Bu rehber, evrakın Adalet Bakanlığı merkezi makamı üzerinden nasıl tebliğ edildiğini, posta ve özel kişi eliyle tebligatın neden yol olmadığını, istinabe taleplerinin Türk mahkemesinde nasıl yerine getirildiğini, KVKK ve banka sırrının belge aktarımına etkisini ve bugünkü tebligatın ileride tenfizi nasıl etkilediğini anlatır.
İstanbul’daki bir şirketin muhasebe birimine bir gün İngilizce bir zarf gelir: içinde ABD’de bir federal mahkemede ya da New York, Teksas veya Kaliforniya’daki bir eyalet mahkemesinde açılmış davanın çağrı kâğıdı (summons) ve dava dilekçesi (complaint) vardır. Ya da ABD’de yaşayan bir Türk vatandaşı, Türkiye’deki eski iş ortağına karşı ABD’de dava açmıştır ve evrakın Türkiye’ye nasıl ulaşacağını sormaktadır. Bazen de ABD’deki dava Ankara’da oturan bir tanığın ifadesine ya da Gaziantep’teki bir tedarikçinin elindeki faturalara ihtiyaç duyar.
Bu durumların hepsinde ABD davası Türk hukukuyla karşılaşır. Dava evrakı Türkiye’ye düz postayla gönderilemez ya da Türkiye’de tutulan biri eliyle teslim edilemez; Türkiye’deki delil de ABD’deki belge keşfi (discovery) kadar serbest toplanamaz.
Zemini iki milletlerarası sözleşme belirler. 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi ABD için 10 Şubat 1969’dan, Türkiye için 28 Nisan 1972’den beri yürürlüktedir. 1970 tarihli Lahey Delil Sözleşmesi ABD için 7 Ekim 1972’den, Türkiye için 12 Ekim 2004’ten beri yürürlüktedir. İki devlet de her iki sözleşmeyi onaylamıştır; dolayısıyla ikisi de aralarında uygulanır ve uygulamadaki soruların çoğunu Türkiye’nin bu sözleşmelere ilişkin beyanları cevaplar.
Bu rehber, ABD’deki bir dava nedeniyle kendisine evrak gelen Türk şirketleri ve kişiler, ABD’de dava açmış ve karşı tarafı Türkiye’de olan Türk vatandaşları ile Türkiye’de tebligat yaptırmak ya da delil toplamak isteyen ABD’li avukatlar için yazıldı. Türk hukuku tarafını anlatır; ABD usul hukukuna ilişkin sorular ABD’de yetkili bir avukatın işidir.
İki sözleşme ve Türkiye’deki merkezi makam
Türkiye her iki sözleşme bakımından merkezi makam olarak Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünü belirlemiştir. Bu görev Türk hukukunda da yazılıdır: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 45. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, Genel Müdürlüğün görevleri arasında hukuki ve cezai konularda uluslararası adli yardımlaşmayı, bu arada tebligat ve istinabe işlemlerini sayar.
ABD tarafında tebligat talebi için federal bir ara makam yoktur. ABD’nin Lahey Konferansına (HCCH) bildirdiği uygulama bilgisine göre, yabancı ülkeye tebligat talebini her mahkeme görevlisi, her avukat ya da mahkeme kurallarıyla yetkilendirilmiş başka bir kişi gönderebilir; ABD merkezi makamı, özel hukuk davalarında yurt dışındaki kişilere yapılacak tebligatta rol oynamaz. ABD’li avukat talebi doğrudan Ankara’daki Adalet Bakanlığına yöneltir.
ABD Federal Medeni Usul Kurallarının 4(f)(1) numaralı kuralı, yurt dışındaki bir gerçek kişiye, bildirim sağlamaya makul ölçüde elverişli ve uluslararası alanda kabul edilmiş her yolla, örneğin Lahey Tebligat Sözleşmesinin öngördüğü yollarla tebligat yapılmasına izin verir. 4(h)(2) numaralı kural aynı yöntemleri ABD dışındaki şirketlere uygular; 4(f)(2)(C)(i) uyarınca elden teslim bunun dışındadır. Eyalet mahkemelerinin kendi kuralları vardır ve bunları ABD’deki avukat kontrol eder.
ABD mahkemesinden size evrak geldiyse
Türkiye’deki şirketler ve kişiler ABD dava evrakını genellikle üç yoldan alır:
- Türk makamları aracılığıyla. Lahey talebi Cumhuriyet başsavcılığı ve posta yoluyla gelir; evrakla birlikte talep formundaki özet sayfası ve davacı eklemişse Türkçe tercüme bulunur.
- Doğrudan davacı tarafından. Çağrı kâğıdı ve dava dilekçesini içeren bir kurye zarfı, taahhütlü mektup ya da e-posta. Türkiye’nin 10. madde itirazı posta yolunu ve görevliler ya da yetkili kişiler eliyle doğrudan tebligatı kapsar; böyle bir teslimin ABD davasındaki etkisine ABD mahkemesi karar verir.
- Tebligattan feragat talebi. Federal mahkemede davacı, davayı bildiren yazılı bir bildirimle birlikte çağrı kâğıdının tebliğinden feragat edilmesini isteyebilir (Federal Kural 4(d)). Bu formu imzalayıp imzalamamak ABD’deki avukatla birlikte verilecek bir karardır.
Hangi yoldan gelirse gelsin üç nokta geçerlidir. Birincisi, tarih önemlidir: ABD davasındaki süreleri ABD kuralları belirler, süreler tebliğ ya da feragat talebinin gönderilmesi gibi olaylardan itibaren işler ve bunları yalnızca ABD’de yetkili bir avukat hesaplayabilir. İkincisi, Türk avukat ABD davasında ABD avukatının yerini tutmaz; Lex Lata yalnızca Türk hukuku konusunda danışmanlık yapar. Üçüncüsü, tebligatın bugün nasıl yapıldığı, davacı ileride bir ABD kararının Türkiye’de tenfizini isterse önem kazanır: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun (MÖHUK) 54. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, o yer kanunlarına göre usulüne uygun çağrılmadığınızı ileri sürmenize imkân verir. Zarfı, gelen bütün sayfaları ve varsa tebliğ mazbatasını saklayın, evrakın geldiği tarihi not edin.
Türkiye’nin 10. madde itirazı ne anlama geliyor
Lahey Tebligat Sözleşmesinin 10. maddesi üç gayriresmî yolu, ancak varış devleti itiraz etmediği takdirde açık tutar: adli belgelerin yurt dışındaki kişilere doğrudan posta yoluyla gönderilmesi (10/a) ve varış devletinin adli görevlileri, memurları ya da diğer yetkili kişileri aracılığıyla doğrudan tebligat; bunu ya menşe devletin görevlileri (10/b) ya da davada menfaati bulunan herhangi bir kişi (10/c) yaptırır. Türkiye 10. maddede öngörülen tebligat yöntemlerine itiraz ettiğini beyan etmiştir; HCCH’deki uygulama bilgisinde de 10. maddenin (a), (b) ve (c) bentleri ayrı ayrı “itiraz” olarak gösterilir.
Bu nedenle ABD’li avukatların kendi ülkelerinde ya da böyle bir itirazı olmayan ülkelerde kullandıkları yollar, Türkiye’ye giden evrak bakımından Sözleşmede dayanak bulamaz. Davalıya doğrudan gönderilen taahhütlü posta 10/a’daki posta yoludur. Kurye zarfı ya da Türkiye’de evrakı teslim etmek üzere tutulan bir kişi ise merkezi makamı devre dışı bırakır ve Türkiye’nin 10. madde itirazının kapsadığı türden bir yöntemdir. Federal Kural 4(f)(3), mahkemenin emredeceği, uluslararası anlaşmayla yasaklanmamış başka yollara izin verir; bir ABD mahkemesinin Türkiye’deki davalı için böyle bir yol emredip emretmeyeceği ABD hukukunun sorusudur. Kararın Türkiye’de tenfizi istendiğinde Türk mahkemesi tebligatı ayrıca MÖHUK m. 54/1-ç açısından inceler.
Konsolosluk yolu da işe yarar bir seçenek değildir. Sözleşmenin 8. maddesi bir devletin kendi diplomatik ya da konsüler memurları aracılığıyla, zorlama olmaksızın tebligat yapmasına izin verir; ancak Türkiye bu memurların yalnızca kendi vatandaşlarına tebligat yapabileceğini beyan etmiştir. ABD’nin uygulama bilgisi de ABD konsolosluk memurlarının bir yönetmelik hükmü (22 CFR 92.85) gereği yurt dışında tebligat yapmasının ya da bunun için başkasını görevlendirmesinin yasak olduğunu belirtir.
Merkezi makam yoluyla tebligat adım adım
- Tam adres. Tebliğ yapılacak kişinin adresi bilinmiyorsa Sözleşme uygulanmaz (m. 1). Şirket için doğru ticaret unvanı ve Türkiye’de kullandığı adres belirlenir.
- Örnek talep formu. 3. madde, Sözleşmeye ekli örneğe uygun bir talep ister; tasdik ya da benzeri bir işlem aranmaz, tebliğ edilecek belge ya da örneği talebe eklenir. Talep ve belge iki nüsha olarak verilir. Formdaki matbu ifadeler İngilizce ya da Fransızcadır; boşluklar talep edilen devletin dilinde ya da İngilizce veya Fransızca doldurulur (m. 7).
- Türkçe tercüme. Tebliğ edilecek her şeyin Türkçe tercümesi eklenir (bir sonraki bölüm).
- Ankara’ya gönderim. Merkezi makam talebi Sözleşmeye uygun bulmazsa durumu talep edene bildirir ve itirazlarını belirtir (m. 4).
- Tebligat. Merkezi makam belgeyi kendisi tebliğ eder ya da uygun bir birim eliyle tebliğ ettirir (m. 5).
- Tebliğ belgesi. Merkezi makam ya da bu iş için belirlediği makam örneğe uygun bir belge düzenler ve bunu doğrudan talep edene gönderir (m. 6).
Türkiye, Sözleşmeye uygun bir talebi ancak egemenliğini veya güvenliğini ihlal edeceği kanısındaysa reddedebilir. Türk hukukunun konu üzerinde münhasır yetki öngörmesi ya da böyle bir davaya izin vermemesi tek başına ret sebebi olamaz (m. 13).
Türkçe tercüme ve tebellüğden kaçınma
Sözleşmenin 5. maddesi iki tür tebligatı ayırır. Birinci fıkraya göre merkezi makam, iç hukukunun kendi davalarındaki tebligat için öngördüğü yöntemle ya da talep edenin istediği özel bir yöntemle (iç hukukla bağdaşmadıkça) tebligat yapar; bu resmî tebligat için belgenin resmî dilde yazılmasını ya da bu dile tercüme edilmesini isteyebilir (m. 5/3). İkinci fıkraya göre ise belge, kendi isteğiyle kabul eden muhataba her zaman teslim edilebilir.
Türkiye 5. maddenin üçüncü fıkrası için ayrı bir beyanda bulunmamıştır, ancak HCCH’ye bildirdiği uygulama bilgisi açıktır. Türkçe olan ya da Türkçe tercümesi eklenen belgeler 5. maddenin birinci fıkrasına göre tebliğ edilir: Cumhuriyet başsavcılığı tebligatı iç hukuka göre posta aracılığıyla yaptırır ve bu durumda belgeler muhatabın iradesine rağmen de tebliğ edilebilir. Tercümesiz gönderilen belgeler ikinci fıkraya göre tebliğ edilir ve muhatap tercüme bulunmadığı gerekçesiyle bunları almayı reddedebilir.
ABD’de dava açan taraf için sonuç bellidir: çağrı kâğıdının, dava dilekçesinin ve tebliğ edilecek bütün eklerin tam Türkçe tercümesi gönderilmelidir. Talep formunda yer alan belge özeti de belgeyle birlikte tebliğ edilir (m. 5, dördüncü fıkra).
Türkiye içinde tebligat nasıl yapılır
Sözleşmenin 5. maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilecek belgelerde, gelen Lahey talebinin Türkiye’de nasıl işlendiğinin kaynağı Türkiye’nin HCCH’ye bildirdiği (Haziran 2022’de güncellenen) uygulama bilgisidir: Cumhuriyet başsavcılığı tebligatı Türk iç hukukuna uygun olarak posta aracılığıyla yaptırır. Teslime ilişkin iç hukuk kuralları 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte yer alır:
- Posta yoluyla tebligat. Kazai mercilerin elektronik ortam da dâhil tüm tebligatı, Kanun hükümlerine göre PTT ya da memur vasıtasıyla yapılır (m. 1). Kanun, özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu tutar (m. 7/a); Türkiye’nin uygulama bilgisi ise gelen Lahey taleplerinin posta yoluyla tebliğ edildiğini belirtir, elektronik yola değinmez.
- Adres. Tebligat bilinen en son adrese yapılır. Bu adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılırsa ya da orada tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres kabul edilir (m. 10).
- Şirketler. Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, birden fazla ise yalnız birine yapılır (m. 12). Bunlar mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmazsa ya da evrakı bizzat alamayacak durumdaysa tebliğ orada hazır bulunan çalışanlardan birine yapılır (m. 13).
- Bulunmama ve tebellüğden kaçınma. Adreste tebligat yapılabilecek kimse bulunmaz ya da muhatap tebellüğden kaçınırsa, tebliğ memuru evrakı imza karşılığında muhtara, ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da kolluk amir veya memuruna teslim eder ve ihbarnameyi binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (m. 21). Yani evrakı almamak tebligatı durdurmaz.
- Tebliğ mazbatası. Tebligat bir mazbata ile belgelenir; mazbatada tebliği çıkaran merci, tebliğin konusu, tebliğin kime, nerede ve ne zaman yapıldığı ve bulunmama ya da kaçınma hâlinde gösterilen sebep gibi bilgiler yer alır (m. 23).
Kanunda ayrıca, yabancı bir devletin elçiliği ya da konsolosluğu tarafından Dışişleri Bakanlığına tevdi edilen evrak için ayrı bir hüküm vardır: anlaşma hükümleri ve mütekabiliyet esasları saklı kalmak üzere bu evrak ilgili bakanlık kanalıyla yetkili mercie gönderilir ve tebliğden sonra tasdikli olarak aynı yollardan iade edilir (m. 26; Yönetmelik m. 44). Bu diplomatik yoldur. Lahey talebi ise merkezi makam sıfatıyla Adalet Bakanlığına gider.
Tebliğ belgesi ve ABD mahkemesindeki sonucu
Sözleşmenin 6. maddesindeki belge, belgenin tebliğ edildiğini ve tebliğin yöntemini, yerini, tarihini ve belgenin teslim edildiği kişiyi gösterir. Tebliğ yapılamamışsa engel olan sebepleri belirtir. Belge doğrudan talep edene, genellikle talebi gönderen ABD’li avukata gider.
Sözleşmenin 15. maddesi, davaya katılmayan davalıyı korur. Belgenin talep edilen devletin iç hukukundaki bir yöntemle tebliğ edildiği ya da Sözleşmedeki başka bir yöntemle davalıya veya konutuna fiilen teslim edildiği ve her iki hâlde de davalının savunma yapmasına yetecek bir zamanda bunun gerçekleştiği anlaşılmadıkça hüküm verilemez. ABD, 15. maddenin ikinci fıkrasının izin verdiği beyanı yapmıştır: belge Sözleşmedeki yollardan biriyle gönderilmişse, gönderimden itibaren hâkimin o dosya için yeterli gördüğü en az altı aylık bir süre geçmişse ve talep edilen devletin yetkili makamları nezdinde her makul çaba gösterilmesine rağmen hiçbir belge alınamamışsa, ABD’li hâkim tebliğ belgesi olmadan da hüküm verebilir.
Sözleşmenin 16. maddesi, davaya katılmayan davalının, kusuru olmaksızın savunma ya da kanun yoluna başvuru için zamanında bilgi edinememesi ve esasa ilişkin ilk bakışta ciddi bir savunmasının bulunması hâlinde, kanun yolu süresinin geçmesinin sonuçlarından kurtarılmasını istemesine imkân verir. ABD’nin beyanına göre bu başvuru, kararı veren mahkemenin usul kurallarındaki süre ile karar tarihinden itibaren bir yıllık süreden hangisi daha geç bitiyorsa onun dolmasından sonra kabul edilmez. Türkiye de 15. maddenin ikinci fıkrası ve 16. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca beyanda bulunmuştur; ancak bu beyanlar Türk mahkemelerinin kararlarıyla ilgilidir.
ABD davası için Türkiye’de delil toplama
İstinabe talebi (Sözleşmenin I. Bölümü)
ABD mahkemesi, açılmış ya da açılması düşünülen bir yargılamada kullanılmak üzere delil elde edilmesini istinabe talebiyle yetkili Türk makamından isteyebilir (m. 1). Talep Türkiye’nin merkezi makamına gider ve merkezi makam onu yerine getirmeye yetkili makama iletir (m. 2). Türkiye’nin uygulama bilgisine göre istinabe talepleri önce talep eden devletin merkezi makamına, oradan talep edilen devletin merkezi makamına gönderilir; ABD’deki avukatın güncel ABD uygulamasını teyit etmesi gerekir.
Delil Sözleşmesinin 3. maddesi talebin içeriğini sayar: talep eden makam, taraflar ve temsilcileri, yargılamanın niteliği ve elde edilecek delil; gerektiğinde dinlenecek kişiler, sorular ya da konu, incelenecek belge veya eşya, yemin şartı ve istenen özel usul. Türkiye 33. madde uyarınca 4. maddenin ikinci fıkrasına çekince koymuştur; bu nedenle yalnız İngilizce bir talep kabul edilmez, talep Türkçe olmalı ya da Türkçe tercümesi eklenmelidir. Tercümenin doğruluğu, iki devletten birindeki diplomatik ya da konsüler memur, yeminli tercüman veya bu konuda yetkili başka bir kişi tarafından onaylanır (m. 4).
Talebi yerine getiren Türk mahkemesi usul ve yöntem bakımından Türk hukukunu uygular; ancak istenen özel usul Türk hukukuyla bağdaşmaz ya da uygulamada imkânsız olmadıkça ona uyar (m. 9). İç yargılamadaki zorlama tedbirlerini aynı ölçüde uygular (m. 10). Kişi, Türk hukukuna göre ya da talepte belirtilmiş veya talep eden mahkemece teyit edilmiş olmak şartıyla ABD hukukuna göre bir tanıklıktan çekinme hakkı ya da yükümlülüğü varsa delil vermekten kaçınabilir (m. 11). Talebin yerine getirilmesi yalnızca yargı görevine girmiyorsa ya da egemenliğe veya güvenliğe zarar verecekse reddedilebilir (m. 12). Talep eden mahkeme, tarafların ve temsilcilerinin hazır bulunabilmesi için duruşmanın zamanını ve yerini öğrenmek isteyebilir (m. 7).
Türk mahkemesindeki işlemlere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uygulanır; Türkiye’nin uygulama bilgisi delil kuralları için Kanunun 187 ilâ 293. maddelerini gösterir:
- Tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına hükmolunur (HMK m. 245).
-
- maddede sayılan yakınlar tanıklıktan çekinebilir. Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler (m. 249) ile beyanın tanığa ya da sayılan yakınlarına doğrudan maddi zarar vermesi, şeref veya itibarını ihlal etmesi, ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olması ya da meslek veya sanat sırlarını ortaya çıkarması hâllerinde de çekinme mümkündür (m. 250).
- Dinlenmeden önce tanığa gerçeği söylemesinin önemi ve yalan tanıklığın cezası anlatılır (m. 256); yemin dinlemeden önce eda edilir (m. 258). Onbeş yaşını bitirmemiş olanlar ve yeminin niteliğini kavrayamayacak durumdakiler yeminsiz dinlenir (m. 257).
- Tanıklar hâkim tarafından ayrı ayrı dinlenir; tanık sözü kesilmeden anlatır ve hâkim izin vermedikçe yazılı notlarına bakamaz (m. 261). Duruşmaya katılan taraf vekilleri duruşma disiplinine uygun olarak tanığa doğrudan soru yöneltebilir; soruya itiraz edilirse hâkim karar verir (m. 152).
- Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez, ses ve görüntü kaydı yapılamaz; yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde mahkeme, dosyada saklı kalmak kaydıyla çekim yapabilir ve kayıt alabilir (m. 153). Videoya kaydedilmiş bir dinleme istenirse bu, mahkemenin Sözleşmenin 9. maddesine göre değerlendirdiği özel bir usul talebidir.
Türkiye’nin uygulama bilgisi ayrıca soru listesi gönderilmesinin tercih edildiğini, duruşmanın hâkim aksine karar vermedikçe aleni olduğunu ve tanık beyanının tutanağa yazılıp tanığa okunduğunu, tutanağın tanık, hâkim ve zabıt kâtibince imzalandığını belirtir. ABD’deki avukatlar için Federal Kural 28(b)(4) önemlidir: istinabe yoluyla elde edilen delil, kelimesi kelimesine bir tutanak olmadığı, yeminsiz alındığı ya da ABD’deki ifade alma şartlarından benzer biçimde ayrıldığı için tek başına dışlanmak zorunda değildir.
Belgeler ve Türkiye’nin 23. madde beyanı
Türkiye 23. madde uyarınca common law ülkelerinde bilinen duruşma öncesi belge keşfi amacıyla düzenlenen istinabe taleplerini yerine getirmeyeceğini beyan etmiştir; uygulama bilgisinde bu “tam istisna” olarak tanımlanır. Türk usulünün kendine özgü ve daha dar bir belge ibrazı düzeni vardır. Taraflar, kendilerinin ya da karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan belgeleri ibraz etmek zorundadır (HMK m. 219). Mahkeme, istenen belgenin ispat için zorunlu ve isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirir ve karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar eder, talep üzerine susar ya da belgenin varlığı resmî bir kayıtla veya başka bir belgedeki ikrarla anlaşılırsa, ibraz için kesin süre verir (m. 220). Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elindeki ve ispat için zorunlu bulduğu belgenin ibrazını da emreder (m. 221).
Geniş bir konuyla ilgili bütün belgeleri isteyen bir istinabe talebi belge keşfi gibi okunur. Belirli belgeleri adıyla sayan, her birinin yargılamada neden gerektiğini ve kimin elinde olduğunu açıklayan bir talep HMK m. 220 ve 221’in tarif ettiği düzene daha yakındır. Bir talebin beyan kapsamına girip girmediğine Türkiye’de karar verilir.
Konsolos ve komiser eliyle delil (Sözleşmenin II. Bölümü)
II. Bölüm, diplomatik ya da konsüler memurların ve komiserlerin zorlama olmaksızın delil almasına imkân verir.
- ABD vatandaşları ve ABD konsolosu (m. 15). Konsolosluk memuru, temsil ettiği devletin vatandaşlarından, o devlet mahkemelerindeki yargılamaya yardım için zorlama olmaksızın delil alabilir. Türkiye bunun için izin şartı öngören bir beyanda bulunmamıştır. Türkiye’deki bir ABD konsolosluğunun bu hizmeti verip vermediği ABD Dışişleri Bakanlığının konusudur.
- Diğer tanıklar (m. 16 ve 17). Türk ya da üçüncü devlet vatandaşlarının ABD konsolosu önünde ve herhangi bir kişinin ABD mahkemesince atanan komiser önünde dinlenmesi izne tabidir. Türkiye bu izni verecek makam olarak Adalet Bakanlığını belirlemiştir. İzin, örneğin zaman ve yer bakımından şartlar koyabilir ve makamın temsilcisinin hazır bulunabilmesi için önceden bildirim isteyebilir (m. 19).
- Zorlama yok. Türkiye 18. madde uyarınca beyanda bulunmamıştır; bu nedenle konsolos ya da komiser, tanığı zorlamak için Türk makamlarından yardım isteyemez. Kişiye gönderilen çağrıda, avukatla temsil edilebileceği ve gelmeye ya da delil vermeye zorlanamayacağı belirtilmelidir (m. 21/c); kişi davanın görüldüğü devletin vatandaşı değilse çağrı Türkçe olmalı ya da Türkçe tercümesi eklenmelidir (m. 21/b). Delil, Türk hukukunca yasaklanmadıkça ABD mahkemesinin hukukundaki usulle alınabilir (m. 21/d).
Uzaktan ifade alma
ABD uygulamasında tanığın bir ülkede, avukatların başka bir ülkede bulunduğu uzaktan ifade alma (remote deposition) sık kullanılır. Türkiye’nin Delil Sözleşmesi kapsamında yayımladığı uygulama bilgisinde görüntülü bağlantıya ilişkin sorular cevapsız bırakılmıştır; bu rehber Türkiye’de bulunan bir tanığın uzaktan ifadesini ne izinli ne de yasak sayar. ABD’den yürütülen ve tanığın Türkiye’de bulunduğu bir ifade almanın II. Bölüm anlamında Türkiye ülkesinde delil alınması sayılıp sayılmadığı ve bu nedenle Adalet Bakanlığının iznine tabi olup olmadığı, ifade tarihi belirlenmeden önce merkezi makama sorulmalıdır. ABD tarafında Federal Kural 28(b)(1) yabancı ülkede ifade alma yollarını sayar: bir sözleşmeye dayanarak, istinabe talebiyle, yemin ettirmeye yetkili bir kişi önünde bildirim üzerine ya da mahkemenin görevlendirdiği bir kişi önünde.
Belgeleri Türkiye dışına çıkarmak: KVKK ve banka sırrı
Türkiye’de tutulan kayıtlar çoğu zaman kişisel veri içerir: personel dosyaları, müşteri listeleri, e-postalar. Yurt dışına aktarımı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (KVKK) 9. maddesi düzenler; madde 7499 sayılı Kanunla yeniden yazılmış ve yeni hâli 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir. Kendi dosyalarını toplayıp ABD’deki bir hukuk bürosuna gönderen Türk şirketi, yurt dışına aktarım yapan veri sorumlusudur ve 9. madde üç kademe öngörür:
- Yeterlilik kararı. 5. veya 6. maddedeki şartlardan biri varsa ve aktarımın yapılacağı ülke, ülke içindeki sektörler ya da uluslararası kuruluşlar hakkında yeterlilik kararı bulunuyorsa aktarım yapılabilir (m. 9/1); yeterlilik kararını Kurul verir ve Resmî Gazete’de yayımlanır (m. 9/2). Bu kademeye dayanmadan önce alıcıyı kapsayan bir karar olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- Uygun güvenceler. Yeterlilik kararı yoksa, 5. veya 6. maddedeki şartlardan biri bulunmak, ilgili kişinin aktarımın yapılacağı ülkede de haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânı olmak kaydıyla, taraflarca 9. maddenin dördüncü fıkrasındaki güvencelerden biri sağlanırsa aktarım yapılabilir: yurt dışındaki kamu kurumları veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye’deki kamu kurumları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında uluslararası sözleşme niteliğinde olmayan bir anlaşma ve Kurulun izni; Kurulca onaylanan bağlayıcı şirket kuralları; Kurulca ilan edilen standart sözleşme; ya da yeterli korumayı sağlayan yazılı taahhütname ve Kurulun izni. Standart sözleşme imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde Kuruma bildirilir (m. 9/5).
- Arızi aktarım. Bu iki kademe de yoksa ve yalnızca arızi olmak kaydıyla, 9. maddenin altıncı fıkrasında sayılan hâllerde aktarım yapılabilir; bunlar arasında muhtemel riskler hakkında bilgilendirilmiş ilgili kişinin açık rızası (m. 9/6-a) ve bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için aktarımın zorunlu olması (m. 9/6-d) vardır. Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, düzenli olmayan, tek veya birkaç sefer gerçekleşen, süreklilik arz etmeyen ve olağan faaliyet akışı içinde bulunmayan aktarımları arızi sayar (m. 16/1).
Davada iki kural daha önem taşır. Türkiye’nin veya ilgili kişinin menfaatinin ciddi şekilde zarar göreceği durumlarda kişisel veriler, uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere, ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun görüşü alınarak Kurulun izniyle yurt dışına aktarılabilir (m. 9/9). Diğer kanunlardaki yurt dışına aktarım hükümleri saklıdır (m. 9/10). Kanun, kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesine uygulanmaz (m. 28/1-d); bu istisna, işlemeyi yapan makama göre tanımlanmıştır ve ABD’deki avukatlar için dosya toplayan özel bir şirket bu makamlardan değildir. Daha geniş çerçeve için yabancı şirketler için KVKK rehberimize ve kişisel verilerin korunması hizmet alanımıza bakabilirsiniz.
Banka kayıtlarında ayrı bir katman vardır. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 73. maddesinin üçüncü fıkrasına göre sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, bu sırları kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz. Aynı fıkraya göre, diğer kanunların emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler maddede sayılan istisnalar dışında, KVKK uyarınca müşterinin açık rızası alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın yurt içindeki ve yurt dışındaki üçüncü kişilerle paylaşılamaz ve bunlara aktarılamaz. Maddedeki istisnalar ve kanunen açıkça yetkili kılınan merciler dışında fıkra, bankanın müşteri bilgisini ABD’deki bir davanın tarafıyla ya da avukatıyla paylaşmasını bu nedenle müşteriden gelen bir talep ya da talimata bağlar.
Yolların karşılaştırması
| Yol | Kim başlatır | Türkiye ne arar | Geri ne gelir | Temel sınır |
|---|---|---|---|---|
| Merkezi makam yoluyla tebligat | ABD’li avukat ya da mahkeme görevlisi | Örnek talep, iki nüsha evrak, resmî tebligat için Türkçe tercüme | 6. maddedeki tebliğ belgesi | Tercümesiz evrak reddedilebilir (m. 5/2) |
| Posta, kurye ya da Türkiye’de tutulan kişi | Davacı tarafı | Türkiye’nin kabul ettiği bir Sözleşme yolu değil: Türkiye 10. maddenin (a), (b) ve (c) bentlerine itiraz etti | Yalnızca teslim kaydı | Türkiye’deki tenfiz aşamasında itiraza açık |
| ABD konsolosu eliyle tebligat (m. 8) | ABD konsolosluğu | Yalnızca ABD vatandaşlarına (Türkiye’nin beyanı) | Konsolosluk kaydı | ABD konsolosluk memurlarına 22 CFR 92.85 ile yasak |
| İstinabe talebi (I. Bölüm) | ABD mahkemesi | Türkçe tercüme; duruşma öncesi belge keşfi yok (m. 23) | Tutanak ve belgeler aynı yoldan (m. 13) | Türk mahkemesi HMK usulünü uygular |
| Konsolos ya da komiser önünde delil (II. Bölüm) | ABD mahkemesi ya da taraf | Adalet Bakanlığı izni (m. 16, 17); ABD vatandaşı için ABD konsolosu önünde izin yok (m. 15) | Konsolos ya da komiserin aldığı beyan | Zorlama yok (18. madde beyanı yok) |
| Türkiye’deki şirketin kendi isteğiyle belge vermesi | Kayıtları elinde tutan taraf | KVKK m. 9’a dayanan aktarım şartı; banka verisi için Bankacılık Kanunu m. 73 | ABD’deki avukata teslim edilen dosyalar | Aktarım şartı veriler çıkmadan önce sağlanmalı |
Ters yön: Türkiye’deki dava için ABD’de delil
Bazen delil ABD’de, dava Türkiye’dedir. ABD Kanunlar Külliyatının 28. başlığının 1782. bölümünün (a) fıkrasına (28 U.S.C. § 1782) göre, bir kişinin oturduğu ya da bulunduğu bölgedeki federal bölge mahkemesi, yabancı ya da uluslararası bir yargı merciindeki yargılamada kullanılmak üzere o kişinin ifade veya beyan vermesine ya da belge veya başka bir şey ibraz etmesine karar verebilir. Karar, yabancı merciin istinabe talebi ya da isteği üzerine veya menfaati bulunan herhangi bir kişinin başvurusu üzerine verilebilir. Karar usulü belirleyebilir ve bu usul tamamen ya da kısmen yabancı ülkenin usulü olabilir; belirlemediği ölçüde Federal Medeni Usul Kuralları uygulanır. Hukuken uygulanabilir bir tanıklıktan çekinme hakkına aykırı olarak kimse ifade vermeye ya da belge ibraz etmeye zorlanamaz. Aynı bölümün (b) fıkrası, ABD’deki bir kişinin yabancı bir yargılama için kendi isteğiyle, dilediği kişi önünde ve dilediği şekilde ifade verebileceğini ya da belge sunabileceğini ekler.
Belirli bir Türk mahkemesinin ya da merciin bu hüküm anlamında yargı mercii sayılıp sayılmadığı ABD hukukunun sorusudur. ABD’de elde edilen malzeme Türkiye’deki dosyaya girerken Türk kurallarına da uymak zorundadır: yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır ve mahkeme belgenin resmî tercümesini isteyebilir (HMK m. 223).
Türk avukatın bu dosyalardaki işi
- Çağrı kâğıdının, dava dilekçesinin ve talebin Türkçe tercümesini, 5. maddenin birinci fıkrasındaki resmî tebligat mümkün olacak şekilde kontrol eder.
- Davalının Türkiye’deki doğru unvanını ve adresini, şirketse temsilcilerini teyit eder.
- Talebi Türkiye’de takip eder ve tebliğ mazbatasını edinir.
- İstinabe taleplerini HMK usulüne ve Türkiye’nin 23. madde beyanına uygun hazırlar; Türk mahkemesindeki duruşmaya taraf adına katılabilir.
- Kendisine ABD dava evrakı gelen Türk şirketine, kayıtlar Türkiye’den çıkmadan önce KVKK ve banka sırrı bakımından, ayrıca tenfiz aşamasındaki itirazların korunması bakımından danışmanlık verir.
- Tenfizin zeminini hazırlar. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m. 50/1). 54. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre, o yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişi hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmişse ve bu kişi bu hususlardan birine dayanarak itiraz ederse tenfiz kararı verilmez. Evrak davalıya yalnızca Türkiye’nin 10. madde uyarınca itiraz ettiği türden bir yolla ulaşmışsa davalının bu itirazı ileri sürmesi beklenir; itirazı Türk mahkemesi dosyaya göre karara bağlar. Diğer şartlar için ABD mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi rehberimize bakabilirsiniz.
ABD’de dava açmakla Türkiye’de takip yapmak arasında tercih yapan ABD’li ihracatçılar yolları ABD’li ihracatçıların Türk alıcıdan alacak tahsili rehberimizde karşılaştırabilir.
Lex Lata ABD’deki müvekkillerle nasıl çalışır
Lex Lata, sınır aşan yargılamaların Türkiye tarafında ABD’deki müvekkillere hizmet verir: Türkiye’ye tebligat ve delil talepleri, ABD dava evrakı alan bir şirketin Türk hukuku bakımından durumu ve kararların sonradan tenfizi. Çalışmalar uzaktan, Türkçe ve İngilizce yürütülür; ABD davasını müvekkilin ABD’deki avukatı takip eder. Türkiye yıl boyunca UTC+3’tedir; New York ABD yaz saati uygulamasında İstanbul’un yedi, kışın sekiz saat gerisindedir, Los Angeles ise on ya da on bir saat. ABD’deki Türk temsilcilikleri Washington’daki Büyükelçilik ile Boston, Chicago, Houston, Los Angeles, Miami ve New York başkonsolosluklarıdır. Türkiye’de bir yargılama gerekirse ilk belge çoğu zaman ABD’den Türkiye’ye vekâletnamedir. Ticari uyuşmazlıklar için ticari uyuşmazlık ve tahkim hizmet alanımıza bakabilirsiniz. Dosyanızı konuşmak için iletişim sayfasını kullanabilir ya da ABD’de yaşayanlar için genel rehberimize dönebilirsiniz.