Ürün Güvenliği ve Piyasa Gözetimi

İmalatçı, yetkili temsilci, ithalatçı ve dağıtıcılara Türkiye'nin ürün güvenliği rejiminde hukuki destek veriyoruz: ürüne hangi mevzuatın uygulandığının tespiti, denetimde istenecek biçimde teknik dosya ve izlenebilirlik kaydının kurulması, bölge müdürlüğü dosya açtığında iktisadi işletmecinin savunulması.

Av. Onur Çalışıcıİstanbul Barosu sicil no 83426 · Güncelleme Eylül 2026

Ana noktalar

  1. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu piyasaya arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm ürünleri kapsar; m.2/3 uyarınca özel kanun varsa Kanun yalnız o kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanır.
  2. m.5/2 teknik düzenlemesine uygun ürüne güvenlik karinesi tanır, ancak yalnızca aksi ispatlanana kadar; m.15/6 uygunluk belgesi ya da işaretinin denetimi, önlemi veya yaptırımı engellemediğini açıkça söyler.
  3. Yükümlülükler role göre dağıtılır. m.11/1, ürünü kendi ismi veya ticari markası altında arz eden ya da uygunluğu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçı ve dağıtıcıyı imalatçı sayar.
  4. m.16/4, uygunluk işareti, teknik dosya, etiket veya talimatın bulunmamasını, eksik ya da yanlış kullanılmasını risk değerlendirmesi için yeterli gerekçe saymaya izin verir; dosyayı tek başına evrak eksikliği açabilir. m.16/5 ise ciddi risk halleri dışında savunma için on iş gününden az olmamak üzere süre verilmesini zorunlu kılar.
  5. m.21/1, uygunsuzluğu kendiliğinden tespit eden, yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan tedbir alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeciye Kanundaki idari yaptırımların uygulanmayacağını düzenler.

Türkiye’de ürün güvenliğinin çerçeve kanunu 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’dur ve Kanun, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm ürünleri kapsar (m.2/1). Dosyaların çoğunu iki hüküm belirler: m.2/3, Kanunu tamamlayıcı konuma yerleştirir: Kozmetik Kanunu gibi özel bir kanun varsa, o kanunun düzenlediği her noktada 7223 geri çekilir; m.5/2 ise teknik düzenlemesine uygun ürüne yalnızca aksi ispatlanana kadar geçerli bir güvenlik karinesi tanır ve m.15/6, uygunluk belgesi ya da işaretinin ne denetimi, ne önlemi, ne de yaptırımı engellediğini açıkça söyler.

Bölümün devamını okuyun

Bu çerçevenin tamamında imalatçı, yetkili temsilci, ithalatçı ve dağıtıcılara hukuki destek veriyoruz: denetimden önce dosyanın kurulması, dosya açıldığında iktisadi işletmecinin savunulması, düzeltici önlem kaçınılmaz hale geldiğinde piyasadan çekme ile geri çağırmanın yürütülmesi.

Ürüne Hangi Metin Uygulanır

İlk soru “ürün güvenli mi” değil, “ölçütü hangi metin koyuyor”dur. Kanunun m.5/3 hükmü uyarınca, ürüne ilişkin bir teknik düzenleme yoksa ya da teknik düzenleme insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hüküm içermiyorsa, güvenlik değerlendirmesi genel ürün güvenliği mevzuatına göre yapılır. Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği (RG 11/3/2021-31420) kendi uygulama alanını m.2/1’de aynı kapıdan tanımlar: teknik düzenlemenin bulunmadığı veya bulunsa dahi insan sağlığı ve güvenliğine yahut söz konusu risklere ilişkin hüküm içermediği durumlarda uygulanır. Yönetmelik; yeni, kullanılmış ve ıslah edilmiş ürünlerin tamamına, elektronik satışlar dahil satış tekniğine bakılmaksızın uygulanır.

