İş Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu'na göre haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir, fazla çalışma yüzde elli zamlı ödenir ve yılda 270 saati aşamaz; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde altı aylık kıdemi olan işçi ancak geçerli bir sebeple çıkarılabilir. İşveren ve çalışanlara sözleşme, fesih, kıdem tazminatı ve işe iade uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk ve iş mahkemeleri önünde danışmanlık ve dava desteği sunuyoruz.

Av. Onur Çalışıcıİstanbul Barosu sicil no 83426 · Güncelleme 19 Ekim 2026

Ana noktalar

  1. Türk iş hukuku niteliği gereği koruyucudur: 4857 sayılı Kanun'un asgari standartları, yazılı anlaşmayla dahi çalışanın aleyhine bertaraf edilemez.
  2. Hemen her işçilik alacağında arabuluculuk, davadan önce zorunlu aşamadır. Atlanırsa dava usulden reddedilir.
  3. Otuz ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde, altı aylık kıdemi olan işçi ancak geçerli, yazılı ve ispatlanabilir bir nedenle çıkarılabilir; aksi hâlde işe iade davası açabilir.
  4. Kıdem tazminatı bir yıldan sonra her yıl için kabaca 30 günlük brüt ücrettir; ancak yalnızca fesih hak kazandırıyorsa ödenir. Sözleşmenin nasıl bittiği belirleyicidir.
  5. Haftalık çalışma 45 saatle sınırlıdır; üzeri fazla çalışma sayılır, 1,5 kat ödenir ve yılda 270 saati aşamaz.
  6. Yabancı uyruklular ilk günden önce çalışma izni almalıdır. İzinsiz istihdam hem işvereni hem çalışanı ağır para cezalarıyla karşı karşıya bırakır.

Türk iş hukukunun temel kuralları 4857 sayılı İş Kanunu’ndadır: haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir (m. 63), her bir saat fazla çalışmanın ücreti normal saat ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle ödenir ve fazla çalışmanın toplamı bir yılda 270 saati aşamaz (m. 41). Deneme süresi en çok iki aydır, toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir (m. 15); otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli sözleşmesi ancak geçerli bir sebeple feshedilebilir (m. 18), bildirim süreleri ise kıdeme göre iki, dört, altı veya sekiz haftadır (m. 17). Hak kazandıran fesihte her tam yıl için 30 günlük ücret tutarındaki kıdem tazminatı, 4857 sayılı Kanun m. 120 ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı eski İş Kanunu m. 14’e tabidir; işe iade dâhil çoğu işçilik alacağında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3).

Bölümün devamını okuyun

Türkiye’de iş ilişkileri esas olarak 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenir; bu düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile tamamlanır. Yabancı istihdamı ise ayrıca 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler bir arada, Türk iş hukukunu belirgin biçimde işçi lehine kılar: tanıdıkları hak zeminini sözleşmeyle aşağı çekmek mümkün değildir.

Hem işveren hem de çalışan tarafında hareket ediyor; uyuşmazlık doğmadan önce mevzuata uygun ilişkiler kuruyor, uyuşmazlık doğduğunda ise alacakları savunuyor veya talep ediyoruz. Özellikle Türkiye’deki yabancı yatırımcılar açısından, Batı’daki “istediğinde fesih” (at-will) anlayışı ile Türk sistemi arasındaki fark en pahalı hataların yapıldığı yerdir. Türkiye’de personel istihdamına ilişkin kapsamlı rehberimiz tüm süreci adım adım ele alır; istihdam sözleşmeleri, fesih ve tazminatlar ve işyeri uyuşmazlıkları konularında ayrıca odaklı destek sunar.

Türkiye’de iş ilişkilerine hangi kanunlar uygulanır?

4857 sayılı İş Kanunu, Türkiye’de iş ilişkisi düzenlemesinin belkemiğini oluşturur. Sözleşmeler, çalışma süresi, izinler, fesih, kıdem ve ihbara ilişkin, çalışanın aleyhine sözleşmeyle bertaraf edilemeyecek asgari standartları belirler. Yasal kıdem tazminatından feragat eden, fazla çalışma ücretini yasal oranın altına çeken veya iş güvencesi korumasını kaldıran bir hüküm hukuken geçersizdir; işçi ne imzalamış olursa olsun korumayı muhafaza eder.

Bölümün devamını okuyun

İş Kanunu’nun boşluk bıraktığı hâllerde, özellikle İş Kanunu m. 4’ün kapsam dışında bıraktığı ev hizmetleri, sporcular ve 50 veya daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işyerleri gibi iş ve iş ilişkileri bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu devreye girer. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, iş yerinin büyüklüğüne bakılmaksızın hemen her iş yerine uygulanır; 5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalılık bildirimi ise işçinin ilk iş gününden sonra değil, öncesinde tamamlanmalıdır. Kısacası uyum, tek bir belgeden ibaret değildir; ilk günden itibaren yerinde olması gereken bir tescil, bildirim ve kayıt bütünüdür.

Aynı çerçeve, bir taşeron tarafından çalıştırılan işçilerin ne zaman asıl işverenin işçisi sayılacağını da belirler; bu soru alt işveren muvazaası yazısında incelenmektedir.

Bu çerçevenin yanında 6356 sayılı Kanun’un toplu iş hukuku düzeni yer alır. Kanuni barajları aşan sendika Bakanlıktan yetki tespit yazısı alır ve işverenin bu yazıya itiraz süresi aylarla değil iş günüyle ölçülür; sürecin sırası ve bu süre işlerken işverenin yapabilecekleri ile yapamayacakları sendika yetki tespiti işverenin karşısına nasıl çıkar yazısında anlatılmaktadır.

İş Sözleşmeleri

İşverenler, işin niteliğine göre farklı sözleşme türleri arasında seçim yapabilir:

  • Belirsiz süreli veya belirli süreli sözleşmeler; belirli süreli olanı yalnızca süreyi haklı kılan objektif bir neden gerçekten bulunduğunda mümkündür
  • Haftalık çalışma süresine dayalı tam zamanlı veya kısmi süreli düzenlemeler
  • Düzensiz talebe sahip işler için çağrı üzerine çalışma
  • Grup hâlinde yürütülen işler için takım sözleşmeleri
Bölümün devamını okuyun

4857 sayılı Kanun m. 8/2 uyarınca süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Yazılı sözleşme yapılmayan hâllerde m. 8/3 işverene, en geç iki ay içinde çalışma koşullarını, çalışma süresini, temel ücreti, ücret ödeme dönemini ve fesih hâlinde uyulacak hükümleri gösteren yazılı bir belge verme yükümlülüğü getirir; süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra uygulanmaz. Yazılı şeklin kesin biçimde zorunlu olmadığı hâllerde dahi bunu güçlü biçimde öneriyoruz; çünkü uyuşmazlıkta sözleşme koşullarını ispat yükü çoğunlukla işverene düşer. Her sözleşmede şu hususlar açıkça yer almalıdır: tarafların kimlik bilgileri ve adresleri; işin unvanı, görev tanımı ve iş yeri; ücret, ödenekler ve yan haklar; çalışma süreleri ve dinlenme süreleri; belirli süreli ise sözleşmenin süresi; bildirim süreleri ve fesih koşulları.

Uygulamada iki tuzak tekrarlanır. Birincisi, belirli süreli sözleşmeler çoğu kez iş güvencesinden kaçınmak için yanlış kullanılır. Yeni ve objektif bir neden olmaksızın yapılan zincirleme yenilemeler, ilişkiyi kanun gereği belirsiz süreliye dönüştürür ve işçi tam fesih korumasına kavuşur. İkincisi, rekabet yasağı hükümleri ancak kapsam, coğrafya ve süre bakımından makul olması ve korunmaya değer meşru bir işletme menfaatinin bulunması hâlinde geçerlidir. TBK m. 445/2 uyarınca hâkim aşırı geniş bir yasağı kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Sözleşme kaleme alınmadan önce üçüncü bir soru daha gündeme gelir: işi yapacak kişiler doğrudan mı istihdam edilecek, geçici iş ilişkisiyle mi görevlendirilecek, yoksa bağımsız bir tedarikçiden hizmet olarak mı alınacaktır; m. 7’nin her birine getirdiği sınırlar istihdam yapılandırması ve esnek işgücü sayfamızda ele alınıyor.

İmzalanmış bir ibraname dosyayı tek başına kapatmaz. TBK m. 420/2 uyarınca ibra yazılı olmalı, sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık süre geçtikten sonra düzenlenmeli, alacağın türünü ve miktarını açıkça belirtmeli ve hak tutarına nazaran noksansız, banka aracılığıyla yapılmış bir ödemeye dayanmalıdır; aksi hâlde kesin olarak hükümsüzdür. Gerçek tutarı içermeyen belge ise m. 420/3 uyarınca yalnızca içerdiği miktarla sınırlı makbuz hükmündedir ve işvereni yıllar sonra alacağın geri kalanıyla karşı karşıya bırakır.

Türkiye’de çalışma süresi ve fazla çalışma kuralları nelerdir?

Tam zamanlı çalışanlar için yasal haftalık çalışma süresi 45 saat ile sınırlıdır. Bunu aşan çalışma fazla çalışma sayılır ve normal saat ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle ödenir ya da işçi isterse fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakika serbest zaman olarak kullanılır (m. 41). Yıllık toplam fazla çalışma 270 saati aşamaz ve m. 41 uyarınca işçinin onayı alınır; Fazla Çalışma Yönetmeliği m. 9 bu onayın yazılı olmasını arar. Denkleştirme, ara dinlenmesi ve yıllık iznin bu sınırlarla ilişkisi çalışma süresi, fazla çalışma ve yıllık izin rehberimizde anlatılıyor.

Bölümün devamını okuyun

Ücret genellikle aylık olarak ödenir ve en az, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca en geç iki yılda bir belirlenen asgari ücret düzeyinde olmalıdır (m. 39). Çoğu işveren bakımından ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekir. Ücretin geç veya eksik ödenmesi önemsiz bir idari kusur değildir: işvereni yaptırımlara maruz bırakır ve daha da önemlisi, çalışana kıdem haklarını tam olarak koruyarak haklı nedenle fesih (istifa) imkânı verir.

Çalışanlar, bir yıllık çalışma süresini doldurduklarında ücretli yıllık izne hak kazanır. İzin süresi, kıdeme bağlı olarak 14 ile 26 iş günü arasında değişir; buna ulusal bayram ve genel tatil günleri de eklenir. Kullanılmayan ve birikmiş izin hakkı kendiliğinden ortadan kalkmaz; iş sözleşmesi sona erdiğinde son ücret üzerinden nakden ödenir ki bu, işverenlerin düzenli olarak hafife aldığı bir kalemdir.

İşveren işçiyi ne zaman çıkarabilir, kıdem tazminatı ne zaman ödenir?

Fesih, Türk iş hukukunun en fazla dava konusu olan alanıdır ve sonuç neredeyse tümüyle iş ilişkisinin nasıl sona erdiğine bağlıdır. Temel kavramlar şunlardır:

4 maddeyi gösterin
  • Bildirim süreleri. Belirsiz süreli sözleşmeyi sona erdiren taraf, kıdeme göre iki, dört, altı veya sekiz haftalık bildirim süresi vermek (m. 17) veya ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
  • Geçerli neden ve iş güvencesi. Otuz veya daha fazla çalışanın bulunduğu iş yerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan çalışan yalnızca geçerli bir nedenle işten çıkarılabilir ve neden yetersizse işe iade davası açabilir.
  • Haklı neden. Ağır kusur veya sözleşmenin esaslı ihlali, bildirimsiz derhal feshe imkân verir; ancak işveren, fiili öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü içinde bu hakkını kullanmalıdır.
  • Kıdem tazminatı. Bir yıllık kıdemin ardından hak kazandıran bir fesih, çalışılan her yıl için 30 günlük brüt ücret tutarında ve yasal tavana tabi kıdem tazminatı doğurur; hesap adım adım kıdem ve ihbar tazminatı rehberimizde gösteriliyor.

Fesih gibi görünen bir olay aslında fesih değildir. İşyeri el değiştirdiğinde m. 6, iş sözleşmelerini işçilerin kıdemleriyle birlikte devralana geçirir ve devrin kendisi taraflardan hiçbiri için fesih sebebi oluşturmaz; devredenin nelerden ve ne kadar süreyle sorumlu kalacağı işyeri devrinde işçilerin otomatik geçişi yazısında ele alınıyor.

Sözleşmenin nasıl sona erdiği, neyin borçlanıldığını belirler. Genel tablo şöyledir:

İş ilişkisi nasıl sona eriyorBildirim / ihbar tazminatıKıdem tazminatıİşe iade riski
İşçi haklı neden olmadan istifa ederİşçi bildirim verirHayırHayır
İşçi haklı nedenle istifa ederHayırEvetHayır
İşveren geçerli nedenle feshederEvetEvetBelgelenmişse düşük
İşveren ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanarak haklı nedenle fesheder (m. 25/II)HayırHayırNeden ayakta kalırsa hayır
İşveren sağlık, zorlayıcı sebep veya gözaltı/tutukluluk nedeniyle haklı nedenle fesheder (m. 25/I, III, IV)HayırEvetNeden ayakta kalırsa hayır
Geçerli nedene dayanmayan fesih (30+ çalışan)EvetEvetEvet, artı tazminat

Fesih nedenini somut biçimde belirten yazılı bir bildirim şarttır: 4857 sayılı Kanun m. 19/1 işverenin fesih bildirimini yazılı yapmasını ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmesini zorunlu tutar; m. 20 uyarınca sebep gösterilmemesi ya da gösterilen sebebin geçerli olmaması işe iade talebinin dayanağıdır. Aradaki fark önemlidir: istifa, haklı nedenle fesih ve geçerli nedene dayanmayan fesih arasındaki ayrım, işverenin yükümlülüğünü hiçbir ödeme yapmamaktan işe iade ile birkaç aylık ek tazminata kadar götürebilir. Bu nedenle işlemi yapmadan önce fesih nedenini, delilini ve zamanlamasını belgeleyin.

Yeniden yapılandırma veya kadro daraltması planlayan işverenler için sıralama, en az işin özü kadar önemlidir. Performans sorunları zaman içinde yazılı olarak belgelenmeli, savunmalar alınıp uyarılar tebliğ edilmeli ve fesihten önce başka bir pozisyonda değerlendirme gibi alternatifler samimi biçimde gözden geçirilmelidir. 4857 sayılı Kanun m. 18 işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebep arar, m. 19/2 davranış veya verimle ilgili nedenlerle fesihten önce işçinin savunmasının alınmasını zorunlu tutar, m. 20 ise geçerli sebebi ispat yükünü işverene yükler; bu nedenle dosya karardan önce oluşmalı, karardan sonra derlenmemelidir.


İşverene dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Çoğu işçilik alacağı bakımından arabuluculuk, dava açmadan önce zorunlu bir aşamadır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmemiş ücret, fazla çalışma, yıllık izin ücreti ve işe iade talepleri, mahkeme dosyayı kabul etmeden önce arabuluculuk sürecinden geçmelidir. Arabuluculuk son tutanağı olmaksızın açılan dava, dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri, bu zorunluluğun sınırlı istisnaları arasındadır.

Bölümün devamını okuyun

Arabuluculuk, alelacele geçilecek bir formalite değil; kontrollü koşullarla uzlaşmanın en elverişli aşamasıdır. İşe iade süreleri ve yargılama masrafları işlemeye başladığında iki taraf da pazarlık gücünü yitirir.

Müvekkillerimizi arabuluculukta hazırlayıp temsil ederek erken aşamada kontrollü koşullarla uzlaşmayı hedefliyor, çözüme kavuşmayan uyuşmazlıkları ise temiz bir usul geçmişiyle iş mahkemelerine taşıyoruz.

Yabancıların İstihdamı

Yabancı uyruklu kişilerin işe başlamadan önce 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında bir çalışma izni alması gerekir. İzin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilir ve kural olarak çalışma süresi boyunca ikamet izni yerine de geçer. Başvurular genellikle işveren tarafından yapılır ve onay; Türk çalışan sayısına bağlı kotalara, asgari sermayeye ve göreve göre teklif edilen ücrete bağlı olabilir.

Bölümün devamını okuyun

İşe almadan önce izinleri temin etmek işverenin sorumluluğundadır; izinsiz istihdam hem işveren hem de çalışan için ciddi idari para cezalarına, ödenmemiş sosyal güvenlik primlerinden doğan sorumluluğa yol açar; 6735 sayılı Kanun m. 23/9 uyarınca işveren ayrıca yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönüş masraflarını ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır. Türkiye’de ekip kuran şirketler için, çalışma izni sürecini şirket kuruluşu ve tescili ile eşzamanlı yürütmek şarttır; böylece yeni işe alımlar ilk günlerinden itibaren hukuka uygun olur.

Böyle bir çalışanın sözleşmesinde yabancı bir hukuk seçilmişse, bu seçimin sınırları iş sözleşmesinde hukuk seçiminin sınırı yazısında ele alınmaktadır.

Nasıl Yardımcı Oluyoruz

İş sözleşmelerini ve iş yeri politikalarını hazırlıyor ve gözden geçiriyor, yeniden yapılandırmalar ile hukuka uygun fesihler konusunda danışmanlık veriyor, yabancı personel için çalışma izni başvurularını yürütüyor, zorunlu arabuluculuk sürecini yönetiyor ve işe iade, kıdem ve ücret alacağı davalarını iş mahkemeleri önünde takip ediyoruz. İster Türkiye’de işgücü kuran bir yatırımcı olun, ister haklarını koruyan bir çalışan; 4857 sayılı İş Kanunu’nun gereklerini uygulanabilir ve savunulabilir kararlara dönüştürüyor, gerçek riskin nerede olduğunu bir alacağa dönüşmeden önce size söylüyoruz.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri

4 maddeyi gösterin

Rakamlarla

45 saat
Haftalık çalışma süresinin yasal üst sınırı
270 saat
Yıllık izin verilen azami fazla çalışma
30 gün
Her kıdem yılı için brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı
1,5 kat
Fazla çalışma saatleri için zorunlu ücret oranı
İnteraktif İş Hukuku Aracı

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama Modülü

4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamında yasal kıdem ve ihbar tazminatı haklarınızı dönemsel kıdem tavanı ve kesintilerle hesaplayın.

₺

Bu aracın ayrı sayfası Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama

Bir iş hukuku dosyasını nasıl yönetiyoruz

  1. Uyum denetimi

    Herhangi bir uyuşmazlık doğmadan önce sözleşmeleri, iş yeri politikalarını, çalışma süresi kayıtlarını ve sigortalılık bildirimlerini 4857 sayılı İş Kanunu karşısında gözden geçiriyoruz.

  2. Sözleşme ve belgeler

    İş sözleşmelerini, rekabet yasağı hükümlerini ve iş yeri politikalarını, yazılı kayıtlar karşı tarafı değil sizi destekleyecek biçimde hazırlıyor veya onarıyoruz.

  3. Fesih planlaması

    Her fesihten önce iş güvencesi riskini değerlendiriyor, geçerli veya haklı nedeni belgeliyor ve altı iş günü ile bildirim sürelerine riayet ediyoruz.

  4. Zorunlu arabuluculuk

    İşçilik uyuşmazlıklarının çoğunun hâlâ kontrollü koşullarla uzlaşabileceği zorunlu arabuluculuk aşamasında sizi temsil ediyoruz.

  5. İş mahkemesinde dava

    Uzlaşma sağlanamazsa kıdem, ücret ve işe iade taleplerini temiz bir usul geçmişiyle iş mahkemeleri önünde takip ediyor veya savunuyoruz.

Sıkça sorulan sorular

Türk iş hukukunda haftalık azami çalışma süresi nedir?

4857 sayılı İş Kanunu uyarınca tam zamanlı çalışanlar için yasal üst sınır haftada 45 saattir. 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır; ancak m. 63 uyarınca denkleştirme uygulanıyorsa, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık çalışma süresini aşmadıkça bazı haftalarda 45 saatin aşılması fazla çalışma sayılmaz (m. 41/1). Fazla çalışmanın her bir saati normal saat ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle ödenir; işçi isterse zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı altı ay içinde serbest zaman olarak kullanabilir (m. 41). Yıllık toplam fazla çalışma 270 saati aşamaz ve m. 41 uyarınca işçinin onayı alınır; Fazla Çalışma Yönetmeliği m. 9 bu onayın yazılı olmasını arar.

İşverene dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunda mıyım?

Evet. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmemiş ücret, fazla çalışma ve işe iade dâhil çoğu işçilik alacağı davasında arabuluculuk, dava açmanın zorunlu bir ön koşuludur. Doğrudan mahkemeye başvurulamaz; bu aşama atlanırsa dava usulden (dava şartı yokluğundan) reddedilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri ise sınırlı istisnalar arasındadır.

Deneme süresi ne kadardır?

4857 sayılı Kanun m. 15 uyarınca deneme süreli iş sözleşmelerinde deneme süresi en çok iki aydır ve toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir. Bu süre içinde taraflar bildirimsiz ve tazminatsız fesih yapabilir; ancak çalışılan sürenin ücreti ve doğmuş hakları saklı kalır. Deneme süresinin geçerli olması için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir.

Çalışan hangi hâllerde kıdem tazminatına hak kazanır?

Kıdem tazminatı, kural olarak en az bir yıllık çalışma süresinin dolması ve iş ilişkisinin hak kazandıran bir nedenle sona ermesi hâlinde doğar; işverenin 4857 sayılı Kanun m. 25/II'deki ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller dışındaki bir nedenle feshi, emeklilik, askerlik, kadın işçinin evlilik nedeniyle (evlilikten itibaren bir yıl içinde) feshi, işçinin ölümü veya işçinin haklı nedenle istifası bunlara örnektir. Her tam yıl için 30 günlük brüt ücret esas alınarak, yılda iki kez güncellenen yasal tavana tabi biçimde hesaplanır.

İşveren dilediği zaman işçiyi işten çıkarabilir mi?

Serbestçe çıkaramaz. Otuz veya daha fazla çalışanı olan iş yerlerinde, en az altı aylık kıdemi bulunan işçi iş güvencesinden yararlanır ve yalnızca davranışına, yeterliliğine ya da işletmenin gereklerine dayanan geçerli bir nedenle işten çıkarılabilir. Neden yazılı olarak belirtilmeli ve ispatlanabilir olmalıdır. Neden yetersizse işçi işe iade davası açabilir. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse işveren, işçinin başvurusu üzerine onu bir ay içinde işe başlatmak, başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödemekle yükümlüdür (4857 sayılı Kanun m. 21).

Yabancılar Türkiye'de izin almadan çalışabilir mi?

Hayır. Yabancı uyruklu kişilerin işe başlamadan önce, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilen geçerli bir çalışma iznine sahip olması gerekir. İzin çoğu durumda çalışma süresi boyunca ikamet izni yerine de geçer. İzinsiz yabancı istihdamı hem işvereni hem de çalışanı ciddi idari para cezalarıyla, tekrarı hâlinde artan yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.

İş sözleşmesinin feshinde bildirim (ihbar) süreleri ne kadardır?

4857 sayılı Kanun m. 17 uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmesi, işi altı aydan az sürmüş işçi için bildirimden iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgaridir ve sözleşmeyle artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat öder; işveren bildirim süresine ait ücreti peşin vererek de sözleşmeyi feshedebilir.

İşten çıkarılan işçi feshe ne kadar süre içinde itiraz etmelidir?

Fesih bildiriminde sebep gösterilmediğini ya da gösterilen sebebin geçerli olmadığını ileri süren işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır (4857 sayılı Kanun m. 20). Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün.

Av. Onur Çalışıcı

Dosyanızı yürüten avukat

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu ve elinizdeki belgeleri yazın; okuyup size dönüş yapalım. Türkçe ya da İngilizce yazabilirsiniz.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası