Türkiye'de Personel İstihdamı: Yabancı İşverenler İçin Kapsamlı Rehber

Türkiye'de personel istihdam eden yabancı şirketler için eksiksiz rehber — sözleşmeler, çalışma süresi ve izin, fesih ve tazminatlar, iş güvencesi, zorunlu arabuluculuk ve SGK.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 14 Temmuz 2026 · 13 dk okuma
Gravür: fabrikanın önünde dosya klasörleri, kum saati ve para kuleleri, yanda Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. Türk iş hukukunun temeli 4857 sayılı İş Kanunu'dur; kapsam dışı görevler için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu devreye girer ve öngörülen asgari standartlar işçi aleyhine değiştirilemez.
  2. Kural belirsiz süreli sözleşmedir; belirli süreli sözleşme ancak objektif (esaslı) bir neden varsa geçerlidir ve esaslı neden olmaksızın yapılan zincirleme yenilemeler ilişkiyi baştan belirsiz süreliye dönüştürür.
  3. Haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir; bunun üzeri fazla çalışma sayılır, yüzde elli zamlı ödenir, işçinin onayını gerektirir ve yılda 270 saatle sınırlıdır.
  4. Her şeyi sözleşmenin nasıl sona erdiği belirler: kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı yalnızca hak doğuran bir fesihte ödenir; işçinin kusuruna dayalı haklı nedenle fesihte kıdem tazminatı ödenmez.
  5. 30 ve üzeri işçi çalıştıran işyerinde en az 6 aylık kıdemi olan işçi iş güvencesinden yararlanır ve ancak geçerli sebeple işten çıkarılabilir; aksi hâlde zorunlu arabuluculuk ve ardından mahkeme yoluyla işe iade isteyebilir.
  6. Parasal nitelikteki neredeyse her işçilik alacağı davadan önce zorunlu arabuluculuktan geçmek zorundadır; her işveren ilk günden itibaren SGK bildirim ve iş güvenliği yükümlülükleri taşır.

Türkiye’de personel istihdamı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun çizdiği ve sözleşmeyle işçi aleyhine aşağı çekilemeyen bir asgari haklar zemini üzerinde yürür: haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir, bunun üzerindeki çalışma yüzde elli zamlı ödenir ve yılda 270 saati aşamaz; 30 ve daha fazla işçi çalıştıran bir işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçi ise ancak geçerli bir sebeple işten çıkarılabilir. Maliyeti belirleyen kalem fesihtir. Kıdem tazminatı her tam hizmet yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır ve yasal tavanla sınırlıdır; bu tavan 2026’nın ikinci yarısında (1 Temmuz – 31 Aralık 2026) tam hizmet yılı başına 73.729,87 TL, yılın ilk yarısında (1 Ocak – 30 Haziran 2026) ise 64.948,77 TL’dir. 1 Ocak 2018’den bu yana parasal nitelikteki işçilik alacaklarının neredeyse tamamı, iş mahkemesi dosyayı esastan görüşmeden önce zorunlu arabuluculuktan geçmek zorundadır.

Yabancı bir şirket için Türkiye’de personel istihdamı, çoğu zaman sorunsuz ilerleyen bir pazara giriş sürecinin en çok tökezlediği noktadır. Kurallar yazılı, korumacı ve doğaçlamaya kapalıdır: asgari standartlardan pazarlıkla vazgeçilemez, iş güvencesi kapsamındaki fesih, işverenin ispatlaması gereken geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır ve neredeyse her uyuşmazlık, mahkeme dosyayı açmadan önce zorunlu bir arabuluculuk aşamasıyla başlar. Bu rehber, yabancı bir işverenin yola çıkabileceği ana kılavuzdur — yasal çerçeve, seçilecek sözleşme, çalışma süresi ve izin, feshin bütünü, iş güvencesi rejimi, arabuluculuk, sosyal güvenlik ve işyeri güvenliği — ve her başlığa daha derinlemesine giren uzman yazılara bağlantılar içerir.

Fabrikadan kurdeleli bir iş sözleşmesine oklu bir yol gidiyor, sözleşmenin ardında boş bir sandalye ve para kuleleri duruyor.
İşveren çalışanı iş sözleşmesiyle işe alır ve ücretini öder.

Yasal Çerçeve

Türkiye’de istihdam öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenir. Bu Kanun, sözleşmeyle aşağı çekilemeyecek bir haklar zeminini belirler; kıdem tazminatından vazgeçmeyi, fazla çalışmayı yasal oranın altında bir tavana bağlamayı ya da iş güvencesi korumasını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir hüküm basitçe geçersizdir ve işçi, imzaladığı metne bakılmaksızın korumayı elinde tutar. İşçinin İş Kanunu’nun kapsamı dışında kaldığı hâllerde — belirli üst düzey yöneticiler ve serbest meslek erbabı bunlar arasındadır — ilişkiye bunun yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) uygulanır.

İş Kanunu’nun yanında paralel olarak uygulanan başka kanunlar da vardır: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SGK çerçevesi) ve 2018’den bu yana arabuluculuğu işçilik davalarının büyük bölümünde dava şartı hâline getiren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu. Yabancı bir yatırımcı açısından, Batılı “istediğin zaman işten çıkarma” (at-will) anlayışı ile bu çerçeve arasındaki uçurum en pahalı hataların doğduğu yerdir; bu nedenle iş hukuku uygulamamız, uyumu tek bir imzalı belge olarak değil, ilk günden itibaren yerinde olması gereken bir bildirim ve kayıt yığını olarak ele alır.

Aynı çerçeve, bir taşeron tarafından çalıştırılan işçilerin ne zaman asıl işverenin işçisi sayılacağını da belirler; bu soru alt işveren muvazaası yazısında incelenmektedir.

Sözleşme Türünün Seçimi

Belirsiz süreli iş sözleşmesi kuraldır ve en güvenli başlangıç noktasıdır. Belirli süreli iş sözleşmesi ise ancak belirli bir süre için gerçek bir esaslı neden bulunması hâlinde — tanımlı bir proje, mevsimlik talep ya da belirli bir geçici ihtiyaç gibi — geçerlidir. Tuzak yenilemededir: yeni bir esaslı neden olmadan belirli süreli sözleşmeleri zincirlemek, ilişkiyi kanun gereği belirsiz süreliye dönüştürür ve işçi feshe karşı tam korumadan yararlanmaya başlar. Bir yıl ve daha uzun süreli belirli süreli sözleşmelerde ve bazı hükümlerde yazılı şekil zorunludur.

Bunların ötesinde kanun; kısmi süreli (part-time), çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma düzenlerini de tanır; sonuncusu 2021 tarihli Uzaktan Çalışma Yönetmeliği ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Deneme süresi en çok iki ay olabilir — toplu iş sözleşmesiyle dört aya çıkarılabilir — ve bu süre içinde taraflardan her biri sözleşmeyi ihbar süresine uymadan ve tazminatsız feshedebilir. Sözleşme türünü ve hükümlerini en baştan doğru kurmak, istihdam sözleşmeleri uygulamamızın tam olarak ele aldığı temeldir ve Türkiye’de istihdam sözleşmeleri rehberimizde derinlemesine incelenmektedir. Türkiye’de tüzel kişiliği bulunmayan yabancı gruplar bu tercihi bir employer-of-record kurgusuyla tümüyle aşıp aşamayacaklarını sorar; cevap İş Kanunu m.7’ye bağlıdır ve Türkiye’de employer of record hukuken tutuyor mu yazımızda ele alınmıştır. Seçeneklerin tamamı — doğrudan istihdam, geçici iş ilişkisi, alt işverenlik ve bağımsız tedarikçiden hizmet alımı — ile her birinin kanuni sınırları istihdam yapılandırması ve esnek işgücü sayfamızda karşılaştırılıyor.

İmzalı bir ibraname dosyayı tek başına kapatmaz. Türk Borçlar Kanunu m. 420/2 uyarınca ibra yazılı olmalı, sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık süre geçtikten sonra düzenlenmeli, alacağın türünü ve miktarını açıkça belirtmeli ve hak tutarına nazaran noksansız, banka aracılığıyla yapılmış bir ödemeye dayanmalıdır; aksi hâlde kesin olarak hükümsüzdür. Gerçek tutarı içermeyen belge ise m. 420/3 uyarınca yalnızca içerdiği miktarla sınırlı makbuz hükmündedir ve işveren, yıllar sonra alacağın geri kalanıyla karşı karşıya kalır.

Çalışma Süresi, Fazla Çalışma ve İzin

Tam zamanlı işçiler için yasal haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir. 45 saatin üzerindeki çalışma fazla çalışmadır (fazla mesai); saat ücretinin yüzde elli fazlasıyla ödenir ya da işçi tercih ederse her fazla çalışma saati için 1,5 saat serbest zamanla karşılanır. Fazla çalışma işçinin onayını gerektirir ve yılda 270 saatle sınırlıdır; 69. maddedeki gece çalışmalarında ve 63. maddenin son fıkrasındaki sağlık nedenlerine dayalı sınırlı süreli işlerde ise hiç yaptırılamaz. Sözleşmeyle haftalık çalışma süresi 45 saatin altında kararlaştırılmışsa, ortalama sözleşmesel süreyi aşan ancak 45 saati geçmeyen çalışma ayrı bir kategoridir — fazla sürelerle çalışma — ve yüzde elli değil yüzde yirmi beş zamlı ödenir (41. madde; Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte). Yer altı maden işlerinde sınır ayrıca günde 7,5, haftada 37,5 saattir.

Ücretler en azından ulusal asgari ücreti karşılamalıdır; asgari ücret bir komisyonca belirlenir ve en az yılda bir kez güncellenir — değiştiği için bilinçli olarak bir rakam vermiyoruz. Yıllık ücretli izin, bir tam yıllık kıdemin ardından hak edilir ve kıdemle birlikte artar; hak edilip kullanılmayan izin, fesihte nakden ödenir ve işverenlerin çoğu zaman hafife aldığı bir kalemdir.

İş Kanunu’nun 53. maddesindeki asgari izin süreleri, Temmuz 2026 itibarıyla şöyledir:

Kıdem süresiAsgari yıllık ücretli izin
1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dâhil)14 iş günü
5 yıldan fazla, 15 yıldan az20 iş günü
15 yıl (dâhil) ve daha fazla26 iş günü
18 yaşında veya daha küçük ya da 50 yaşında veya daha büyük işçileren az 20 iş günü

Bu süreler asgari olup bireysel ya da toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri her kademede dörder gün artırılarak uygulanır — yani 18, 24 ve 30 gün.

Haftalık çalışma düzeninin, fazla çalışma onayının ve izin hakkının işleyişi, Türkiye’de çalışma süresi, fazla çalışma ve yıllık izin başlıklı yazımızda daha ayrıntılı ele alınmaktadır.

Feshin Bütünü

Fesih, Türk iş hukukunun en çok davaya konu olan alanıdır ve sonuç neredeyse tamamen ilişkinin nasıl sona erdiğine bağlıdır. Dört kavram iç içe geçer.

İhbar (bildirim süresi), 17. madde uyarınca kıdeme göre kademelidir ve Temmuz 2026 itibarıyla şöyle işler: altı aydan az kıdemde iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk ile üç yıl arasında altı hafta ve üç yıldan fazla kıdemde sekiz hafta. Bu süreler asgari olup sözleşmelerle artırılabilir. İhbar süresine uymadan sözleşmeyi sona erdiren taraf, ihbar süresine ait ücret tutarında ihbar tazminatı öder; işveren bu ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhal de feshedebilir.

Kıdem tazminatı, işçinin en az bir tam yıllık kıdemi bulunması ve feshin hak doğuran nitelikte olması hâlinde ödenir — işverenin 25/II dışında bir fesih yapması ya da işçinin haklı bir nedene dayanarak istifa etmesi: işverenin esaslı ihlali veya ücretin ödenmemesi, muvazzaf askerlik, emekliliğe hak kazanma, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde işten ayrılması veya ölüm gibi. Her tam hizmet yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden, artan sürelere orantılı olarak, giydirilmiş ücret esas alınarak hesaplanır ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın altı ayda bir genelgeyle belirlediği yasal tavanla (kıdem tazminatı tavanı) sınırlıdır. 2026’nın ikinci yarısı için — 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 — tavan tam hizmet yılı başına 73.729,87 TL’dir; bu, yılın ilk yarısında (1 Ocak – 30 Haziran 2026) uygulanan 64.948,77 TL’ye göre yüzde 13,52’lik bir artıştır. 2027’nin ilk yarısına ilişkin tutar Temmuz 2026 itibarıyla açıklanmamıştır; dolayısıyla 31 Aralık 2026 sonrasına ilişkin her kıdem projeksiyonu, yayımlanmış bir rakama değil bir varsayıma dayanır.

Haklı nedenle fesih — işçi için 24, işveren için 25. madde — derhal hüküm doğurur ve ihbar süresine gerek yoktur. İşverenin, işçinin 25/II kapsamındaki kusuruna dayanarak fesih yaptığı hâllerde kıdem tazminatı ödenmez; ancak bu hak, olayı öğrenmeden itibaren altı iş günü ve olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

İş ilişkisinin sona eriş biçimiİhbar / tazminatKıdem tazminatıİşe iade riski
İşçi haklı neden olmadan istifa ederİşçi ihbar süresi verirYokYok
İşçi haklı nedenle istifa ederYokVarYok
İşveren geçerli sebeple çıkarırVarVarBelgelenmişse düşük
İşveren haklı nedenle çıkarır (25/II)YokYokNeden ayakta kalırsa yok
Geçerli sebep olmadan çıkarma (30+ işçi)VarVarVar, ayrıca tazminat

Bu kategoriler arasındaki etkileşim — ve kaçırılan tek bir sürenin işverenin riskini sıfırdan işe iadeye artı aylarca ücrete nasıl çevirebileceği — Türkiye’de bir işçiyi işten çıkarmak ve kıdem ve ihbar tazminatı hakkındaki ayrıntılı yazılarımızın konusudur ve iş sözleşmesinin feshi ve tazminatlar uygulamamızın özünü oluşturur. Çıkışlar işletmeden kaynaklanıyor ve kanundaki sayısal eşiklere ulaşıyorsa, bireysel kuralların yanında kendi otuz günlük bildirimi olan ayrı bir toplu usul işler: bkz. toplu işçi çıkarma.

İş Güvencesi ve İşe İade

18-21. maddelerdeki iş güvencesi rejimi, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan, 30 veya daha fazla işçi bulunan bir işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçiye uygulanır. Böyle bir işçiyi işveren dilediği gibi işten çıkaramaz: geçerli sebebe — yetersizlik, davranış ya da işletmenin ve işin gereklerine — dayanmak ve usule uymak zorundadır; buna yazılı bildirim ve davranışa dayalı fesihlerde işçiye savunma fırsatı verilmesi dâhildir. Bu iki koşuldan birini karşılamayan fesih geçersizdir.

Geçersiz bir feshe itiraz etmek için işçi, fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde önce zorunlu arabuluculuğa başvurmalıdır; arabuluculuk sonuçsuz kalırsa iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açar. Mahkeme feshi geçersiz bulursa, sonuç işe iadedir ya da — işçinin yeniden işe başlatılmadığı hâllerde — dört ile sekiz aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin dört aya kadar ücret ödenir. Performans ve davranış sorunlarının zamana yayılarak belgelenmesi, uyarıların yapılıp fesihten önce işçiye tebliğ edilmesi gerektiğinden, karar verildikten sonra bir araya getirilen bir dosya, iş mahkemesini feshin gerçekten son çare olduğuna nadiren ikna eder.

Neredeyse Her Uyuşmazlık Neden Arabuluculukla Başlar

1 Ocak 2018’den bu yana, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca arabuluculuk, işçi ve işverenin parasal taleplerinin büyük bölümü — kıdem, ihbar, fazla çalışma, izin ve prim — ile işe iade talepleri için dava şartıdır. Önce arabuluculuğa başvurmadan dava açarsanız, dava usulden reddedilir. Başlıca istisna, iş kazası veya meslek hastalığından doğan taleplerdir; bunlar doğrudan mahkemeye gider. Süreç bilinçli olarak kısadır: Temmuz 2026 itibarıyla arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırmak zorundadır; bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir. Geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir — bu yüzden toplantıya katılmamak nadiren isabetli bir taktiktir. Sürecin işleyişi Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk yazımızda ortaya konulmakta; işyeri uyuşmazlıklarındaki özgül rolü — sonuçsuz arabuluculuğun ardından gelen davayla birlikte — işyeri arabuluculuğu ve iş davaları yazımızda ele alınmakta ve iş uyuşmazlıkları ve davaları uygulamamız tarafından yürütülmektedir.

Arabuluculuk, apar topar geçiştirilecek bir formalite değildir. Kontrollü koşullarda uzlaşmak için gerçek bir fırsattır — işe iade süresi ve dava masrafları işlemeye başladığında iki taraf da elini zayıflatır.

Sosyal Güvenlik, Güvenlik ve Veri

Her işvereni ilk günden bağlayan üç arka plan yükümlülüğü vardır. SGK çerçevesi (5510 sayılı Kanun) kapsamında işveren, işyerini ve her işçiyi tescil ettirmeli, aylık prim ve hizmet belgesini vermeli ve hem işveren hem işçi prim paylarını ödemelidir; kayıt dışı çalıştırma ağır idari para cezaları ve geriye dönük prim yükümlülüğü doğurur. Süreler nettir ve Temmuz 2026 itibarıyla şöyledir: işyeri bildirgesi en geç sigortalı çalıştırmaya başlanan tarihte verilmelidir (11. madde); sigortalı işe giriş bildirgesi ise sigortalılık başlangıç tarihinden önce, yani işçi çalışmaya başlamadan önce verilmek zorundadır (8. madde). Kanuni istisnalar dardır: inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde bildirge en geç çalışmaya başlanılan gün verilebilir; SGK’ya ilk defa işyeri bildirgesi veren bir işyerinde, bir ay içinde işe başlayan işçiler için bu bir aylık süre sonuna kadar bildirim yapılabilir. Sigortalının kendisini bir ay içinde Kuruma bildirme yükümlülüğü, işvereni bu yükümlülüklerin hiçbirinden kurtarmaz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında her işveren risk değerlendirmesi yapmalı, İSG eğitimi sağlamalı ve — tehlike sınıfına ve çalışan sayısına bağlı olarak — İSG uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelidir. İstihdam kapsamlı kişisel veri ürettiğinden, bu verilerin hukuka uygun işlenmesi de Türkiye’nin kişisel verilerin korunması rejimi altında bir yükümlülüktür; bu konu kişisel verilerin korunması uygulamamızda ele alınmaktadır. Türkiye’deki varlığını kuran bir işveren genellikle tüm bunları şirket kuruluşuyla eş zamanlı olarak sıraya koyar.

Karşılıklı duran iki boş sandalyeli bir masa, arka planda kırmızı ciltli bir kitap.
İş uyuşmazlıklarında ilk adım çoğu zaman arabuluculuktur.

İki husus daha tabloyu tamamlar. Aşırı geniş sınırlayıcı kayıtlar risklidir: Türk Borçlar Kanunu’ndaki rekabet yasağı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir (m. 444/2); m. 445 işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşüren yer, zaman ve iş türü sınırlamalarını yasaklar, süreyi özel durum ve koşullar dışında iki yılla sınırlar ve hâkime aşırı yasağı kapsamı veya süresi bakımından sınırlama yetkisi verir; bu nedenle izin verilen azami süre, hüküm kaleme alınmadan önce yürürlükteki kanun metninden teyit edilmelidir. Toplu işçi çıkarma (29. madde) ise, işletme gereklerine dayanarak en az on işçinin çıkarılmasıyla (eşikler işyeri büyüklüğüne göre artar) gündeme gelir ve en az 30 gün önceden İŞKUR’a, işyeri sendikasına ve bölge müdürlüğüne bildirim yapılmasını gerektirir.

Yabancı Uyruklulara İlişkin Bir Not

Bir yabancı uyruklu kişiyi çalıştırmak ayrı bir konudur. Bu, ek olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan alınan ve ikamet hakkıyla birlikte verilen bir çalışma iznini gerektirir. Bu, kendi kotaları ve koşulları olan, uzmanlık gerektiren farklı bir süreçtir ve bu rehberin anlattığı genel istihdam çerçevesinin dışında kalır. Burada yalnızca ayrımın net olması için değiniyoruz: yukarıdaki kurallar uyruğu ne olursa olsun tüm işgücünüze uygulanır; çalışma izni ise yabancı işe alımlar için ayrı ve ek bir adımdır.

Böyle bir çalışanın sözleşmesinde yabancı bir hukuk seçilmişse, bu seçimin sınırları iş sözleşmesinde hukuk seçiminin sınırı yazısında ele alınmaktadır.

Bütünü Bir Araya Getirmek

Yabancı bir işveren için ana çizgi, ayrıntı karmaşık olsa da basittir: doğru sözleşmeyi seçin, işçiyi ilk günden önce bildirip sigortalayın, çalışma süresini ve izni doğru yönetin ve — her şeyden önce — her feshi harekete geçtikten sonra değil, geçmeden önce planlayın. Bir istifa, bir haklı nedenle fesih ve bir geçersiz fesih arasındaki fark, riski sıfırdan işe iadeye artı birkaç aylık ücrete taşıyabilir; zorunlu arabuluculuk aşaması ise bu sonucun büyük bölümünü, bir hâkim işin içine girmeden önce belirler. Yapıyı en baştan, Türk iş mahkemelerinin bir dosyayı nasıl okuduğunu yansıtan bir danışmanlıkla doğru kurmak, çok geç toparlanan evraklara dayanan bir davayı savunmaktan genellikle daha az maliyetlidir.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri


İlgili Hizmet Alanları

Rakamlarla

4857 sayılı
Türkiye'de istihdamın büyük bölümünü düzenleyen İş Kanunu
45 saat
yasal haftalık çalışma süresi üst sınırı
30 / 6
iş güvencesini doğuran işçi sayısı ve kıdem ayı
2018'den beri
işçilik davalarının çoğunda arabuluculuk dava şartı
İnteraktif İş Hukuku Aracı

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama Modülü

4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamında yasal kıdem ve ihbar tazminatı haklarınızı dönemsel kıdem tavanı ve kesintilerle hesaplayın.

₺

Bu aracın ayrı sayfası Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama

Yabancı bir işveren mevzuata uygun bir işgücünü nasıl kurar

  1. Doğru sözleşmeyi seçin

    Kural olarak belirsiz süreli sözleşme yapın; belirli süreyi ancak gerçek bir esaslı neden haklı kılıyorsa kullanın ve esaslı unsurları — ücret, süre, görev, deneme süresi — yazılı hâle getirin.

  2. İşçiyi bildirin ve sigortalayın

    SGK bildirimini işe başlamadan önce tamamlayın, aylık prim hizmet belgelerini kurgulayın ve 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirin.

  3. Çalışma süresini doğru yönetin

    45 saatlik haftaya uyun, yıllık 270 saatlik sınır içinde fazla çalışma için yazılı onay alın ve yıllık izinleri takip ederek biriken günleri bilin.

  4. Her feshi önceden planlayın

    Haklı nedeniniz mi yoksa geçerli sebebiniz mi olduğunu belirleyin, altı iş günü ve ihbar sürelerine uyun, harekete geçmeden önce kıdem ve ihbar tazminatını hesaplayın.

  5. Önce arabuluculuğa, sonra mahkemeye hazırlanın

    Zorunlu arabuluculuğu gerçek uzlaşma aşaması olarak görün, temiz bir belge kaydı tutun ve yalnızca dosya iş mahkemesinin incelemesine dayanacak durumdaysa dava açın.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de istihdamı hangi kanun düzenler ve ne zaman uygulanmaz?

İşçilerin büyük çoğunluğu için asıl düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu'dur. Kanun'un kapsamı dışında kalan görevler — belirli üst düzey yöneticiler, serbest meslek erbabı ve Kanun'un açıkça istisna tuttuğu bazı kategoriler — bunun yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na tabidir. Bunların yanında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SGK), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile arabuluculuğu dava şartı hâline getiren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yer alır. Bu bütün, Türk iş hukukunu belirgin biçimde işçiyi koruyan bir yapıya dönüştürür.

Yabancı bir işveren belirli süreli sözleşmeyi serbestçe kullanabilir mi?

Hayır. Kural belirsiz süreli sözleşmedir; belirli süreli sözleşme ancak belirli süreyi haklı kılan objektif (esaslı) bir neden varsa — tanımlı bir proje, mevsimlik iş veya belirli bir geçici ihtiyaç gibi — geçerlidir. Yeni bir esaslı neden bulunmadan belirli süreli sözleşmenin tekrar tekrar yenilenmesi, ilişkiyi kanun gereği belirsiz süreliye dönüştürür ve işçi feshe karşı tam korumadan yararlanmaya başlar. Bir yıl ve daha uzun süreli belirli süreli sözleşmelerin yazılı yapılması zorunludur.

Türkiye'de kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?

Kıdem tazminatı, işçinin en az bir tam yıllık kıdemi bulunması ve feshin hak doğuran nitelikte olması hâlinde ödenir — örneğin işverenin haklı neden dışında fesih yapması ya da işçinin haklı bir nedene dayanarak istifa etmesi. Her tam hizmet yılı için 30 günlük brüt ücret üzerinden, artan sürelere orantılı olarak, düzenli yan ödemeleri de içeren giydirilmiş ücret esas alınarak hesaplanır ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın altı ayda bir genelgeyle belirlediği yasal tavanla (kıdem tazminatı tavanı) sınırlıdır. 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 dönemi için bu tavan tam hizmet yılı başına 73.729,87 TL'dir; 1 Ocak – 30 Haziran 2026 döneminde 64.948,77 TL idi. Esas alınan ücret rakamları değişir; 2027'nin ilk yarısına ilişkin tavan ise Temmuz 2026 itibarıyla açıklanmamıştır.

İşçilik alacakları gerçekten önce arabuluculuktan mı geçmek zorunda?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca 1 Ocak 2018'den itibaren, parasal nitelikteki işçilik alacaklarının büyük bölümü — kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, primler — ve işe iade talepleri için arabuluculuk dava şartıdır. Önce arabuluculuğa başvurmadan açılan dava, usulden reddedilir. Başlıca istisna, iş kazası veya meslek hastalığından doğan taleplerdir; bunlar doğrudan mahkemeye gider.

İşçinin işe başladığı ilk günden önce işveren ne yapmalıdır?

İşyerini ve her bir işçiyi Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirmelidir; çünkü sigortalılık işe başlamadan önce, sonradan değil, bildirilmek zorundadır — kayıt dışı çalıştırma ağır idari para cezaları ve geriye dönük prim yükümlülüğü doğurur. İşveren ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini — risk değerlendirmesi ve İSG eğitimi dâhil — yerine getirmeli, tehlike sınıfı ve çalışan sayısına bağlı olarak İSG uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelidir.

Yabancı uyruklu birini işe almak için çalışma izni gerekir mi?

Evet ve bu ayrı bir süreçtir. Yabancı uyruklu bir kişiyi çalıştırmak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan alınan ve ikamet hakkıyla birlikte verilen bir çalışma iznini gerektirir. Bu, işbu rehberde ele alınan genel istihdam kurallarından ayrı, uzmanlık gerektiren farklı bir prosedürdür ve burada anlatılan hizmetin konusu değildir.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Temmuz 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası