Bu rehber davayı idarenin açtığını, malikin on gün içinde ne yapması gerektiğini, bedelin hangi ölçütle hesaplandığını ve idare bedeli yatırmazsa davanın nasıl sonuçlandığını 2942 sayılı Kanun'un lafzıyla anlatıyor.
Silivri veya Çatalca’daki parseliniz için asliye hukuk mahkemesinden meşruhatlı davetiye aldıysanız kısa cevap şudur: davayı siz açmıyorsunuz, idare açtı; sizin tebliğ tarihinden itibaren on gününüz var ve bu sürede taşınmazın değerine ilişkin bütün savunma ve delillerinizi yazılı olarak mahkemeye vermeniz gerekiyor. Kamulaştırmanın kendisine, yani otoyolun oradan geçmesine ya da parselinizin kapsama alınmasına itiraz edecekseniz süre otuz gündür ve o dava idari yargıda açılır. Bedel mahkemece tespit edildikten sonra idare bedeli bankaya yatırmazsa tescil kararı verilemez ve tapu sizde kalır (m. 10/8, m. 25/1). Aşağıdaki değerlendirme Eylül 2026 itibarıyladır ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun yürürlükteki lafzına dayanır. Bölgenin diğer taşınmaz uyuşmazlıkları için İstanbul’un batısında taşınmaz davaları rehberine ve Silivri’de taşınmaz davaları sayfasına bakabilirsiniz.
Silivri ve Çatalca’da bedel tespiti davalarını hangi projeler üretiyor?
Silivri Adliyesi’nin 2024 yılı faaliyet raporunda kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası, Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin en sık karşılaştığı dava türü olarak birinci sırada yer alıyor; ortalama bitirilme süresi 218 gün. Silivri Adliyesi’nin 2025 yılı raporunda ise Çatalca asliye hukuk mahkemelerinde bedel tespiti davalarının mahkemeye göre 201 ile 627 günde bittiği görülüyor. Bu yoğunluğun kaynağı büyük ölçüde tek tek parseller değil, Resmî Gazete’de yayımlanan proje bazlı acele kamulaştırma kararlarıdır. Aşağıdaki tablo yalnızca Resmî Gazete’de künyesiyle doğrulanabilen kararları içerir.
| Karar | Proje | İdare | Silivri / Çatalca'da kapsam |
|---|---|---|---|
| Cumhurbaşkanı Kararı 7060 (RG 13.04.2023, sayı 32162) | Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu, Kınalı-Malkara kesimi (km 0+000–106+268) | Karayolları Genel Müdürlüğü | Kararda sayılan Silivri mahalleleri: Değirmenköy, Gümüşyaka, Balaban, Yolçatı, Alipaşa, Semizkumlar, Çeltik ve Sancaktepe |
| Cumhurbaşkanı Kararları 3165 (RG 04.11.2020) ve 4456 (RG 04.09.2021) | Kuzey Marmara Otoyolu Nakkaş-Başakşehir kesimi ve bağlantı yolları | Karayolları Genel Müdürlüğü | Haberlere göre Çatalca'da Nakkaş ve Bahşayış mahalleleri; kararların Resmî Gazete özetinde mahalle adı geçmez |
| Cumhurbaşkanı Kararı 202 (RG 24.10.2018, sayı 30575) | Halkalı-Kapıkule Demiryolu | TCDD | İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne güzergâhı; parsel listesi kararın ekindedir |
| Cumhurbaşkanı Kararı 10878 (RG 17.01.2026, sayı 33140) | 154 kV Gelgit RES TM – BOTAŞ TM – Çatalca RES TM enerji iletim hattı | TEİAŞ | Direk yerleri mülkiyet, iletken salınım alanı irtifak olarak; Silivri ve Çatalca |
| Cumhurbaşkanı Kararı 10891 (RG 22.01.2026, sayı 33145) | Silivri Doğal Gaz Depolama 4. Etap Projesi | BOTAŞ | Mülkiyet şeklinde ya da daimî/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle; alan kararın ekindeki haritada gösterilmiştir |
Bu kararların ortak özelliği 2942 sayılı Kanun’un 27. maddesine, yani acele kamulaştırma usulüne dayanmasıdır. Bu usulün malik için anlamı, aşağıda ayrıca anlatıldığı üzere, taşınmaza bedel davası bitmeden el konulabilmesi; buna karşılık bedelin asıl tartışmasının 10. madde davasında yapılmasıdır. Kınalı-Malkara kesimindeki Silivri parselleri için davetiyeler Silivri asliye hukuk mahkemelerinden; Kuzey Marmara bağlantı yolları ve TEİAŞ hattının Çatalca parselleri için Çatalca asliye hukuk mahkemelerinden gelir. Görevli ve yetkili mahkeme kanunla belirlenmiştir: Kanun’dan doğan ve adli yargıda çözümlenecek bütün uyuşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde basit yargılama usulüyle görülür (m. 37).
Acele kamulaştırmada el koyma ile bedel neden ayrı iki iştir?
- madde, Cumhurbaşkanınca aceleliğine karar verilen hâllerde kıymet takdiri dışındaki işlemlerin sonradan tamamlanmak üzere taşınmaza el konulmasına izin verir. Mekanizma şudur: idarenin istemi üzerine mahkeme yedi gün içinde, 10. madde esasları dairesinde ve 15. maddeye göre seçilen bilirkişilerce taşınmazın değerini tespit ettirir; bu değer idare tarafından malik adına bankaya yatırılır ve taşınmaza el konulur. 2018’de eklenen ikinci fıkra el koymanın tapuya yansımasını düzenler: el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir, taşınmazın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı tapu kütüğüne şerh edilir ve taşınmaz 20. madde uyarınca boşaltılır.
Malikin en çok yanıldığı nokta, el koyma için yatırılan paranın “kamulaştırma bedeli” olduğu sanısıdır. Değildir. Kanunun kendi ifadesiyle kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanır; yani el koymadan sonra idare önce satın alma usulünü (m. 8) denemek, anlaşma olmazsa bedelin tespiti ve tescil davasını (m. 10) açmak zorundadır. Bedelin asıl tartışıldığı yer bu ikinci davadır. Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasına giren büyük enerji projelerinde ise el koyma için yatırılacak miktar yalnızca ödenecek ilk taksittir (m. 27/3).
Acele kamulaştırma kararına itiraz da ayrı bir yoldur. Karar bir idari işlemdir ve Cumhurbaşkanı kararı olarak verildiğinde iptal davası, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davalarını Danıştay’ın ilk derece görevine bırakmıştır. Dava açma süresi bakımından 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesi acele kamulaştırma işlemlerini ivedi yargılama usulüne tabi tutar ve dava açma süresini otuz gün olarak belirler; 2942 sayılı Kanun’un 14. maddesi de kamulaştırma işlemine karşı tebligattan itibaren otuz gün öngörür. Sürenin kararın ilanından mı, malike yapılan bildirimden mi işleyeceği somut olayda değerlendirilmelidir. İhtiyatlı yol otuz günü esas almaktır. Bu dava aceleliğin ve kamu yararının varlığını tartışır; bedeli tartışmaz.
El koymanın fiilî sonucu 20. maddede yazılıdır: taşınmazın boşaltılması idarece icra memurundan istenir, icra memuru içindekilere on beş gün içinde boşaltmalarını tebliğ eder, bu sürede boşaltılmazsa icraca boşaltılır; itiraz ve şikâyet boşaltmayı durdurmaz ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez. Ekili arazi için önemli bir kayıt vardır: ekili arazinin boşaltılması hasat sonuna bırakılır; hasat zamanının beklenmesi mümkün değilse idare ancak mahkemece takdir edilecek ekin bedelini tazmin etmek şartıyla boşaltma isteyebilir.
Dava açılmadan önce: satın alma görüşmesi ve imzalanan tutanağın sonucu
Kanun, tapuda kayıtlı taşınmazlarda satın alma usulünün öncelikle uygulanmasını esas alır (m. 8/1). İdare kendi bünyesinden en az üç kişilik bir kıymet takdir komisyonu kurar; ancak komisyonun belirlediği tahmini bedeli malike bildirmeksizin, pazarlıkla satın almak istediğini resmî taahhütlü yazıyla malike bildirir (m. 8/4). Malik veya yetkili temsilcisi bu yazının tebliğinden itibaren on beş gün içinde idareye başvurursa komisyonca belirlenen tarihte pazarlık görüşmesi yapılır; tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde anlaşılırsa tutanak düzenlenir (m. 8/5). İdare en geç kırk beş gün içinde tutanaktaki bedeli hazır eder, taşınmaz idare adına tapuda resen tescil edilir ve bedel tescilden sonra malike ödenir (m. 8/6).
Bu aşamanın malik için asıl önemi yedinci fıkradadır: bu madde uyarınca satın alınan taşınmaz kamulaştırma yoluyla alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. Tutanağı imzalayan malik bedeli sonradan mahkemede tartışamaz. Görüşmede malikin komisyonun tahminini bilmemesi, kanunun kurduğu bir bilgi asimetrisidir; bu nedenle tutanak imzalanmadan önce taşınmazın nitelik ve değerinin bağımsız olarak ortaya konması gerekir. Anlaşma olmaz veya ferağ verilmezse idare 10. maddeye göre işlem yapar (m. 8/8).
Bir de tapu şerhi süresi vardır: idare kamulaştırma kararı verdikten sonra kararın tapu siciline şerh verilmesini ister; şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10. maddeye göre bedel tespiti ve tescil isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınan belge tapuya ibraz edilmezse şerh resen silinir (m. 7/3).
Bedel tespiti ve tescil davası adım adım: süreler kimin için işler?
Kamulaştırma satın alma usulüyle yapılamazsa idare, topladığı belgelerle taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurur ve bedelin tespitiyle taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini ister (m. 10/1). Bu noktadan itibaren kanun bir süre zinciri kurar; zincirin her halkası aşağıdaki tabloda kimin yükümlülüğü olduğuyla birlikte gösterilmiştir.
| Aşama | Süre | Kim için | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Duruşma gününün belirlenmesi | İdarenin başvurusundan itibaren en geç otuz gün sonrası için | Mahkeme | m. 10/2 |
| Yazılı savunma ve delil bildirimi | Davetiyenin tebliğinden itibaren on gün | Malik | m. 10/3-h |
| Kamulaştırma işlemine iptal davası / maddi hatalara düzeltim davası | Tebligat veya ilan tarihinden itibaren otuz gün | Malik (paydaşlar tek başına) | m. 14 |
| Keşif ve ikinci duruşma | Anlaşma olmazsa en geç on gün içinde keşif, otuz gün sonrası için duruşma | Mahkeme | m. 10/6 |
| Bilirkişi raporu | Keşiften itibaren on beş gün; duruşma beklenmeden tebliğ | Bilirkişi kurulu | m. 10/7 |
| Bedelin bankaya yatırılması | On beş gün; bir defaya mahsus uzatılabilir | İdare | m. 10/8 |
| İlamla hükmedilen bedelin ödenmesi | Hesap numarasının yazılı bildiriminden itibaren otuz gün | İdare | Ek m. 4 |
Davetiyenin içeriği kanunla belirlenmiştir: taşınmazın ada-parsel bilgisi, maliklerin adı, kamulaştırmayı yapan idare, idari yargıda iptal davası açılabileceği ve husumetin kime yöneltileceği, bedelin hangi bankaya yatırılacağı ve on günlük savunma yükümlülüğü davetiyede yazılır (m. 10/3). Adresi bulunamayan maliklere tebligat ilan yoluyla yapılır; mahkeme ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile ülke genelinde yayımlanan gazetelerin birinde kamulaştırmanın özetini yayımlar (m. 10/4). Çatalca ve Silivri’de yerel basında görülen “kamulaştırma ilanı” başlıklı duyurular bu fıkranın uygulamasıdır; ilanı görüp davetiyeyi almadığını düşünen mirasçılar için süre ilanla işlemeye başlamış olabilir.
İlk duruşmada hâkim tarafları bedelde anlaşmaya davet eder; anlaşılırsa o bedel kamulaştırma bedeli olur (m. 10/5). Anlaşılmazsa keşif mahallinde, yani parselin başında yapılır; taşınmazın bulunduğu köy veya mahalle muhtarına davetiye çıkarılır ve muhtarın beyanı alınır (m. 10/6). Bilirkişi kurulu en az üç kişidir ve birinin taşınmaz geliştirme alanında lisansüstü eğitimli uzman ya da Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkilendirilmiş gayrimenkul değerleme uzmanı olması zorunludur (m. 15). Değer tespitinde esas alınan tarih, idarenin belgeleri mahkemeye verdiği gündür. Rapor duruşmada tartışılır; taraflar anlaşamazsa hâkim gerektiğinde on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir kurul tayin eder ve raporlardan yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bedeli kendisi tespit eder (m. 10/8).
Mahkemenin davetine uymayanlar bakımından işlemler yokluklarında yapılır; on günlük süreyi kaçıran malik davayı kaybetmiş olmaz, bedeli mahkeme yine tespit eder; ancak taşınmazın niteliğine ilişkin iddialarını ve delillerini mahkemeye zamanında taşıyamamış olur.
Bedel nasıl hesaplanır: tarla mı arsa mı ve otoyolun getirdiği değer neden sayılmaz?
Bilirkişi kurulu, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmazın cins ve nevini, yüzölçümünü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını, varsa vergi beyanını ve resmî kıymet takdirlerini esas alır (m. 11/1). Yöntem taşınmazın niteliğine göre değişir: arazide, taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir; arsada, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri; yapılarda resmî birim fiyatları, maliyet hesabı ve yıpranma payı. Rapor, Sermaye Piyasası Kurulu’nca kabul edilen değerleme standartlarına uygun ve gerekçeli olmak zorundadır.
Silivri ve Çatalca dosyalarının en çok tartışılan sorusu bu ayrımdır. Değirmenköy veya Nakkaş’ta imar planı dışında kalan, fiilen ekilen bir parsel arazi olarak net gelir yöntemiyle değerlenir; belediye hizmetlerinden yararlanan, imar planı içindeki bir parsel ise arsa olarak emsal satışlarla değerlenir. Hangi sınıfa girdiği, ürün deseni, kira geliri, sulama, yol ve plan durumu on günlük savunma süresi içinde belgeleriyle ortaya konmalıdır; keşifte muhtarın beyanı bu konuda tutanağa geçer.
İkinci fıkra malikin beklentisini sınırlar ve olduğu gibi bilinmelidir: taşınmazın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz (m. 11/2). Otoyolun, iletim hattının veya depolama tesisinin bölgeye getireceği değer artışı bedele girmez; bedel, proje yokmuş gibi hesaplanır. İrtifak kamulaştırmasında ise bedel, taşınmazın irtifak yüzünden uğradığı kıymet düşüklüğüdür (m. 11/3); TEİAŞ hattının iletken salınım alanında ve BOTAŞ boru güzergâhında tapu malikte kalır, bedel bu düşüklük üzerinden hesaplanır.
Kısmen kamulaştırmada kalan kısımdaki değer eksilmesi bedele eklenir; kalan kısımda değer artışı varsa düşülür, ancak indirim bedelin yüzde ellisini geçemez (m. 12). Artan kısım yararlanmaya elverişli değilse malik, kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvuruyla bu kısmın da kamulaştırılmasını isteyebilir; idari yargıda dava açılmamış olması şartıyla bu talebin kabulü zorunludur (m. 12/5). Otoyol şeridiyle ikiye bölünen tarlalarda, artık makinenin giremediği üçgen parçalar için bu başvuru, süresi geçtikten sonra kullanılamayan bir haktır. Son olarak baraj, boru hattı, karayolu, demiryolu gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararı muhtarlıkta on beş gün asılır; ilan süresinin bitiminden sonra kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli tespitte dikkate alınmaz ve bu sınırlama ilan süresinin bitiminden itibaren beş yıldır (m. 25/3).
Bedel yatırılmazsa ne olur?
Tarafların anlaşamaması hâlinde hâkim bedeli tespit eder ve bu bedelin mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve makbuzun ibrazı için idareye on beş gün süre verir; gereken hâllerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir (m. 10/8). Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından bu yana bedelin tamamı hak sahibi adına peşin ve nakit olarak yatırılır; idarenin kendi komisyon tahminiyle mahkeme bedeli arasındaki farkı bloke ederek bekletmesine imkân veren düzenleme yürürlükte değildir.
Kanun bu sürelerin geçmesinin sonucunu açıkça yazmaz. Kanunun söylediği iki şeydir: tescil kararı ancak bedelin yatırıldığını gösteren makbuz ibraz edilince verilir (m. 10/8) ve mülkiyet bu tescil kararıyla idareye geçer (m. 25/1). Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 94 ayrıca kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunu ve kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağını söyler; süresinde yatırılmayan bedelin davaya etkisini mahkeme somut dosyada bu hükümler çerçevesinde değerlendirir.
Malik için sonuç açıktır: bedel yatırılmadıkça tescil kararı verilmez; mülkiyetin idareye geçmesi mahkemece verilen tescil kararıyla olduğundan (m. 25/1) taşınmaz malik adına kalır. Acele kamulaştırmada ise sıralama terstir: 27. madde el koymayı, bilirkişilerce tespit edilen değerin malik adına bankaya yatırılması şartına bağlar; bedel yatırılmadan el konulamaz. Dava sırasında idarenin kamulaştırmadan tek taraflı vazgeçmesi de mümkündür; bu hâlde dava giderleri ile harç ve mahkemece maktuen takdir olunacak avukatlık ücreti idareye yükletilir (m. 21).
Bedel ne zaman ve nasıl ödenir, itiraz sonucu düşerse ne olur?
İdare bedeli yatırıp makbuzu ibraz edince mahkeme taşınmazın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verir; karar tapu dairesine ve bankaya bildirilir (m. 10/8). Şubat 2027’ye kadar yürürlükte olan lafza göre tescil hükmü kesindir, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır; Anayasa Mahkemesi “tescil hükmü kesin olup” ibaresini iptal etmiş, kararın yürürlüğü 21 Şubat 2027’ye ertelenmiştir. O tarihten sonra tescil hükmü de kanun yoluna açık hâle gelecektir.
Malikin bedele itirazının bir de tersi vardır ve dürüstçe yazılmalıdır: istinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen bedel, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az çıkarsa aradaki fark ilgilisinden talep edilir; idarenin ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmaz (m. 10/8). Yani kanun yoluna giden yalnız malik değildir; idarenin istinafı sonucunda bedel düşerse alınan paranın bir kısmı geri ödenir.
Ödeme güvencesi Anayasa düzeyindedir: kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir; herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır (Anayasa m. 46). Mahkemece hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, hesap numarasının idareye yazılı bildiriminden itibaren otuz gün içinde yatırılır; yatırılmazsa genel hükümlere göre icra olunur (Ek m. 4).
Enerji projelerinde istisna vardır. Cumhurbaşkanınca kabul olunan büyük enerji projelerinde bedelin o yıl bütçe kanununda gösterilen kısmı peşin, kalanı en fazla beş yıl içinde faiziyle eşit taksitle ödenebilir; peşin kısım bedelin altıda birinden az olamaz ve taksitlere Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır (m. 3/2). Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli ise her hâlde peşin ödenir (m. 3/3). BOTAŞ’ın Silivri depolama projesi ve TEİAŞ’ın iletim hattı bu kapsama girip girmediği yönünden dosya bazında incelenmelidir; kapsama giriyorsa hem taksit hem de geri alma hakkının uygulanmaması (m. 23/5) sonucu doğar. Bir de vergi boyutu vardır: kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi değeri kesinleşen bedelden azsa aradaki fark üzerinden cezalı emlak vergisi tarh olunur (m. 39). Yargılama giderleri yönünden ise 2026 değişikliğiyle mahkeme heyetinin harcırahları, bilirkişi ve muhtar ücretleri ile tapu harçları ve Kanun’un gerektirdiği diğer giderler idarece ödenir (m. 29).
Çatalca’da KGM, TEİAŞ ve EÜAŞ dosyaları; Silivri’de BOTAŞ 4. Etap
Çatalca’daki bedel tespiti davalarının kaynağı birden fazla idaredir: Kuzey Marmara Otoyolu bağlantı yolları için Karayolları Genel Müdürlüğü, Gelgit RES–Çatalca RES iletim hattı için TEİAŞ; Çatalca asliye hukuk mahkemelerinin 10. madde uyarınca yayımladığı kamulaştırma ilanlarında EÜAŞ dosyaları da görülmektedir. Çatalca Adliyesi Silivri’ye mülhakat bir adliyedir; kamulaştırma davaları Çatalca asliye hukuk mahkemelerinde görülür, istinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ndedir. Silivri Adliyesi’nin 2025 faaliyet raporunda Çatalca asliye hukuk mahkemelerinde bedel tespiti davalarının ortalama süresi mahkemeye göre 201 ile 627 gün arasındadır. Kanun, davetiyenin tapuda görünmeyen gerçek malike veya mirasçılara ulaşmaması hâlini de düzenler: dava sırasında taşınmazın gerçek malikinin başka bir kişi olduğu anlaşılırsa davaya gerçek malik, tapu maliki ölmüşse mirasçıları dâhil edilerek devam olunur (m. 14/5). İştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette paydaşların tek başına dava hakları vardır (m. 14/3); hisseli tarlalarda bir paydaşın sessiz kalması diğerinin savunmasını engellemez. Çatalca parsellerinde bedel tespitiyle birlikte gündeme gelen kadastro tespitine itiraz, orman sınırı ve 2/B belirtmesi ile ortaklığın giderilmesi dosyaları Çatalca’da taşınmaz davaları sayfasında toplanmıştır. Çatalca ve Silivri’deki hisseli tarlaların kamulaştırma dışındaki sorunları için hisseli tarlada önalım ve ortaklığın giderilmesi rehberi ayrı bir sayfadır.
Silivri’de BOTAŞ’ın Doğal Gaz Depolama 4. Etap kararı (Cumhurbaşkanı Kararı 10891, RG 22.01.2026) hem mülkiyet hem daimî ve geçici irtifak biçiminde verilmiştir: sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yatakları için ihtiyaç duyulan taşınmazlar kapsamdadır. Mülkiyet kamulaştırmasında bedel 11. maddenin genel esaslarıyla; irtifakta kıymet düşüklüğüyle hesaplanır. Kanun’un 4. maddesi, amaç için yeterli olduğu takdirde mülkiyetin kamulaştırılması yerine taşınmazın belirli kesimi, yüksekliği veya derinliği üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabileceğini söyler. TEİAŞ hattında da yapı aynıdır: direk yerleri mülkiyet, iletken salınım alanı irtifak olarak kamulaştırılır.
Davetiyeyi aldıktan sonra yapılmaması gerekenler
Kanun’un 31. maddesi, mahkemece 10. madde uyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmazın başkasına devir ve ferağ veya temlikini yasaklar; acele kamulaştırmada bu yasak el koyma kararıyla birlikte tapuya şerh edilir (m. 27/2). Tescil kararından sonra ise taşınmaz üzerinde yeni inşaat veya ekim yapmak gibi kullanma hakları kalkar (m. 25/2). Komisyonun tahminini bilmeden tutanak imzalamak, on günlük süreyi keşfe kadar beklemek ve artan kısım için otuz günlük başvuruyu kaçırmak en sık görülen üç hatadır. Kamulaştırma davalarında arabuluculuk dava şartı değildir; zorunlu arabuluculuk taşınmazın paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi gibi başka uyuşmazlıklar için öngörülmüştür. Rezerv yapı alanı ilanına dayanan kamulaştırmalar ise 6306 sayılı Kanun’un kendi usulüne tabidir; o süreç için kentsel dönüşüm ve riskli yapı sayfasına bakınız.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosyada hukuki görüş yerine geçmez; davetiyedeki tarihler, parselin niteliği ve idarenin hangi usulü uyguladığı her dosyada ayrı değerlendirilir. İlk incelemede davetiye, tapu kaydı ve varsa satın alma yazısı üzerinden sürelerin durumu belirlenir.