Kiraladığınız Makine Türk Borçlunun Deposunda Haczedildiğinde: İstihkak Davası ve İki Yedi Günlük Süre

Kiraya verilen makine, ödünç bırakılan kalıp ve konsinye mal, borçlunun deposunda bulunduğu için onun kendi borçları uğruna haczedilebilir; İİK m. 96-99'daki kurtarma yolu ise yedi günde kapanır.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 8 Eylül 2026 · 12 dk okuma
Gravür: fabrika deposunun önünde zincirlenmiş ve kırmızı kilitle kilitlenmiş büyük dişli çark, yanında yazısız mülkiyet belgesi ve kum saati.

Ana noktalar

  1. Haciz anında malın fiilen nerede bulunduğu her şeyi belirler: borçlunun kendi işyerinde bulunan mal İİK m. 96-97 rejimine girer ve ispat yükü malikte kalır; yalnız üçüncü kişi nezdinde bulunan mal ise m. 99 rejimine girer, orada dava açma yükü alacaklıdadır ve alacaklı yedi gün içinde dava açmazsa iddia kabul edilmiş sayılır.
  2. İİK m. 97/a bir taşınırı elinde bulunduranı onun maliki sayar ve borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi malı borçlu elinde addeder; bu yüzden makinesi müşterisinin fabrikasında duran kiraya veren işe geriden başlar.
  3. Birbirinden ayrı iki yedi günlük süre vardır: hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinde istihkak iddiasında bulunmak (m. 96/3), sonra icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde istihkak davasını açmak (m. 97/6).
  4. 6361 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş bir finansal kiralama tartışmayı büyük ölçüde bitirir: icra memuru kiralama konusu malların takip dışında tutulmasına karar verir, karara yedi gün içinde itiraz edilebilir (m. 28/2). Faaliyet kiralaması ve olağan makine kirası bu rejimin dışındadır.
  5. Yanılmanın bedeli iki yönlüdür: talik kararı alınıp dava reddedilirse istifası geciken miktarın en az yüzde yirmisi (m. 97/13), dava sabit olup itiraz edenin kötü niyeti tespit edilirse haczolunan malın değerinin en az yüzde on beşi (m. 97/15) tazminat olarak ödenir.

Sahibi olduğunuz bir makine, ödünç bıraktığınız bir kalıp ya da konsinye olarak sevk ettiğiniz mal, müşterinizin sizinle ilgisi olmayan borcu için icra dairesince haczedilmişse, bu yazışmayla düzeltilecek bir maddi hata değildir: haciz geçerli bir takip işlemidir ve malı hızlı biçimde kurtarmanın yolu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ilâ 99. maddelerindeki istihkak iddiası ve istihkak davasıdır. Sonucu iki yedi günlük süre belirler; ikisi de kısadır ve birincisi size tebliğ edilen bir evraktan değil, haczi öğrendiğiniz andan işlemeye başlar.

Bu dosyaları kazandıran şey nadiren mülkiyet belgesinin gücüdür. Belirleyici olan, haciz tutanağına geçen tek bir maddi vakıadır: memur geldiğinde mal fiilen nerede duruyordu. Bu tek olgu hangi maddenin uygulanacağını, kimin kime dava açacağını ve ispat yükünün kimde kalacağını birlikte tayin eder.

Borçlunun deposunun önünde kilitlenmiş kırmızı bir makine çarkı; yanında sahibini gösteren bir anahtar ve bir kum saati var.
Haczedilen malın sahibi, mülkiyet iddiasını ileri sürebilir.

1. Malın Haciz Anındaki Yeri Hangi Rejimin Uygulanacağını Belirler

Türk icra hukuku üçüncü kişinin mülkiyet iddiasını birbirinden çok farklı iki yola ayırmıştır ve bu yollar arasındaki risk dağılımı serttir.

Haciz anındaki fiilî durum Uygulanacak hüküm Harekete geçmesi gereken Süre ve hareketsizliğin yaptırımı
Mal borçlunun kendi işyerinde (depo, fabrika, mağaza) İİK m. 96, 97, 97/a Malik olan üçüncü kişi önce iddiada bulunur, sonra davayı açar Ittıladan itibaren 7 gün içinde iddia; aksi hâlde aynı takipte iddia hakkı düşer
Mal borçlu ile üçüncü kişinin elinde birlikte İİK m. 97/a, 2. cümle Yine üçüncü kişi — kanun malı borçlu elinde addeder Yukarıdakiyle aynı; karine malikin aleyhine işler
Mal yalnız üçüncü kişi nezdinde İİK m. 99 Alacaklı üçüncü kişi aleyhine dava açmak zorundadır İcra müdürünün verdiği 7 günlük süre; dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır
Mal tescil edilmiş finansal kiralamaya konu 6361 sayılı Kanun m. 28/2 İcra memuru, kendiliğinden Mallar takip dışında tutulur; karara 7 gün içinde itiraz, bir ay içinde karar
  1. madde rahat olan konumdur ve kiraya verenin çoğu zaman bulunduğu konum değildir. Lafzı tereddüde yer bırakmaz: haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, icra müdürü alacaklıya istihkak davası açması için yedi gün süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Aynı fıkra iki koruma daha getirir: üçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz ve süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar satış yapılamaz. Fıkranın son cümlesi, haczin üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması hâlinde de aynı fıkra hükmünün uygulanacağını söyler.

Borçlunun fabrikasında duran bir makine ise tam tersi konumdadır. m. 97/a bir taşınırı elinde bulunduranı onun maliki sayar ve akla gelen ilk çözümü hemen sonraki cümlede kapatır: borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Bu bir mülkiyet nakli değil, usule ilişkin bir karinedir; ama icra dosyasında aşmanız gereken şey odur.

2. İki Yedi Günlük Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Birinci süre 96. maddededir. Borçlu elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiğinde yahut üçüncü bir kişi o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia ettiğinde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. Ardından alacaklı ile borçluya itiraz edip etmediklerini bildirmeleri için üç günlük mühlet verir; sükûtları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Asıl sertlik üçüncü fıkradadır: malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. Hüküm, yurt dışındaki malikin Türkiye’deki temsilcisi üzerinden aleyhe işleyen bir karine de ekler: istihkak müddeisi ile birlikte oturanlar ve iş ortakları da aynı tarihte ıttıla kesbetmiş sayılır.

İkinci süre 97. maddededir. Alacaklı veya borçlu itiraz ederse icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir; mahkeme dosya üzerinden ya da duruşma açarak takibin devamına veya talikine karar verir. Bu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde üçüncü kişi istihkak davasını açmaya mecburdur; açmazsa alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Takibin devamına dair icra mahkemesi kararı kesindir.

Yabancı maliklerin sıklıkla ihtiyaç duyduğu üçüncü bir yol daha vardır. 97. maddenin dokuzuncu fıkrası, kendisine istihkak talebinde bulunma imkânı hiç verilmemiş üçüncü kişiyi düzenler — malikin hiçbir temsilcisi hazır değilken depoda yapılan haciz tipik örnektir. Bu kişi, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde doğrudan icra mahkemesinde istihkak davası açabilir; dava malın kendisine, mal satılmış ve bedeli henüz alacaklıya ödenmemişse bedeline yöneltilir. Aynı fıkra mahkemenin talik konusunda ivedilikle karar vermesine imkân tanır ve bu kararın diğer taraf dinlenmeksizin de verilebileceğini açıkça söyler.

3. “İnandırıcı Delil” Uygulamada Ne Anlama Geliyor?

97/a maddesi, bu dosyaların çoğunu belirleyen ispat kuralıyla biter: istihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.

Bu cümle davacıya ağır bir yük bırakır. Aynı maddenin birinci fıkrası taşınır malı elinde bulunduran kimseyi onun maliki sayar ve bu karinenin aksini ispat külfetini iddia eden kişiye yükler. Üçüncü kişi bu yüzden iki şeyi birlikte göstermek zorundadır: malı hangi hukuki sebeple kazandığını ve malın ne sebeple borçlunun elinde bulunduğunu. Bu işi birbirini teyit eden belgeler görür: proforma fatura, menşe şahadetnamesi, akreditif, gümrük giriş beyannamesi, taşıma belgeleri ve ödeme akışı, kira ya da konsinye sözleşmesiyle birlikte okunduğunda. Tek başına duran bir gösterge bu iki unsuru birlikte ortaya koymaya çoğu zaman yetmez.

Karinenin malik lehine işleyen bir sınırı da kanunun kendi lafzındadır: karine malı elinde bulunduran kişi lehine işler (m. 97/a/1), dolayısıyla malın haciz anında gerçekten borçlunun elinde bulunup bulunmadığı ayrıca sorulur. Haciz uygulanan adres borcun doğumundan önce üçüncü kişiye kiralanmışsa ve üçüncü kişinin oradaki ticari faaliyeti borçtan eskiyse, bu olgular malın borçlunun değil üçüncü kişinin elinde bulunduğunu göstermek için kullanılabilir; değerlendirme somut olayda mahkemeye aittir. İşte bu yüzden haciz tutanağı, işyerine ait kira sözleşmesi, abonelik kayıtları ve o adresteki vergi mükellefiyeti çoğu zaman mülkiyet belgelerinden daha işlevlidir.

Türkiye’deki riski distribütörler ve depo işletmecileri üzerinden yürüyen şirketler için aynı ispat mantığı zincirin başında da geçerlidir. Malın girişinde düzgün kurulan ithalat dosyası — Türkiye’ye mal ithalatı rehberinde sayılan belge seti — icra mahkemesinin yıllar sonra görmek isteyeceği teyit zincirinin ta kendisidir; hacizden sonra geriye dönük kurmak, baştan saklamaktan çok daha zordur.

4. Muhafaza, Takibin Taliki ve Yanlış Kararın Bedeli

Haciz ile muhafaza iki ayrı işlemdir. İİK m. 88/2 uyarınca üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde ona yediemin olarak bırakılır; 97/a maddesine 2021’de eklenen cümleler aynı imkânı birlikte zilyetlik hâline de tanımıştır. Sonraki cümle istisnayı koyar: m. 97/1 uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir. Bu nedenle yedieminliği kabul etmek çoğu zaman doğru ilk hamledir — hukuki tartışma sürerken üretim hattı yerinde kalır.

Takibin taliki ise kendi ekonomisi olan ayrı bir taleptir. Talik kararı verilirse davacıdan İİK m. 36 uyarınca teminat alınır; teminatın cins ve miktarı delillerin mahiyetine göre takdir olunur, kanunda sabit bir oran yoktur. Mahkeme, istihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğunda talik talebini reddetmek zorundadır. Talik kararı verilmiş ve dava sonradan reddedilmişse m. 97/13, davacıyı istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm eder. Yaptırımın aynası da vardır: dava sabit olur ve itiraz edenin kötü niyeti tahakkuk ederse m. 97/15 uyarınca haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir.

Süreler alacaklı tarafında farklı işler. İİK m. 106/1 uyarınca alacaklı veya borçlu hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir; m. 97/8 ise dava esnasında 106. maddedeki müddetlerin cereyan etmeyeceğini söyler. İstihkak davaları basit yargılama usulüne göre görülür ve 97. maddenin son fıkrası uyarınca süratle ve diğer davalardan önce karara bağlanır. Haczin arka planını, yani alacaklının o malı hangi takip yoluyla haczettirdiğini merak edenler Türkiye’de alacak tahsili ve icra yazısında bulabilir.

5. Finansal Kiralama: Farklı ve Çok Daha Güçlü Bir Rejim

Mal, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na tabi bir finansal kiralamaya konu ise tartışma büyük ölçüde ortadan kalkar. m. 23/1 finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğunu söyler; m. 28/2 ise kiracı aleyhine icra yoluyla takip yapılması hâlinde icra memurunun, kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına karar vereceğini düzenler. Bu karara yedi gün içinde itiraz edilebilir ve m. 28/3 itirazın icra mahkemesince en geç bir ay içinde karara bağlanmasını emreder.

Deponun önünde makineyi simgeleyen kırmızı bir dişli çark, yanında kurdeleli bir kiralama sözleşmesi ve çarktan sütunlu bir binaya giden oklu yol.
Finansal kiralamada makinenin kime ait olduğu sorusu.

Korumanın dayanağı tescildir. m. 22, kendine özgü sicili bulunan taşınırlara ilişkin sözleşmelerin o sicile, özel sicile kayıtlı olmayan taşınırlara ilişkin sözleşmelerin ise Finansal Kurumlar Birliği’nce tutulan özel sicile tescilini arar. Bu sicil herkese açıktır ve m. 22/3’ün ifadesiyle hiç kimse sicildeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez. m. 22/5 halkayı kapatır: tescil veya şerhten sonra üçüncü kişilerin kiralama konusu mal üzerindeki ayni hak iktisapları kiralayana karşı ileri sürülemez. Sınır ötesi yapılar da kapsanmıştır; m. 21 yurt dışından yapılacak finansal kiralama sözleşmelerinin Birlik tarafından tescil edileceğini düzenler.

Buna dayanmadan önce iki sınırı görmek gerekir. Birincisi, m. 3/d kiralayanı dar tanımlar: katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile finansal kiralama şirketleri. Kendi makinesini kiraya veren yabancı bir imalatçı bu anlamda kiralayan değildir. İkincisi, m. 2/3 finansal kiralama şirketlerince yapılan faaliyet kiralaması işlemleri hakkında Kanun’un finansal kiralamaya ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağını söyler. Sıradan bir makine kirası bu yüzden yukarıda anlatılan İİK m. 96-99 mücadelesine düşer — finansman yapısının ticari sözleşme aşamasında seçilmesi, yıllar sonraki tahsil kabiliyetini tam da bu nedenle belirler.

6. Konsinye Mal ve Mülkiyeti Saklı Tutma: En Zayıf Konum

Konsinye en zor senaryodur; çünkü yapının tamamı zilyetliğin distribütöre bırakılması üzerine kuruludur. Türk eşya hukuku TMK m. 763’ten başlar: taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. m. 985 taşınırın zilyedini onun maliki sayar; m. 988 ise bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kişiyi, zilyedin tasarruf yetkisi bulunmasa dahi korur. Konsinyenin ticari riski bu nedenle arızi değil, yapısaldır.

Mülkiyeti saklı tutma kaydı bunu ancak Türk hukukunun aradığı şekilde kurulmuşsa telafi eder. TMK m. 764 uyarınca başkasına devredilen bir malın mülkiyetinin saklı tutulması kaydı, ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesiyle geçerli olur; hemen sonraki cümle hayvan satışlarını bu imkânın tamamen dışında bırakır. Yabancı hukuka tabi bir tedarik sözleşmesine konulmuş, Türkiye’de hiç tescil edilmemiş bir kayıt, icra dosyasındaki mülkiyet karinesini tek başına bertaraf etmez.

Sizden önde bir hak sahibi daha çıkabilir. TBK m. 336 uyarınca taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir. Mal sahibi için koruma m. 337’dedir: kiraya verenin, kiracıya ait olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği eşya üzerindeki üçüncü kişi hakları hapis hakkından önce gelir; devam eden kira sırasında eşyanın kiracıya ait olmadığını öğrenen kiraya veren en yakın fesih döneminin sonu için sözleşmeyi feshetmezse, o eşya üzerindeki hapis hakkını kaybeder. Deponun malikine malın size ait olduğunu yazılı olarak bildirmek bu yüzden bir formalite değil, sırayı sonradan belirleyen olgudur.

Sözleşme yapıları yan yana konduğunda sonuç farkı serttir.

Malın Türk tarafa hangi yapıyla bırakıldığı Uygulanacak hüküm Borçlu haczedildiğindeki konum
6361 sayılı Kanun kapsamında tescilli finansal kiralama m. 22, 23/1, 28/2 İcra memuru malı takip dışında tutar; karara 7 gün içinde itiraz, en geç bir ayda karar
Finansal kiralama şirketinin yaptığı faaliyet kiralaması m. 2/3 kiralama rejiminin dışında bırakır İİK m. 96-99 mücadelesine düşer
Yabancı imalatçının kendi makinesini kiraya vermesi m. 3/d — Kanun anlamında kiralayan değil İİK m. 96-99 mücadelesine düşer
Mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış TMK m. 764 Ancak resmî şekilde yapılıp devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmişse geçerli
Zilyetliği devredilmiş konsinye mal TMK m. 763, 985, 988 Mülkiyet karinesi ve emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetli iktisap riski — en zayıf konum

Malın icra dosyası dışında, örneğin distribütörle yürüyen paralel bir sözleşme uyuşmazlığında korunması gerekiyorsa genel ihtiyati tedbir rejimi devreye girer: HMK m. 389/1 hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağı endişesini arar; m. 390/3 talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesini ister; m. 392/1 kural olarak teminat aranmasını öngörür ve istisnayı hemen ardından koyar — talep, resmî belgeye veya kesin bir delile dayanıyorsa mahkeme gerekçesini belirterek teminat alınmamasına karar verebilir; m. 393/1 ise tedbir kararının uygulanması tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde talep edilmezse tedbirin kendiliğinden kalkacağını düzenler. Bunlar icra mahkemesi yolunun yerine değil, yanında duran araçlardır ve dosyanın ticari uyuşmazlık ve tahkim tarafına aittir.

7. İlk Haftanın Pratik Sıralaması

Esasa ilişkin herhangi bir dilekçe kaleme alınmadan önce yapılması gereken üç iş vardır. Haciz tutanağı temin edilip malın nerede durduğu ve hacizde kimlerin hazır bulunduğu okunmalıdır; çünkü ispat yükünü m. 97 ile m. 99 arasında paylaştıran satır odur. İcra memurunun bu konumu doğru nitelendirip nitelendirmediği denetlenmelidir; yanlış nitelendirme icra dairesinin bir muamelesidir ve İİK m. 16 bu muameleye karşı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yolunu açar — bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde ise şikayet süreye tabi değildir. Son olarak yedieminliğin kabul edilip edilmeyeceğine erkenden karar verilmelidir; malı yerinde tutmak, yüzde yirmilik bir riski beraberinde getiren talik kararından çoğu zaman daha değerlidir.

Bu dosyaları tekrar tekrar üreten iki ticari durum vardır. Birincisi, sağlayıcının stokunun distribütörün deposunda durduğu distribütörlük veya acentelik ilişkisidir; aynı ilişki distribütörün markayı kendi adına tescil ettirmesi yazısında anlatılan sicil uyuşmazlığını da doğurur. İkincisi, haczin prototip, kalıp ya da gizli bilgi taşıyan belgeleri de kapsamasıdır; burada zilyetlik ile gizlilik birlikte tartışılır ve gizlilik ayağı Türk hukukunda ticari sırrın korunması yazısında ele alınmıştır. Her iki durum da aynı çalışma alanına aittir: üçüncü kişi hakları, istihkak ve mülkiyeti muhafaza — alacaklının değil, malın malikinin konumundan bakan alan.

Yukarıda anılan kanun metinleri Resmî Gazete’de yayımlanmış hâlleriyle şuradadır: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6361 sayılı Kanun.

Bu yazı yürürlükteki kanuni çerçeveyi genel hatlarıyla anlatır; belirli bir hacze ilişkin hukuki görüş değildir. İİK m. 96, 97 ve 99’daki süreler, her dosyada ayrıca tespit edilmesi gereken olgulardan işlemeye başlar.

Rakamlarla

7 gün
Hacze ıttıla tarihinden itibaren istihkak iddiasında bulunma süresi (İİK m. 96/3)
3 gün
Alacaklı ve borçluya iddiaya itiraz için verilen mühlet (İİK m. 96/2)
%20
Talik kararından sonra dava reddedilirse asgari tazminat oranı (İİK m. 97/13)
1 yıl
Hacizden itibaren haczolunan malın satışını isteme süresi (İİK m. 106/1)

Haczi öğrendikten sonraki ilk yedi gün

  1. Ittıla tarihini sabitleyin

    İİK m. 96/3'teki süre tebligattan değil, hacze ıttıla tarihinden, yani fiilen öğrenme anından işler. Haberin nasıl ve ne zaman ulaştığını yazılı olarak kayda geçirin; icra mahkemesinin ilk sınayacağı olgu budur.

  2. Haciz tutanağını temin edin

    Tutanak malın nerede durduğunu, hacizde kimlerin hazır bulunduğunu ve memurun neyi tespit ettiğini gösterir. m. 96-97 rejiminin mi yoksa m. 99 rejiminin mi uygulanacağı, dolayısıyla ispat yükünün kimde olacağı bu satırlardan çıkar.

  3. İcra dairesinde istihkak iddiasında bulunun

    İcra dairesi iddiayı haciz ve icra tutanaklarına geçirir, keyfiyeti iki tarafa bildirir ve alacaklı ile borçluya itiraz için üç günlük mühlet verir (m. 96/1-2). Sükût hâlinde iddiayı kabul etmiş sayılırlar.

  4. Faturayı değil, iktisap zincirini kurun

    m. 97/a'nın son fıkrası davacıdan malı ne suretle iktisap ettiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebepleri göstermesini ve ispat etmesini ister. Sipariş, proforma fatura, gümrük giriş beyannamesi, taşıma belgeleri, ödeme akışı ve kira ya da konsinye sözleşmesi birbirini teyit etmelidir.

  5. Talik talebinde bulunup bulunmayacağınıza karar verin

    Takibin taliki İİK m. 36 uyarınca teminat alınmasını gerektirir ve dava sonradan reddedilirse m. 97/13 tazminatını doğurur. Satış yakın değilse malın muhafaza altına alınmaması çoğu zaman talikten daha değerlidir.

Sıkça sorulan sorular

Makinemi Türkiye'deki bir şirkete kiraladım, benimle ilgisi olmayan bir borç için fabrikada haczedildi. Haciz hukuka aykırı mı?

Kendiliğinden aykırı değildir. İcra memuru borçlunun elinde bulunan taşınırları haczeder ve İİK m. 97/a taşınırı elinde bulunduranı malik sayar. Haciz bu hâliyle geçerli bir takip işlemidir; başvurulacak yol, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde İİK m. 96 uyarınca istihkak iddiasında bulunmak ve ardından icra mahkemesinde istihkak davası açmaktır.

İki yedi günlük süre tam olarak nedir?

Birincisi malikin haczi fiilen öğrendiği tarihten işler: yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunulmazsa İİK m. 96/3 uyarınca aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir. İkincisi icra mahkemesinin takibin devamına ya da talikine ilişkin kararının tefhim veya tebliğinden işler: m. 97/6 uyarınca üçüncü kişi yedi gün içinde istihkak davasını açmazsa alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

Malın bana ait olduğunu ispat için satış faturası yeterli mi?

Genellikle yeterli değildir. İİK m. 97/a, istihkak davacısına malı ne suretle iktisap ettiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiilî sebep ve hadiseleri göstermek ve ispat etmek yükünü yükler. Tek bir fatura edinme sebebini gösterebilir, ama malın neden borçlunun elinde bulunduğunu açıklamaz; bu yüzden birbirini teyit eden belgeler (proforma fatura, menşe şahadetnamesi, akreditif, gümrük giriş beyannamesi, taşıma ve ödeme kayıtları) birlikte sunulmalıdır.

Haczedilen makine mutlaka yediemin deposuna kaldırılır mı?

Zorunlu değildir. İİK m. 88/2 uyarınca üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde ona yediemin olarak bırakılır; m. 97/a'ya 2021'de eklenen cümle aynı imkânı birlikte zilyetlik hâline de tanır. İstisna hemen sonraki cümlededir: icra mahkemesi m. 97/1 uyarınca takibin devamına karar verirse mal muhafaza altına alınabilir.

Türkiye'deki müşterilerimizi bir finansal kiralama şirketi üzerinden finanse ediyoruz. Rejim değişir mi?

Değişir, hem de belirleyici biçimde. 6361 sayılı Kanun m. 28/2 uyarınca kiracı aleyhine icra yoluyla takip yapılması hâlinde icra memuru finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına karar verir; bu karara yedi gün içinde itiraz edilebilir ve itiraz icra mahkemesince en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ne var ki bu rejim yalnızca m. 3/d'de sayılan kiralayanlara — katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile finansal kiralama şirketlerine — açıktır ve m. 2/3 faaliyet kiralaması işlemlerini kapsam dışında bırakır.

İstihkak davası sürerken alacaklı malı sattırabilir mi?

Mal yalnız üçüncü kişi nezdinde haczedilmişse İİK m. 99 açıktır: alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz. Mal borçlunun işyerinde haczedilmişse satış ancak icra mahkemesi m. 97 uyarınca takibin talikine karar verirse durur; davanın sırf satışı geri bırakmak amacıyla kötüye kullanıldığını kabul için ciddi sebepler varsa mahkeme talik talebini reddeder.

Malı konsinye olarak bir distribütöre bıraktık. Mülkiyeti saklı tutma kaydı bizi korur mu?

Yalnızca Türk hukukunun aradığı şekilde kurulmuşsa korur. TMK m. 764 uyarınca mülkiyeti saklı tutma kaydı, ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesiyle geçerli olur. Yabancı hukuka tabi bir tedarik sözleşmesindeki, Türkiye'de tescil edilmemiş bir mülkiyeti saklı tutma kaydı, icra dosyasındaki mülkiyet karinesini tek başına bertaraf etmez.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası