Uyuşmazlık ve İcra

Tasarrufun İptali Davası ile Mal Kaçırmanın Önlenmesi ve Alacağın Tahsili (İİK m. 277-284)

Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı devirlerin, taşınmaz satışlarının ve bağışlamaların İİK m. 277-284 tasarrufun iptali davası ile hükümsüz kılınması.

28 Ağustos 2026 4 dk okuma Türkçe
Ölçüm levhası: farklı aralıklarla ölçülmüş iki komşu alan; birleşmedikleri bir dikiş boyunca buluşuyorlar
Görsel · Lex Lata

Ticari hayatta vadesi geçmiş borçlarını ödememekte direnen şirket yöneticileri ve gerçek kişi borçlular, alacaklıların cebri icra tehdidini hissettikleri anda ilk iş olarak üzerlerine kayıtlı gayrimenkulleri, lüks araçları, şirket hisselerini ve ticari işletmelerini akrabalarına, paravan şirketlere veya muvazaalı iş ortaklarına devretme yoluna gitmektedir.

Türk İcra ve İflas Hukuku, borçlunun bu kötüniyetli mal kaçırma hamlelerine karşı alacaklıya en güçlü hukuki mekanizmayı sunmuştur: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 277 ila 284. maddeleri arasında düzenlenen Tasarrufun İptali Davası.

Bu davada amaç, borçlunun malvarlığını haksız yere azaltan tasarruf işlemlerini alacaklı bakımından hükümsüz kılarak, devredilen malın bedelinden alacağın cebri icra yoluyla tahsil edilmesini sağlamaktır.

1. Tasarrufun İptali Davasının Yasal Şartları ve Dava Ehliyeti

İİK m. 277 uyarınca tasarrufun iptali davası açabilmek için kanunun aradığı üç temel kurucu şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Geçerli Bir İcra Takibi ve Gerçek Bir Alacak: Alacaklının borçlu aleyhine kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması ve alacağın doğum tarihinin, iptali istenen tasarruf tarihinden önce olması zorunludur.
  2. Aciz Halinin Varlığı (İİK m. 105 & m. 143): Alacaklının elinde kesin aciz vesikası (m. 143) veya borçlunun haczi kabil hiçbir malının bulunmadığını tespit eden haciz tutanağı (aciz vesikası hükmünde haciz tutanağı - m. 105) bulunmalıdır.
  3. 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre (İİK m. 284): Dava konusu tasarrufun üzerinden en fazla 5 yıl geçmiş olmalıdır.
İptal Kategorisiİlgili İİK MaddesiGeriye Yürüme Süresiİspat Yükü & Temel Kriterler
İvazsız (Karşılıksız) TasarruflarİİK m. 278Aciz belgesi/haciz tutanağı ya da iflas tarihinden geriye 1 YılBağışlamalar, ivazsız intikaller ve rayiç değerinin çok altında yapılan satışlar (ivazlar arası fahiş fark).
Aciz Halinde Yapılan TasarruflarİİK m. 279Hacizden geriye doğru 1 YılVadesi gelmemiş borç için teminat verilmesi, para/mutat ödeme vasıtası dışındaki ödemeler, kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.
Zarar Verme Kastıyla Yapılan DevirlerİİK m. 280Tasarruf tarihinden geriye 5 YılBorçlunun alacaklıları zarara uğratma kastı ve 3. kişinin borçlunun mali durumunu bildiği/bilebilecek durumda olması.

2. İvazlar Arasındaki Fahiş Fark (İİK m. 278/2-b)

Pratikte borçlular gayrimenkullerini resmi tapu kayıtlarında gerçek değerinin 1/5’i veya 1/10’u gibi komik bedellerle devretmektedir. İİK m. 278/2-b bendi uyarınca, karine aksi ispatlanabilir niteliktedir; tasarruf tarihindeki gerçek piyasa rayici ile resmi senetteki satış bedeli arasında fahiş fark bulunması halinde, işlem kanunen “bağışlama” hükmünde sayılır ve üçüncü kişinin iyi niyetine bakılmaksızın doğrudan iptal edilir.

3. İhtiyati Haciz Kararı ile Kaçırılan Malın Dondurulması (İİK m. 281/2)

Tasarrufun iptali davası açıldığında borçlu ve kötüniyetli 3. kişi, malı 4. veya 5. iyi niyetli kişilere devrederek süreci kilitlemeye çalışabilir. Bu tehlikeyi bertaraf etmek için İİK m. 281/2 uyarınca dava dilekçesiyle birlikte derhal İhtiyati Haciz (veya tasarruf yetkisini kısıtlayan tedbir) talep edilmelidir.

Mahkemece teminat karşılığında verilen ihtiyati haciz kararı, ilgili tapu sicil müdürlüğüne veya trafik tescil şubesine bildirilerek taşınmaz veya aracın siciline işlenir ve malın dava sonuna kadar üçüncü şahıslara devri fiilen kilitlenir.

İcra dairesi haciz tutanağı, aciz vesikası ve ihtiyati haciz tedbir kararı evrakları
İhtiyati Haciz & Aciz Vesikası: İİK m. 281/2 uyarınca kaçırılan gayrimenkul üzerine konulan ihtiyati haciz şerhi, dava devam ederken malın üçüncü kişilerce elden çıkarılmasını engeller.

4. Dava Sonucunda Alacağın Tahsili ve İİK m. 283 Hükmü

Davanın kabulü halinde mahkeme tapu kaydını iptal edip borçlu adına tescil etmez. İİK m. 283/1 uyarınca karar, alacaklıya taşınmazın 3. kişinin mülkiyetinde kalmasına rağmen, o taşınmazı doğrudan icra dairesi kanalıyla sattırma ve satış bedelinden alacağını tahsil etme yetkisi verir.

Eğer taşınmaz dava sürecinde iyi niyetli bir dördüncü kişiye devredilmişse, İİK m. 283/2 uyarınca kötüniyetli 3. kişi malın elden çıktığı tarihteki gerçek bedeli oranında şahsi malvarlığıyla tazminat ödemeye mahkum edilir.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri

4. İcra Usulü ve İspat Standartları (İİK m. 105, 143 ve TBK m. 19)

Tasarrufun iptali davalarında icra hukuku usulü alacaklı lehine şu temel güvenceleri sağlamaktadır:

  • Aciz Belgesinin Tamamlanabilir Dava Şartı Niteliği: Aciz belgesi (İİK m. 105 geçici veya İİK m. 143 kesin) dava şartı olmakla birlikte, davanın açıldığı tarihte sunulması zorunlu değildir. Yargılamanın her aşamasında mahkemeye ibraz edilerek dava şartı ikmal edilebilir.
  • TBK m. 19 Muvazaa ile İİK m. 277 İptal Rejimi Ayrımı: Borçlunun mal kaçırma kastıyla yaptığı işlemler hem TBK m. 19 genel muvazaa hükümleri hem de İİK m. 277 özel iptal rejimi kapsamında incelenir. İİK 277’ye dayanan davada tapu kaydı iptal edilmeksizin alacaklıya doğrudan cebri icra ve satış yetkisi tanınır.

İlgili Hizmet Alanları

Sıkça sorulan sorular

Tasarrufun iptali davası kazanıldığında kaçırılan mal borçlunun mülkiyetine geri döner mi?

Hayır. Tasarrufun iptali davası ayni bir mülkiyet davası değildir. Tapu veya ruhsat kaydı üçüncü kişinin üzerinde kalmaya devam eder; ancak mahkeme kararı ile alacaklıya o malı doğrudan haczettirip sattırma ve bedelinden alacağını tahsil etme yetkisi tanınır (İİK m. 283).

Tasarrufun iptali davası açmak için hak düşürücü süre ne kadardır?

İİK m. 284 uyarınca tasarrufun iptali davası açma hakkı, iptale tabi tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl geçmekle düşer. 5 yıllık süre mutlak hak düşürücü süredir; mahkemece re'sen gözetilir.

Aciz belgesi (İİK 105/143) olmadan tasarrufun iptali davası açılabilir mi?

Dava açılırken geçici veya kesin aciz belgesinin sunulması zorunlu olmakla birlikte, borçlunun haczi kabil hiçbir malının bulunmadığını gösteren haciz tutanağı, İİK m. 105/1'in lafzı gereği doğrudan m. 143'teki kesin aciz vesikası hükmündedir. Mallar bulunmakla birlikte yetersizse tutanak, m. 105/2 uyarınca geçici (muvakkat) aciz vesikası yerine geçer. Her iki hâlde de alacaklıya İİK m. 277'deki dava hakkı doğar.

Üçüncü kişi malı dördüncü bir kişiye devretmişse alacaklı ne yapabilir?

Eğer kötüniyetli 3. kişi malı elden çıkarmışsa, İİK m. 283/2 uyarınca davanın konusu tazminata dönüşür. Davacı alacaklı, 3. kişinin malı elden çıkardığı tarihteki gerçek rayiç değeri oranında şahsi malvarlığından tazminat tahsil eder.

Tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz teminatı oranı nedir?

İİK m. 281/2 uyarınca mahkeme, devredilen mal üzerine ihtiyati haciz (teminatın gerekip gerekmediğine ve miktarına mahkeme karar verir; yalnız dava kaim değere ilişkinse teminat zorunludur) kararı verebilir. Mahkemeler genellikle dava konusu alacak tutarının %15'i ila %20'si oranında nakit veya banka teminat mektubu talep eder.

Bu konu sizinle mi ilgili?

Durumunuzu kısa bir görüşmede birlikte değerlendirelim.

Bize ulaşın