Bölümün devamını okuyun

Aynı Yönetmelikte bilinmesi gereken bir karine daha vardır. m.5/4 uyarınca, Türkiye-AB Ortaklık Konseyinin 1/95 sayılı Kararı saklı kalmak ve Düzenlenmemiş Alanda Karşılıklı Tanıma Yönetmeliği kapsamında olmak kaydıyla, farklı teknik kurallara göre üretilmiş olsa dahi bir AB üyesi ülkede yasal olarak üretilmiş veya serbest dolaşıma girmiş ürün güvenli kabul edilir. Teknik düzenlemenin hüküm içermediği hallerde m.5/5 ve 5/6 güvenliği Avrupa standartlarına karşılık gelen ulusal standartlar ve sayılan diğer ölçütlerle değerlendirir; m.5/7 ise bu ölçütlere uygunluğun, ürünün tehlikeli olduğuna dair yeterli gerekçe bulunduğu kanaatine varan yetkili kuruluşun arzın durdurulması, piyasadan çekme veya geri çağırma önlemlerini almasını ve yaptırım uygulamasını engellemediğini düzenler.

Yükümlülük Sözleşmeye Değil, Role Bağlıdır

7223 sayılı Kanun yükümlülükleri kanuni role göre dağıtır; bir tedarik sözleşmesi bu dağılımı değiştiremez.

RolTemel yükümlülüklerHüküm
İmalatçıYalnız uygun ürün arzı; teknik dosya ile uygunluk beyanının düzenlenmesi ve uygunluk işaretinin iliştirilmesi; dosyanın en az on yıl muhafazası; risklerle orantılı olarak numune alarak test ve şikâyet ile geri çağırma kayıtlarının tutulması; Türkçe talimat ve güvenlik kuralları; uygunsuzluk öğrenildiğinde ivedilikle düzeltici önlem ve yetkili kuruluşun bilgilendirilmesim.7/1 (a)-(i)
Yetkili temsilciYazılı görevlendirmede yer alan işleri yapar; ancak görevlendirme belgesinde belirtilmese dahi uygunluk belgelerini en az on yıl saklar, talep halinde Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sunar ve risk giderme faaliyetlerinde yetkili kuruluşun talimatlarını ivedilikle yerine getirirm.8/1-8/2
İthalatçıÜrünü piyasaya arz etmeden önce uygunluk işaretini taşıdığını, gerekli belgelerin eşlik ettiğini ve imalatçının m.7/1 (b), (e) ve (f) yükümlülüklerini yerine getirdiğini teyit eder; kendi isim ve adresini, imalatçının zorunlu bilgilerinin görünürlüğünü engellemeden belirtir; uygunluğu gösteren belgelerin bir örneğini ithal tarihinden itibaren en az on yıl boyunca yetkili kuruluşun talebi halinde sağlarm.9/1 (b), (ç), (h)
DağıtıcıÜrünü piyasada bulundurmadan önce işaret, belge ve Türkçe talimatı doğrular; kendi etiketi, fiyatı veya uyarısıyla zorunlu bilgilerin görünürlüğünü engellemez; düzeltici önlemlerin imalatçı ya da ithalatçı tarafından alındığını teyit ederm.10/1 (a), (ç)
Her iktisadi işletmeciZincirdeki bir önceki ve varsa bir sonraki işletmeciyi gösteren izlenebilirlik kayıtlarını en az on yıl muhafaza eder; bu yükümlülük elektronik ortamda arz edenleri, aracı hizmet sağlayıcılarını ve medya hizmet sağlayıcılarını da bağlarm.12/1-12/2
Bölümün devamını okuyun

İki hüküm bu kutuları birbirine karıştırır. m.11/1, ürünü kendi ismi veya ticari markası altında arz eden ya da uygunluğu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçı ve dağıtıcıyı imalatçı sayar; beyaz etiket ve özel marka çalışmalarının bilinen tuzağı budur. m.11/2 ise imalatçı, yetkili temsilci veya ithalatçının tespit edilemediği durumlarda, bildirimin tebliğinden itibaren on iş günü içinde imalatçıyı, yetkili temsilciyi, ithalatçıyı ya da bunlar yoksa zincirdeki bir önceki işletmeciyi bildirmeyen dağıtıcıya aynı sıfatı yükler. Bu dağılımı denetimden sonra değil, tedarik ve distribütörlük sözleşmesinin kurulduğu aşamada sınıyoruz.

