ediyor, temsilciliğe başvuruyu ya da aile mahkemesine dilekçeyi hazırlıyor ve Almanya’daki bir Türk başkonsolosluğunda ya da Alman noterinde düzenlenip apostil şerhi verilen vekâletnameyle mahkemede temsil ediyoruz. İstanbul yazın Almanya’dan bir, kışın iki saat ileridedir. Alman aile hukukuna ilişkin sorular Rechtsanwalt’ınızda kalır; Türk tarafında onunla birlikte çalışırız. Türkiye’de açılacak boşanma, velayet ve nafaka davaları aile hukuku ve boşanma sayfamızda; Almanya’dan gelen diğer işler Almanya’da yaşayanlar için Türkiye’de avukat sayfasında; mahkeme çalışmalarımız yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi sayfasında anlatılıyor; bize iletişim sayfası üzerinden yazabilirsiniz.