Bu rehber TTK m. 553'teki sorumluluk temelini, m. 555'teki talebi, giderlerin paylaştırılmasını, iflası, müteselsil sorumluluğu, genel kurul ibrasının etkisini, zamanaşımını, yetkili mahkemeyi ve dava açılmadan önceki arabuluculuk adımını anlatır.
1. Durum: Yöneticiler Şirkete Zarar Verir, Bedelini Azınlık Öder
Yabancı bir yatırımcı bir Türk şirketinde azınlık payına sahiptir. Yönetim kurulu ya da limited şirkette müdürler, bir varlığı değerinin altında satar, ilişkili bir işletmeyle şirketin başka türlü kabul etmeyeceği koşullarda sözleşme imzalar, alacakların zamanaşımına uğramasına göz yumar ya da kanunun kendilerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmez. Şirketin değeri düşer, yatırımcının payları da onunla birlikte değer kaybeder. Zarara yol açanlar aynı zamanda şirketi kontrol ettiğinden, şirketin kendisi onlara karşı dava açmayabilir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK, 6102 sayılı Kanun) bu duruma özel bir kuralla cevap verir. TTK m. 555/1 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Kapıyı açan aynı hüküm sınırını da çizer: pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir.
Common law sistemlerinden gelen okuyucular bunu derivative action olarak düşünebilir. TTK bu adı kullanmaz; m. 555 şirketin uğradığı zarardan ve bu zararı kimin isteyebileceğinden söz eder. Bu rehber Kanunun kendi ifadelerine bağlı kalır.
Anonim ve limited şirketler. Sorumluluk kuralları TTK’nın anonim şirketler kısmında yer alır; ancak TTK m. 644/1-a, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen m. 553’ü ve m. 554 ilâ 561’i limited şirketlere de uygular. Aşağıda anlatılan şirket zararına ilişkin talep, giderlerin paylaştırılması kuralı, iflas kuralı, müteselsil sorumluluk, ibra kuralları, zamanaşımı ve yetkili mahkeme bu nedenle anonim şirketteki pay sahibi kadar limited şirketteki azınlık ortağı için de geçerlidir.
Bu rehber sırasıyla şunları ele alır:
- m. 553’teki sorumluluk temeli ve m. 369’daki özen yükümlülüğü;
- şirketin zararı için kimin dava açabileceği ve paranın kime ödeneceği (m. 555/1);
- giderlerin paylaştırılması kuralı (m. 555/2);
- şirketin iflası (m. 556);
- birden çok sorumlu (m. 557);
- ibra kararı ve etkisi (m. 558, 409, 436 ve limited şirketler için 619);
- kuruluş ve sermaye artırımından doğan sorumluluklar (m. 559);
- zamanaşımı (m. 560);
- mahkeme, ticari dava kuralı ve dava şartı olarak arabuluculuk (m. 561, 4 ve 5/A);
- dava açmadan önceki pratik adımlar.
2. Sorumluluğun Temeli: Yükümlülüğün Kusurla İhlali (TTK m. 553)
Kim, kime karşı sorumludur. TTK m. 553/1 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Hükmün metninde böylece üç unsur görünür: kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülük, bu yükümlülüğün kusurla ihlali ve şirkete, pay sahiplerine ya da alacaklılara verilen bir zarar.
2012 değişikliği. m. 553/1’in ifadesi, Kanunun kabulünden kısa süre sonra değişti. 26 Haziran 2012 tarihli 6335 sayılı Kanun, fıkradaki kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça ibaresini metinden çıkardı ve “yükümlülüklerini” ibaresinden sonra gelmek üzere kusurlarıyla ibaresini ekledi. Yürürlükteki metin yukarıda aktarılan metindir. Dava dilekçesi bu metne dayanmalı ve dava edilen her kişi için dayandığı kusuru ortaya koymalıdır.
Yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğü. Anonim şirketler bakımından TTK m. 369/1, yönetim kurulunun davranışının ölçüleceği standardı belirtir: yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadır. Bir yönetim kurulu üyesine karşı açılan dava, hangi yükümlülüğün ihlal edildiğini, davranışın neden bu standardın gerisinde kaldığını ve zararın bundan nasıl doğduğunu açıklar.
Savunma olarak devir. Yönetim kurulları görev devreder ve m. 553 bunu düzenler. TTK m. 553/2 uyarınca kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmaz. Metindeki iki nokta davacı için önemlidir:
- devir kanuna dayanmalıdır; m. 553/2 “kanuna dayanarak” yapılan devirden söz eder;
- istisna, devralanın seçiminde gösterilen özene bağlıdır ve metin, makul derecede özen gösterilmediğinin ispat edilmesinden söz eder.
Kontrol dışındaki hususlar. TTK m. 553/3 uyarınca hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. Başka bir kişinin fiilinden doğan zarar için dava edilen yönetim kurulu üyesi bu fıkraya dayanabilir; davacı da o üyenin kontrolü içinde neyin bulunduğunu ele almak durumunda kalır.
Denetçiler. 6335 sayılı Kanunla değişik TTK m. 554 uyarınca şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını ve hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçiler, kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur. m. 554, m. 644/1-a’nın limited şirketlere uyguladığı hükümler arasındadır.
3. Şirketin Zararı İçin Kim Dava Açabilir ve Para Kime Ödenir (TTK m. 555/1)
m. 555/1 iki cümleden oluşur ve her cümle bir kural taşır.
Birinci cümle: iki davacı. Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Metin “her bir pay sahibi” der: hak, her pay sahibine ayrı ayrı aittir.
İkinci cümle: tek alacaklı. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. “Ancak” sözcüğü Kanunun kendi sözcüğüdür: metin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler der. m. 555’e dayanarak talepte bulunan pay sahibi bu nedenle mahkemeden ödemenin kendisine değil şirkete yapılmasına karar verilmesini ister. Pay sahibi bundan şirket aracılığıyla yararlanır: tazminat şirketin malvarlığına ödenir.
Pay sahibinin kendi zararı. m. 553/1, saydığı kişileri hem şirkete hem pay sahiplerine verdikleri zarardan sorumlu tutar. İfade, şirketin zararını pay sahiplerine verilen zarardan ayırır. Şirketin uğradığı zararı değil de kişisel olarak uğradığı bir zararı talep eden pay sahibi, m. 553/1’deki pay sahiplerine yapılan atfa dayanır; m. 555 şirketin zararı için yazılmıştır. Belirli bir zararın şirketin zararı mı yoksa pay sahibinin kendi zararı mı olduğu, mahkemenin somut olaya göre karar vereceği bir sorudur ve dava dilekçesi bu ikisinden hangisinin talep edildiğini açıkça belirtmelidir.
Dilekçede şirkete ödeme. m. 555/1 nedeniyle talep sonucu, şirkete ödeme olarak kurulmalıdır. Şirketin zararı için davacı pay sahibine ödeme yapılmasını isteyen bir talep, hükmün metninden ayrılır.
4. Giderleri Kim Karşılar? TTK m. 555/2’deki Hakkaniyet Kuralı
Şirketin zararı için dava açan pay sahibi davayı açmanın giderlerini üstlenirken hükmedilen tazminat şirkete ödenir. m. 555/2 bu dengesizliği ele alır, ancak bunu koşullara bağlar.
TTK m. 555/2 uyarınca pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında hakkaniyete göre paylaştırır.
Hüküm, mahkemenin giderleri paylaştırmasından önce iki şey arar:
- Haklılık. Hukuki ve maddi sebepler pay sahibinin açtığı davayı haklı göstermelidir. Pay sahibinin dava dilekçesi ve delilleri en başından bu göz önünde tutularak hazırlanmalıdır.
- Giderlerin davalıya yükletilememesi. Hakkaniyet kuralı, dava giderleriyle avukatlık ücretinin davalıya yükletilemediği hâllerde uygulanır.
Her iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme giderleri davacı pay sahibiyle şirket arasında hakkaniyete göre paylaştırır. Paylaştırmanın ölçüsü, mahkemenin değerlendireceği hakkaniyettir.
5. Şirket İflas Ederse (TTK m. 556)
İflas, talebi kimin kontrol ettiğini değiştirir.
Alacaklılar da davacılar arasına katılır. TTK m. 556/1 uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde, tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir. Ancak pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür.
İflas idaresi dava açmazsa. TTK m. 556/2 uyarınca iflas idaresi birinci fıkrada öngörülen davayı açmadığı takdirde, her pay sahibi veya şirket alacaklısı bu davayı açabilir. Hüküm, elde edilen hasılanın İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre dağıtılacağı sırayı da belirler:
- önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine;
- bakiye, sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine;
- artan, iflas masasına.
Şirketin istemlerinin devri. TTK m. 556/3 uyarınca şirketin istemlerinin devrine ilişkin İİK m. 245 hükmü saklıdır.
İflas hâlindeki bir şirketteki yabancı pay sahibi için m. 556’daki sıra önemlidir: talep önce iflas idaresince ileri sürülür; pay sahibinin kendi davası, iflas idaresi davayı açmazsa devreye girer.
6. Birden Çok Yönetici, Tek Zarar: Müteselsil Sorumluluk (TTK m. 557)
Bir zarara birden çok yönetim kurulu üyesi, yönetici veya denetçi yol açtığında, TTK sorumluluğun nasıl paylaşılacağını düzenler.
Yükletilebildiği ölçüde sorumluluk. TTK m. 557/1 uyarınca birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olması hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur. Her kişinin müteselsil sorumluluğu bu nedenle, kusura ve durumun gereklerine göre o kişiye şahsen yükletilebilen ölçüyle belirlenir.
Birlikte dava. TTK m. 557/2 uyarınca davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir. Birden çok üyeli bir yönetim kurulu, bir yönetici ve belki bir denetçiyle karşı karşıya kalan pay sahibi için bu, birkaç dava yerine tek dava olanağı sağlar.
Davalılar arasında başvuru. TTK m. 557/3 uyarınca birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir.
Pay sahibi dava hazırlığında her kişinin zarardaki rolünü belirlemelidir; çünkü m. 557/1 her kişinin sorumluluğunu o kişiye şahsen yükletilebilen ölçüye bağlar.
7. İbra Kararı: Dava Hakkını Kim Kaybeder (TTK m. 558, 409 ve 436)
Yöneticilere karşı bir davada belirleyici belgelerden biri, kimse dava açmayı düşünmeden önce alınmış bir genel kurul kararı olabilir: yönetim kurulunun ibrası.
İbra olağan bir gündem maddesidir. TTK m. 409/1 uyarınca anonim şirketin olağan genel kurulu her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde toplanır ve bu toplantıda müzakere edilip karara bağlanan konular arasında yönetim kurulu üyelerinin ibraları da vardır. İbra sorusu bu nedenle her faaliyet dönemi için olağan genel kurulun önüne gelir.
Kim oy kullanamaz. TTK m. 436/2 uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Limited şirketlerde TTK m. 619/1 uyarınca herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamaz.
İbra genel kurulca kaldırılamaz. TTK m. 558/1 uyarınca ibra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz; m. 445 hükmü saklıdır. TTK m. 445 uyarınca m. 446’da belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir.
İbranın etkisi. Merkezdeki hüküm TTK m. 558/2’dir. Genel kurulun sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak şu kişilerin dava hakkını kaldırır:
- şirket;
- ibraya olumlu oy veren pay sahipleri; ve
- ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahipleri.
Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. Kanunun fiili düşerdir. Aşağıda ele alınan m. 560 ise genel süre için başka bir fiil kullanır: zamanaşımına uğrar.
İfadeden üç pratik sonuç çıkar:
- Nasıl oy kullandığınız önemlidir. İbraya olumlu oy veren pay sahibi, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar için dava hakkını kaybeder. İbrayı desteklemeyen azınlık pay sahibi aleyhte oy kullanmalı ve bu oyun kanıtını saklamalıdır.
- Neyin açıklandığı önemlidir. m. 558/2, ibranın etkisini ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara bağlar. Toplantı tutanağı, yıllık faaliyet raporu ve toplantıya sunulan belgeler neyin açıklandığını gösterir; bunlar toplanmalıdır.
- Altı ay kuralı. Diğer pay sahipleri için dava hakkı ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer. İbraya olumlu oy vermemiş ve ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar için dava açmak isteyen pay sahibi süreyi bu tarihten hesaplamalıdır.
Tablo, m. 558/2’ye göre konumları özetler.
| İbra anındaki konum | İbra kararının etkisi (TTK m. 558/2) |
|---|---|
| Şirket | İbranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar için dava hakkı kalkar |
| İbraya olumlu oy veren pay sahibi | İbranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar için dava hakkı kalkar |
| İbra kararını bilerek payı iktisap etmiş pay sahibi | İbranın kapsadığı açıklanan maddi olaylar için dava hakkı kalkar |
| Diğer pay sahipleri (örneğin aleyhte oy verenler) | Dava hakkı ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer |
| Genel kurula açıklanmamış maddi olaylar | m. 558/2, ibranın etkisini ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara bağlar |
| Pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkili yöneticiler (anonim şirket) | Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlarda kendi paylarından doğan oy haklarını kullanamaz (m. 436/2) |
| Yönetime katılmış bulunanlar (limited şirket) | Müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz (m. 619/1) |
8. Kuruluş ve Sermaye Artırımından Doğan Sorumluluklar (TTK m. 559)
Ayrı bir kural, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımlarından doğan talepleri korur.
TTK m. 559 uyarınca kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.
Azınlık pay sahibi için m. 559’un iki işlevi vardır. Birincisi, dört yıllık süre içinde alınan bir ibra, kuruluş ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları kaldıramaz. İkincisi, dört yıldan sonra, sermayenin belirtilen oranını temsil eden azınlık, bu sorumluluklara ilişkin sulh ve ibranın genel kurulca onaylanmasını engelleyebilir.
9. Süreler: TTK m. 560 Uyarınca Zamanaşımı
Genel kural. TTK m. 560/1 uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı şu sürelerle zamanaşımına uğrar:
- davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl; ve
- her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl.
Daha uzun ceza zamanaşımı. Aynı fıkra, bu fiil cezayı gerektirip Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımının uygulanacağını ekler.
İbradan sonra iki saat. Bir ibra kararı alınmışsa, m. 558/2 uyarınca dava hakkı kalkanlar arasında olmayan pay sahibi iki süreyi birlikte izlemelidir: m. 558/2 uyarınca dava hakkının düştüğü altı aylık süre ve m. 560/1’deki zamanaşımı süreleri. İki hüküm farklı fiiller kullanır ve her tarih ayrı ayrı kaydedilmelidir.
Tarihlerin kaydı. İki yıllık süre, davacının hem zararı hem de sorumluyu öğrendiği tarihten işler. Pay sahibi her bilginin kendisine ne zaman ve nasıl ulaştığının kaydını tutmalıdır: genel kurul toplantısı, yıllık faaliyet raporu, bir mektup, teslim alınan bir belge.
10. Mahkeme, Ticari Dava Kuralı ve Dava Şartı Olarak Arabuluculuk (TTK m. 561, 4 ve 5/A)
Yetkili mahkeme. TTK m. 561 uyarınca sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. Yabancı pay sahibi için bu, şirketin merkezinin bulunduğu Türk şehrindeki asliye ticaret mahkemesini gösterir.
Ticari dava. TTK m. 4/1-a uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. m. 553 ve 555’e dayanan talep, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğar. TTK m. 5/1 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Dava öncesi arabuluculuk. 7155 sayılı Kanunla eklenen ve 7445 sayılı Kanunla değiştirilen TTK m. 5/A/1 uyarınca, Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şirketin zararının tazmini talebi bir miktar paraya ilişkin talep olduğundan, arabuluculuk adımı dava açılmadan önce tamamlanmalıdır.
Arabuluculuk takvimi. TTK m. 5/A/2 uyarınca arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk adımı ve süreler birbirine paralel işler. m. 558/2’deki altı aylık sürenin ya da m. 560/1’deki bir zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşmış pay sahibi, arabuluculuk başvurusunu bu tarihleri göz önünde tutarak planlamalıdır.
11. Yabancı Azınlık Pay Sahibi İçin Pratik Adımlar
Her şeyden önce delilleri toplayın:
- Elinizdeki ya da hukuka uygun olarak edinebileceğiniz şirket belgelerini toplayın: genel kurul çağrıları, gündemler ve tutanaklar, yıllık faaliyet raporu, finansal tablolar ve işlemi ya da ihmali gösteren yönetim kurulu kararları veya yazışmalar.
- Her kişiyi ve rolünü belirleyin. Yönetim kurulu üyelerini veya müdürleri, görev devredilen kişileri ve denetçiyi listeleyin. m. 557/1 her kişinin sorumluluğunu, kusuruna ve durumun gereklerine göre ona şahsen yükletilebilen ölçüye bağlar; m. 553/2 ve 553/3 ise devre ve kontrole dayanır.
- Yükümlülüğü ve ihlali ortaya koyun. Her kişiyi kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğe bağlayın ve kusuru açıklayın (m. 553/1); anonim şirket yönetim kurulu üyeleri için davranışı tedbirli bir yöneticinin özeni ve şirket menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetme yükümlülüğüyle ölçün (m. 369/1).
- Şirketin zararını kendi zararınızdan ayırın. m. 555 şirketin zararı için, şirkete ödeme öngörerek yazılmıştır; m. 553/1 ise pay sahiplerine verilen zarardan da söz eder.
Sonra ibra kararlarını kontrol edin:
- Fiillerin gerçekleştiği dönemlere ait her ibra kararını bulun ve tarihini not edin.
- Nasıl oy kullandığınızı, paylarınızı ne zaman ve nasıl edindiğinizi kontrol edin (m. 558/2).
- Dayandığınız maddi olaylar hakkında genel kurula neyin açıklandığını kontrol edin (m. 558/2).
- Kimin oy kullandığını kontrol edin. Anonim şirkette yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkili yöneticiler, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlarda kendi paylarından doğan oy haklarını kullanamaz (m. 436/2); limited şirkette yönetime katılmış bulunanlar müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz (m. 619/1). m. 445’e dayanan iptal davasının karar tarihinden itibaren işleyen kendi üç aylık süresi vardır.
- Kuruluş ve sermaye artırımına ilişkin hususları m. 559’daki dört yıl kuralına göre kontrol edin.
Sonra arabulucuya başvurun:
- Süreleri takvime işleyin: m. 558/2’deki altı aylık süre, m. 560/1’deki iki ve beş yıllık süreler ve varsa daha uzun ceza zamanaşımı.
- Dava açmadan önce arabulucuya başvurun; m. 5/A/1 tazminat gibi konusu bir miktar para olan ticari davalarda bunu dava şartı olarak arar. Altı haftalık süreyi ve en fazla iki haftalık olası uzatmayı hesaba katın (m. 5/A/2).
Son olarak davayı açın:
- Mahkemeyi seçin: şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi (m. 561).
- Şirkete ödeme isteyin (m. 555/1).
- Sorumlu gördüğünüz tüm kişileri davalı gösterin ve hâkimden aynı davada her davalının sorumluluğunu belirlemesini isteyin (m. 557/2).
- Davayı haklı gösteren hukuki ve maddi sebepleri ortaya koyun; bu, m. 555/2’deki gider paylaştırmasının ilk koşuludur.
m. 555’e dayanan talep, pay sahiplerinin kullanabileceği araçlardan biridir. Azınlık haklarına genel bakış için şirket ortaklık uyuşmazlıkları ve azınlık hakları rehberimize, kâr dağıtımı için azınlık pay sahibinin kâr payı hakkı rehberimize bakın.