Bu rehber, tarafların defterlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222. maddesine göre hangi şartlarla delil olarak kabul edilebileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 64. maddesinin aradığı açılış ve kapanış onaylarını, taraflardan biri defterlerini ibraz etmediğinde ne olacağını, TTK m. 82'deki defter ve yazışmaları saklama yükümlülüğünü, mahkemenin TTK m. 83'e göre yabancı tarafa karşı bile ibraz kararı verebilmesini ve defter delilinin arabuluculuk, ödeme emrine itiraz ve itirazın iptali davasıyla bağlantısını anlatır.
Türk ticari davalarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 222. maddesi, tarafların ticari defterlerinin bir alacağa delil olarak kabul edilebilmesinin şartlarını koyar: defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şekilde tutulan defterler; diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defterlerindeki kayıtlar bunlara aykırı değilse, diğer taraf defterlerini ibraz etmezse veya defter kayıtlarının aksi senet ya da diğer kesin delillerle ispatlanmamışsa sahibi lehine delil olarak kabul edilebilir; diğer tarafın şartlara uygun olarak tutulan defterleri ilgili hususta hiçbir kayıt içermiyorsa sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan defter kayıtları ise sahibi aleyhine delil olur.
Türk bir şirketten ödenmemiş alacağı bulunan yabancı tedarikçi, kredi veren veya hizmet sağlayıcı için bu durum iki açıdan önemlidir. Alacaklı kendi hesaplarına dayanmak isteyebilir; ayrıca mahkemenin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca tutmakla yükümlü olduğu Türk borçlunun defterlerine bakmasını isteyebilir. Bu rehber, her iki taraf bakımından kanunların ne söylediğini her adımda ilgili hükmü göstererek anlatır. Vergi mevzuatına ilişkin defter kuralları ele alınmaz.
1. Ticari Defterler Nedir, Kimler Tutmak Zorundadır?
Ticari defterler, tacirin işini kaydetmek için Türk Ticaret Kanunu’na göre tuttuğu defterlerdir. TTK m. 64/1’e göre her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.
Aynı fıkra defterlerin nasıl tutulacağına ilişkin bir ölçü de koyar. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur; işletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. Alacaklı açısından ticari defterlerin bir ödeme uyuşmazlığıyla ilgili olmasının sebeplerinden biri budur: borç ve alacak ilişkileri, defterlerin ortaya koymak zorunda olduğu hususlar arasındadır.
Defterler muhasebe kayıtlarıyla sınırlı değildir. TTK m. 64/4’e göre pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. Ticaret Bakanlığı pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir; Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır (m. 64/4, 2020’de eklenen cümleler).
Defterlerin yanında TTK m. 64/2, tacire işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklama yükümlülüğü getirir. Müşteriye gönderilen hatırlatma yazılarının, hesap ekstrelerinin ve faturaların kopyaları bu yükümlülüğün kapsamına girer.
2. Ticari Defterler Hangi Şartlarla Delil Olarak Kabul Edilebilir?
Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için HMK m. 222/2 üç şart koyar. Defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir. Fıkra bu şartların “şart” olduğunu açıkça söyler.
Birinci şart, defter tutma kurallarına gönderme yapar. Eksik olan ya da kanunun öngördüğü biçimde tutulmamış bir defter bu şartı karşılamaz. İkinci şart olan onaylar TTK m. 64/3’te ayrıntılı olarak düzenlenmiştir ve bir sonraki bölümde ele alınmaktadır. Üçüncü şart iç tutarlılığa bakar: farklı defterlerdeki kayıtlar birbirini doğrulamalıdır; örneğin yevmiye defterindeki kayıt ile defteri kebirdeki ilgili kayıt.
M. 222 ticari davalarda uygulanır. Yabancı bir tedarikçinin, her iki tarafın işletmesiyle ilgili olarak teslim ettiği malların bedeli için Türk bir şirkete karşı ileri sürdüğü talep, tarafların defterlerinin incelenebileceği türden bir uyuşmazlıktır. Belirli bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK’ya ve diğer kanunlara bağlıdır ve bunu mahkeme belirler.
Şartların çevresinde iki usul kuralı bulunur. HMK m. 222/1’e göre mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK m. 219/2’ye göre ise ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin, defterin tamamı yerine sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
3. Açılış ve Kapanış Onayları: Fiziki Ortamdaki ve Elektronik Ortamdaki Defterler
TTK m. 64/3’teki onay kuralları, HMK m. 222/2’deki ölçütün ikinci ayağını oluşturur ve fiziki ortamda tutulan defterler ile elektronik ortamda tutulan defterler bakımından farklılık gösterir.
Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile m. 64/4’te sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.
Yevmiye defterinin kapanış onayı izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında ise defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır.
Elektronik ortamda tutulan defterler bakımından TTK m. 64/3, bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmayacağını öngörür. Bu cümleye “veya ticaret sicili müdürlüğü” ibaresi 2018’de eklenmiştir. Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları aynı fıkraya göre çıkarılan tebliğle belirlenir.
Bu nedenle kendi defterlerine ya da borçlunun defterlerine dayanan alacaklı, dosyanın başında defterlerin fiziki mi yoksa elektronik ortamda mı tutulduğunu ve fiziki defterler için ilgili yılın açılış ve kapanış onaylarının bulunup bulunmadığını sormalıdır. Elektronik defterlere dayanan taraf, bunların TTK m. 64/3’e ve bu fıkraya göre çıkarılan tebliğe uygun olarak tutulduğunu gösterebilecek durumda olmalıdır.
4. Defterler Sahibi Lehine Ne Zaman Delil Olabilir?
HMK m. 222/2’deki şartları karşılayan defterler, m. 222/3’teki üç seçenekten biri gerçekleştiğinde sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilir; fıkra bunun “gerekir” olduğunu söyler. Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İkinci seçenek, 22 Temmuz 2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile getirilmiştir; bu Kanun, diğer tarafın defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesinden söz eden önceki ibareyi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirmiştir. Aynı değişiklikle bugün bu cümleyi izleyen iki cümle eklenmiştir (resmî metin bunları 7251 sayılı Kanunun 23. maddesiyle eklenmiş cümleler olarak gösterir).
Eklenen ilk cümle, sessiz kalan defterlere ilişkindir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Alacaklı açısından bu, borçlunun usulüne uygun tutulmuş defterleri işleme ilişkin hiçbir kayıt içermiyorsa alacaklının kendi usulüne uygun tutulmuş defterinin lehine delil olarak kullanılamayacağı anlamına gelir. Bu durumda talep başka delillere dayanmak zorundadır.
Eklenen ikinci cümle, kayıtların seçici kullanımına ilişkindir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Kendi defterine dayanan taraf, kendisini destekleyen kayıtları sunup aynı hesaba işlenmiş bir alacak dekontu veya kısmi ödeme gibi kendisini zayıflatan kayıtları bir kenara bırakamaz.
M. 222/3’ün yapısı, talep hazırlayan alacaklı için pratik bir soru listesine dönüşür.
- Defterlerimiz ikinci fıkraya uygun tutulmuş mu? Eksiksizlik, onaylar ve tutarlılık önce gelir; bunlar olmadan üçüncü fıkra lehimize devreye girmez.
- Borçlunun defterleri ne gösteriyor? Aynı şartlara uygun tutulmuş ve bizimkilere aykırıysa kayıtlarımız birinci seçenek kapsamında lehimize delil sayılmaz.
- Borçlu defterlerini ibraz edecek mi? İbraz etmezse ikinci seçenek gerçekleşir.
- Aksini gösteren bir senet veya başka kesin delil var mı? Aksi bu yolla ispatlanmışsa üçüncü seçenek gerçekleşmez.
- Borçlunun defterleri işlem hakkında sessiz mi? Usulüne uygun tutulmuş defterleri hiçbir kayıt içermiyorsa defterlerimiz lehimize kullanılamaz.
5. Karşı Taraf Defterlerini İbraz Etmezse Ne Olur?
İbraz etmeme hâlini üç hüküm düzenler. HMK m. 222/3’e göre diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, usulüne uygun tutulmuş kayıtların sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesini sağlayan seçeneklerden biridir. M. 222/5’e göre taraflardan biri tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmiş ve karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınmışsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. HMK m. 220 ise belgeyi ibraz etmeyen tarafa ilişkin genel kuralları koyar.
M. 222/5’in metni şöyledir: “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” Hüküm, bir tarafın diğer tarafın defterlerine dayanmayı önerdiği durum için yazılmıştır. Bu yolu düşünen alacaklı, dava dosyasında her iki adımın da görünmesi için beyanını açıkça yapmalı ve ibrazı talep etmelidir.
HMK m. 220 belgeleri genel olarak düzenler. M. 220/1’e göre ibrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükût ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. M. 220/2’ye göre belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
M. 220/3’e göre belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Kanunun kullandığı fiil “edebilir”dir: hüküm mahkemeye takdir yetkisi tanır.
Bu kuralların arkasındaki genel yükümlülük HMK m. 219/1’dedir: taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Defterler ibraz edildiğinde TTK m. 84/1’e göre defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımı ile incelenir; gerekli görülürse defterlerin ilgili yapraklarından suret alınır. TTK m. 83/2 de usul kanununun yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağını ekler.
6. Onaysız ve Birbirini Doğrulamayan Defter Kayıtları Sahibi Aleyhine Delildir
HMK m. 222/4’e göre açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Bu kayıtlar üçüncü fıkranın gönderme yaptığı ikinci fıkradaki şartları karşılamadığından üçüncü fıkra kapsamında sahibi lehine kabul edilemez; dördüncü fıkra ise bunları sahibi aleyhine delil hâline getirir. Fıkra, iki niteliği birlikte taşıyan kayıtlar için yazılmıştır; onayı eksik olduğu hâlde kayıtları birbirini doğrulayan ya da bunun tersi durumdaki kayıtların nasıl değerlendirileceğini m. 222 ayrıca söylemez ve bunu mahkeme değerlendirir.
Yabancı alacaklı için bu kural borçlunun defterlerine işaret eder. Defterlerinde açılış veya kapanış onayı bulunmayan ve kayıtları birbirini doğrulamayan Türk bir alıcı, tedarikçinin faturalarını ödenecek borç olarak ya da üzerinde uzlaşılmış bir hesap bakiyesi olarak gösteren kayıtlarla aleyhine delil olarak karşılaşabilir. Mahkeme her kaydın ağırlığını sözleşme, faturalar, teslim belgeleri ve yazışmalarla birlikte dosyanın bütünü üzerinden değerlendirir.
Kural ters yönde de işler. Kendi defter kayıtlarında açılış veya kapanış onayı bulunmayan ve birbirini doğrulamayan kayıtlar içeren alacaklı, borçlunun bu defterlerde talebi zayıflatan kayıtlara, örneğin işlenmiş bir takas veya iskontoya dayanmasını beklemelidir.
7. Tacir Hangi Belgeleri, Ne Kadar Süreyle Saklamak Zorundadır?
Türk tacir, TTK m. 82/5’e göre ticari defterlerini ve ilgili belgeleri on yıl saklamak zorundadır; süre, m. 82/6’da sayılan diğer olayların yanı sıra ticari defterlere son kaydın yapıldığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar. Belgeler m. 82/1’de sayılmıştır ve sınıflandırılmış bir şekilde saklanmalıdır.
M. 82/1’deki liste dört grubu kapsar: (a) ticari defterler, envanterler, açılış bilançoları, ara bilançolar, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporları, topluluk finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporları ile bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ve diğer organizasyon belgeleri; (b) alınan ticari mektuplar; (c) gönderilen ticari mektupların suretleri; (d) m. 64/1’e göre yapılan kayıtların dayandığı belgeler. M. 82/2, ticari mektupları bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalar olarak tanımlar; bir sipariş veya hesap hakkında müşteriyle yapılan yazışmalar bu tanımın kapsamına girebilir.
Açılış ve ara bilançoları, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları hariç olmak üzere belgeler, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak kaydıyla görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilir; şu şartla ki okunur hâle getirildiklerinde alınmış bulunan ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşmeli, saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilmeli ve uygun bir süre içinde kayıtlar okunabilir hâle getirilebilmelidir (m. 82/3).
M. 82/7 kaybı düzenler. Tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet ya da hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir, zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır ve mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Otuz günlük süre, 1 Temmuz 2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanun ile on beş günlük sürenin yerine getirilmiştir.
M. 82/8 işletmenin sona ermesini düzenler. Gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçıları, ticareti terk etmesi hâlinde ise kendisi defter ve kâğıtları birinci fıkra gereğince saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmî tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır.
Alacaklı açısından saklama yükümlülüğü, Türk borçlunun alacağın doğduğu yıllara ait defter ve yazışmaları elinde bulundurmasının beklenebileceği ve ibraz talebinin belirli yıllar ve hesaplar gösterilerek yapılabileceği anlamına gelir.
8. Yabancı Alacaklının Durumu
TTK m. 83/1 yabancı tarafları doğrudan ele alır: ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Bu nedenle Türkiye’de dava açan yabancı alacaklı, mahkemenin kendi defterlerini ibraz etmesini isteyebileceğini hesaba katmalıdır.
HMK m. 222, yabancı bir hukuk düzenine göre tutulan defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış ve kapanış onayları yaptırılmış defterlerden söz eden ikinci fıkradaki şartlar karşısında nasıl değerlendirileceğini ayrıca söylemez. Bu soruyu mahkeme değerlendirir. Yabancı alacaklı, talebini kendi defterinin m. 222/3’ten yararlanacağı varsayımına dayandırmamalı ve alacağı defterlerden bağımsız olarak ispat eden belgeleri hazırlamalıdır: sözleşme veya sipariş, faturalar, taşıma ve teslim belgeleri, hesap ekstreleri ve borçlunun bakiyeyi kabul ettiği ya da itiraz etmediği yazışmalar.
Borçlunun defterleri ise ayrı bir konudur. Türk bir şirket TTK m. 64 ve 82’ye tabidir ve mahkeme HMK m. 222/1 ile TTK m. 83/1’e göre defterlerinin ibrazına karar verebilir. İlgili hesapları ve dönemleri gösteren ve dayanak faturalarla desteklenen bir talep, mahkemeye ilgili kısımların HMK m. 219/2 ve TTK m. 84/1’e göre ibrazına karar vermesi için somut bir dayanak sunar.
9. Kuralların Karşılaştırması
| Durum | Kanunun öngördüğü | Hüküm |
|---|---|---|
| Defterler üç şartı karşılıyor | Ticari davalarda delil olarak kabul edilebilir: kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış, kayıtlar birbirini doğruluyor | HMK m. 222/2 |
| Sahibi kendi defterine dayanıyor | Diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterleri aykırı değilse veya diğer taraf defterlerini ibraz etmezse yahut aksi senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamışsa sahibi lehine delil olarak kabul edilebilir | HMK m. 222/3, birinci cümle |
| Diğer tarafın usulüne uygun defterleri sessiz | Defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz | HMK m. 222/3, ikinci cümle (2020) |
| Sahibi lehine ve aleyhine kayıtlar | İkinci fıkraya uygun tutulan defterlerde birbirinden ayrılamaz | HMK m. 222/3, üçüncü cümle (2020) |
| Açılış veya kapanış onayı yok ve kayıtlar birbirini doğrulamıyor | Sahibi aleyhine delil | HMK m. 222/4 |
| Taraf tacirin defterlerini kabul edeceğini belirtiyor, karşı taraf ibrazdan kaçınıyor | İbrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır | HMK m. 222/5 |
| İbrazına karar verilen belge kabul edilebilir mazeret olmadan ibraz edilmiyor | Mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir | HMK m. 220/3 |
| Yabancı tarafa karşı ibraz kararı | Ticari uyuşmazlıklarda resen veya istem üzerine mümkün | TTK m. 83/1 |
| Elektronik defterler | Açılışta ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz | TTK m. 64/3 |
| Saklama | Defterler, alınan mektuplar, gönderilen mektupların suretleri ve dayanak belgeler ilgili takvim yılının bitişinden itibaren on yıl saklanır | TTK m. 82/1, 82/5, 82/6 |
10. Defter Delili Tahsilat Süreciyle Nasıl Bağlantılıdır?
Defter delili, alacak mahkeme önünde çekişmeli hâle geldiğinde devreye girer. Ticari bir alacağı tahsil eden yabancı alacaklı için bunun nerede gerçekleşeceğini üç kanuni adım belirler.
Birincisi arabuluculuktur. TTK m. 5/A/1’e göre TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ödenmemiş ticari bir fatura için dava açmayı planlayan alacaklı önce bu adımı tamamlamalıdır.
İkincisi ödeme emrine itirazdır. Alacaklının takip başlattığı ve borçlunun itiraz ettiği durumda aleyhe başlatılan icra takibine itiraz rehberimiz bu aşamayı borçlunun tarafından anlatır. İtiraz tebliğ edildikten sonra İİK m. 68/1’e göre talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Borçlu itirazının kaldırılması rehberimiz bu yolu ele alır.
Üçüncüsü itirazın iptali davasıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67/1. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Ticari bir alacak söz konusu olduğunda bu davada ticari defterler, ibraz kararları ile HMK m. 222 ve TTK m. 83 kuralları devreye girebilir. İİK m. 67/5’e göre itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Asıl alacak, burada ele alınan delil sorularından ayrı olarak işleyen zamanaşımı sürelerine de tabidir; bunun için ticari alacaklarda zamanaşımı rehberimize bakınız.
11. Ticari Defterlere Dayanan Alacaklı İçin Kontrol Listesi
Yukarıdaki hükümler, Türk bir alacak talebini hazırlayan alacaklı için kısa bir adım listesine dönüşür.
- Önce belgeleri toplayın. Sözleşme veya siparişler, faturalar, teslim ve taşıma belgeleri, hesap ekstreleri ve işleme ilişkin tüm yazışmalar; ticari mektuplar tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler arasındadır (TTK m. 82/1 ve 82/2).
- Kendi defterlerinizi gözden geçirin. Eksiksizliği, onayları ve kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığını kontrol edin (HMK m. 222/2); ikinci fıkraya uygun tutulan defterlerde lehinize ve aleyhinize olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağını unutmayın (m. 222/3).
- Borçlunun defterlerini belirleyin. Defterlerin fiziki mi yoksa elektronik ortamda mı tutulduğunu ve hangi dönem ve hesapların alacağınızla ilgili olduğunu sorun (TTK m. 64/3).
- İbraz talep edin. Mahkemeden borçlunun defterlerinin ilgili kısımlarının ibrazına karar verilmesini isteyin (HMK m. 222/1 ve 219/2; TTK m. 83/1 ve 84/1); borçlunun kayıtlarını kabul edeceğinizi belirtip belirtmeyeceğinizi değerlendirin (HMK m. 222/5).
- İbraz etmeme ve sessizlik ihtimaline hazırlanın. İbraz etmeme, m. 222/3’teki seçeneklerden birini gerçekleştirir; karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ancak sessiz kalan defterleri ise defterlerinizin lehinize kullanılmasını engeller.
- Usul yolunu kontrol edin. Ticari para alacağı davasından önce arabuluculuk (TTK m. 5/A/1); takip İİK m. 68/1’de sayılan belgelere dayanıyorsa itirazın kaldırılması; İİK m. 67/1’deki süre içinde itirazın iptali davası.
Defter delili, tahsilat stratejisinin bir parçasıdır. Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimiz icra yollarının birbirine nasıl bağlandığını anlatır, tahsilat hizmet sayfamız ise yabancı alacaklılar için nasıl çalıştığımızı açıklar.