Bu rehber satışa neden çoğu zaman CISG'nin uygulandığını, mahkeme kararı olmadan icra takibinin nasıl başladığını, alıcının itirazının sonuçlarını, davadan önce zorunlu arabuluculuğu, ihtiyati haczi, alıcının konkordato talebini ve ABD'de alınmış hakem kararı ile mahkeme kararının yerini anlatır.
Wisconsin’de makine üreten bir şirket, İstanbul’daki bir ithalatçıya açık hesapla paketleme hattı gönderiyor. Faturalar ABD doları cinsinden ve konşimento tarihinden itibaren altmış gün vadeli. İki ödeme geliyor, sonra e-postalara cevaplar seyrekleşiyor ve 180.000 dolarlık bakiye açık kalıyor. Alıcı Türkiye’de faaliyetini sürdürüyor: müşterileri, banka hesapları, depoda malı var. Bunların hiçbirine Milwaukee’den, Türk usul hukukunda bir adım atmadan ulaşılamaz.
Bu rehber ABD’de yaşayan Türk vatandaşlarının ve Türk asıllı Amerikalıların kurduğu ya da yönettiği ihracat şirketleri, onların finans ekipleri ve ABD’deki avukatları için yazıldı. Türkiye’deki bir tahsilat dosyasının olağan sırasını izler: satışa uygulanacak hukuk, ihtarname, ilamsız takip, alıcının itirazı ve davadan önceki arabuluculuk, malvarlığının dondurulması, planı değiştiren iki durum (kalite uyuşmazlığı ve alıcının konkordatosu), son olarak hakem kararları, ABD mahkeme kararları ve dosyanın ABD’den yürütülmesi. Yazı, ABD’de yaşayanlar ve ABD şirketleri için hazırladığımız dizinin bir parçasıdır; dizinin bütünü sayfanın sonunda.
CISG ve ABD’nin 95. madde beyanı
İki ülke de Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’na (CISG) taraftır. Sözleşme ABD için 1 Ocak 1988’de, Türkiye için 1 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmiştir ve Türkiye herhangi bir beyanda bulunmamıştır. ABD’li ihracatçı için belirleyici hüküm 1/1-a’dır: CISG, satıcının ve alıcının işyerleri farklı devletlerdeyse ve bu devletler akit devletse mal satış sözleşmesine uygulanır. Wisconsin’deki satıcı ile İstanbul’daki alıcı iki şartı da karşılar.
ABD’nin 95. madde beyanı sık sık yanlış anlaşılır. ABD bu beyanla 1/1-b bendiyle bağlı olmadığını bildirmiştir; o bent, milletlerarası özel hukuk kurallarının bir akit devletin hukukunu göstermesi hâlinde Sözleşme’yi uygulatan ikinci ve ayrı bir yoldur. İki işyeri de akit devletlerdeyse 1/1-a kendiliğinden uygulanır ve beyanın etkileyeceği bir şey kalmaz. Türk hukuku da milletlerarası sözleşmeleri saklı tutar: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 1/2 maddesine göre Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır.
Dosyanın geri kalanını üç nokta belirler:
- Dışlama. CISG m. 6 tarafların Sözleşme’yi dışlamasına izin verir. Satış şartlarınız CISG’yi açıkça dışlıyorsa satışa kanunlar ihtilafı kurallarının gösterdiği hukuk uygulanır.
- Boşluklar. CISG sözleşmenin kurulmasını ve tarafların hak ve borçlarını düzenler; sözleşmenin geçerliliği ile satılan mal üzerindeki mülkiyete etkisi kapsam dışıdır (m. 4). Sözleşme’nin düzenlediği ama açıkça çözmediği sorular onun genel ilkelerine, bunlar yoksa milletlerarası özel hukuk kurallarının gösterdiği hukuka göre çözülür (m. 7/2). Türk mahkemesi bu hukuku MÖHUK m. 24’e göre belirler. Önce tarafların açıkça yaptığı ya da sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılan hukuk seçimine bakılır (m. 24/1). Seçim yoksa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır; ticari veya mesleki faaliyet gereği kurulan sözleşmelerde bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun işyeri hukuku olarak kabul edilir, ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk varsa sözleşme o hukuka tabi olur (m. 24/4). Kanun karakteristik edim borçlusunun kim olduğunu belirtmez; satışta bu kişi genel olarak satıcı kabul edildiğinden boşlukları bir ABD eyaletinin hukuku doldurabilir ve o hukukun içeriğini ABD’de yetkili bir avukat teyit etmelidir. Türk iç hukuku ise ancak uygulanacak hukuk o olduğunda, örneğin sözleşme Türk hukukunu seçmişse, boşlukları doldurur.
- Bedel ve faiz. Alıcı bedeli öder (m. 53); bunu sözleşmede belirlenen ya da sözleşmeden ve CISG’den belirlenebilen tarihte, satıcının talebine ya da bir şekle uymasına gerek olmaksızın yapar (m. 59). Bedeli ya da muaccel başka bir parayı ödemeyen tarafın karşı tarafı faiz isteme hakkına sahiptir (m. 78), ama CISG oran belirlemez. Bu analize göre uygulanacak hukuk Türk hukukuysa ve sözleşmede daha yüksek bir faiz kararlaştırılmamışsa, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.
İhtarname: Türk hukuku ne bekler
CISG’ye göre ödeme günü geçtiğinde alıcı ayrıca bir hatırlatma olmaksızın borcunu ihlal etmiş olur (m. 59). İhtarname yine de işe yarar: tutarı ve para birimini sabitler, alıcının sessizliğini ya da bahanelerini kayda geçirir ve çoğu zaman ödememenin gerçek sebebini ortaya çıkarır. Sonraki adımı belirleyen de bu sebeptir.
Sözleşmeye Türk hukuku uygulanıyorsa (örneğin satış şartlarınız Türk hukukunu seçip CISG’yi dışlamışsa) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) iki hükmü önem taşır. TTK m. 18/3’e göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır. TTK m. 21/2’ye göre ise bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmemişse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Türk noterinden gönderilen ihtarname birinci kuralı karşılar ve tarihli bir tebliğ kaydı oluşturur.
ABD’deki satıcının ihtarnamesinde faturalar, kapsadıkları sevkiyatlar, gelen ödemeler, dolar cinsinden bakiye, istenen faiz ve bir süre yer alır; hesap ekstresi eklenir. Pazarlık niyetiniz yoksa iskonto ya da kalite tartışmasını bu yazıya taşımayın. Alıcının cevabı, bakiyeyi kabul edip süre isteyen bir e-posta dahi, delil olur.
İlamsız takip: mahkeme kararı beklemeden ödeme emri
Türk hukuku, para alacağı için mahkeme kararı almadan icra dairesinde takip başlatmaya izin verir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) düzenlenen bu yol ilamsız takiptir ve ödenmeyen faturada genellikle ilk resmî adımdır.
İİK m. 58/1, takip talebinin icra dairesine yazılı, sözlü ya da elektronik ortamda yapılacağını öngörür. ABD’li alacaklının talebinde diğerlerinin yanında şunlar gösterilir:
- alacaklının bilgileri, ödemenin yapılacağı banka hesabı, varsa T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri, gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır (m. 58/2-1). ABD’li alacaklılar bu adres olarak çoğunlukla Türk avukatlarının bürosunu bildirir;
- alacağın Türk parasıyla tutarı, faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün; alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi (m. 58/2-3);
- senet, senet yoksa borcun sebebi (m. 58/2-4).
Takip bir belgeye dayanıyorsa, talep anında belgenin aslının ya da alacaklının veya temsilcisinin onayladığı, borçlu sayısından bir fazla örneğinin icra dairesine bırakılması zorunludur (m. 58/3). Yetkide İİK m. 50 uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yetki hükümleri kıyasen uygulanır; genel yetkili yer davalının yerleşim yeridir (HMK m. 6/1). İstanbul’daki ithalatçıya karşı takip bu nedenle olağan olarak İstanbul’da açılır.
İcra dairesi ödeme emri düzenler. Emir, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ve borca ya da alacaklının takip hakkına itiraz varsa aynı süre içinde bildirilmesi ihtarını içerir (m. 60). Borçlu itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir (m. 62). Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu o kısmı ve miktarını açıkça göstermezse itiraz etmemiş sayılır (m. 62). Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; itiraz süresinde değilse alacaklının talebiyle takip alacağın tamamı için devam eder (m. 66/1).
Borcun tamamına itirazda m. 62 gerekçe göstermeyi şart koşmaz; süresinde yapılan itiraz dosyayı durdurmaya yeter. Fatura alacağında asıl iş bu yüzden çoğunlukla itirazdan sonra başlar.
Yabancı alacaklının teminatı. Teminat yükü MÖHUK m. 48/1’de düzenlenir. Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler (ABD’de kurulu şirket de bunlardandır) mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; teminat, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamaya yöneliktir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı mahkemenin karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tuttuğunu söyler. Bütçeyi, teminat istenme ihtimalini dikkate alarak yapın.
Alıcı itiraz ederse: önce arabuluculuk, sonra itirazın iptali
İtirazın iptali davası. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK m. 67/1). Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari davadır (TTK m. 4/1) ve bunlara asliye ticaret mahkemesi bakar (TTK m. 5/1). Bir yıl geçirilse bile alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı m. 67/5 ile saklı tutulmuştur.
Önce arabulucu. Satıcının açacağı itirazın iptali davası TTK m. 5/A-1’in kapsamındadır. Hükme göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İtirazın iptali davası bu sayıma 2023’te 7445 sayılı Kanunla açıkça eklenmiştir. Arabulucunun süresi görevlendirildiği tarihten başlar: altı hafta; zorunlu hâllerde arabulucu bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir (m. 5/A-2). 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu süreci şöyle tamamlar:
- başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır (m. 18/A-4);
- m. 15/6, tarafların müzakerelere bizzat katılmasına da, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılmasına da imkân verir; ABD şirketi adına toplantılara Türk avukatı katılabilir, bunun için vekâletnamede açık yetki bulunmalıdır (HMK m. 74);
- büroya başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur, hak düşürücü süre de işlemez (m. 18/A-15);
- geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, arabuluculuk bu sebeple sona ererse son tutanakta belirtilir; davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine asgari ücret tarifesine göre vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (m. 18/A-11);
- arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (m. 18/A-2).
Uzlaşma sağlanırsa, kanunlarda icra edilebilirlik şerhinin zorunlu tutulduğu hâller dışında, ticari uyuşmazlıkta avukatlarla arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi mahkemeden şerh alınmasına gerek olmadan ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/4).
İcra inkâr tazminatı. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir (İİK m. 67/2). Tazminat hesaplanırken takip talebinde ya da davada istenen miktar esas alınır (m. 67, son fıkra).
Borç ikrarı varsa daha kısa yol. İİK m. 68/1’e göre takip, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu süre içinde istemezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. ABD’li satıcının kestiği fatura, tek başına, bu belgelerden biri değildir. Bakiyeyi kabul eden alıcıdan imzalı bir borç ikrarı istemenin bir sebebi budur.
Taksit planı. Alıcı taksitle ödemeyi önerirse planı, para borcu ikrarını içeren ve Türk noterinde düzenleme şeklinde yapılan bir senede bağlamayı düşünün. İİK m. 38’e göre para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.
Mallar kaçmadan: ihtiyati haciz
Alıcının hesaplarını boşaltması ya da stokunu satması ihtimali varsa başvurulacak araç ihtiyati hacizdir; ayrıntısı yabancı alacaklı için ihtiyati haciz rehberimizdedir.
- Kim isteyebilir. İİK m. 257/1’e göre vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının sahibi, borçlunun kendi elindeki ya da üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
- Vadesi gelmemiş borç. Yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa istenebilir (m. 257/2).
- Delil. Alacaklı, mahkemeye hem alacak hem de gerekiyorsa haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır; tarafları dinleyip dinlememek mahkemenin takdirindedir (m. 258).
- Teminat. Hacizde haksız çıkan alacaklı borçlunun ve üçüncü kişilerin bütün zararlarından sorumludur ve teminat verir; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz (m. 259).
- Süreler. Karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz istenmezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (m. 261). Dava veya takipten önce haciz yaptıran alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunur veya dava açar (m. 264/1). Ödeme emrine itiraz gelirse ikinci bir yedi günlük süre başlar: alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bu süre içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek ya da dava açmak zorundadır (m. 264/2). Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-16, m. 264/1’deki dava açma süresinin arabuluculuk boyunca işlemeyeceğini söyler; m. 264/2’yi anmaz. Sıralamayı haciz uygulanmadan önce planlayın.
- Borçlunun cevabı. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbikinden, aksi hâlde tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir (m. 265/1). Ödeme emrine süresinde itiraz gelmezse ya da itiraz icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür (m. 264, son fıkra).
Alıcı kaliteye itiraz ederse: Kaliforniya’dan gıda ihracatı
Kaliforniya’da kuru meyve ve kuruyemiş ihraç eden bir şirket Mersin’deki bir alıcıya üç parti mal satıyor. Alıcı ilk partiyi ödüyor, ikinci ve üçüncü partinin şartnameye uymadığını söyleyip ödemeyi kesiyor. Ödeme emrine itirazı yalnız “borcum yoktur” diyebilir; kalite tartışması itirazın iptali davasında ortaya çıkar.
CISG’ye göre alıcı malı koşulların elverdiği en kısa süre içinde muayene eder veya ettirir; sözleşme taşımayı içeriyorsa muayene mal varma yerine ulaşıncaya kadar ertelenebilir (m. 38/1 ve 38/2). Alıcı ayıbı öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği andan itibaren makul bir süre içinde ayıbın niteliğini belirten bir ihbarda bulunmazsa ayıba dayanma hakkını kaybeder (m. 39/1); her hâlde, sözleşmedeki garanti süresiyle bağdaşmadıkça, malın fiilen teslim edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihbar etmezse bu hakkı kaybeder (m. 39/2). Bozulabilir malda alıcının ilk şikâyetinin tarihi ve içeriği belirleyici ağırlık taşır.
Dosyayı erkenden kurun: yükleme öncesi muayene ve laboratuvar raporları, soğutmalı konteynerin sıcaklık kayıtları, yükleme fotoğrafları, alıcının malı kabul ettiğini gösteren e-postaları ve malı sattığına dair her iz. Mahkeme itirazı haksız bulursa İİK m. 67/2 uygulanır. Tacirler arasında ayıp ihbarına ilişkin iç hukuk kuralları ve bunların CISG ile ilişkisi ticari satışta ayıp ihbarı rehberimizde anlatılıyor.
Alıcı konkordato isterse: Teksaslı yedek parça tedarikçisi
Teksas’ta hidrolik parça üreten bir şirket, çerçeve tedarik sözleşmesiyle Türkiye’deki bir ekipman üreticisine her ay mal gönderiyor. İki fatura gecikmişken alıcının asliye ticaret mahkemesinden konkordato talep ettiğini öğreniyor. İİK m. 285/1’e göre borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Sürecin bütünü konkordato sayfamızda; tedarikçi için en çok şu kurallar önemlidir:
- Mühletler. Belgeler eksiksizse mahkeme geçici mühlet verir; geçici mühlet üç aydır, en fazla iki ay uzatılabilir ve toplamı beş ayı geçemez (m. 287). Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur (m. 288/1). Karar ilan edilir ve alacaklılar ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde mühlet verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek itiraz edebilir (m. 288/2). Kesin mühlet bir yıldır; güçlük arz eden özel durumlarda altı aya kadar uzatılabilir (m. 289).
- Takiplere etkisi. Mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez (m. 294/1). Tasdik edilen proje aksini öngörmedikçe kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur (m. 294/3).
- Alacağın bildirilmesi. Alacaklılar komiserin ilanıyla, ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet edilir; bildirmeyenler bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmez (m. 299).
- Tedarik sözleşmesi. Borçlunun işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Konkordato talebini sözleşmeye aykırılık, haklı fesih sebebi ya da muacceliyet sebebi sayan hükümler uygulanmaz, sözleşme borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez ve mühlet süresince bu sözleşmelerden doğan edimler karşılıklı olarak ifa edilir (m. 296/1).
- Yeni sevkiyat. Adi konkordatoda, geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle yapılan borçlanmalar konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi takibe konu edilebilir ve rehinli alacaklardan sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de aynı kural geçerlidir (m. 308/c-4).
- Oylama ve bağlayıcılık. Proje, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imzalanmışsa kabul edilmiş sayılır (m. 302). Tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelen konkordato, talepten önce veya komiserin izni olmadan mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir; birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar, rehinli alacakların rehnin kıymetini karşılayan kısmı ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları bunun dışındadır (m. 308/c). Alacağı itiraza uğrayan alacaklı, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir (m. 308/b-1).
Alacak kaydı ve sıra cetveline itiraz için iflas ve konkordato masasında alacak kaydı rehberimize bakabilirsiniz.
Tahkim şartı, ABD mahkemesi şartı ve ABD kararı
Tahkim şartı. ABD’deki pek çok satış şartı, uyuşmazlığı bir ABD şehrinde tahkime götürür. ABD 1958 tarihli New York Sözleşmesi’ne 30 Eylül 1970’te katılmış (yürürlük 29 Aralık 1970), Türkiye 2 Temmuz 1992’de katılmıştır (yürürlük 30 Eylül 1992). İkisi de Sözleşme’yi yalnız başka bir akit devletin ülkesinde verilen hakem kararlarına ve yalnız kendi iç hukuklarına göre ticari sayılan ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara uygulayacağını beyan etmiştir. ABD akit devlet olduğundan New York ya da Chicago’da verilen karar karşılıklılık beyanının dışında kalmaz. Başvuran, usulüne göre onaylanmış karar aslını ya da onaylı örneğini ve tahkim anlaşmasının aslını ya da onaylı örneğini, resmî veya yeminli tercüman ya da diplomatik veya konsolosluk memuru tarafından onaylanmış tercümeleriyle sunar (m. IV). Tanıma ve tenfiz yalnız V. maddedeki sebeplerle reddedilebilir. MÖHUK m. 60/2’ye göre tenfiz, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden; böyle bir anlaşma yoksa aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu, bu da yoksa icraya konu olabilecek malların bulunduğu yer mahkemesinden istenir. Tahkim şartı dava şartı arabuluculuğu da devre dışı bırakır: tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde bu hükümler uygulanmaz (6325 s. Kanun m. 18/A-18). Alıcı şarta rağmen Türkiye’de dava açarsa tahkim sözleşmesi ve tahkim itirazı, kararın kendisi için yabancı hakem kararlarının tenfizi rehberlerimize bakın.
ABD mahkemesini yetkili kılan şart. Yer itibarıyla yetkinin münhasır olmadığı hâllerde taraflar, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilir; anlaşma yazılı delille ispat edilirse geçerlidir ve dava ancak yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa ya da Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmazsa Türk mahkemesinde görülür (MÖHUK m. 47/1). Lehinize yazılmış bir şart, alıcı yetki itirazında bulunursa İstanbul’da açacağınız davanın önünü kesebilir.
ABD mahkeme kararı. ABD mahkemesinden alınan karar önce Türkiye’de tenfiz edilmelidir (MÖHUK m. 50/1) ve şartlardan biri karşılıklılıktır (m. 54/1-a). Adımlar ABD mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi rehberimizde.
Tahsil yolları tek tabloda
| Yol | Gerekenler | Türk hukukunda süre | Alıcının imkânı | Ne zaman uygun |
|---|---|---|---|---|
| Noter ihtarnamesi | Faturalar, hesap ekstresi | Sizin verdiğiniz süre | Öder, pazarlık eder ya da susar | Neredeyse her dosyada ilk adım |
| İlamsız takip (İİK m. 58-66) | Faturalar, sipariş belgeleri, vekâletname | Alıcıya ödeme veya itiraz için 7 gün (m. 60, 62) | Gerekçesiz itiraz; takip durur (m. 66) | Bakiye ciddi biçimde tartışmalı değilse |
| Arabuluculuk ve itirazın iptali (TTK m. 5/A; İİK m. 67) | Son tutanak, alacağın delilleri | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl; arabuluculuk 6 hafta + en fazla 2 | Esastan savunma; en az yüzde 20 tazminat riski | Alıcı itiraz ettiyse |
| İtirazın kaldırılması (İİK m. 68) | İmzası ikrar edilen veya noterce tasdikli borç ikrarı | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay | İtirazını haklı gösteren belge sunar | Alıcı borç ikrarı imzaladıysa |
| İhtiyati haciz (İİK m. 257-265) | Alacağın delili, vadesi gelmemişse sebep, teminat | İnfaz için 10 gün; takip veya dava için 7 gün | 7 gün içinde itiraz (m. 265/1) | Malların kaçırılma riski varsa |
| ABD’de verilen hakem kararının tenfizi (New York Sözleşmesi; MÖHUK m. 60) | Karar, tahkim anlaşması, onaylı tercümeler | Sözleşme’de süre yok | Yalnız V. madde sebepleri | Sözleşmede tahkim şartı varsa |
ABD’deki dosyalarınızdan çıkarılacaklar
- sözleşme, satın alma siparişleri ve sipariş teyitleri, satış şartlarınızın alıcıya fiilen ulaşan sürümü;
- dolar faturaları, cari hesap dökümü ve gelen havalelerin (wire transfer) dekontları;
- konşimento veya hava yolu taşıma senedi, çeki listesi, teslim tutanakları ve muayene raporları;
- alıcının bakiyeyi kabul ettiği, ödeme sözü verdiği ya da maldan şikâyet ettiği e-posta ve mesajlar;
- şirket adına kimin imza yetkisi olduğunu gösteren belgeler, vekâletnameyle birlikte apostile hazır hâlde.
Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf tercümesini de mahkemeye sunar; mahkeme resmî tercüme de isteyebilir (HMK m. 223). Türkçe tercümeler genellikle Türkiye’de yapılır ve Türk noterince onaylanır.
Dosyayı ABD’den yürütmek
Türk avukat vekâletnameyle çalışır. ABD şirketi vekâletnameyi bir notary public önünde imzalar, belgeye yetkili ABD makamı apostil şerhi verir; eyalette onaylanan belgelerde bu makam genellikle eyaletin Secretary of State ofisidir. Apostil Sözleşmesi ABD için 15 Ekim 1981’den, Türkiye için 29 Eylül 1985’ten beri yürürlükte olduğundan konsolosluk onayına gerek yoktur. Şirket sahibi ya da yöneticisi Türk vatandaşıysa vekâletnameyi Türk konsolosluğunda da verebilir: Washington’da büyükelçilik, Boston, Chicago, Houston, Los Angeles, Miami ve New York’ta başkonsolosluk bulunur. Konsoloslukta işlem yapan Türk vatandaşının T.C. kimlik numarasını ve nüfus kaydındaki adını kullanması belgeyi Türkiye’deki kayıtlarla uyumlu kılar. İki yolun karşılaştırması ABD’den Türkiye’ye vekâletname ve apostil rehberimizde.
Vekâletnameyi bütün dosyayı düşünerek hazırlatın. HMK m. 74’e göre açıkça yetki verilmemişse vekil sulh olamaz, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato teklifinde bulunamaz ve buna muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan feragat edemez, karşı tarafı ibra edemez ve davayı kabul edemez. Tahsilat vekâletnamesinde bu işlemler tek tek sayılmalıdır.
İstanbul yıl boyu UTC+3’tedir. New York, ABD yaz saatinde İstanbul’un yedi saat, kışın sekiz saat gerisindedir; Chicago sekiz ve dokuz, Los Angeles on ve on bir saat geridedir. Türkiye saat değiştirmediğinden fark yalnız ABD’deki saat değişikliği tarihlerinde değişir. Tahsilatın ya da silinen alacağın ABD vergisi bakımından nasıl değerlendirileceği ABD’de yetkili bir danışmanın konusudur.
Lex Lata’nın ABD’li satıcılar için yaptığı işler
Lex Lata, ABD’deki satıcılar adına Türkiye’deki tahsilat işlerini yürütür: noter ihtarnamesi, arabuluculuk, icra takibi, ihtiyati haciz, konkordatoda alacak bildirimi, hakem kararlarının ve yabancı mahkeme kararlarının tenfizi. Çalışma uzaktan, Türkçe veya İngilizce yürür. Belgeler e-postayla incelenir, vekâletname ABD’de imzalanıp apostillenir ya da konsoloslukta verilir, görüşmeler İstanbul’daki mesai saatlerinin ABD sabahına denk gelen bölümünde yapılır. Tahsilat sayfamız işi genel hatlarıyla anlatır; daha geniş bir çerçeve için yabancı alacaklı için Türkiye’de alacak tahsili rehberine bakabilirsiniz. ABD dizisinin diğer yazılarına ABD’de yaşayanlar için Türkiye’de avukat sayfasından geçebilir, bize iletişim sayfası üzerinden yazabilirsiniz.