Kanunda yazılı bir sıra, iş günü olarak ölçülen bir ödeme süresi ve dosyaların çoğunu belirleyen bir istisnalar dizisi var.
1 Ocak 2023’ten bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren bir pazaryeri, satıcının mağazasını dilediği anda kapatamaz. Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik m. 17/1, aracılık hizmetinin kısıtlanmasına, askıya alınmasına veya sonlandırılmasına yalnızca aracılık sözleşmesinde yer verilen nesnel ölçütler hâlinde izin verir. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Ek m. 1/2(e) ise sözleşmede hiçbir nesnel ölçüt yokken — ya da satıcının kamu kurumlarına veya adli mercilere başvurmuş olması gerekçesiyle — sıralamada geriye düşürmeyi, hizmeti kısıtlamayı, askıya almayı veya sonlandırmayı her durumda haksız ticari uygulama sayar.
Bloke edilen para ayrı ve daha katı bir hükme tabidir. Ek m. 1/2(a), satış bedelinin pazaryerinin tasarrufuna girdiği ve siparişin alıcıya ulaştığı tarihten itibaren ödemenin beş iş günü içinde eksiksiz yapılmasını arar. Bu yazı iki kuralı da, mağaza kararmadan önce izlenmesi gereken usulü ve dosyaların çoğunu belirleyen kısmı — her hükmün hemen ardından gelen istisnayı — sırasıyla ele alıyor.
Pazaryeri, Satıcı Hesabını Askıya Almadan Önce Ne Yapmak Zorunda?
6563 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik m. 17, daha önce platform politikası olan bir konuyu kanuni bir usule dönüştürmüştür. Yönetmelik m. 35 yürürlüğü kademelendirmiştir: m. 17 ile metnin büyük bölümü 1 Ocak 2023’te, dâhili iletişim sistemini düzenleyen m. 18 1 Temmuz 2023’te, veri taşınabilirliğine ilişkin m. 21 ise 1 Ocak 2024’te yürürlüğe girmiştir.
Pazaryeri önce, aracılık sözleşmesinde kısıtlamayı, askıya almayı veya sonlandırmayı gerektiren bir durum olarak tarif edilen hâli tespit etmek zorundadır. Ardından gerekçelerini açık ve anlaşılır biçimde belirterek satıcıdan açıklama talep eder ve bunun için en az üç iş günü süre verir (m. 17/2). Ancak açıklama yetersiz kalırsa ya da hiç sunulmazsa işlem yapabilir. Kararını, açıklamanın kendisine ulaşmasından itibaren yedi iş günü içinde, açıklama sunulmamışsa üç iş gününün sonunda bildirir (m. 17/3).
Bu düzenlemenin, satıcıların düzenli olarak gözden kaçırdığı iki sonucu vardır. Sonlandırma bir teklif değildir: m. 17/4 uyarınca aracılık sözleşmesi sonlandırma bildiriminin yapıldığı tarihte feshedilmiş sayılır. Kısıtlama, askıya alma veya sonlandırma yürürlükteyken satıcı yalnızca mevcut siparişlerine ilişkin işlemleri yürütebilir (m. 17/5) — yani teslim ve iade yükümlülükleri hesap dondurulduktan sonra da devam eder.
Geri dönüş yolu da düzenlenmiştir. Pazaryeri kısıtlama veya askıya alma kararını kaldırırsa ya da hizmetini sonlandırdığı satıcıyla yeniden sözleşme yaparsa, m. 17/6 satıcının daha önce eriştiği pazaryeri bilgilerine erişimini gecikmeksizin yeniden sağlamasını emreder.
Süreyi ortadan kaldıran istisna
Uyuşmazlıkların çoğu m. 17/7 üzerinde döner. Mevzuattan kaynaklanan sebeplerle veya kamu düzenini ilgilendiren, gecikmesinde sakınca bulunan ya da dolandırıcılık, veri ihlali veya diğer siber güvenlik risklerini içeren durumlarda aracılık hizmeti derhâl kısıtlanabilir, askıya alınabilir veya sonlandırılabilir. Bu hâlde de gerekçenin satıcıya gecikmeksizin bildirilmesi gerekir.
Bu nedenle bir askıya alma dosyasındaki ilk soru “bana üç gün verdiler mi” değil, “hangi bende dayanıyorlar” olmalıdır. Dolandırıcılık şüphesi ileri süren bir pazaryerinin takvim bakımından savunması vardır; sözleşmede nesnel ölçütün bulunması ve gerekçenin bildirilmesi yükümlülüğü bakımından ise yoktur.
| Aşama | Kanuni süre | Dayanak | Uygulamadaki anlamı |
|---|---|---|---|
| Satıcıdan açıklama talebi | En az 3 iş günü | Yön. m. 17/2 | Gerekçe açık ve anlaşılır olmalıdır; "kural ihlali" ibaresinden ibaret bir bildirim bu şartı karşılamaz |
| Açıklama sonrası karar | 7 iş günü içinde | Yön. m. 17/3 | Süre açıklamanın ulaşmasından işler; açıklama sunulmamışsa üç günün sonundan |
| Derhâl işlem | Önceden süre yok | Yön. m. 17/7 | Mevzuat, kamu düzeni, gecikmesinde sakınca, dolandırıcılık, veri ihlali, siber güvenlik riski — gerekçe yine gecikmeksizin bildirilir |
| Satış bedelinin ödenmesi | 5 iş günü | 6563 sayılı Kanun Ek m. 1/2(a) | Bedelin pazaryerinin tasarrufuna girmesi ile siparişin alıcıya ulaşması olaylarından sonra gerçekleşenin tarihinden itibaren |
| Sözleşme değişikliği bildirimi | 15 gün / 30 gün | Yön. m. 16/2 | Bedel artışı, yeni cezai şart, hizmetin kısıtlanması veya sonlandırılması hâllerinde 30 gün |
| Dâhili iletişim sisteminden yapılan başvurunun cevabı | 15 gün | Yön. m. 18/1 | Sonuç aynı sistemden bildirilir |
| Karşı-itiraz kabul edilirse yeniden yayım | 24 saat | Yön. m. 14/1 | Yalnızca haklılık sunulan belgelerden açıkça anlaşılıyorsa |
Hakediş Blokesi: Beş İş Günü ve Üç Kayıt
Ödeme kuralı, nakit akışı duran bir satıcı için kanundaki en işlevsel hükümdür; aynı zamanda kapsamı en çok abartılan hükümdür.
6563 sayılı Kanun Ek m. 1/2(a), satış bedelinin pazaryerinin tasarrufuna girdiği ve siparişin alıcıya ulaştığı tarihten itibaren satıcıya beş iş günü içinde eksiksiz ödeme yapılmamasını her durumda haksız sayar. Ek m. 1/3 bariz bir boşluğu kapatır: pazaryeriyle ekonomik bütünlük içindeki bir ödeme hizmeti sağlayıcısına yapılan ödemeler pazaryerine yapılmış sayılır. Yani parayı grup içindeki ödeme kuruluşunda tutmak süreyi durdurmaz.
Sürenin nereden işlemeye başladığını Yönetmelik m. 11/4(c) açıklar. Pazaryerinin ödeme hizmeti sağlayıcısıyla yaptığı üye iş yeri anlaşmasında bir bloke süresi öngörülmüşse ve pazaryeri maliyetine katlanarak fonu daha erken serbest kullanıma alıyorsa, bedel bloke süresinin sonunda tasarrufa girmiş sayılır; bloke süresi belirlenmemişse, fonun serbest kullanıma geçtiği gün esas alınır.
Kuralı sınırlayan üç kayıt vardır:
- Mahsup. m. 11/4(a) uyarınca pazaryeri, aracılık hizmetinden kaynaklanan muaccel alacaklarını ya da adli veya idari merci kararlarına istinaden satıcı adına yaptığı ödemeleri mahsup ederek ödeme yaparsa bedelin tamamı ödenmiş sayılır. Tartışma böylece alacağın gerçekten muaccel olup olmadığına ve bedelin sözleşmede bir dayanağı bulunup bulunmadığına kayar — Ek m. 1/2(d), hizmet verilmediği ya da hizmetin türü ile bedelin tutarı veya oranı aracılık sözleşmesinde belirtilmediği hâlde bedel alınmasını her durumda haksız sayar.
- Taksit. m. 11/4(b) uyarınca taksitli satışlarda yalnızca vadesi gelen taksidin ödenmesi, o taksit bakımından tam ödeme sayılır.
- Erteleme. m. 11/5, pazaryerinin hukuka aykırı faaliyetlerin önlenmesi ve mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi amaçlarla satıcıya yapacağı ödemeleri erteler veya askıya alması durumunda beş iş günü kuralının uygulanmayacağını açıkça yazar. Bir hakediş, dolandırıcılık incelemesiyle birlikte donduğunda platformun tutunduğu hüküm budur; satıcının ilk yazılı sorusunun da m. 11/5’e dayanılıp dayanılmadığı ve hangi gerekçeyle dayanıldığı olması bu yüzden gerekir.
Fikrî Mülkiyet Şikâyetiyle Ürünün Kaldırılması
Hesaba hiç dokunulmadan tek bir ilan da yayımdan kaldırılabilir. 6563 sayılı Kanun m. 9/3, hak sahibinin bilgi ve belgeye dayanan şikâyeti üzerine pazaryerini ürünü kaldırmakla ve durumu her iki tarafa bildirmekle; satıcının aksini gösteren bilgi ve belgeye dayanan itirazı üzerine ise ürünü yeniden yayımlamakla yükümlü tutar.
Yönetmelik m. 12-14 buna içerik ve saat koyar. Kaldırma, şikâyetin ulaşmasından itibaren kırk sekiz saati geçmemek üzere gecikmeksizin yapılır. İtirazda itiraz edenin kimlik bilgileri, gerekçesi ve ürünün orijinal olduğunu ispata elverişli belgeler bulunmalıdır: fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile satıcıdan geriye doğru hak sahibini ya da hak sahibinin verdiği yetkiyle ürünü piyasaya sunmuş kişileri gösteren sözleşme ve sair deliller. İtirazdaki haklılık bu belgelerden açıkça anlaşılıyorsa ürün, itiraz başvurusunun pazaryerine ulaşmasından itibaren en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlanır (m. 14/1). İtiraz kabul edildikten sonra pazaryeri, ihlali ispatlayıcı yeni belgeler sunulmadıkça aynı ürün ve aynı iddiaya ilişkin şikâyetleri işleme almaz (m. 14/2).
Sınır m. 14/3’te yazılıdır: pazaryerinin incelemesi yalnızca satıcıdan temin edilen bilgi ve belgelerle sınırlıdır. Pazaryeri bir yargı mercii değildir; orijinal ama evrakı zayıf olan ürün kaybeder. Ara tedarikçiden mal alan satıcıların bu zinciri ihtiyaç duymadan önce toplaması, ticari sözleşmeler alanında genel olarak geçerli olan aynı evrak disiplininin bir uzantısıdır. m. 14/4 ise tarafların genel hükümlere göre adli ve idari mercilere başvurma haklarını açıkça saklı tutar. Aynı usulün öbür ucu — hak sahibinin şikâyetinde nelerin bulunması gerektiği ve pazaryerinin her kanuni süre içinde ne yapmak zorunda olduğu — pazaryerinde taklit ürün bildirimi ve satıcının karşı itirazı yazısında anlatılmıştır; size karşı yapılan bir şikâyetin hangi yönden sakat olduğunu görmenin en kısa yolu odur.
Dosyayı Aracılık Sözleşmesi Belirler
Yönetmelik m. 15/1 aracılık sözleşmesinde bulunması zorunlu unsurları sayar ve her bir unsur satıcı için bir tutamaktır. Sözleşmede sunulan aracılık hizmetleri, hizmetin kısıtlanmasını, askıya alınmasını veya sonlandırılmasını gerektiren durumlar ile bunlara ilişkin süreçler, hizmet bedelleri ve bunların hangi şartlarda değişeceği, ürünlerin sıralanmasında ve tavsiye edilmesinde kullanılan parametreler ile ücretli sıralamanın etkisi, satıcıya yapılacak ödemenin süresi, dâhili iletişim sistemine ilişkin bilgi ve ilişki sona erdikten sonra satıcının verilerine erişimi yer almak zorundadır. m. 15/3 tek bir istisna getirir: arama sonuçlarının alıcı aleyhine manipülasyonuna yol açacak algoritmaların sözleşmede açıklanması gerekmez.
Değişiklikler m. 16/2’ye tabidir. Kural bildirimden itibaren on beş gündür; değişiklik satıcıdan teknik geliştirme gerektiriyorsa, komisyon oranlarını veya diğer hizmet bedellerini artırıyorsa, hizmeti kısıtlıyor, askıya alıyor ya da sonlandırıyorsa, yeni bir cezai şart getiriyorsa yahut hak ve menfaat dengesini bozacak sonuçlar doğuruyorsa süre otuz gündür. m. 16/3 satıcıya temiz bir çıkış kapısı bırakır: bu otuz günlük süre dolmadan dâhili iletişim sistemi üzerinden bildirimde bulunarak sözleşmeyi tazminatsız feshedebilir ve fesih bildirim tarihinden itibaren sonuç doğurur. İki sınır vardır — satıcının lehine olan değişikliklerde, bu durumun satıcıya bildirilmesi şartıyla on beş günlük süre uygulanmaz ve düzenleyici veya denetleyici otorite kararları nedeniyle zorunlu hâle gelen değişiklikler bu sürelerin tamamen dışındadır.
Yönetmelik’te 8 Mart 2025’te yapılan değişiklikle bir uygulama daha her durumda haksız sayılmıştır: belge ve kayıtlarla tespit edilebilen hâller dışında, dâhili iletişim sistemi üzerinden satıcıdan açıklama talep edilmeksizin cezai şart uygulanması (m. 11/2(ğ)). Dâhili iletişim sistemi, m. 4/1(ç)‘de pazaryerinin satıcılarla her türlü iletişimini kolay ve bedelsiz sağlamak üzere oluşturduğu sistem olarak tanımlanır; dolayısıyla yazışmanın oradan yürütülmesi bir tercih değil, ispat meselesidir.
Bunları üç genel hüküm destekler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 24, düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşme hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtları yazılmamış sayar; m. 25 genel işlem koşullarına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya durumunu ağırlaştırıcı hükümler konulmasını yasaklar; m. 23 ise açık ve anlaşılır olmayan ya da birden çok anlama gelen hükmü düzenleyenin aleyhine yorumlatır. Bu hükümler tüketiciyle sınırlı değildir; m. 20/1 genel işlem koşullarını tarafların sıfatına bakmaksızın tanımlar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 55/1(f) dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmayı bir haksız rekabet hâli sayar ve m. 56’daki talepleri açar: tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması, kusur varsa maddi tazminat ve hâkimin takdiriyle davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı. Aynı Kanun’un m. 1530/1 hükmü, aksine bir hüküm bulunmadıkça ticari hükümlerle yasaklanmış işlem ve şartların batıl olduğunu söyler; 6563 sayılı Kanun Ek m. 1/2(ç)‘nin açıkça yasakladığı tek taraflı değişiklik yetkisi saklayan kayıtların doğal yeri de burasıdır.
Tüketici hukuku bu noktada yardımcı olmaz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5, haksız şartları tüketiciyle akdedilen sözleşmeler bakımından kesin hükümsüz sayar; pazaryerinde satış yapan işletme ise tüketici değildir. Aksini varsayan satıcı zaman kaybeder. Buna karşılık tüketici hukuku satıcıyı diğer yönde, kendi alıcılarına karşı bağlar: ön bilgilendirmenin neleri içermesi gerektiğini Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği belirler ve bu düzenleme 1 Ocak 2026’dan geçerli olmak üzere değişmiştir — bkz. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği için satıcı kontrol listesi.
Bakanlık Şikâyeti Ne Sağlar, Ne Sağlamaz
Uyumu Ticaret Bakanlığı denetler. 6563 sayılı Kanun m. 11, Bakanlığa aracı hizmet sağlayıcıların faaliyetlerini düzenleme ve aracılık sözleşmesinde yer verilmesi zorunlu unsurları belirleme yetkisi verir; m. 12/7 ise idari para cezalarını verme yetkisini Bakanlığa bırakır ve bu yetkinin merkezde ilgili genel müdürlüğe, taşrada il müdürlüklerine devredilebileceğini düzenler.
Cezaları anlamlı kılan şey, haksız uygulamada bulunulan her satıcı için ayrı hesaplanmalarıdır. Tutarlar her takvim yılı Bakanlık tebliğiyle yeniden değerlenir; aşağıdaki rakamlar 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ uyarınca 2026 yılında uygulanan tutarlardır.
| Aykırılık | Hüküm | 2026 yılı cezası |
|---|---|---|
| Haksız ticari uygulama, genel hüküm | Ek m. 1/1 | Her satıcı için 28.620 – 286.206 TL |
| Hakedişin süresinde ödenmemesi | Ek m. 1/2(a) | Her satıcı için 28.620 TL'den az olmamak üzere, otuz güne kadar gecikmede ödenmeyen tutar kadar; otuz günü aşarsa bu tutarın iki katı |
| Kampanyalı satışa zorlama; tek taraflı fiyat değişikliği | Ek m. 1/2(b) | Her satıcı için 1.431.033 TL |
| Geçmişe yönelik veya tek taraflı değişiklik ya da buna imkân veren sözleşme hükmü | Ek m. 1/2(ç) | Her aykırılık için 28.620 – 286.206 TL |
| Hizmet verilmediği veya sözleşmede dayanağı olmadığı hâlde bedel alınması | Ek m. 1/2(d) | Haksız alınan bedelin on katı |
| Nesnel ölçüt yokken ya da kamu kurumlarına veya adli mercilere başvuru gerekçesiyle geriye düşürme, kısıtlama, askıya alma, sonlandırma | Ek m. 1/2(e) | Her satıcı için 858.620 TL |
m. 12/4, aykırılığın verilen sürede sonlandırılmaması ya da cezanın tebliğinden itibaren bir yıl içinde tekrarlanması hâlinde önceki cezanın iki katının uygulanmasını; m. 12/5 ise fiilin Bakanlığı yanıltmaya yönelik iş ve işlemlerle gerçekleştirilmesi hâlinde cezaların on katına çıkarılmasını öngörür.
Bütün bunların yapmadığı tek şey, satıcının hesabına para geçirmektir. Ceza Hazine’ye ödenir. 6563 sayılı Kanun’da, ceza kesildi diye pazaryerini mağazayı yeniden açmaya ya da hakedişi serbest bırakmaya zorlayan hiçbir hüküm yoktur; Kanun idari yaptırımı şikâyetçiye ait bir alacağa da dönüştürmez. Şikâyetin değeri oluşturduğu resmî kayıt ve yarattığı baskıdadır; para ile mağaza ise paralel yürütülen sözleşmesel yoldan gelir.
Hukuk Yolu
İlişki iki işletme arasındadır ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgilidir; bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4 anlamında ticari davadır ve m. 5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Belirli bir parasal sınırın altındaki ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır; bu sınır her yıl yeniden değerlenir.
Talep bir miktar paraya ilişkinse — ödenmeyen hakediş, kesinti nedeniyle uğranan zarar, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat — m. 5/A arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı hâline getirir; arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde, zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatarak süreci sonuçlandırır. Bu adımın planlanması, mahkeme kapısında fark edilecek bir formalite değil, ticari uyuşmazlık ve tahkim stratejisinin parçasıdır.
Esasa gelince, 6098 sayılı Kanun m. 112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinde ispat yükünü borçluya yükler: borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Ödeme günü sözleşmeyle birlikte belirlenmişse m. 117/2 uyarınca o günün geçmesiyle ihtara gerek olmaksızın temerrüt doğar; 3095 sayılı Kanun m. 2/2 ise arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı oran üzerinden temerrüt faizi istenmesine imkân verir. Askıya alma, ifayı pahalı hâle getirmenin ötesinde çekilmez kılmışsa m. 138 uyarlama; uyarlama mümkün değilse sürekli edimli sözleşmelerde geçmişe etkili dönme yerine ileriye etkili fesih imkânı tanır — distribütörlük ve acentelik ilişkisinin sonlandırılmasını ele alan yazımızı okuyanlara tanıdık gelecek bir yapıdır.
Erken düşünülmesi gereken iki usul aracı vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400, hukuki yarar bulunması hâlinde dava açılmadan önce delil tespiti yapılmasına imkân verir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır. m. 389 ise mevcut durumdaki değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsızlaşacağı veyahut gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağı hâllerde ihtiyati tedbir kararı verilmesine olanak tanır. Ayrıca 6563 sayılı Kanun m. 11/3, hem pazaryerini hem satıcıyı iş ve işlemlerine ilişkin bilgi, belge, defter ve elektronik kayıtları işlem tarihinden itibaren on yıl saklamakla yükümlü tutar — hesap kapandıktan çok sonra da kullanılabilecek bir belge talebi dayanağı.
Ufuktaki bir gelişme dengeleri değiştirecektir. Anayasa Mahkemesi, aracı hizmet sağlayıcıyı satıcının sunduğu içerikten doğan hukuka aykırılıklardan sorumlu tutmayan 6563 sayılı Kanun m. 9/1 hükmünü tüketici sözleşmeleri yönünden iptal etmiştir; iptal 2 Mart 2027’de yürürlüğe girecektir. Tüketiciye karşı doğrudan sorumlulukla karşılaşacak pazaryerlerinin satıcılarını daha sıkı denetlemesi beklenir, daha esnek değil. Yukarıda anlatılan evrak disiplini bunun cevabıdır ve askıya alma gerçekleşmeden önce kurulması, sonrasında kurulmasından her zaman daha ucuzdur.