Ceza Hukuku ve Savunma

Bireyleri ve şirketleri, ilk kolluk ifadesinden kanun yollarına kadar ceza sürecinin her aşamasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde savunuyoruz.

Av. Onur Çalışıcıİstanbul Barosu sicil no 83426

Ana noktalar

  1. Dosya çoğu zaman ilk saatlerde belirlenir; kolluğa veya savcıya verdiğiniz ifadenin geri dönüşü zordur, konuşmadan önce mutlaka müdafiye danışın.
  2. Her aşamada müdafi yardımından yararlanma hakkınız (CMK m. 149) ve isnat hakkında açıklamada bulunmama hakkınız (CMK m. 147) vardır; bu haklar ifadeden önce size bildirilir.
  3. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ve tutuklama kararına itiraz edilebilir, mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilebilir; her birinin kısa ve kesin bir süresi vardır.
  4. Yabancı uyruklu kişiler ve Türkiye'de yerleşik olmayan şirketler vekâletname ile eksiksiz temsil edilebilir; her işlemde bizzat hazır bulunmanız gerekmez.
  5. Beyaz yaka dosyalarında belirleyici olan mahkeme salonundaki hitabet değil, mali ayrıntının erken ve doğru analizidir.
  6. Adli kontrol, tutuklamaya karşı gerçek bir alternatiftir; iyi gerekçelendirilmiş bir talep sizi tutukluluktan koruyabilir.

Ceza yargılaması, kişinin özgürlüğünü ve bir şirketin geleceğini doğrudan tehlikeye sokar. Şüpheli, sanık, müşteki ve mağdur sıfatındaki tarafları Türk ceza sürecinin her aşamasında temsil ediyor; Türk ve yabancı müvekkiller için çalışıyoruz. İster bir davetiye almış, ister hakkınızda bir soruşturma bulunduğunu öğrenmiş, ister hâlihazırda bir isnatla karşı karşıya olun; müdafinin sürece erken dâhil olması, müdafi yardımından yararlanma, susma ve kararlara yasal süresi içinde itiraz etme haklarınızın ilk adımdan itibaren korunmasını sağlar.

Hukuki çerçeve

Türkiye’de ceza hukuku iki temel kanuna dayanır:

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), hangi davranışın suç oluşturduğunu tanımlar; uygulanacak cezaları ve güvenlik tedbirlerini belirler.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), süreci düzenler: soruşturmanın nasıl başlatıldığını, ifadenin nasıl alındığını, gözaltı ve tutuklamaya hangi hâllerde başvurulabileceğini ve dosyanın kovuşturma ile kanun yolları boyunca nasıl ilerlediğini.
Bölümün devamını okuyun

Bu iki kanunun birlikte nasıl işlediğini bilmek, etkin bir savunma ile usule ilişkin bir yanlış adım arasındaki farkı belirler. Birçok sonuç, kovuşturmada değil, sürelerin kısa ve hakların kolayca feragat edilebildiği erken soruşturma evresinde şekillenir. Bu iki temel kanunun yanında, bazı kurumsal suçların kendi kuralları vardır: bankacılık suçları, vergi suçları ve kaçakçılık, gümrük kaçakçılığı ve fikri mülkiyet suçları, genel çerçevenin üzerine oturan ayrı mevzuatta düzenlenir.

Bir ceza dosyası nasıl ilerler

Müvekkil açısından süreç genellikle tanınabilir aşamalardan geçer ve bir sonraki adımı bilmek, kaygının büyük bölümünü ortadan kaldırır:

4 maddeyi gösterin
  • Soruşturma. Cumhuriyet savcısı delil toplar. İfade vermeye çağrılabilir veya daha ağır dosyalarda kısa süreli gözaltına alınabilirsiniz. Dosyanın tümünün yönü çoğu zaman bu aşamada belirlenir.
  • İddia makamının kararı. Savcı ya bir iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir ya da delil isnadı desteklemiyorsa Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verir (KYOK’a itiraz süresi 2 haftadır).
  • Kovuşturma. Dosya, görevli ve yetkili ceza mahkemesinde görülür. Deliller incelenir, tanıklar dinlenir ve savunma ortaya konur.
  • Hüküm ve kanun yolları. Karardan sonra, aleyhe bir hüküm bölge adliye mahkemesine (istinaf) ve kanunun izin verdiği hâllerde Yargıtay’a (temyiz), hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren işleyen 2 haftalık süreler içinde taşınabilir (bkz. Türk Ceza Muhakemesi Usulü Rehberi).

Her geçişin kendine özgü süreleri ve savunma açısından kendine özgü fırsatları vardır. Bir başvuru süresini kaçırmak, bir daha açılamayacak bir kapıyı kapatabilir; erken aşamadan itibaren temsilin bu denli önemli olmasının nedeni budur.

Erken aşamada temsilin önemi

Ceza dosyasında en önemli kararlar çoğu zaman ilk saatlerde verilir. Kolluğa (ifade) veya Cumhuriyet savcısına ifade verirken müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkınız vardır. Hukuki destek olmadan verilen bir ifadenin sonradan telafisi güç olabilir; nitekim uygulamada, düşünülmeden verilmiş ilk bir beyan, savunmanın olması gerekenden çok daha zor bir hâle gelmesinin en yaygın nedenlerinden biridir.

Bölümün devamını okuyun

Türkiye’de bir ceza dosyasında atılabilecek en yıkıcı adım, çoğu zaman avukat olmadan ifade vermektir. İlk saatte söyledikleriniz yıllarca dosyada kalabilir; müdafiiniz gelene kadar açıklama yapmamak kanuni bir haktır.

Bu ilk aşamada devreye girerek şunları yaparız:

  • Kolluk ve savcılık ifadelerinizde yanınızda bulunur, susma hakkınızı koruruz.
  • İsnadı ve delilleri Türkçe veya İngilizce olarak anlaşılır biçimde açıklarız.
  • Resmî tutanağın, yaklaşık bir aktarımı değil, gerçekten söylediklerinizi yansıtmasını sağlarız.
  • Tutukluluk konusunda tahliye veya tutuklama yerine adli kontrol için savunma yaparız.

Yargılama sürecinde özgürlüğü kısıtlayan üç tedbirin birbirine karıştırılması kolaydır; oysa aralarındaki farklar uygulamada büyük önem taşır:

TedbirNedirKim karar verir
GözaltıSoruşturma sırasında kolluk gözetiminde geçirilen, kesin sürelerle sınırlı kısa süreli tedbirCumhuriyet savcısının kararı (CMK m. 91/1)
TutuklamaKanuni koşullar oluştuğunda verilen, hüküm kesinleşmeden önce özgürlükten yoksun bırakmaSulh ceza hâkimi ya da mahkeme (CMK m. 101/1)
Adli kontrolTutuklama yerine uygulanan yurt dışına çıkamama, imza yükümlülüğü veya güvence yatırma gibi yükümlülüklerSulh ceza hâkimi ya da mahkeme

Erken savunma çalışmasının büyük bölümü, müvekkili bu tabloda aşağıya doğru taşımaya yöneliktir: gözaltından özgürlüğe, tutuklama söz konusuysa tutuklamadan adli kontrole. Çünkü serbest kalan bir sanık, kendi savunmasına çok daha etkin biçimde katılabilir.

Yürüttüğümüz işler

Ceza pratiğimiz, bir dosyanın Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri ve Sulh Ceza Hâkimlikleri önündeki tüm yaşam döngüsünü kapsar; ticari dava ve uyuşmazlık süreçleriyle koordineli çalışır:

6 maddeyi gösterin
  • Şikâyet dilekçeleri. Müşteki veya mağdur sıfatıyla hareket eden müvekkiller için suç duyurusu ve delil eklerinin hazırlanması.
  • İfade ve savunma. Soruşturma ve kovuşturma boyunca ifadelerde hazır bulunma ve yargılamanın tümünde müdafilik.
  • İtiraz ve kanun yolları. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara itiraz, tutuklama kararlarına itiraz ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’a yönelik istinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması.
  • Tutukluluk işleri. Tahliye ve tutuklamaya alternatif olarak adli kontrol talepleri; gözaltında bulunan veya cezasını infaz eden müvekkilleri ziyaret.
  • İç soruşturmalar. Konu makamlara intikal etmeden önce, kendi bünyesinde şüpheli davranışlara ilişkin inceleme yürüten şirketlere danışmanlık.
  • Dosya raporlaması. Dosya ilerledikçe müvekkilleri gelişmeler ve sonraki adımlar hakkında anlaşılır bir dille bilgilendirme.

