Bir yabancı şirketin Türkiye’deki vergi konumu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda çizilen tek bir ayrımla belirlenir. Kanunî merkezi veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurum tam mükelleftir ve m.3/1 uyarınca dünya çapındaki kazancı üzerinden vergilendirilir; her ikisi de Türkiye dışında olan kurum ise dar mükelleftir ve m.3/2-3 uyarınca yalnızca Türkiye kaynaklı kazancı üzerinden vergilendirilir. Bu matrahın üzerinde, Temmuz 2026 itibarıyla %25 genel kurumlar vergisi oranı, 2025 vergilendirme döneminden itibaren indirim ve istisnalar öncesi kurum kazancının %10’u tutarında yurt içi asgari kurumlar vergisi ve dar mükellef kurum ortaklarına dağıtılan kâr payları ile ana merkeze aktarılan şube kazançları üzerinde %15 stopaj bulunur. Dolayısıyla Türk iştirak tam mükelleftir; yabancı ana şirketin şubesi dar mükelleftir; hiç gelir elde edemeyen irtibat bürosunun ise kurumlar vergisi matrahı yoktur.
Tam mükellef misiniz, dar mükellef mi?
Ölçüt sermayenin kaynağı değildir. Tamamı yabancı bir ana şirkete ait olsa da Türkiye’de kurulmuş bir şirketin kanunî merkezi buradadır; tıpkı yerli sermayeli bir şirket gibi dünya çapındaki kazancı üzerinden tam mükelleftir. Merkezini ve yönetimini yurt dışında tutan yabancı bir şirket ise Türkiye’de önemli ölçüde iş yapsa bile dar mükellef kalır — ancak m.3/3 bu kez kapsama giren Türkiye kaynaklı kazanç türlerini sayar: Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar, zirai kazançlar, Türkiye’de icra edilen veya değerlendirilen serbest meslek kazançları, Türkiye’deki taşınmaz ve haklardan elde edilen kira gelirleri, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar. Bunun pratik sonucu şudur: bir yabancı şirket, hiç şube tescil ettirmeden de, faaliyeti Türkiye’de vergilendirilebilir bir varlık yaratıyorsa burada vergilendirilebilir. Yapının bilinçli seçilmesi — irtibat bürosu, şube ya da iştirak kararına ilişkin rehberimizin konusu — bu nedenle aynı zamanda bir vergi kararıdır.
2026’da oranlar tam olarak nedir?
Genel kurumlar vergisi oranı %25’tir; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumlar Vergisinde Oran Uygulamaları rehberinde (Yayın No. 605, Mart 2026) teyit edilmiştir. Yabancı yatırımcı bakımından üç sapma önemlidir:
- Bankalar ve finans kuruluşlarında %30 — bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri, elektronik ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri; 2025 vergilendirme döneminden itibaren aynı oran 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yap-işlet-devret ve 6428 sayılı Kanun kapsamındaki kamu-özel iş birliği projelerini de kapsar.
- İhracat kazancında beş puanlık indirim — münhasıran ihracattan elde edilen kazançlar beş puan düşük, yani %25 yerine %20 oranında vergilendirilir. İndirim 2022 dönemi için bir puandı ve 2023 vergilendirme döneminden itibaren beş puana çıkmıştır; 1 Ocak 2023’ten itibaren aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden ihracat yapan imalatçı ve tedarikçiler de yararlanabilir.
- %10’luk yurt içi asgari kurumlar vergisi — 7524 sayılı Kanun ile eklenen KVK m.32/C uyarınca, m.32 ve m.32/A’ya göre hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz; yüksek olan tutar ödenir.
Asgari vergi, 2025 vergilendirme dönemi ve sonrasına ilişkin kazançlara uygulanır, her geçici vergi döneminde de hesaplanır ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi rehberine göre (Yayın No. 607, Nisan 2026) Türkiye’de beyanname vermek zorunda olan ya da ihtiyari olarak veren dar mükellefleri de kapsar. Yeni kurulan şirketler ilk üç hesap dönemi boyunca kapsam dışındadır; bu, yeni kurulmuş bir iştirak için gerçek bir planlama aralığıdır.
İştirak, şube ve irtibat bürosu: vergi karşılaştırması
| İştirak (A.Ş./Ltd.) | Şube | İrtibat bürosu | |
|---|---|---|---|
| Mükellefiyet | Tam mükellef | Dar mükellef | Kurumlar vergisi mükellefi değil |
| Matrah | Dünya çapındaki kazanç | Yalnızca Türkiye kaynaklı kazanç | Gelir elde edemez |
| Kurumlar vergisi oranı | %25 (finans kuruluşlarında %30) | %25 (finans kuruluşlarında %30) | — |
| Yurt içi asgari vergi | Evet, 2025 döneminden | Evet, beyanname verildiği hâllerde | — |
| Yurt dışına aktarımda | %15 kâr payı stopajı | %15 şube kazancı stopajı | — |
| KDV mükellefiyeti | Var | Var | Vergiye tabi teslim yok |
Kâr transferi nasıl vergilendirilir?
%25’lik başlığın tek başına yetmediği yer burasıdır. Tam mükellef bir Türk şirketinin dar mükellef kurum ortaklarına yaptığı kâr dağıtımı, KVK m.30/3 uyarınca %15 stopaja tabidir; oran, 21 Aralık 2024 tarihli 9286 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiştir ve 22 Aralık 2024 ve sonrasında ödenen kâr paylarına uygulanır. Önceki oran %10 idi; hâlâ %10 diyen bülten ya da yazılar bu değişiklikten öncesine aittir. Kârın dağıtılmayıp sermayeye eklenmesi dağıtım sayılmaz ve stopaj doğurmaz.
Şube de aynı şekilde ele alınır. KVK m.30/6 uyarınca, yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurum, kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra ana merkeze aktardığı tutar üzerinden stopaj yapar — ekonomik olarak kâr payıyla aynı sonuç, aynı %15 oran. Dar mükellef kurumlara yapılan diğer ödemelerin kendi oranları vardır; bunlar Gelir İdaresi Başkanlığı’nın tevkifat oranları tablosunda yer alır ve Temmuz 2026 itibarıyla şöyledir: serbest meslek ödemeleri %20, gayrimaddi hakların satış, devir ve temliki %20, taşınmaz kiraları %20, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinde hakediş ödemeleri %5, internet reklam hizmetleri %15. Bu oranlar olağan grup içi faturalamayı doğrudan etkiler; bu nedenle bir Türk hedef şirketin devralınmasında daha ilk aşamada işlem modeline girmelidir.
Beyan ve ödeme takvimi nedir?
Vergilendirme dönemi hesap dönemidir; özel hesap dönemi tayin edilmedikçe takvim yılıdır. Kurumlar vergisi beyannamesi, bu dönemin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir — takvim yılı mükellefi için 1-25 Nisan — ve vergi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar, yani 30 Nisan’a kadar ödenir. Dar mükellef, Türkiye’deki iş yerinin veya daimî temsilcisinin bağlı olduğu vergi dairesine beyanda bulunur; Türkiye’yi terk edecekse beyanname, ayrılıştan önceki on beş gün içinde verilir.
Geçici vergi bunun yanında yürür; cari dönemin kurumlar vergisi oranı üzerinden hesaplanır ve yıllık vergiden mahsup edilir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca, her üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın on dördüncü günü akşamına kadar beyan edilir ve on yedinci günü akşamına kadar ödenir — Gelir İdaresi Başkanlığı bu tarihleri sirkülerle düzenli olarak uzattığından, ilgili dönemin sirküleri mutlaka kontrol edilmelidir.
Dördüncü geçici vergi dönemi geri geldi. 2022’den itibaren kaldırılmıştı; ancak 4 Aralık 2025 tarihli 7566 sayılı Kanun (RG 19 Aralık 2025, No. 33112) 1 Ocak 2025’ten itibaren başlayan vergilendirme dönemleri için dördüncü dönemi yeniden getirdi — kazanç artık 3, 6, 9 ve 12 aylık kümülatif dönemler için belirleniyor ve 2025 dördüncü dönem beyannamesinin süresi 17 Şubat 2026’da doldu. Hâlâ üç dönem üzerine kurulu her takvim ve iç uyum prosedürü hatalıdır.
KDV, transfer fiyatlandırması ve anlaşmalar nereye oturur?
KDV, tedarikçinin sahipliğinden bağımsız olarak Türkiye’deki teslim ve hizmetlere uygulanır. Temmuz 2026 itibarıyla standart oran %20’dir; 2007/13033 sayılı Kararname’nin (II) sayılı listesindeki mal ve hizmetlerde %10, (I) sayılı listesindekilerde %1 indirimli oran geçerlidir — Gelir İdaresi Başkanlığı’nın güncel KDV oranları derlemesinde toplu olarak yer alır. Vergiye tabi teslimde bulunan iştirak ya da şube KDV mükellefiyeti tesis ettirir; hiçbir teslimi olmayan irtibat bürosu ettirmez.
Transfer fiyatlandırması, yabancı grupların en çok hafife aldığı uyum alanıdır. KVK m.13 uyarınca, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı fiyatlarla mal veya hizmet alım satımı yapılması hâlinde kazanç, transfer fiyatlandırması yoluyla tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır — ve m.13/6’ya göre bu tutar, şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı ya da dar mükellefler bakımından ana merkeze aktarılmış tutar sayılır; dolayısıyla aynı %15 stopaja tabi olur. En az %10 ortaklık, oy veya kâr payı hakkı, karşı tarafı ilişkili kişi hâline getirir. Kabul edilen yöntemler karşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı, yeniden satış fiyatı ve işlemsel kâr yöntemleridir; hiçbiri emsale uygun fiyata ulaştırmıyorsa mükellefin kendi belirlediği yöntem kullanılabilir ve Bakanlık ile üç yıla kadar peşin fiyatlandırma anlaşması yapılabilir. Belgelendirme yükümlülükleri tam ve zamanında yerine getirildiğinde, doğacak tarhiyata ilişkin vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır. Tam mükellefler ile yabancı şirketlerin Türkiye’deki iş yerleri arasındaki yurt içi işlemlerde ise örtülü kazanç dağıtımı, ancak bir Hazine zararı doğduğunda kabul edilir.
Anlaşmalar bütün bunların üzerinde durur. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 23 Nisan 2025 tarihli resmî listesi, yürürlükte 93 çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunduğunu göstermektedir — bkz. sonuçlandırılan vergi anlaşmaları listesi. Bir anlaşma stopaj oranlarını düşürebilir ve bir iş yerinin var olup olmadığını belirleyebilir; ancak yararlanma somut sözleşmeye ve mukimlik belgesinin sunulmasına bağlıdır ve oranlar anlaşmalar arasında varsayımda bulunulamayacak kadar farklılaşır. Ayrıca, Türkiye’de kayda alınan yurt dışı kazançlar üzerinden yabancı ülkede ödenen vergiler, o kazanca KVK m.32 oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı aşmamak üzere Türk kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.
Vergi, bir yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelme nedeni nadiren olur; ama bir yapının sonradan bozulma nedeni çoğu zaman odur. Mükellefiyet sorusu, yapı seçilirken — şirketin kurulduğu aşamada — karara bağlanmalı ve grup Türkiye’de personel istihdam etmeye ya da sınır ötesine nakit aktarmaya başladığında yeniden gözden geçirilmelidir. Vergi hukuku pratiğimiz, yabancı yatırım pratiğimizle birlikte çalışarak oranın, stopajın ve anlaşma konumunun ilk faturadan önce — ilk tarhiyattan sonra değil — modellenmesini sağlar.
İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri
- Gayrimenkul Hukuku: Yabancılar için taşınmaz edinimi, tapu iptal ve tescil davaları ve kira uyuşmazlıkları.
- Fikri Mülkiyet ve Marka Hukuku: TÜRKPATENT tescilleri, marka hükümsüzlük ve tecavüz davaları (FSHHM).
- Kişisel Verilerin Korunması (KVKK): VERBİS kaydı, veri envanteri ve sınır ötesi veri aktarım uyumu.
- İstanbul’da Yabancı Müvekkil ve Şirketler İçin Dava ve İşlem Rehberi: İstanbul adliyelerinde mülkiyet, marka ve ticari dava yönetimi.