Türkiye’de şirket tarafında tüketici uyumu tek bir yapısal özellik etrafında döner: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun sorumluluğu sözleşmeye göre değil kanuni role göre dağıtır ve yaptırımı şirket başına değil, işlem başına hesaplar. m.11/2 ücretsiz onarım ile ayıpsız misliyle değişim bakımından satıcıyı, üreticiyi ve ithalatçıyı müteselsilen sorumlu tutar; m.77 ise birçok ihlal için, aykırılığın tespit edildiği her bir işlem, sözleşme ya da mal başına ayrı idari para cezası öngörür. Matbu bir satış koşulundaki ya da şablon bir garanti belgesindeki tek bir kusur, henüz kimse okumadan sipariş adediyle çarpılmış olur.
Bölümün devamını okuyun
Satıcılara, üreticilere, ithalatçılara ve pazaryerinde satış yapan işletmelere bu çerçevenin tamamında hukuki destek veriyoruz: şartların Bakanlık incelemesinden önce elden geçirilmesi, kanunun gerçekten aradığı garanti ve satış sonrası dosyasının kurulması, tüketici hakem heyetine başvuru yapıldığında ya da ticaret il müdürlüğü yaptırım dosyası açtığında savunmanın yürütülmesi.
İlk Satışla Birlikte Devreye Giren Katmanlar
Şirketlerin çoğu Kanunla tek bir şikâyet üzerinden tanışır; sonra ilk satıştan itibaren birbirinden ayrı birkaç düzenlemenin aynı anda işlemekte olduğunu görür.
| Katman | Şirketin yükümlülüğü | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşme şartları | Haksız şart bulunmaması; açık ve anlaşılır dil; çok anlamlı hükmün tüketici lehine yorumlanması | Kanun m.5; Haksız Şartlar Yönetmeliği |
| Ayıplı maldan sorumluluk | Tüketicinin seçtiği dört seçimlik haktan biri; satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsil sorumluluğu; teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımı | Kanun m.8-12 |
| Garanti belgesi | Belgenin üretici veya ithalatçı tarafından düzenlenmesi, satıcı tarafından tekemmül ettirilip verilmesi, teslimden itibaren asgari iki yıllık garanti süresi | Kanun m.56; Garanti Belgesi Yönetmeliği |
| Satış sonrası hizmet | Satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi, ürün grubu için öngörülen servis sayısı, servis bilgilerinin Bakanlık sisteminde güncel tutulması | Kanun m.58; Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği |
| Mesafeli satış | Ön bilgilendirme, on dört günlük cayma hakkı, mal satışında otuz günü aşmayan teslim | Kanun m.48; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği |
| Uyuşmazlık mercii | Yıllık parasal sınırın altında tüketici hakem heyeti, üzerinde tüketici mahkemesi | Kanun m.66-73 |
Standart Şartlar: Denetim Şirketin Aleyhine Kurulmuştur
m.5/1, haksız şartı, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe yol açan hüküm olarak tanımlar. Tartışmaların çoğunu iki mekanizma bitirir. m.5/3, önceden hazırlandığı ve standart sözleşmede yer aldığı için tüketicinin içeriğine etki edemediği şartın müzakere edilmemiş sayılacağını söyler ve münferiden müzakere edildiğini iddia eden işletmeye ispat yükünü yükler; aynı fıkra, sözleşmenin bütününden standart olduğu sonucuna varılıyorsa tek bir hükmün müzakere edilmiş olmasının geri kalan kısmı kurtarmayacağını da ekler. m.5/2 ise haksız şartı kesin olarak hükümsüz sayarken sözleşmenin kalanını ayakta tutar ve düzenleyenin, bu şartlar olmasaydı sözleşmeyi hiç kurmayacağını ileri sürmesini açıkça yasaklar.
Bölümün devamını okuyun
Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik (RG 17/6/2014, S.29033) ekinde haksız sayılan şartların listesini verir ve m.5/4, bu listenin sınırlayıcı olmayıp örnek niteliğinde olduğunu belirtir. Türk standart metinlerinde sık rastlanan ve listede karşılığı bulunan hükümler arasında, belirli süreli sözleşmenin aynı süre kadar kendiliğinden uzayacağı kaydı, sözleşmede haklı bir sebep gösterilmeksizin tek taraflı değişiklik yetkisi, temerrüde düşen tüketiciden orantısız yüksek tazminat istenmesi ve tüketicinin gösterebileceği delilleri ölçüsüz derecede sınırlayan ya da kanunen işletmede olan ispat külfetini tüketiciye yükleyen kayıtlar sayılabilir.
Bir hüküm şirket lehine sınır çizer ve metin yeniden yazılmadan önce bilinmesi gerekir: Kanunun m.5/7 hükmü uyarınca, şartlar açık ve anlaşılır biçimde kaleme alınmışsa, asli edim yükümlülükleri arasındaki denge ile malın piyasa değeri ile sözleşme fiyatı arasındaki denge bakımından haksızlık denetimi yapılamaz. Fiyat denetimin dışındadır; fiyatın etrafındaki metin değildir.
Yaptırım da ani değil kademelidir. Yönetmeliğin m.8/2 hükmü uyarınca Bakanlık, genel kullanım için hazırlanmış sözleşmelerdeki haksız şartın çıkarılması için otuz gün süre verir, gerekli görülürse bu süre doksan güne kadar uzatılabilir; Kanunun m.77/2 hükmü ise cezayı ancak bu süre sonunda şart hâlâ sözleşmede duruyorsa ve her bir sözleşme için uygular. m.8/3 imzalanmış sözleşmeler için bir de düzeltme yolu açar: şartın kesin hükümsüz olduğu tüketicilere açık ve anlaşılır biçimde yazılı ya da elektronik ortamda bildirilirse, şart tespit tarihinden önce kurulmuş ve hâlen geçerli sözleşmelerden de çıkarılmış sayılır.
Garanti ve Satış Sonrası: İthalatçıyı Takip Eden Yükümlülükler
Yönetmelik eklerindeki mallar bakımından garanti dosyası, sahibi kanunla belirlenmiş bir belge setidir. Garanti belgesini üretici veya ithalatçı düzenler; satıcı belgeyi tekemmül ettirir, tüketiciye verir ve verdiğini ispat etme yükünü taşır. Kanunun m.56/2 hükmü teslimden itibaren asgari iki yıllık garanti süresi öngörür, Garanti Belgesi Yönetmeliğinin m.6/3 hükmü ise malın tamirde geçen süresinin garanti süresine ekleneceğini belirtir.
Bölümün devamını okuyun
Satış sonrası yükümlülükler zincirin daha yukarısındadır. m.58, üretici veya ithalatçıya, Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmeti sunma, yönetmelikle belirlenen mallar için onaylı satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi bulundurma ve tüm yetkili servis bilgilerini Bakanlık sisteminde güncel tutma yükümlülüğü getirir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin m.7/1 hükmü uyarınca bu belgenin geçerlilik süresi iki yıldır ve süre dolmadan yenilenmesi zorunludur; m.14/1 ise üretici veya ithalatçıyı, yetkili servisin ayrı tüzel kişiliği olsa dahi servisle müteselsilen sorumlu tutar; servis hizmeti dışarıya verildiğinde en sık gözden kaçan nokta budur. Uygulamada iki kural daha doğrudan sonuç doğurur: kullanım kılavuzuna aykırı kullanımdan doğan arızalar dışında, garanti süresi içinde tüketiciden nakliye, posta, kargo veya servis elemanının ulaşım gideri istenemez; garanti süresi dışında ise servis istasyonunun verdiği montaj, bakım ve onarım hizmetiyle ilgili olarak bir yıl içinde aynı arızanın tekrarlaması hâlinde herhangi bir isim altında ücret istenemez; kullanım kılavuzuna aykırı kullanımdan kaynaklanan arızalar burada da kapsam dışıdır. Bu yükümlülüklerin ithalatçı, distribütör ve servis ağı arasındaki dağılımını ithalatçının iki belgesi: garanti belgesi ve satış sonrası hizmet başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Satış internet üzerinden yapılıyorsa mesafeli satış katmanı bunların yerine değil, üzerine eklenir: eksiksiz yapıldığını satıcının ispat edebilmesi gereken bir ön bilgilendirme, on dört günlük cayma hakkı ve tüketicinin kendi isteği doğrultusunda hazırlanan mallar dışında otuz günü aşmayan teslim yükümlülüğü. Değişen hükümler yürürlüğe girdiğinde sözleşme metinlerinde nelerin güncellenmesi gerektiğini mesafeli sözleşmeler yönetmeliği değişikliği ve satıcı kontrol listesi yazımızda madde madde topladık; bunların yanında işleyen platform tarafı yükümlülükler ise e-ticaret ve pazaryeri hukuku çalışmamızın konusudur.
Hakem Heyeti Önünde Dosyanın Savunulması
m.68/1, yıllık parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuruyu zorunlu tutar, üzerindekilerde ise heyete başvurulamayacağını söyler. 2026 yılı için bu sınır, 2025 yeniden değerleme oranı olan yüzde 25,49 uygulanarak 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle 186.000 TL olarak belirlenmiştir; m.68/4 sınırı Vergi Usul Kanunundaki yıllık yeniden değerleme oranına bağladığından, güncel rakam kanun metninden değil o yılın tebliğinden okunur.
Bölümün devamını okuyun
Savunmanın nasıl kurulacağını üç özellik belirler. Kararlar tarafları bağlar ve ilamların icrasına ilişkin hükümlere göre yerine getirilir; cevapsız bırakılan dosya icra takibi olarak geri gelir. Heyet vekâlet ücretine hükmedemez; bu, düşük tutarlı bir uyuşmazlığın ekonomisini baştan değiştirir. Ve m.70/6, idari aşamada dosyayı eksiksiz açmayı ödüllendiren bir kural içerir: tüketici lehine verilen karar sonradan iptal edilirse kural olarak tüketici aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilir; ancak iptal, o tarihte mevcut olduğu hâlde heyete sunulmayan bir bilgi ya da belgenin mahkemeye sunulmasından kaynaklanıyorsa tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hiç hükmedilemez.
İtiraz, m.70/3 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine yapılır, talep üzerine hâkim tedbir kararı vermedikçe icrayı durdurmaz ve m.70/5 uyarınca kesin bir kararla sonuçlanır. Parasal sınırın üzerinde talep artık bir dava konusudur ve m.73/A arabuluculuğu dava şartı hâline getirir; şu kadar ki madde beş istisna sayar ve bunların üçü satıcı tarafını doğrudan ilgilendirir: hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, heyet kararlarına yapılan itirazlar ve tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (kalan iki istisna, tüketici örgütleri, ilgili kamu kurumları ve Bakanlıkça m.73/6 uyarınca açılan önleme ve durdurma davaları ile m.74 uyarınca üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılmasına ilişkin davalardır). Tüketici dosyası daha geniş bir ticari uyuşmazlığa dönüştüğünde iş, ticari uyuşmazlık ve tahkim çalışmamızla birlikte yürütülür; dosyanın dayandığı metinler ise ticari sözleşmeler kapsamındaki sözleşme çalışmasıyla birlikte gözden geçirilir.
Ceza Geldiğinde
6502 sayılı Kanun kapsamındaki yaptırım kararları Ticaret Bakanlığından gelir ve Bakanlık bu yetkisini ticaret il müdürlüklerine devredebilir; reklam ve haksız ticari uygulamalar ise Reklam Kurulunun alanındadır. Kararın karşısındaki yol, tebliğden itibaren otuz gün içinde idari yargıda açılacak iptal davasıdır; dava açılması kararın yerine getirilmesini durdurmaz ve ödeme tebliğden itibaren bir ay içinde yapılır.
Bölümün devamını okuyun
İkinci yol m.77/A uzlaşmasıdır. Cezanın tebliğinden itibaren on beş gün içinde ve yalnızca henüz idari yargıya başvurulmamış olması şartıyla yapılan uzlaşma talebi, dava açma süresini durdurur, yüzde elliyi geçmemek üzere indirime imkân verir, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesindeki peşin ödeme indirimiyle birleştirilemez ve kesin nitelikte, sonradan dava konusu yapılamayacak bir tutanakla sonuçlanır. İki yol arasındaki tercih bir delil meselesidir: uzlaşma gerçek bir yorum farkı için, iptal davası ise hükmü yanlış uygulayan bir karar için kurgulanmıştır.
Riskin büyüklüğünü iki nicel nokta çerçeveler. m.77’de yazılı ceza tutarları her yıl yeniden değerlenen nominal rakamlardır ve 2026 yılı için aynı 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, m.77 idari para cezalarına ilişkin ayrı tebliğle belirlenmiştir; bu nedenle uygulanacak tutar her zaman yürürlükteki yılın tablosundan okunmalıdır. m.77/19 ise toplama bir tavan koyar: bir takvim yılı içinde verilen idari para cezalarının toplamı maddede yazılı alt sınırı aşarsa, bu alt sınırdan az ve kanundaki üst sınırdan fazla olmamak üzere toplam ceza, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin yüzde beşini aşamaz (bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar için ayrı bir öz kaynak sınırı vardır); şu var ki maddenin bazı fıkralarındaki cezalar bu tavanın dışında bırakılmıştır ve gayrisafi geliri bildirilmemiş ya da yanlış bildirilmiş işletmeler bakımından yüzde beş sınırı hiç uygulanmaz. Aynı mala ilişkin ihlalin ürün güvenliği rejimini de harekete geçirdiği hâller, ayrı bir yetkili kuruluşun, ayrı bir usulün ve ayrı bir ceza setinin devreye girdiği ürün güvenliği ve piyasa gözetimi çalışmamız kapsamında ele alınır.