Baden-Württemberg’deki bir makine üreticisi, Bursa’daki bir alıcıya bir üretim hattı teslim eder. İki fatura ödenir; son üç fatura ödenmez ve bir yan tedarikçi, alıcının ekipmanlarını satarak ilişkili bir şirkete aktardığını söyler. Bir Alman mühendislik şirketi, İstanbul’daki bir projedeki taahhüdü için banka teminat mektubu vermiştir ve Türk işveren, gecikme ihtilafı sebebiyle mektubun nakde çevrilmesi için bankaya başvurur. Bavyera’daki bir GmbH’ye Türk mahkemesinden Türkçe bir dava dilekçesi içeren kalın bir zarf ulaşır. Bir Alman distribütörün Türkiye’deki iştirakine icra dairesinden bir ödeme emri tebliğ edilir.
Bu durumların her birinde asıl mesele zamandır. Türk hukuku alacaklıya veya davalıya yalnızca süratle atıldığında sonuç veren bir imkân tanır; bu adımları izleyen süreler ise kısa ve kanunda kesin olarak belirlenmiştir. Bu rehber, Alman şirketleri açısından bu süreçlerin dördünü ele almaktadır: Türk borçluya karşı ihtiyati haciz, özellikle teminat mektubunun nakde çevrilmesini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir, Türk mahkemesinde açılan davaya cevap ve ödeme emrine itiraz. Almanya’dan alacak tahsilinin esası bu serideki ayrı bir rehberde işlenmektedir; yabancı alacaklılar için ihtiyati haciz ve banka teminat mektupları konularındaki ayrıntılı kurallar ise kendi özel rehberlerinde incelenmiştir.
İhtiyati haciz: borçlunun malvarlığının dondurulması
İhtiyati haciz, ilam veya cebrî icra öncesinde borçlusunun mal kaçırma ihtimali bulunan bir alacaklının temel hukuki koruma aracıdır.
Hangi hâllerde istenebilir. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m. 257/1). Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa istenebilir (m. 257/2). Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder (m. 257/3).
Başvuru. İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir (İİK m. 258/1). Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur (m. 258/1); mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir (m. 258/2).
Teminat. İhtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olup teminat vermeye mecburdur; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz ve alacak ilam mahiyetinde bir belgeye dayanıyorsa mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder (İİK m. 259).
Karardan sonraki süreler. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur, aksi hâlde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (İİK m. 261/1). Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan önce ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya ya da dava açmaya mecburdur (m. 264/1). Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz alacaklıya tebliğ olunur; alacaklı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur (m. 264/2).
İhtiyati tedbir: teminat mektubunun nakde çevrilmesi dâhil durumun değişmesini önlemek
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca ihtiyati tedbir, hacizle teminat altına alınan para alacakları dışındaki hakları kapsar ve karşı taraf bir banka teminat mektubunu nakde çevirmeye giriştiğinde düşünülen hukuki koruma yoludur.
Şartlar. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m. 389/1).
Başvuru. İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir (HMK m. 390/1). Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (m. 390/2). Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (m. 390/3).
Teminat. İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır; talep resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir (HMK m. 392/1).
Karardan sonraki süreler. İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar (HMK m. 393/1). İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtup karşılığında bir belge almak zorundadır, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (m. 397/1).
Teminat mektubunun nakde çevrilmesi riskiyle karşılaşan bir Alman tedarikçi açısından bu iki süre, yani bir haftalık ve iki haftalık süreler kısadır ve biri kaçırılırsa tedbir kendiliğinden kalkar. Mahkemenin bir teminat mektubu kapsamında ödemeyi hangi hâllerde durdurabileceğine ilişkin maddi hukuk kuralları banka teminat mektuplarına ilişkin rehberimizde incelenmektedir.
Türk mahkeme evrakı Almanya’ya ulaştığında: davaya cevap
Alman şirketine tebliğ edilen bir Türk dava dilekçesi kesin bir süre başlatır. Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir (HMK m. 127/1).
Sessiz kalmanın sonucu kanunda açıkça düzenlenmiştir. Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). Bu durum davalı aleyhine doğrudan bir hüküm kurulması anlamına gelmez; ancak davalının kendi savunmasını, itiraz ve def’ilerini ve delillerini Kanun’un öngördüğü usul aşamasında dava dosyasına sunamadığı anlamına gelir. Bir Alman şirketi için Türk evrakı ulaştığında atılacak en yararlı adımlar tebliğ tarihini kaydetmek, evrakı tercüme ettirmek ve ihtiyaç duyulması hâlinde iki haftalık süre içinde ek süre talebinde bulunabilmesi için bir Türk avukata gecikmeksizin vekâlet vermektir.
Almanya’da yapılan tebligatın Lahey Tebligat Sözleşmesi veya 1929 tarihli Türk-Alman Hukuki ve Ticari Mevaddı Adliyeye Müteallik Münasebatı Mütekabileye Dair Mukavelename (1622 sayılı Kanun, 9 ilâ 11. ve 17. maddeler) kanalları üzerinden geçerli biçimde yapılıp yapılmadığı, avukatın evrak üzerinden ayrıca incelediği bir usul konusudur.
Ödeme emri: yedi gün
Genel haciz yoluyla ilamsız takip ödeme emriyle başlar. Ödeme emri borçluya borcu ve takip masraflarını yedi gün içinde ödemesini; takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu ciheti ayrıca ve açıkça bildirmesini; borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takip yapma hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesini ihtar eder (İİK m. 60). İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (m. 62/1) ve takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır (m. 62/3). Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebrî icraya devam edilir (m. 60).
Türkiye’de bağlı ortaklığı veya malvarlığı bulunan bir Alman şirketi açısından ödeme emri, ciddiyeti kolayca göz ardı edilebilecek bir belgedir. Yedi günlük süre son derece kısadır ve uyuşmazlığı icra dairesinden mahkeme önüne taşıyan işlem süresinde yapılan itirazdır.
Karşı tarafın işlemlerine itiraz
Aynı hukuki araçlar bir Alman şirketine karşı da kullanılabilir. Kendisi dinlenmeden aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu; haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbikinden, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye başvurarak itiraz edebilir (İİK m. 265/1). Karşı taraf dinlenmeden verilen bir ihtiyati tedbir kararına karşı da tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, tedbirin uygulanmasından veya tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m. 394/1 ve m. 394/2).
Süreler tek bir tabloda
| İşlem | İlgili hüküm | Kanuni süre |
|---|---|---|
| İhtiyati haciz kararının infazını talep etme | İİK m. 261/1 | Karardan itibaren 10 gün, aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar |
| Dava öncesi ihtiyati hacizden sonra takibe başlama veya dava açma | İİK m. 264/1 | Haczin tatbikinden veya tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün |
| Dinlenmeyen borçlunun ihtiyati hacze itirazı | İİK m. 265/1 | Haczin tatbikinden veya tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün |
| İhtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etme | HMK m. 393/1 | Tefhim veya tebliğden itibaren 1 hafta, aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar |
| Dava öncesi ihtiyati tedbirden sonra esas hakkında dava açma | HMK m. 397/1 | Uygulama talebinden itibaren 2 hafta, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar |
| Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbire itiraz | HMK m. 394/2 | Uygulamadan veya tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta |
| Dava dilekçesine cevap dilekçesi verme | HMK m. 127/1 | Tebliğden itibaren 2 hafta; süresinde talep edilirse 1 aya kadar bir defalık ek süre |
| Ödeme emrine itiraz | İİK m. 62/1 | Tebliğden itibaren 7 gün |
Lex Lata Alman şirketleriyle nasıl çalışır
Lex Lata, Türk hukuku alanında Alman şirketlerine danışmanlık verir; Türk mahkemeleri ve icra daireleri nezdinde vekillik üstlenir. Bu dosyalarda avukat, ihtiyati haciz veya tedbir talebini delilleri ve teminatıyla hazırlar ve sunar, kanuni süresi içinde infaz veya uygulama talep eder, esas hakkındaki davayı veya icra takibini süresinde açar; Alman davalı açısından ise tebliğ tarihini not eder, gerekirse ek cevap süresi talep eder ve cevap dilekçesini veya itirazı sunar. Müvekkile raporlama İngilizce veya Türkçe olarak yapılır. Alman hukuku ve Almanya’daki yargılamalar Almanya’daki bir Rechtsanwalt’ın yetki alanındadır. Türkiye’deki bir işin Almanya’dan yürütülmesine dair daha geniş çerçeve için Almanya’daki müvekkiller için genel bakış başlıklı rehberimize bakabilirsiniz.