Aidat ve İşletme Projesi: 7579 sayılı Kanun’la Gelen Tavan Yalnız Geçici İşletme Projesine Uygulanır

7579 sayılı Kanunla gelen yeniden değerleme tavanı, kat malikleri kurulunun onayladığı işletme projesi bedeline değil, mevcut proje yürürlükteyken yapılan geçici işletme projesinin bedeline ilişkindir.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 9 Eylül 2026 · 12 dk okuma
Gravür: apartman binasının yanında kırmızı bir çubuğun altında kalan kısa bir para kulesi ve çubuk olmadan yükselen çok daha uzun bir para kulesi.

Ana noktalar

  1. 7 Mayıs 2026 tarihli ve 7579 sayılı Kanun, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35, 37 ve 70. maddelerini 22 Mayıs 2026 tarihinden itibaren değiştirmiştir.
  2. Değişik 37. maddenin birinci fıkrası açıkça şunu söylüyor: işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır; yönetici geçici işletme projesini ancak kabul edilmiş bir proje yoksa yapar ve bu proje en geç üç ay içinde kurulda onaylanıncaya kadar geçerlidir.
  3. 37. maddeye eklenen son fıkra, mevcut bir işletme projesi varsa GEÇİCİ işletme projesi için öngörülen bedeli, yürürlükteki proje bedelinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranından fazla artırılmaması kaydıyla sınırlar. Genel kurulun onayladığı bedele ilişkin bir tavan getirmez.
  4. Her kat malikinin payı 20. maddeye göre belirlenir: kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine eşit olarak; sigorta, ortak yer bakım-onarımı ve yönetici aylığı gibi giderlere arsa payı oranında — kat malikleri aralarında başka türlü anlaşmadıkça.
  5. Ödemede geciken kat maliki 20. maddenin ikinci fıkrası uyarınca aylık yüzde beş gecikme tazminatı öder (oran doğrudan Kanunda yazılıdır); kesinleşen işletme projesi İcra ve İflâs Kanunu’nun 68. maddesinin birinci fıkrasındaki belgelerden sayılır ve kurul kararının iptali 33. maddedeki bir aylık, her hâlde altı aylık süreye tabidir — karar yok hükmünde ya da mutlak butlanla sakatsa süre aranmaz.

Türk apartman ve sitelerinde aidat — kanunun diliyle ortak gider ve avans — işletme projesi adı verilen yıllık bir bütçeyle belirlenir. 22 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7579 sayılı Kanun, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35, 37 ve 70. maddelerini değiştirdi ve yıllık yeniden değerleme oranına bağlı bir tavan getirdi. Tavan, kamuoyunda dolaşan özetlerin ima ettiğinden dardır: 37. maddeye eklenen son fıkranın lafzına göre tavan, geçici işletme projesi için öngörülen bedele ilişkindir ve yalnızca ortada yürürlükte bir işletme projesi varsa işler. Kat malikleri genel kurulunun o yılın olağan projesi olarak onayladığı bedel bu rakama bağlı değildir. Ayrım, sonrasındaki tartışmaların çoğunu belirliyor: rakamı kim koyar, hangi ölçüte göre koyar ve buna itiraz eden kat maliki elinde ne bulur. Aşağıdaki her şey Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki konsolide kanun metnine dayanıyor ve gayrimenkul hukuku çalışma alanımızın kapsadığı daha geniş çerçevenin bir parçasıdır.

Solda kırmızı bir plakanın altında kalan kısa bir para kulesi, sağda iki boş sandalyeli yuvarlak bir masa ve masanın üstünde duran para kulesi.
Sınır geçici bütçe için geçerlidir, kat maliklerinin onayladığı bütçe için değil.

7579 sayılı Kanun neyi değiştirdi

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun üç maddesine dokunuldu; üçü de 22 Mayıs 2026’dan itibaren yürürlükte. Değişiklikler kısa ve her biri, mevcut düzeni yeniden kurmaktan çok yetkiyi ya da ölçütü yerinden oynatıyor.

HükümÖnceki durum22 Mayıs 2026’dan itibaren
m. 35/(d) — yöneticinin avans toplama görevi“Avans olarak münasip miktarda paranın toplanması” ve bu avans harcanıp bitince kalan işler için tekrar avans toplanması“İşletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanması”
m. 37/1 — projeyi kim onaylarMetin yöneticinin proje yapması ekseninde kurulmuştu“İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır.” Yönetici geçici projeyi ancak kurulca kabul edilmiş proje yoksa yapar; bu proje en geç üç ay içinde kurulda onaylanıncaya kadar geçerlidir
m. 37/2-(c) — projenin içeriği—“Her kat malikinin 20. maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı” gösterilir
m. 37 — son fıkra (ek)Kanunda bir ölçüt yoktuMevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlükteki proje bedelinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer m. 298 uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenir
m. 70 — toplu yapı yönetim planıDeğişiklik için temsil edilen bağımsız bölümlerin beşte dördüDeğişiklik için üçte iki; ayrıca yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz

Konsolide metnin yüzünde görünen bir nokta daha var: 37. maddenin bildirime ilişkin fıkrasındaki bir cümle aynı değişiklik hükmüyle yürürlükten kaldırılmış, fıkranın birinci cümlesi ise projenin en geç üç ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınması gereğini içerecek şekilde genişletilmiştir. Yöneticinin taslağını bağlayıcı bir bütçeye çeviren mekanizma artık sürenin geçmesinden değil, toplanan bir kuruldan geçiyor.

İşletme projesini kim, ne zaman onaylar

Değişik 37. maddenin birinci fıkrası iki hamlede okunuyor. Önce: işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır. Sonra: kat malikleri kurulunca kabul edilmiş bir işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kurulda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar.

İkinci fıkra, böyle bir projede nelerin gösterileceğini sayıyor: anagayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmin edilen gelir ve gider tutarları; tüm giderlerden her kat malikine 20. maddedeki esaslara göre düşecek tahmini miktar; ve 2026’da eklenen lafızla, her kat malikinin yine aynı esaslara göre vermesi gereken avans tutarı. Bağımsız bölüm başına tek bir aylık rakam olarak duyurulan, arkasında gelir-gider tahmini bulunmayan ve 20. maddedeki anahtarların uygulandığı görülmeyen bir “proje”, hükmün aradığını karşılamaz.

Üçüncü fıkra bildirimi düzenliyor: proje kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara imzaları karşılığında ya da taahhütlü mektupla bildirilir. Bu lafız, bağımsız bölümün kirada olduğu hâllerde önem taşıyor; çünkü fiilen yararlananı da usulüne uygun muhatap hâline getiriyor. Yönetici tarafında ise 35. maddenin (d) bendi artık her takvim yılının ilk ayı içinde — ya da yönetim planında belirtilen zamanda — işletme projesi onaylanıncaya kadar avans toplanmasını öngörüyor; bu, süresiz bir toplama yetkisinden çok kurulun kararına uzanan bir köprü olarak okunuyor. 35. maddenin girişindeki kayıt da gözden kaçmamalı: yöneticinin görevleri yönetim planında belirtilir ve kanundaki liste yönetim planında aksine hüküm olmadıkça uygulanır.

Anagayrimenkulün sekiz veya daha fazla bağımsız bölümü varsa yönetici atanması zorunludur (m. 34/2); yönetici, kat maliklerinin hem sayı hem arsa payı çoğunluğuyla atanır. 34. maddedeki şartlar bulunmasına rağmen yönetici atanmamışsa, 35. maddenin son fıkrası uyarınca birinci fıkrada sayılan işlerden kat malikleri müştereken sorumludur.

Yeniden değerleme tavanı gerçekte neyi sınırlıyor

Tartışmanın merkezindeki cümle, 37. maddeye eklenen son fıkradır. Dikkatli okunduğunda içinde üç koşul barındırıyor.

Yalnızca mevcut bir işletme projesi varsa uygulanır. Fıkra bu kayıtla açılıyor. Hiç proje kabul etmemiş bir binada, endekslenecek yürürlükte bir bedel bulunmadığından fıkranın işleyeceği bir zemin de yoktur.

Sınırladığı, geçici projedir; onaylanan proje değil. Sınırlanan tutar, “geçici işletme projesi için öngörülen bedel”dir. Kat malikleri kurulunun 37. maddenin birinci fıkrasına dayanan onay kararı fıkrada hiç anılmıyor. Pratik sonuç, yöneticinin kurul toplanmadan önceki ara dönemde talep edebileceği tutara bir sınır getirilmesidir — yani kat maliklerinin denetiminin en zayıf olduğu döneme.

Ölçüt vergi mevzuatındaki yeniden değerleme oranıdır. Fıkra artışı, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen orana, takvim yılı başından geçerli olmak üzere bağlıyor. Mükerrer 298. maddenin (B) fıkrası bu oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre endekste meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olarak tanımlıyor ve Resmî Gazete’de ilan edileceğini söylüyor; maddenin (C) fıkrası gereğince metindeki toptan eşya fiyatları genel endeksi ibaresi üretici fiyatları genel endeksi olarak uygulanır. Oran her yıl kasım ayında bir Vergi Usul Kanunu genel tebliğiyle yayımlanıyor — 2025 için yüzde 25,49, 2024 için yüzde 43,93, 2023 için yüzde 58,46 olarak ilan edildi. Dolayısıyla bir yılın geçici projesine uygulanacak oran, bir önceki kasımda ilan edilen orandır ve ikinci elden bir kaynaktan değil, o yılın genel tebliğinden alınmalıdır.

Hesabın nasıl işlediğini görmek için basit bir kurgu yeterli: yürürlükteki işletme projesi bağımsız bölüm başına aylık 3.000 TL öngörüyorsa ve o yıl için ilan edilmiş yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 ise, yeni bir proje kurulda onaylanıncaya kadar yöneticinin yapacağı geçici projede öngörülebilecek üst sınır 3.764,70 TL’dir. Bu, kurulun aynı yıl için onaylayabileceği bedelin tavanı değildir; yalnızca kurul toplanmadan önceki ara dönem için öngörülen bedelin tavanıdır. Oranı doğru yıldan almak da önemli: fıkra, bedeli “bir önceki yıla ilişkin olarak” tespit ve ilan edilen orana bağlıyor ve artışı takvim yılı başından geçerli kılıyor.

Fıkranın yapmadığı şey, kurulun neye karar verebileceğini belirlemektir. Binanın gerçek giderleri — asansör yenilemesi, ısıtma dönüşümü, hasar sonrası yeniden fiyatlanan sigorta primi — endeksin üzerinde arttığında izlenecek yol, kurulda onaylanan bir işletme projesidir; geçici bir rakam değil. Yönetim planına yazılmış bir artış formülünün yeni fıkra karşısında ayakta kalıp kalmayacağı ise kanunda çözülmüş değil ve henüz uygulamada sınanmadı; 70. maddenin “yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz” diyen açık ifadesi karşısında daha güvenli okuma, plan hükümlerinin değişik metnin üzerinde değil, ona karşı okunmasıdır.

Her kat malikinin payı nasıl hesaplanır

  1. maddenin birinci fıkrası “aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça” kaydıyla açılıyor ve ardından iki ayrı dağıtım anahtarı kuruyor.
Gider kalemiDağıtım anahtarıDayanak
Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri — ve bunlar için toplanacak avansKat malikleri arasında eşit olarakm. 20/1-(a)
Sigorta primleri; bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri; yönetici aylığı gibi diğer giderler; ortak tesislerin işletme giderleri — ve bunlar için toplanacak avansHer kat malikinin kendi arsa payı oranındam. 20/1-(b)
Bir kat malikinin veya onun bağımsız bölümünden faydalanan kişinin kusurlu hareketinden doğan giderlerÖdeyenler tarafından kusurlu kişiden istenirm. 20/3

Aynı fıkranın (c) bendi bilinen kaçış yollarını kapatıyor: kat maliki, ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek ya da bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya ihtiyacı bulunmadığını ileri sürmek suretiyle gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Kanuni düzende zemin kattaki bağımsız bölümün maliki de asansör giderine katılır; bunu değiştirmek fıkranın giriş cümlesindeki anlaşmayı gerektirir, tek taraflı bir kararı değil.

Ödenmeyen aidatın tahsili

  1. maddenin ikinci fıkrası, yöneticiye ve aynı ölçüde her bir kat malikine; yönetim planına, Kanuna ve genel hükümlere göre dava açma ve icra takibi yapma yetkisi veriyor. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki, ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Bu oranı Kanun kendisi koyar; kurula ya da yönetim planına gecikme tazminatı için ayrı bir oran seçme imkânı tanıyan bir hüküm yoktur, çünkü birinci fıkradaki anlaşma serbestisi yalnızca giderlerin kat malikleri arasında nasıl paylaştırılacağıyla sınırlıdır.
Kırmızı bir zarf oklu bir yol boyunca apartman kapısına ilerliyor, yanında küçük bir para kulesi duruyor.
Ödenmeyen aidatın tahsili için izlenen yol.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası ayrı bir kalem daha kuruyor: kat maliklerinden birinin ya da onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu hareketiyle doğan giderler, bu gideri ödeyenler tarafından kusurlu kişiden istenebilir. Ortak yerde meydana gelen bir hasarın onarımı, dağıtım anahtarına göre bütün kat maliklerine bölünmek yerine bu yolla kusurluya yüklenebilir; ancak bunun için kusurun ve zararın ayrıca ortaya konması gerekir, işletme projesine bir satır yazılması yetmez.

Biçim olarak sıradan bir para alacağı olan bu talebe olağandışı bir güç kazandıran üç mekanizma daha var.

İcra takibindeki avantaj. 37. madde, kesinleşen işletme projelerinin veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararlarının, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılacağını düzenliyor. Bu, icra mahkemesi önünde itirazın kesin kaldırılması yolunu açıyor; yol, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde kullanılabilir ve aynı fıkra, bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamayacağını ekler. İkinci fıkra ise borçlunun itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edememesi hâlinde mahkemenin itirazın kaldırılmasına karar vereceğini söylüyor. Alacaklı bunun yerine itirazın iptali davası açarsa, aynı Kanun’un 67. maddesinin ikinci fıkrası, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi hâlinde borçlunun, alacaklının talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edileceğini düzenler. Takibin genel işleyişi Türkiye’de alacak tahsili ve icra rehberimizde ele alınıyor.

Kiracının ve fiilen yararlananın sorumluluğu. 22. maddenin birinci fıkrasına göre kiracı, sükna hakkı sahibi veya bağımsız bölümden herhangi bir suretle devamlı biçimde faydalanan kişi, kat malikinin gider ve avans payından ve gecikme tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Kiraya verenlerin ve kiracıların en sık gözden kaçırdığı cümle hemen ardından geliyor: kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlıdır ve yaptığı ödeme kira borcundan düşülür. Bu kayıt, Türkiye’de kira mevzuatı yazımızda incelenen kurallarla doğrudan etkileşiyor. Ülkede bulunmayan bir mâlik bakımından bu kural, yokluğunda işlemeye devam eden daha geniş bir ödev kümesinin yanında durur: kiraya verme izni, vergi kaydı ve geçerli bir vekâletname üzerinden işlem yapabilme kapasitesi. Bu küme yurt dışındaki malikler için taşınmaz uyum sayfamızda toplanıyor.

Kanuni ipotek ve öncelik. Borç bu yollarla da alınamazsa, 22. maddenin ikinci fıkrası, varsa yöneticinin yoksa kat maliklerinden birinin yazılı istemiyle, mahkemece tespit edilen borç tutarı için borçlu kat malikinin bağımsız bölümü üzerine diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek tescil edilmesine imkân veriyor. Üçüncü fıkra ise kat maliklerinin bu alacaklarının öncelikli olduğunu söylüyor.

İşletme projesine ya da kurul kararına itiraz

  1. madde, kat malikleri kurulu kararlarının bütün kat maliklerini, onların külli ve cüzi haleflerini, yönetici ve denetçileri bağladığını düzenliyor. Bir rakamı yerinde bulmamak, o rakamı ödememenin savunması değildir; hukuki yol iptal davasıdır ve kısa sürelere tabidir.

  2. maddenin birinci fıkrası bu süreleri sayıyor. Toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat maliki için karar tarihinden başlayarak bir ay. Toplantıya katılmayan kat maliki için kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay. Dava, anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesinde açılır. İstisna aynı cümlede yer alıyor ve uygulamada asıl önemli olan da bu: kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Sakatlığın nitelendirilmesinin bu kadar önem taşımasının nedeni budur — gecikme tazminatını yasal oranın üzerine çıkaran bir karar süre sınırının dışında kalırken, aynı toplantıda alınan olağan kararlar bir aylık süre geçtiği için ayakta kalabilmektedir.

Esasa girmeden önce toplantının şekil şartlarını denetlemek de yerinde olur. 29. madde, önemli bir sebebin çıkması hâlinde yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinin üçte birinin istemi üzerine, toplantı için istenen tarihten en az on beş gün önce yapılacak ve toplantı sebebi de bildirilen bir çağrı ya da taahhütlü mektupla her zaman toplanılabileceğini; birinci toplantı ile ikinci toplantı arasında en az yedi gün bulunması gerektiğini söylüyor. 30. madde, kurulun kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası ile toplanacağını ve oy çokluğu ile karar vereceğini; ilk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantının en geç on beş gün sonra yapılacağını ve kararların katılanların salt çoğunluğu ile alınacağını düzenliyor.

Yurt dışındaki kat malikleri için pratik notlar

Türkiye dışında yaşayan bir kat maliki için risk, çoğu zaman aidatın tutarı değildir. Risk, 33. maddedeki bir aylık sürenin, kimsenin bakmadığı bir adresteki tebligatın üzerinde işlemesidir. Bunun büyük bölümünü üç alışkanlık karşılıyor.

Yönetimde geçerli bir tebligat adresi bulundurun ve projenin 37. maddenin üçüncü fıkrasına göre bildirildiği tarihi sürelerin başlangıcı olarak kabul edin. Her yıl yalnızca ödenecek rakamı değil; onaylı işletme projesini, onay kararını ve 20. maddeye göre yapılmış dökümü isteyin — hatayı görünür kılan dökümdür. Bağımsız bölüm kiradaysa şunu unutmayın: 37. maddenin üçüncü fıkrası bildirimin bağımsız bölümden fiilen yararlanana yapılmasına imkân veriyor ve 22. madde bu kişiyi kira miktarıyla sınırlı olarak sorumlu tutuyor; dolayısıyla kira sözleşmesindeki muhatapla yönetim yazışmalarındaki muhatabın aynı kişi olması gerekir.

Kurul kararlarının kişiye değil bağımsız bölüme bağlandığını da hesaba katın: 32. maddenin ikinci fıkrası, kararların kat maliklerinin külli ve cüzi haleflerini de bağladığını söylüyor. Bağımsız bölümü devraldığınızda, devirden önce alınmış ve süresinde iptal edilmemiş kararlar sizin için de bağlayıcı hâle gelir.

Satın alma aşamasında da aidat borçlarını sormak yerinde olur; çünkü 22. maddenin ikinci fıkrasına göre tescil edilen kanuni ipotek, borcu doğuran kişiye değil bağımsız bölüme bağlanır. Devir öncesi inceleme sırası yabancı olarak Türkiye’de gayrimenkul almak rehberimizde anlatılıyor. Toplu yapılarda listeye yönetim planının kendisini de ekleyin: 70. madde artık değişiklik için temsil edilen bağımsız bölümlerin beşte dördü yerine üçte ikisini arıyor ve yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanmayacağını söylüyor — önceki kurala göre satın almış kat maliklerinin beklediğinden daha düşük bir değişiklik eşiği.

Rakamlarla

22 Mayıs 2026
7579 sayılı Kanun’un 35, 37 ve 70. maddeler bakımından yürürlük tarihi
3 ay
İşletme projesinin genel kurulda onaylanması için azami süre (m. 37)
Aylık %5
Ödenmeyen gider ve avans payına yasal gecikme tazminatı (m. 20/2)
8 bağımsız bölüm
Bu sayı ve üzerinde yönetici atanması zorunludur (m. 34/2)

Tartışmalı bir aidat kalemi nasıl ele alınır

  1. Yürürlükte bir işletme projesi olup olmadığını belirleyin

    2026 tavanı yalnızca mevcut bir proje yürürlükteyken işler. Yöneticiden onaylı projeyi, onay kararını ve bildirim tarihini isteyin.

  2. Bedelin nasıl kurulduğuna bakın

    37. maddenin ikinci fıkrası bir yıllık tahmini gelir-gideri, her kat malikinin 20. maddeye göre düşen payını ve ödenecek avansı arar. Dökümü olmayan tek kalem bir rakam hükmü karşılamaz.

  3. İki dağıtım anahtarını ayırın

    Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderleri eşit; sigorta, ortak yer işleri ve yönetici aylığı arsa payı oranında — kat malikleri başka türlü anlaşmadıkça.

  4. İptal sürelerini takviminize işleyin

    Aykırı oy kullanan katılımcı için karar tarihinden bir ay, katılmayan için öğrenmeden bir ay, her hâlde karar tarihinden altı ay; kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz olduğu hâlde süre yok.

  5. Ödemeyi kesmek yerine ihtirazi kayıtla ödeyin

    Ödememek aylık yüzde beş gecikme tazminatını ve icra takibini tetikler; 20. maddenin (c) bendi ise ödememenin olağan gerekçelerini kapatır. Hukuki durumu koruyan yol, kararı dava etmektir.

Sıkça sorulan sorular

2026 değişikliği, aidatımın yeniden değerleme oranından fazla artamayacağı anlamına mı geliyor?

Kanunun lafzı bunu söylemiyor. Tavan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37. maddesine 7579 sayılı Kanun’la eklenen son fıkrada yer alıyor ve mevcut bir işletme projesi yürürlükteyken yapılacak GEÇİCİ işletme projesi için öngörülen bedele bağlanıyor. Bu durumda geçici projenin bedeli, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin, takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenir. Fıkra, kat malikleri kurulunun olağan bir işletme projesinde onayladığı bedel hakkında hiçbir şey söylemiyor; 37. maddenin birinci fıkrası ise bu onayı doğrudan genel kurula bırakıyor.

İşletme projesi nedir, kim hazırlar?

İşletme projesi, anagayrimenkulün bir yıllık tahmini gelir-gider tablosudur. 37. maddenin ikinci fıkrası, projede bir yıllık yönetimde tahmin edilen gelir ve gider tutarlarının, tüm giderlerden her kat malikine 20. maddedeki esaslara göre düşecek tahmini miktarın ve — 2026’da eklenen lafızla — her kat malikinin yine 20. maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarının gösterilmesini arıyor. Değişik birinci fıkraya göre proje kat malikleri genel kurulunda onaylanır. Yönetici, kurulca kabul edilmiş bir proje yoksa gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar; bu proje, en geç üç ay içinde kurulda onaylanıncaya kadar geçerlidir.

Aidat payım nasıl hesaplanır?

20. maddenin birinci fıkrası iki ayrı dağıtım anahtarı kuruyor ve bunları kat malikleri aralarında başka türlü anlaşmadıkça uyguluyor. Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa kat malikleri eşit olarak katılır. Sigorta primlerine, bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderlerine, yönetici aylığı gibi diğer giderlere, ortak tesislerin işletme giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa ise her kat maliki kendi arsa payı oranında katılır. Aynı fıkranın (c) bendi, kat malikinin kullanma hakkından vazgeçmek veya ihtiyacı olmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamayacağını ekliyor.

Kat maliki aidatı hiç ödemezse ne olur?

20. maddenin ikinci fıkrası, diğer kat maliklerinden her birine ve yöneticiye; yönetim planına, Kanuna ve genel hükümlere göre dava açma ve icra takibi yapma yetkisi veriyor. Gider veya avans payının tamamını ödemeyen kat maliki, ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı öder. 22. madde kiracıyı ve bağımsız bölümden devamlı biçimde faydalananı müteselsilen sorumlu tutar; ancak aynı fıkra kiracının sorumluluğunu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlar ve kiracının yaptığı ödeme kira borcundan düşülür. Borç bu yolla da alınamazsa 22. maddenin ikinci fıkrası, mahkemece tespit edilen borç için bağımsız bölüm üzerinde diğer kat malikleri lehine kanuni ipotek tesciline imkân tanır.

İşletme projesinin İcra ve İflâs Kanunu m. 68/1 belgesi sayılması ne işe yarar?

Önemi, borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde ortaya çıkar. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37. maddesi, kesinleşen işletme projelerinin veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararlarının, İcra ve İflâs Kanunu’nun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılacağını düzenliyor. Anılan fıkra, takibi böyle bir belgeye dayanan alacaklıya, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteme hakkı veriyor ve bu süre içinde istenmezse yeniden ilâmsız takip yapılamayacağını ekliyor. İkinci fıkraya göre borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.

Kat malikleri kurulu gecikme tazminatını aylık yüzde beşin üzerinde belirleyebilir mi?

Yüzde beş oranı doğrudan 20. maddenin ikinci fıkrasında yazılıdır ve Kanunda, kat malikleri kuruluna ya da yönetim planına gecikme tazminatı için başka bir oran belirleme yetkisi veren bir hüküm yoktur; 20. maddenin birinci fıkrasındaki “aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça” kaydı yalnızca giderlerin paylaşımına ilişkindir. Daha yüksek oran belirleyen bir kararın yok hükmünde mi sayılacağı yoksa iptale mi tabi olacağını mahkeme somut olayda değerlendirir ve bunun usulî bir sonucu vardır: 33. madde uyarınca yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayılan kararlarda süre koşulu aranmazken, diğer kararlar bir aylık ve her hâlde altı aylık süre geçtikten sonra ayakta kalır. Bu nedenle daha yüksek bir oranla karşılaşan kat maliki için güvenli yol, kararın yok hükmünde olduğuna güvenmek yerine 33. maddedeki süre içinde dava açmaktır.

Yurt dışında yaşıyorum ve bina hesaplarını yılda bir kez görüyorum; hangi sürelere dikkat etmeliyim?

Süreler kısa. 33. maddenin birinci fıkrasına göre toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıya katılmayan kat maliki ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde sulh mahkemesinde iptal davası açabilir. Süre koşulu yalnızca kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı hâllerde aranmaz. 29. madde diğer taraftan bir takvim veriyor: önemli bir sebep çıktığında yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinin üçte birinin istemi üzerine, toplantı için istenen tarihten en az on beş gün önce yapılacak bildirimle her zaman toplanılabilir ve birinci toplantı ile ikinci toplantı arasında en az yedi gün bulunur. Türkiye’de geçerli bir tebligat adresi ya da tebligatı alabilecek bir temsilci bulundurmak, bu sürelerin işletilebilmesinin ön şartıdır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası