Royalti veya lisans bedeli, Türkiye’ye ithal edilen eşyanın gümrük kıymetine yalnızca iki koşul aynı anda gerçekleştiğinde ilave edilir: ödemenin kıymeti belirlenecek eşya ile ilgili olması ve alıcının bu ödemeyi söz konusu eşyanın satış koşulu olarak yapmak zorunda olması. Koşullardan biri gerçekleşmiyorsa bedel gümrük kıymetinin dışında kalır — ithalatçı onu her çeyrekte, aynı gruptaki bir şirkete, kutunun üzerindeki markanın kendisi için ödüyor olsa bile.
Büyük tutarlı sonradan kontrol tarhiyatları tam bu testte kazanılır ya da kaybedilir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 27/1-c maddesi, “kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri”nin ilavesini arar. Eşya ile ilgili olma ayağı ise Gümrük Yönetmeliği’nin 56. maddesinden (RG 7/10/2009, S. 27369 mükerrer) gelir; iki ayak da 2 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği (Gümrük Kıymeti) ile (RG 28/6/2014, S. 29044) ayrıntılandırılmıştır. Aşağıda bu üç metnin nasıl birleştiği, gümrük memurunun sözleşme dosyasında neye baktığı ve eşya sınırı geçerken tutarı henüz belli olmayan bir bedelin nasıl beyan edileceği ele alınmaktadır. Metin, eşyanın Türk gümrüğünden çekilmesine ilişkin mekaniğin ve kıymet ile tasnif sabitlendikten sonra gümrük vergisinin nasıl tahakkuk ettiğinin bilindiğini varsayar.
İlavenin kıymet yöntemi içindeki yeri
4458 sayılı Kanun’un 24/1 maddesi gümrük kıymetini, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak tanımlar. Aynı fıkra bunu dört koşula bağlar: eşyanın alıcı tarafından tasarrufunu sınırlayan bir kısıtlama bulunmaması, kıymeti tespit edilemeyecek bir koşul veya edimin satışa bağlı olmaması, yeniden satış hasılasının satıcıya intikali hâlinde 27. maddeye göre ilave yapılabilmesi ve alıcı ile satıcı arasındaki ilişkinin fiyatı etkilememesi.
- maddenin kendisi ise ilave işlemini iki yönden disipline eder: ilaveler nesnel ve ölçülebilir verilere dayanmak zorundadır (m.27/2) ve maddede öngörülenler dışında hiçbir ilave yapılamaz (m.27/3). Bu kapalı liste, Kanun’un 26/1-a maddesinin kendisinin de atıf yaptığı 1994 GATT’ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma’nın 8.3 ve 8.4 hükümleriyle aynıdır. Tebliğ’in 4/2 maddesi sonucu açıkça yazar: royaltiye ilişkin nesnel ve ölçülebilir veriler bulunmadığı anlaşıldığında satış bedeli 24. madde hükümlerine göre belirlenemez; bu durumda 25 ve 26. maddelerdeki ikincil yöntemler sıra hâlinde devreye girer; bir üst bent uygulanabildiği sürece alt bende geçilemez, yalnızca beyan sahibinin yazılı talebi gümrük idaresince uygun bulunursa (c) ve (d) bentlerinin sırası değiştirilebilir (m.25/1). Yani lisans dosyası bir paylaştırmayı taşıyamayan ithalatçı, tek bir ilave kalemini tartışmakla kalmaz, satış bedeli yöntemini bütünüyle kaybetme riskiyle karşılaşır.
Birinci koşul: ödeme ithal eşyası ile ilgili mi?
Tebliğ’in 6/1 maddesi testi tek cümlede verir: lisans veya royalti sözleşmesi kapsamında devredilen haklar ithal konusu eşyada cisim buluyorsa ya da ithal eşyası söz konusu haklar kullanılarak imal ediliyorsa, ödeme eşya ile ilgilidir. İthal eşyası royalti ödenen marka ile bağlantılı ise ilgi doğrudan kabul edilir.
6/2 maddesi buna üç çürütülebilir karine ekler. Aksine bir delil olmadıkça, bedel ithal eşyasının fiyatı, miktarı veya tutarına göre hesaplanıyorsa; aynı durumda yeniden satılan eşyanın satışına bağlıysa; ya da sulandırma, ambalajlama veya montaj gibi küçük işlemler sonrasında elde edilen ürüne bağlıysa, ilgi vardır. İthalatçılar zaman zaman bunun tersini varsayar ve ithal fiyatından bağımsız belirlenen bir bedelin kıymet dışında kalacağını düşünür. Gümrük Yönetmeliği’nin 56/5 maddesi bu okumayı ikinci cümlesiyle kapatır: royalti tutarı ithal eşyasının fiyatına bakılmaksızın belirleniyor olsa dahi, ödemenin kıymeti belirlenecek eşya ile ilgili olduğu kabul edilebilir.
İthal girdinin bir mamulün bünyesine girmesi de ilgiyi kendiliğinden koparmaz. Tebliğ’in 6/3 maddesi, ithal eşyasının küçük işlemler haricindeki imalat nedeniyle başka bir eşyanın bünyesindeki maddelerden biri veya bir parçası olmasının ilginin kurulmasına engel teşkil etmediğini söyler. Bunun doğurduğu şey bir paylaştırma yükümlülüğüdür: bedel ithal eşyasının yanında başka eşyayı, hakları veya hizmetleri de kapsıyorsa, kıymete yalnızca nesnel ve ölçülebilir verilere dayanılarak eşyaya isabet ettirilebilen kısım girer.
Bu ilginin bir sınırı vardır ve sınır aynı maddede yazılıdır. Bünyeye girmek ilgiyi koparmaz, ama ilgiyi kendiliğinden kurmaz da: Tebliğ’in 6/1 maddesi ilgiyi yine devredilen hakların ithal eşyasında cisim bulmasına ya da ithal eşyasının bu haklar kullanılarak imal edilmesine bağlar, 6/4 maddesi de bu ölçütü hak türüne göre ayrıca tarif eder. Örneğin marka için yapılan ödeme, marka ithal eşyasına eklenmişse ya da seyreltme, karıştırma, sınıflandırma, basit montaj gibi önemsiz bir işçilik sonrası eklenmişse ithal eşyasıyla ilgili kabul edilir. İthal edilen girdi, lisans konusu markayı yalnızca kendisi taşıyan ve royaltinin hesaplandığı mamulde önemsiz işlemlerin çok ötesinde bir üretim süreciyle pek çok başka girdiyle birleşen malzemelerden yalnızca biriyse, 6/1 ve 6/4 şartlarının olgulara göre karşılanması gerekir; 6/3 uyarınca da gümrük kıymetine yalnızca nesnel ve ölçülebilir verilere dayanılarak eşyaya isabet ettirilebilen kısım girer. Ayrım tamamen olgusaldır; bu nedenle ithal edilen kalemden lisanslı ürüne uzanan imalat güzergâhının, gümrük memuru sormadan önce belgelenmiş olması gerekir.
İkinci koşul: ödeme satış koşulu mu?
Tebliğ’in 7/1 maddesi satış koşulu ayağını, royalti ödemesinin ihracatçı ile ithalatçı arasındaki alım satımın gerçekleşmesinde vazgeçilmez ve esaslı bir unsur olması biçiminde tanımlar. 7/2 maddesi ise çalışma sorusunu verir: alıcı söz konusu eşyayı royalti ödemesi yapmadan alabilir miydi? Aynı fıkra, en sık başvurulan yapılandırma savunmasını da bertaraf eder — ödeme satış koşulu olarak yapıldığı sürece üçüncü kişiye ödeme yapılmasının satıcıya yapılan ödemeden bir farklılığı yoktur.
7/3 maddesi beş gösterge sayar ve bunlardan en az birinin bulunması hâlinde ödemenin satış koşulu olduğunu açıkça belirtir:
- satış sözleşmesinde veya ilgili belgelerde royalti ya da lisans ödemesine atıf yapılması;
- lisans sözleşmesinde eşyanın satışına atıf yapılması;
- royaltinin lisans verene ödenmemesinin satış sözleşmesinin sona ermesi sonucunu doğurması;
- royalti ödenmediğinde lisans sözleşmesinin imalatçıya, lisans verenin haklarıyla bağlantılı eşyayı imal etmesini veya satmasını yasaklaması;
- lisans sözleşmesinin, lisans verene imalatçı ile ithalatçı arasındaki üretim veya satış üzerinde kalite kontrolünü aşan bir denetim yetkisi tanıması.
Son gösterge, olağan görünen marka lisansı ve fikri mülkiyet düzenlemelerini de yakalar. Kalite kontrolü hükümleri tek başına sorun değildir; hangi fabrikanın üretim yapabileceğine ya da lisanslı imalatçının ithalatçıya hangi şartlarla satış yapacağına ilişkin onay yetkileri ise sorundur.
Gümrük Yönetmeliği’nin 56/4 maddesi ters yönde işler ve kolayca gözden kaçar. Alıcı royaltiyi üçüncü bir kişiye ödüyorsa, satıcı veya satıcı ile ilişkili bir kişi alıcıdan bu ödemeyi yapmasını istemedikçe 56/1’deki koşullar yerine getirilmiş sayılmaz. Tebliğ’in 7/2 maddesiyle birlikte okunduğunda, üçüncü kişiye ödeme yapılması tek başına ne kurtarır ne de mahkûm eder: belirleyici olan, belgelenmiş tedarik zincirinin ödemeyi kaçınılmaz kılıp kılmadığıdır. Yönetmelik m.56/6 ve Tebliğ m.10 uyarınca, royaltiyi alacak kişinin yerleşik olduğu ülke dikkate alınmaz.
Gümrük kıymetinin dışında kalanlar
4458 sayılı Kanun’un 27/5 maddesi 27/1-c kapsamından iki kalemi çıkarır ve bunlardan ikincisi, kural alıntılanırken çoğu zaman düşürülen bir kayıt taşır.
| Ödeme | Kıymete ilave edilir mi? | Hukuki dayanak | Uygulamada belirleyici olan |
|---|---|---|---|
| Aynı durumda yeniden satılan eşyada marka royaltisi | Evet, üç ölçütten biri gerçekleşiyorsa | Tebliğ m.8; Gümrük Yön. m.56/3 | Eşyanın lisanslı marka altında pazarlanması ya da alıcının ilişkisiz satıcılardan temin özgürlüğünün bulunmaması |
| Lisanslı prosesle üretilen eşyada patent veya know-how bedeli | Evet, aynı zamanda satış koşuluysa | 4458 m.27/1-c; Tebliğ m.6/4-a ve m.6/4-d | Lisanslı prosesin ithal eşyasının kendisinin üretiminde kullanılıp kullanılmadığı |
| Türkiye'de çoğaltma hakkı ödemesi | Hayır — kayıtsız şartsız hariç | 4458 m.27/5-a ve m.28/d | Hiçbir şey; istisna koşulsuzdur ve eşyaya dahil edilen buluş, kreasyon ve fikirleri de kapsar |
| Dağıtım veya tekrar satış hakkı ödemesi | Hayır — ancak ihraç satışının bir satış koşulu olmaması kaydıyla | 4458 m.27/5-b; Tebliğ m.9/1 | Satıcının bu bedel ödenmeden de satış yapıp yapmayacağı |
| Satın alma komisyonu | Hayır | 4458 m.27/1-a-i, m.27/4 ve m.28/e | Aracının eşyanın satın alınmasında gerçekten alıcıyı temsil edip etmediği |
| İthalattan sonraki kurma, montaj ve teknik yardım | Hayır, fiyattan ayırt edilebiliyorsa | 4458 m.28/b | Sözleşmede ayrı fiyatlandırma; 28. maddenin giriş cümlesi giderin ayırt edilebilir olmasını arar |
İki satır özellikle vurgulanmalıdır. Çoğaltma hakkı istisnası göründüğünden geniştir: Tebliğ’in 9/2 maddesi, çoğaltma hakkı ifadesinin ithal eşyasının fiziki olarak çoğaltılmasının ötesinde bir anlam içerdiğini ve eşyaya dahil edilen buluş, kreasyon, düşünce veya fikirleri de kapsayabildiğini açıklar. Dağıtım hakkı istisnası ise, aksine, koşulludur: 27/5-b maddesi bu ödemeleri yalnızca Türkiye’ye ihraç amacıyla satışta bir satış koşulu olmaması kaydıyla kapsam dışında bırakır; aynı kayıt DTÖ Gümrük Kıymeti Anlaşması’nın 8.1(c) hükmüne ilişkin yorum notunda da vardır. “Dağıtım bedelleri hiçbir zaman ilave edilmez” biçimindeki bir yönlendirme kuralı yanlış aktarır. Ayrı bir kural 24/3-b maddesinde durur: 27. maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcıyla anlaşılmış ya da satıcının yararına olsa bile satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme sayılmaz. Fıkranın giriş kaydı önemlidir: iki koşullu testi karşılayan bir ödeme, sözleşmede hangi adla anılırsa anılsın kıymete eklenir.
Tutarı henüz belli olmayan royaltinin beyanı
Lisans bedellerinin çoğu, satış sonrası hasılat üzerinden hesaplanan yüzdelerdir; dolayısıyla beyanname tescil edilirken tutar bilinmez. Gümrük Yönetmeliği’nin 53/1-b maddesi buna istisnai kıymetle beyan yoluyla cevap verir: gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken, ancak ihracatçı ile ithalatçı arasındaki sözleşme gereği gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra belli olacak kıymet unsurlarında, beyan sahibinin talebi üzerine basitleştirilmiş usul uygulanır. Vergi önce mevcut belgelerdeki kıymet üzerinden tahakkuk ettirilir (m.53/3) ve ilgili sözleşmelerin örneği ile onaylı çevirisi idareye sunulur (m.53/2). Tamamlayıcı beyanla bulunan kıymet yüksek çıkarsa ek tahakkuk yapılır; düşük çıkarsa iade, ancak farka isabet eden kıymetin iade alındığının tevsiki ile satış sözleşmesine göre kıymetin yeniden belirlenmesini gerektiren işleme ait belgenin onaylı örneğinin sunulması koşullarıyla ve Kanun’un 211. maddesi çerçevesinde mümkündür. 53/5 maddesi uyarınca tamamlayıcı beyan, kıymet unsurunun muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar verilir ve vergi aynı süre içinde ödenir. Bu vergiler bakımından zamanaşımı, ilk ithalattan değil, tamamlayıcı beyanın verildiği tarihten itibaren başlar (m.53/4).
Tebliğ’in 11. maddesi, royaltiyi süreklilik içinde ödeyen gruplar için iki incelik ekler. Bedel net veya brüt satış hasılatı ya da kâr üzerinden hesaplanıyorsa, ithal eşyasına isabet eden tutar — yükümlünün talebi ve idarenin uygun bulması şartıyla — eşyanın FOB bedeli ile sözleşmedeki royalti oranı esas alınarak paylaştırılabilir. Ödemeler dönemsel ise idare, Tebliğ ekindeki formlar üzerinden dönemsel beyan izni verebilir; bu izin kapsamında her ithalat için ayrı başvuru gerekmez.
Süreyi kaçırmak, hiç beyan etmemekten ayrı ve çok daha ucuz bir ihlaldir. Yönetmeliğin 53/7 maddesi, tamamlayıcı beyanın süresinde verilmemesi nedeniyle ödenmeyen vergiler için serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’a göre gecikme zammı oranında gecikme faizi ile 4458 sayılı Kanun’un 241/1 maddesindeki usulsüzlük cezasını öngörür. Bu ceza sabit bir tutardır ve her yıl Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırıldığından, güncel rakam Kanun’un ilk metninden değil, ilgili yıl için yayımlanan tutardan okunur. Bağlantılı bir tuzak Tebliğ’in 11/6 maddesindedir: royalti gümrük idaresine beyan edilmeyip yalnızca KDV’si beyanname ile vergi dairesine ödenmişse, bu şekilde beyan edilen her bir beyan için usulsüzlük cezası uygulanır.
Sonradan kontrolün maliyeti
Royalti düzeltmeleri nadiren sınırda ortaya çıkar; sonradan kontrolde ortaya çıkar. 4458 sayılı Kanun’un 73/1 maddesi gümrük idarelerine, eşyanın tesliminden sonra beyandaki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla ithalat veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol etme yetkisi verir; bu kontroller yalnızca beyan sahibinin değil, işlemlerle doğrudan ya da dolaylı olarak ticari yönden ilgili diğer kişilerin yerlerinde de yapılabilir. Lisans sözleşmeleri, grup içi faturalar ve royalti hesaplamaları bu kapsamın tam ortasındadır.
İnceleme sonucunda beyan edilen kıymetin 23 ila 31. maddelere göre belirlenen kıymete göre noksan bulunması hâlinde, 234/1-b maddesi ithalat vergisi farkının yanı sıra bu farkın üç katı para cezası öngörür. 234/1-c maddesi, maddi hesap hatasından ya da satış birimine göre yüzde beşi geçmeyen miktar farklarından kaynaklanan noksan beyanlarda cezayı farkın yarısına indirir. Çok daha değerlisi, 234/3 maddesi, aykırılık gümrük idaresince tespit edilmeden önce beyan sahibince bildirilirse cezaların yüzde on nispetinde uygulanacağını söyler; bu aralık, tutarı büyük bir maruziyette gönüllü bir gözden geçirmeyi tek başına gerekçelendirir.
Süreler ve başvuru yolları sıkı bir sıra izler:
| İşlem | Süre | Hüküm | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|---|
| Noksan verginin tebliği | Gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıl | 4458 m.197/2 | Yükümlülüğün doğduğu olayla ilgili dava açılması zamanaşımını durdurur; ceza davasında TCK süreleri geçerlidir |
| Tebliğ edilen verginin ödenmesi | Tebliğden itibaren 15 gün, 30 gün uzatılabilir | 4458 m.198/1 | Uzatma yazılı istem ve teminat ister; uzatılan süre için tecil faizi alınır |
| İdari itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün | 4458 m.242/1 | İtiraz ödeme süresini keser; itiraz 30 gün içinde karara bağlanır |
| Uzlaşma talebi | Tebliğden itibaren 15 gün | 4458 m.244/1 | Fiil 5607 sayılı Kanun'daki kaçakçılık suçlarıyla ilişkiliyse bu yol kapalıdır |
| Dava açılması | İtirazın reddi üzerine | 4458 m.242/4 | Uzlaşılan konuda dava açılamaz ve şikâyette bulunulamaz |
| Fazla ödenen verginin iadesi | 3 yıl içinde başvuru | 4458 m.211 ve m.216/2 | m.216/1 30 Eylül 2026'dan beri uygulanmaz; kanuni faiz m.216/2 uyarınca yalnız geri verme kararı tebliğden itibaren dört ay içinde uygulanmazsa işler; kasten yapılan tahrifat sonucu doğan fazla ödemede iade talebi kabul edilmez |
İthalatçının 27/1-c kapsamı dışında saydığı bir royaltiyi ilave etmek zorunda bırakıldığı hâllerde, tamamlayıcı beyanı ihtirazi kayıtla verip doğan ek tahakkuku dava etmek başvurulabilecek yollardan biridir: uyumu korurken tartışmayı da ayakta tutar. Ek tahakkuk kaldırılırsa fazla ödenen tutar 211. madde uyarınca geri verilir. Faiz ise eskisinden dardır: tahsilat ya da geri verme başvurusu tarihinden işleyen faizi düzenleyen 216. maddenin birinci fıkrasını iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girmiştir; geriye kalan ikinci fıkra, geri verme kararı tebliğ tarihinden itibaren dört ay içinde idarece uygulanmazsa, ilgilinin talebi üzerine tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar kanuni faiz oranında faiz ödenmesini öngörür.
Gümrük kıymeti ile transfer fiyatlandırması ters yönde çeker
Gruplar birbirine zıt teşviklerle karşılaşır. Kurumlar vergisi bakımından yüksek royalti ve yüksek grup içi fiyat Türkiye’deki matrahı düşürür; gümrük bakımından ise her ikisi de vergiyi artırır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı belirlenen bedel üzerinden yapılan alım satımı örtülü kazanç dağıtımı sayar ve hesaplamalara ilişkin belgelerin ispat edici kâğıt olarak saklanmasını zorunlu kılar. İki rejim birbirini bağlamaz ve ilişkiyi aynı biçimde tanımlamaz.
| Gümrük kıymeti | Transfer fiyatlandırması | |
|---|---|---|
| Sorulan soru | Bu ödeme, ithal anında bu eşyanın fiyatına ilave edilmeli mi? | İlişkili kişiler arasındaki bedel dönem boyunca emsallere uygun mu? |
| İnceleme birimi | Tek bir sevkiyat ve beyanname | Bir hesap dönemi boyunca kontrol edilen işlem |
| İlişki için ortaklık eşiği | Oy hakkı veren hisse veya sermaye paylarının en az %5'inin aynı kişilere ait olması | Ortaklık kanalıyla kurulan ilişkide en az %10 ortaklık, oy veya kâr payı hakkı |
| Kaynak | Gümrük Yön. m.55/1-ç | 5520 sayılı Kanun m.13/2 |
Gümrük Yönetmeliği’nin 55/2 maddesi işe yarar bir kayıt ekler: tek acente, tek distribütör veya tek bayii olarak birbiriyle iş ilişkisi içinde bulunan kişiler, maddedeki kıstasları taşımıyorlarsa ilişki içinde olmadıkları kabul edilir; yani münhasır distribütörlük tek başına gümrük anlamında bir ilişki doğurmaz. İlişkinin bulunduğu hâllerde ise Kanun’un 24/2 maddesi, bu ilişkinin varlığının satış bedelinin reddedilmesi için tek başına yeterli bir neden oluşturmadığını söyler; idare satışın koşullarını incelemek zorundadır ve ilişkinin fiyatı etkilediği kanısına varırsa bunu beyan sahibine yazılı olarak bildirir, beyan sahibinin cevap hakkı saklıdır.
Yan etkiler, herhangi bir düzeltmeye rıza gösterilmeden önce sayısallaştırılmalıdır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21. maddesi ithalatta matrahı, gümrük vergisi tarhına esas olan kıymet ile ithalat sırasında ödenen vergi, resim, harç ve paylar ve beyannamenin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler üzerine kurar; dolayısıyla gümrük kıymetine yapılan bir ilave KDV satırında da çarpan etkisi yaratır. Dar mükellef lisans verene ödenen royaltiler ayrıca 5520 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca stopaja tabidir; oran Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir ve varsa çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması uyarınca indirilebilir. 4458 sayılı Kanun’un 9. maddesi bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi sunar, ancak kıymet için eşdeğer bir müessese öngörmez; bu nedenle kalıcı tek koruma belgeli bir iç dosyadır. Dahilde işleme gibi vergi muafiyeti sağlayan rejimlerle giren eşyada da aynı royalti analizi, sonradan doğacak verginin matrahına taşınır.
Yapılandırılmış bir gözden geçirme bir kez yapılmaya ve sözleşmeler değiştiğinde yenilenmeye değer: satış ve lisans sözleşmelerini Tebliğ m.7/3’teki beş gösterge karşısında yan yana okumak, ithal edilen kalemden lisanslı ürüne uzanan imalat güzergâhını çıkarmak, 27/2’ye dayanacak bir paylaştırma esası sabitlemek ve ithal anında beyan, istisnai kıymetle beyan ile dönemsel beyan izni arasında seçim yapmak. Geçmiş ithalatlarda bir ilave atlanmışsa, 234/3 maddesi erken bildirimi beklemekten belirgin biçimde ucuz kılar. İlave beyan edilmek yerine idarece tespit edilirse 234. madde farkı cezaya çevirir; on beş günlük itiraz ile uzlaşma yolu arasındaki seçim gümrük idari para cezasına itiraz ve uzlaşma yazısında ele alınmıştır. Aynı beyanname bir ithalatta ek mali yükümlülük de taşıyabilir; bu yükümlülük gümrük vergilerinden ayrı tahsil edilir, ancak 4458 sayılı Kanun’un 3. maddesi onu ithalat vergileri paketi içinde sayar. Kıymet ve gümrükleme çerçevesinin bütünü gümrük hukuku sayfasında ayrıca ele alınmıştır.