Üç takip yolu, dosyayı sessizce öldüren süreler ve yabancı ilamın Türkiye'deki değeri.
Bir Türk şirketinden alacaklı olan yabancı tedarikçinin tahsilata başlamak için ne mahkeme ilamına, ne hakem kararına, ne de yazılı bir sözleşmeye ihtiyacı vardır. Türkiye’deki varsayılan yol ilamsız icra takibidir: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra dairesine bir takip talebi verilir; kanuni şartlar yerinde görülürse ödeme emri düzenlenir, en geç üç gün içinde borçluya gönderilir ve borçluya yedi gün ödeme süresi verir (İİK m. 58, 60, 61). Asıl mesele de aynı yedi gündedir: borçlu hiçbir gerekçe göstermeden itiraz edebilir ve süresinde yapılan itiraz takibi olduğu yerde durdurur (İİK m. 62, 66). Sonrasında yapılan her şey — hangi yolun seçildiği, elinizde hangi belgenin bulunduğu, ne kadar hızlı hareket ettiğiniz — aslında bu pencerede olacakları yönetmekle ilgilidir.
Elde ilam yokken takip nasıl başlar?
Takip talebi yazılı, sözlü ya da elektronik olarak verilebilir (İİK m. 58). Bir nokta yabancı alacaklılar bakımından ölçüsüz derecede önemlidir: m. 58/1, yurt dışında oturan alacaklının Türkiye’de bir tebligat adresi göstermesini zorunlu kılar; gösterilmezse icra dairesinin adresi alacaklının adresi sayılır. Bunu atlayan alacaklı, fiilen hiç uğramadığı bir adreste tebligat almış olur — aşağıdaki süreler ise işlemeye devam eder.
Ödeme emri, borcun ve takip masraflarının yedi gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödenmesini emreder; dayanak senetteki imza borçluya ait değilse bunun aynı yedi gün içinde açıkça bildirilmesini ister ve borç ödenmez, itiraz da edilmezse takibin devam edeceğini ihtar eder (İİK m. 60). Bütün bunlardan önce ve çoğu zaman borçlunun haberi olmadan, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının sahibi, borçlunun taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki alacakları dâhil hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz isteyebilir (İİK m. 257). Mahkeme, alacak hakkında kendisini kanaate ulaştıracak delillere göre karar verir ve tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir (İİK m. 258) — bu tedbiri, borçlu malvarlığını kaçırmaya vakit bulmadan işe yarar kılan da budur.
Borçlu itiraz edince ne olur?
İtiraz, tebliğden itibaren yedi gün içinde mahkemeye değil icra dairesine, yazılı ya da sözlü olarak yapılır ve ilamsız takipte gerekçe gerektirmez. Kısmî itirazda hangi kısma ve ne miktara itiraz edildiğinin açıkça gösterilmesi gerekir; gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması şarttır; yapılmazsa imza takip bakımından kabul edilmiş sayılır (İİK m. 62). Borçlu, itirazıyla birlikte Türkiye’de bir adres de bildirmek zorundadır. İtiraz edildiği, üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir ve bu tebliğ sizin sürenizi başlatır:
- İtirazın iptali — itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede (iş ticari ise ticaret mahkemesinde) açılan, alacağın genel hükümlere göre ispat edildiği dava (İİK m. 67). Bir yılın kaçırılması alacağı sona erdirmez; genel hükümlere göre dava hakkı saklı kalır.
- İtirazın kesin olarak kaldırılması — altı ay içinde icra mahkemesine yapılan talep; yalnızca imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarını içeren senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne uygun düzenledikleri belgeye dayanıldığında mümkündür (İİK m. 68). Altı ay içinde istenmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.
- İtirazın geçici olarak kaldırılması — adi senede dayanılan ve borçlunun imzayı inkâr ettiği hâllerde, yine altı ay içinde (İİK m. 68/a).
Üçünde de talep üzerine kaybeden taraf aleyhine uyuşmazlık konusu tutarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir; ancak ölçüt yola göre değişir. İtirazın iptali davasında itirazı haksız çıkan borçlu, takibi haksız ve kötü niyetli yürüttüğü anlaşılırsa da alacaklı tazminatla yükümlü olur (İİK m. 67/2). İcra mahkemesinde ise talep esas bakımından kabul edilirse borçlu, esas bakımından reddedilirse alacaklı aleyhine hükmedilir (İİK m. 68, 68/a). Bu oran 2012 tarihli 6352 sayılı Kanun’la %40’tan %20’ye indirilmiştir. Alacaklı lehine bir usul kuralı daha vardır: borçlu, kaldırma duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez; alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar bunun dışındadır (İİK m. 63). Ticari nitelikteki bir para alacağı için dava açmadan önce arabuluculuk aşamasının gerekip gerekmediği ayrı bir dava şartı meselesidir ve Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk rehberimizde ele alınmaktadır. Aynı hükümler, borçlu gösterilen şirket bakımından ters yönde işler: yedi günlük süre, menfi tespit davası ve yüzde yirmilik tazminatın iki yönde de hükmedilebilmesi aleyhinize icra takibi yazısında ele alınıyor; işin bu yönü icra takibine karşı savunma ve menfi tespit uygulamamızdır.
Çek ya da bono elinizdeyse ne değişir?
Epeyce şey değişir. Çek, poliçe veya bonoya dayanan alacak, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundan takip edilebilir (İİK m. 167); senedin aslı takip talebiyle birlikte dosyaya konulur. Ödeme emri borçluya on gün ödeme süresi verir, ancak itiraz süresi yalnızca beş gündür — üstelik itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine ve gerekçeli olarak yapılır: senedin kambiyo senedi niteliğini taşımadığı, imzanın kendisine ait olmadığı (yazılı dilekçeyle), borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı ya da yetki itirazı (İİK m. 168).
Belirleyici fark, itirazın sonucundadır. Bu yolda itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. İmza inkârı “satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz”; icra mahkemesi, dosya üzerinde yapacağı ön inceleme sonucunda takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK m. 169/a, 170). Asılsız imza inkârının bedeli ağırdır: takip geçici olarak durdurulmuşken imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa, borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve ayrıca alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m. 170/3).
Üç takip yolu yan yana
| İlamsız takip | Kambiyo takibi | İlamlı takip (ilam/tenfiz sonrası) | |
|---|---|---|---|
| Dayanak | Para alacağı — ilam da sözleşme de aranmaz | Aslı dosyaya konulan çek, poliçe veya bono | Türk mahkemesi ilamı ya da tenfiz kararı almış yabancı ilam/hakem kararı |
| Ödeme süresi | 7 gün (İİK m. 60) | 10 gün (İİK m. 168) | İlamın icrasına ilişkin hükümlere göre |
| İtiraz süresi | 7 gün, gerekçe gerekmez | 5 gün, gerekçeli | — |
| İtirazın mercii | İcra dairesi | İcra mahkemesi | — |
| İtirazın etkisi | Takibi durdurur (İİK m. 66) | Durdurmaz; imza inkârı yalnızca satışı durdurur | — (tenfiz kararının temyizi icrayı durdurur, MÖHUK m. 57/2) |
| Alacaklının sonraki adımı | İtirazın iptali (1 yıl) ya da kaldırılması (6 ay) | İcra mahkemesinin kararı; asılsız imza inkârında %20 + %10 para cezası | Haciz ve satış aşamasına geçiş |
| Tipik kullanım | Ödenmeyen faturalar, cari hesap, tedarik borçları | Türk ticaretinde yaygın ileri tarihli çek ve senetler | Kazanılmış davanın ya da tanınan yabancı kararın icrası |
Yabancı ilam ya da hakem kararı burada ne işe yarar?
Çok işe yarar — ama ancak bir Türk mahkemesi öyle dedikten sonra. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca, verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş yabancı bir hukuk ilamı Türkiye’de ancak yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararıyla icra olunabilir (m. 50); tenfizine karar verilen yabancı ilam “Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur” (m. 57/1), yani ilamlı icra yoluna girer. Yetkili mahkeme, aleyhine karar verilenin Türkiye’deki yerleşim yeri ya da sâkin olduğu yer asliye mahkemesi, bunlar yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir (m. 51); m. 54 ise şartları sayar — karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin bulunmaması, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması ve yabancı yargılamada usulüne uygun tebligat ile temsil. Yalnızca tanıma talebinde m. 54/1-a’daki karşılıklılık şartı aranmaz (m. 58). Yabancı hakem kararları m. 60-62’de paralel bir yol izler; MÖHUK m. 1(2) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeleri saklı tuttuğundan, kapsamına giren kararlarda 1958 tarihli New York Sözleşmesi uygulanır. Her iki yol da yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi ve yabancı hakem kararlarının tenfizi rehberlerimizde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Faiz, zamanaşımı ve dosyayı sessizce öldüren süreler
Bir Türk alacağının gerçek değerini belirleyen kalem çoğu zaman faizdir. 3095 sayılı Kanun m. 1, 7589 sayılı Kanunla 31/7/2026’da yeniden yazıldı: kanuni faiz artık sabit bir yüzde değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir.