Pratikte ne sağlar

Birey açısından bu, ilk ifadeden itibaren masada, küçük bir sorunun büyük bir soruna dönüşmesini durdurabilecek birinin bulunması demektir. Şirket açısından ise, bir çalışanı, bir yöneticiyi ya da tüzel kişinin kendisini ilgilendiren bir isnada doğaçlama yapmadan yanıt verebilmek anlamına gelir: bir savunma stratejisi, bir iç olgu tespiti süreci ve tümü aynı yöne bakan bir iletişim hattıyla.


Ekonomik ve beyaz yaka suçları

İşimizin önemli bir bölümü, olguların teknik ve müvekkiller açısından riskin yüksek olduğu mali ve şirket suçlarından oluşur. Başlıca konular:

Bölümün devamını okuyun

Beyaz yaka dosyalarında belirleyici olan hitabet değil, mali ayrıntının erken ve derinlemesine incelenmesidir; uzman desteğinin yargılamanın arifesinde değil, en baştan düşünülmesinin nedeni budur.

Bu dosyalarda ayrıntı belirleyicidir. Delili sınamak, iddia makamının rakamlarının ardındaki yöntemi çürütmek ve titiz bir incelemeye dayanacak bir savunma kurmak için dosya gerektirdiğinde bağımsız uzman görüşüne başvururuz. Belge trafiği genellikle çok yoğun olduğundan, disiplinli bir erken analiz çoğu zaman tüm dosyanın seyrini değiştiren zayıf noktayı ortaya çıkarır.

Şirketler açısından risk, çoğu zaman iddianameden çok önce başlar: bir ihbar, bir vergi incelemesi veya bir sözleşme tarafının şikâyeti, sessizce bir ceza dosyasına dönüşebilir. Bu ilk işareti ciddiye almak (belgeleri korumak, doğru kişilerle gizlilik güvencesi altında görüşmek ve makamlarla ne zaman ve nasıl temas kurulacağına erken karar vermek) genellikle sınırlı kalmış bir olay ile yıllar süren bir yargılama arasındaki farkı belirler.

Bizimle çalışmak

Türkiye’deki ve yurt dışındaki müvekkiller için çalışıyoruz. Vekâletname ile dosyayı inceleyebilir, dilekçe ve itirazları verebilir, savcılık ve mahkemeler önünde sizin adınıza hareket edebiliriz; bu nedenle mesafe nadiren engel oluşturur. Her dosya sıkı bir gizlilik içinde yürütülür; her aşamada Türkçe veya İngilizce net bir iletişim sağlanır ve kendi konumunuz hakkında sizi tahmin yürütmeye bırakan bir hukuk jargonundan kaçınılır.

Siz ya da şirketiniz Türkiye’de bir soruşturma, davet veya isnatla karşı karşıyaysanız, gizli bir görüşme için bizimle iletişime geçin; tercihen herhangi bir ifade vermeden önce.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri

5 maddeyi gösterin

Rakamlarla

2 hafta
Kovuşturmama kararına itiraz süresi (tutuklama kararlarında da 2 hafta)
2 kanun
Dosyaların çoğunu 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK yönetir
İlk saatler
Dosyanın yönünün çoğu zaman belirlendiği an
3 mahkeme
Ağır Ceza, Asliye Ceza ve Sulh Ceza Hâkimlikleri

Savunmanızı nasıl yürütüyoruz

  1. İlk değerlendirme

    Davetiyeyi, yakalama kararını veya soruşturmayı değerlendirir, vekâletnameyi alır ve siz ifade vermeden önce dosyayı kanunun izin verdiği ölçüde inceleriz.

  2. İfade ve gözaltı

    Kolluk veya savcılık ifadenizde yanınızda bulunur, susma hakkınızı korur; tahliye ya da tutuklama yerine adli kontrol için mücadele ederiz.

  3. Soruşturma savunması

    Dilekçe ve itirazları sunar, delilleri sınar ve dosya elverdiğinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar için baskı kurarız.

  4. Kovuşturma

    Görevli ceza mahkemesi önünde savunmayı ortaya koyar, tanıkları sorgular ve iddia makamının delillerini madde madde çürütürüz.

  5. Kanun yolları

    Hüküm aleyhinize olursa dosyayı bölge adliye mahkemesine (istinaf) ve koşulları varsa Yargıtay'a (temyiz) taşırız.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de ceza davalarına hangi kanunlar uygulanır?

Yükü esas olarak iki kanun taşır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) suçları tanımlar, cezaları ve güvenlik tedbirlerini belirler; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ise soruşturma ve kovuşturmanın nasıl yürütüleceğini, gözaltı ve ifadeden hükme ve kanun yollarına kadar düzenler. Sermaye piyasası, bankacılık, vergi ve gümrük gibi özel alanlar, genel çerçevenin üzerine kendi ceza hükümlerini ekler.

İfadeye çağrıldım. Yanımda bir avukat bulunması şart mı?

Evet. Kolluğa veya Cumhuriyet savcısına ifade verirken müdafi yardımından yararlanma hakkınız vardır ve bu ilk aşamada söyledikleriniz çoğu zaman davanın tamamına yön verir. İfadenizde yanınızda bulunur, susma hakkınız konusunda sizi bilgilendirir ve tutanağın tam olarak beyan ettiğinizi yansıtmasını sağlarız. Kanun, ifadeden önce yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğunun size söylenmesini emreder (CMK m. 147/1-e); avukatın ifade süresince yanınızda olma hakkı da engellenemez, kısıtlanamaz (CMK m. 149/3).

Yurt dışındayım ama Türkiye'de hakkımda bir soruşturma var. Yardımcı olabilir misiniz?

Evet. Yabancı uyruklu kişileri ve Türkiye'de yerleşik olmayan şirketleri de temsil ediyoruz. Vekâletname ile soruşturma dosyasına erişebilir, dilekçe verebilir, itiraz edebilir ve her işlemde hazır bulunmanıza gerek kalmadan sizi savcılık ve mahkemeler önünde temsil edebiliriz. Kanunen bizzat hazır bulunmanızın zorunlu olduğu işlemlerde ise sizi önceden hazırlar ve zamanlamayı, hiçbir gelişme sizi hazırlıksız yakalamayacak biçimde koordine ederiz.

Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse veya mahkeme tutuklama kararı verirse ne yapılabilir?

Her ikisine de itiraz edilebilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1); tutuklama kararına ise kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268/1). İtirazı hazırlar ve uygun olduğunda, tutuklamaya karşı daha hafif bir tedbir olan adli kontrol altında serbest bırakılmayı savunuruz.

Gözaltı, tutuklama ve adli kontrol arasındaki fark nedir?

Gözaltı, soruşturma sırasında kolluk gözetiminde geçirilen ve kesin sürelerle sınırlı kısa süreli bir tedbirdir. Tutuklama, kanuni koşullar oluştuğunda soruşturmada sulh ceza hâkiminin, kovuşturmada mahkemenin kararıyla, hüküm kesinleşmeden önce özgürlükten yoksun bırakmadır (CMK m. 100-101). Adli kontrol ise tutuklama yerine uygulanan; yurt dışına çıkamama, belirlenen yerlere düzenli başvurma (imza) veya güvence yatırma gibi yükümlülüklerdir (CMK m. 109/3) ve dosya sürerken serbest kalmanızı sağlar. Erken savunmanın büyük bölümü, tutuklama yerine adli kontrolün sağlanmasına yöneliktir.

Ekonomik suçlar ve beyaz yaka suçlarıyla da ilgileniyor musunuz?

Evet. Dolandırıcılık, zimmet, sermaye piyasası suçları, bankacılık ve ihaleye ilişkin isnatlar, vergi suçları ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama dosyalarında savunma yürütüyoruz. Bu dosyalar mali ayrıntı ve belge delili üzerinde döndüğünden, dosya gerektirdiğinde iddianın rakamlarını sınamak ve titiz bir incelemeye dayanacak bir savunma kurmak için bağımsız uzman görüşüne başvururuz.

Türkiye'de bir ceza davası ne kadar sürer ve mahkûmiyet kararına itiraz edebilir miyim?

Süreler; suçun niteliğine, mahkemenin iş yüküne ve delil hacmine göre büyük ölçüde değişir. Bir soruşturma birkaç ayda kapanabilirken, karmaşık bir yargılama yıllarca sürebilir. Mahkûmiyet son nokta değildir: karara karşı bölge adliye mahkemesine istinaf ve koşulları taşıyan dosyalarda Yargıtay'a temyiz yoluyla başvurabilirsiniz. Her iki başvuru da hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m. 273/1 ve 291/1).

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün.

Av. Onur Çalışıcı

Dosyanızı yürüten avukat

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu ve elinizdeki belgeleri yazın; okuyup size dönüş yapalım. Türkçe ya da İngilizce yazabilirsiniz.

LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası