Hamburg’dan emekli bir öğretmen, Antalya yakınlarında sahil yolunda bir yayaya çarpar. Yaya yaralanmıştır, ağır değil; polis öğretmeni karakola götürür. Akşam serbest bırakılır, ama Türkçe okunan ve birkaç kelimeyle tercüme edilen tek bir koşulla: Türkiye’den çıkamaz. Dönüş uçuşu dört gün sonradır. İzmir’de bir projeyi bitiren Alman bir mühendis ise havalimanında çıkışta durdurulur ve bir tedarikçinin başlattığı dolandırıcılık soruşturmasında hakkında yurt dışına çıkış yasağı kaydı bulunduğu söylenir. İkisi de suçlanmamış, mahkûm edilmemiş, tutuklanmamıştır. İkisi de aynı şeyleri bilmek ister: bu nasıl bir karardır, ne kadar sürer, nasıl değiştirilir.
Türk ceza muhakemesinde, bu tür hâllerde ceza hâkimi ya da mahkemesince verilen ülkeden çıkış yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 109. maddesine göre verilen bir adli kontrol yükümlülüğüdür. Bu rehber, ceza mahkemesinin verdiği bu yasağı ele alıyor. Başka kanunlara dayanan idari kısıtlamalar ile ülkeye giriş ya da ikamet konuları bu rehberin konusu değildir. Yasaktan çoğu zaman önce gelen gözaltı ve tutuklama aşaması, Türkiye’de gözaltına alınan Alman vatandaşı rehberinde anlatılıyor.
Yurt dışına çıkış yasağı nereden gelir
Adli kontrol, Kanunun serbest bırakma ile tutuklama arasına yerleştirdiği tedbirdir. Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100. maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde hâkim, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verebilir (CMK m. 109/1). Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir (m. 109/2); örneğin, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda (m. 100/4).
Adli kontrol, şüphelinin 109. maddenin üçüncü fıkrasında sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir. Bunların ilki ülkeden çıkmamaktır: “yurt dışına çıkamamak” (m. 109/3-a). Diğerleri arasında hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak (m. 109/3-b), taşıt kullanamamak ve sürücü belgesini teslim etmek (m. 109/3-d), güvence yatırmak (m. 109/3-f), suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere güvence göstermek (m. 109/3-h) ve konutunu ya da belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek (m. 109/3-j ve k) vardır.
Kararı kimin verdiği aşamaya göre değişir:
- Soruşturma. Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir (CMK m. 110/1).
- Kovuşturma. Dava mahkeme önüne geldikten sonra 109. madde ile 110. maddenin birinci ve ikinci fıkraları, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili mahkeme tarafından kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır (m. 110/3).
Adli kontrol farklı anlarda verilebilir, örneğin: gözaltı süresinin sonunda hâkim önüne çıkarılan şüpheli için hâkimin tutuklama yerine adli kontrolü seçtiği an; tutuklu şüphelinin itiraz ya da salıverilme istemi üzerine serbest bırakıldığı an; ya da soruşturmanın ilerleyen aşamasında Cumhuriyet savcısının istemiyle verilen karar. Bu son durumda yolcu yasağı ancak çıkışta öğrenebilir.
Yasak ne anlama gelir, ne anlama gelmez
Bu yükümlülük, ceza dosyası açık olduğu sürece ülkeden çıkmayı sınırlayan bir tedbirdir. Mahkûmiyet değildir ve kişinin suçu işlediğine dair bir tespit de değildir. Adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez; bu hüküm tedavi yükümlülüğü ile konutunu terk etmeme yükümlülüğünde uygulanmaz ve konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m. 109/6).
Yasak bir tutuklama kararı da değildir, ama tutuklama tehdidiyle uygulanır. Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m. 112/1). Yurt dışına çıkış yasağı varken ülkeden başka bir yoldan çıkan kişi, bu hüküm uyarınca tutuklanma tehlikesiyle karşılaşır ve dava da bitmez.
Alman vatandaşı için uygulamadaki sonuç, yasağın onu Türkiye’de tutmasıdır. Hâkim ayrıca konutunu ya da belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme yükümlülüğü koymadıkça (m. 109/3-j ve k) ülkenin herhangi bir yerinde yaşayabilir.
Yasak ne kadar sürebilir
Kanunda birbirinden ayrı üç süre denetimi vardır.
- Periyodik denetim. Adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla karar verilir: soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından, her iki durumda da 109. madde hükümleri göz önünde bulundurularak (CMK m. 110/4).
- Azami süre. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır; bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir (m. 110/A-1). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde adli kontrol süresi en çok üç yıldır; bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, uzatma süresi toplam üç yılı, bazı suçlarda dört yılı geçemez (m. 110/A-2).
- Soruşturmanın sona ermesi. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır (m. 103/2). Cumhuriyet savcısı soruşturma evresinde adli kontrolün artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi resen serbest bırakır (m. 103/2).
Hangi üst sınırın uygulanacağı, suç bakımından görevli mahkemeye bağlıdır; avukat bunu dosya üzerinden kontrol eder. Üst sınır içinde kalan dönemde dört aylık denetim, yasağın gerekliliğinin yeniden karara bağlanması gereken andır.
Yasağın değiştirilmesi ya da kaldırılması: hâkimden istem
İlk yol istemdir. Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110. maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir (CMK m. 111/1). 110. maddenin ikinci fıkrası hâkime geniş bir alan tanır: şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir, yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.
İstemi hazırlamaya değer kılan bu genişliktir. Yasak tamamen kaldırılabilir; kişiyi Türkiye’de tutmadan aynı amacı karşılayan bir yükümlülükle değiştirilebilir; ya da belirli bir süre için askıya alınabilir. İstem, yasağın neden konulduğuna cevap verdiği ve somut bir seçenek önerdiği ölçüde güçlüdür. Alman vatandaşlarının dosyalarında önem taşıyabilecek malzeme şunlardır:
- Almanya’da kayıtlı bir adres ve Türkiye’de avukat aracılığıyla bir tebligat adresi;
- Almanya ile bağı gösteren iş sözleşmesi, ticari kayıt ya da emeklilik belgesi;
- Almanya’daki aile, özellikle bakmakla yükümlü olunan kişiler;
- soruşturmanın geldiği aşama: şüphelinin ifadesinin alınıp alınmadığı, bilirkişi raporlarının alınıp alınmadığı, tanıkların dinlenip dinlenmediği;
- trafik kazası ya da yaralama dosyasında, suç uzlaştırma girişiminde bulunulan suçlardan ise (CMK m. 253/1), mağdurun zararının giderilip giderilmediği ya da uzlaştırmanın sürüp sürmediği;
-
- maddenin üçüncü fıkrasından başka bir yükümlülük önerisi, örneğin güvence yatırmak (m. 109/3-f) ya da suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere güvence göstermek (m. 109/3-h).
İstem için bir süre yoktur. Bir şey değiştiği anda yapılabilir ve başka bir şey değiştiğinde yeniden yapılabilir.
Yasağa karşı itiraz
İkinci yol itirazdır. Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK m. 111/2). İtiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (m. 268/1). Kararına itiraz edilen hâkim, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir (m. 268/2). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararlarında bu merci, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimidir (m. 268/3-b).
İtiraz, kararı verildiği hâliyle hedef alır: ortada bir tutuklama nedeni olup olmadığı, kararın gerekçe içerip içermediği, yasağın ölçülü olup olmadığı. 111. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan istem ise ileriye bakar: yasak bugün hâlâ gerekli mi. İki haftalık süre henüz dolmamışsa iki yol birlikte kullanılabilir. Süre geçtiğinde istem yolu açık kalır.
İstem, itiraz ve denetim karşılaştırması
| Yol | Başvuru mercii | Süre | Ne sağlayabilir |
|---|---|---|---|
| Kaldırma ya da değiştirme istemi (CMK 111/1) | Dosyanın bulunduğu hâkim veya mahkeme | Süre yok; beş gün içinde karar verilebilir | Yasağın kaldırılması, değiştirilmesi ya da geçici olarak muafiyet (CMK 110/2) |
| İtiraz (CMK 111/2, 268) | Kararı veren hâkim; kararını düzeltir ya da en çok üç gün içinde gönderir | Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK 268/1) | İnceleme merciinin kararı: sulh ceza hâkimliği kararında asliye ceza mahkemesi hâkimi (CMK 268/3-b) |
| Periyodik denetim (CMK 110/4) | Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim ya da resen mahkeme karar verir | En geç dört aylık aralıklarla | Adli kontrolün devamı ya da sona ermesi |
| Azami süre (CMK 110/A) | Kanun gereği uygulanır | Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde iki yıl artı bir yıl; ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde üç yıl artı uzatmalar | Adli kontrol üst sınırın ötesine geçemez |
Yasak kaldırıldığında geriye ne kalır
Yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması ceza dosyasını kapatmaz. Soruşturma ya da kovuşturma sürer ve Cumhuriyet başsavcılığı ile mahkeme bakımından muhatap avukat olmaya devam eder. Düzenli başvuru ya da güvence gibi diğer adli kontrol yükümlülükleri yerinde kalabilir ve koşullar değişirse hâkim yeni yükümlülükler koyabilir (CMK m. 110/2). Dosyayı nihayet sona erdiren, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da yargılamanın bitmesidir.
Almanya’ya dönen Alman vatandaşı için bu, Almanya’daki adres değişikliklerini avukata bildirmek, dava ile ilgili yazışmalara cevap vermek ve mahkemenin bizzat katılım istediği duruşmalar için plan yapmak demektir.
Lex Lata yurt dışına çıkış yasağı dosyalarında nasıl çalışır
Lex Lata, Türk ceza muhakemesi konusunda danışmanlık verir ve sulh ceza hâkimlikleri ile ceza mahkemeleri önünde iş takip eder. Yurt dışına çıkış yasağı dosyasında avukat önce yasağı hangi Cumhuriyet başsavcılığının ya da mahkemenin, hangi dosyada verdiğini tespit eder, soruşturma dosyasını inceler, kararın ve belgelerin örneğini alır (CMK m. 153/1; hâkim kararıyla kısıtlama yoksa, m. 153/2), iki haftalık itiraz süresinin hâlâ açık olup olmadığını kontrol eder, ardından itiraz, başka bir yükümlülük önerisiyle birlikte 111. maddenin birinci fıkrasına göre istem ya da ikisini birden hazırlar. Müvekkile raporlar İngilizce ya da Türkçe verilir. Alman hukuku, Alman iş hukukuna ilişkin sorular ve işin Almanya’daki yanı Almanya’daki bir Rechtsanwalt’ın işidir. Almanya’dan yürütülen bir Türkiye işinin genel çerçevesi için Almanya’daki müvekkiller için genel rehberimize, Türk ceza muhakemesinin bütün yapısı için Ceza Muhakemesi Kanunu rehberimize bakabilirsiniz.