Türk İcra Takibinde Borçlu İtirazının Kaldırılması: İİK m. 68-70 Kapsamında Alacaklının Yolu

Türkiye'de ilamsız takip başlatan yabancı bir alacaklının ödeme emrine borçlu itiraz etti ve takip durdu.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 15 Ekim 2026 · 13 dk okuma
Gravür: önde kalın bir evrak destesi, desteden çıkan yol oku aralık duran aydınlık bir kapıdan geçerek arkadaki sütunlu binaya uzanıyor.

Ana noktalar

  1. Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur; borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur (İİK m. 66/1).
  2. Takip, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu süre içinde istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m. 68/1).
  3. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; itirazın kendisi birinci fıkrada gösterilen türden bir senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması talebi reddolunur (İİK m. 68/2 ve 68/3).
  4. Takibin dayandığı senet hususi (adi) senet olup borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 68/a/1); geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, kanunun aradığı depo veya teminat şartıyla borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m. 69/2).
  5. İtirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur (İİK m. 68/7).
  6. İtirazın iptali davası itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemede açılabilir ve alacaklı alacağının varlığını genel hükümler dairesinde ispat eder (İİK m. 67/1); konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bu dava için dava şartıdır (TTK m. 5/A/1).

Bu rehber İcra ve İflas Kanunu'nun 68, 68/a, 68/b, 69 ve 70. maddelerini alacaklının tarafından anlatır: icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasının hangi belgelerle istenebileceği, altı aylık süreler, imzanın reddedildiği hâlde itirazın geçici olarak kaldırılması, yüzde yirmiden aşağı olmayan tazminat ve bu yolun 67. maddedeki itirazın iptali davasıyla karşılaştırılması.

Önde ortada bir evrak destesi duruyor, desteden ayrılan iki yol okundan biri soldaki pencereli binaya, öteki sağdaki sütunlu binaya gidiyor.
Borçlunun itirazından sonra alacaklının önünde iki ayrı yol açılır.

1. Durum: Ödeme Emrine İtiraz Edildi

Yabancı bir tedarikçinin, kredi verenin ya da hizmet sağlayıcının Türkiye’deki bir şirketten alacağı var. Önce dava açmak yerine bir Türk icra dairesinde ilamsız takip başlatıyor ve borçluya ödeme emri tebliğ ediliyor. Borçlu süresi içinde itiraz ediyor ve dosya duruyor.

İcra ve İflas Kanunu (İİK, 2004 sayılı Kanun) alacağı bu noktada sona erdirmez: alacaklıya itirazı hükümden düşürmek için yollar tanır; bunların biri itirazın kaldırılmasıdır (m. 67, 68 ve 68/a). M. 62/1’e göre itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. M. 62/2’ye göre takibe itiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

M. 66/1’e göre süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur; m. 62 de borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesini arar, aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

Bu noktadan sonra sıra alacaklıdadır. Bu rehber sırasıyla şunları ele alır:

  1. kanunun sunduğu iki yol ve aralarındaki farklar, yan yana (İİK m. 67, 68 ve 68/a);
    1. madde kapsamında itirazın kesin olarak kaldırılması ve aranan belgeler;
  2. icra mahkemesinin neyi incelediği (m. 18, 63, 68 ve 70);
  3. borçlunun imzayı reddettiği hâlde itirazın geçici olarak kaldırılması ve borçlunun borçtan kurtulma davası (m. 68/a ve 69);
  4. kredi ilişkilerinde hesap özetleri (m. 68/b);
  5. iki taraf için de tazminat (m. 67, 68, 68/a ve 69);
  6. kanunun yazdığı biçimiyle süreler;
  7. kaldırmadan sonrası: haciz ve ihtiyati haciz (m. 78 ve 264);
  8. yol seçimi için kontrol noktaları.

Aynı aşamanın borçlu tarafı, yani yedi günlük itiraz ve menfi tespit davası, aleyhinize başlatılan icra takibi rehberimizde anlatılmıştır.

2. İki Yol, İki Merci: İtirazın Kaldırılması mı, İtirazın İptali mi?

Kanun, alacaklının itiraza karşı başvurabileceği yolları tek bir başlık altında toplar ve bu başlığa itirazın hükümden düşürülmesi adını verir. Başlığın harfle gösterilen üç alt başlığı şunlardır: (a) itirazın iptali (m. 67), (b) itirazın kesin olarak kaldırılması (m. 68) ve (c) itirazın geçici olarak kaldırılması (m. 68/a). Aşağıdaki tablo bu yolları yalnız hükümlerin söylediği üzerinden karşılaştırır.

Konuİtirazın iptali davası (İİK 67)İtirazın kesin olarak kaldırılması (İİK 68)İtirazın geçici olarak kaldırılması (İİK 68/a)
Alacaklının başvurduğu merciMahkeme, dava yoluyla (m. 67/1)İki tarafı davet eden ve 18. madde hükmüne göre karar veren icra mahkemesi (m. 70/1)İki taraftan izahat alan icra mahkemesi (m. 68/a/1)
Takibin dayanması gereken belgeBelirli bir belge aranmaz; alacaklı alacağının varlığını genel hükümler dairesinde ispat eder (m. 67/1)İmzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belge (m. 68/1)Borçlunun itirazında imzasını reddettiği hususi senet (m. 68/a/1)
Süreİtirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl (m. 67/1)İtirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay (m. 68/1)İtirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay (m. 68/a/1)
TazminatDiğer tarafın talebi üzerine, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; itirazının haksızlığına karar verilen borçlu ya da takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı aleyhine (m. 67/2)Diğer tarafın talebi üzerine, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere; karar esasa ilişkin nedenlere dayanıyorsa kaybeden taraf aleyhine (m. 68/7)Diğer tarafın talebi üzerine, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere; talep kabul edilirse borçlu, reddedilirse alacaklı aleyhine (m. 68/a/8)
Borçlunun sonraki adımıM. 67'de düzenlenmemiştirMenfi tespit ve istirdat davası; tazminatın tahsili tehir olunur (m. 68/7)Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, m. 69/2'deki depo veya teminatla borçtan kurtulma davası

Seçim bu nedenle önce dosyadaki belgelere bağlıdır. 68/1’de sayılan belgelerden birine sahip alacaklı icra mahkemesine başvurabilir. Dosyasında bu belgelerin hiçbiri bulunmayan alacaklının yolu, alacağın genel hükümler dairesinde ispat edildiği 67. maddedeki itirazın iptali davasıdır. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda TTK m. 5/A/1, diğerlerinin yanında itirazın iptali davası için de dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı yapar. M. 5/A/1 davaları sayar; icra mahkemesinden itirazın kaldırılması talebi bu listede adıyla geçmez.

3. 68. Madde Kapsamında Kesin Kaldırma: Yolu Açan Belgeler

M. 68/1, takibin iki tür belgeden birine dayandığı hâlde uygulanır:

  1. imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senet; ya da
  2. resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge.

Dosya bu tanıma uyuyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Aynı fıkra hareketsiz kalmanın sonucunu da yazar: bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz.

M. 68/b, kredi ilişkilerinden doğan belgeleri ekler. Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığıyla göndermek zorundadır. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar 68. maddenin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.

Belirli bir belgenin bu kelimelere uyup uymadığı, belgenin lafzı ve şekliyle ilgili bir sorudur ve bunu icra mahkemesi değerlendirir. Ödenmemiş faturalar, sipariş formları ve e-posta yazışmaları m. 68/1’de adıyla geçmez. Bu nedenle yabancı bir alacaklının başvurudan önce, dosyada imzası ikrar edilmiş ya da noterce tasdik edilmiş bir borç ikrarı veya tarif edilen türden resmî bir belge bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekir.

Üzerinde dolma kalem duran imzalı bir kâğıt, yanında büyük pirinç bir anahtar ve aralık, aydınlık bir kapıya giden oklu yol görünen gravür çizim.
Dosya bu tanıma uyuyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

4. İcra Mahkemesi Neyi İnceler, Neyi İncelemez?

Usul. M. 70/1’e göre icra mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18. madde hükmüne göre kararını verir. M. 18/1, icra mahkemesine arz edilen hususları ivedi işlerden sayar ve bu işlerde basit yargılama usulünü uygular; m. 18/2’ye göre talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. M. 18/3 ayrıca duruşmaların ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebileceğini öngörür.

Borçlunun itirazı sabittir. M. 63’e göre itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. M. 62’ye göre takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddeden borçlu, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

Ölçüt. M. 68/2’ye göre borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. M. 68/3’e göre itiraz, birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İnceleme, belgeye karşı belge incelemesidir.

Başka yargılamaların beklenmesi yoktur. M. 68/4’e göre borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında, itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

Alacaklının kendi imzası inkâr edilirse. M. 68/5’e göre borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim, belgeyi 68/a maddesinde yazılı usule göre inceler. İnceleme sonunda imzanın alacaklıya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı, o belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur; alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar. M. 68/6’ya göre alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp imza vekili tarafından reddedilmişse vekil, izleyen oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur; kabule değer mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. Yurt dışında yerleşik bir alacaklı, borçlunun belgesindeki imzayı inkâr etmeden önce bu fıkrayı hesaba katmalıdır.

5. Reddedilen İmza: Geçici Kaldırma ve Borçlunun Davası (m. 68/a ve 69)

Talep. M. 68/a/1’e göre takibin dayandığı senet hususi olup borçlu itiraz sırasında imzayı reddetmişse alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. M. 66/2’ye göre borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı, derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini isteyebilir.

Duruşma. M. 68/a/2’ye göre senet altındaki imzayı reddeden borçlu, takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, mazeretini daha önce bildirip belgelemediği takdirde duruşmada bizzat bulunmaya mecburdur; icra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu da istinabe yoluyla isticvabına karar verilmesi hâlinde aynı mecburiyete tabidir. M. 68/a/3’e göre mahkeme, tatbika medar imza varsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imzayla yapacağı karşılaştırma ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden reddedilen imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın muvakkaten (geçici olarak) kaldırılmasına karar verir. Hâkim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla ertelenmesine yol açmayacak şekilde bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.

Gelmeme ve para cezaları. M. 68/a/5’e göre borçlu bu mazerete dayanmaksızın duruşmada hazır bulunmazsa icra mahkemesi başka bir cihet incelemeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûmiyetine karar verir; bunun için bu sonucun davetiyeye yazılmış olması şarttır. M. 68/a/6’ya göre icra hâkimi imzanın borçluya ait olduğuna karar verirse borçluyu aynı yüzde on oranında para cezasına mahkûm eder; borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa cezanın infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu davayı kazanırsa ceza kalkar. M. 68/a/7’ye göre inkâr ettiği imzayı itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul eden borçlu hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez; şu kadar ki kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderlerini öder. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ve ödeme emri borçluya icra dairesinin yetki çevresi içinde tebliğ edilmişse bu fıkra uygulanmaz.

Geçici kaldırmadan sonra. M. 69/1’e göre itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki süre geçmiş bulunursa alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. M. 69/2’ye göre borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15’ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat ya da banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır; aksi takdirde dava reddolunur. M. 69/3’e göre borçlu bu süre içinde dava açmaz veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. M. 69/4’e göre davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36. madde hükümlerini yerine getirmek şartıyla icra dairesinden mühlet isteyebilir. M. 69/5’e göre borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminata mahkûm edilir.

6. Tazminat: Kim Öder, Ne Zaman Tehir Olunur?

İtirazın kaldırılması yolları iki yönlü tazminat öngörür; bu yüzden alacaklının talebi esastan başarısız olursa alacaklı için de bir maliyet doğar.

Kesin kaldırma. M. 68/7’ye göre itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. 2012 tarihli 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, bu fıkradaki eski yüzde kırk oranını yüzde yirmi olarak değiştirmiştir.

Geçici kaldırma. M. 68/a/8 aynı yapıyı uygular: talep kabul edilirse borçlu, reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa aynı tehir kuralı uygulanır.

İtirazın iptali. M. 67/2’ye göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. M. 67/3’e göre itiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Esas alınan tutar. M. 67/6, kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebinin veya davadaki talebin esas alınacağını öngörür.

7. Kanunun Yazdığı Biçimiyle Süreler

Aşağıdaki süreler kanunun adını verdiği olaylardan başlar. Her biri hükmün kendisinden aktarılmıştır; her dosyada sürenin ne zaman başladığını o dosyanın olguları belirler.

  1. Borçlunun itirazı için ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün (m. 62/1).
  2. İcra dairesinin itirazı muhtırayla alacaklıya tebliği için üç gün (m. 62/2).
  3. Kesin kaldırma (m. 68/1) veya geçici kaldırma (m. 68/a/1) istemek için itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay.
  4. İtirazın iptali davası için itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl (m. 67/1).
  5. Borçlunun borçtan kurtulma davası için geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün (m. 69/2).
  6. İhtiyati haciz yaptırmış alacaklının itirazın kaldırılmasını istemesi veya dava açması için itirazın tebliği tarihinden itibaren yedi gün; icra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse dava açmak için kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yine yedi gün (m. 264/2).
  7. Ticari arabuluculuk başvurusunun arabulucu tarafından görevlendirildiği tarihten itibaren sonuçlandırılması için altı hafta; zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m. 5/A/2).

8. Kaldırmadan Sonra: Haciz ve İhtiyati Haciz

Haciz. M. 78/1’e göre ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı, mal beyanını beklemeksizin haciz konmasını isteyebilir. M. 78/2’ye göre haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar ya da alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapmaları hâlinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

Önceden konulmuş ihtiyati haciz. Takipten önce ihtiyati haciz yaptırmış alacaklı daha kısa sürelere tabidir. M. 264/2’ye göre alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur; icra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması gerekir. M. 264/4’e göre alacaklı bu süreleri geçirirse ihtiyati haciz hükümsüz kalır. M. 264/5’e göre itiraz icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür. Bu haczin nasıl alındığını yabancı alacaklı için ihtiyati haciz rehberimiz anlatır.

9. Yol Seçimi: Yabancı Alacaklı İçin Kontrol Noktaları

Yukarıdaki hükümler, altı aylık ve bir yıllık süreler işlemeye başlamadan önce yanıtlanması gereken kısa bir soru listesine götürür.

  1. Önce belgeleri okuyun. Dosyada imzası ikrar edilmiş veya noterce tasdik edilmiş bir borç ikrarı, resmî bir makbuz veya belge ya da m. 68/b kapsamında bir kredi belgesi var mı? Varsa 68. madde yolu açıktır; yoksa kanunun yolu 67. maddedir; senet hususi ise ve borçlu itirazında imzayı reddetmişse 68/a da kullanılabilir.
  2. Borçlunun neye itiraz ettiğini kontrol edin. Kısmi itirazda takibe kabul edilen miktar için devam olunur (m. 66/1); imza reddi itirazda açıkça yer almalıdır (m. 62) ve 68/a yolunu açar.
  3. Tazminatı tartın. Esasa ilişkin nedenlerle reddedilen bir talep, alacaklıyı yüzde yirmiden aşağı olmayan tazminat riskiyle karşı karşıya bırakır (m. 68/7).
  4. Katılımı planlayın. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp borçlunun belgesindeki imza vekili tarafından reddedilmişse vekil, izleyen oturumda alacaklıyı imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur; kabule değer mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır (m. 68/6).
  5. Gecikmenin sonucunu gözetin. Altı ay içinde talep yoksa yeniden ilamsız takip yapılamaz (m. 68/1); bir yıllık süreyi kaçıran alacaklının umumi hükümler dairesinde dava hakkı saklıdır (m. 67/5).
  6. İtirazın iptali için arabuluculuk. Konusu bir miktar para olan ticari alacakta arabuluculuk başvurusu itirazın iptali davasından önce gelir (TTK m. 5/A/1).
  7. İhtiyati haczi hesaba katın. M. 264/2’deki yedi günlük süreler, m. 68/1’deki altı aydan kısadır.

Bu adımlar daha geniş bir tahsilat stratejisinin içinde yer alır. Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimiz yolların birbirine nasıl bağlandığını anlatır; tahsilat hizmet sayfamız ise yabancı alacaklılar için nasıl çalıştığımızı açıklar.

İlgili araç Alacakta zamanaşımı

Sıkça sorulan sorular

Türk müşterimiz ödeme emrine itiraz etti. Alacağımız reddedilmiş mi oldu?

Hayır. İİK m. 66/1'e göre süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Kanun, alacaklının bu itiraza karşı başvurabileceği yolları “itirazın hükümden düşürülmesi” başlığı altında toplar: itirazın iptali davası (m. 67), itirazın kesin olarak kaldırılması (m. 68) ve itirazın geçici olarak kaldırılması (m. 68/a). Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur (m. 66/1).

Elimizde yalnız ödenmemiş faturalar ve e-postalar var. İcra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir miyiz?

İİK m. 68/1, talebin dayanabileceği belgeleri sayar: imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senet ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge. Fatura ve e-posta bu listede adıyla geçmez; bu nedenle yol seçilmeden önce dosyadaki belgeler fıkranın lafzıyla karşılaştırılmalıdır. 68/1 uymuyorsa, m. 67'deki itirazın iptali davası alacaklıya alacağını genel hükümler dairesinde ispat etme imkânı verir.

İtiraz bize tebliğ edildikten sonra ne kadar süremiz var?

Kanun her yol için ayrı süre koyar. M. 68/1'e göre itirazın kaldırılması ve m. 68/a/1'e göre itirazın geçici olarak kaldırılması, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde istenebilir. M. 67/1'deki itirazın iptali davası, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılabilir. Alacaklı daha önce ihtiyati haciz yaptırmışsa m. 264/2, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemesini veya dava açmasını şart koşar.

68. maddedeki altı ayı kaçırırsak ne olur?

İİK m. 68/1'e göre bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. M. 67'deki itirazın iptali davasının bir yıllık ayrı bir süresi vardır; m. 67/5 de bu süreyi geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkını saklı tutar.

İcra mahkemesi talebimizi reddederse tazminat ödemek zorunda kalabilir miyiz?

Evet, kanundaki şartlarla. M. 68/7'ye göre itirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle reddedilirse alacaklı, borçlunun talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; talep aynı nedenlerle kabul edilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine bu tazminatı öder. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş tazminat kalkar. M. 68/a/8, geçici kaldırma için aynı yapıda bir kural içerir.

Borçlu sözleşmemizdeki imzayı reddetti. İcra mahkemesi ne yapar?

M. 68/a/1'e göre takibin dayandığı senet hususi olup borçlu itiraz sırasında imzayı reddetmişse alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. M. 68/a/3'e göre mahkeme, tatbika medar imzalarla, borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imzayla yapacağı karşılaştırmadan veya diğer delil ve karinelerden reddedilen imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir; hâkim lüzum görürse bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. M. 69/2'ye göre borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir; davanın dinlenebilmesi için dava konusu alacağın yüzde 15'ini ilk duruşma gününe kadar depo etmesi veya aynı değerde teminat göstermesi şarttır.

İtiraz kaldırıldıktan sonra borçlunun mallarını haczettirebilir miyiz?

İİK m. 78/1'e göre ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı, mal beyanını beklemeksizin haciz konmasını isteyebilir. Geçici kaldırmadan sonra m. 69/1, ödeme emrindeki süre geçmişse alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konmasını öngörür. M. 78/2'ye göre haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar, alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapmaları hâlinde de taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası