İnşaat Ayıpları: Konut Alıcısının Ayıptan Doğan Hakları ve Süreler

Ayıplı yapı ticari bir pazarlık konusu değil, kanunla çizilmiş bir sorumluluk rejimidir: satıcı ayıbı bilmese bile sorumludur, yapılar için mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yıllık özel zamanaşımı işler (ağır kusurda yirmi yıl) ve konut alan tüketici 6502 sayılı Kanun'la ikinci bir koruma katmanı elde eder.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 28 Temmuz 2026 · Güncelleme 14 Eylül 2026 · 7 dk okuma
Gravür: kiremit çatılı bir evin duvarında kırmızı bir çatlak, önünde büyüteç ve kum saati, yanda Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. Satıcı, herhangi bir surette bildirdiği niteliklerden ve satılanın değerini ya da beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ve ekonomik ayıplardan varlığını bilmese bile sorumludur (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219).
  2. Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 244/3); m. 231'deki genel iki yıllık süre burada uygulanmaz. Eser sözleşmesinde aynı süreler teslimden işler (m. 478).
  3. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tüketici satışları için gün sayısıyla ifade edilmiş bir ihbar süresi yoktur. Gözden geçirme ve uygun sürede bildirme külfeti TBK m. 223 (satış) ve m. 474 (eser) hükümlerinden gelir.
  4. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda tüketici hukukundaki zamanaşımı teslimden beş yıldır; ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz (6502 sayılı Kanun m. 12/1 ve 12/3). Onarım veya değiştirme talebi konutta altmış iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır (m. 11/4).
  5. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m. 3 uyarınca yapı denetim zincirinin sorumluluğu yapı kullanma izninden itibaren taşıyıcı sistemde on beş yıl, taşıyıcı olmayan kısımlarda iki yıl sürer.

Türkiye’de satıcı, sattığı şeydeki ayıplardan varlığını bilmese bile ve herhangi bir surette bildirdiği her nitelikten sorumludur (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219). Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılda, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar (m. 244/3); genel iki yıllık süre burada işlemez. Alıcı tüketiciyse ve taşınmaz konut ya da tatil amaçlıysa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ikinci bir katman ekler: dört seçimlik hak, ilk altı ay için alıcı lehine karine ve ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse hiç işlemeyen bir beş yıllık süre. Aşağıdaki açıklamalar Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere dayanır.

Duvarında kırmızı bir çatlak bulunan kiremit çatılı evin önünde iki ayrı yazısız sözleşme destesi ve bir dolma kalem.
İlk soru şudur: satış sözleşmesi mi, eser sözleşmesi mi?

Ne ayıp sayılır?

TBK m. 219 iki ölçütü birlikte işletir: vaat edilenden sapma, yani satıcının herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin bulunmaması, ve taşınmazın nesnel olarak taşıması gerekenin yokluğu, yani kullanım amacı bakımından değeri ya da beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplar. Sorumluluk kusura değil, kanuna dayanır. 6502 sayılı Kanun m. 8/2 ticari açıdan önemli bir halka ekler: ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan mal da ayıplıdır. Dairelerin görsel üzerinden, havuz, bahçe ve otopark vaadiyle satıldığı bir piyasada bu hüküm broşürü sözleşme içeriğine dönüştürür.

Satış mı, eser sözleşmesi mi?

Nitelendirme hem hakları hem süreleri değiştirir. Tamamlanmış bir daire ya da bedeli satıcıya ödenerek bitirilmiş bir bağımsız bölüm alan kişi satış hükümlerine tabidir ve m. 227 dört seçimlik hak tanır: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, aşırı masraf gerektirmiyorsa masrafları satıcıya ait olmak üzere onarım ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme; genel hükümlere göre tazminat saklıdır. Aynı maddenin devamı iki dengeleyici kural içerir: satıcı ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve zararın tamamını gidererek seçimlik hakların kullanılmasını önleyebilir; dönme durumun haklı göstermediği bir hâlde seçilmişse hâkim onarım veya bedel indirimine karar verebilir.

İnşaat yaptıran kişi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki arsa sahibi de dâhil, m. 470 ve devamındaki eser sözleşmesi hükümlerine tabidir; m. 475 yalnızca üç hak tanır: dönme, bedel indirimi ve onarım. Dönme iki kez sınırlanmıştır: yalnızca eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplıysa kullanılabilir ve eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa hiç kullanılamaz. Yapılarda bu, dönme kapısını kapatır ve mücadeleyi bedel indirimi, onarım ve tazminata taşır. Tüketici hukuku her iki hâlde de uygulanır: 6502 sayılı Kanun m. 3/1-l, eser sözleşmesini tüketici işlemi tanımının içine açıkça almıştır.

İhbar külfeti ve “30 gün” efsanesi

TBK m. 223 alıcıya, satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirme ve ayıbı uygun bir süre içinde bildirme yükümü yükler; iki adımdan birinin ihmali satılanın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur. TBK m. 474 aynı külfeti eser sözleşmesinde iş sahibine yükler. Ancak 6502 sayılı Kanun’da tüketici satışları için gün sayısıyla ifade edilmiş bir ihbar süresi yoktur; m. 8 ilâ 12 böyle bir kural tanımaz ve sık tekrarlanan “30 gün” yürürlükten kalkmış 4077 sayılı Kanun’a aittir. Uygun süre bir rakam değil, nesnel bir değerlendirmedir; dolayısıyla güvenli yol her iki hâlde de aynıdır: ayıp fark edilir edilmez noter aracılığıyla yazılı ihbar. Tacirler arasındaki satışta ise 6102 sayılı Kanun’un iki ve sekiz günlük süreleri devreye girer; o rejim tacirler arası ayıp ihbarı rehberinde ayrıca ele alınmıştır.

Duvarı çatlak bir evden yükleniciye doğru giden kırmızı bir zarf ve yanında duran bir kum saati.
Ayıp fark edildiğinde yükleniciye süresi içinde bildirilmelidir.

İki kural alıcı lehine işler. TBK m. 225, ağır kusurlu satıcının ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulmasını engeller ve aynı hükmü satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplara da uygular; m. 221 ise satıcı ayıplı devirde ağır kusurluysa sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her anlaşmayı kesin hükümsüz sayar. Gizli ayıplar ayrı bir kurala tabidir ve inşaat uyuşmazlıklarına hâkimdir, çünkü taşıyıcı sistem, su yalıtımı ve gömülü tesisat sorunları teslimde görünmez: m. 223/2 kabul karinesini olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıpta uygulamaz ve ayıbın anlaşıldığı anda hemen bildirilmesini ister; m. 477 ise yükleniciyi eserin kabulüyle sorumluluktan kurtarır, ancak kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar bunun dışındadır.

Teslim tutanağını çekincesiz imzalamak örtülü kabul olarak okunabilir. Eksik listesi kapanmadan teslim almak zorundaysanız, tutanağı eksikleri tek tek sayan açık bir yazılı çekinceyle imzalayın.

Süreler ve tüketici hukukunun eklediği

Satışta genel süre devirden itibaren iki yıldır (m. 231/1), ancak yapılar bunu devre dışı bırakır: m. 244/3 mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yıl, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yıl öngörür. TBK m. 478 eser sözleşmesinde paralel süreleri teslimden işletir: taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusurunda yirmi yıl. Tüketici hukukunda 6502 sayılı Kanun m. 12/1 konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda teslimden itibaren beş yıl tanır; m. 12/3 ise en güçlü kuralı taşır: ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Tüketici hukuku ispat yükünü de kaydırır. 6502 sayılı Kanun m. 10/1, teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunu kabul eder ve malın ayıplı olmadığını ispat yükünü satıcıya yükler; karine yalnızca malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Onarım veya değiştirme talebi konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda altmış iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır, taşınırlardaki otuz iş günü değil; aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarına dönebilir (m. 11/4). Seçimlik hakla birlikte TBK hükümlerine göre tazminat da istenebilir (m. 11/6) ve onarım ile değiştirme bakımından üretici ve ithalatçı satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur (m. 11/2).

Deprem yönetmeliği ve yapı denetimi evrak zinciri

Yapı ruhsatının tarihi teknik yönetmeliği belirler: 18 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 1 Ocak 2019’da yürürlüğe girmiş ve 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik’i yürürlükten kaldırmıştır; daha önce ruhsat almış her yapı eski yönetmeliğe göre tasarlanmıştır. Yapı denetim dosyasını, laboratuvar raporlarını, zemin ve temel etüdünü ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’a 10 Haziran 2022 tarihli 7410 sayılı Kanun’la eklenen bina kimlik sertifikasını da isteyin. Kanunun m. 1’i bazı yapıları denetim kapsamının tamamen dışında tutar; bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar bunlardandır. 7 Mayıs 2026 tarihli 7579 sayılı Kanun ise zemin ve temel etüt kuruluşlarını Bakanlık izin belgesine ve denetimine bağlayan ek bir madde eklemiştir; uygulamaya Bakanlıkça belirlenecek pilot ilde başlanacaktır. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 30 tamamlanan yapının kullanılabilmesi için yapı kullanma izni arasa da, aynı madde bu iznin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağını açıkça söyler. İskân, yapısal sağlamlık belgesi değildir.

Aynı dosya çoğu zaman yapı kullanma izninin hiç alınıp alınmadığını da gösterir; bunun sonuçları iskânı olmayan konutta hangi işlemlerin yapılamayacağı rehberinde ele alınmıştır.

Kim sorumlu ve dava nereye gider?

Satıcı satış hükümlerine göre sorumludur; kendi payından daire satan proje sahibi de buna dâhildir. Yüklenici eser sözleşmesine göre, inşaatı yaptırana karşı sorumludur. Sözleşme bağının dışında kanuni bir yol vardır: 4708 sayılı Kanun m. 3, yapı denetim kuruluşlarını, denetçi mimar ve mühendisleri, proje müelliflerini, laboratuvar görevlilerini ve yapı müteahhidini, yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmasından doğan yapı hasarından dolayı yapı sahibine ve ilgili idareye karşı kusurları oranında sorumlu tutar; süre yapı kullanma izninden itibaren taşıyıcı sistemde on beş yıl, taşıyıcı olmayan kısımlarda iki yıldır. 3194 sayılı Kanun m. 28 fenni mesuller, yapı müteahhidi ve şantiye şefi için aynı yönü gösterir. Ortak yerler bakımından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 35/g, anagayrimenkulü ilgilendiren bir sürenin geçmesine veya bir hakkın kaybına meydan vermeyecek tedbirleri yöneticinin görevleri arasına koyar; bu, tek bir alıcıyı apartmana bağımlı kılmaz: her kat maliki kendi sözleşmesine dayanabilir ve ortak yerdeki ayıp için arsa payına düşen kısmı talep edebilir.

2026 yılı için değeri 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıkları tüketici hakem heyetine gider; bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvurulamaz. Sınırın üzerinde m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir ve bu görevin bir üst parasal sınırı yoktur. Tüketicinin açtığı dava harçtan muaftır ve tüketicinin yerleşim yerinde de açılabilir. Arabuluculuk dava şartıdır (m. 73/A); ancak taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar açıkça dışlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400 ise dava açılmadan önce delil tespiti imkânı verir; henüz dava yoksa talep esas mahkemesinden ya da keşif yapılacak taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenir (m. 401). Onarım altında kaybolmak üzere olan bir ayıp için doğal ilk adım budur.

İnşaat ayıbı önce nitelendirme, sonra süre, sonra ispat sorunudur. Alıcıya davayı çoğu zaman sessizlik kaybettirir: teslimi çekincesiz kabul etmek, noter ihbarı yerine e-postaya güvenmek, delil boya altında kaybolana kadar beklemek. Müteahhide karşı tüketici mahkemesinde dava ve yabancı olarak Türkiye’de gayrimenkul almak rehberlerine, gayrimenkul yatırımını koruma rehberine ve gayrimenkul hukuku sayfamıza da bakabilirsiniz.


İlgili Hizmet Alanları

Rakamlarla

5 yıl
Yapı ayıbından doğan davalarda mülkiyetin geçmesinden itibaren zamanaşımı (TBK m. 244/3)
20 yıl
Satıcının veya yüklenicinin ağır kusuru hâlinde zamanaşımı
60 iş günü
Konutta onarım veya değiştirme talebinin yerine getirilme süresi (6502 s.K. m. 11/4)
15 yıl
Taşıyıcı sistem için yapı denetim zincirinin sorumluluk süresi (4708 s.K. m. 3)

İnşaat ayıbını fark eden alıcı ne yapar

  1. Önce ayıbı belgeleyin

    Tarihi belli fotoğraf çekin; sözleşmeyi, satış broşürünü ve teknik şartnameyi, teslim tutanağını ve tüm yazışmaları saklayın. Reklamda vaat edilen özellikler 6502 sayılı Kanun m. 8 uyarınca borcun parçasıdır.

  2. Uygulanacak rejimi belirleyin

    Tamamlanmış bir daire mi aldınız (satış), yoksa inşaat mı yaptırdınız (eser)? m. 3/1-k anlamında tüketici misiniz? Hem haklar hem süreler bu cevaba bağlıdır.

  3. Noter aracılığıyla ihbar çekin

    Resmî ihbar, ayıbın öğrenilme tarihini ve içeriğini sabitler, m. 223 ve m. 474'teki uygun süre tartışmasını kapatır ve hangi seçimlik hakkı kullandığınızı kayda geçirir.

  4. Delili güvence altına alın

    6100 sayılı HMK m. 400, hukuki yarar varsa dava açılmadan önce keşif veya bilirkişi incelemesi yoluyla delil tespiti istenmesine imkân verir; TBK m. 474/2 eser sözleşmesinde her iki tarafa gideri kendisine ait olmak üzere bilirkişi raporu aldırma hakkı tanır.

  5. Mercii seçin

    Yıllık parasal sınırın altında tüketici hakem heyeti; üstünde, arabuluculuk dava şartı olduğu hâllerde arabuluculuktan sonra tüketici mahkemesi. Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıkların arabuluculuk şartından muaf olduğunu unutmayın.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de inşaat ayıplarında satıcı ve müteahhit ne kadar süreyle sorumludur?

Hangi rejimin uygulandığına bağlıdır. Satış sözleşmesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 244/3, bir yapının ayıplı olmasından doğan davaların mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını söyler; bu, m. 231'deki genel iki yıllık süreyi devre dışı bırakan özel bir hükümdür. Eser sözleşmesinde m. 478 teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl öngörür. Alıcı tüketiciyse ve taşınmaz konut veya tatil amaçlıysa 6502 sayılı Kanun m. 12 sorumluluğu teslimden itibaren beş yıl olarak belirler; ikinci el konutta bu süre üç yıldan az olamaz. Her dalda koruma aynı noktada genişler: m. 12/3, ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümlerinin hiç uygulanmayacağını söyler.

Ayıbı öğrendikten sonra satıcıya 30 gün içinde bildirmek zorunda mıyım?

6502 sayılı Kanun'da tüketici satışları için gün sayısıyla belirlenmiş bir ihbar süresi bulunmaz; sık tekrarlanan otuz günlük süre yürürlükten kalkmış 4077 sayılı Kanun'a aittir. Var olan yükümlülük genel külfettir: Türk Borçlar Kanunu m. 223 alıcıya, satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirme ve ayıbı uygun bir süre içinde satıcıya bildirme yükümü yükler; ihmal hâlinde satılan kabul edilmiş sayılır. TBK m. 474 aynı külfeti eser sözleşmesinde iş sahibine yükler. Uygun süre bir rakam değil, somut olaya göre yapılan nesnel bir değerlendirmedir. Bu yüzden güvenli yol her hâlde aynıdır: ayıp fark edilir edilmez noter aracılığıyla yazılı ihbar.

Bir dairede hukuken ne 'ayıp' sayılır?

İki ölçüt birlikte işler: vaat edilenden sapma ve taşınmazın nesnel olarak taşıması gereken niteliğin yokluğu. TBK m. 219'a göre satıcı, herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından ve kullanım amacı bakımından değerini ya da alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan, açıkça belirtildiği üzere bunları bilmese bile sorumludur. 6502 sayılı Kanun m. 8 ölçütü daha ayrıntılı tekrarlar ve ticari açıdan önemli bir nokta ekler: ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden birini taşımayan mal da ayıplıdır. Dairelerin görselden ve ortak alan vaadiyle satıldığı bir piyasada broşür, süslü söz değil sözleşmenin parçasıdır.

Teslimden yıllar sonra gizli bir ayıp buldum; artık geç mi?

Mutlaka değil. Gizli ayıbın kendi kuralı vardır. TBK m. 223/2, kabul edilmiş sayılma karinesinin olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda uygulanmayacağını açıkça söyler; böyle bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Eser sözleşmesindeki karşılığı m. 477'dir: eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur, ancak kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplardan sorumluluğu devam eder. Geriye zamanaşımı engeli kalır: taşınmaz yapılarda beş yıl, ağır kusurda yirmi yıl; tüketici hukukunda ise ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlendiği ispatlanırsa bu engel tamamen ortadan kalkar (m. 12/3).

Kime dava açmalıyım: satıcıya, müteahhide yoksa yapı denetim kuruluşuna mı?

Sözleşmeden başlayın. Tamamlanmış bir daire alan kişi, satıcı aynı zamanda projeyi geliştiren şirket olsa bile, satış hükümlerine göre satıcıya karşı dava açar. İnşaat yaptıran kişi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki arsa sahibi de dâhil, eser sözleşmesi hükümlerine göre yükleniciye karşı dava açar. Sözleşme bağının dışında ayrı bir kanuni yol vardır: 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m. 3, yapı denetim kuruluşlarını, denetçi mimar ve mühendisleri, proje müelliflerini, laboratuvar görevlilerini ve yapı müteahhidini, yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmasından doğan yapı hasarından dolayı yapı sahibine ve ilgili idareye karşı kusurları oranında sorumlu tutar. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 28 fenni mesuller, yapı müteahhidi ve şantiye şefi için aynı yönü gösterir.

Satın almadan önce binanın deprem ve yapı denetimi evrakını nasıl kontrol ederim?

Yalnızca gözle değil, belgeyle. Yapı ruhsatını ve tarihini isteyin; çünkü tarih, binanın hangi teknik yönetmeliğe göre tasarlandığını belirler: 18 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girmiş ve 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'i yürürlükten kaldırmıştır. Ardından 3194 sayılı Kanun m. 30'un aradığı yapı kullanma izin belgesini, zemin ve temel etüdünü, yapı denetim dosyasını ve laboratuvar raporlarını ve 4708 sayılı Kanun'a 10 Haziran 2022 tarihli 7410 sayılı Kanun'la eklenen bina kimlik sertifikasını isteyin. Bir uyarı: 4708 sayılı Kanun m. 1 bazı yapıları denetim kapsamı dışında bırakır; bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar bunlardandır ve onlar için dayanılacak bir denetim dosyası yoktur.

Sözleşmemin satış mı eser sözleşmesi mi olması fark yaratır mı?

Evet; hem seçimlik haklar hem süreler değişir. Satışta TBK m. 227 dört seçimlik hak tanır: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, aşırı masraf gerektirmiyorsa masrafları satıcıya ait olmak üzere onarım ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme; genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır. Eser sözleşmesinde m. 475 yalnızca üç hak tanır: dönme, bedel indirimi ve onarım. Dönme iki kez sınırlanmıştır: yalnızca eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşmeye aykırıysa kullanılabilir ve eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa hiç kullanılamaz. Uygulamada bu, yapılar için dönme kapısını kapatır ve uyuşmazlığı bedel indirimi, onarım ve tazminata taşır.

İnşaat ayıbından doğan dava Türkiye'de nerede açılır?

Alıcı tüketiciyse tüketici yargısında. 2026 yılı için değeri 186.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz. Sınırın üzerinde 6502 sayılı Kanun m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir ve bu görev herhangi bir üst parasal sınırla bağlı değildir. Tüketicilerin açtığı davalar 492 sayılı Harçlar Kanunu'ndaki harçlardan muaftır (m. 73/2), dava tüketicinin yerleşim yerinde de açılabilir (m. 73/5) ve basit yargılama usulüne tabidir (m. 73/4). m. 73/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır; ancak tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu şarttan açıkça dışlanmıştır. İlişki tüketici işlemi değilse genel mahkemeler görevlidir.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Eylül 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası