Türkiye’de ticaret hukukunu esas olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) düzenler: Kanun 13 Ocak 2011’de kabul edilmiş, 14 Şubat 2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 1534. maddesi uyarınca 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girmiştir; 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nun yerini almıştır ve numaralı maddeleri 1535. maddeye kadar uzanır. Kanun beş ticaret şirketi türü sayar (m. 124) ve 5/A maddesiyle, konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı yapar; arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Ticaret Kanunu’nun özel hüküm koymadığı yerde sözleşmelere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanır; sınır ötesi sözleşmelere uygulanacak hukuk ve yabancı kararların tenfizi ise 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a tabidir.
Bölümün devamını okuyun
Türkiye’de ticari faaliyet iki temel kanuna dayanır; yabancı bir yatırımcının burada verdiği neredeyse her iş kararı da nihayetinde bu kanunlardan birine dayanır. Bu iki kanunun birbiriyle nasıl etkileştiğini ve üzerlerine hangi özel düzenlemelerin eklendiğini bilmek, sorunsuz bir pazara giriş ile sonradan pahalıya mal olan bir düzeltme arasındaki farkı belirler. Şirket türünün seçilmesinden bir sözleşmenin ifasının sağlanmasına kadar ticari yaşamın her aşamasında şirketlere ve gerçek kişilere danışmanlık veriyoruz.
Hukuki çerçeve: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK); tacirleri, ticari işletmeleri, ticaret şirketlerini, kıymetli evrakı ve ticaretin işleyişine ilişkin kuralları düzenler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ise sözleşmeleri ve genel borç ilişkilerini düzenler ve Ticaret Kanunu’nun özel bir hüküm öngörmediği her durumda uygulanır. Uygulamada ikisi birlikte çalışır: Ticaret Kanunu şirketin hangi türde olduğunu ve nasıl yönetileceğini belirlerken, Borçlar Kanunu o şirketin imzaladığı sözleşmelerin nasıl kurulduğunu, yorumlandığını ve ifa edildiğini belirler.
Bölümün devamını okuyun
Bu iki kanunun etrafında; iş hukuku, rekabet hukuku, sınai mülkiyet, sermaye piyasası ve iflas mevzuatını kapsayan geniş bir düzenleme bütünü yer alır. Bir dağıtım anlaşması rekabet hukukuna temas edebilir; personel istihdamı İş Kanunu’nu devreye sokar; bir marka lisansı sınai mülkiyet mevzuatını ilgilendirir. Ülkede iş yapan her kişi ve şirket için asıl beceri, bu rejimlerin birbirine nasıl oturduğunu bir sorun çıktıktan sonra değil, işlem gerçekleşmeden önce görebilmektir.
TTK m. 4’e göre hangi davalar ticari davadır?
TTK m. 4/1 uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, Ticaret Kanunu’nda ve maddede sayılan diğer hükümlerde öngörülen hususlardan doğan davalar da ticari dava sayılır; bunlar arasında Türk Borçlar Kanunu’nun komisyon sözleşmesi, ticari temsilciler ve saklama sözleşmelerine ilişkin hükümleri, fikrî mülkiyet mevzuatı ile bankalara ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemeler yer alır. TTK m. 5/1’e göre asliye ticaret mahkemesi, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. TTK m. 4/2, miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulünü uygular; bu sınır 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesine göre her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır.
Şirket kuruluşu ve yönetimi
Yabancı yatırımcılar çoğu sektörde Türkiye’de şirket kurabilir ve bu şirketlerin sermayesinin tamamına sahip olabilir; genel bir Türk ortak zorunluluğu yoktur. Doğru aracın seçilmesi ilk stratejik karardır:
4 maddeyi gösterin
- Limited şirket: küçük ve orta ölçekli faaliyetler için en yaygın kullanılan yapı; 1 Ocak 2024’ten bu yana asgari sermaye 50.000 TL
- Anonim şirket: daha büyük girişimler, sermaye temini ve gelecekteki pay devirleri için tercih edilen yapı; 1 Ocak 2024’ten bu yana asgari sermaye 250.000 TL
- Şube: ayrı tüzel kişiliği bulunmayan, yabancı ana şirketin uzantısı
- İrtibat bürosu: ticari faaliyette bulunmaksızın pazar araştırması ve temsil amaçlı yapı
| Yapı | Asgari sermaye | En uygun olduğu durum |
|---|---|---|
| Limited şirket (Ltd.) | 50.000 TL | İstikrarlı ortaklık yapısına sahip küçük ve orta ölçekli faaliyetler |
| Anonim şirket (A.Ş.) | 250.000 TL | Büyüme girişimleri, sermaye temini, gelecekteki pay devirleri |
| Şube | Ayrı sermaye şartı yok | Yabancı ana şirketin mevcut işinin Türkiye’ye taşınması |
| İrtibat bürosu | Uygulanmaz (ticari faaliyet yok) | Yalnızca pazar araştırması ve temsil |
Uygulamadaki farklar, isimlerden daha önemlidir. Limited şirkette pay devri, noter onaylı sözleşme ve Ticaret Sicili tescili gerektirir; bu da ortaklıktan çıkışları ve yeni yatırımcı turlarını ağırlaştırır. Anonim şirkette paylar çok daha serbestçe devredilir; büyüme aşamasındaki işletmelerin ve dışarıdan yatırım almaya yönelen her yapının genellikle anonim şirket olarak kurulmasının nedeni budur. Sürecin tamamını yürütüyoruz: yapı seçimi, esas sözleşmenin hazırlanması, vergi numaralarının alınması, Ticaret Sicili’ne tescil ve ortaklar ile yöneticilerin hak ve yükümlülüklerinin ilk günden itibaren açık olacağı biçimde yönetim düzeninin kurgulanması.
Türk Ticaret Kanunu hangi şirket türlerini tanır?
TTK m. 124/1’e göre ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kollektif ve komandit şirket şahıs şirketi; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ise sermaye şirketi sayılır. Yabancı yatırımcılar neredeyse her zaman bir sermaye şirketi, çoğunlukla yukarıda anlatılan limited ya da anonim şirketi kullanır.
Ortaklık uyuşmazlıklarının birçoğu, kuruluşta kararlaştırılacak üç maddeyle önlenebilir: kararların nasıl alınacağı, bir ortağın nasıl çıkacağı ve çıkarken şirketin nasıl değerleneceği.
Ticari sözleşmeler
Ticari sözleşme, bir iş ilişkisinde tarafların hak ve yükümlülüklerini ortaya koyar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca sözleşmelerin çoğu belirli bir şekle bağlı olmaksızın geçerlidir; ancak açık bir yazılı metin tüm tarafları korur ve çoğu zaman gerçekte neyin kararlaştırıldığının tek güvenilir delilidir.
Bölümün devamını okuyun
İyi hazırlanmış bir ticari sözleşme şu hususları düzenlemelidir:
- Kapsam: sözleşmenin amacı ile konusunu oluşturan mal veya hizmetler
- Koşullar: ödeme planı, teslim süreleri ve edimin ifa ölçütleri
- Süre: başlangıç tarihi, gerektiğinde bitiş tarihi ve sürenin belirli mi belirsiz mi olduğu
- Uyuşmazlık çözümü: tahkim, arabuluculuk veya yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuk
- Fesih: tarafların sözleşmeden hangi hâllerde çıkabileceği ve bunun sonuçları
Tarihler, müvekkillerin beklediğinden daha belirleyicidir. Kesin başlangıç ve tamamlanma tarihleri; ifa, teslim ve ödeme yükümlülüklerini sabitler ve bir uyuşmazlık ya da sözleşmeye aykırılık hâlinde kritik dayanak noktaları hâline gelir. Süre konusunda susan bir sözleşme ise karşı tarafa itiraz zemini bırakır. Ticari satımdaki en kısa süre ise çoğu zaman sözleşmede hiç yer almaz: TTK m. 23/1-c uyarınca malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise tacir alıcı bunu iki gün içinde satıcıya ihbar etmelidir; açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve ayıp ortaya çıkarsa bu süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TBK m. 223/2). Buna karşılık sınır ötesi satımların birçoğuna kendiliğinden uygulanan CISG makul süre ölçütünü benimser. İki düzenleme arasındaki çatışma tacirler arası ayıp ihbarı yazısında inceleniyor.
Tacir temerrüt veya fesih ihbarını nasıl göndermeli?
TTK m. 18/3 uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle yapılır. Sıradan e-posta ve mesajlaşma uygulamaları maddede sayılan yollar arasında değildir; bu nedenle bu tür ihbarları noter ya da KEP ile gönderiyor ve tebliğ kaydını dosyada saklıyoruz.
Düzenli olarak hazırladığımız ve müzakere ettiğimiz sözleşmeler arasında ortak girişim ve pay sahipleri sözleşmeleri, pay ve işletme devir sözleşmeleri, tedarik ve dağıtım sözleşmeleri, franchise sözleşmeleri, gizlilik sözleşmeleri, iş sözleşmeleri, sınai mülkiyet lisans ve devir sözleşmeleri ile finansman sözleşmeleri yer alır.
Ticaret hukuku ile sözleşme hukuku arasındaki fark nedir?
İki alan birbiriyle bağlantılıdır, ancak birbirinden ayrıdır; farkı bilmek şirketin mevzuata uyumunu kolaylaştırır. Ticaret hukuku; şirketler hukuku, kıymetli evrak ve haksız rekabet dâhil olmak üzere tacirleri ve ticari işlemleri ilgilendiren tüm kuralları kapsayan geniş bir alandır. Esas olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu tarafından düzenlenen sözleşme hukuku ise, tek tek anlaşmaların nasıl kurulduğu, yorumlandığı ve ifa edildiğiyle ilgilenir. Ticari ilişki içinde sözleşme hukuku, işletmenin taraf olduğu her anlaşmaya uygulanırken; ticaret hukuku, işletmenin içinde faaliyet gösterdiği çerçeveyi belirler.
Birleşme, devralma ve yeniden yapılandırma
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde pay ve varlık devirleri, ortak girişimler ve şirketlerin yeniden yapılandırılması konularında danışmanlık veriyoruz. Alıcı ve satıcı tarafında bu; gizli borç ve yükümlülükleri ortaya çıkarmak için hukuki durum tespiti (due diligence) yapmayı, işlem belgelerinin müzakere edilip hazırlanmasını ve riskin ticari anlaşmanın öngördüğü yere oturması için garanti (taahhüt) ve tazminat kayıtlarının kurgulanmasını kapsar. Tarafların ciroları ilgili eşikleri aştığında, işlemin kapanışından önce Rekabet Kurumu’na birleşme/devralma bildirimi yapılması ve izin alınması gerekebilir.
El sıkışmayla belirlenen bir devir bedeli, arkasındaki durum tespiti kadar sağlamdır. Vergi risklerinden devredilemeyen sözleşmelere kadar durum tespitinde ortaya çıkanlar, çoğu zaman nihai koşulları belirleyen unsur olur.
Uyuşmazlıklar ve icra
Türkiye’de ticari uyuşmazlıklar, uzmanlaşmış Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacakların çoğunda arabuluculuk, TTK m. 5/A uyarınca dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-2 uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Arabuluculuk çoğu zaman davadan daha hızlı ve daha ekonomiktir ve ticari ilişkinin sürdürülmesinin önem taşıdığı hâllerde bu ilişkiyi korur.
Bölümün devamını okuyun
Yabancı bir alacaklı için icra stratejisi, karardan sonra değil, uyuşmazlıktan önce düşünülmelidir. Türk tarafın haczedilebilir malvarlığının bulunup bulunmadığı, sözleşmedeki yetki kaydının Türkiye’de gerçekten icra edilebilir bir karar üretip üretmeyeceği ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumaların mümkün olup olmadığı, çoğu zaman işin esasından daha belirleyici olabilir. Sözleşmeleri imzadan önce tam da bu açıdan düzenli olarak inceliyoruz; ödeme durmuşsa alacağı tahsilat çalışmamızla icra yoluna taşıyoruz. Bunun ayna görüntüsü, yani kendi malınızın Türk tarafın borcu için haczedilmesi, kendi kısa süreleriyle işler ve üçüncü kişi hakları ve mülkiyeti muhafaza sayfamızda ele alınmıştır.
Tarafların yazılı olarak kararlaştırdığı hâllerde tahkim, gizli ve çoğu zaman daha hızlı bir yol sunar; verilen kararlar, New York Sözleşmesi kapsamında uluslararası düzeyde dâhil olmak üzere icra edilebilir. Her dosya için en güçlü stratejiyi; ister müzakere, ister arabuluculuk, ister dava, isterse bir mahkeme kararının veya hakem kararının icrası olsun değerlendiriyor ve davayı doğrudan mahkemeye yönelmek yerine gerçekten ihtiyaç duyduğunuz sonucun etrafında kuruyoruz.
Sınır ötesi sözleşmeye hangi hukuk uygulanır, yabancı karar nasıl tenfiz edilir?
Her iki soruyu da 27 Kasım 2007’de kabul edilen ve 12 Aralık 2007 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) cevaplar. MÖHUK m. 24/1’e göre sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir; m. 24/4’e göre hukuk seçimi yapılmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır ve bu hukuk, ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku olarak kabul edilir. MÖHUK m. 50/1 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır; m. 60 kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları için ayrı bir tenfiz yolu öngörür, ret sebepleri m. 62’de sayılır. Usul, yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi sayfamızda anlatılıyor.
Nasıl yardımcı oluyoruz
Yeni bir girişim başlatıyor, mevcut faaliyetinizi büyütüyor ya da belirli bir sözleşme veya uyuşmazlık hakkında görüş istiyor olun; ticari hedeflerinizin etrafında uygulanabilir bir hukuki strateji kuruyoruz. İngilizce çalışıyor; ilk kez pazara girenlerin çoğunu zorlayan noter, Ticaret Sicili ve bankacılık adımlarını koordine ediyor ve kuruluştan sonra da sürecin içinde kalarak kurulan yapının işi desteklemeyi sürdürmesini sağlıyoruz. Türkiye’deki işinizi nasıl destekleyebileceğimizi görüşmek için bizimle iletişime geçin.
İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri
4 maddeyi gösterin
- Şirket Ortaklık Uyuşmazlıkları ve Joint Venture: Azınlık hakları (TTK 411), genel kurul iptali (TTK 445) ve yönetim kurulu sorumluluğu (TTK 553).
- Şirket ve İşletme Kuruluşu: Yabancı yatırımcılar için Anonim (A.Ş.) ve Limited (Ltd. Şti.) şirket kuruluşu ve MERSİS tescili.
- Birleşme ve Devralmalar (M&A): Hukuki durum tespiti (Due Diligence), pay devir sözleşmeleri ve Rekabet Kurumu izinleri.
- İstanbul’da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: İstanbul ticaret mahkemelerinde dava takibi, vekaletname ve kurumsal danışmanlık.