Denetim Nasıl İşler

Denetim raflarla sınırlı değildir. m.16/1 uyarınca yetkili kuruluş depoda, nakil aracında, iş yerinde ve üretim tesisinde denetim yapabilir, her tür belge, bilgi ve kaydı isteyebilir. Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Çerçeve Yönetmelik (RG 10/7/2021-31537) m.16/4 ile araçları keskinleştirir: yerinde denetimin habersiz yapılması; gömülü yazılımlara erişim dahil veri ve belge talebi; tedarik zinciri, dağıtım ağı, piyasadaki ürün miktarları ve aynı teknik özelliklere sahip diğer modeller hakkında bilgi istenmesi; kimlik açıklanmadan yapılan alımlar dahil numune alınması ve numuneler üzerinde tersine mühendislik yapılması.

Bölümün devamını okuyun

Dosyayı açan sebep çoğu zaman fiziki değil, evraksaldır. m.16/4, uygunluk işareti, teknik dosya, etiket veya talimatın bulunmaması, eksik ya da yetersiz olması yahut yanlış kullanılması halinde yetkili kuruluşun risk değerlendirmesi için yeterli gerekçe bulunduğunu varsayabileceğini; bu durumda değerlendirmenin sonucundan bağımsız olarak uygunsuzluğun giderilmesini isteyeceğini, giderilmezse arzın yasaklanmasına, piyasadan çekmeye veya geri çağırmaya kadar gidebileceğini düzenler. Savunmada ileri sürülmeye değer karşı hüküm ise m.16/3’tür: daha yüksek bir güvenlik seviyesinin olabilirliği veya piyasada daha düşük riskli ürünlerin varlığı, bir ürünün güvenli olmadığı ya da ciddi risk taşıdığı anlamına gelmez.

Ticaret Bakanlığı Yönetmeliğindeki sıra bellidir: bölge müdürlüğü savunma için on iş günü verir (m.11/1); en az üç üyeden oluşan risk değerlendirme komisyonu savunmayı değerlendirir (m.10/1); tebliğ edilen kararda düzeltici önlem planı için on beş iş günü tanınır ve plan onaylandığında uygunsuzluğun giderilmesi için altı ayı geçmemek üzere süre verilir; mücbir sebebin varlığı kanıtlanırsa altı ayı geçmemek üzere ek süre verilir (m.11/3). Ciddi riske ilişkin kuvvetli belirti nedeniyle geçici durdurma uygulanmışsa, Çerçeve Yönetmelik m.21/4 bu süreyi, ürünün test edilmesi veya istenen bilgilerin sunulması teknik olarak daha uzun bir süre gerektirmedikçe dört günle sınırlar.

Geri Çağırma, Piyasadan Çekme ve Masrafın Kime Ait Olduğu

Piyasadan çekme ile geri çağırma farklı önlemlerdir. Piyasadan çekme (m.3/1(j)) tedarik zincirindeki ürünün piyasada bulundurulmasını önler; geri çağırma (m.3/1(d)) ürünü nihai kullanıcının elinden geri getirir ve m.19/1 bunu ancak alınan diğer önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumunda zorunlu tutar. İşleyiş kuralları (m.19/3 uyarınca nihai kullanıcıya üç seçenekten en az birinin sunulması, m.19/4 uyarınca tüm masrafın işletmecide kalması ve nihai kullanıcının ürünü ek bir maliyet yüklenmeden zamanında ve kolaylıkla teslim edebilmesi) 7223 sayılı Kanun kapsamında geri çağırma yükümlülüğüne ilişkin yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Bölümün devamını okuyun

Ticari sonucu belirleyen iki nokta daha vardır. Özel hukuk sorumluluğu geri çağırmayla sona ermez: m.6, ürünün kişi veya mala verdiği zarardan imalatçı ya da ithalatçıyı sorumlu tutar, bu sorumluluğu kaldıran veya azaltan sözleşme hükümlerini hükümsüz sayar ve zamanaşımını öğrenme tarihinden itibaren üç, her hâlde on yıl olarak belirler. Tedarik veya distribütörlük sözleşmesine yazılan sorumluluk tavanının bu hükmün karşısında neden ayakta kalmadığını ve ispat yükünün nasıl bölüştürüldüğünü ürün sorumluluğunu sınırlayan sözleşme hükmü yazımızda inceledik. Zincirin kendi içinde de bir denkleştirme mekanizması vardır: m.21/5 uyarınca, piyasadan çekilen ürünü teslim eden dağıtıcı sorunun giderilmesini imalatçı veya ithalatçıdan isteyebilir; ürünün imha edilmesi ya da işlevsiz hale getirilmesi gerekiyorsa, dağıtıcıya ürünün arz edildiği değerin ödenmesi veya teknik düzenlemesine uygun, güvenli ve eş değer bir ürünle değiştirilmesi seçeneklerinden biri sunulur. Bu masrafların gerçekte sorumlu olan taraftan tahsili, mevzuat dosyasıyla paralel yürüyen bir sözleşme ve dava çalışmasıdır.

Sektörel Rejimler: Tıbbi Cihaz ve Kozmetik

Sektörel kurallar genel çerçevenin üzerine biner, kimi zaman da onu geri iter; bu nedenle sınır önce çizilir.

Bölümün devamını okuyun

Tıbbi cihazlar. Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (RG 2/6/2021-31499 mükerrer) dayanağını 7223 sayılı Kanunun 4. maddesinden alır; ancak yetkili otorite olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunu gösterir ve genel rejimin üzerine vijilans yükümlülüklerini ekler. Yönetmeliğin 85. maddesi uyarınca imalatçı, ciddi olumsuz olayı nedensel ilişki kurulduktan sonra derhal ve her hâlde haberdar olmasından itibaren on beş gün içinde, ölüm veya sağlık durumunda beklenmeyen ciddi bozulma halinde on gün, ciddi kamu sağlığı tehdidinde ise iki gün içinde raporlar; m.85/7, olayın raporlanabilir olup olmadığından emin olunmasa dahi raporun süresinde sunulmasını ister. Kabul edilemez risk oluşturmayan uygunsuzlukta m.94, kısıtlama, yasaklama, piyasadan çekme veya geri çağırmadan önce orantılı ve makul bir süre verilmesini öngörür. Denetim profesyonel kullanıcıların tesislerine kadar uzanır ve m.90/7 nihai denetim raporu kabul edilmeden önce iktisadi işletmeciye görüş sunma imkânı tanır; sağlık hukuku tarafındaki katkının en çok işe yaradığı an burasıdır. Bütün bunların öncesindeki kayıt ve yetkili temsilci adımlarını tıbbi cihazın Türkiye’de piyasaya arzına ilişkin yazımızda ele aldık.

Kozmetik ürünler. 7223 sayılı Kanunun 2/3 maddesinin geri çekildiği özel kanun, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu’dur. Kanunun 3. maddesi, kozmetik ürünün piyasaya ilk kez arz edilmesinden önce Sağlık Bakanlığına bildirimde bulunulmasını, üründe veya üreticide sonradan meydana gelen değişikliklerin de bildirilmesini zorunlu tutar ve eksik bilgi ya da belge içeren bildirimi yapılmamış sayar. 4. madde “üretici” tanımını, ürüne yalnızca adını, ticarî markasını veya ayırt edici işaretini koyan şirketi de kapsayacak genişlikte kurar. Yaptırım tasarımı ise önemli bir noktada ayrışır: 6. madde uyarınca ürünün mevzuata uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, genel sağlık yönünden güvenli olmadığına dair kesin belirtiler varsa piyasaya arz kontrol yapılıncaya kadar geçici olarak durdurulur; kontrol bunu doğrularsa Bakanlık, masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere piyasaya arzı yasaklar, ürünleri toplatır, güvenli hale getirilmesi imkânsızsa kısmen veya tamamen imha ettirir ve alınan önlemleri ülke genelinde dağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalında ilan ettirir. Bu üretici rolünü kimin taşıyabileceğini ve ilk satıştan önce Bakanlığa nelerin bildirilmesi gerektiğini kozmetik ürünlerde sorumlu kişi ve piyasaya arz öncesi bildirim yazımızda ayrıntılandırdık.

Tüketici Mevzuatındaki Yükümlülükler Paralel İşler

Mevzuata uygunluk, ürüne bağlı yükümlülüklerin tamamı değildir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 56. maddesi uyarınca üretici ve ithalatçılar, tüketiciye yönelik ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için garanti belgesi düzenlemek zorundadır; garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlamak üzere asgari iki yıldır; özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları Bakanlıkça başka bir ölçü birimiyle belirlenebilir. Tüketici onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tekrar arızalanması, azami tamir süresinin aşılması veya tamirin imkânsız olması hallerinde satıcı diğer seçimlik hakları reddedemez ve talep yerine getirilmezse satıcı, üretici ile ithalatçı müteselsilen sorumlu olur. 58. madde ise Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası bakım ve onarım hizmetinin sağlanmasını, yönetmelikle belirlenen mallar için satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi alınmasını ve yetkili servis istasyonu bilgilerinin Bakanlık sistemine güncel kaydedilmesini zorunlu tutar; ithalatçının taşıması gereken iki belgeyi ve m.58/6’daki halef ithalatçı kuralını garanti belgesi ve satış sonrası hizmet yükümlülüklerine ilişkin yazımızda ayrıntılandırdık. Bu yükümlülükler farklı bir idare tarafından, farklı bir takvimle denetlenir; uygulamada bir ürün sorunu çoğu zaman ilk kez burada görünür hale gelir.

Çalışma Biçimimiz

Dosyanın nasıl karara bağlandığından geriye doğru çalışıyoruz: hangi metin uygulanır, kim hangi kanuni rolü taşır, teknik dosya ile izlenebilirlik kayıtları yetkili kuruluşun isteyeceği biçimde var mıdır ve iktisadi işletmeci önce davranarak m.21/1’e hâlâ ulaşabilir mi. Denetim başlamışsa savunmayı yasal süresi içinde hazırlar, risk değerlendirmesini m.16/3 karşısında sınar, düzeltici önlem planını ve takvimini müzakere eder, idari yaptırım kararlarını 2577 sayılı Kanun uyarınca idare mahkemesine taşırız. Türkiye’deki bir ürün güvenliği ya da piyasa gözetimi dosyasını görüşmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Rakamlarla

7223
Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, 12 Mart 2021'den bu yana yürürlükte
10 yıl
teknik dosya ve izlenebilirlik kayıtları için asgari saklama süresi
10 + 15
savunma ve ardından düzeltici önlem planı için iş günü
6 ay
uygunsuzluğun giderilmesi için verilen süre; mücbir sebeple bir kez uzatılabilir

Ürün güvenliği dosyasını nasıl yürütüyoruz

  1. Uygulanacak mevzuatı belirleyelim

    Ürünün sektörel bir teknik düzenlemeye mi, 5324 sayılı Kozmetik Kanunu gibi özel bir kanuna mı, yoksa insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hüküm bulunmadığı hallerde devreye giren Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliğine mi tabi olduğunu tespit ederiz.

  2. Rolleri doğru dağıtalım

    Somut olayda kimin imalatçı, yetkili temsilci, ithalatçı ve dağıtıcı olduğunu belirler; kendi markayla arz ya da sonradan yapılan değişiklik nedeniyle müvekkilin m.11/1 uyarınca imalatçı sayılıp sayılmadığını sınarız.

  3. Dosyayı istenmeden önce kuralım

    Teknik dosyayı, uygunluk beyanını, Türkçe montaj, kullanım ve bakım talimatı ile güvenlik kurallarını, etiketlemeyi ve on yıllık izlenebilirlik kayıtlarını, yetkili kuruluşun talep edeceği biçimde gözden geçiririz.

  4. Denetime cevap verelim

    Savunmayı yasal süresi içinde hazırlar, delillerin desteklemediği hallerde risk değerlendirmesine itiraz eder, bölge müdürlüğü ile düzeltici önlem planını ve gerçekçi bir takvimi müzakere ederiz.

  5. Düzeltici önlemi yürütelim

    Piyasadan çekme veya geri çağırmayı, duyurunun asgari kanuni içeriği taşıyacağı, nihai kullanıcıya sunulan seçeneğin m.19/3'e uyacağı ve masraf yükümlülüğünün m.19/4'e göre karşılanacağı biçimde yapılandırırız.

  6. İtiraz edelim ve masrafı tahsil edelim

    İdari yaptırım kararlarını idare mahkemesine taşır; uygunsuzluğu doğuran fiil ya da ihmalin sahibine karşı tedarik zinciri içinde rücu talebini yürütürüz.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de ürün güvenliğini hangi mevzuat düzenler?

Çerçeve kanun, 12 Mart 2021'den bu yana yürürlükte olan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunudur. Kanunun 2/1 maddesi, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm ürünleri kapsama alır. Kanun; Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Çerçeve Yönetmelik (RG 10/7/2021-31537), Ticaret Bakanlığının kendi görev alanındaki tüketici ürünleri için çıkardığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği (RG 9/2/2022-31745) ve Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği (RG 11/3/2021-31420) ile tamamlanır. Kanunun 2/3 maddesi önemli bir sınır çizer: ürüne ilişkin özel bir kanun varsa, 7223 sayılı Kanun yalnız o kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanır.

CE işareti veya uygunluk belgesi ürünü denetimden korur mu?

Hayır. 7223 sayılı Kanunun 5/2 maddesi, teknik düzenlemesinin insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümlerine uygun ürünü güvenli kabul eder; ancak bunu açıkça aksi ispatlanana kadar söyler. Kanunun 15/6 maddesi ise ürünün uygunluk belgesi veya işareti bulunmasının, yetkili kuruluşun denetim yapmasını, önlem almasını ya da yaptırım uygulamasını engellemediğini düzenler. Uygunluk dosyası savunmanın çıkış noktasıdır, sonucu değil. Buna bağlı bir masraf kuralı da vardır: 15/7 maddesi uyarınca test veya muayene sonucunda ürünün uygun olmadığı tespit edilirse numune, test ve muayene giderleri imalatçı ya da ithalatçı tarafından karşılanır.

İthalatçı veya dağıtıcı imalatçı sayılabilir mi?

Evet; bu, Kanunun en çok hafife alınan hükümlerinden biridir. 11/1 maddesi uyarınca, ürünü kendi ismi veya ticari markası altında piyasaya arz eden ya da ürünü uygunluğunu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçı ve dağıtıcılar imalatçı sayılır ve teknik dosya ile uygunluk değerlendirmesi dahil 7. maddedeki yükümlülüklerin tamamından sorumlu olur. 11/2 maddesi ikinci bir yol daha ekler: imalatçı, yetkili temsilci veya ithalatçı tespit edilemediğinde, bildirimin tebliğinden itibaren on iş günü içinde bunların isim ve irtibat bilgilerini, bu bilgilere sahip değilse tedarik zincirindeki bir önceki iktisadi işletmecinin bilgilerini bildirmeyen dağıtıcı da imalatçı sayılır. Beyaz etiket ve özel marka çalışmalarında risk buradadır.

Denetmen geldikten sonra süreç nasıl ilerler, şirketin ne kadar süresi olur?

Ürünün ciddi risk taşıdığı haller dışında, Kanunun 16/5 maddesi nihai karardan önce savunma için on iş gününden az olmamak üzere makul süre verilmesini zorunlu kılar; tebligatta gerekçe, varsa çözüm önerileri, yasal itiraz yolları ve süre sınırları gösterilir. Ticaret Bakanlığı Yönetmeliği uyarınca savunmayı, bölge müdürlüğünde kurulan ve en az üç üyeden oluşan risk değerlendirme komisyonu değerlendirir; tebliğ edilen kararda düzeltici önlem planı sunmak için on beş iş günü tanınır ve plan onaylandıktan sonra uygunsuzluğun giderilmesi için altı ayı geçmemek üzere süre verilir, mücbir sebebin varlığı kanıtlanırsa altı ayı geçmemek üzere ek süre verilir. Acil müdahale gerektiren ciddi risk hallerinde ise yaptırım kararı savunma talep edilmeksizin alınır ve sonradan sunulan savunma komisyonca tekrar değerlendirilir.

Gönüllü olarak alınan düzeltici önlem sorumluluğu azaltır mı?

Belirgin biçimde azaltır. Kanunun 21/1 maddesi, uygunsuzluğu kendiliğinden tespit eden, yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan geri çağırma dahil gerekli tedbirleri alan ve uygunsuzluğu tamamen gideren iktisadi işletmeci bakımından Kanunda düzenlenen idari yaptırımların uygulanmayacağını öngörür. Ticaret Bakanlığı Yönetmeliği bunun etrafına bir usul kurar: işletmeci tüm bilgi ve belgelerle, ihtiyaç duyduğu süreyi de belirterek bölge müdürlüğüne başvurur, altı ayı geçmemek üzere süre alır (mücbir sebep kanıtlanırsa altı ayı geçmemek üzere ek süre verilir) ve uygunsuzluğu giderilen ürünler bölge müdürlüğünün değerlendirmesine sunulmadan yeniden piyasaya arz edilemez. Bedeli aleniyettir: Yönetmelik, gönüllü önleme konu ürünlerin de Bakanlığın güvensiz ürün bilgi sisteminde yayımlanmasını öngörür.

Tıbbi cihaz ve kozmetik ürünler aynı rejime mi tabidir?

Tam olarak değil. Tıbbi Cihaz Yönetmeliği (RG 2/6/2021-31499 mükerrer) dayanağını 7223 sayılı Kanunun 4. maddesinden alır; ancak yetkili otorite olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunu gösterir ve genel rejimin üzerine kendi vijilans yükümlülüklerini ekler: ciddi olumsuz olay haberdar olunmasından itibaren en geç on beş gün, ölüm veya sağlık durumunda beklenmeyen ciddi bozulma en geç on gün, ciddi kamu sağlığı tehdidi ise en geç iki gün içinde raporlanır. Kozmetik ürünler 5324 sayılı Kozmetik Kanununa tabidir; bu Kanun piyasaya ilk kez arzdan önce Sağlık Bakanlığına bildirimde bulunulmasını zorunlu tutar ve piyasa gözetimini Bakanlığa bırakır, 7223 sayılı Kanunun 2/3 maddesi de genel kanunu yalnız özel kanunun boş bıraktığı noktalara sınırlar. Tıbbi Cihaz Yönetmeliği, Kozmetik Yönetmeliği kapsamındaki ürünlere uygulanmadığını açıkça belirttiğinden, uyum dosyası kurulmadan önce bu sınırın çizilmesi gerekir.

İdari para cezasına nasıl itiraz edilir?

7223 sayılı Kanunun 22/2 maddesi, Kanun uyarınca verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenler; yani yol idari yargıdır. Kanundaki ceza bantları nominal tutarlar olarak yazılmıştır ve her yıl Ticaret Bakanlığının ürün güvenliği ve denetimi tebliğiyle yeniden değerlenir; bu nedenle uygulanacak tutar kanun metninden değil, yürürlükteki yıllık tebliğden okunur. 2026 yılı için (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/13) No.'lu Tebliğ (RG 31/12/2025-33124 4. mükerrer), teknik düzenlemenin veya genel ürün güvenliği mevzuatının ürün güvenliğine ilişkin hükümlerine aykırılık için öngörülen en yüksek bandı (m.20/1-a) 434.505 TL ile 4.345.058 TL arası olarak belirlemiştir. İki hüküm daha sonucu etkiler: 20/8 maddesi 20. maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkralarındaki cezalar bakımından aynı uygunsuzluğun iki yıl içinde tekrarı halinde her tekrar için bir önceki cezanın iki katının uygulanmasını öngörür, 20/11 maddesi ise ceza belirlenirken aykırılığın büyüklüğünün ve kişinin ekonomik durumunun dikkate alınmasını emreder.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün.

Av. Onur Çalışıcı

Dosyanızı yürüten avukat

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu ve elinizdeki belgeleri yazın; okuyup size dönüş yapalım. Türkçe ya da İngilizce yazabilirsiniz.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası