İhracat Kontrolleri ve Yaptırım Uyumu: Şirketler İçin Uyum Rehberi

Kontrole tabi ürün ihraç eden şirketlere, üreticilere ve dış ticaret firmalarına ihracat kontrolünün şirket tarafında danışmanlık veriyoruz: ürünün çift kullanımlı ve sektörel listeler karşısında sınıflandırılması, son kullanıcının 7262 sayılı Kanun uyarınca yayımlanan listelerde taranması, İMMİB ve sektör mercileri nezdinde izin başvurusunun yürütülmesi ve sevkiyattan yıllar sonra gelen gümrük kontrolüne verilecek cevabın hazırlanması.

Av. Onur Çalışıcıİstanbul Barosu sicil no 83426 · Güncelleme Eylül 2026

Ana noktalar

  1. 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı'nın 4. maddesi, kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla yasaklanmamış her malın ihracını serbest bırakır. Bu nedenle her kontrol yükümlülüğünün belirli bir düzenlemeye dayandırılması gerekir ve o düzenleme çoğu zaman Gümrük Kanunu değildir.
  2. Çift kullanımlı ürün izni İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ üzerinden yürür. 2 ve 3. maddeler başvuruyu İMMİB Genel Sekreterliği eliyle Bakanlığa taşır, 4. madde gümrük beyannamesinin tevdii için temdit edilmemek üzere doksan gün verir, 5. madde ise beyanname örneğinin ihracattan sonraki on beş gün içinde geri gönderilmesini ister.
  3. Aynı Tebliğ'in 6. maddesi listede olmayan çift kullanımlı malzeme ve teknolojiyi yakalayan hükümdür: kitle imha silahı geliştirdiğinden şüphe duyulan bir son kullanıcı söz konusuysa, ihracatçı kendi şüphesini beyan etmişse ya da ulusal ve uluslararası güvenlik ile insan hakları bakımından risk doğuyorsa, malzeme ya da teknoloji her iki listenin de dışında olsa dahi izin aranır.
  4. Askerî ve nükleer ürünler 5201 ve 7381 sayılı Kanunlar uyarınca başka mercilerin iznine bağlıdır; 5564 sayılı Kanun'daki kimyasallar için ise Ticaret Bakanlığından ayrı bir ihracat uygunluk belgesi gerekir. Çift kullanım izni bu belgelerin yerine geçmez ve üç rejim aynı sevkiyata aynı anda uygulanabilir.
  5. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ihracı idari düzenlemeyle yasaklanmış eşyanın çıkarılmasında gümrüklenmiş değerin iki katı, izne bağlı eşyanın izinsiz çıkarılmasında ise onda biri kadar idari para cezası verilir. Fıkraya 2019'da eklenen (c) bendi, belge Bakanlıkça belirlenen süre içinde tamamlanırsa cezayı usulsüzlük cezasına indirir.

Türkiye’den ihracat yapan bir şirket, ihracat kontrolü yükümlülüklerini birbirinden ayrı dört kaynaktan edinir ve bunların hiçbiri Gümrük Kanunu değildir: İhracat Rejimi Kararı ile İhracat Yönetmeliği serbestiyi ve ondan sapmanın mekanizmasını kurar, İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ çift kullanımlı ve hassas maddeleri izne bağlar, üç sektör kanunu askerî ve nükleer kalemleri başka mercilerin iznine, 5564 sayılı Kanun’daki kimyasalları ise Ticaret Bakanlığından alınacak ayrı bir ihracat uygunluk belgesine bağlar, 7262 sayılı Kanun ise Birleşmiş Milletler kaynaklı malvarlığı dondurma ve ticaret yasaklarını iç hukukta uygular. Gümrük Kanunu ancak sonda, ceza hesaplanırken devreye girer; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, alınmamış bir izni sevkiyatın gümrüklenmiş değerinin onda biri olarak fiyatlandırır.

Bölümün devamını okuyun

Bir kapsam notu. Bu yazı şirket uyumuyla ilgilidir: bir şirketin ürününü nasıl sınıflandıracağı, karşı tarafını nasıl tarayacağı, izne nasıl başvuracağı, kaydı nasıl tutacağı ve denetimde ne göstereceği. Gerçek kişilerin ceza yargılamasındaki savunmasını konu edinmez ve hiçbir devletin dış ticaret ya da dış politika tercihini değerlendirmez. Başka bir ülkenin kendi mevzuatı uyarınca aldığı tedbirlere değinildiği yerlerde bunlar, Türk ihracatçısının yönetmek zorunda olduğu sözleşmesel ve karşı taraf kaynaklı olgular olarak ele alınır; Türk hukukundan doğan yükümlülük olarak değil.

İhracat Serbesttir, Tuzak da Buradadır

6 Ocak 1996 tarihli ve 22515 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı’nın 4. maddesi, kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla ihracı yasaklanmış mallar dışında kalan bütün malların ihracının, 3. maddenin (b) bendi müstesna olmak üzere bu Karar çerçevesinde serbest olduğunu söyler. Serbestinin sınırları ise hemen ardından gelen fıkralardadır. Kamu kurumları, ihracatı ürün, miktar veya süre bakımından kısıtlayan veya yasaklayan kanun ve kararname taslaklarını hazırlarken Bakanlığın görüşünü almak zorundadır; malların alım satımının başka mevzuat uyarınca belli bir merciin iznine bırakıldığı hâllerde usul belirlenirken Bakanlığın uygun görüşü alınır; ve ihracat işlemlerinde, ilgili mevzuatla belirlenmiş olanlar dışında hiçbir belge aranmaz. Son cümle iki yönlü çalışır: idare keyfî belge isteyemez, ama mevzuatla belirlenmiş bir belge de tartışmasız aranır.

Bölümün devamını okuyun

Kısıtlama yetkileri 3. maddededir. (b) bendi olağandışı piyasa gelişmeleri, ürün yetersizliği, kamu güvenliği, kamu ahlakı, insan sağlığı, hayvanların, bitkilerin veya çevrenin korunması ile sanatsal, tarihî ve arkeolojik değer taşıyan eşyanın korunması gibi gerekçelerle ihracatta kısıtlama veya yasaklama getirilmesine imkân verir. (c) bendi ihracatın müsaadeye veya kayda bağlanmasını düzenler. 5. madde, Karar ekindeki malları mevcut ihracı yasak ve ön izne bağlı mal gruplarına ilave eder; konsolide listenin kendisi ise İhracat: 96/31 sayılı Tebliğ’dedir. Metinlerdeki “Dış Ticaret Müsteşarlığı” ibaresinin kurumsal olarak Ticaret Bakanlığına geçtiğini de not etmek gerekir; eski adı gören okurun yürürlükte olmadığı sonucuna varmaması için.

6 Haziran 2006 tarihli ve 26190 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat Yönetmeliği’nin 6. maddesi işleyiş kuralını tek cümlede kurar: ihracı uluslararası anlaşma, kanun, kararname ve ilgili sair mevzuat uyarınca belli bir merciin ön iznine bağlı malların ihracatında, ilgili mercilerden ön izin alındıktan sonra ihracat mevzuatı hükümleri uygulanır. Pratikte önemli olan her şey bu sıralamadan çıkar. Önce izin gelir, sonra ihracat prosedürü; tersi mümkün değildir. Aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrası da zinciri gümrük kapısında kapatır: Birlik Onay Kodu doğrulanmayan beyannameye istinaden mal çıkışı yapılamaz.

Çift Kullanımlı Ürün İzni ve Listede Olmayanı Yakalayan Hüküm

2 Aralık 2003 tarihli ve 25304 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ kısadır (on bir madde), ama günlük yükün büyük bölümünü taşır.

Bölümün devamını okuyun
  1. madde, Wassenaar Düzenlemesi Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknoloji Listesi ile Avustralya Grubu Kimyasal Prekürsörler Listesi kapsamındaki malzeme ve teknolojilerin ihracatını ihracatta yetkili merciin iznine tabi kılar; başvurunun, malzemenin teknik özelliklerini ve kullanım alanlarını açıklayan belgelerle ve ithalatçı firmadan alınan EK: A formundaki Nihai Kullanım Sertifikasıyla birlikte İMMİB Genel Sekreterliğine yapılmasını ister. 3. madde akışı tarif eder: İMMİB ön incelemeyi yapar ve talebi Bakanlığa iletir; Bakanlık ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının değerlendirmelerini aldıktan sonra nihai kanaatini oluşturur ve talebin sonuçlandırılması için dosyayı İMMİB’e iade eder.

Sevkiyatı iki süre kuşatır. 4. madde, gümrük idarelerine beyanname tevdii süresini izin tarihinden itibaren doksan gün olarak belirler ve bu sürenin temdit edilmeyeceğini yazar. 5. madde ise ihracatçıdan, ihracattan sonraki on beş gün içinde beyanname örneğini İMMİB Genel Sekreterliğine göndermesini ister. Dosyalar genellikle birinciyi yerine getirir, ikinciyi unutur; oysa denetimde sorulan çoğu zaman ikincisidir.

Tartışmalı dosyaların çoğunu 6. madde belirler. Her iki listenin de dışında kalan çift kullanımlı malzeme ve teknolojiler üç hâlde yine izne tabidir: ihracatın, kitle imha silahı geliştirdiğinden şüphe duyulan bir son kullanıcıya yapılacak olması; ihracatçı firmanın malzemenin tamamının veya bir kısmının bu amaçla kullanılabileceğine dair şüphesini kendisinin beyan etmesi; ve ulusal ile uluslararası güvenliğin tehlikeye düşebileceği, insan hakları ihlallerine yol açabileceği durumlar. İkinci ihtimalin şirket içinde rahatsız edici bir sonucu vardır: bir mühendisin endişe dile getiren e-postası yalnızca iyi niyetin delili değil, aynı zamanda izin yükümlülüğünü tetikleyen bir olgudur. Bu nedenle iç prosedürün şüpheyi bastırmaya değil, kayda geçirip başvuruya dönüştürmeye kurulması gerekir.

  1. madde sınırı çizer: Tebliğ hükümleri transit ticarete konu ve serbest bölgelerde depolanmış malzemelere uygulanmaz. Bu istisnayı ezberlemekle yetinmemek gerekir; uygulanmayan şey Tebliğ’in izin prosedürüdür, transit ve serbest bölge hareketlerine ilişkin diğer yasaklar yerinde durur.

Askerî, Kimyasal ve Nükleer Ürünlerin Ayrı Kapıları

Ürün sınıfı Düzenleme Karar mercii Fiilen aranan
Çift kullanımlı ve hassas maddeler İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ m.2, 6 Ticaret Bakanlığı, İMMİB üzerinden İhracattan önce izin; Nihai Kullanım Sertifikası; 90 günlük beyanname penceresi; ihracattan sonra 15 günlük bildirim
Harp araç ve gereçleri, silah, mühimmat, askerî patlayıcı ve bunların teknolojileri 5201 sayılı Kanun m.4, 5, 7 Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının görüşü alındıktan sonra Listedeki malzemenin ihracı için izin; sipariş ve şirket değişikliği bildirimleri; her yıl ocak ayında ya da gerektiğinde yıl içinde tespit ve ilan edilen liste
Cetvele tabi toksik kimyasallar ve prekürsörler 5564 sayılı Kanun m.4, 5/5-7, 6 Tesis izni için ilgili bakanlık; ihracat uygunluk belgesi için ticaret mercii Tesis izni; devrin, hedef devletin Sözleşmeye taraf olup olmamasına göre değişen yasakları; ihracat uygunluk belgesi
Radyoaktif madde; nükleer ve nükleer çift kullanımlı kalemler ile teknoloji 7381 sayılı Kanun m.4/3-(ç) ve (d) Nükleer Düzenleme Kurumu; (d) bendindeki nükleer ve nükleer çift kullanımlı ihracatta ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Tesis lisansından ayrı ve ondan bağımsız bir ihracat izni

Tablo bir menü değildir. Tek bir laboratuvar ekipmanı sevkiyatı aynı anda çift kullanımlı listede yer alabilir, cetvele tabi bir prekürsör içerebilir ve radyoaktif kaynak taşıyabilir; bir merciden alınan izin diğerlerine cevap oluşturmaz.

Bölümün devamını okuyun

5201 sayılı Kanun ayrı bir not hak eder, çünkü getirdiği yükümlülükler işlem bazlı değil süreklidir. 4. madde, denetime tabi listenin her yıl ocak ayında veya gerektiğinde yıl içerisinde, Dışişleri Bakanlığı, sanayi ve ticaretten sorumlu bakanlık ile Genelkurmay Başkanlığının görüşleri alındıktan sonra Millî Savunma Bakanlığınca tespit ve ilan edilmesini öngörür; hemen ardından gelen cümle ise pratikte belirleyicidir: herhangi bir nedenle tespit ve ilan yapılmamışsa en son yayımlanan liste esas alınır. Yani listenin o yıl çıkmamış olması bir boşluk yaratmaz. 5. madde kapsamdaki sanayi kuruluşlarından kurucularını, sermayesini, ortaklarını, yönetim ve denetim kurulu üyelerini, şirketi temsile ve ilzama yetkili kişileri, üretecekleri maddelerin cinsleri ile senelik üretim miktarlarını ve personel sayısını, ayrıca bu bilgilerdeki değişiklikleri değişiklikten itibaren bir ay içinde; üretim türleri ile stoklarını her ocak ayında; aldıkları siparişlerin cins ve miktarı ile sipariş verenlerin kimliklerini bir ay içinde Bakanlığa bildirmesini ister. Bunu izleyen fıkra dengeyi kurar: ulusal savunma ihtiyaçları dışındaki siparişler bakımından Bakanlık kararını en geç bir ay içinde bildirmek zorundadır ve bildirim yapılmaması hâlinde sipariş talebi kabul edilmiş sayılır. Zımni kabul, uyum takviminde ayrıca izlenmesi gereken bir olgudur.

5564 sayılı Kanun bambaşka bir mantıkla çalışır. 5. maddenin beşinci fıkrası, (1) sayılı cetveldeki kimyasalların Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesine taraf olmayan bir devlete hiçbir şekilde devredilemeyeceğini belirtir; taraf bir devlete devri ise yalnızca bilimsel araştırma, tıbbi, farmasötik veya koruyucu amaçlarla mümkündür. Fıkranın devamı halkayı kapatır: bu şekilde devredilen kimyasal maddelerin tekrar üçüncü bir devlete devrine müsaade edilmez. 6. maddenin birinci fıkrası, cetveldeki maddelerin ithal ve ihracında ilgili mevzuat uyarınca izin alınması zorunlu olanlar bakımından ithal izin belgesi ve ihracat uygunluk belgesi alınmasını zorunlu tutar; ikinci fıkra aynı kuralı Türkiye ile serbest bölgeler arasındaki hareketlere de uygular. Serbest bölgeyi kontrol dışı bir alan sayan varsayımın kırıldığı yer burasıdır.

Tarama, Dondurma ve Gözden Kaçan Bildirim Yükümlülüğü

7262 sayılı Kanun bu alandaki asıl yaptırım düzenlemesidir ve mimarisini açıkça ifade etmek gerekir, çünkü çoğu zaman gevşek biçimde anlatılır. 1. maddenin ikinci fıkrası Kanun’un tamamını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kapsamına bağlar. 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, listelenen kişi ve kuruluşlar, bunların doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri ile bunların adına ya da hesabına hareket edenler için fon toplanmasını veya sağlanmasını yasaklar; aynı bent, bu kişilerin Türkiye’de iş ortaklığına ya da başkaca iş ilişkilerine girmesini de yasaklar. İkinci fıkra temsilcilik açılmasını, banka şubesi kurulmasını ve muhabir ilişkisi tesisini yasaklar ve mevcut olanların sonlandırılacağını söyler. Üçüncü fıkra ise Güvenlik Konseyince izin verilen hâller dışında, kararlarda belirtilen madde, malzeme ve ekipmanın ithalini, ihracını, transitini ve teknolojinin transferini yasaklar.

Bölümün devamını okuyun
  1. madde kararları uygulamada kendiliğinden işler kılar: dondurma ve yasaklama kararları Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla gecikmeksizin uygulanır ve üçüncü fıkra nihai listelerin ilgili kamu kurumlarının internet sitelerinde gecikmeksizin yayımlanmasını ister. Taramanın kaynağı budur. Yalnızca ticari bir veri tabanına karşı yapılan, yayımlanmış listelere karşı tarih düşülmüş bir kaydı bulunmayan tarama, sonradan savunulması güç bir taramadır.

İhracatçıların en sık gözden kaçırdığı yükümlülük 6415 sayılı Kanun’un 12. maddesinin üçüncü fıkrasındadır; bu hüküm buraya 7262 sayılı Kanun’un 3. maddesinin dördüncü fıkrası aracılığıyla gelir. Malvarlığı dondurulan bir kişiden alacağı veya bu kişiye borcu olan şirket, alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri yayımdan itibaren otuz gün içinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirmek zorundadır. Listelenen bir alıcıdan tahsil edilmemiş bir fatura tam olarak budur. Aynı maddenin beşinci fıkrası, kararın yerine getirilmesi kendisinden talep edilen kişiler nezdindeki kayıtlar için yedi günlük ayrı bir süre öngörür; altıncı fıkra ise malvarlığında sonradan meydana gelen artışları da dondurma hükümlerine tabi kılar.

Şirket düzeyindeki sonuçlar yalnızca cezai değil, aynı zamanda idaridir. 7262 sayılı Kanun’un 5. maddesinin yedinci fıkrası, yasak işlemi gerçekleştiren ya da dondurma kararının gereğini yerine getirmeyen kişi tüzel kişinin organı veya temsilcisi ise ya da tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmişse tüzel kişiye idari para cezası verilmesini öngörür; sekizinci fıkra fiilin özel hukuk tüzel kişisinin yararına işlenmesi hâlinde üst sınırı yükseltir ve cezanın, tespit edilmesi hâlinde işleme veya eyleme konu miktardan az olamayacağını hükme bağlar. Bu son cümle, cezayı işlemin büyüklüğüne endeksleyerek küçük tutarlı bir aykırılıkla büyük tutarlı bir aykırılığı ayırır. Her iki kanundaki rakamlar yürürlük tarihindeki nominal tutarlardır: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca maktu idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır, ancak aynı fıkranın devamı nispi nitelikteki idari para cezalarını bu mekanizmanın dışında tutar. Sonuç şudur: gümrüklenmiş değere oranlı gümrük cezaları yeniden değerlenmez; maktu cezalar için geçerli rakam ise ilgili yılın yeniden değerlenmiş tutarıdır ve o yılın tebliğinden teyit edilmelidir.

Aykırılığın Bedeli ve Nerede Tartışılacağı

Tespit Hüküm Sonuç
İhracın idari düzenleyici işlemle yasaklanmış olması 4458 sayılı Kanun m.235/2-(a) Gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası
İzne tabi değilmiş ya da izin alınmış gibi beyanda bulunulması 4458 sayılı Kanun m.235/2-(b) Gümrüklenmiş değerin onda biri kadar idari para cezası
Belgenin ya da olumlu denetim sonucunun Bakanlıkça belirlenen sürede sunulması 4458 sayılı Kanun m.235/2-(c) Ceza, m.241/1 uyarınca usulsüzlük cezasına iner
İhracı kanun gereği yasak eşyanın çıkarılması 5607 sayılı Kanun m.3/8 Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşmaması kaydıyla cezai sorumluluk
Dondurma kararının gereğinin yerine getirilmemesi veya geciktirilmesi 7262 sayılı Kanun m.5/3, 5/7 Cezai sorumluluk ve ayrıca tüzel kişiye idari para cezası

Stratejiyi iki özellik belirler. Birincisi, 235. maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi eksik belge süresinde tamamlandığında sevkiyat değerinin bir oranını sabit bir usulsüzlük cezasına çevirir; bu da bir alıkoyma hâlinde ilk hamlenin savunma dilekçesi değil, izin merciine yapılacak başvuru olması gerektiği anlamına gelir. İkincisi, ilk üç satırdaki her şey idari işlemdir ve dolayısıyla Gümrük Kanunu’nun 242. maddesindeki yoldan yürür: tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama itiraz, idarenin otuz gün içinde karar vermesi, ret hâlinde işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı. Bu yolun mekaniği ve uzlaşma seçeneği gümrük idari para cezasına itiraz ve uzlaşma yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Bölümün devamını okuyun

Denetim gümrük kapısıyla sınırlı değildir. Gümrük Kanunu’nun 73. maddesinin birinci fıkrası, gümrük idarelerine eşyanın tesliminden sonra beyandaki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla ihraç işlemlerine veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol etme yetkisi verir; kontroller beyan sahibinin veya işlemle ticari yönden ilgili diğer kişilerin yerlerinde yapılabilir. 13. madde ise 11. maddede öngörülen belge ve bilgilerin gümrük kontrolü amacıyla beş yıl saklanmasını ister; ihracata ilişkin beyanlarda süre beyannamenin tescil edildiği yılın sonundan itibaren işlemeye başlar. Bu, uyum programına somut bir yük bindirir: beş yıl sonra sınıflandırma gerekçesinin, tarama kaydının, Nihai Kullanım Sertifikasının ve on beş günlük ihracat sonrası bildirimin kanıtının aynı dosyadan çıkarılabilmesi gerekir.

Bu dosyanın yanında iki risk daha durur ve aynı anda haritalanması yerinde olur. Basitleştirilmiş statü sahibi bir şirket için kaybedilecek olan yalnızca ceza değildir; kontrole ilişkin bir tespit sertifikanın arkasındaki koşulları da etkiler ve buna karşı izlenecek yollar yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasının askıya alınması ve geri alınması yazımızda ele alınmıştır. Kontrole tabi eşya şartlı muafiyet düzenlemesi kapsamında ithal edilmişse, engellenen veya geri dönen bir ihracat ihracat taahhüdünü de zedeler; sonuçları dahilde işleme izin belgesinde taahhüt kapatma yazımızda anlatılmaktadır.

İç Uyum Programında Ne Bulunmalı

Türk mevzuatı şirket içi ihracat kontrolü programının şeklini düzenlemez; dolayısıyla içeriği, tek tek hükümlerin denetimde ne istediğinden türetilir. Dört unsur işin çoğunu görür.

Bölümün devamını okuyun

Sınıflandırma teknik parametre düzeyinde belgelenmelidir; çünkü 2003/12 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde atıf yapılan kontrol listeleri parametre esaslıdır ve gümrük tarife pozisyonu tek başına sonucu vermez. Tarama, 7262 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yayımlanan listelere karşı yapılmalı, tarih düşülerek kaydedilmeli ve yalnızca müşteri kabulünde değil her sevkiyat öncesinde tekrarlanmalıdır; zira Cumhurbaşkanı kararı yayımlandığı günden itibaren uygulanır. Nihai kullanım belgeleri sipariş teyit edilmeden önce toplanmalıdır; hem 2. madde bunu başvurunun koşulu saydığı için hem de EK: A taahhüdü (malın beyan edilen amaçla kullanılacağı ve Türk ihracatçının izni olmaksızın üçüncü bir ülkeye yeniden ihraç edilmeyeceği) şirketin kendi sözleşmesel korumasını oluşturduğu için. Dosya nihayet kapanış adımlarını taşımalıdır: doksan gün içinde tevdi edilmiş beyanname, on beş gün içinde geri gönderilmiş örnek ve ithalat tarafındaki belgeler bakımından Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknolojilere Dair Belgelerin Onaylanmasına İlişkin Tebliğ’deki (İthalat: 2026/12) karşılık gelen taahhüt. Söz konusu Tebliğ’in 4. maddesinin ikinci ve 5. maddesinin ikinci fıkraları İthal Şehadetnamesi ile Nihai Kullanım Sertifikasına onay tarihinden itibaren altı aylık bir geçerlilik tanır ve belgelerin süresinin uzatılamayacağını yazar; 9. maddesinin birinci fıkrası ise belge konusu malın üçüncü bir ülkeye sevki için ihracatçı ülkeden İzin Yazısı alınmasını ister. 10. maddesinin ikinci fıkrasındaki kayıt da unutulmamalıdır: bu belgeler ithalatta izin belgesi yerine geçmez ve gümrük işlemlerinin tekemmül ettirilmesine mesnet teşkil etmez.

Çerçevenin tamamı gümrük hukuku ve ithalat-ihracat sayfalarımızda ele alınmaktadır. Asıl soru, yani belirli bir ürünün, varış ülkesinin ve son kullanıcının sipariş kabul edilmeden önce izne tabi olup olmadığı, tarife kodundan değil, teknik dosyadan cevaplanır.

Rakamlarla

90 gün
izin tarihinden itibaren beyannamenin tevdii (Tebliğ 2003/12 m.4)
15 gün
ihracattan sonra beyanname örneğinin İMMİB'e gönderilmesi (m.5)
30 gün
listelenen kişiden alacağın bildirilmesi (6415 sayılı Kanun m.12/3)
5 yıl
ihracat beyannamelerinde belge saklama süresi (4458 sayılı Kanun m.13)

Sevkiyat rezerve edilmeden önce yapılacak tarama

  1. Faturayı değil ürünü sınıflandırın

    Kontrol, ticari tanıma göre değil teknik parametrelere göre işler. Gümrük tarife pozisyonu yalnızca başlangıç noktasıdır; ürünün çift kullanımlı listede mi, yıllık kontrole tâbi malzeme listesinde mi, yoksa 5564 sayılı Kanun'a ekli cetvellerde mi yer aldığını teknik şartname belirler.

  2. Son kullanıcıyı yayımlanmış listelerde arayın

    7262 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası, Cumhurbaşkanı kararı Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra nihai listelerin ilgili kurumların internet sitelerinde gecikmeksizin yayımlanmasını öngörür. Tarama bu listelere karşı yapılır ve tarih ile ekran görüntüsü birlikte kayda geçirilir.

  3. Listede olmayan ürün için şüphe sorusunu yazılı sorun

    2003/12 sayılı Tebliğ'in 6. maddesi listede yer almayan çift kullanımlı malzeme ve teknolojiyi üç hâlde izne bağlar ve bunlardan biri ihracatçının kendi beyan ettiği şüphedir. Bu da şirket içinde 'bir endişemiz var mı?' sorusuna verilen cevabı hukuken anlamlı bir belgeye dönüştürür.

  4. Nihai Kullanım Sertifikasını sipariş teyit edilmeden önce alın

    EK: A formundaki sertifika, Tebliğ'in 2. maddesi uyarınca başvurunun koşuludur ve ithalatçıya, malı Türk ihracatçının izni olmaksızın yeniden ihraç etmeme taahhüdü yükler. Üretim başladıktan sonra peşine düşmek, doksan günlük pencerenin kaybedilme biçimidir.

  5. İhracat sonrası bildirimi takvime alın

    İzin son adım değildir. Tebliğ'in 5. maddesi, ihracattan sonraki on beş gün içinde gümrük beyannamesi örneğinin İMMİB Genel Sekreterliğine gönderilmesini ister; bu adımın kanıtını taşımayan bir dosya denetimde zayıf bir dosyadır.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de hangi malların ihracı izne tabidir?

Tek bir liste yoktur; işin pratik güçlüğü de buradadır. 95/7623 sayılı İhracat Rejimi Kararı'nın 4. maddesi, kanun, kararname ve uluslararası anlaşmalarla ihracı yasaklanmış mallar dışında kalan bütün malların ihracının serbest olduğunu, ancak bunun 3. maddenin (b) bendi saklı kalmak kaydıyla geçerli olduğunu söyler. Söz konusu (b) bendi kamu güvenliği, kamu ahlakı, insan sağlığı ile hayvanların, bitkilerin ve çevrenin korunması gibi gerekçelerle ihracatta kısıtlama veya yasaklama getirme yetkisi verir; (c) bendi ise ihracatı müsaadeye veya kayda bağlama yetkisini düzenler. İhracat Yönetmeliği'nin 6. maddesi bunu tamamlar: ihracı uluslararası anlaşma, kanun, kararname ve ilgili sair mevzuat uyarınca belli bir merciin ön iznine bağlı mallarda, ön izin alındıktan sonra ihracat mevzuatı hükümleri uygulanır. Dolayısıyla soru daima somut ürünü hangi düzenlemenin yakaladığıdır: çift kullanımlı ve hassas maddeler için İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ, harp araç ve gereçleri için 5201 sayılı Kanun uyarınca her yıl ilan edilen liste, cetvele tabi kimyasallar için 5564 sayılı Kanun, nükleer ve radyoaktif kalemler için 7381 sayılı Kanun, geri kalan için ise İhracat: 96/31 sayılı Tebliğ ekindeki ihracı yasak ve ön izne bağlı mallar listesi.

Çift kullanımlı ürün iznini kim verir ve izin ne kadar süreyle geçerlidir?

2 Aralık 2003 tarihli ve 25304 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İhracat: 2003/12 sayılı Tebliğ'in 2. maddesi, Wassenaar Düzenlemesi Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknoloji Listesi ile Avustralya Grubu Kimyasal Prekürsörler Listesi kapsamındaki malzeme ve teknolojilerin ihracatını ihracatta yetkili merciin iznine tabi kılar; bu yetki bugün Ticaret Bakanlığında, İhracat Genel Müdürlüğü nezdindedir. Başvuru, malzemenin teknik özelliklerini ve kullanım alanlarını açıklayan belgelerle ve ithalatçı firmadan alınan EK: A formundaki Nihai Kullanım Sertifikasıyla birlikte İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreterliğine yapılır. 3. madde uyarınca İMMİB ön incelemeyi yapar, talebi Bakanlığa iletir, Bakanlık ilgili kamu kurumlarının değerlendirmelerini aldıktan sonra nihai kanaatini oluşturur ve dosya sonuçlandırılmak üzere İMMİB'e döner. 4. madde ise izin tarihinden itibaren gümrük idarelerine beyanname tevdii için doksan gün tanır ve bu sürenin temdit edilmeyeceğini açıkça belirtir.

Çift kullanım tebliği transit ticarete ve serbest bölge stoklarına da uygulanır mı?

Uygulanmaz; bu, alandaki nadir açık istisnalardan biridir. 2003/12 sayılı Tebliğ'in 7. maddesi, Tebliğ hükümlerinin transit ticarete konu ve serbest bölgelerde depolanmış malzemelere uygulanmayacağını söyler. Bu, söz konusu hareketlerin düzenlemesiz olduğu anlamına gelmez. İhracat Yönetmeliği'nin 13. maddesinin üçüncü fıkrası, uluslararası anlaşmalarla ticareti yasaklanmış malların transit ticarete konu olamayacağını ve ithalat ile ihracat yapılması yasaklanmış ülkelerle transit ticaret yapılamayacağını hükme bağlar; 7262 sayılı Kanun'un 2. maddesinin üçüncü fıkrasındaki yasaklar da transiti ve teknoloji transferini kendi terimleriyle kapsar. Sınır dardır: İMMİB izin prosedürü bu hareketleri yöneten araç değildir. Serbest bölgede depolamayı kendiliğinden tüm kontrollerin dışında sayan bir uyum el kitabı yanlıştır. Antrepo ve depolama düzenlemeleriyle etkileşim, Türkiye'de serbest bölgeler yazımızda ele alınmaktadır.

Türk hukuku bakımından yaptırım uyumu ne anlama gelir?

Öncelikle 31 Aralık 2020 tarihli ve 31351 sayılı (5. mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun anlamına gelir. Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası, hükümlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kapsamına bağlı olarak uygulanacağını söyler; yani getirdiği tedbirler bağımsız bir ulusal liste değil, o kararların iç hukukta uygulanmasıdır. 2. madde, listelenen kişi ve kuruluşlar için fon toplanmasını veya sağlanmasını, bunların Türkiye'de iş ortaklığına ya da başkaca iş ilişkilerine girmesini yasaklar; üçüncü fıkra ise Güvenlik Konseyinin izin verdiği hâller dışında, kararlarda belirtilen madde, malzeme ve ekipmanın ithalini, ihracını, transitini ve teknolojinin transferini yasaklar. 3. madde dondurma ve yasaklama kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla gecikmeksizin uygulanmasını öngörür. Başka devletlerin kendi mevzuatı uyarınca aldığı tedbirler Türk hukuku değildir; Türk ihracatçısına sözleşme hükümleri, muhabir banka ilişkileri ve karşı taraf talepleri yoluyla ulaşır ve bir izin sorunu olarak değil, ticari ve sözleşmesel bir sorun olarak yönetilir.

Müşterimiz malvarlığı dondurma listesine girdi; ne yapmamız gerekir?

Bildirim yapmanız ve bunu hızla yapmanız gerekir. 7262 sayılı Kanun'un 3. maddesinin dördüncü fıkrasının dondurma kararlarının infazı bakımından uygulanmasını sağladığı 6415 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrası, hakkında dondurma kararı verilen kişiden alacağı veya bu kişiye borcu olan gerçek ve tüzel kişilerin, alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına bildirmesini ister. Aynı maddenin beşinci fıkrası, kararın yerine getirilmesi kendisinden talep edilenler bakımından ayrı ve daha kısa bir süre öngörür: nezdlerindeki kayıtlara ilişkin bilgiler talep tarihinden itibaren yedi gün içinde bildirilir. Altıncı fıkra, malvarlığında sonradan meydana gelen artışların da dondurma hükümlerine tabi olduğunu ekler. Kararın gereğini yerine getirmemek ya da yerine getirmekte ihmal veya gecikme göstermek 7262 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suçtur; aynı maddenin yedinci fıkrası ise fiili işleyen kişi tüzel kişinin organı veya temsilcisi ise ya da tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmişse tüzel kişiye ayrıca idari para cezası verilmesini öngörür.

Kontrole tabi bir ürünü izinsiz ihraç etmenin cezası nedir?

Ceza, alınmayan izin üzerinden değil sevkiyat üzerinden hesaplanır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, eşyanın ihracının genel düzenleyici idari işlemlerle yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası verilmesini öngörür. (b) bendi ise ihracı, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi ya da bu belgelerin yerini tutan bilgiye bağlı olmasına rağmen eşya bunlara tabi değilmiş ya da belge alınmış gibi beyanda bulunulması hâlini karşılar; buradaki ceza gümrüklenmiş değerin onda biridir. İhraç eşyasında bu değer, Kanun'un 3. maddesinin 26. bendi uyarınca FOB kıymet ile gümrük vergileri toplamıdır. Sonucu değiştiren hüküm, fıkraya 2019'da eklenen (c) bendidir: Bakanlıkça belirlenecek süre içinde (b) bendindeki eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilgi düzenlenirse ya da ilgili kurum veya kuruluş denetimin olumlu sonuçlandığını bildirirse, ceza 241. maddenin birinci fıkrasındaki usulsüzlük cezasına iner. İtiraz yolu 242. maddededir: tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama başvuru, idarenin otuz gün içinde karar vermesi ve ret hâlinde idari yargı.

İhracat izninin alınmamış olması kaçakçılık suçu oluşturur mu?

Kendiliğinden oluşturmaz ve bu ayrım önemlidir. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin sekizinci fıkrası, ihracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişiyi cezalandırır; hüküm 'kanun gereği' yasaklanmayı arar, tebliğ veya kararla getirilen idari kısıtlamayı değil. İdari kısıtlamanın alanı 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin ikinci fıkrasındaki gümrük para cezalarıdır. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrası ise ayrı bir fiili hedef alır: teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmiş gibi gösterilmesi ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatının değişik gösterilmesi. Fıkranın son cümlesi bir eşik koyar: beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması hâlinde sadece Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. Bununla birlikte sektör kanunlarının kendi ceza hükümleri vardır: 5201 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (c) bendi aynı Kanun'un 7. maddesindeki ihraç izni hükmüne aykırı hareket edeni, 7262 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası ise 2. maddenin üçüncü fıkrasındaki, Güvenlik Konseyi kararlarında belirtilen madde, malzeme ve ekipmanın ihracı yasağına aykırı hareket edeni cezalandırır. Bu yazı şirket uyumu sınırındadır; gerçek kişilerin ceza yargılamasındaki savunmasını konu edinmez.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün.

Av. Onur Çalışıcı

Dosyanızı yürüten avukat

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu ve elinizdeki belgeleri yazın; okuyup size dönüş yapalım. Türkçe ya da İngilizce yazabilirsiniz.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası