Türkiye'de Estetik Cerrahi Malpraktisi: Estetik Müdahale Neden Farklı Değerlendirilir?

Estetik amaçlı bir işlem, olağan tıbbi tedaviyle aynı kurala tabi değildir.

Av. Onur ÇalışıcıYayın 25 Temmuz 2026 · 20 dk okuma
Gravür: ayaklı bir ayna ve hasta yatağı, yanlarında terazi, kırmızı ciltli bir kitap ve Türk çay takımı.

Ana noktalar

  1. Olağan tıbbi tedavi vekâlet modeline uyar (TBK m. 502): hekim sonuç borcu değil, özenli iş görme borcu altındadır. Satılan şey belirli bir estetik sonuçsa ilişki bunun yerine, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi üstlendiği eser sözleşmesine (TBK m. 470) girebilir. Bu sınırı çizen bir kanun hükmü yoktur.
  2. Bu, uyuşmazlık konusunu değiştirir. Eser sözleşmesinde mesele eserin kararlaştırılana uyup uymadığıdır; TBK m. 475 işsahibinin seçimlik haklarını, eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllere bağlar.
  3. Nitelendirme somut olaya özgüdür ve gerçekten tartışmalıdır. Karma rekonstrüktif-estetik işlemler bu tartışmanın asıl alanıdır; HMK m. 33 uyarınca hâkim Türk hukukunu resen uyguladığından evraktaki adlandırma sonucu belirlemez.
  4. Bu, memnuniyet garantisi değildir ve her savunmayı ortadan kaldırmaz. TBK m. 476, ayıp yüklenicinin açık ihtarına karşın işsahibinin talimatından doğmuşsa veya işsahibine yüklenebiliyorsa ayıptan doğan hakları kapatır; tazminat ise borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatla kurtulabildiği TBK m. 112'ye tabidir.
  5. Müdahaleyi hukuka uygun kılan rızadır (TMK m. 24/2; 1219 sayılı Kanun m. 70) ve TMK m. 6 uyarınca ona dayanan taraf onu ispatlamak zorundadır. Bilginin kendisi sözlü verilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 18); mevzuatta öngörülen ve uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen müdahalelerde imzalı rıza formu gerekir (m. 26).
  6. Bu taleplerde tek bir zamanaşımı süresi yerleşmiş değildir. Sözleşme tarafında TBK m. 146, m. 147/6 ve m. 478 birbiriyle yarışır, davalılar ayrıca TBK m. 72'deki iki ve on yıllık haksız fiil sürelerini def'i olarak ileri sürer; hangisinin uygulanacağı talebin nasıl kurulduğuna ve ağır kusur tespitine bağlıdır.

Estetik yönü ağır bastığında Yargıtay ilişkiyi eser sözleşmesi olarak nitelendirir; yüklenici sonucu garanti eder ve kararlaştırılan sonucun gerçekleşmemesi başlı başına ifa etmemedir. Nitelendirme, onam ispat yükü, deliller ve yabancı hastanın konumu.

Türk hukuku, salt estetik amaçlı bir ameliyatı her zaman olağan tıbbi tedaviyle aynı kurala tabi tutmaz. Olağan tedavi vekâlet sözleşmesi modeline uyar: hekim sonuç borcu değil, özenli iş görme borcu altındadır; başarısız bir sonuç bu nedenle tek başına ihlal sayılmaz. Satılan şey belirli bir estetik sonuçsa ilişki bunun yerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470’teki, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi üstlendiği eser sözleşmesine girebilir. Bu sınırı çizen bir kanun hükmü yoktur; sınır dosyanın olgularına göre belirlenir. Asıl önem taşıyan pratik sonuç şudur: eser sözleşmesinde uyuşmazlık eserin kararlaştırılana uyup uymadığı üzerinde döner ve TBK m. 475 işsahibinin seçimlik haklarını eserdeki ayıba bağlar.

Türkiye’de estetik cerrahi uyuşmazlıklarını ayrıksı kılan hususların çoğu bu tek nitelendirme farkından doğar — neyin borçlanıldığı, neyin ispatlanması gerektiği, hangi hakların kullanılabileceği ve hangi zamanaşımı kuralının tartışıldığı. Bu rehber; nitelendirmeyi ve neden önem taşıdığını, aydınlatılmış onamı ve ispat yükünün kimde olduğunu, bu dosyaları belirleyen delilleri ve işlem için Türkiye’ye gelen hastanın konumunu ele almaktadır. Metin, malpraktisi genel olarak inceleyen Türkiye’de malpraktis hukuku rehberinin ve hastaneye veya hekime nasıl dava açılacağı ile malpraktis davasında talep edilebilecek tazminat rehberlerinin tamamlayıcısıdır. Alanın bütünü ise büronun sağlık hukuku sayfasında anlatılmaktadır.

Ayaklı bir ayna ve hasta yatağı, önlerinde yazısız bir onam kâğıdı ile dolma kalem, yanlarında bir terazi.
Estetik müdahaleden önce hastaya açıklama yapılması gerekir.

Olağan tedavi mi, estetik müdahale mi — dosyayı belirleyen nitelendirme

İki sözleşme tipi Borçlar Kanunu’nda yan yana durur ve birbirinden farklı yükümlülükler öngörür. TBK m. 470 eser sözleşmesini, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar; m. 471 ise yüklenicinin özen borcunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alır. TBK m. 502 vekâlet sözleşmesini, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar; m. 506/2-3 vekile, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış ölçüsünde sadakat ve özen yükler — yani bir davranış standardı, sonuç borcu değil.

Kanun, tıbbi tedavinin hangi modele girdiğini söylemez. İlgili bir kural 1960 tarihli Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 13/1’de yer alır: tabip ilmi icaplara uygun olarak teşhis koyup gereken tedaviyi tatbik ettiğinde, bu faaliyetlerin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı deontoloji bakımından muaheze edilemez. Bu bir davranış standardıdır ve vekâlet modeliyle uyumludur.

Olağan tıbbi tedaviBelirli bir sonuç olarak satılan estetik işlem
Sözleşme tipiVekâlet, TBK m. 502, 506Eser sözleşmesi, TBK m. 470, 471
Borçlanılan edimBasiretli bir vekil ölçüsünde sadakatli ve özenli davranış — bir özen (vasıta) borcuBasiretli bir yüklenicinin özeniyle meydana getirilen kararlaştırılan eser (TBK m. 470, 471)
Hastanın ortaya koyması gerekenTıbbi standarttan sapıldığı ve bu sapmanın zarara yol açtığıEserin ayıplı olduğu, yani kararlaştırılana uymadığı (TBK m. 474, 475)
Kusursuzluğu kim ispatlarHer iki sözleşmesel nitelendirmede de borçlu, TBK m. 112 uyarınca — karşılaştırın: haksız fiilde m. 50/1 zararı ve kusuru ispat yükünü zarar görene yüklerTazminat bakımından borçlu, TBK m. 112 uyarınca; ayıp işsahibine yüklenebiliyorsa ayıptan doğan haklar kullanılamaz (m. 476)
Komplikasyonun etkisiUsulüne uygun yönetilen ve usulüne uygun aydınlatılan kabul görmüş komplikasyon ihlal değildirKomplikasyonun eseri ayıplı kılıp kılmadığı olgulara göre belirlenir; muhtemel komplikasyonlar her durumda önceden açıklanmalıdır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15)
Kullanılabilecek haklarGenel hükümlere göre tazminatTBK m. 475’teki seçimlik haklar — dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım — ve genel hükümlere göre saklı tazminat hakkı
ZamanaşımıVekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıl (TBK m. 147/5)Tartışmalı. TBK m. 147/6 (ağır kusur dışında beş yıl), m. 146 (on yıl), m. 478 (teslimden iki yıl, ağır kusurda yirmi yıl); ayrıca m. 72 (iki ve on yıl) def’i olarak ileri sürülür
Görevli mahkemeÖzel sağlık kuruluşunda tüketici mahkemesi (6502 sayılı Kanun m. 3/1-l, m. 73/1)Tüketici mahkemesi — eser sözleşmesi m. 3/1-l’de vekâletle birlikte sayılmıştır

Tabloya iki şerh düşmek gerekir; iki husus da uygulamada sıkça abartılır.

Birincisi ispat yüküne ilişkindir. Eser nitelendirmesi, vekâlete kıyasla ispat yükünü tersine çevirmez. TBK m. 112 zaten, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlü olduğunu öngörür ve bu, vekâlette de eser sözleşmesinde de geçerlidir. Asıl değişen, hastanın eşikte neyi ortaya koyması gerektiğidir. Vekâlette hasta tıbbi standarttan bir sapma göstermek zorundadır; eser sözleşmesinde ise taahhüt edilen sonucu gösterip bunun sağlanmadığını ortaya koyar. Bu, uyuşmazlık konusunun değişmesidir; kusur bakımından ispatsızlık riskini kimin taşıdığının değişmesi değil.

İkincisi eser modelinin kapsamına ilişkindir. Bu, hastanın memnun kalacağının garanti edilmesi değildir: borçlanılan şey kararlaştırılan eserdir. Davalının savunmalarını da ortadan kaldırmaz. Tazminat talebi, borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat ederse sorumlu olmadığı TBK m. 112’ye tabidir; TBK m. 476 da aynı hususu ters yönden düzenler: ayıp, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın işsahibinin verdiği talimattan doğmuşsa veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecekse, işsahibi ayıptan doğan haklarını kullanamaz.

Ölçüt somut olaya özgüdür ve onu hâkim uygular

Plastik cerrahın yaptığı her ameliyatın eser sözleşmesine tabi olduğu yolunda bir kural yoktur ve estetik işlemleri iki modelden birine bağlayan bir kanun hükmü de bulunmaz. Kanunun çizdiği ayrım, bir eser meydana getirmeyi üstlenmek (m. 470) ile bir işi görmeyi üstlenmek (m. 502) arasındadır ve mahkeme bunu dosya üzerinden — hastanın kendi beyanları ve kliniğin vaatleri de dâhil olmak üzere — uygular.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33 uyarınca hâkim Türk hukukunu resen uygular. Bu nedenle nitelendirme, tarafların ya da kliniğin evrakının ilişkiye verdiği ada bağlı değildir; fiilen neyin üstlenildiğinden çıkar.

Eser modeli uygulandığında TBK m. 474 ve 475 bakımından soru, eserin kararlaştırılana uyup uymadığıdır. Müdahalenin teknik olarak doğru yapıldığına ilişkin bilirkişi tespiti bu nedenle önemlidir, ancak bu soruyu tek başına yanıtlamaz; hangi sonucun vaat edildiği de ortaya konmalıdır.

Karma rekonstrüktif-estetik işlemler bu nedenle asıl tartışma alanıdır ve cevabı — hangi yönde olursa olsun — peşinen varsayan bir dava, dosyadaki ilk çekişmeli meseleyi atlamış bir davadır.

Eser ayıplı bulunduğunda ne istenebilir

Eser ayıplı bulunursa TBK m. 475 işsahibine üç seçimlik hak arasında seçim imkânı tanır:

  1. Eser, işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme;
  2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme;
  3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

Madde ardından işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunu açıkça belirtir — ayıplı eser tespiti ile tazminat talebi bu nedenle birbirinin alternatifi değil, aynı dosyanın iki katmanıdır. Tazminatın kalemleri ve miktarın nasıl belirlendiği ayrı bir konudur ve tazminat rehberinde ele alınmaktadır.

Bunu izleyen iki hüküm davacıları sıkça zorlar. TBK m. 474, işsahibinin eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmesini ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmesini zorunlu kılar; taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini de isteyebilir. TBK m. 477 ise eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağını — kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar hariç — gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal eden işsahibinin eseri kabul etmiş sayılacağını, ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde ise işsahibinin durumu gecikmeksizin bildirmek zorunda olduğunu, bildirmezse eseri yine kabul etmiş sayılacağını öngörür. Sonucun günler değil aylar içinde belirginleştiği estetik dosyalarda bu bildirimin zamanlaması ve kayda geçirilmesi bir formalite değildir.

Aydınlatılmış onam: ispat yükü hekimdedir

Bu dosyaların ikinci ekseni onamdır ve sözleşmesel nitelendirmeden bağımsız olarak işler.

TMK m. 24/2 uyarınca kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 1219 sayılı Kanun m. 70 tabiplerin yapacakları her nevi ameliye için hastanın muvafakatini almasını, Hasta Hakları Yönetmeliği m. 24 de tıbbi müdahalelerde hastanın rızasını arar. TMK m. 6 uyarınca taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğundan, müdahalenin hukuka uygunluğunu rızaya dayandıran hekim rızanın alındığını ispatlamak zorundadır.

Mevzuat, onam formları hakkında dolaşan iki mutlak iddiaya da izin vermez. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 18 bilginin kendisinin sözlü verilmesini, m. 26 ise mevzuatta öngörülen ve uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen müdahaleler için imzalı bir rıza formu hazırlanmasını ve formların arşiv mevzuatına uygun olarak muhafazasını öngörür. m. 18 bilginin hastanın kendi sosyal ve kültürel düzeyine uygun biçimde verilmesini de arar. İmzalı bir form ne tek başına davayı düşürür ne de hiçbir şey ifade eder; dosyanın geri kalanıyla birlikte tartılır.

Kanuni dayanak, 1219 sayılı Kanun m. 70’tir: tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar; büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması gerekir. 21/7/2025 tarihli 7557 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten bu yana bu muvafakat, kimlik doğrulayıcı belgeler, biyometrik yöntemler veya elektronik kimlik doğrulama kullanılarak elektronik ortamda da alınabilir.

Mevzuat gerçekte ne istiyor

Aydınlatmanın içeriği, Hasta Hakları Yönetmeliği (RG 1/8/1998, S. 23420) m. 15’te, 8/5/2014’ten bu yana yürürlükte olan biçimiyle düzenlenmiştir. Hastaya; hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bunların fayda ve riskleri ve hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, muhtemel komplikasyonlar, reddetme durumunda ortaya çıkabilecek fayda ve riskler, kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, sağlığı için kritik yaşam tarzı önerileri ve gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği bilgisi verilir.

Yönetmeliğin 18. maddesi bilgilendirmenin nasıl yapılacağını düzenler ve bazı kliniklerin uygulamasından daha katı bir çerçeve çizer. Bilgilendirme sözlü olarak, kural olarak müdahaleyi fiilen yapacak sağlık meslek mensubu tarafından — bunu zorunlu kılan hâllerde hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından — hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun bir dille, uygun ve mahremiyetin korunduğu bir ortamda yapılır. Acil durumlar dışında hastaya makul süre tanınması zorunludur — bu, ameliyat sabahı alınan bir imzayla bağdaştırılması güç bir gerekliliktir. Hasta ayrıca ikinci bir görüş talep edebilir; ücret bilgisi de talep hâlinde kurumun ilgili birimince verilir.

Yönetmeliğin 26. maddesi formun kendisini düzenler. Mevzuatta öngörülen müdahaleler ile tıbben uyuşmazlığa mahal vermesi muhtemel görülen müdahaleler için m. 15’teki bilgileri içeren bir rıza formu hazırlanır; formdaki bilgiler sözlü olarak da aktarılır ve form imzalanır. Form iki nüsha imzalanır, biri hasta dosyasına konur, diğeri hastaya verilir; formu, bilgilendirmeyi yapan ve işlemi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu imzalar; ve verilen bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur. Yönetmeliğin 31. maddesi buna, rıza alınırken aydınlatmanın esas olduğunu ve müdahalenin verilen rızanın sınırları içinde kalması gerektiğini ekler — ameliyathanede konuşulandan fazlasının yapıldığı dosyalarda bunun açık bir karşılığı vardır.

Bütün bunların üzerinde Avrupa İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi durur; onaylanmasının uygun bulunduğu 5013 sayılı Kanun 9 Aralık 2003 tarihli, 25311 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa m. 90/5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Sözleşme’nin m. 4’ü her sağlık müdahalesinin ilgili mesleki yükümlülük ve standartlara uygun olarak yapılmasını arar, m. 5’i ise aydınlatılmış onam gerekliliğini düzenler.

Bu dosyaları hangi deliller belirler

Estetik cerrahi dosyaları, bilirkişi aşamasına gelinmeden çok önce toplanan belgeler üzerinden çözülür.

Hasta yatağı ve ayaklı aynanın önünde yazısız tıbbi kayıt desteleri, üstlerinde de bir büyüteç duruyor.
Bu davalarda sonucu çoğu zaman tıbbi kayıtlar ve bilirkişi incelemesi belirler.
  • Tam tıbbi dosya — ameliyat öncesi değerlendirme, ameliyat notu, anestezi kaydı, hemşire gözlem notları, reçeteler, epikriz ve takip kayıtları. Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 26) ve sağlık kuruluşu rızayı kendi kayıtlarıyla ispatlar; bu nedenle dosyadaki boşluklar nötr değildir.
  • Onam belgeleri, Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15, 18, 26 ve 31 karşısında okunmak üzere: bilgiyi kim verdi, ne zaman, hangi dilde, işlemden ne kadar önce ve müdahale verilen rızanın sınırları içinde kaldı mı.
  • Hangi sonucun kararlaştırıldığı. Eser sözleşmesi dosyasında belirleyici belge kümesi budur; çünkü sağlanıp sağlanmadığı tartışılan şeyi tanımlar. Teknik doğruluğu teyit eden bir bilirkişi raporu, kararlaştırılan sonucun sağlandığını tek başına göstermez.
  • İşlem öncesi ve sonrası görseller ve bunlara ilişkin kurallar. 12 Kasım 2025’ten bu yana bu materyal sıkı biçimde düzenlenmiştir; bu da onu delil olarak çok daha kullanışlı kılar.
  • Komplikasyonun nasıl yönetildiği — çünkü muhtemel komplikasyonlar hastaya önceden verilmesi gereken bilgiler arasındadır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15) ve nasıl yönetildikleri de kaydın parçasıdır.

Görsel meselesi ayrı bir not hak eder; çünkü internetteki özetlerin neredeyse tamamı bu konuda güncelliğini yitirmiştir. 12 Kasım 2025 tarihli, 33075 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş ve m. 13 ile 29/7/2023 tarihli, 32263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan aynı adlı Yönetmeliği açıkça yürürlükten kaldırmıştır. Yeni metnin m. 5/1’i uyarınca sağlık hizmet sunumunda örtülü veya açık reklam yapılması ve yaptırılması yasaktır; bilgilendirme yalnızca sayılan sınırlar içinde yapılabilir. Bu sınırlar arasında hasta veya yakınlarının teşekkür ya da memnuniyet beyanları üzerine kurulu reklam niteliğindeki paylaşımların yasaklanması, içeriğin hastaları doğrudan veya dolaylı olarak belirli bir meslek mensubuna ya da kuruluşa yönlendirememesi, 1219 sayılı Kanun’da tanımlı ana dal ve yan dal uzmanlıkları dışındaki sertifikalara dayanarak “uzman” unvanı iddia edilememesi, sağlık hizmetlerinin çekiliş veya hediye konusu yapılamaması ve tanıtım ile bilgilendirme faaliyetlerinde ücret, indirim, kampanya veya promosyon bilgilerine yer verilememesi bulunur.

Yönetmeliğin 7/1. maddesi ise öncesi-sonrası görselleri ayrıntılı biçimde düzenler. Hasta görselleri için hastanın veya yasal temsilcisinin, Ek-1’de yer alan Görsel İçerik Kaydetme ve İşleme Onam Formu kullanılarak alınan açık rızası gerekir; hasta materyali önceden görebilir ve iznini hiçbir şekle bağlı olmaksızın her zaman geri alabilir; görsel izni karşılığında ödeme, indirim veya hediye verilemez; yanıltıcı makyaj ile sonradan teknolojik değişiklik ve rötuş yasaktır; tıbbi işlem öncesi ve sonrası görsellerin aynı ortam ve teknik şartlarda görüntülenmesi ve görsel içeriklerde işlem tarihi ile görselin görüntülendiği tarihlerin belirtilmesi zorunludur; tıbbi müdahale ve girişim veya ameliyat esnasındaki hasta görüntüsü paylaşılamaz; bu görsellerin sponsorlu veya ücretli yayımı yasaktır; ve yurt içine yönelik tanıtım görsellerinde, her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçların kişiden kişiye değişebileceğine ve işlem öncesinde hekimden detaylı görüş alınmasının önerildiğine dair zorunlu uyarı yer alır. Bu koşulları taşımayan materyalin kendisi de dosyada bir vakıadır.

Görevli mahkeme, arabuluculuk ve tüketici hukuku katmanı

Özel sağlık kuruluşlarına karşı estetik cerrahi talepleri tüketici uyuşmazlığıdır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her iki nitelendirmeyi de kapsamına alır. Kanun’un 3/1-l maddesi tüketici işlemini, tüketici ile ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişi arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlar ve eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeleri de dâhil eder — yani ilişkinin eser mi vekâlet mi sayıldığı görevli mahkeme bakımından sonucu değiştirmez. Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir (m. 3/1-k); hizmet, mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusudur (m. 3/1-d); sağlayıcı ise kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan kişidir (m. 3/1-ı). Kanun’un 2. maddesi, kapsamın her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları içerdiğini belirtir.

Sonuçlar doğrudan bundan çıkar:

  • Görev. Kanun’un 73/1. maddesi, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılar.
  • Tüketici için harç muafiyeti. Kanun’un 73/2. maddesi, tüketiciler tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davaları Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaf tutar.
  • Tüketicinin yerleşim yerinde dava. Kanun’un 73/5. maddesi, davanın genel yetki kurallarının yanında tüketicinin yerleşim yerinde de açılmasına imkân tanır.
  • Dava öncesi arabuluculuk. 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanun’la eklenen m. 73/A, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı kılar; tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına itiraz gibi sayılan istisnalar saklıdır. Rejimin genel çerçevesi Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk rehberinde ele alınmaktadır.
  • Hakem heyeti parasal sınırı. Uyuşmazlık değeri düşükse bunun yerine tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (m. 68/1) ve sınır, her takvim yılı başında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. 1 Ocak – 31 Aralık 2026 dönemi için 186.000 TL’dir; 23 Aralık 2025 tarihli, 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile belirlenmiştir ve 2025 yılı için %25,49 olarak açıklanan yeniden değerleme oranını yansıtır. Bu bir görev sınırıdır; talebin değerine ilişkin bir ölçü değildir ve her 1 Ocak’ta değişir.

Zamanaşımı: çerçeveyi dürüstçe anlatmak

Estetik cerrahi talepleri için yerleşmiş tek bir süre yoktur ve bunu kayıtsız şartsız tek bir süreyle veren her kaynak, hukuku olduğundan daha kesin biçimde aktarmaktadır. Dört kural devrededir:

  • m. 147/6 — yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıl;
  • m. 146 — m. 147/6’nın ağır kusur hâlinde geriye bıraktığı on yıllık genel süre;
  • m. 478 — yüklenicinin ayıplı bir eser meydana getirmesi sebebiyle açılacak davalarda, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl;
  • m. 72 — zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl olan haksız fiil süresi; davalılar bunu düzenli olarak def’i biçiminde ileri sürer.

TBK m. 148, m. 146 ve 147’nin de yer aldığı ayırımda belirlenen zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini öngörür. Hangisinin uygulanacağı talebin nasıl kurulduğuna ve ağır kusur tespitine bağlıdır; bu dosyalarda süre varsayılmaz, tartışılır.

Sigorta ve ceza yolu nerede durur

Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası estetik pratiğin arkasında da diğer branşlardaki gibi durur. 21/1/2010 tarihli 5947 sayılı Kanun’la eklenen 1219 sayılı Kanun Ek m. 12, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanları, tıbbi kötü uygulama sebebiyle doğabilecek zararlar ile rücu taleplerini karşılamak üzere mesleki malî sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü kılar. Özel kuruluşlarda çalışanlar için sözleşme kurum tarafından yapılır ve primin yarısı ilgili tarafından karşılanır; işverenin payı hiçbir ad altında meslek mensubunun ücretinden kesilemez.

İki ayrıntı özellikle belirtilmelidir; çünkü çoğu zaman aksi varsayılır. Birincisi, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı tek bir tutar öngörmez: uzmanlık dallarını Ek-1’deki risk gruplarına ayırır ve her grup için ayrı azami teminat ile prim belirler. 7/8/2025 tarihli ve 32979 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanıp 1/11/2025’te yürürlüğe giren Tebliğ uyarınca, bir sözleşme kapsamında ödenecek toplam tutar 9.000.000 TL’yi aşamaz. Olay başına teminat ile prim ise uzmanlık dalının girdiği risk grubuna göre değişir; grup tabloları ekte görsel olarak yayımlanır ve dönemsel olarak revize edilir. Bu nedenle uygulanacak grup ve güncel tutarlar varsayılmamalı, ilgili tarihte yürürlükte olan tarifeden okunmalıdır. İkincisi, Genel Şartların 26/7/2014’ten bu yana yürürlükte olan A.3 maddesi teminat dışında yalnızca dört kategori sayar: sigortalının, poliçede belirtilen mesleki faaliyeti dışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan talepler; poliçe kapsamındaki kuruluşların sorumluluk alanı dışındaki faaliyetlerden doğan talepler (insani yardım hâlleri hariç); her türlü idari ve adli para cezaları ile cezai şartlar; ve mevzuatın çizdiği çerçeve dışında yapılan deneysel çalışmalardan doğan talepler. Kozmetik veya estetik işlemler bu istisnalar arasında sayılmamıştır.

Ceza sorumluluğu doğduğunda ise ayrı bir yoldan, bir izin filtresi üzerinden ilerler ve hukuk davasını etkilemez. 12/5/2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’la eklenen ve 21/2/2024 tarihli 7496 sayılı Kanun’la değiştirilen 3359 sayılı Kanun Ek m. 18; kamu veya özel sağlık kuruluşlarında ve vakıf üniversitelerinde görev yapan tabip, diş tabibi ve diğer sağlık meslek mensuplarının mesleklerinin icrası kapsamında yaptıkları tıbbi işlemlere ilişkin soruşturmaları 4483 sayılı Kanun’a tabi kılar; soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir; Kurul bir Bakan Yardımcısı başkanlığında yedi üyeden oluşur; 4483 sayılı Kanun m. 7’deki süreler iki katı olarak uygulanır; ve Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine başvurulabilir. Bu düzenleme yalnızca ceza soruşturması iznine ve kamu tarafındaki rücu kararlarına ilişkindir — tazminat davasının kapısı ya da filtresi değildir ve hastalar bu Kurula başvurmaz. Aynı olgular bir suç duyurusuna da dayanak oluşturuyorsa, o süreç genel ceza hukuku kurallarına göre hukuk davasının yanında yürür.

Yabancı hastanın konumu

Estetik bir işlem için Türkiye’ye gelen hasta, burada ikamet eden bir hastayla aynı hukuki konumdadır: tedavi Türkiye’de verilmiştir, talep Türk hukukuna tabidir ve Türk mahkemeleri önünde ileri sürülür. Çerçevenin dört özelliği bu durumu doğrudan ilgilendirir.

Tüketici hukuku katmanı aynı şekilde uygulanır. 6502 sayılı Kanun’un 2. ve 3. maddelerinde tüketici sıfatını uyruğa veya ikamete bağlayan hiçbir kayıt yoktur; önemli olan kişinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi ve mesleki amaçla hareket eden bir sağlayıcıyla sözleşme kurmasıdır. m. 73/2’deki harç muafiyeti, m. 73/A’daki dava şartı ve yıllık hakem heyeti sınırı aynı koşullarla geçerlidir.

Onam değerlendirmesi kişiye özgüdür ve bu iki yönlü işler. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 18 bilgilendirmenin sözlü olarak, işlemi yapacak meslek mensubu tarafından, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun biçimde ve hastaya makul süre tanınarak yapılmasını aradığından; anlaşılmayan bir dilde ya da ameliyattan dakikalar önce yapılan bir açıklama, retorik bir şikâyet değil, tanınabilir bir hukuki meseledir. Aynı sebeple bu mesele iddia edilerek değil, kayıtlar üzerinden ortaya konularak sonuç doğurur.

Biyotıp Sözleşmesi uygulanır. Onaylanması 5013 sayılı Kanun’la uygun bulunduğundan ve Anayasa m. 90/5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olduğundan, m. 4’teki mesleki standart gerekliliği ile m. 5’teki aydınlatılmış onam gerekliliği yabancı hukuka başvurmaya gerek kalmaksızın Türk mahkemesi önünde ileri sürülebilir.

Yurt dışına yönelik tanıtım ayrıca düzenlenmiştir. 12 Kasım 2025 tarihli Yönetmeliğin m. 8’i dar bir sağlık turizmi istisnası kurar: 26/4/2025 tarihli, 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik kapsamında Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlar ve aracı kuruluşlar, Türkçe dışındaki resmî dillerde, yurt dışına yönelik ayrı kanallar üzerinden sponsorlu tanıtım yapabilir ve belgelendirilmiş açık rıza ile hasta hikâyelerine, yorumlarına veya teşekkür beyanlarına orada yer verebilir. İstisna sınırlıdır: Türkiye’de yaşayan kişiler nezdinde talep oluşturmaya yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyeti yasaktır, yurt içi hedef kitle seçilemez ve otomatik hedef kitle seçimi kapatılmalıdır. Yabancı bir hastanın gördüğü materyal bu nedenle çoğu kez o kitle için hukuka uygun, yurt içinde ise hukuka aykırı olacak nitelikte olur — bu da neyin, hangi ifadelerle taahhüt edildiğinin varsayılmak yerine muhafaza edilmesini gerektirir.

Hekimlerin kendi meslek kuralları da aynı yönü gösterir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 8, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine ticari bir veçhe verilemeyeceğini öngörür; tabip ve diş tabibinin, her ne suretle olursa olsun yazılarında kendi reklamını yapmasını ve gazetelerde ve diğer neşir vasıtalarında reklam mahiyetinde teşekkür ilanları yazdırmasını yasaklar.

Uygulamaya yönelik notlar

Türkiye’de estetik cerrahi uyuşmazlıkları, erken karara bağlanan ve sonradan nadiren yeniden ele alınan meseleler üzerinden çözülür.

  • Nitelendirme dosyadaki ilk çekişmeli sorudur, formalite değildir. Satılan şeyin belirli bir estetik sonuç olup olmadığı uyuşmazlık konusunu belirler; HMK m. 33 uyarınca hâkim hukuku resen uyguladığından evrak bunu önceden çözemez.
  • Eser sözleşmesinde dosya, taahhüt edilen sonuç üzerinedir. Müdahalenin teknik olarak doğru yapıldığını teyit eden bir rapor, kararlaştırılan sonucun sağlanıp sağlanmadığını tek başına yanıtlamaz.
  • Eser modelinin sınırları vardır. Memnuniyet garantisi değildir; tazminat bakımından TBK m. 112 ve m. 476’daki işsahibi talimatı kuralı davalıya açık kalır.
  • Onamı hasta çürütmez, hekim ispatlar (TMK m. 6 ve m. 24/2) — ve ispat kayıtlar üzerinden yapılır; dosyadaki boşlukların sağlık kuruluşunun aleyhine işlemesinin sebebi budur.
  • Ayıp bildirimi kuralları işler. TBK m. 474’teki uygun süre içinde gözden geçirme ve bildirim ile m. 477’deki sonradan ortaya çıkan ayıbın gecikmeksizin bildirilmesi, seçimlik hakların koşuludur; idari bir ayrıntı değildir.
  • Zamanaşımı süresini varsaymayın. Dört kural yarışır; m. 146 ve 147’deki süreler TBK m. 148 uyarınca sözleşmeyle değiştirilemez.
  • Her rakamın yılını kontrol edin. Tüketici hakem heyeti sınırı her 1 Ocak’ta değişir; sigorta teminat tutarları dönemsel olarak revize edilir. Tarihi olmayan bir sayı kullanılabilir bir sayı değildir.

Burada anılan tüm kanun ve yönetmeliklerin yürürlükteki güncel metinleri, Cumhurbaşkanlığı’nın resmî mevzuat veri tabanı Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden yayımlanmaktadır. Sağlık hukuku alanındaki diğer incelemelerimiz için sağlık hukuku hizmet alanımızı ve saç ekimi komplikasyonları rehberimizi, diş tedavisi malpraktis davalarını, tıbbi malpraktis tazminat hesaplamalarını ve hastaneye veya hekime dava açma rehberimizi inceleyebilirsiniz.


İlgili Hizmet Alanları ve Dava Rehberleri


İlgili Hizmet Alanları

Rakamlarla

m. 470
Eser sözleşmesi — yüklenici bir eser meydana getirmeyi üstlenir (TBK)
m. 502
Vekâlet — hekim özen borcu altındadır, sonuç borcu değil (TBK)
m. 112
Borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispatla yükümlüdür (TBK)
186.000 TL
Tüketici hakem heyeti sınırı, 1 Ocak – 31 Aralık 2026
İnteraktif Değerlendirme Aracı

Tıbbi Malpraktis ve Zamanaşımı Ön Değerlendirme Aracı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6502 sayılı TKHK kapsamında haklarınızı, zamanaşımı sürelerini, görevli mahkemeyi ve zorunlu arabuluculuk şartını 3 adımda test edin.

1. Yapılan Tıbbi İşlemin Türü

Hangi operasyon veya tedavi uygulandı?

2. Sağlık Kuruluşunun Niteliği

İşlem nerede gerçekleştirildi?

3. İşlemin Üzerinden Geçen Süre / Zararın Öğrenilmesi

Müdahale ne zaman yapıldı veya kusur ne zaman fark edildi?

Değerlendirme

Tüketici Mahkemesi & Eser Sözleşmesi Sorumluluğu

Görevli Yargı Yolu: Tüketici Mahkemesi
Zamanaşımı Süresi: 5 Yıl (TBK m. 147)
Arabuluculuk Şartı: Zorunlu Dava Şartı
Görev ve Usul Koşulları
    Dosya İnceleme Talebi Oluşturun

    Bu araç Türk mevzuatı uyarınca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tıbbi bilirkişi raporu veya hukuki garanti teşkil etmez. Malpraktis davaları epikriz ve onam evraklarının detaylı incelenmesini gerektirir.

    Bu aracın ayrı sayfası Tıbbi malpraktis ve süreler: ön değerlendirme

    Estetik cerrahi dosyası nasıl kurulur

    1. Neyin amaçlandığını belirleyin

      Müdahalenin tıbbi endikasyona mı dayandığı, yoksa belirli bir estetik sonuç olarak mı satıldığı. Sonraki her şey bu tek soruya bağlıdır.

    2. Nitelendirmeyi ortaya koyun

      Vekâlet mi, eser sözleşmesi mi. HMK m. 33 uyarınca hâkim Türk hukukunu resen uyguladığından nitelendirme, tarafların sözleşmeye verdiği adla değil, dosya kapsamıyla belirlenir.

    3. Kayıtları güvence altına alın

      Tam tıbbi dosya, ameliyat notları, onam belgeleri, işlem öncesi ve sonrası görseller ve amaçlanan sonucun tarif edildiği yazışmalar.

    4. Ayıbı bildirin

      Eser sözleşmesinde işsahibi eseri gözden geçirip ayıpları uygun sürede bildirmek zorundadır (TBK m. 474); sonradan ortaya çıkan ayıp gecikmeksizin bildirilmezse eser kabul edilmiş sayılır (m. 477).

    5. Usul kapısını geçin

      Önce yıllık hakem heyeti parasal sınırını kontrol edin, ardından arabulucuya başvurun — tüketici mahkemesinde 6502 sayılı Kanun m. 73/A uyarınca dava şartıdır.

    6. Seçimlik haklar üzerinden dava

      Eser ayıplı bulunursa işsahibi sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ve ücretsiz onarım arasında seçim yapar; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır (TBK m. 475).

    Sıkça sorulan sorular

    Türkiye'de estetik cerrahi eser sözleşmesi mi sayılır, olağan tıbbi tedavi mi?

    Bu, işlemin niteliğine bağlıdır; adlandırmaya değil. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu iki model sunar: vekilin bir işi görmeyi üstlendiği ve özenli davranış borçlandığı vekâlet (m. 502) ile yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi üstlendiği eser sözleşmesi (m. 470). Olağan teşhis ve tedavi vekâlete uyar; Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 13 de ilmi icaplara uygun olarak teşhis koyup tedavi eden tabibin, tedavinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı deontoloji bakımından muaheze edilemeyeceğini öngörür. Satılan şey belirli bir estetik sonuçsa ilişki eser sözleşmesine yaklaşır. Sınırı çizen bir kanun hükmü yoktur; bu nedenle kısmen rekonstrüktif kısmen estetik bir işlem her iki yöne de düşebilir ve sonuç, genel bir kabule göre değil dosya kapsamına göre belirlenir.

    Türk hekim estetik ameliyatın sonucunu garanti eder mi?

    Memnuniyet garantisi anlamında hayır; bunu söyleyen bir kanun hükmü de yoktur. Eser sözleşmesi uygulandığında borçlanılan şey kararlaştırılan eserdir: eser ayıplıysa TBK m. 475 işsahibine sözleşmeden dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım arasında seçim hakkı verir; genel hükümlere göre tazminat hakkı saklıdır. Savunmalar ise yerinde durur. TBK m. 476, ayıp yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın işsahibinin verdiği talimattan doğmuşsa veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecekse işsahibinin ayıptan doğan haklarını kullanamayacağını öngörür; tazminat talebi ise borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat ederse sorumlu olmadığı TBK m. 112'ye tabidir. Muhtemel komplikasyonlar da hastaya önceden verilmesi gereken bilgiler arasındadır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15).

    Estetik cerrahi davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?

    Yerleşmiş tek bir cevap yoktur; bu bir kaçamak değil, konunun gerçek durumudur. Sözleşme tarafında TBK m. 147/6, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar için beş yıllık süre öngörür; ağır kusur hâlinde geriye TBK m. 146'daki on yıllık genel süre kalır. TBK m. 478 ise ayıplı eserden doğan davaları ayrıca düzenler: teslimden itibaren taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl, taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl. Davalılar ayrıca TBK m. 72'deki haksız fiil süresini — zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl — def'i olarak ileri sürer. TBK m. 148, m. 146 ve 147'deki sürelerin sözleşmeyle değiştirilmesini yasaklar. Hangisinin uygulanacağı, talebin nasıl kurulduğuna ve ağır kusur bulunup bulunmadığına bağlı olduğundan, süre somut dosya üzerinden teyit edilmelidir.

    İmzalı onam formu estetik cerrahi davasını düşürür mü?

    Tek başına düşürmez; ancak bu formların hiçbir değeri olmadığını söylemek de aynı ölçüde yanlıştır. TMK m. 24/2 uyarınca kişilik haklarına yapılan saldırı, diğer sebeplerin yanında kişinin rızasıyla haklı kılınmadıkça hukuka aykırıdır; TMK m. 6 uyarınca da taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Rızaya dayanan hekim bu nedenle onu ispatlamak zorundadır. Hasta Hakları Yönetmeliği bilginin sözlü olarak, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun biçimde verilmesini (m. 18), imzalı rıza formunu ise mevzuatta öngörülen ve uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen müdahaleler için arar ve formların arşiv mevzuatına uygun olarak muhafazasını öngörür (m. 26). Form, dosyadaki diğer delillerle birlikte tartılan bir delildir.

    Estetik cerrahi davasında hangi mahkeme görevlidir, arabuluculuk zorunlu mudur?

    Tüketici mahkemeleri görevlidir. 6502 sayılı Kanun m. 3/1-l, tüketici işlemini eser ve vekâlet sözleşmelerini açıkça kapsayacak biçimde tanımlar; m. 73/1 ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılar. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması m. 73/A uyarınca dava şartıdır. Uyuşmazlık değeri yıllık parasal sınırın altındaysa bunun yerine tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınır 1 Ocak – 31 Aralık 2026 dönemi için 186.000 TL'dir ve her 1 Ocak'ta yeniden değerlenir. Tüketicilerin açtığı davalar Harçlar Kanunu'ndaki harçlardan muaftır (m. 73/2) ve tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabilir (m. 73/5).

    Türkiye'de estetik ameliyat oldum, sorun ülkeme döndükten sonra ortaya çıktı. Yine de dava açabilir miyim?

    Talep Türk hukukuna tabidir ve Türk mahkemeleri önünde ileri sürülür; yabancı hasta bu bakımdan Türkiye'de ikamet eden bir hastayla aynı konumdadır. Sistemin iki özelliği burada önem taşır. Birincisi, Avrupa İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi'nin onaylanması 9 Aralık 2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5013 sayılı Kanun'la uygun bulunmuştur ve Anayasa m. 90/5 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir: m. 4 her sağlık müdahalesinin ilgili mesleki yükümlülük ve standartlara uygun yapılmasını arar, m. 5 ise aydınlatılmış onam gerekliliğini düzenler. İkincisi, Hasta Hakları Yönetmeliği m. 18 bilginin hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilmesini arar; anlaşılmayan bir dilde yapılan açıklama tam da bu noktada tartışma konusu olur. Pratikte iş belgeseldir: Türkçe tıbbi dosyanın, onam belgelerinin ve ameliyat öncesi materyalin güvence altına alınması ve sonraki durumun tercüme edilmek üzere ayrıntılı biçimde kayda geçirilmesi gerekir.

    Bu içerik genel bilgilendirmedir, hukuki tavsiye değildir. Durumunuza özel danışmanlık için bir avukatla görüşün. Lex Lata Consulting & Law tarafından hazırlanmıştır.

    Av. Onur Çalışıcı

    Yazar hakkında

    Av. Onur Çalışıcı

    Kurucu Avukat · İstanbul Barosu · Baro sicil no 83426

    Lex lata Latincede “yürürlükteki hukuk” demektir. Büroyu Av. Onur Çalışıcı kurdu; ilk görüşmeden dosyanın sonuna kadar doğrudan onunla görüşürsünüz. Yabancı müvekkillerle yazışmalar İngilizce yapılır, Türkçe belgelerin ne dediği ayrıca anlatılır.

    Ne olduğunu kısaca yazın, size dönüş yapalım. Bu yazı genel bilgidir; dosyanıza özel görüş değildir.

    Son gözden geçirme: Temmuz 2026 · LinkedIn: linkedin.com/in/onurcalisici

    OfisKarataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane, İstanbul

    Ekranda

    Beyaz TV · Beyaz Ana Haber · Eylül 2026

    Huzuru bozan kiracıya tahliye

    Kiracının davranışının çekilmez hale geldiğinin somut delillerle ortaya konması ve şartlar oluştuğunda 30 günlük sürenin aranmadığı istisnai durumlar.

    Ofis ve etkinlikler

    Gürsel Mah., Karataş Sk. No:6, SNS Plaza Kat:3, Kağıthane / İstanbul · Adres ve yol tarifi

    Lex Lata'nın Kağıthane'deki ofisi: çalışma masaları ve duvardaki ekranlarda Lex Lata logosu
    Ofis · Kağıthane, İstanbul
    Av. Onur Çalışıcı, Blockchain Expo World İstanbul'da blokzincir hukuku panelinde, Temmuz 2024
    Blokzincir hukuku paneli · Blockchain Expo World, İstanbul · Temmuz 2024
    Lex Lata toplantı odasında masa başında bir görüşme
    Toplantı odası · Kağıthane, İstanbul

    SNS Plaza, Kağıthane, İstanbulİletişim sayfası