Türkiye'de Çalışma Süresi, Fazla Mesai ve Yıllık İzin

45 saatlik hafta, %50 zamlı fazla mesai, gece çalışması sınırları ve yıllık izin kademeleri — çoğu iş davasını doğuran günlük kurallar.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 10 Temmuz 2026 · 9 dk okuma
Gravür: fabrika, önünde kum saati ve seyahat bavulu, solda Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre haftalık yasal çalışma süresi 45 saattir; bu sürenin üzerindeki çalışma fazla çalışmadır ve saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödenir.
  2. Fazla çalışma için işçinin onayı gerekir ve yılda 270 saatle sınırlıdır; işçi ücret yerine her fazla çalışma saatine karşılık 1,5 saat serbest zaman kullanmayı tercih edebilir.
  3. Gece çalışması, hafta tatili ve ücretli ulusal bayram ile genel tatiller 4857 sayılı İş Kanunu'nda ayrıca düzenlenmiştir ve vardiya düzenini sınırlar.
  4. Yıllık ücretli izin kıdemle artar — 14, 20, sonra 26 iş günü — 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçiler için taban 20 gündür; kullanılmayan izin iş sözleşmesi sona erdiğinde ücrete dönüşür.
  5. Çalışma sürelerinin ve izinlerin ispat yükü işverende olduğundan, dava çoğunlukla argümanla değil kayıtlarla kazanılır ya da kaybedilir.
  6. Fazla çalışma, izin ücreti ve tatil ücreti alacakları birer işçilik alacağı olduğundan, iş mahkemesi önüne gelmeden önce zorunlu arabuluculuk aşamasından geçer.

Türkiye’de çalışma süresi 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenir: genel bakımdan haftalık çalışma süresi 45 saati aşamaz; bu sürenin üzerindeki her saat fazla çalışmadır, normal saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödenir ve işçi başına yılda 270 saatle sınırlıdır (m.63 ve m.41, Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte). Yıllık ücretli izin hakkı bir tam yıllık kıdemin doldurulmasıyla doğar ve Temmuz 2026 itibarıyla bir ile beş yıl arası kıdemde 14 iş gününden, beş yıldan fazla on beş yıldan az kıdemde 20 günden, on beş yıl ve daha fazla kıdemde 26 günden az olamaz; 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçiler için taban 20 gündür (m.53). Bunların tamamı asgari sürelerdir: sözleşme ya da toplu iş sözleşmesi bu süreleri artırabilir, hiçbir şekilde azaltamaz.

Türkiye’deki iş uyuşmazlıklarının çoğu dramatik bir işten çıkarmayla başlamaz. Çoğu, gündelik çalışmanın sessiz aritmetiğiyle başlar: 45 saatlik haftanın üzerine kaydedilen bir saat, hiç düzgün takip edilmemiş bir izin bakiyesi, uzayıp giden bir gece vardiyası. Bunların her biri 4857 sayılı İş Kanunu’nda açık kurallarla düzenlenmiştir ve her biri, ancak arkasındaki belgeler zayıf kaldığında bir alacağa dönüşür. Türkiye’de personel çalıştıran yabancı bir şirket için çalışma süresi ve izin, idari bir formalite değildir — bunlar riskin boyutunu belirleyen mekaniktir ve pek çok dosyanın eninde sonunda zorunlu arabuluculuk ve iş mahkemeleri önüne gitmesinin nedenidir. Bu rehber, söz konusu mekaniğin nasıl işlediğini ve en çok nerede aksadığını ortaya koyuyor. Daha geniş kapsamlı Türkiye’de personel istihdamı rehberimizle birlikte okunmalıdır.

45 Saatlik Hafta

Tam süreli işçiler için haftalık yasal çalışma süresi, Temmuz 2026 itibarıyla 45 saat ile sınırlıdır. Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler bakımından sınır daha düşüktür: günde 7,5 saat, haftada 37,5 saat. Kural olarak bu süre, çalışılan günlere eşit olarak bölünür; ancak taraflar süreyi farklı biçimde dağıtmak üzere anlaşabilir — buna denkleştirme denir — yeter ki hiçbir gün on bir saati aşmasın ve denkleştirme dönemi boyunca haftalık ortalama 45 saati geçmesin. Bu denkleştirme süresi iki aydır; toplu iş sözleşmesiyle dört aya, turizm sektöründe altı aya kadar çıkarılabilir (m.63, Temmuz 2026 itibarıyla). Bu esneklik mevsimlik ya da vardiyalı işler için yararlıdır; fakat yalnızca düzenleme önceden yazılı olarak kararlaştırılmışsa geçerlidir. Bir fazla çalışma talebini boşa çıkarmak için sonradan geriye dönük uygulanan denkleştirme geçerli sayılmaz.

Sıradan iş gününü iki sınır daha çerçeveler. Gece çalışması hem süresi hem de düzeni bakımından ayrıca sınırlanmıştır: bir gece vardiyasının tavanı olağan bir iş gününkinden kısadır ve vardiya değişimi bir işçiyi sürekli gece vardiyasında bırakacak biçimde uygulanamaz, dönüşüm esastır. Ara dinlenmeleri zorunludur, günün uzunluğuna göre artar ve çalışma süresinden sayılmaz.

Fazla Çalışma: Oran, Onay ve 270 Saatlik Sınır

Hafta içinde 45 saatin üzerinde çalışılan süre fazla çalışmadır ve normal saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödenir. İşçi bunun yerine serbest zaman kullanmayı da tercih edebilir — her fazla çalışma saatine karşılık 1,5 saat serbest zaman — ve bunu altı ay içinde kullanabilir. Uygulamayı iki koşul sınırlar ve daha gevşek bir yaklaşıma alışkın yabancı işverenler bunların ikisini de sıklıkla gözden kaçırır.

Bir tabanın üstünde dört eşit sütun ve daha uzun, kırmızı beşinci sütun; sağda kum saati, solda Türk çay takımı.
Haftalık sınırın üstündeki saatler fazla çalışmadır.

Birincisi, fazla çalışma işçinin onayını gerektirir (m.41, Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte). Sözleşmenin içine gömülmüş genel bir hüküm, somut, belgelenmiş ve güncel bir onaydan daha zayıftır; onayın yokluğu ise işçiye elverişli bir argüman sağlar. İkincisi, fazla çalışma her işçi için yılda 270 saat ile sınırlıdır. Bu sınır bir hedef değil, koruyucu bir tavandır; aşılması işçinin fazladan çalıştığı saatlerin ücretini alma hakkını ortadan kaldırmaz, ancak işvereni idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakır.

Sabit sayıda fazla çalışma saatini ücrete dâhil eden sözleşmeler yaygındır; ancak kanuni çerçeve yine de belirleyicidir: fazla çalışma yılda 270 saati aşamaz, yüzde 50 zam kanuni asgari orandır ve böyle bir düzenleme ancak ücretin çalışılan saatleri gerçekten yansıttığı ölçüde ayakta kalır. “Ücret tüm fazla çalışmaları kapsar” hükmü, işverenlerin sandığı türden bir kalkan değildir.

45 saatlik çizginin hemen altında, düzenli olarak gözden kaçan ayrı bir kategori vardır. Sözleşmeyle haftalık çalışma süresi 45 saatin altında kararlaştırılmışsa, kararlaştırılan ortalamayı aşan ancak 45 saati geçmeyen çalışma fazla çalışma değildir: bu, fazla sürelerle çalışmadır ve normal saat ücretinin yüzde 25 fazlasıyla ödenir; zamlı ücret yerine her saat için 1 saat 15 dakika serbest zaman kullanılabilir (m.41/3-4, Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükte). Dolayısıyla 40 saatlik bir sözleşme aynı hafta içinde iki ayrı oran doğurur — 40 ile 45 saat arasında yüzde 25, 45 saatin üzerinde yüzde 50 — ve tek bir karma orana dayanan bordro, şu ya da bu yönde hatalı olur.

Benzer bir tuzak üst düzey personelle ilgilidir. Ücreti açıkça uzun çalışma saatlerini zaten kapsayan ya da 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalıp 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)‘na tabi olan işçiler, olağan biçimde fazla çalışma alacağı talep edemeyebilir — ancak bu sınır dardır ve olaya özgüdür; yanlış değerlendirmenin bedeli ağır olur.

Hafta Tatili ve Genel Tatiller

Bir çalışma haftasının ardından her işçi kesintisiz bir hafta tatiline hak kazanır ve — önemli olan da budur — hiç çalışılmasa bile bu tatil çalışılmış gibi ücretlendirilir. Türkiye’de ayrıca ücretli ulusal bayram ve genel tatiller vardır. Bu günlerde çalışma kural olarak işçinin onayına bağlıdır: işçinin rızasını gerektirir ve o gün için, zaten ödenmesi gereken tatil ücretinin üzerine ek ücret doğurur. Personelini onay almaksızın ve ek ücret ödemeksizin rutin olarak genel tatillerde çalıştıran işverenler, yıllar sonra bir ücret alacağı davasında yüzeye çıkan bir yükümlülük biriktirir.

Belgeli turizm konaklama tesisleri için dar bir istisna. 10/7/2025 tarihli 7553 sayılı Kanunla m. 46’ya eklenen cümleler uyarınca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu hâlde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. Onay kalıcı değildir: işçi verdiği onayı, otuz gün önceden işverene yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Belgeli konaklama tesisi dışındaki işyerlerinde kural değişmemiştir; bu istisna hafta tatilinin hiç kullandırılmamasına ya da ücrete dönüştürülmesine imkân vermez.

Yıllık Ücretli İzin

Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin bir tam yıllık kıdemi doldurmasıyla doğar ve kıdemle birlikte artar. Bu kademeler, sözleşmenin iyileştirebileceği ama asla düşüremeyeceği asgari tabanlardır.

Kıdem süresiAsgari yıllık izin
1 ile 5 yıl arası (5 yıl dâhil)14 iş günü
5 yıldan fazla, 15 yıldan az20 iş günü
15 yıl (dâhil) ve daha fazla26 iş günü
18 ve daha küçük yaştaki ya da 50 ve daha yukarı yaştaki her işçiEn az 20 iş günü

Bu asgari süreler Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüktedir. On beş yıl sınırına dikkat etmek gerekir: tam on beş yılı dolduran işçi 20 günlük değil, 26 günlük kademededir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri her kademede dörder gün artırılarak uygulanır — sırasıyla 18, 24 ve 30 gün (m.53, Temmuz 2026 itibarıyla).

Bu düzenlemenin birkaç özelliği işverenleri düzenli olarak yanıltır. İzin iş günü olarak hesaplanır; izin süresine denk gelen hafta tatili ve genel tatil günleri izinden düşülmez. İş ilişkisi devam ederken izin, hukuken ek ücretle değiştirilemez — amaç dinlenmedir, nakit takviyesi değil. Hak edilen izin de devreder; işveren kullandırmayı planlamadı diye yıl sonunda ortadan kalkmaz.

En önemli sonucu doğuran kural, ilişkinin sonunda olan şeydir. Hak edilip kullanılmayan izin, iş sözleşmesi sona erdiğinde işçinin son ücreti üzerinden nakden ödenir ve bu, sözleşme hangi nedenle sona ererse ersin — haklı bir neden olmaksızın yapılan istifa dâhil — borçlanılır. Kıdem tarihleri bilindiğinde hak, salt bir hesap işi olduğundan, kullanılmayan izin ücreti işçinin ispatı en kolay, işverenin karşı koyması en zor alacaklarından biridir. Türkiye’de ekip kuran işverenlerin sürekli hafife aldığı bir kalemdir ve ayrılışta yapılacak her kıdem ve ihbar tazminatı hesabına dâhil edilmelidir.

Bu Davaları Neden Kayıtlar Belirler

Çalışma süresi davaları hukuktan çok delile dayanır ve kanun bu delilin tutulması yükünü işverene verir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 41 fazla saatlerle çalışma için işçinin onayının alınmasını şart koşar; m. 56 işverene, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösteren izin kayıt belgesi tutma zorunluluğu getirir; m. 75 ise işverenin bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kaydı işçinin özlük dosyasında saklamasını ve istendiğinde yetkili mercilere göstermesini ister. Türk Medeni Kanunu m. 6 uyarınca taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür; fazla çalışma iddiasını ispat yükü bu nedenle işçidedir. Ancak kanunen tutması gereken kayıtları ortaya koyamayan işverenin, işçinin tanık, bordro düzeni ya da dolaylı delillerine karşı koyabileceği kendi belgesi kalmaz. Belgelendirmesi zayıf işveren bu yüzden davaya baştan zayıf bir konumda girer.

Alınacak ders, fazla çalışmanın ya da iznin tehlikeli olduğu değil; belgelenmemiş fazla çalışmanın ve iznin tehlikeli olduğudur. İmzalı bir fazla çalışma onayı, dürüst bir çalışma süresi kaydı ve karşılıklı imzalı formlarla tutulan bir izin defteri, tartışmalı talepleri kesinleşmiş olgulara dönüştürür. Bunların yokluğu ise tam tersini yapar.

Fazla çalışma, izin ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil zamları birer para alacağı olduğundan doğrudan mahkemeye götürülemez. Bunlar önce 7036 sayılı Kanun uyarınca zorunlu arabuluculuk aşamasından geçer; 1 Ocak 2018’den bu yana yürürlükte olan bu düzenleme, hemen hemen her işçilik para alacağı için dava şartı olan zorunlu ön koşuldur ve ancak arabuluculuk sonuçsuz kalırsa hâkim önüne gelir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırmak zorundadır; bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m.3, Temmuz 2026 itibarıyla). Yani kayıtların derlenmesi için tanınan süre kısadır. Bu da, dayanak kayıtların niteliğini iki kez belirleyici kılar: hem bir arabulucunun gerçekçi olarak ne uzlaştırabileceğini, hem de bir mahkemenin sonradan neye hükmedeceğini şekillendirir.

Yabancı bir şirket için pratik sonuç, gösterişsiz ama güvenilirdir. Çalışma düzenini ve varsa denkleştirmeyi sözleşmede belirleyin; fazla çalışma onayını alıp belgeleyin ve güncel tutun; çalışma sürelerinin doğru kaydını ve güncel bir izin defterini tutun; 270 saatlik fazla çalışma sınırına, gece çalışması ve hafta tatili sınırlarına uyun; ayrılışta kullanılmayan izni tasfiye edin. Bu rutin ayrıntıları doğru yapmak, doğuracakları davaları savunmaktan çok daha ucuzdur — iş hukuku ve istihdam pratiğimizin her işverene, ilk uyuşmazlıktan sonra değil, ilk işe alımdan önce yaptığı hatırlatma budur.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri

Üç dosya klasörü, üstünde kırmızı dolma kalem duran kalın bir yazısız kayıt kâğıdı destesi ve kum saati.
Çalışma süresi uyuşmazlıklarında kayıtlar belirleyicidir.

İlgili Hizmet Alanları

Rakamlarla

45 saat
yasal haftalık çalışma süresi tavanı
%50
her fazla çalışma saati için zam oranı
270 saat
işçi başına yıllık fazla çalışma sınırı
14 / 20 / 26
kıdeme göre yıllık izin gün sayısı
İnteraktif İş Hukuku Aracı

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama Modülü

4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamında yasal kıdem ve ihbar tazminatı haklarınızı dönemsel kıdem tavanı ve kesintilerle hesaplayın.

₺

Bu aracın ayrı sayfası Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama

Çalışma süresini ve izni savunulabilir tutmanın yolu

  1. Çalışma düzenini yazılı olarak belirleyin

    45 saatlik haftayı, bu sürenin nasıl dağıtıldığını, ara dinlenmelerini ve varsa denkleştirme uygulamasını sözleşmede belirtin; böylece fazla çalışmanın ölçüleceği temel net olur.

  2. Onayı ve süreleri belgeleyin

    İşçinin fazla çalışma onayını alıp belgeleyin ve her işçi için çalışılan sürelerin güncel kaydını tutun — fazla çalışma davasını belirleyen belge budur.

  3. Yıllık izni takip edin ve kullandırın

    Hak edilen izni, kullanılan günleri ve bakiyeyi gösteren bir izin defteri tutun ve imzalı izin formlarıyla belgeleyin; böylece hak edilen izin ve nakit karşılığı hiçbir zaman tartışma konusu olmaz.

  4. Sınırlara ve dinlenmeye uyun

    Fazla çalışmayı yılda 270 saat içinde, gece vardiyalarını da kanuni sınır içinde tutun; hafta tatiline ve ücretli tatillere uyun — bu tavanlar aşağı çekilemez.

  5. Ayrılışta hesabı kapatın

    İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izni son ücret üzerinden hesaplayıp ödeyin ve ödenmemiş fazla çalışma varsa dosya arabuluculuğa gitmeden önce tasfiye edin.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de yasal haftalık azami çalışma süresi nedir?

4857 sayılı İş Kanunu'na göre 45 saattir. Kural olarak bu süre haftanın çalışılan günlerine eşit olarak bölünür; ancak taraflar, günlük çalışma on bir saati aşmamak koşuluyla süreyi farklı biçimde dağıtmak üzere denkleştirme yapabilir. Hafta içinde 45 saati aşan her çalışma fazla çalışma sayılır ve normal saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödenmesi ya da serbest zamanla karşılanması gerekir.

Fazla çalışma nasıl ücretlendirilir, bir sınırı var mı?

Her fazla çalışma saati, normal saat ücretinin yüzde 50 fazlasıyla ödenir. İşçi, zamlı ücret yerine her fazla çalışma saatine karşılık 1,5 saat serbest zaman kullanmayı tercih edebilir; bu serbest zamanı altı ay içinde kullanır. Fazla çalışma için işçinin onayı gerekir. Ayrıca fazla çalışma, işçi başına yılda 270 saatle sınırlıdır.

İşçinin kaç gün yıllık ücretli izin hakkı vardır?

Yıllık izne hak kazanmak için bir tam yıl çalışılmış olması gerekir ve süre kıdemle artar: bir ile beş yıl arası (beş yıl dâhil) en az 14 iş günü, beş yıldan fazla on beş yıldan az kıdemde 20 iş günü, on beş yıl (dâhil) ve daha fazla kıdemde 26 iş günü. 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere kıdemlerine bakılmaksızın en az 20 gün izin verilir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri her kademede dörder gün artırılır. Bunlar sözleşmeyle azaltılamayacak asgari sürelerdir.

İşten ayrılırken kullanılmayan yıllık izinlere ne olur?

Hak edilip kullanılmayan yıllık izin ortadan kalkmaz. İş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, işveren bu izin karşılığını işçinin son ücreti üzerinden nakden ödemek zorundadır. Bazı alacaklardan farklı olarak, izin ücreti işçi haklı bir neden olmaksızın istifa etse dahi doğar; bu yüzden sık karşılaşılan ve ispatı kolay bir alacak kalemidir.

Gece çalışması ve hafta tatili düzenlenmiş midir?

Evet. 4857 sayılı İş Kanunu gece vardiyasının süresini sınırlar, vardiyaların dönüşümlü uygulanmasını arar ve işçiye çalışılmış gibi ücretlendirilen kesintisiz bir hafta tatili güvencesi verir. İşçinin ayrıca ücretli ulusal bayram ve genel tatil hakkı vardır; bu günlerde çalışma kural olarak işçinin onayına bağlıdır ve ek ücret gerektirir. Vardiya düzeni kurulmadan önce gece çalışmasına ve hafta tatiline ilişkin sınırların Kanun'un güncel metninden teyit edilmesi gerekir.

Bir uyuşmazlıkta çalışma süresi kayıtları neden bu kadar önemlidir?

Çünkü kanun kayıt tutma yükünü işverene yükler. 4857 sayılı İş Kanunu m. 41 fazla saatlerle çalışma için işçinin onayını arar, m. 56 işverene işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösteren izin kayıt belgesi tutma zorunluluğu getirir, m. 75 ise işverenin kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kaydı işçinin özlük dosyasında saklamasını ister. Türk Medeni Kanunu m. 6 uyarınca taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür; işçi talep ettiği çalışmayı ispat eder, işverenin bu talebe karşı dayanağı ise kanunen tutmak zorunda olduğu kayıtlardır. Zamanında ve düzgün tutulmuş kayıtlar en etkili savunmadır.

Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

Av. Onur Çalışıcı

Yazar hakkında

Av. Onur Çalışıcı

Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

Son gözden geçirme: Temmuz 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

Ekranda

Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

Huzuru bozan kiracıya tahliye

Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

Ofis ve etkinlikler

Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
Ofis · Kağıthane, İstanbul
Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası