İşverenin gördüğü ilk belge Bakanlığın tespit yazısıdır ve tebliğden itibaren itiraz süresi altı iş günüdür.
Türkiye’de bir sendikanın işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili sayılabilmesi için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. maddesindeki iki barajı aynı anda aşması gerekir: kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi olmalı ve başvuru tarihinde, sözleşmenin kapsamına girecek işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlası — işletme düzeyinde yüzde kırkı — kendi üyesi bulunmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu sayıları kendi üyelik kayıtları ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bildirimler üzerinden denetler; şartlar sağlanıyorsa tespiti, sendikaya, o işkolunda kurulu diğer sendikalara ve işveren tarafına altı iş günü içinde yazıyla bildirir. Tebliğden itibaren işverenin itiraz süresi 43. madde uyarınca altı iş günüdür.
Sürecin tamamı budur ve işvereni hazırlıksız yakalamasının nedeni de burada saklıdır. Ortada bir dilekçe, işyerinde yapılan bir oylama ya da örgütlenme niyetini duyuran bir bildirim yoktur. Üyelik işçi ile sendika arasında, e-Devlet kapısı üzerinden kurulur; işverenin gördüğü ilk belge, hesabın çoktan yapılmış olduğunu bildiren tespit yazısıdır. Ondan sonrasını ise şirket içinde kimsenin okumuş olup olmamasından bağımsız işleyen kısa kanuni süreler yönetir.
İki Baraj ve Sayıların Nereden Geldiği
İşkolu barajı ile işyeri barajı farklı şeyleri ölçer ve farklı kaynaklardan ispatlanır.
| Baraj | Aranan şart | Sayının kaynağı |
|---|---|---|
| İşkolu | İşkolundaki işçilerin en az %1'inin üyeliği | Bakanlıkça Ocak ve Temmuz aylarında yayımlanan istatistikler; on beş gün içinde itiraz edilmezse kesinleşir |
| İşyeri sözleşmesi | Başvuru tarihinde işyeri işçilerinin yarıdan fazlası | Bakanlık üyelik kayıtları ile SGK bildirimlerinin karşılaştırılması |
| İşletme sözleşmesi | İşyerleri bir bütün sayılarak %40 | Aynı kaynaklar; işletmenin işyerleri 41. maddenin ikinci fıkrası uyarınca birlikte değerlendirilir |
| Birden çok sendika | %40 ve üzerini birden çok sendika sağlıyorsa en çok üyeye sahip olan | Karar tarihine göre değil, başvuru tarihine göre ölçülür |
Sayma kuralının üç özelliği uygulamada belirleyicidir. Birincisi, yüzde birlik oranın canlı bir çalışan sayısına değil yayımlanmış bir istatistiğe göre ölçülmesidir: yayımlanan istatistik yenisi yayımlanıncaya kadar geçerliliğini korur ve 41. maddenin beşinci fıkrası, yetki belgesi almak üzere başvuran ya da yetki belgesi alan sendikanın yetkisinin sonradan yayımlanacak istatistiklerden etkilenmeyeceğini söyler. İkincisi, işyeri sayısının başvuru tarihinde sabitlenmesidir; yönetmelik başvuru tarihini yetki tespit başvurusunun Bakanlık evrak kayıtlarına alındığı tarih olarak tanımlar, dolayısıyla o tarihten sonraki personel hareketleri paydayı değiştirmez. Üçüncüsü doğrudan bordro yönetimini ilgilendirir: 42. maddenin dördüncü fıkrası, sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılmayanların yetkili sendikanın tespitinde dikkate alınmayacağını hükme bağlar. Geciken SGK bildirimi burada nötr bir idari eksiklik değildir; çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığını belirleyen sayımın dışında kalır. Yönetmelik de aynı yönde, başvuru tarihinden önce Kurum’a yapılmamış bildirimlerin dikkate alınmayacağını söyler.
İstatistiğin kendisi de tartışmaya kapalı değildir. 41. maddenin altıncı fıkrası, yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistiğin kesinleşeceğini; itirazın Ankara İş Mahkemesine yapılacağını ve mahkemenin on beş gün içinde karar vereceğini düzenler; istinafta bölge adliye mahkemesi bir ay, temyizde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. Bu, işkolu barajına ilişkin ayrı ve merkezî bir denetim yoludur; tek bir işyerindeki yetki tespitine karşı açılan davadan bağımsızdır ve süresi de ondan farklı işler.
Yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi varsa, 35. maddenin dördüncü fıkrası sözleşmenin sona ermesinden önceki yüz yirmi gün içinde yeni sözleşme için yetki başvurusunda bulunulmasına imkân verir; ancak yapılacak sözleşme, önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez. Sözleşmenin süresi de kanunla sınırlanmıştır: en az bir, en çok üç yıl ve imzalandıktan sonra uzatılamaz, kısaltılamaz, süresinden önce sona erdirilemez.
Tespit Yazısı ve Neyi Açıklar
- madde bakımından işverenin durumu, tespitin hangi yönde çıktığına göre değişir. Olumlu tespit, altı iş günü içinde yetki şartlarını taşıyan sendikaya, o işkolunda kurulu diğer sendikalara ve taraf olacak işveren sendikasına ya da sendika üyesi olmayan işverene bildirilir. Yönetmelik, yazıda sendikanın adının, kapsama giren işyeri veya işyerlerinin, işçi ve üye sayılarının, sözleşmenin düzeyinin ve görevli makamın yer almasını arar; buna karşılık işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden az üyesi bulunan sendikalara bildirim yapılmaz. Olumsuz tespit — yetki şartlarını taşıyan sendika bulunmaması ya da başvuranın şartları sağlamaması — ise yalnızca başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Kendisi başvurmamış bir işveren, sonucun olumsuz çıktığı hâlde bundan haberdar olmaz.
Bu noktada 42. maddenin birinci fıkrasındaki bir imkân çoğu zaman gözden kaçar: işveren sendikası ya da sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bu yol, temsil konusunda birbiriyle çelişen iddialarla karşılaşan işverenin üyeliği kendi başına doğrulama imkânı bulunmadığı için vardır.
Aynı işkolunda kurulu birden çok sendikanın aynı işyeri veya işletme için başvurduğu hâller bakımından yönetmelik iki kural koyar. Başvurular farklı tarihlerdeyse Bakanlık ilk başvuruyu öncelikle sonuçlandırır; başvuru tarihi itibarıyla işletmede yetki şartlarını sağlayan birden çok sendikanın üye sayıları eşitse olumsuz yetki tespiti verilir. İşveren bakımından bunun anlamı şudur: rakip sendikaların bulunduğu bir işyerinde tespitin hangi sendika lehine çıkacağı, başvurunun Bakanlık evrak kayıtlarına giriş tarihine kadar inen bir sıralamaya bağlı olabilir ve bu sıralama işverenin müdahale alanının tamamen dışındadır.
Bütün bu işlemlerde görevli makam 2. maddede tanımlanmıştır: işyeri sözleşmesinde işyerinin, işletme sözleşmesinde işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü; birden fazla il müdürlüğünün yetki alanına giren grup sözleşmesinde ise Bakanlık. 79. madde de bu bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli makamın bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar — işverenin beklediği mahkeme her zaman bu olmadığı için, süre altı iş günü olduğunda bu ayrıntı doğrudan sonuca etki eder. İş uyuşmazlıklarının arabuluculuk ile mahkeme arasındaki genel dağılımı Türkiye’de işyeri arabuluculuğu ve iş davaları yazımızda ele alınmıştır.
Altı İş Günlük İtiraz Penceresi
- madde; tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları ile sendika üyesi olmayan işverene, taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı ya da kendisinin bu şartları taşıdığı yolunda itiraz hakkı tanır. Süre tebliğden itibaren altı iş günüdür ve içinde üç şart barındırır.
İtirazda nedenlerin gösterilmesi zorunludur. Dilekçe, mahkemeye verilmeden önce görevli makama kayıt ettirilmelidir. Ve maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dilekçede veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir — bu filtre, sayıları önceden kendi kayıtlarıyla karşılaştırmamış olan taraf için yolu baştan kapatır. Aynı fıkra usulü de ikiye ayırır: işçi ve üye sayılarının tespitindeki maddi hataya ve süreye ilişkin itirazlar altı iş günü içinde duruşma yapılmaksızın ve kesin olarak karara bağlanır; bunların dışındaki itirazlarda mahkeme duruşma yapar, istinafta bölge adliye mahkemesi bir ay, temyizde Yargıtay bir ay içinde kesin karar verir. İşkolunda yüzde birden az üyesi bulunan sendikanın ise yetki itirazında bulunma hakkı yoktur.
Maddenin beşinci fıkrası itirazın, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durduracağını söyler. Bu, kanuni bir sonuçtur; başlı başına bir amaç değildir. Bordro ile Bakanlık kaydının örtüştüğü bir dosyada yapılan itiraz somut delil yokluğundan reddedilir ve işveren, görüşmeye hazırlanmak için kullanabileceği süreyi harcamış olur. Altı gün içinde sorulacak soru dar ve tamamen olgusaldır: Bakanlığın başvuru tarihine ilişkin işçi sayısı bizimkiyle örtüşüyor mu ve bütün sigortalılık bildirimleri yasal süresinde yapılmış mı? Cevaplar olumluysa yapılacak iş 44. maddeye geçmektir. Yetki şartlarını taşımadığı bildirilen sendikaya ise dördüncü fıkra, altı iş günü içinde şartları taşıdığının tespiti için dava açma hakkı verir; mahkeme bu davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
Süreç Devam Ederken İşverenin Yapamayacakları
- maddedeki güvenceler süreç boyunca uygulanır ve tespitin dava konusu edilmiş olması bunları askıya almaz. İşe alma, belli bir sendikaya üye olma ya da olmama, üyelikten çekilme ya da çekilmeme şartına bağlanamaz. İşveren, sendika üyesi olan ve olmayan işçiler ile farklı sendikalara üye işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verme bakımından ayrım yapamaz — bununla birlikte madde, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümlerini açıkça saklı tutar; toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklılığını hukuka uygun kılan istisna budur. İşçiler, sendikaya üye olmaları ya da olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izniyle iş saatleri içinde sendikal faaliyette bulunmaları nedeniyle işten çıkarılamaz ya da farklı işleme tabi tutulamaz.
Aykırılığın yaptırımı bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminattır. Anayasa Mahkemesi, tazminatı fesih dışındaki davranışlarla sınırlayan ibareyi iptal etmiştir; fesih böylece kapsamın tam içindedir. Aynı mahkeme, 25. maddenin beşinci fıkrasındaki 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine yapılan atfı da iptal etmiştir; bunun sonucu olarak sendikal nedenle fesih iddiasında bulunan işçi, olağan işe iade davasının önüne konan otuz işçi ve altı ay kıdem şartlarını sağlamak zorunda değildir. Usul yine İş Kanunu’nun 20. maddesindekidir — fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava — ve feshin sebebini ispat yükü işverendedir. Fesih dışındaki ayrımcılık iddialarında ispat yükü işçidedir; ancak 25. maddenin yedinci fıkrası, işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda yükü işverene geçirir.
Üyeliğin kendisi ise işverenin elinden çıkmıştır. 17. madde uyarınca işçi e-Devlet kapısı üzerinden üye olur ve üyelik sendikanın yetkili organının kabulüyle kazanılır; otuz gün içinde reddedilmeyen başvuru kabul edilmiş sayılır. 19. madde çekilmeyi aynı yola bağlar ve ilk fıkrasında işçi ya da işverenin sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağını söyler; çekilme, sendikaya bildirim tarihinden bir ay sonra geçerlilik kazanır, dolayısıyla Bakanlığın esas aldığı kayıt kısa sürede oynatılabilecek bir kayıt değildir. Aynı fıkra, çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya üye olması hâlinde yeni üyeliğin bu sürenin bitiminde kazanılmış sayılacağını da ekler; sendika değiştiren işçi, bir ay boyunca sayımda ne eski ne yeni sendikanın hanesindedir. 17. maddenin üçüncü fıkrası ayrıca işçi veya işverenlerin aynı işkolunda ve aynı zamanda birden çok sendikaya üye olamayacağını söyler; hükmün kendi istisnası ise aynı işkolunda ve aynı zamanda farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışan işçilerdir — bu işçiler birden çok sendikaya üye olabilir. Yasağa aykırı çifte üyelikte sonraki üyelikler geçersizdir. 26. maddenin altıncı fıkrası işveren kuruluşunun, işçi kuruluşunun kurulmasına, yönetimine ve faaliyetine doğrudan doğruya ya da temsilcileri, mensupları veya araya koyacağı diğer kimseler aracılığıyla müdahalesini yasaklar; 78. madde de aykırılığı idari para cezasına bağlar; ceza, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürünce verilir. Kanun metnindeki rakam yürürlük tarihindeki nominal tutardır: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesi idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağını söylediği için güncel tutar o yılın oranına göre hesaplanır. Bunlar, Türkiye’de ilk işçisini işe alacak yabancı işverenin baştan bilmesi gereken sınırlardır; genel çerçeve Türkiye’de personel istihdamı rehberimizde ve iş hukuku çalışma alanı sayfamızda ele alınıyor.
Yetki Belgesinden Toplu Görüşme Masasına
İtiraz süresi itirazsız geçerse ya da bir itiraz kesinleşmiş kararla sonuçlanırsa, 44. madde Bakanlığın altı iş günü içinde yetki belgesi düzenlemesini gerektirir. Belge, sürecin biçimsel bir adımı değil kurucu şartıdır: 45. madde, yetki belgesi alınmadan yapılan toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün, durumun Bakanlıkça tespitinden itibaren kırk beş gün içinde ilgililerce veya Bakanlıkça dava yoluyla ileri sürülebileceğini ve talep hâlinde mahkemenin sözleşmenin uygulanmasını dava sonuna kadar durdurabileceğini öngörür. Bundan sonrası her iki taraf için de sabit ve affetmeyen bir takvimdir.
| İşlem | Süre | Süreye uyulmamasının sonucu |
|---|---|---|
| Toplu görüşmeye çağrı (m. 46) | Yetki belgesinden itibaren 15 gün | Yetki belgesinin hükmü kalmaz |
| Yer, gün ve saatin belirlenmesi (m. 47) | Çağrının tebliğinden itibaren 6 iş günü | Görevli makam derhâl kendisi belirler |
| İlk toplantı / görüşmenin başlaması (m. 47) | Çağrı tarihinden itibaren 30 gün | İşçi sendikasının yetkisi düşer |
| Toplu görüşme süresi (m. 47) | İlk toplantıdan itibaren 60 gün | Görüşme süresi biter, uyuşmazlık aşaması başlar |
| Uyuşmazlığın bildirilmesi (m. 49) | 6 iş günü | İşçi sendikasının yetkisi düşer |
| Arabulucu görevlendirilmesi (m. 50) | 6 iş günü; görev süresi 15 gün | Tarafların anlaşmasıyla en çok 6 iş günü uzatılabilir |
Çağrıyı yapan taraf, tekliflerinin bütününü çağrı süresi içinde karşı tarafa vermek zorundadır; bununla birlikte tarafların görüşmenin gereğine göre tekliflerde değişiklik yapma hakları saklıdır. Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanmazsa arabulucu üç iş günü içinde uyuşmazlık tutanağını düzenler, görevli makam da üç iş günü içinde taraflara tebliğ eder; grev kararı alınacaksa bu tutanağın tebliğinden itibaren altmış gün içinde alınır ve altı iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulur, aksi hâlde sözleşme yapma yetkisi düşer. Taraflar ve ilgililer, arabulucunun isteyeceği bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.
Süreçten Geriye Kalan Yükümlülükler
Yetki bir uyuşmazlığın sonu değil, kendi kanuni içeriği olan bir ilişkinin başlangıcıdır. 27. madde uyarınca sendika, o işyerinde çalışan üyeleri arasından temsilci atar — işçi sayısı elliye kadar bir, elli birden yüze kadar en çok iki, yüz birden beş yüze kadar en çok üç, beş yüz birden bine kadar en çok dört, bin birden iki bine kadar en çok altı, iki binden fazla ise en çok sekiz — ve kimliklerini on beş gün içinde işverene bildirir. Görevleri sendikanın yetkisi süresince devam eder; işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak şartıyla görev yaparlar ve işyerinde kendilerine görevlerini hızlı ve etkili biçimde yapmalarına imkân verecek kolaylıklar sağlanır.
24. madde uyarınca temsilcinin iş sözleşmesi ancak haklı neden bulunması ve nedenin yazılı olarak açık ve kesin biçimde belirtilmesi hâlinde feshedilebilir; temsilci ya da üyesi bulunduğu sendika, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde dava açabilir. İşveren, yazılı rızası olmadıkça temsilcinin işyerini değiştiremez ve işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz; aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır. İşe iadeye karar verilirse, temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla çalıştırılmadığı süre için ücreti ve diğer hakları ödenir; kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde başvuran temsilci altı iş günü içinde işe başlatılmazsa iş ilişkisi devam ediyor sayılır. 18. madde uyarınca üyelik ve dayanışma aidatları sendikanın yazılı başvurusu üzerine ücretten kesilerek ödenir; kesmeyen ya da kestiği hâlde bir ay içinde ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat tutarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte öder. 39. madde yararlanmanın başlangıcını da ayırır: imza tarihinde taraf sendikaya üye olanlar sözleşmenin yürürlük tarihinden, sonradan üye olanlar ise üyeliklerinin işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. Aynı madde uyarınca üye olmayan işçi, dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden yararlanabilir — bunun için sendikanın onayı aranmaz ve yararlanma talep tarihinden geçerlidir — buna karşılık işveren vekilleri ile toplu görüşmelere işvereni temsilen katılanlar sözleşmeden yararlanamaz. Sözleşme imzalandıktan sonra 48. madde, işvereni toplu iş sözleşmesini ve toplu iş sözleşmesi hükmündeki kararları işçilerin görebileceği yerlere asmakla yükümlü kılar.
İlişkiden çekişmeli talepler doğduğunda — sendikal tazminat, temsilcinin işe iadesi, sözleşmenin uygulanmasına ilişkin bir uyuşmazlık — bunlar iş mahkemelerinde genel kurallara göre görülür; konu iş uyuşmazlıkları ve davaları çalışma alanı sayfamızın kapsamındadır. Buradan çıkarılacak asıl sonuç ise daha dar bir sonuçtur. Bu süreçte takdire bırakılmış neredeyse hiçbir şey yoktur: barajlar aritmetik, süreler iş günü hesabıyla sabit ve 25. maddedeki güvenceler ilk yazı gelmeden önce başlayıp sözleşme imzalandıktan çok sonra da yürürlüktedir.