Bu rehber Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ilâ 194. maddelerindeki alacağın devrini (alacağın temliki) anlatır: hangi alacakların devredilebileceği, yazılı şekil, borçluya neden bildirim yapılması gerektiği, borçlunun koruduğu savunmalar, devralana geçen öncelik hakları ve bağlı haklar, devredenin garantisi ve ifaya yönelik devir; ayrıca 6361 sayılı Kanun kapsamındaki faktoring, görülmekte olan dava ve konkordato mühletine ilişkin kısa notlar içerir.
1. Alacaklı Türkiye’de Ticari Bir Alacağı Nasıl Devreder?
Alacaklı, Türkiye’de ticari bir alacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 183 ve 184. maddeleri uyarınca yeni alacaklıyla yapacağı yazılı bir anlaşmayla devreder. TBK m. 183/1’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı (devreden), borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye (devralan) devredebilir; m. 184/1’e göre devrin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Borçluya bildirim önemlidir, çünkü bildirim yapılıncaya kadar borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur (m. 186).
Kanun bu kurumu “alacağın devri” olarak adlandırır; ticari hayatta aynı işlem için “alacağın temliki” ifadesi de kullanılır. Türk bir şirketten ödenmemiş alacağı bulunan alacaklı için devir, alacağı başka birine aktarmanın bir yoludur: alacağı satın alan bir kişiye, finansman sağlayan bir tarafa, borçluyu takip edecek bir grup şirketine ya da devredenin kendi borcuna karşılık alacağı kabul eden alacaklısına. Bu rehber, 183 ilâ 194. maddelerin her adımda ne dediğini anlatır; 6361 sayılı Kanun kapsamındaki faktoring, görülmekte olan dava ve konkordato mühletine ilişkin kısa notlar da içerir. Belirli bir devrin nasıl işleyeceği, temeldeki sözleşmeye, belgelere ve dosyanın olgularına bağlıdır.
2. Hangi Alacaklar Devredilebilir, Devre Ne Engel Olabilir?
Bir alacak, TBK m. 183/1’deki üç engelden biri bulunmadıkça devredilebilir: kanun, sözleşme veya işin niteliği. Bu engellerden hiçbiri yoksa alacaklının borçlunun rızasını alması gerekmez.
Kanuni engeller. Bazı hükümler belirli hakların devrini dışlar; örneğin TBK m. 619/1’e göre ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez. TBK ayrıca m. 194’te bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümleri saklı tutar. Bu nedenle alacaklı, burada anlatılan genel kurallara dayanmadan önce elindeki alacağın özel bir düzenlemeye tabi olup olmadığını kontrol etmelidir.
Sözleşmesel engeller. Ticari sözleşmeler alacakların devrini yasaklayan veya sınırlayan bir hüküm içerebilir. M. 183/1’e göre böyle bir hüküm, devre engel olabilecek hâllerden biridir. M. 183/2 üçüncü kişiler için bir koruma getirir: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez. Alacağı satın alacak kişi için borçlunun imzaladığı belgeler bu yüzden önem taşır: devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması, borçlunun sözleşmedeki yasağı alıcıya karşı ileri sürüp süremeyeceğini etkileyebilir.
İşin niteliği. Madde bu üçüncü engeli tanımlamaz ve örnek vermez; belirli bir alacağın bu kapsama girip girmediği, alacağın ve sözleşmenin içeriğine göre değerlendirilir.
Kısmi devir. 183 ilâ 194. maddeler, alacağın bir kısmının devrine ilişkin ayrı bir kural içermez. Faktoring mevzuatı ise kısmi temliklerden söz eder: 6361 sayılı Kanun m. 9/2’ye göre aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.
3. Devir Hangi Şekilde Yapılmalıdır?
Devrin geçerli olması için yazılı şekil gerekir. TBK m. 184/1’e göre alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır; madde noter onayı aramaz.
Devir sözü. M. 184/2 bir ayrım yapar: alacağın devri sözü verme şekle bağlı değildir. Devir sözü, devri daha sonra yapma taahhüdüdür; devrin kendisi yine birinci fıkra uyarınca yazılı bir devir işlemi gerektirir. Bir alacak satışında ticari anlaşma devir sözünü içerebilir; her alacağın devri ise yazılı olarak belgelendirilir.
Kanun veya mahkeme kararıyla devir. M. 185 farklı bir durumu düzenler: alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. M. 185 kanunun veya mahkemenin sonuçlandırdığı geçişlere ilişkindir; alacağını bir anlaşmayla devretmek isteyen alacaklı 183 ve 184. maddelere dayanır.
Devir belgesinde neler yer almalı? Kanun yazılı belgenin içeriğini belirlemez. Tahsilat açısından borçluyu, alacağın doğduğu sözleşmeyi veya faturaları, talep edilen tutarı ve para birimini, varsa teminatları ve (varsa) karşı edimi gösteren bir devir belgesi, devrin borçluya karşı ve gerektiğinde yargılamada ispatını kolaylaştırır.
4. Borçluya Bildirim Neden Önemlidir?
Bildirim, devralanı yanlış alacaklıya yapılan ödemeye karşı korur. TBK m. 186’ya göre devir, devreden veya devralan tarafından borçluya bildirilmemişse, borçlu önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur; alacak birkaç kez devredilmişse borçlu, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak da borcundan kurtulur.
Madde bildirimi iki taraftan birinin, yani devredenin veya devralanın yapabileceğini kabul eder. Bildirim için bir şekil öngörmez. Borçluya bildirim yapılıp yapılmadığı sonradan tartışma konusu olabileceğinden taraflar, içeriğin ve teslim tarihinin kaydını bırakan bir yöntemi tercih edebilir; bu bir ispat meselesidir, m. 186’nın aradığı bir şekil şartı değildir.
Çekişmeli alacaklar. M. 187, kime ödeme yapacağını bilmeyen borçluyu düzenler. Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur (m. 187/1). Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur (m. 187/2). Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu edimi tevdi etmeye zorlayabilir (m. 187/3).
Bildirimin savunmalar bakımından önemi. M. 188, borçlunun savunmalarını devri öğrendiği ana göre belirler (5. bölüm). Bildirim, borçlunun devri öğrenme yollarından biridir; bu nedenle bildirim tarihi o madde bakımından da önem taşıyabilir.
5. Borçlu Devralana Karşı Hangi Savunmaları İleri Sürebilir?
Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları korur. TBK m. 188/1’e göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.
Ticari bir alacağı satın alan için bu, alacağın geçmişiyle birlikte geldiği anlamına gelir. Malı satın alan Türk şirketin, devri öğrendiği sırada asıl tedarikçiye karşı teslimatın yapılmaması, malın ayıplı olması veya ödemenin zaten yapılmış olması gibi bir savunması varsa, bu savunmayı devralana karşı da ileri sürebilir. Alacak için bedel ödemeden önce bu riski ölçmenin yolu, temeldeki sözleşmenin, teslim belgelerinin ve yazışmaların incelenmesidir.
Takas. M. 188/2 özel bir kural ekler: borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir. Devredenden alacağı bulunan borçlu, bu koşul gerçekleşirse devralanın tahsil edeceği tutarı azaltabilir.
Devredenden bilgi ve belge. M. 190’a göre devreden, devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Borçluyu takip etmeye hazırlanan devralan, devredenin elinde bulunan bu tür belgeleri, örneğin sözleşmeyi, faturaları, teslim kayıtlarını ve yazışmaları istemek için bu yükümlülüğe dayanabilir.
6. Devralana Ne Geçer: Öncelik Hakları, Bağlı Haklar ve Faiz
Alacak, devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklarıyla birlikte geçer. TBK m. 189/1’e göre alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. M. 189/2’ye göre asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.
M. 189, hangi hakların bağlı hak sayılacağını tek tek saymaz. Kefalet, rehin veya ipotek gibi teminatların her birinin kendi kanuni kuralları vardır ve m. 194 bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümleri saklı tutar. Taraflar devirden önce, her şeyin başka bir işlem gerekmeksizin alacağı izleyeceğini varsaymak yerine, teminat teminat, o teminata uygulanan kurallara göre bir tescil, teslim veya başka bir adım gerekip gerekmediğini kontrol etmelidir.
Devirden sonraki faiz. M. 189/2, işlemiş faizlerin asıl alacakla birlikte devredilmiş sayılmasından söz eder. Devreden ile devralanın aynı tutarları birlikte talep etmemesi için anlaşmada faizin nasıl ele alınacağı açıkça yazılmalıdır.
7. Devredenin Garantisi: Alacağın Varlığı ve Borçlunun Ödeme Gücü
Devredenin alacaktan sorumlu olup olmadığı, devrin bir edim karşılığında yapılıp yapılmadığına bağlıdır. TBK m. 191/1’e göre alacak bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.
M. 191/2’ye göre alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
Devralan neler isteyebilir? M. 193, devralanın garanti ile yükümlü olan devredenden isteyebileceklerini sayar:
- ifa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesi;
- devrin sebep olduğu giderler;
- borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderler;
- devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararları.
M. 191, garantiyi değiştiren anlaşmaları düzenlemez. Alacak alıp satanlar, anlaşmalarının garanti, bedel ve rücu hükümlerini 191 ve 193. maddeleri göz önünde tutarak kaleme almalıdır.
8. Borcu Ödemek İçin Alacağın Devri
Alacaklı, kendi borcunu kapatmak için alacağını kendi alacaklısına devredebilir. TBK m. 192 bu ifaya yönelik devri düzenler: alacaklı, alacağını borcu ifaya yönelik olarak devretmekle birlikte borca mahsup edilecek miktarı belirlememişse devralan, ancak borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı kendi alacağına mahsup etmek zorundadır.
Metinden iki sonuç çıkar. Birincisi, taraflar mahsup edilecek miktarı devir işleminin kendisinde belirleyerek belirsizliği önleyebilir. İkincisi, miktar belirlenmemişse devralanın tahsilattaki tutumu önem kazanır, çünkü mahsup, aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktara göre yapılır.
Tek cümleyle faktoring. Devralan bir faktoring şirketiyse 6361 sayılı Kanun’un özel düzenlemesi uygulanır: m. 38/1’e göre faktoring sözleşmesi, mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulması, finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşmedir; m. 38/2’ye göre sözleşme yazılı olarak, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek, müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulur.
9. Alacağın Devri ve Diğer Tahsilat Yolları Karşılaştırmalı Olarak
Tablo, alacağın devrini, alacaklının aynı ödenmemiş alacak için değerlendirebileceği diğer yollarla karşılaştırır. Her satır, atıf yapılan hükmün ne dediğini gösterir.
| Yol | Ne sağlar | Temel koşul | Borçlunun durumu | Hüküm |
|---|---|---|---|---|
| Alacağın devri | Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağı borçlunun rızası aranmaksızın yeni bir alacaklıya geçirir | Geçerlilik için yazılı şekil | Bildirim yapılıncaya kadar önceki alacaklıya iyiniyetle ödemeyle borcundan kurtulur; devri öğrendiği sırada sahip olduğu savunmaları korur | TBK m. 183, 184, 186, 188 |
| İfaya yönelik devir | Alacaklı, bir borcunu ödemek için alacağını kendi alacaklısına devreder | Mahsup edilecek miktar belirlenmemişse devralan, aldığını veya gereken özeni gösterseydi alabileceğini mahsup eder | Her devirde olduğu gibi | TBK m. 192 |
| Faktoring | Faktoring şirketi mal veya hizmet satışından doğan alacakları devralır ve tahsilat, hesap tutma, finansman veya garanti fonksiyonları sağlar | Faturayla veya Kurulun usul ve esaslarına göre tevsik edilen alacak; yazılı, mesafeli ya da Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği yöntemle kurulan sözleşme | Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplamı fatura tutarını aşamaz | 6361 sayılı Kanun m. 38 ve 9/2 |
| Alacaklının kendisinin icra takibi | Alacaklı alacağı elinde tutar ve icra dairesinden ödeme emri düzenlenmesini ister | Kanunda öngörülen şartları içeren takip talebi | Borcu yedi gün içinde ödemesi ihtar edilir; ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir | İİK m. 60 ve 62 |
| Sözleşmenin devri | Taraf olma sıfatını sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla birlikte geçirir | Sözleşmede kalan tarafın katıldığı anlaşma ya da onun önceden verdiği izin veya sonradan verdiği onay; devredilen sözleşmenin şekli | Sözleşmede kalan taraf anlaşmanın tarafıdır ya da önceden izin verir veya sonradan onaylar | TBK m. 205 |
Son satır iki kurum arasındaki sınırı gösterir. Alacağın devri bir alacağı geçirir; TBK m. 205/1’e göre sözleşmenin devri ise sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır; m. 205/2’ye göre devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da bu hükümlere tabidir; m. 205/3’e göre sözleşmenin devrinin geçerliliği devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. M. 205/4, kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümleri saklı tutar.
10. Dava veya Konkordato Sürecinde Alacağın Devri
İki durum, devir imzalanmadan önce kontrol gerektirir: alacak hakkında görülmekte olan bir dava ve borçlunun konkordatosu.
Dava konusu olmuş alacak. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 125/2. maddesine göre davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. HMK’nın bu kuralı davalara ilişkindir; açılmış bir icra takibi varsa, devirden önce icra dosyasının durumu kendi belgeleri üzerinden ayrıca incelenmelidir.
Müstakbel alacaklar ve konkordato mühleti. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 294. maddesine göre konkordato mühletinin verilmesinden önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Türk bir karşı tarafın müstakbel alacaklarına dayanan bir finansman yapısı bu kuralı hesaba katmalıdır.
11. Türk Bir Alacağı Devretmeden veya Satın Almadan Önce Kontrol Listesi
Yukarıdaki hükümler her alacak için kısa bir soru listesine dönüşür.
- Engelleri kontrol edin. Kanun, sözleşme veya işin niteliği devre engel mi (TBK m. 183/1)? Devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması var mı (m. 183/2)? M. 194’ün saklı tuttuğu özel bir düzenleme söz konusu mu?
- Yazılı olarak imzalayın. Devrin kendisini yazılı yapın (m. 184/1); önceden verilen devir sözü şekle bağlı değildir (m. 184/2).
- Borçluya bildirin. Bildirim devredenden veya devralandan gelebilir; bildirim yapılıncaya kadar önceki alacaklıya iyiniyetle yapılan ödeme borçluyu borcundan kurtarır (m. 186).
- Savunmaları çıkarın. Temeldeki sözleşmeyi ve yazışmaları, borçlunun devri öğrendiği sırada var olan savunmalar ve karşı alacaklar bakımından inceleyin (m. 188).
- Belgeleri toplayın. Devredenden alacak senedini, elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri ve alacağı ileri sürmek için gerekli bilgileri isteyin (m. 190).
- Teminatları listeleyin. Her teminatı belirleyin ve kendi kurallarının gerektirdiği adımları kontrol edin (m. 189 ve 194).
- Garantiyi yazın. Edim karşılığında yapılan devirde devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş olur (m. 191/1); talep kalemleri m. 193’tedir.
- Mahsubu belirleyin. İfaya yönelik devirde mahsup edilecek miktarı yazın (m. 192).
- Görülmekte olan yargılamaları kontrol edin. Dava konusu alacak için HMK m. 125/2’ye, konkordatoya doğru giden bir borçlunun müstakbel alacakları için İİK m. 294’e bakın.
Alacağın devri daha geniş bir tahsilat stratejisinin parçasıdır. Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimiz yolların birbirine nasıl bağlandığını anlatır, ticari alacaklarda zamanaşımı rehberimiz asıl alacağa ilişkin süreleri ele alır, borçlu itirazının kaldırılması rehberimiz ödeme emrine itirazdan sonraki adımı açıklar, tahsilat hizmet sayfamız ise yabancı alacaklılar için nasıl çalıştığımızı anlatır.