Türkiye’de bir işyerinde ciddi bir kaza olduğunda işverenin ilk hukuki süresi haftalarla değil günlerle ölçülür: olay, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ise üç iş günü içinde bildirilmek zorundadır. Dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesidir. Bundan sonrası tek bir süreç değil, üç ayrı süreçtir: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bir teftiş ve idari yaptırım dosyası, SGK’nın sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı her ödeme için açacağı rücu davası ve bir ceza soruşturması. Bunlar paralel yürür, süreleri farklıdır, muhatapları farklıdır; işverenin birinde yazdığı satır diğer ikisinde okunur.
Bölümün devamını okuyun
Bu sayfa krizin işveren tarafını ele alıyor: bildirim yükümlülükleri, teftişin üzerinde döndüğü belge dosyası, idari para cezaları ile işin durdurulması ve ardından gelen rücu ve tazminat riski. İş ilişkisinin genel çerçevesi iş hukuku sayfamızda; üç sürecin birbirine göre sıralanması ise iş kazasından sonra işverenin üç cephesi başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılıyor.
İlk Bildirimler
5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını geniş tanımlar: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işverence yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının süt izni sırasında ve işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay. Bu genişlik önemlidir; çünkü işverenlerin bildirmeyi en sık atladığı olaylar, tam da kanunun iş kazası saydığı servis ve işyeri dışı olaylardır.
Bölümün devamını okuyun
Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından bildirim yükümlülüğü işverendedir: kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya kazadan sonraki üç iş günü içinde. Kanun burada gözden kaçması kolay bir istisna ekler: kaza işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmişse üç iş günlük süre kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
6331 sayılı Kanun’un 14. maddesi bunun üzerine bir kayıt yükümlülüğü koyar. İşveren bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak raporları düzenler; ayrıca yaralanma veya ölüme yol açmadığı hâlde işyerini ya da iş ekipmanını zarara uğratan; çalışanı, işyerini ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli taşıyan olayları (uygulamadaki adıyla ramak kala olayları) inceleyip raporlamak zorundadır. Sağlık hizmeti sunucuları da kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç on gün içinde ayrıca SGK’ya bildirir; yani işverenin küçük bir olay sayıp geçtiği bir kaza, bir hastane kaydı üzerinden aylar sonra dosyaya girebilir.
Teftiş Dosyası Neyin Üzerinde Döner
Kaza sonrası iş teftişi bir belge denetimidir. Müfettiş, 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yükümlülüklerin ispatlanabilir biçimde yerine getirilip getirilmediğini sınar ve cevap çoğunlukla beş altı klasörde görünür.
| Yükümlülük | Müfettişin aradığı | Hüküm |
|---|---|---|
| Risk değerlendirmesi | Etkilenecek çalışan grubunu, seçilen ekipman ve kimyasalları, işyerinin düzenini ve özel politika gerektiren grupları (genç, yaşlı, engelli, gebe ve emziren çalışanlar) kapsayan güncel bir değerlendirme | m. 10/1 |
| İzleme ve denetim | Alınan tedbirlere uyulup uyulmadığının izlendiğine, denetlendiğine ve uygunsuzlukların giderildiğine dair kayıt; tedbirin yalnızca kâğıt üzerinde var olması yetmez | m. 4/1-(b) |
| Sağlık gözetimi | İşe girişte, iş değişikliğinde, iş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalardan sonra dönüşte talep hâlinde ve düzenli aralıklarla muayene; tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışan işe başlamadan önce alınmış sağlık raporu | m. 15/1-15/2 |
| Eğitim ve mesleki yeterlilik | İşe başlamadan önce ve iş, ekipman ya da teknoloji değiştiğinde verilen eğitim; mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde, yokluğunda çalıştırma yasağı doğuran mesleki eğitim belgesi; kaza geçiren çalışan işe dönerken ilave eğitim | m. 17/1, 17/3, 17/4 |
| Görüş alma | İSG personelinin görevlendirilmesinden ve koruyucu tedbir ile donanımın belirlenmesinden önce çalışanların veya temsilcilerinin görüşünün alınmış olması | m. 18/1-18/2 |
| İSG kurulu | Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan uzun süren sürekli işlerin yapıldığı işyerinde kurul; asıl işveren-alt işveren ilişkisinde asıl işverence sağlanan koordinasyon | m. 22/1-22/2 |
| Acil durum planlaması | Belirlenmiş acil durumlar, acil durum planları, önleme, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım için eğitimli ve donanımlı ekipler ve fiilen yapılmış tatbikatlar | m. 11/1 |
Bölümün devamını okuyun
İki hüküm, işverenin en sık başvurduğu savunmayı baştan kapatır. 4. maddenin ikinci fıkrası, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını; üçüncü fıkra da çalışanların kendi yükümlülüklerinin işverenin sorumluluğunu etkilemeyeceğini söyler. 8. maddenin ikinci fıkrası devreyi tamamlar: görevlendirilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı eksiklik ve aksaklıkları belirleyip işverene yazılı olarak bildirir; bunların düzeltilmesinden sorumlu olan işverendir. Gereği yerine getirilmemiş yazılı bildirimlerin bulunduğu bir klasör, bir teftişin bulabileceği en ağır belgedir.
İdari Para Cezaları, Artırım ve İşin Durdurulması
6331 sayılı Kanun’un 26. maddesi, ihlal edilen her yükümlülük için ayrı bir ceza öngörür. Metindeki rakamlar nominal tutarlardır (2012’de konmuş, bir kısmı 2015’te değiştirilmiştir); 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca maktu idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; bu nedenle güncel tarife kanun metninden değil, ilgili yılın yeniden değerlemesinden okunmalıdır. Yapısal olarak asıl önemli olan, cezaların nasıl katlandığıdır. Bir kısmı her çalışan için ayrı ayrı verilir (sağlık gözetimi, bilgilendirme, eğitim, kişisel koruyucu donanım), bir kısmı ise aykırılık sürdükçe her ay tekrarlanır; işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı görevlendirmemek ile risk değerlendirmesi yapmamak bu ikinci gruptadır.
Bölümün devamını okuyun
Bunun üzerine 26. maddenin üçüncü fıkrası, çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre bir artırım uygular:
| İşyeri | Az tehlikeli | Tehlikeli | Çok tehlikeli |
|---|---|---|---|
| 10'dan az çalışan | Aynı miktarda | +%25 | +%50 |
| 10-49 çalışan | Aynı miktarda | +%50 | +%100 |
| 50 ve daha fazla çalışan | +%50 | +%100 | +%200 |
İtiraz dilekçesinde ileri sürülmeye değer iki kayıt vardır. 26. maddenin dördüncü fıkrasına göre işin durdurulması hâlinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası uygulanmaz. Beşinci fıkraya göre ise çalışan sayısıyla çarpılarak verilen cezalarda yukarıdaki artırım tablosu uygulanmaz. Yetki de bölünmüştür: cezalar gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir ve tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir; istisnası, 14. maddedeki bildirim yükümlülüğüne ilişkin cezalardır; bunları doğrudan SGK verir ve tebliğ, itiraz ve tahsilde 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uygulanır.
Ticari sonucu en sert olan tedbir, 25. maddedeki işin durdurulmasıdır. Üç iş müfettişinden oluşan heyet tespit tarihinden itibaren iki gün içinde işin durdurulmasına karar verebilir; tespit edilen husus acil müdahale gerektiriyorsa tespiti yapan müfettiş, heyet karar alıncaya kadar geçerli olmak üzere işi durdurur. Karar bir gün içinde mülki idare amirine gönderilir ve kolluk kuvvetleri marifetiyle yirmi dört saat içinde, acil hâllerde aynı gün yerine getirilir. İşveren, kararın yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde iş mahkemesinde itiraz edebilir; itiraz uygulamayı etkilemez ve mahkemenin altı iş günü içinde vereceği karar kesindir. Durdurma boyunca 25. maddenin altıncı fıkrası, işsiz kalan çalışanlara ücretlerinin ödenmesini veya ücretlerinde düşüklük olmamak üzere başka bir iş verilmesini zorunlu kılar; sekizinci fıkra ise durdurulan işte izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekiline üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. 25/A maddesi, yalnızca maden işyerlerinde meydana gelen ölümlü iş kazalarında ve kusurun yargı kararıyla tespiti hâlinde iki yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklamayı düzenler.
Güncelliğe ilişkin bir not: İSG personeli görevlendirilmesini düzenleyen 6. ve 7. maddelerin kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri bakımından yürürlüğü defalarca ertelenmiş, son erteleme tarihi ise Anayasa Mahkemesi’nin 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu kapsamdaki işverenlerin bir erteleme varsaymak yerine güncel durumu teyit etmesi gerekir.
SGK Rücuu ve Tazminat Riski
Dosyadaki en büyük rakam çoğunlukla rücu alacağıdır. 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre iş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı ya da sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse; Kurumca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı işverene ödettirilir. Aynı fıkra kendi sınırlarını da koyar ve bu sınırların ikisi de savunma aracıdır: tahsil edilecek tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarı aşamaz ve işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Olaya üçüncü bir kişi sebep olmuşsa dördüncü fıkra, yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısını zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusurları varsa onları çalıştıranlara yöneltir; alt işveren zincirleri ile ekipman tedarikçileri tam da bu noktada dosyaya girer.
Bölümün devamını okuyun
Geç bildirimin kendi yaptırımı ikinci fıkradadır: 13. maddedeki üç iş günlük süre içinde bildirim yapılmazsa, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir. Bu, kusur tartışmasından bağımsız işleyen bir sonuçtur; kazanın nasıl meydana geldiğine bakılmaksızın yalnızca sürenin kaçırılmış olması yeterlidir. Mevzuatın sağlık raporu alınmasını gerektirdiği işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olan ya da bu işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle ödenen geçici iş göremezlik ödeneği de üçüncü fıkra uyarınca işverene ödettirilir.
Rücu davasının yanında işçinin veya hak sahiplerinin kendi tazminat davası gelir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin ikinci fıkrası işvereni, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlü kılar; üçüncü fıkra ise ölüm, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazminini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi tutar. Sonuçlar yapısaldır: 146. maddedeki on yıllık zamanaşımı uygulanır ve 112. madde uyarınca kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat yükü işverene düşer. Ayrıca 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuk dava şartının dışında bırakır; bu dosyalar daha ilk günden dava olarak gelir. Yürütülme biçimi iş uyuşmazlıkları ve davaları sayfamızda ele alınıyor.
Yabancı Personel Dosyalarıyla Kesiştiği Nokta
Kazada zarar gören çalışan yabancı uyrukluysa, kaza dosyası arkasındaki çalışma izni dosyasını da anında açığa çıkarır: çalışanın geçerli bir çalışma izni bulunup bulunmadığı, iznin işveren ve işyeriyle örtüşüp örtüşmediği ve sigortalı işe giriş bildirgesinin ilk günden önce verilip verilmediği aynı teftişte tespit edilir; her birinin kendi yaptırım rejimi vardır. Karma işgücü çalıştıran işverenlerin bu sayfayı yabancı personel çalıştıran işverenin uyum ve ceza riski yazımızla birlikte okuması ve 17. maddenin gerektirdiği eğitim ile talimatların çalışanın gerçekten anladığı bir dilde verildiğini kontrol etmesi gerekir; bu nokta kusur dağılımında sürekli karşımıza çıkar. Teftişin yakından incelediği görev tanımı, işyeri ve çalışma koşullarına ilişkin sözleşme hükümleri ise istihdam sözleşmeleri sayfamızda ele alınıyor.
Yaklaşımımız
Dosyaları geliş sırasına göre değil, karara bağlanma biçimlerine göre ele alıyoruz. Bu, ilk günlerde bildirimlerin ve belge düzeninin güvence altına alınması; illiyet bağı ve kusur konusunda teftiş, rücu davası ve soruşturma boyunca tek ve tutarlı bir tutum alınması; kanunun tanıdığı sınırların (21. maddedeki tavan, kaçınılmazlık ilkesi, 26. maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları) olguların elverdiği yerde ileri sürülmesi anlamına geliyor.