Türkiye’den ihracat yapan bir şirket, ihracat kontrolü yükümlülüklerini birbirinden ayrı dört kaynaktan edinir ve bunların hiçbiri Gümrük Kanunu değildir: İhracat Rejimi Kararı ile İhracat Yönetmeliği serbestiyi ve ondan sapmanın mekanizmasını kurar, İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ çift kullanımlı ve hassas maddeleri izne bağlar, üç sektör kanunu askerî ve nükleer kalemleri başka mercilerin iznine, 5564 sayılı Kanun’daki kimyasalları ise Ticaret Bakanlığından alınacak ayrı bir ihracat uygunluk belgesine bağlar, 7262 sayılı Kanun ise Birleşmiş Milletler kaynaklı malvarlığı dondurma ve ticaret yasaklarını iç hukukta uygular. Gümrük Kanunu ancak sonda, ceza hesaplanırken devreye girer; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, alınmamış bir izni sevkiyatın gümrüklenmiş değerinin onda biri olarak fiyatlandırır.
Bölümün devamını okuyun
Bir kapsam notu. Bu yazı şirket uyumuyla ilgilidir: bir şirketin ürününü nasıl sınıflandıracağı, karşı tarafını nasıl tarayacağı, izne nasıl başvuracağı, kaydı nasıl tutacağı ve denetimde ne göstereceği. Gerçek kişilerin ceza yargılamasındaki savunmasını konu edinmez ve hiçbir devletin dış ticaret ya da dış politika tercihini değerlendirmez. Başka bir ülkenin kendi mevzuatı uyarınca aldığı tedbirlere değinildiği yerlerde bunlar, Türk ihracatçısının yönetmek zorunda olduğu sözleşmesel ve karşı taraf kaynaklı olgular olarak ele alınır; Türk hukukundan doğan yükümlülük olarak değil.
İhracat Serbesttir, Tuzak da Buradadır
6 Ocak 1996 tarihli ve 22515 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı’nın 4. maddesi, kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla ihracı yasaklanmış mallar dışında kalan bütün malların ihracının, 3. maddenin (b) bendi müstesna olmak üzere bu Karar çerçevesinde serbest olduğunu söyler. Serbestinin sınırları ise hemen ardından gelen fıkralardadır. Kamu kurumları, ihracatı ürün, miktar veya süre bakımından kısıtlayan veya yasaklayan kanun ve kararname taslaklarını hazırlarken Bakanlığın görüşünü almak zorundadır; malların alım satımının başka mevzuat uyarınca belli bir merciin iznine bırakıldığı hâllerde usul belirlenirken Bakanlığın uygun görüşü alınır; ve ihracat işlemlerinde, ilgili mevzuatla belirlenmiş olanlar dışında hiçbir belge aranmaz. Son cümle iki yönlü çalışır: idare keyfî belge isteyemez, ama mevzuatla belirlenmiş bir belge de tartışmasız aranır.
Bölümün devamını okuyun
Kısıtlama yetkileri 3. maddededir. (b) bendi olağandışı piyasa gelişmeleri, ürün yetersizliği, kamu güvenliği, kamu ahlakı, insan sağlığı, hayvanların, bitkilerin veya çevrenin korunması ile sanatsal, tarihî ve arkeolojik değer taşıyan eşyanın korunması gibi gerekçelerle ihracatta kısıtlama veya yasaklama getirilmesine imkân verir. (c) bendi ihracatın müsaadeye veya kayda bağlanmasını düzenler. 5. madde, Karar ekindeki malları mevcut ihracı yasak ve ön izne bağlı mal gruplarına ilave eder; konsolide listenin kendisi ise İhracat: 96/31 sayılı Tebliğ’dedir. Metinlerdeki “Dış Ticaret Müsteşarlığı” ibaresinin kurumsal olarak Ticaret Bakanlığına geçtiğini de not etmek gerekir; eski adı gören okurun yürürlükte olmadığı sonucuna varmaması için.
6 Haziran 2006 tarihli ve 26190 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat Yönetmeliği’nin 6. maddesi işleyiş kuralını tek cümlede kurar: ihracı uluslararası anlaşma, kanun, kararname ve ilgili sair mevzuat uyarınca belli bir merciin ön iznine bağlı malların ihracatında, ilgili mercilerden ön izin alındıktan sonra ihracat mevzuatı hükümleri uygulanır. Pratikte önemli olan her şey bu sıralamadan çıkar. Önce izin gelir, sonra ihracat prosedürü; tersi mümkün değildir. Aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrası da zinciri gümrük kapısında kapatır: Birlik Onay Kodu doğrulanmayan beyannameye istinaden mal çıkışı yapılamaz.
Çift Kullanımlı Ürün İzni ve Listede Olmayanı Yakalayan Hüküm
2 Aralık 2003 tarihli ve 25304 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ kısadır (on bir madde), ama günlük yükün büyük bölümünü taşır.
Bölümün devamını okuyun
- madde, Wassenaar Düzenlemesi Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknoloji Listesi ile Avustralya Grubu Kimyasal Prekürsörler Listesi kapsamındaki malzeme ve teknolojilerin ihracatını ihracatta yetkili merciin iznine tabi kılar; başvurunun, malzemenin teknik özelliklerini ve kullanım alanlarını açıklayan belgelerle ve ithalatçı firmadan alınan EK: A formundaki Nihai Kullanım Sertifikasıyla birlikte İMMİB Genel Sekreterliğine yapılmasını ister. 3. madde akışı tarif eder: İMMİB ön incelemeyi yapar ve talebi Bakanlığa iletir; Bakanlık ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının değerlendirmelerini aldıktan sonra nihai kanaatini oluşturur ve talebin sonuçlandırılması için dosyayı İMMİB’e iade eder.
Sevkiyatı iki süre kuşatır. 4. madde, gümrük idarelerine beyanname tevdii süresini izin tarihinden itibaren doksan gün olarak belirler ve bu sürenin temdit edilmeyeceğini yazar. 5. madde ise ihracatçıdan, ihracattan sonraki on beş gün içinde beyanname örneğini İMMİB Genel Sekreterliğine göndermesini ister. Dosyalar genellikle birinciyi yerine getirir, ikinciyi unutur; oysa denetimde sorulan çoğu zaman ikincisidir.
Tartışmalı dosyaların çoğunu 6. madde belirler. Her iki listenin de dışında kalan çift kullanımlı malzeme ve teknolojiler üç hâlde yine izne tabidir: ihracatın, kitle imha silahı geliştirdiğinden şüphe duyulan bir son kullanıcıya yapılacak olması; ihracatçı firmanın malzemenin tamamının veya bir kısmının bu amaçla kullanılabileceğine dair şüphesini kendisinin beyan etmesi; ve ulusal ile uluslararası güvenliğin tehlikeye düşebileceği, insan hakları ihlallerine yol açabileceği durumlar. İkinci ihtimalin şirket içinde rahatsız edici bir sonucu vardır: bir mühendisin endişe dile getiren e-postası yalnızca iyi niyetin delili değil, aynı zamanda izin yükümlülüğünü tetikleyen bir olgudur. Bu nedenle iç prosedürün şüpheyi bastırmaya değil, kayda geçirip başvuruya dönüştürmeye kurulması gerekir.
- madde sınırı çizer: Tebliğ hükümleri transit ticarete konu ve serbest bölgelerde depolanmış malzemelere uygulanmaz. Bu istisnayı ezberlemekle yetinmemek gerekir; uygulanmayan şey Tebliğ’in izin prosedürüdür, transit ve serbest bölge hareketlerine ilişkin diğer yasaklar yerinde durur.
Askerî, Kimyasal ve Nükleer Ürünlerin Ayrı Kapıları
| Ürün sınıfı | Düzenleme | Karar mercii | Fiilen aranan |
|---|---|---|---|
| Çift kullanımlı ve hassas maddeler | İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ m.2, 6 | Ticaret Bakanlığı, İMMİB üzerinden | İhracattan önce izin; Nihai Kullanım Sertifikası; 90 günlük beyanname penceresi; ihracattan sonra 15 günlük bildirim |
| Harp araç ve gereçleri, silah, mühimmat, askerî patlayıcı ve bunların teknolojileri | 5201 sayılı Kanun m.4, 5, 7 | Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının görüşü alındıktan sonra | Listedeki malzemenin ihracı için izin; sipariş ve şirket değişikliği bildirimleri; her yıl ocak ayında ya da gerektiğinde yıl içinde tespit ve ilan edilen liste |
| Cetvele tabi toksik kimyasallar ve prekürsörler | 5564 sayılı Kanun m.4, 5/5-7, 6 | Tesis izni için ilgili bakanlık; ihracat uygunluk belgesi için ticaret mercii | Tesis izni; devrin, hedef devletin Sözleşmeye taraf olup olmamasına göre değişen yasakları; ihracat uygunluk belgesi |
| Radyoaktif madde; nükleer ve nükleer çift kullanımlı kalemler ile teknoloji | 7381 sayılı Kanun m.4/3-(ç) ve (d) | Nükleer Düzenleme Kurumu; (d) bendindeki nükleer ve nükleer çift kullanımlı ihracatta ilgili bakanlıkların görüşü alınarak | Tesis lisansından ayrı ve ondan bağımsız bir ihracat izni |
Tablo bir menü değildir. Tek bir laboratuvar ekipmanı sevkiyatı aynı anda çift kullanımlı listede yer alabilir, cetvele tabi bir prekürsör içerebilir ve radyoaktif kaynak taşıyabilir; bir merciden alınan izin diğerlerine cevap oluşturmaz.
Bölümün devamını okuyun
5201 sayılı Kanun ayrı bir not hak eder, çünkü getirdiği yükümlülükler işlem bazlı değil süreklidir. 4. madde, denetime tabi listenin her yıl ocak ayında veya gerektiğinde yıl içerisinde, Dışişleri Bakanlığı, sanayi ve ticaretten sorumlu bakanlık ile Genelkurmay Başkanlığının görüşleri alındıktan sonra Millî Savunma Bakanlığınca tespit ve ilan edilmesini öngörür; hemen ardından gelen cümle ise pratikte belirleyicidir: herhangi bir nedenle tespit ve ilan yapılmamışsa en son yayımlanan liste esas alınır. Yani listenin o yıl çıkmamış olması bir boşluk yaratmaz. 5. madde kapsamdaki sanayi kuruluşlarından kurucularını, sermayesini, ortaklarını, yönetim ve denetim kurulu üyelerini, şirketi temsile ve ilzama yetkili kişileri, üretecekleri maddelerin cinsleri ile senelik üretim miktarlarını ve personel sayısını, ayrıca bu bilgilerdeki değişiklikleri değişiklikten itibaren bir ay içinde; üretim türleri ile stoklarını her ocak ayında; aldıkları siparişlerin cins ve miktarı ile sipariş verenlerin kimliklerini bir ay içinde Bakanlığa bildirmesini ister. Bunu izleyen fıkra dengeyi kurar: ulusal savunma ihtiyaçları dışındaki siparişler bakımından Bakanlık kararını en geç bir ay içinde bildirmek zorundadır ve bildirim yapılmaması hâlinde sipariş talebi kabul edilmiş sayılır. Zımni kabul, uyum takviminde ayrıca izlenmesi gereken bir olgudur.
5564 sayılı Kanun bambaşka bir mantıkla çalışır. 5. maddenin beşinci fıkrası, (1) sayılı cetveldeki kimyasalların Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesine taraf olmayan bir devlete hiçbir şekilde devredilemeyeceğini belirtir; taraf bir devlete devri ise yalnızca bilimsel araştırma, tıbbi, farmasötik veya koruyucu amaçlarla mümkündür. Fıkranın devamı halkayı kapatır: bu şekilde devredilen kimyasal maddelerin tekrar üçüncü bir devlete devrine müsaade edilmez. 6. maddenin birinci fıkrası, cetveldeki maddelerin ithal ve ihracında ilgili mevzuat uyarınca izin alınması zorunlu olanlar bakımından ithal izin belgesi ve ihracat uygunluk belgesi alınmasını zorunlu tutar; ikinci fıkra aynı kuralı Türkiye ile serbest bölgeler arasındaki hareketlere de uygular. Serbest bölgeyi kontrol dışı bir alan sayan varsayımın kırıldığı yer burasıdır.
Tarama, Dondurma ve Gözden Kaçan Bildirim Yükümlülüğü
7262 sayılı Kanun bu alandaki asıl yaptırım düzenlemesidir ve mimarisini açıkça ifade etmek gerekir, çünkü çoğu zaman gevşek biçimde anlatılır. 1. maddenin ikinci fıkrası Kanun’un tamamını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kapsamına bağlar. 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, listelenen kişi ve kuruluşlar, bunların doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ile bunların adına ya da hesabına hareket edenler için fon toplanmasını veya sağlanmasını yasaklar; aynı bent, bu kişilerin Türkiye’de iş ortaklığına ya da başkaca iş ilişkilerine girmesini de yasaklar. İkinci fıkra temsilcilik açılmasını, banka şubesi kurulmasını ve muhabir ilişkisi tesisini yasaklar ve mevcut olanların sonlandırılacağını söyler. Üçüncü fıkra ise Güvenlik Konseyince izin verilen hâller dışında, kararlarda belirtilen madde, malzeme ve ekipmanın ithalini, ihracını, transitini ve teknolojinin transferini yasaklar.
Bölümün devamını okuyun
- madde kararları uygulamada kendiliğinden işler kılar: dondurma ve yasaklama kararları Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla gecikmeksizin uygulanır ve üçüncü fıkra nihai listelerin ilgili kamu kurumlarının internet sitelerinde gecikmeksizin yayımlanmasını ister. Taramanın kaynağı budur. Yalnızca ticari bir veri tabanına karşı yapılan, yayımlanmış listelere karşı tarih düşülmüş bir kaydı bulunmayan tarama, sonradan savunulması güç bir taramadır.
İhracatçıların en sık gözden kaçırdığı yükümlülük 6415 sayılı Kanun’un 12. maddesinin üçüncü fıkrasındadır; bu hüküm buraya 7262 sayılı Kanun’un 3. maddesinin dördüncü fıkrası aracılığıyla gelir. Malvarlığı dondurulan bir kişiden alacağı veya bu kişiye borcu olan şirket, alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri yayımdan itibaren otuz gün içinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirmek zorundadır. Listelenen bir alıcıdan tahsil edilmemiş bir fatura tam olarak budur. Aynı maddenin beşinci fıkrası, kararın yerine getirilmesi kendisinden talep edilen kişiler nezdindeki kayıtlar için yedi günlük ayrı bir süre öngörür; altıncı fıkra ise malvarlığında sonradan meydana gelen artışları da dondurma hükümlerine tabi kılar.
Şirket düzeyindeki sonuçlar yalnızca cezai değil, aynı zamanda idaridir. 7262 sayılı Kanun’un 5. maddesinin yedinci fıkrası, yasak işlemi gerçekleştiren ya da dondurma kararının gereğini yerine getirmeyen kişi tüzel kişinin organı veya temsilcisi ise ya da tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmişse tüzel kişiye idari para cezası verilmesini öngörür; sekizinci fıkra fiilin özel hukuk tüzel kişisinin yararına işlenmesi hâlinde üst sınırı yükseltir ve cezanın, tespit edilmesi hâlinde işleme veya eyleme konu miktardan az olamayacağını hükme bağlar. Bu son cümle, cezayı işlemin büyüklüğüne endeksleyerek küçük tutarlı bir aykırılıkla büyük tutarlı bir aykırılığı ayırır. Her iki kanundaki rakamlar yürürlük tarihindeki nominal tutarlardır: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca maktu idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır, ancak aynı fıkranın devamı nispi nitelikteki idari para cezalarını bu mekanizmanın dışında tutar. Sonuç şudur: gümrüklenmiş değere oranlı gümrük cezaları yeniden değerlenmez; maktu cezalar için geçerli rakam ise ilgili yılın yeniden değerlenmiş tutarıdır ve o yılın tebliğinden teyit edilmelidir.
Aykırılığın Bedeli ve Nerede Tartışılacağı
| Tespit | Hüküm | Sonuç |
|---|---|---|
| İhracın idari düzenleyici işlemle yasaklanmış olması | 4458 sayılı Kanun m.235/2-(a) | Gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası |
| İzne tabi değilmiş ya da izin alınmış gibi beyanda bulunulması | 4458 sayılı Kanun m.235/2-(b) | Gümrüklenmiş değerin onda biri kadar idari para cezası |
| Belgenin ya da olumlu denetim sonucunun Bakanlıkça belirlenen sürede sunulması | 4458 sayılı Kanun m.235/2-(c) | Ceza, m.241/1 uyarınca usulsüzlük cezasına iner |
| İhracı kanun gereği yasak eşyanın çıkarılması | 5607 sayılı Kanun m.3/8 | Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşmaması kaydıyla cezai sorumluluk |
| Dondurma kararının gereğinin yerine getirilmemesi veya geciktirilmesi | 7262 sayılı Kanun m.5/3, 5/7 | Cezai sorumluluk ve ayrıca tüzel kişiye idari para cezası |
Stratejiyi iki özellik belirler. Birincisi, 235. maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi eksik belge süresinde tamamlandığında sevkiyat değerinin bir oranını sabit bir usulsüzlük cezasına çevirir; bu da bir alıkoyma hâlinde ilk hamlenin savunma dilekçesi değil, izin merciine yapılacak başvuru olması gerektiği anlamına gelir. İkincisi, ilk üç satırdaki her şey idari işlemdir ve dolayısıyla Gümrük Kanunu’nun 242. maddesindeki yoldan yürür: tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama itiraz, idarenin otuz gün içinde karar vermesi, ret hâlinde işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı. Bu yolun mekaniği ve uzlaşma seçeneği gümrük idari para cezasına itiraz ve uzlaşma yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Bölümün devamını okuyun
Denetim gümrük kapısıyla sınırlı değildir. Gümrük Kanunu’nun 73. maddesinin birinci fıkrası, gümrük idarelerine eşyanın tesliminden sonra beyandaki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla ihraç işlemlerine veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol etme yetkisi verir; kontroller beyan sahibinin veya işlemle ticari yönden ilgili diğer kişilerin yerlerinde yapılabilir. 13. madde ise 11. maddede öngörülen belge ve bilgilerin gümrük kontrolü amacıyla beş yıl saklanmasını ister; ihracata ilişkin beyanlarda süre beyannamenin tescil edildiği yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. Bu, uyum programına somut bir yük bindirir: beş yıl sonra sınıflandırma gerekçesinin, tarama kaydının, Nihai Kullanım Sertifikasının ve on beş günlük ihracat sonrası bildirimin kanıtının aynı dosyadan çıkarılabilmesi gerekir.
Bu dosyanın yanında iki risk daha durur ve aynı anda haritalanması yerinde olur. Basitleştirilmiş statü sahibi bir şirket için kaybedilecek olan yalnızca ceza değildir; kontrole ilişkin bir tespit sertifikanın arkasındaki koşulları da etkiler ve buna karşı izlenecek yollar yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasının askıya alınması ve geri alınması yazımızda ele alınmıştır. Kontrole tabi eşya şartlı muafiyet düzenlemesi kapsamında ithal edilmişse, engellenen veya geri dönen bir ihracat ihracat taahhüdünü de zedeler; sonuçları dahilde işleme izin belgesinde taahhüt kapatma yazımızda anlatılmaktadır.
İç Uyum Programında Ne Bulunmalı
Türk mevzuatı şirket içi ihracat kontrolü programının şeklini düzenlemez; dolayısıyla içeriği, tek tek hükümlerin denetimde ne istediğinden türetilir. Dört unsur işin çoğunu görür.
Bölümün devamını okuyun
Sınıflandırma teknik parametre düzeyinde belgelenmelidir; çünkü 2003/12 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde atıf yapılan kontrol listeleri parametre esaslıdır ve gümrük tarife pozisyonu tek başına sonucu vermez. Tarama, 7262 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yayımlanan listelere karşı yapılmalı, tarih düşülerek kaydedilmeli ve yalnızca müşteri kabulünde değil her sevkiyat öncesinde tekrarlanmalıdır; zira Cumhurbaşkanı kararı yayımlandığı günden itibaren uygulanır. Nihai kullanım belgeleri sipariş teyit edilmeden önce toplanmalıdır; hem 2. madde bunu başvurunun koşulu saydığı için hem de EK: A taahhüdü (malın beyan edilen amaçla kullanılacağı ve Türk ihracatçının izni olmaksızın üçüncü bir ülkeye yeniden ihraç edilmeyeceği) şirketin kendi sözleşmesel korumasını oluşturduğu için. Dosya nihayet kapanış adımlarını taşımalıdır: doksan gün içinde tevdi edilmiş beyanname, on beş gün içinde geri gönderilmiş örnek ve ithalat tarafındaki belgeler bakımından Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknolojilere Dair Belgelerin Onaylanmasına İlişkin Tebliğ’deki (İthalat: 2026/12) karşılık gelen taahhüt. Söz konusu Tebliğ’in 4. maddesinin ikinci ve 5. maddesinin ikinci fıkraları İthal Şehadetnamesi ile Nihai Kullanım Sertifikasına onay tarihinden itibaren altı aylık bir geçerlilik tanır ve belgelerin süresinin uzatılamayacağını yazar; 9. maddesinin birinci fıkrası ise belge konusu malın üçüncü bir ülkeye sevki için ihracatçı ülkeden İzin Yazısı alınmasını ister. 10. maddesinin ikinci fıkrasındaki kayıt da unutulmamalıdır: bu belgeler ithalatta izin belgesi yerine geçmez ve gümrük işlemlerinin tekemmül ettirilmesine mesnet teşkil etmez.
Çerçevenin tamamı gümrük hukuku ve ithalat-ihracat sayfalarımızda ele alınmaktadır. Asıl soru, yani belirli bir ürünün, varış ülkesinin ve son kullanıcının sipariş kabul edilmeden önce izne tabi olup olmadığı, tarife kodundan değil, teknik dosyadan cevaplanır.