Zamanaşımında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayan ve taraflarca değiştirilemeyen genel bir on yıllık süre öngörür (m. 146, 148, 149); kira ve dönemsel edimler, vekâlet ve komisyon sözleşmeleri ile eser sözleşmesinden doğan alacakları kapsayan beş yıllık liste ise m. 147’dedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kambiyo senetleri için ayrı bir rejim işletir: poliçeyi kabul edene karşı üç yıl, hamilin cirantalar ve keşideciye karşı bir yıl, çekte müracaat haklarında ise üç yıl (m. 749, 814).
İyi bir alacağı en sık öldüren süreler maddi değil, usulîdir. Kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden infazı istenmeyen ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar (İİK m. 261); dava açmadan ya da takip yapmadan ihtiyati haciz alan alacaklı, haczin infazından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır (İİK m. 264). Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m. 78); hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse haciz kalkar (İİK m. 106, 110). Bu sayaçların hiçbiri, yabancı alacaklı bir uzlaşma telefonu beklediği için durmaz.
Para fiilen nereden gelir?
İtiraz aşaması geride kalınca icra, doktrinden çok pratiğe döner: icra dairesi, talepten itibaren en geç üç gün içinde haczi yapar (İİK m. 79); borçlunun mal, hak ve alacakları UYAP’la entegre sistemler üzerinden sorgulanabilir ve elektronik haciz (e-haciz) istenebilir. Paraya çevirme ise 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen İİK m. 106’ya bağlıdır; bu madde, kıymet takdiri ve satış giderlerinin satış talebiyle birlikte tamamen ve peşin olarak yatırılmasını arar. Borçlunun sorunu tek bir ödenmemiş fatura değil de yapısal bir sorunsa analiz konkordato ve finansal yeniden yapılandırmaya kayar; orada alacaklının elindeki koz bambaşkadır. Altta yatan ilişki feshedilmiş bir distribütörlükse alacak çoğu zaman faturalardan büyüktür — distribütörlük ve acentelikte denkleştirme talebi rehberimize bakılabilir. Haciz, borçluya hiç ait olmayan malları da kapsayabilir — kiralanan makine, ödünç bırakılan kalıp, konsinye mal — ve malikin bunları kurtarma yolu, yedi günde kapanan istihkak davasıdır.
Üç yol arasındaki tercih genellikle ilk görüşmede yapılır ve çoğunlukla dosyada hâlihazırda ne olduğuna bağlıdır: çek ya da bono kambiyo yolunu, ikrar edilmiş veya noter onaylı bir senet altı aylık kaldırma talebini, geri kalan her şey ise yedi günlük pencere gözetilerek başlatılan ilamsız takibi işaret eder. Tahsilat pratiğimiz ile ticari uyuşmazlık ve tahkim pratiğimiz tam da bu sıralama üzerinde çalışır: önce malvarlığını güvenceye almak, sonra yolu seçmek ve her kanuni süreyi olduğu şey olarak — kesin bir tarih olarak — ele almak.
Dosyanıza Hangi Yol Uyar: Alacak Tahsili Rehberleri
Bu rehber genel işleyişi anlatır. Dosyaların çoğu ise tek bir belgeye ya da borçlunun tek bir hamlesine göre şekillenir; bunların her biri için sitede, yürürlükteki kanun metnine göre yazılmış ayrı bir rehber var. Elinizdekinden ve borçlunun ne yaptığından başlayın:
| Elinizdeki belge ya da karşılaştığınız durum | Yol | Temel hükümler | Ayrıntılı rehber |
|---|---|---|---|
| Bankanın “karşılıksızdır” işlemi yaptığı çek | Bankanın kanuni ödeme yükümlülüğü, ardından kambiyo senetlerine özgü yol | TTK m. 796, 814; 5941 sayılı Çek Kanunu m. 3; İİK m. 167–170 | Karşılıksız çek: yabancı hamil ne tahsil edebilir |
| Bono ya da poliçe | Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu; itirazlar beş gün içinde icra mahkemesine yapılır ve tek başına takibi durdurmaz | İİK m. 167–170 | Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu |
| Yalnızca fatura, sözleşme ya da cari hesap dökümü | İlamsız takip; yedi günlük itiraz, ardından altı ay içinde itirazın kaldırılması ya da bir yıl içinde itirazın iptali davası | İİK m. 62, 67, 68; ticari para alacağında dava öncesi arabuluculuk (TTK m. 5/A) | Yukarıdaki bölümler ve zorunlu arabuluculuk rehberi |
| Ödeme gücü olduğu hâlde ödemeyen tacir borçlu | İflas yoluyla takip: iflas talebi riskini taşıyan ödeme emri | İİK m. 155–158 | İflas yoluyla adi takip |
| Dava açılmadan malların kaçırılacağına dair işaretler | İhtiyati haciz; karar tarihinden itibaren on gün içinde infazı istenmelidir | İİK m. 257–266 | Yabancı alacaklı için ihtiyati haciz |
| Mallar yakınlara ya da bağlantılı şirketlere devredilmiş | Tasarrufun iptali davası; dava hakkı tasarruftan itibaren beş yıl geçmekle düşer | İİK m. 277–284 | Tasarrufun iptali davası |
| Para bir ortağın ya da kardeş şirketin arkasında | Tüzel kişilik perdesinin aralanması ve malvarlığı takibi | TMK m. 2 (hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz) | Tüzel kişilik perdesinin aralanması |
| Borçlu işletmesini bir bütün olarak devretmiş | Devralana karşı talep | TBK m. 202 | İşletme devrinde devralana geçen borçlar |
| Borçlu iflas etmiş ya da konkordato istemiş | Alacak kaydı; iflasta sıra cetveline ilanından itibaren on beş gün içinde itiraz | İİK m. 206, 235 | Masaya alacak kaydı ve sıra cetveli · Konkordato |
| Haczettirdiğiniz mala üçüncü kişi mülkiyet iddia ediyor | İcra mahkemesinde istihkak | İİK m. 96–97 | Haczedilen malda istihkak davası |
| Borçlu bir belediye | Kamu malına karşı takip ve haczedilmezlik sınırları | — | Belediyeden alacağın tahsili |
| Yabancı mahkeme kararı | Türk mahkemesinde tenfiz; tenfiz edilen karar Türk ilamı gibi icra olunur | MÖHUK m. 50–57 | Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi |
| Yabancı hakem kararı | MÖHUK ve 1958 New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz | MÖHUK m. 60 | Yabancı hakem kararlarının tenfizi |
| Süren bir tahkim yargılaması | Tahkimin yanında mahkemeden ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz | 4686 sayılı MTK m. 6 | Milletlerarası tahkimde ihtiyati tedbir ve haciz |
| Uzun vadeli tedarik sözleşmesi | Ödeme gününde ihtarsız temerrüt; açıkça kararlaştırılmış ve alacaklı aleyhine ağır haksızlık yaratmayan daha uzun süre dışında vade en fazla altmış gün | TTK m. 1530 | 120 günlük vade ne zaman geçersiz |
İki nokta her satır için geçerlidir. Birincisi, hızı belge belirler: kambiyo senedi ya da noterde onaylanmış borç ikrarı, itirazın borçluya sizden daha pahalıya mal olduğu yolları açar; e-postalara ve faturalara dayanan bir alacak ise çoğunlukla arabuluculuktan ve tam bir davadan geçer. İkincisi, süreler alacaklının nerede oturduğuna bakmadan işler: ihtiyati haczin infazı için on gün (İİK m. 261), ardından takip ya da dava için yedi gün (İİK m. 264), ödeme emrinin tebliğinden itibaren haciz istemek için bir yıl (İİK m. 78) ve hacizden itibaren satış istemek için bir yıl (İİK m. 106). Doğru seçilmiş ama yavaş yürütülen bir dosya, yanlış seçilmiş bir dosyayla aynı biçimde kaybedilir.