Ekli listede yer alan bir malı Türkiye’ye getiren ithalatçının iki ayrı belge yükümlülüğü vardır ve bu ikisinin birbirine karıştırılması bu alandaki en yaygın uyum hatasıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 56. maddesi uyarınca üretici ve ithalatçılar, tüketiciye sundukları mallar için içeriği yönetmelikle belirlenen bir garanti belgesi düzenlemek zorundadır; bu belgenin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu ise satıcıya aittir. Aynı Kanun’un 58. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üretici ve ithalatçılar, yönetmelikle belirlenen mallar için ayrıca Bakanlıkça onaylı satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi almak ve bütün yetkili servis istasyonlarına ilişkin bilgileri Bakanlığın sistemine güncel olarak kaydetmek zorundadır.
Birinci belge malla birlikte yolculuk eder. İkincisi, o mal grubunda piyasada bulunmanın önkoşuludur. İkisi ayrı yönetmeliklerle düzenlenir, 77. maddenin ayrı fıkralarıyla yaptırıma bağlanır ve aşağıda görüleceği üzere ikincisi, kendisini alan ithalatçıdan sonra da yaşamaya devam eder.
İki Belge, İki Ayrı Ekli Liste
Yükümlülüklerin hiçbiri genel değildir. Her ikisi de ekli listelerle tetiklenir ve bir ürün listelerden birinde yer alıp diğerinde yer almayabilir.
| Garanti belgesi | Satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi | |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | 6502 sayılı Kanun m.56 | 6502 sayılı Kanun m.58/2 |
| İkincil mevzuat | Garanti Belgesi Yönetmeliği, RG 13.6.2014-29029 | Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, RG 13.6.2014-29029 |
| Kim düzenler | Üretici veya ithalatçı düzenler; satıcı tekemmül ettirip teslim eder | Üretici veya ithalatçının başvurusu üzerine Ticaret Bakanlığı onaylar |
| Kapsam tetikleyicisi | Ekli listedeki kullanılmamış mallar (Yön. m.5/1) | Ekli listedeki mallar; servis istasyonu gerekmeyen mallar için düzenlenmez (Yön. m.6/1) |
| Geçerlilik | Malla birlikte işler — teslimden itibaren asgari iki yıl (m.56/2) | İki yıl; süre dolmadan yenilenmesi zorunlu (Yön. m.7/1) |
| Şekil | Kâğıt ya da kalıcı veri saklayıcısı; tüketici isterse kâğıt zorunlu (Yön. m.5/2) | Bakanlığın internet sayfasından e-imzalı başvuru ve onay (Yön. m.6/2) |
Her iki yönetmelik de son olarak 2020 yılında — 12 Şubat ve 5 Kasım tarihlerinde — değiştirilmiştir; Bakanlığın yayımladığı konsolide metinlerde daha sonraki bir değişiklik bulunmamaktadır. Yalnızca 2014 tarihli Resmî Gazete metnini esas alan bir okuma, yürürlükten kalkmış rakamlarla çalışır. Aradaki fark teoride kalmaz: servis değişikliğinin bildirim süresi 2014 metninde on beş gün iken bugün otuz gündür.
Garanti Belgesinde Neyin Yazılı Olması Gerekir
Garanti Belgesi Yönetmeliği’nin 6. maddesi süreyi belirler: süre malın tüketiciye teslim tarihinden başlar ve asgari iki yıl ya da ekli listedeki ölçü biriminde tespit edilen değer kadardır. Farklı bir ölçü birimi kullanılıyorsa malda o birimi ölçmeye yarayan bir düzenek bulunmalı ya da malın yapısı ölçüme elverişli olmalıdır; aksi hâlde garanti süresinin asgari iki yıl olduğu kabul edilir. Tamirde geçen süre garanti süresine eklenir.
Yönetmeliğin 7. maddesi belgede bulunması zorunlu bilgileri sayar: üretici veya ithalatçının unvanı, adresi, telefonu ve diğer iletişim bilgileri ile yetkilisinin imza ve kaşesi; satıcı bakımından aynı bilgiler; fatura tarih ve sayısı; malın cinsi, markası, modeli ile bandrol ve seri numarası; teslim tarihi ve yeri; garanti süresi; azami tamir süresi; malın bütün parçaları dâhil olmak üzere tamamının garanti kapsamında olduğu; TKHK m.11’deki seçimlik haklara ilişkin bilgi; kullanım hatalarına ilişkin bilgi; ve şikâyet başvurularının tüketici mahkemesi ile tüketici hakem heyetine yapılabileceğine dair bilgi.
Belgeyi çevreleyen üç hüküm ayrıca dikkat ister.
Birincisi, fatura garanti belgesi yerine geçmez. Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrası bunu açıkça söyler.
İkincisi, onarım süreyi baştan başlatmaz. 10. madde, garanti uygulaması sırasında değiştirilen malın garanti süresinin, satın alınan malın kalan garanti süresi kadar olduğunu düzenler.
Üçüncüsü, kullanım hatası iddia edilmez, raporla ispat edilir. 11. maddenin birinci fıkrası, arıza tanıtma ve kullanma kılavuzuna aykırı kullanımdan kaynaklanıyorsa ücretsiz onarım ve devamındaki hakların uygulanmayacağını söyler; ancak ikinci fıkra, kullanım hatasının bulunup bulunmadığının yetkili servis istasyonu — yoksa sırasıyla satıcı, ithalatçı veya üretici — tarafından azami tamir süresi içinde düzenlenecek raporla belirlenmesini ve bu raporun bir nüshasının tüketiciye verilmesini zorunlu kılar. Raporu süresinde üretemeyen bir servis ağı, uygulamada tartışmayı baştan kaybetmiş olur.
Yeterlilik Belgesi Bir Altyapı Yükümlülüğüdür
TKHK m.58/1, üretici veya ithalatçının Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sunmasını zorunlu kılar. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası bunu fiziksel altyapıya çevirir: ekli listede tespit edilen yer, sayı ve özellikte, yeterli teknik kadroya sahip servis istasyonları, kullanım ömrünün tamamı boyunca.
Bu rakamlar şirkete göre değil, mal grubuna göre belirlenir; bir dağıtım modelinin maliyeti hesaplanırken en sık eksik tahmin edilen kalem de budur.
| Mal grubu (ekli liste, konsolide metin) | Garanti süresi | Kullanım ömrü | Zorunlu servis sayısı | Azami tamir süresi |
|---|---|---|---|---|
| Cep telefonu | 2 yıl | 5 yıl | 7 coğrafi bölgede toplam 20 | 20 iş günü |
| Televizyon | 2 yıl | 10 yıl | Her bölgede en az 3, toplam 40 | 20 iş günü |
| Buzdolabı; çamaşır makinesi | 2 yıl | 10 yıl | Her bölgede en az 5, toplam 60 | 20 iş günü |
| Binek otomobil | 2 yıl veya 60.000 km (hangisi önce dolarsa) | 10 yıl | 7 coğrafi bölgede toplam 20 | 45 iş günü |
Rakamlar, Garanti Belgesi Yönetmeliği ile Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 9 Eylül 2026 tarihli konsolide eklerinde yer aldığı hâliyledir; ekler zaman zaman değiştirilmektedir ve somut ürün grubu için güncel konsolide metinden teyit edilmelidir.
Azami tamir süresi, Kanun’un 58. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aşılamayacak bir tavandır; Yönetmeliğin 10. maddesinin dördüncü fıkrası da sürenin ne zaman başladığını belirler: garanti süresi içinde arızanın yetkili servise ya da satıcıya bildirildiği tarihte, garanti süresi dışında ise malın servis istasyonuna teslim edildiği tarihte. Tüketici bildirimi telefon, faks, e-posta veya iadeli taahhütlü mektupla yapabilir ve bildirimin ispatı tüketiciye aittir; tamirin tamamlandığının bildirildiğini ispat yükü ise servis istasyonundadır.
Bunun yanında iki maliyet kuralı işler. Yönetmeliğin 14. maddesinin dördüncü fıkrası, garanti süresi içinde arızanın malın teslim tarihinden itibaren on iş günü içinde giderilememesi hâlinde benzer özelliklere sahip bir malın tüketicinin kullanımına tahsis edilmesini zorunlu tutar; aynı fıkranın devamı ise tüketicinin böyle bir mal istememesi hâlinde üretici veya ithalatçının bu yükümlülükten kurtulacağını, buna ilişkin ispat yükünün de üretici veya ithalatçıda olduğunu söyler. 2020 değişikliğiyle yenilenen 10. maddenin ikinci fıkrası, tanıtma ve kullanma kılavuzuna aykırı kullanım hâlleri hariç olmak üzere, yetkili servislerin garanti süresi içinde nakliye, posta, kargo ve servis personelinin ulaşım giderini talep etmesini yasaklar; 14. maddenin üçüncü fıkrası aynı yasağı üretici, ithalatçı ve satıcıya da yayar. 12. maddenin birinci fıkrası tabloyu tamamlar: üretici veya ithalatçılar tüketicinin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamazlar.
TKHK m.58/6: İthalatçıdan Sonra da Yaşayan Kural
Ticari sonucu en keskin olan hüküm, TKHK m.58/6’dır; Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 14. maddesinin beşinci fıkrasında kelimesi kelimesine tekrarlanır. İthalatçının ticari faaliyeti herhangi bir şekilde sona ererse, bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasından garanti süresi boyunca satıcı, üretici ve yeni ithalatçı müteselsilen sorumludur. Garanti süresi geçtikten sonra ise kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini üretici veya yeni ithalatçı sunmak zorundadır.
Yukarıdaki ekli liste rakamlarıyla birlikte okunduğunda risk hem kolayca hesaplanabilir hem de kolayca gözden kaçar hâle gelir. Bir beyaz eşya markasının Türkiye ithalatını devralan şirket, hiç ithal etmediği, hiç satmadığı ve hiçbir kazanç elde etmediği ürünler için on yıllık bir kullanım ömrü yükümlülüğünün içine girer — üstelik bu ürünleri piyasaya süren, servis kayıtları elinde olmayabilecek bir selefin ardından. Kanun yükümlülüğü işleme değil, sıfata bağlamıştır.
Bu da halefiyet sorusunu bir standart madde meselesi olmaktan çıkarıp bir durum tespiti kalemi hâline getirir; ve konu, distribütörlük veya acentelik sözleşmesinin sona ermesi ve denkleştirme tazminatı üzerine yazımızda incelenen fesih riskiyle aynı dosyaya aittir. Bir tedarik ilişkisi yeniden yapılandırılırken, mevcut ürün stokunun paylaşımı, servis kayıtlarının devri, yedek parça stok taahhütleri ve devir öncesi ürünler için tazminat güvencesi — bunların tamamı ticari sözleşmeler kurgusunun aşamasına aittir; devirden sonraki ilk tüketici şikâyetine değil.
Kanun’un 58. maddesinin yedinci fıkrası ise özel hukuk sonucunu ekler: garanti süresi bittikten sonra Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası hizmet üretici veya ithalatçı tarafından sağlanmazsa, tüketici uğradığı zararın tazminini talep edebilir.
Servisi Dışarıya Vermek Sorumluluğu Dışarıya Vermez
TKHK m.58/4, üretici ve ithalatçıların kendi yetkili servis istasyonlarını kurabileceği gibi mevcut servis istasyonlarından ya da servis organizasyonlarından da yararlanabileceğine izin verir; ancak izin, bu istasyonların verdiği hizmetlerden sorumlu olmak şartına açıkça bağlanmıştır. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği m.14/1 sonucu yazar: yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden üretici veya ithalatçı, servislerle birlikte müteselsilen sorumludur. Aynı maddenin altıncı fıkrası buna aktif bir yükümlülük ekler: hizmetlerin mevzuata uygun yürütülmesini sağlamak, servislerin çalışmalarını izleyip kontrol etmek ve tespit edilen eksiklikleri gidermek.
Bağımsız servisler ayrıca düzenlenmiştir. Kanun’un 58. maddesinin beşinci fıkrası, herhangi bir üretici veya ithalatçıya bağlı olmaksızın faaliyette bulunan servis istasyonlarını verdikleri hizmetten tüketiciye karşı sorumlu tutar ve 2022’de eklenen cümleyle bu istasyonlara her türlü ortam ve faaliyetlerinde özel servis ibaresini okunabilir ve görülebilir şekilde kullanma zorunluluğu getirir.
Evrakın kendisi de sorumluluk doğurur. Yönetmeliğin 11. maddesi, arızalı malın teslim alınmasında bir teslim belgesi, iadesinde ise bir servis fişi düzenlenmesini ve bunların içeriğini zorunlu kılar; Kasım 2020 değişikliğinden bu yana her ikisi de kalıcı veri saklayıcısı ile verilebilir — tüketici talep ederse kâğıt zorunludur, tüketicinin onayının alınması gerekir ve bu onayın alındığını ispat yükü servis istasyonundadır. 16. madde, Yönetmelik kapsamındaki her işleme ilişkin bilgi ve belgelerin üç yıl saklanmasını ister. 13. madde ise değiştirilen yedek parçaların garanti süresi içinde tüketiciye gösterilmesini, garanti süresi dışında iade edilmesini düzenler.
Yükümlülüğün Bitiştiği Yer
Tüketiciye değil ticari alıcıya satış yapan bir ithalatçı bakımından üç sınır önem taşır.
Birincisi tüketici sınırıdır. TKHK m.3/1(k), tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlar. Sınai kullanım için ithal edilip ticari alıcılara satılan mallar tüketici rejiminin dışında kalır; tarafların garanti ve servis düzeni bunun yerine sözleşmeleriyle ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin hükümleriyle belirlenir.
İkincisi, yukarıda anlatılan liste sınırıdır: her iki yükümlülük de ekli listelere bağlıdır.
Üçüncüsü açık muafiyettir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 15. maddesi, ticari amaç dışında yalnızca kendi kullanımından doğan ihtiyaçları için üretim veya ithalat yapan kişi ve kuruluşlar ile tüketicilerin özel siparişleri doğrultusunda üretilen veya ithal edilen mallar hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.
Bunların hiçbiri ürün güvenliği rejimindeki paralel yükümlülükleri etkilemez. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrası ithalatçıya, adını veya tescilli ticaret unvanını ya da markasını ve iletişim adresini ürün üzerinde belirtme; montaj, kullanım ve bakım talimatları ile güvenlik kurallarının Türkçe olmasını sağlama yükümlülüğü getirir. Aynı Kanun’un 6. maddesi ürünün sebep olduğu zarardan imalatçı veya ithalatçıyı sorumlu tutar; sorumluluktan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşme hükümlerini hükümsüz sayar ve zamanaşımını zararın öğrenilmesinden itibaren üç yıl, her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl olarak belirler. Bu yükümlülükler tüketici mevzuatındaki belgelerin üzerine biner ve Türkiye’ye mal ithalatı rehberimizde anlatılan uygunluk denetimlerinin bir parçası olarak gümrükte kontrol edilir. Bazı ürün gruplarında bu çerçevenin üzerine ayrıca adı konmuş bir rol eklenir: kozmetikte Türkiye’de yerleşik bir sorumlu kişi belirlenmesi ve ürünün arzdan önce bildirilmesi gerekir; bu konum kozmetik ürünlerde sorumlu kişi ve piyasaya arz öncesi bildirim yazımızda inceleniyor.
İdari Yaptırım
TKHK m.77, yaptırımı belgelerle aynı hat üzerinden ikiye ayırır.
55 ve 56. maddelere aykırılık — Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu ile garanti belgesi — mal başına hesaplanan bir idari para cezası doğurur: üretici ve ithalatçılar için piyasaya arz edilen her bir mal, satıcılar için tüketiciye satılan her bir mal bakımından (m.77/6). Konteyner ölçeğinde çalışan bir ithalatçı için burada belirleyici olan, tarifedeki rakamın kendisi değil, çarpanıdır.
- maddeye aykırılık ise m.77/10’da derecelendirilmiştir. (b) bendi, satış sonrası hizmet yeterlilik belgesinin alınmaması, servis istasyonlarının Bakanlık sistemine kaydedilmemesi ya da kaydın güncel tutulmaması — her bir istasyon üzerinden — ve belgenin geçerlilik süresi içinde asgari servis sayısının sağlanmaması hâlleri için ayrı ayrı ceza öngörür; sonuncusu yine eksik her istasyon için hesaplanır. (c) bendi ise 58. maddenin geri kalan yükümlülüklerine aykırılığı, aykırılığı tespit edilen her bir işlem için ceza ile kapatır.
Kanun metnindeki tutarlar nominal rakamlardır ve her yıl yeniden değerlenir; Kanun’un kendisi de okuyucuyu takvim yılı başından itibaren geçerli tarife tablosuna yönlendirir. Güncel tutar, Kanun’un gövdesinden değil o tablodan alınmalıdır. Bundan bağımsız olarak, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 8. maddesi, aykırılığın tespiti ve Genel Müdürlüğün yazılı uyarısına rağmen verilen sürede düzeltilmemesi hâlinde yeterlilik belgesinin iptal edileceğini düzenler; ticari etkisi para cezasından çok daha ağır olan yaptırım budur.
TKHK m.77/A, hakkında idari para cezası uygulanan kişiye, aykırılığın Kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da hükümleri yanlış yorumlamaktan veyahut yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olaydaki görüş farklılığından kaynaklandığı iddiasıyla uzlaşma talebinde bulunma imkânı verir. Talep, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ve henüz idari yargıya başvurulmamışken yapılmalıdır; talep, dava açma süresini durdurur. İki sınır altı çizilmeye değer: indirim oranı yüzde elliyi geçemez ve uzlaşma sağlanamaması hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
Bunun Sözleşme Dosyasına Anlamı
56 ve 58. maddelerdeki yükümlülükler ithalatçıya kanundan doğar; ama neredeyse hepsi fiilen başkası tarafından yerine getirilir — belgeyi dolduran bir bayi, onarımı yapan bağımsız bir atölye, malı taşıyan bir kargo şirketi. Uyuşmazlıklar tam da bu aralıkta doğar ve bu, dava aşamasından önce bir sözleşme kurgusu sorunudur.
Ekli listedeki mallara ilişkin bir distribütörlük ya da bayilik sözleşmesi bu nedenle asgari olarak şunları düzenlemelidir: garanti belgesini kimin tekemmül ettirip teslim edeceği ve teslimin nasıl ispatlanacağı; servis istasyonunun Yönetmelik m.11 evrakını azami tamir süresi içinde açıp kapatma yükümlülüğü; on iş günü sonrasında ikame malı kimin tahsis edeceği ve malın mülkiyetinin kimde kalacağı; sözleşmenin ticari süresine değil ekli listedeki kullanım ömrüne göre ayarlanmış yedek parça bulundurma taahhütleri; servis ağı değiştiğinde otuz günlük bildirim yükümlülüğünün kimde olduğu; ve hem m.77/6’daki mal başına hem m.77/10’daki istasyon başına cezaları kapsayan bir rücu-tazminat zinciri. İlişkinin yabancı bir ana firmayla kurulduğu hâllerde aynı hükümlerin fesihten sonra da ayakta kalması gerekir — m.58/6’daki halefiyet kuralının, ithalat ve ihracat mevzuatı uyum çevresinin ve tüketici mevzuatı uyumu sayfamızda toplanan yükümlülüklerin baştan aynı haritada durmasının sebebi budur.
İki belgenin alınması ucuz, sonradan yeniden kurulması pahalıdır. Bunları açılış haftasının formalitesi sayan şirket, yıllar sonra artık taşımak istemediği bir sıfata bağlanmış kanuni bir yükümlülükle karşılaşan şirkettir.