Şirketi Değil İşletmeyi Almak: Ticari İşletme Devrinde Geçen Borçlar (TBK m. 202, TTK m. 11/3, İş K. m. 6)

Şirketin payını değil, işletmesini satın almak geçmişteki borçları geride bırakmaz.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 9 Eylül 2026 · 11 dk okuma
Gravür: soldaki fabrikadan sağdaki şirket binasına giden oklu yolun yanında fabrikanın anahtarı ile kırmızı para kuleleri duruyor.

Ana noktalar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202, bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralanı alacaklılara karşı o işletmedeki borçlardan sorumlu tutar; önceki borçlu da iki yıl süreyle müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır.
  2. Bu iki yıllık süre kapanışta başlamaz: TBK m. 202/4 uyarınca devralan bildirim ya da ilan yükümlülüğünü yerine getirmedikçe süre hiç işlemeye başlamaz; sessizce yapılan bir devir, tarafları süresiz bir sorumlulukta bırakır.
  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11/3 ticari işletmenin bir bütün hâlinde devrine imkân verir ve aksi öngörülmedikçe duran malvarlığının, işletme değerinin, kiracılık hakkının, ticaret unvanının ve fikrî mülkiyet haklarının devre dâhil olduğunu kabul eder; sözleşme yazılı yapılır, tescil ve ilan edilir.
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m. 6 iş sözleşmelerini bütün hak ve borçlarıyla devralana geçirir; birlikte sorumluluk yalnızca devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçları kapsadığından, sonradan doğacak kıdem tazminatı yükü devralanda kalır.
  5. Kamu alacaklarının mantığı farklıdır: 6183 sayılı Kanun aktif devralan için genel bir halefiyet kurmaz, ancak m. 30 tahsile imkân bırakmama kastını bilen ya da bilmesi gereken kişiyle yapılan işlemi tarihine bakılmaksızın hükümsüz sayar.

Türk hukukunda üç ayrı kanun, borcu işletmeyle birlikte devralana taşır.

Bir işletmeyi payları üzerinden değil, doğrudan kendisi üzerinden satın almak, hedefin geçmişini üstlenmek istemeyen alıcının ilk refleksidir. Türk hukukunda bu refleks ancak yarı yarıya işler: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202, bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralanı alacaklılara karşı o işletmedeki borçlardan doğrudan sorumlu tutar; 4857 sayılı İş Kanunu m. 6 ise iş sözleşmelerini birikmiş kıdemleriyle birlikte devralana geçirir. Ticari işletme devri bu nedenle bir sorumluluk duvarı değil, bir sorumluluk süzgecidir; yapının değeri de süzgecin ne kadar özenle çizildiğine, duyurulduğuna ve teminatlandırıldığına bağlıdır.

Ayrım önemlidir, çünkü iki yapı birbirinin tersi yönde kırılır. Pay devri neyi kapsadığı konusunda açıktır: tüzel kişiliğin yaptığı her şeyi. İşletme devri seçici görünür ve sözleşmeler çoğu zaman, dışarıda bırakılan kalemlerin üçüncü kişileri de bağladığı varsayımıyla kaleme alınır. Bağlamaz. Aşağıda hangi kanunun hangi yükümlülüğü taşıdığı, sürelerin nereden başladığı ve alıcının hangi rızaları kapanıştan sonra değil kapanıştan önce toplaması gerektiği ele alınmaktadır. Metin, işlem sürecinin kendisini anlatan Türk kurumsal sektöründe birleşme ve devralmalar incelememizin yanında okunmak üzere yazılmıştır.

Soldaki fabrikadan sağdaki şirket binasına giden oklu yolun üzerinde kırmızı bir para kulesi ve arkada bir kum saati.
İşletme el değiştirirken borç da alıcıya geçer, satıcı belirli bir süre sorumlu kalır.

TBK m. 202: İşletmeyi devralan borcun yanına katılır

6098 sayılı Kanun m. 202/1, bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kişinin, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, alacaklılara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını düzenler.

Maddenin uygulamada asıl ağırlık yaratan iki özelliği vardır.

Birincisi, devreden ortadan kaybolmaz. TBK m. 202/2, iki yıl süreyle önceki borçlunun da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalacağını söyler. Bu süre, muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.

İkincisi ve çoğu zaman atlanan nokta, dördüncü fıkradır: bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. Piyasayı tedirgin etmemek için sessizce yapılan bir devir kimsenin sorumluluğunu kısaltmaz; tam tersine, tek kesme noktasını ortadan kaldırır ve devreden ile devralanı işleyen bir süre olmaksızın alacaklılara karşı birlikte sorumlu bırakır. İlan, işlemin ardından yapılan şeklî bir formalite değildir; maddenin tanıdığı tek süre sınırını başlatan olaydır.

Üçüncü fıkra tabloyu tamamlar: borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bu özdeşlik, borç üstlenmeye ilişkin genel hükümleri devreye sokar: TBK m. 199/3 uyarınca yeni borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden kaynaklanan savunmaları alacaklıya karşı ileri süremez. Devir sözleşmesinde kapanış öncesi borçları devredene bırakan kayıt bu nedenle taraflar arasındaki ilişkiyi düzenler ve devralana rücu hakkı verir; alacaklıya karşı ileri sürülebilecek bir savunma değildir. Ticari sonuç açıktır: arkasında tutulan bedel, emanet hesabı ya da banka teminat mektubu bulunmayan bir sorumluluk kaydının pratik değeri sınırlıdır.

TBK m. 203 aynı alacaklı korumasını bir adım öteye taşır: iki işletmenin karşılıklı olarak birbirinin aktif ve pasifini devralması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleşmesinde, her iki işletmenin alacaklıları malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olur ve bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilir.

TTK m. 11/3: Tek işlemle gerçekte ne geçer

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11/3, tek bir sözleşmeyle işletme devrini mümkün kılan hükümdür. Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir.

Madde ardından bir varsayılan içerik listesi verir. Aksi öngörülmemişse devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu karine sözleşme tekniği bakımından iki yönlü bir tuzaktır: belirli bir unsurun kapsam dışı kaldığını varsayan devralan da, ticaret unvanının kendisinde kaldığını varsayan devreden de, sözleşmede açıkça aksi yazılmadıkça kanuni karineye karşı tartışmak zorunda kalır.

Şekil şartı emredicidir. Maddenin son cümlesi, bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmelerin yazılı olarak yapılmasını, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesini arar. Ticaret unvanı bakımından TTK m. 49 aynı mantığı sürdürür: ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez; bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça unvanın da devri sonucunu doğurur ve devralan unvanı aynen kullanma hakkına sahip olur.

Kalem Ticari işletme (varlık) devri Pay devri Dayanak
İşletmenin ticari borçları Devralan alacaklılara karşı sorumlu olur; devreden bildirim veya ilandan itibaren iki yıl müteselsilen sorumlu kalır Şirkette kalır; devralan bunları tüzel kişilik üzerinden ekonomik olarak taşır 6098 sayılı TBK m. 202
İş sözleşmeleri Bütün hak ve borçlarıyla, kıdem korunarak kendiliğinden geçer Etkilenmez — işveren tüzel kişilik değişmez 4857 sayılı İş K. m. 6
Üçüncü kişilerle süregelen sözleşmeler Sözleşmede kalan tarafın katılımı ya da izni/onayı gerekir Devam eder; varsa hâkimiyet değişikliği kaydına tabidir 6098 sayılı TBK m. 205
İşyeri kirası Taraflar arasında devre dâhil sayılır; kiraya verenin yazılı rızası ayrıca gerekir Devam eder; varsa hâkimiyet değişikliği kaydına tabidir TTK m. 11/3; TBK m. 322–323
Vergi ve kamu alacakları Aktif devralan için genel bir halefiyet kuralı yok; risk tasarrufun hükümsüzlüğü hükmünden doğar Şirkette kalır; limited şirkette payı devreden ve devralan devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumludur 6183 sayılı Kanun m. 30, 35, 36
Ticaret unvanı Açıkça hariç tutulmadıkça işletmeyle birlikte geçer; tek başına devredilemez Şirkette kalır 6102 sayılı TTK m. 49
Rekabet denetimi Mal varlığı devri, eşikler aşıldığında kapsam içindedir Kontrol sağlayan pay devri kapsam içindedir 4054 sayılı Kanun m. 7

İşçiler: İş Kanunu m. 6 dosyanın tamamını taşır

4857 sayılı Kanun m. 6, üç devir kuralı içinde en mekanik ve pazarlığa en kapalı olanıdır. İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

Önünde iki sandalye bulunan bir fabrika, biri kırmızı üç dosya klasörü ve bir şirket binasına giden kesik çizgili ok.
İş sözleşmeleri, bütün hak ve borçlarıyla birlikte yeni işverene geçer.

Birlikte sorumluluk kuralı ise alıcıların çoğunun sandığından dardır. Devreden ve devralan işveren, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan birlikte sorumludur; devreden işverenin bu sorumluluğu ayrıca devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Kapanıştan sonraki bir fesihle muaccel olacak kıdem tazminatı bu ortak havuzun içinde değildir: tazminat işçinin devreden yanında geçen yılları da kapsayan tam kıdemi üzerinden hesaplanır ve yükü devralanda kalır. İşletme devrinde en sık yapılan değerleme hatası, doğmuş ancak henüz muaccel olmamış bu kıdem yükünün fiyata yansıtılmamasıdır; iki yıllık sürenin nasıl hesaplandığı ve hangi borçların bu kapsama girdiği işyeri devrinde işçilerin otomatik geçişi ve devredenin iki yıllık sorumluluğu yazımızda ele alınmaktadır. Türkiye’de personel istihdamının ve fesih rejiminin genel çerçevesi için yabancı işverenler için personel istihdamı incelememize bakılabilir.

Aynı maddede üç nokta daha yer alır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona ermesi hâlinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Devreden veya devralan işveren, iş sözleşmesini sırf devirden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden de haklı fesih sebebi oluşturmaz; ancak ekonomik, teknolojik veya iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları ile tarafların haklı sebeple derhal fesih hakları saklı tutulmuştur. Nihayet, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün devrinde madde hükümleri uygulanmaz; iflas masasından yapılan satın almaların risk profilinin esaslı biçimde farklı olmasının sebebi budur.

Maddede işçilere ya da temsilcilerine yönelik bir bilgilendirme ve danışma usulü de yer almaz. Devrin işçilere ne zaman ve nasıl duyurulacağı bu nedenle kanuni değil, ticari ve endüstriyel ilişkiler düzeyinde bir karardır.

Vergi ve kamu alacakları: başka kanun, başka tuzak

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, faal bir işletmeyi bütün hâlinde satın alan kişi için genel bir halefiyet kuralı içermez. Kanunun halefiyet hükmü olan m. 36, yalnızca tüzel kişilik düzeyindeki yeniden yapılanmalara ilişkindir: birleşme hâlinde yeni kurulan tüzel kişilik, devir hâlinde devralan tüzel kişilik, bölünme hâlinde malvarlığını devralan tüzel kişilikler ve şekil değiştirme hâlinde yeni tüzel kişilik, kanunun uygulanması bakımından öncekilerin yerine geçer. Ticari işletmeyi devralan alıcı bu listede yoktur.

Kanunda bulunan hüküm m. 30’dur. Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde, amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkân bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan tek taraflı muamelelerle, borçlunun bu maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler, tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür. Devamındaki m. 31 ise bu muamelelerden faydalananları, elde ettiklerini ya da elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini geri vermekle yükümlü tutar ve karşılık olarak verdikleri şey için amme idaresinden talepte bulunmalarını engeller. Burada ne bir süre sınırı ne de bilgisi olan alıcı için bir iyiniyet koruması vardır; devredenin kamu borcu durumunun temizlik incelemesinin kapanış listesine değil, durum tespiti aşamasına ait olmasının sebebi tam olarak budur.

Pay devriyle karşılaştırma öğreticidir. Aynı kanunun m. 35’i, limited şirket ortaklarını şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu tutar ve ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ile devralanın devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacağını düzenler. Bir limited şirketin payını satın almak, işletmesini satın almanın taşımadığı kanuni bir vergi riskini beraberinde getirir.

Dolaylı vergi tarafında 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m. 17/4-c’deki istisna dardır: hüküm, Gelir Vergisi Kanunu m. 81’de sayılan işlemleri, adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesini ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemlerini kapsar. Olağan bir işletme aktifi satışı bu bendin dışında kalır ve tek tek varlıkların teslimi olarak değerlendirilir. Oranlar ve parasal eşikler her yıl değiştiğinden, uygulanacak rakamlar sabit bir kaynaktan değil ilgili yılın tebliğinden alınmalıdır.

Rızalar, kira ve kendiliğinden geçmeyen sözleşmeler

TTK m. 11/3 malvarlığını taşır; karşı tarafları taşımaz. Süregelen bir tedarik, dağıtım ya da hizmet sözleşmesinin devri TBK m. 205’e tabidir: sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan bir anlaşmayla ya da devralan ile devreden arasındaki anlaşmanın sözleşmede kalan tarafın önceden verdiği izne veya sonradan verdiği onaya dayanmasıyla gerçekleşir. Devrin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Müşteri portföyünün bedelini ödeyip bu rızaları toplamamış bir alıcı, gelir akışını değil yalnızca bir tanışıklığı satın almış olur.

İşyerinin kendisi ayrı bir başlık gerektirir, çünkü iki hüküm birbirine karşı çalışır. TTK m. 11/3 kiracılık hakkını devre dâhil sayar; ancak bu karine devreden ile devralan arasındaki ilişkiyi düzenler. Kiraya verene karşı TBK m. 322/2, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamayacağını ve kullanım hakkını devredemeyeceğini; m. 323 ise kiracının kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça kira ilişkisini başkasına devredemeyeceğini düzenler. Aynı madde, işyeri kiralarında kiraya verenin haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamayacağını da ekler. Rıza verildiğinde devralan kiracının yerine geçer ve devreden borçlarından kurtulur; işyeri kiralarında ise devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.

Devreden tarafında bir hüküm daha vardır. Satıştan sonra ticareti terk eden tacir bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 44, on beş gün içinde ticaret siciline bildirimde bulunulmasını ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanı verilmesini arar; keyfiyet ayrıca ilan olunur. Bu ilan tarihinden itibaren bir yıl içinde ticareti terk eden tacir hakkında iflas yoluyla takip yapılabilir ve tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay süreyle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez. Kapanışın hemen ardından ticareti bırakan bir satıcı, işlemin üzerinde bir yıllık canlı bir iflas penceresi bırakır.

Son olarak rekabet denetimi. 4054 sayılı Kanun m. 7, herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere devralmasını kapsar. Hangi devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul tebliğle ilan eder; m. 11 ise bildirilmemiş işlemlerde para cezası verme ve işlem m. 7/1 kapsamındaysa işleme son verilmesine, malvarlığının iadesine veya devrine karar verme yetkisini Kurula tanır. Faal hâlde satılan bir işletme kendi cirosunu ürettiğinden, eşik incelemesi “pay el değiştirmiyor” denilerek geçilemez; hedef işletme üzerinden yapılması gerekir. Bu tür yapılandırma soruları birleşme ve devralmalar çalışmamız içinde, işletme devrinin şekil ve tescil yükümlülükleri ise ticaret hukuku çalışmamız içinde ele alınmaktadır.

Bunun ticari işletme devri belgelerine yansıması

Altı başlığın ortak sonucu tutarlıdır: Türk hukuku taraflara satılanın sınırını çizme imkânı verir, kime dava açılabileceğinin sınırını çizme imkânı vermez. Buradan doğrudan üç sözleşme sonucu çıkar.

TBK m. 202 kapsamındaki bildirim ya da ilan, sorumlusu belirlenmiş bir kapanış edimi olarak ele alınmalıdır; çünkü bu yapılmadıkça kimse için bir süre işlemeye başlamaz. Bedel yapısı, sorumluluk kayıtlarının bir kalkan değil bir rücu mekanizması olduğu varsayımı üzerine kurulmalı; bu da tespit edilen borç tutarı ile birikmiş kıdem yükü ölçüsünde bedelin bir kısmının tutulmasına ya da üçüncü kişi teminatına işaret eder. Rızalar iş kolu ise — TBK m. 205 uyarınca sözleşmede kalan taraflar, TBK m. 323 uyarınca kiraya veren ve gerekiyorsa 4054 sayılı Kanun m. 7 kapsamındaki bildirim — işlem, bu boşluklar aynı sonuca karşı taraftan ulaşan bir alacaklı, kiraya veren ya da Rekabet Kurumu tarafından ortaya çıkarılmadan önce kapatılabilecek kadar erken başlatılmalıdır.

Yukarıda atıf yapılan kanun metinleri mevzuat.gov.tr üzerinde yayımlanmaktadır: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.

Alıcı işletmeyi devralmak için yeni bir Türk şirketi kuracaksa şirket türü seçimi ve kuruluş adımları Türkiye’de şirket kuruluşu sayfamızda ele alınır.

Rakamlarla

m. 202
İşletme borcunu devralana taşıyan Borçlar Kanunu hükmü
2 yıl
Devredenin müteselsil sorumluluğu — yalnızca bildirim veya ilandan itibaren
m. 6
İş sözleşmelerini kıdemiyle birlikte geçiren İş Kanunu hükmü
m. 11/3
İşletmenin bir bütün hâlinde devrinin ticaret hukukundaki dayanağı

Ticari işletme devrinde sorumluluk filtresinin gerçekten tutması için

  1. Devrin kapsamını yazılı olarak belirleyin

    Devredilen işletmenin içinde olan ve olmayan varlık, sözleşme, izin ve borçları tek tek listeleyin. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi devralınan işletmenin borçlarına bağlandığından, tarafların gerçekten denetleyebildiği tek unsur bu kapsamdır.

  2. Kapsamın taşıdığı borçları inceleyin

    Ticari borçlar, banka kredileri, vergi ve SGK durumu, uyuşmazlıklar ve verilmiş teminatlar gözden geçirilmelidir. İşletmenin içinde duran her borç, bedelin nasıl dağıtıldığından bağımsız olarak devralana geçer.

  3. Bildirim ya da ilanı yapın ve iki yılı takvime işleyin

    TBK m. 202/4 uyarınca devredenin iki yıllık müteselsil sorumluluğu, devralan bildirimi veya ilanı yapmadıkça işlemeye başlamaz. İlan edilmemiş bir devir, her iki taraf için süresi işlemeyen bir risk bırakır; bu nedenle bildirim bir kapanış adımıdır.

  4. Kendiliğinden geçmeyen devirleri ayrıca yapın

    6102 sayılı TTK'nın 11. maddesinin üçüncü fıkrası işletmenin bir bütün olarak devrine imkân tanır ve sözleşmenin yazılı, tescilli ve ilan edilmiş olmasını arar; buna karşılık kira ilişkisinin devri kiraya verenin yazılı rızasını, birçok sözleşme, lisans ve izin ise kendi karşı tarafının onayını ya da yeni bir başvuruyu gerektirir.

  5. İşçiler bakımından kanuni zemine göre hareket edin

    4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi tüm iş sözleşmelerini kıdemleriyle birlikte devreder. Kıdem riskini bedele yansıtın ve teminata bağlayın; taraflar arasındaki paylaştırma kaydı işçiyi bağlamaz.

  6. Rücuu teminatlandırın, metne güvenmeyin

    Devir öncesi borçların devredende bırakılması, devralana yalnızca rücu hakkı verir; alacaklının talebini başka yere yöneltmez. Bu kaydı değerli kılan şey stopaj bedeli, emanet hesabı ve teminattır. 4054 sayılı Kanun kapsamındaki birleşme-devralma izni sorusunun ise imzadan önce cevaplanması gerekir.

Sıkça sorulan sorular

Ticari işletme devrinde devralan, devredenin borçlarından gerçekten kurtulur mu?

Kendiliğinden kurtulmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202, bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralanı, alacaklılara karşı o malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu tutar. Devralan mevcut işletme borçları bakımından devredenin yanına katılır; devreden de iki yıl süreyle müteselsil borçlu olarak sorumlu kalmaya devam eder. İşletme devrinin gerçekten dışarıda bıraktığı şey tüzel kişiliğin kendisidir: sermaye geçmişi, taraf sıfatıyla yürüyen davaları ve şirkette bulunup devredilen işletmenin dışında kalan yükümlülükleri.

Devredenin sorumluluğu ne kadar sürer?

TBK m. 202/2 önceki borçluyu iki yıl süreyle müteselsil borçlu olarak sorumlu tutar. Muaccel borçlarda bu süre bildirme veya duyuru tarihinden, daha sonra muaccel olacak borçlarda ise muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Maddenin dördüncü fıkrası tarafların çoğu zaman gözden kaçırdığı noktayı ekler: bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, iki yıllık süre işlemeye başlamaz.

Borçlar bakımından işletme devri ile pay devri arasındaki fark nedir?

Pay devrinde şirket bütün yükümlülüklerini korur; devralan bunları tüzel kişiliğe sahip olmak yoluyla dolaylı olarak üstlenir. İşletme devrinde tüzel kişilik geride kalır, ancak TBK m. 202 işletme borçlarını devralana bağlar ve 4857 sayılı İş Kanunu m. 6 iş sözleşmelerini geçirir. Pratik fark bir dokunulmazlık değil, kapsam ve ispat farkıdır: işletme devrinde devredilen işletmenin parçası olmayan yükümlülükler dışarıda bırakılabilirken, pay devri tüzel kişiliğin bütün geçmişini kapsar.

İşletme devredildiğinde işçiler kendiliğinden geçer mi?

Evet. 4857 sayılı İş Kanunu m. 6 uyarınca işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmak zorundadır. Devir, işçi ya da işveren için sırf devir sebebiyle fesih hakkı vermez.

Devir sözleşmesine 'kapanış öncesi borçlar devredene aittir' hükmü koymak yeterli mi?

Bu hüküm yalnızca taraflar arasında sonuç doğurur. TBK m. 202/3, borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçlarını dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeş sayar; TBK m. 199/3 ise yeni borçlunun iç üstlenme sözleşmesinden kaynaklanan savunmaları alacaklıya karşı ileri süremeyeceğini açıkça düzenler. Hüküm devralana devredene karşı rücu imkânı verir, alacaklının talebini başka bir yere yöneltmez. Bedelin bir kısmının tutulması, emanet hesabı ya da banka teminat mektubu bu nedenle sözleşme metninden daha belirleyicidir.

Kiraya veren, devralanı yeni kiracı olarak kabul etmek zorunda mıdır?

Kiracılık hakkının devre dâhil olduğu TTK m. 11/3'te karine olarak kabul edilir, ancak bu karine devreden ile devralan arasındaki ilişkide işler. Kiraya verene karşı TBK m. 323, kira ilişkisinin devri için kiraya verenin yazılı rızasını arar; aynı hüküm işyeri kiralarında kiraya verenin haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamayacağını da düzenler. Rıza verildiğinde devralan kiracının yerine geçer; işyeri kiralarında devreden kiracı, sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olmaya devam eder.

İşletme devri için Rekabet Kurumu izni gerekir mi?

Gerekebilir. 4054 sayılı Kanun m. 7, bir teşebbüsün diğer bir teşebbüsün mal varlığını devralmasını da denetim kapsamına alır; hangi devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini ise Kurul tebliğle ilan eder. Kendi cirosunu üreten, faal bir işletmenin bütün hâlinde satın alınması tam da eşiklerin sorgulanması gereken bir işlem türüdür; bu nedenle bildirim sorusu imzadan sonra değil, imzadan önce cevaplanmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

İlgili hukuki rehberler ve yayınlar

  1. Kanada'daki Mirasçılar için Türkiye'de Miras ve Tapu İntikali: Uygulanacak Hukuk, Mirasçılık Belgesi ve Kanada Belgeleri
  2. ABD'deki Mirasçılar için Türkiye'de Miras ve Tapu İntikali: Probate Belgeleri, ABD Vasiyetnamesi ve Mirasçılık Belgesi
  3. Şirket Ödeyemeyince Yönetici Öder: Vergi, SGK ve Diğer Kamu Borçlarından Kanuni Temsilcinin Şahsi Sorumluluğu (VUK 10, 6183 m. 35 ve mük. 35, 5510 m. 88)
  4. İskân (Yapı Kullanma İzni) Olmayan Konutta Hangi İşlemler Yapılamaz: 3194 sayılı Kanun m. 30-31 Çerçevesi
  5. Limited Şirkette Pay Devrinin Geçerlilik Şartları: Noter, Genel Kurul ve Sicil Zinciri (TTK m.595)
  6. Yurt Dışından Vekâletname ile Türkiye'de Gayrimenkul Alımı: Şekil Şartları ve Yetkinin Sınırları
  7. İngiltere'deki Mirasçılar ve Türkiye'deki Taşınmaz: Probate Neden Yetmez, İngiliz Vasiyetnamesi ve Mirasçılık Belgesi
  8. Yabancıya Satışta Değerleme Raporu, İlçe Kotası ve Askerî Bölge: Tapu Randevusundan Önce Çıkan Engeller
  9. İzinsiz Kullanılan Taşınmazda İki Ayrı Dava: Müdahalenin Men'i ve Ecrimisil
  10. Türkiye'de Gayrimenkul Yatırımını Koruma: Aşama Aşama Rehber

Tüm rehberler

İlgili hizmet alanları

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası