Türkiye’de Kira Mevzuatı: Kiraya Veren ve Kiracılar

Kira artış tavanı, TBK m. 344–345 ve kiraya veren ile kiracı haklarının dengesi.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 1 Eylül 2024 · Güncelleme 19 Ekim 2026 · 11 dk okuma
Gravür: kiremit çatılı küçük ev, önünde pirinç anahtar ve soldan sağa yükselen para kuleleri, yanda Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. Konut yenileme artışları TBK m. 344 uyarınca on iki aylık ortalama TÜFE ile sınırlıdır.
  2. Yüzde 25’lik geçici tavan (TBK geçici m. 1 ve 2), 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2024 (bu tarih dâhil) arasındaki yenilemelere uygulandı; bu tarihten sonraki hiçbir yenilemede uygulanmaz.
  3. Tavanı aşan artış, aşan kısım yönünden geçersizdir; kiracı yasal orandan ödemeyi sürdürür.
  4. Hukuka aykırı bir artışı reddetmek Türkiye’de asla tahliye sebebi olmaz.
  5. TBK m. 345 taraflara kirayı mahkemeye tespit ettirme hakkı verir, ama sonucun içinde bulunulan yılı bağlaması zamanlamaya bağlıdır.
  6. Beş yıldan sonra mahkeme kirayı rayiç değere çıkarabilir; beş yıl içinde TÜFE’yi aşamaz.
  7. Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence (depozito) üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342).

Türkiye’de konut kirasındaki artış kanunla sınırlandırılmıştır: Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 344. maddesi uyarınca, yenilenen kira dönemine ilişkin artış anlaşması, bir önceki kira yılında Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Geçici yüzde 25 tavanı 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2024 (bu tarih dâhil) arasında yenilenen konut kiralarına uygulandı; 2 Temmuz 2024’ten itibaren yenilemelerde yalnızca TÜFE kuralı geçerlidir ve beş yıldan sonra hâkim kirayı emsal kira bedellerini de gözeterek yeniden belirleyebilir. Güvence (depozito) üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m. 342) ve tavanı aşan artışı ödememek tahliye sebebi değildir.

Sözleşmede daha düşük bir artış oranı kararlaştırılmışsa düşük oran uygulanır; esas alınacak tavan her zaman ikisinden düşük olanıdır. Tavanı aşan bir artış talebi, aşan kısım yönünden hukuki sonuç doğurmaz.

Türkiye’de taşınmaz kirası, kiraya verenin getirisi ile kiracının istikrar ihtiyacını dengeleyen açık kanun hükümlerine tabidir. Yüksek enflasyonun yaşandığı yıllarda kira artışları, Türk medeni yargı pratiğinin en çok dava konusu edilen meselelerinden biri hâline geldi; hem yabancı malikler hem de yabancı kiracılar bu konuyu sıklıkla yanlış anlıyor. Aşağıda artışların nasıl hesaplandığı, hangi sınırların geçerli olduğu, kiranın mahkemece nasıl yeniden belirlenebileceği ve kiraya veren haddini aştığında kiracının neler yapabileceği ele alınıyor.

Temel kurallar Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun, “TBK”) içinde, başlıca 344. ve 345. maddelerde yer alır. Bu hükümler emredici niteliktedir: taraflar bunların aksini kararlaştıramaz ve bunu yapmaya çalışan bir sözleşme kaydı, kanuni tavanı aşan kısmı bakımından geçersizdir.

Terazinin bir kefesinde küçük bir ev, öteki kefesinde para kulesi, kol dengede; solda Türk çay takımı.
Kira, ev sahibi ile kiracı arasında kurulan bir dengedir.

Kiraya veren kirayı en fazla ne kadar artırabilir?

Konut kirası ilk kez kurulurken taraflar başlangıç kirasını serbestçe kararlaştırabilir. İlk bedel bakımından herhangi bir sınır yoktur. Sınırlar sonradan, yenileme anında devreye girer. Türkiye’de konut kira sözleşmesi, kiracı çıkmak için bildirimde bulunmadıkça art arda birer yıllık dönemler hâlinde kendiliğinden yenilenir ve kiraya veren, kirayı ancak her yenilemede, kanuni tavan içinde artırabilir.

TBK m. 344 uyarınca, yenilenen dönemdeki kira artışı, önceki kira yılına ilişkin on iki aylık ortalama Tüketici Fiyat Endeksi’ni (TÜFE) aşamaz. TÜFE, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından aylık olarak açıklanır ve tavanı belirleyen ölçüt, tek bir aya ilişkin yıllık manşet rakam değil, on iki aylık ortalamadır. Kısaca:

  • Sözleşme bir artış oranı belirleyebilir, ancak bu oran TÜFE tavanını geçemez.
  • Kararlaştırılan oran TÜFE’den düşükse, düşük olan sözleşmesel oran uygulanır.
  • Uygulanacak oran her zaman sözleşmedeki oran ile TÜFE ortalamasından düşük olanıdır.

Kiraya veren açısından: yıllık TÜFE artışını uygulamak için kiracının onayına ihtiyacınız yoktur; ancak bu oranı ne aşabilir ne de yılda birden fazla kez uygulayabilirsiniz. Kiracı açısından: sözleşmede ne yazarsa yazsın, artış talebi yalnızca tavan kadar geçerlidir.

Yüzde 25 kira artış sınırı hâlâ geçerli mi?

Kiralardaki keskin artış karşısında kiracıları korumak amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi konut kira artışları için yüzde 25’lik geçici bir tavanı TBK’ya geçici 1. madde olarak eklemiş (7409 sayılı Kanun, yürürlük 11 Haziran 2022), ardından geçici 2. madde ile uzatmıştır (7456 sayılı Kanun). Her iki hükme göre artış anlaşması, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerliydi; on iki aylık ortalama TÜFE değişim oranı yüzde yirmi beşin altında kalırsa TÜFE oranı uygulanıyordu. Aynı sınır, hâkimin m. 344/2 uyarınca vereceği kararlar bakımından da geçerliydi.

Bu düzenleme baştan itibaren olağanüstü bir tedbirdi, kalıcı bir kural değil. Yüzde 25’lik geçici tavan, 1 Temmuz 2024 (bu tarih dâhil) tarihine kadar yenilenen kira dönemlerine uygulanmıştır. 2 Temmuz 2024’ten itibaren yenilenen dönemlerde konut kira artışları yeniden TBK m. 344’teki olağan kurala, yani ayrı bir yüzde sınırı olmaksızın on iki aylık ortalama TÜFE tavanına tabidir. TBK’daki değişiklikler Resmî Gazete’de yayımlanır; belirli bir yenilemeye uygulanacak m. 344 metni buradan ve Kanun’un güncel metni üzerinden doğrulanabilir.

Buradan iki sonuç çıkar:

  • Yüzde 25 sınırı tarihe karışmıştır. 2 Temmuz 2024 tarihinde veya sonrasında gerçekleşen yenilemelerde yüzde 25 değil, TÜFE tavanı uygulanır.
  • Sınır yalnızca konut kiralarına ilişkindi. İşyeri (çatılı işyeri) kiraları hiçbir zaman yüzde 25 sınırına tabi olmamıştır.
Yenileme dönemiUygulanacak tavan (konut)
1 Ocak 2019 ile 10 Haziran 2022 arasıOn iki aylık ortalama TÜFE (7161 sayılı Kanun’la değişik TBK m. 344)
11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2024 arası (bu tarih dâhil)TÜFE ortalaması ile geçici yüzde 25 tavanından düşük olanı (TBK geçici m. 1 ve 2)
2 Temmuz 2024 ve sonrasıOn iki aylık ortalama TÜFE (TBK m. 344); yüzde 25 tavanı artık uygulanmaz

“Telafi” tuzağına dikkat edin. Yüzde 25 tavanının uygulandığı yıllarda kirası piyasanın gerisinde kalan bazı kiraya verenler, şimdi tek seferlik büyük bir düzeltme talep etmeye çalışıyor. Geriye dönük bir telafi zammının hukuki dayanağı yoktur, her yenileme yine o yılın TÜFE ortalaması ile sınırlıdır. Piyasa seviyesindeki bir kiraya ulaşmanın tek hukuki yolu, TBK m. 345 uyarınca mahkemece kira tespitidir.

Kiracı kira artışını kabul etmediği için tahliye edilebilir mi?

Kiraya veren, kirayı dönem ortasında veya tavanın üzerinde hukuka uygun biçimde artıramaz. Kiraya veren, yenileme tarihinden önce ya da TÜFE sınırının üzerinde bir artış bildirimi gönderirse, bu bildirim hukuka aykırı kısım yönünden geçersizdir. Kiracı yasal orandan ödemeyi sürdürür.

Önemle belirtmek gerekir ki, kiracı hukuka aykırı bir artışı ödemeyi reddettiği için tahliye edilemez, belirli süre dolmuş olsa dahi. Türk kira hukuku bu noktada kiracıyı koruyucu bir çizgi izler ve bu durum pek çok yabancı maliki şaşırtır. TBK m. 347 uyarınca kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak konut kirasını sona erdiremez: kiracı sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzamış sayılır. Kiraya veren ancak on yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Türkiye’de tahliye, kanunda sayılan belirli sebeplerden birini gerektirir; örneğin:

  • kiraya verenin (ya da yakın bir aile bireyinin) taşınmazı kullanmasına ilişkin gerçek ve zorunlu ihtiyacı (m. 350);
  • taşınmazda oturmayı imkânsız kılan yeniden inşa veya esaslı onarım (m. 350);
  • konuta ihtiyacı olan yeni malikin edinmesi; yeni malik edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirir ve altı ay sonra dava açabilir (m. 351); veya
  • kiracının tekrarlanan temerrüdü: bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması (m. 352).

Hukuka aykırı bir talebi reddetmek bu sebeplerden biri değildir. Kiracı daha önce fazla ödeme yapmışsa, fazla kısmı sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre geri isteyebilir ve bu tür talepler çoğu zaman bir kira tespit davasıyla birlikte ileri sürülür.

Kiraya veren en fazla ne kadar depozito isteyebilir?

TBK m. 342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.


Kira tespit davasında belirlenen bedel ne zamandan itibaren geçerli olur?

Taraflardan her biri kirayı mahkemeye tespit ettirebilir. TBK m. 345 uyarınca kira tespit davası her zaman açılabilir. Ancak davanın yeni kira dönemine etkisi zamanlamaya bağlıdır: mahkemece belirlenen bedel, dava yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmışsa ya da kiraya veren bu süre içinde kiracıya yazılı bir artış bildirimi yapıp davayı yeni dönemin sonuna kadar açmışsa, yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar. Sözleşmede yeni dönemde kira bedelinin artırılacağına ilişkin hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de o dönemin başından itibaren geçerli olur. Bu süreler kaçırılırsa yeni bedel ancak bir sonraki dönemden itibaren geçerli olur; bu, piyasanın altında bir kirayı düzeltmeye çalışan kiraya veren için pahalıya mal olan bir hatadır.

Hâkimin kirayı nasıl belirleyeceği, kira ilişkisinin süresine göre değişir:

  • İlk beş yıl içinde: anlaşma yoksa mahkeme, taşınmazın durumunu ve hakkaniyeti gözeterek adil bir kira belirler, ancak bu bedel TÜFE tavanının üzerine çıkamaz.
  • Beş yıldan sonra: mahkeme TÜFE’nin yanı sıra rayiç (piyasa) değerini de dikkate alabilir ve güncel koşulları yansıtmak üzere saf TÜFE oranının üzerinde bir bedel belirleyebilir.
  1. maddenin üçüncü fıkrası, hâkimin TÜFE’deki değişim oranını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini göz önünde tutarak bedeli hakkaniyete uygun biçimde belirlemesini ister; emsal kira bedelleri teknik bir soru olduğundan mahkeme, taşınmazı bölgedeki kiralarla karşılaştırması için 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesi uyarınca bilirkişi görüşü alır. Beş yıllık eşiğin bu kadar önemli olmasının sebebi budur: art arda uygulanan TÜFE tavanları nedeniyle piyasanın altında sıkışıp kalan kiraya verenin, kirayı nihayet yeniden hizalayabileceği andır, ama yalnızca mahkeme yoluyla, hiçbir zaman tek taraflı talep ile değil.

Pratik Adımlar ve Sık Yapılan Hatalar

Bugün bir konut yenilemesi için iki rakamı karşılaştırıp düşük olanı esas alın:

Terazi küçük bir evi para kulesine karşı tartıyor, terazinin dibinde kırmızı ciltli mahkeme kitabı duruyor.
Taraflar anlaşamazsa kira bedelini mahkeme belirler.
  • Önceki kira yılına ilişkin on iki aylık ortalama TÜFE; ve
  • Varsa sözleşmede kararlaştırılan artış oranı.

Bunlardan daha yükseğini uygulamak, kiraya vereni tespit davası ve fazla kısmın iadesi riskiyle karşı karşıya bırakır. Hesap kadar önemli olan bir başka nokta da uyuşmazlıkların çoğunu belirleyen birkaç pratik alışkanlıktır:

  • Kirayı banka üzerinden ödeyin ve tahsil edin. Açıklamasına “kira - [ay]” yazılmış bir havale, makbuza kıyasla daha güçlü bir delildir; ne ödendiğini ispatlamanın en pratik yolu banka kayıtlarıdır. Kiranın hangi hâllerde nakit yerine banka ya da PTT üzerinden ödenmesi gerektiğini vergi mevzuatı belirler; nakde güvenmeden önce yürürlükteki zorunluluğu kontrol edin.
  • Bildirimleri yazılı yapın. Belgelenmemiş bir artış bildirimi, ihtiyaç bildirimi ya da ödeme ihtarı mahkemede çoğu zaman değersizdir. Riskin haklı gösterdiği hâllerde noter kullanın.
  • Takvime dikkat edin. TBK m. 345 için yenilemeden en az 30 gün önceki süre ile tahliye sebeplerine ilişkin bildirim süreleri katıdır ve esneme kaldırmaz.
  • Kanunun güncel metnini esas alın. TBK’nın güncel (değişiklikler işlenmiş) metni, Cumhurbaşkanlığı’nın resmî mevzuat veri tabanı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır. İkincil özetlere güvenmek yerine yenileme tarihinde yürürlükte olan metni kontrol edin; internetteki pek çok kaynak yüzde 25 tavanı dönemini hâlâ yürürlükteki hukuk gibi aktarıyor.
  • Kilit değiştirmeye veya abonelik kesmeye başvurmayın. “Kendiliğinden hak alma” yoluyla tahliye Türkiye’de hukuka aykırıdır ve kiraya vereni hem hukuki hem cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabilir. Tek hukuki çıkış yolu mahkeme veya icra daireleridir.

Türkiye’de gayrimenkul satın alıp taşınmazını yurt dışından yöneten yabancı malikler için pratik çözüm çoğu zaman bir Türk avukatına verilecek vekâletnamedir: usulüne uygun düzenlenmiş (yurt dışında verildiyse apostilli) bir vekâletname; avukatın bildirimleri göndermesine, kirayı izlenen bir hesapta tahsil etmesine, TBK m. 345 uyarınca tespit davası açmasına ve gerektiğinde tahliye sürecini yürütmesine, malikin Türkiye’ye gelmesine gerek kalmadan, imkân verir. Vekâletnameyi uyuşmazlık başlamadan önce hazırlatmak, dava ortasında telaşla vekâlet çıkarmaya kıyasla genellikle daha kolaydır. Aynı daireyi turistlere kısa süreli kiralamak konut kirasından ayrı bir rejime tabidir ve ayrı bir izin belgesi gerektirir; bkz. turizm amaçlı kısa süreli kiralama izin belgesi ve oybirliği şartı.

Taşınmaza bağlı düzenli tek yük de kira değildir. Binanın aidatı kira sözleşmesiyle değil kat malikleri kurulunca belirlenir ve Borçlar Kanunu’na değil Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabidir; 2026’da getirilen yeniden değerleme oranı tavanının bir kira tavanı gibi işlememesinin sebebi de budur: bkz. aidat ve işletme projesi.

Kiraya veren, kira sözleşmesi “sona erdi” diye tahliye edemez. Yabancı malikler çoğu zaman kira süresinin bitmesinin kira ilişkisini de sonlandırdığını varsayar, oysa öyle değildir. Taşınmazı geri almayı, sürenin sona ermesine değil, gerçek bir kanuni sebebe ve onun bildirim sürelerine göre planlayın.

Riskin yüksek olduğu hâllerde, uzun süreli bir kira ilişkisi, ihtilaflı bir rayiç değer, yabancı para üzerinden bir kira ya da tahliye tehdidi, harekete geçmeden önce hesaplamayı ve bildirimi bir avukata inceletmek yerinde olur. Kira uyuşmazlıkları kesin tarihlere, usulüne uygun bildirime ve doğru hesaba dayanır; iyi belgelenmiş bir tutumu savunmak da daha kolaydır. Kiraya veren ya da kiracı olarak ihtilaflı bir artış veya olası bir tahliye ile karşı karşıyaysanız, bir tutum belirlemeden önce bir Türk avukatından hukuki destek alın.

Taşınmazı kullanan kişi kiracı değilse ve hiçbir ödeme yapmıyorsa, malikin başvuracağı yol kira hükümlerinin dışındadır ve müdahalenin men’i ve ecrimisil yazısında ele alınmaktadır.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri


İlgili Hizmet Alanları

Rakamlarla

TÜFE
On iki aylık ortalama, konut artışlarının tavanıdır
1 Tem 2024
Geçici yüzde 25 tavanının kapsadığı son yenileme tarihi
30 gün
TBK m. 345 için yenileme öncesi dava süresi
5 yıl
Sonrasında mahkeme kirayı rayice çıkarabilir

Kira uyuşmazlığı nasıl çözülür

  1. Tavanı belirleyin

    On iki aylık ortalama TÜFE ile sözleşmede kararlaştırılan oranı karşılaştırın ve düşük olanı esas alın.

  2. Bildirimi yapın veya denetleyin

    Artış talebini yenilemeden önce yazılı olarak iletin, kiracıysanız, talebin yasal tavanı aşıp aşmadığını kontrol edin.

  3. 30 günlük süreyi izleyin

    Mahkemenin belirleyeceği bedelin mevcut döneme uygulanmasını istiyorsanız, kira tespit davasını yenilemeden en az 30 gün önce açın.

  4. Mahkemece tespit

    Hâkim adil kirayı belirler, ilk beş yılda TÜFE sınırı içinde, beş yıldan sonra rayiç değeri de gözeterek.

  5. Tahsil veya iade

    Belirlenen kirayı belgeli banka ödemeleriyle tahsil edin ya da fazla ödenen kısmı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyin.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye’de kiraya veren yıllık kirayı en fazla ne kadar artırabilir?

Konut kiralarında yenileme dönemindeki artış, önceki kira yılına ilişkin on iki aylık ortalama Tüketici Fiyat Endeksi’ni (TÜFE) aşamaz. Bu kural Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmede daha düşük bir oran kararlaştırılmışsa düşük oran uygulanır.

Kira artışındaki yüzde 25 sınırı hâlâ yürürlükte mi?

Hayır. Yüzde 25 tavanı, 7409 ve 7456 sayılı Kanunlarla Türk Borçlar Kanunu’na eklenen geçici 1. ve 2. maddelerden geliyordu ve 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2024 (bu tarih dâhil) arasında yenilenen konut kiralarına uygulandı. 2 Temmuz 2024’ten itibaren yenilenen dönemlerde artış yeniden yalnızca TBK m. 344’teki on iki aylık ortalama TÜFE ile sınırlıdır.

Kiraya veren yasal sınırın üzerinde bir artış talep ederse ne olur?

TÜFE tavanını aşan bir artış bildirimi, aşan kısım yönünden hukuken geçersizdir. Kiracı yasal orandan ödemeye devam eder; fazladan ödenen tutar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.

Kiracı, hukuka aykırı kira artışını kabul etmediği için tahliye edilebilir mi?

Hayır. Hukuka aykırı bir artışı ödememek, belirli süre dolmuş olsa bile tahliye sebebi değildir. Tahliye ancak Türk Borçlar Kanunu’nda sayılan belirli sebeplerden birinin bulunması hâlinde mümkündür.

Taraflardan biri kirayı mahkemeye tespit ettirebilir mi?

Evet. TBK m. 345 uyarınca kira tespit davası her zaman açılabilir. Mahkemenin belirlediği bedel, dava yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılmışsa ya da kiraya veren bu süre içinde kiracıya yazılı artış bildiriminde bulunup davayı yeni dönemin sonuna kadar açmışsa, yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar. Sözleşmede yeni dönemde artış yapılacağına ilişkin hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de o dönemin başından itibaren geçerlidir.

TÜFE tavanı yabancı para üzerinden düzenlenmiş kiralara da uygulanır mı?

TBK m. 344/4 uyarınca kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri ve TBK m. 138’deki aşırı ifa güçlüğü hükmü saklı kalmak üzere, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz; beş yıldan sonra hâkim, yabancı paranın değerindeki değişiklikleri de gözeterek m. 344/3’e göre bedeli belirler. Türkiye’de yerleşik kişiler arasındaki döviz kiraları ayrıca 1567 sayılı Kanun’a dayanan düzenlemeler bakımından sorun doğurduğundan, bu sözleşmeler herhangi bir artıştan önce ayrıca incelenmelidir.

Uyuşmazlık çıkarsa gerçekte ne ödediğimi nasıl ispatlarım?

Kirayı her zaman açıklama kısmına net bir ibare (örneğin ilgili ay ve “kira”) yazarak banka havalesiyle ödeyin. Banka kayıtları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi anlamında belgedir; düzenli havaleler, fiilen ödenen kiranın, ödeme tarihinin ve artırılmış bir bedelin ödenip ödenmediğini gösteren belgelerdir. Makbuzsuz nakit ödemeler ise kiracıyı çoğu zaman ne ödediğini ispatlayamaz hâle getirir.

Kiraya veren en fazla ne kadar depozito (güvence) isteyebilir?

TBK m. 342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence para ise kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırır; kıymetli evrak ise bir bankaya depo edilir. Kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmezse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Yeni kiracıyla yapılan sözleşmede TÜFE sınırı uygulanır mı?

Hayır. TBK m. 344 yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedelini sınırlar; yeni bir kiracıyla kurulan sözleşmenin başlangıç kirası serbestçe kararlaştırılır. TÜFE tavanı ilk yenilemeden itibaren, bir önceki kira yılının on iki aylık ortalamasına göre uygulanır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Ekim 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Bu konu ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası