Ticari sözleşme, bir ticari ilişkinin üzerinde durduğu çerçevedir. İyi hazırlanmış bir sözleşme yalnızca işler yolunda giderken tarafların ne istediğini değil, işler ters gittiğinde riskin nasıl dağıtıldığını da kayda geçirir: geciken teslimat, ödenmeyen bedel, değişen piyasa, ilişkiden çıkmak isteyen ortak. Ticari sözleşmelere ilişkin çalışmamız hazırlama, inceleme ve müzakere sürecinin tamamını kapsar; ister müvekkil için ilk taslağı hazırlayalım, ister karşı tarafın şablonunu işaretleyelim, ister orantısız risk taşıyan tek bir kayıt üzerinde görüş verelim.
Hukuki çerçeve
Türkiye’de genel sözleşme hukuku, sözleşmelerin nasıl kurulduğunu, ifa edildiğini ve nasıl icra edildiğini, ihlalin sonuçlarını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) yer alır. İşlem ticari nitelik taşıdığında ya da taraflar tacir olduğunda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) özel kanun olarak uygulanır ve bazı kuralları değiştirir. İki kanun birlikte okunur.
Sistemin temeli TBK m. 26’daki sözleşme özgürlüğüdür: taraflar sözleşmenin içeriğini serbestçe belirleyebilir. Bu özgürlük geniştir; ancak emredici hükümler, kamu düzeni, ahlak ve kişilik haklarına ilişkin korumalarla sınırlanır. Sözleşme hazırlamanın ustalığının büyük kısmı, bu sınırın nerede durduğunu bilmekte yatar; ki tarafların güvendiği bir kayıt, en çok ihtiyaç duyulduğu anda geçersiz kalmasın.
Hangi sözleşmeleri hazırlıyoruz
Ticari uygulama, bir kısmı kanunda düzenlenmiş bir kısmı düzenlenmemiş tanıdık bir sözleşmeler kümesi üzerinde yürür:
| Sözleşme türü | Hukuki niteliği | Uygulanacak kurallar |
|---|---|---|
| Distribütörlük / tek satıcılık | İsimsiz (düzenlenmemiş) | Sözleşme özgürlüğü; acentelik hükümleri kıyasen |
| Acentelik | İsimli sözleşme | TTK m. 102-123 |
| Franchise | İsimsiz (düzenlenmemiş) | Sözleşme özgürlüğü; TBK genel ilkeleri |
| Tedarik | Çerçeve / sürekli | TBK; ticari satışta TTK |
| Satış | İsimli sözleşme | TBK m. 207 vd.; ticari satışta TTK |
| Gizlilik (NDA) | İsimsiz | Sözleşme özgürlüğü; TBK genel ilkeleri |
Bu listede açıkça düzenlenmiş tek tür acenteliktir ve TTK m. 102-123’te yer alır. Buna karşılık distribütörlük ve franchise sözleşmeleri isimsiz sözleşmelerdir: kanunda kendilerine ayrılmış bir bölüm yoktur, içerikleri sözleşme özgürlüğü ve genel ilkelerle kurulur. Bir distribütörlük düzeni büyük ölçüde acenteliğe benzediğinde, mahkemeler acentelik hükümlerine kıyasen başvurabilir; bu da metnin özenle yazılmasını zorunlu kılar. Tedarik ilişkileri çoğu kez, art arda gelen tekil siparişleri yöneten çerçeve sözleşmeler biçiminde kurgulanır; satış ise TBK m. 207 vd.‘de düzenlenir ve taraflar tacir olduğunda TTK’nin ticari satış kuralları bunun üzerine eklenir.
Uyuşmazlıkta belirleyici olan kayıtlar
Sözleşme uyuşmazlıklarının çoğu birkaç kayıt üzerinde döner. En çok dikkat verdiklerimiz şunlardır.
Fesih. Hem olağan hem olağanüstü fesih için açık sebepler ve ihbar mekaniği; böylece ilişkiyi sonlandırmanın kendisi bir uyuşmazlığa dönüşmez.
Cezai şart. TBK m. 179-182 uyarınca geçerlidir. Güçlü bir araçtır; ancak aşırı görülen cezai şart hâkim tarafından TBK m. 182/3 gereği indirilebilir. Tacirler arasında indirimin alanı daha dardır; yine de tutar gerçekçi bir zarar tahminini yansıtmalıdır.
Mücbir sebep ve uyarlama. Mücbir sebep kaydı, ifayı imkânsız kılan olayları düzenler. Bundan ayrı olarak TBK m. 138’deki aşırı ifa güçlüğü (uyarlama), olağanüstü ve öngörülemeyen bir değişikliğin ifayı aşırı güçleştirdiği hâllerde tarafa sözleşmenin uyarlanmasını talep etme, bu mümkün değilse sözleşmeden dönme imkânı tanır.
Sorumsuzluk kaydı. Sorumluluk paylaştırılabilir ve sınırlanabilir; ancak TBK m. 115 ağır kusur veya kasttan doğan sorumluluğu kaldıran her kaydı geçersiz kılar. Sınırlama ve sorumsuzluk kayıtları bu sınır içinde yazılmalıdır.
Mülkiyeti muhafaza. Bedel tamamen ödenene kadar mülkiyetin saklı tutulması, tedarik ve satışta pratik bir korumadır ve etkili olması için usulüne uygun kaydedilmelidir.
Uyuşmazlık çözümü. Yetkili merciin, yani Türk ticaret mahkemeleri mi tahkim mi olduğunun ve uygulanacak hukukun seçimi, sonrasında olan her şeyi biçimlendirir.
Cezai şart, sorumsuzluk kaydı ve uyarlama kaydı sıradan boşluk doldurma metinleri değildir. Türk hukukunun kendi sınırlarını koyduğu yer tam olarak burasıdır; kötü hazırlanmış bir sözleşmenin baskı altında çöktüğü yer de.
Uygulanacak hukuk ve yetki
Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde taraflar kural olarak uygulanacak hukuku seçebilir ve uyuşmazlıkları tahkimle çözmeyi kararlaştırabilir; bunun çerçevesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)‘dur. Bu seçim gerçektir; ancak sınırsız değildir: emredici Türk kuralları seçilen hukuktan bağımsız olarak uygulanmaya devam eder ve bir yabancı mahkeme kararı ya da hakem kararı Türkiye’de sonuç doğurabilmek için tanıma ve tenfiz koşullarını sağlamalıdır. Tamamen iç nitelikteki, Türk taraflar arasındaki sözleşmelerde Türk hukuku geçerlidir ve emredici hükümleri bertaraf edilemez.
Yabancı taraflar için tuzaklar
Yabancı karşı taraflar sıklıkla başka bir hukuk düzeni için hazırlanmış bir şablonla gelir ve sürtünme öngörülebilir yerlerde ortaya çıkar. Yabancı hukuku seçen bir hukuk seçimi kaydı, Türkiye’nin emredici kurallarını devre dışı bırakmaz. Başka bir yerde geçerli olacak bir sorumsuzluk kaydı TBK m. 115 ile çatışabilir. Caydırıcılık için çok yüksek belirlenmiş bir cezai şart, TBK m. 182/3 uyarınca hâkimin indirmesine açıktır. Zamanaşımı da önemlidir: genel süre TBK m. 146 uyarınca on yıldır, ancak bazı ticari alacaklar beş yılda düşer; dolayısıyla harekete geçmekte gecikmek belirleyici olabilir.
Bir de distribütörlük veya acentelik ilişkisinin sona ermesinde ne olacağı meselesi vardır. Acenteliğin, bazı hâllerde distribütörlüğün sona ermesinde TTK m. 122’deki denkleştirme tazminatı, sözleşmesi sona eren tarafa oluşturduğu müşteri çevresi için bir ödeme talep etme hakkı verebilir. Bu, taslak aşamasında dikkate alınması gereken önemli bir risktir; ayrı bir makalede ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Çalışma yöntemimiz
Sözleşmeyi bir formalite değil, işleyen bir araç olarak görürüz. Bu, işin ticari amacından yola çıkmak, metni sınırlayan emredici Türk kurallarını tespit etmek ve yalnızca güven verici görünen değil, Türk hukukunda uygulanabilir kalan kayıtlar yazmak demektir. Milletlerarası müvekkiller için yabancı bir şablonu Türkiye’de işleyen bir sözleşmeye dönüştürür; cezai şart, sorumluluk, uyarlama, uygulanacak hukuk ve sona erme tazminatı gibi iki sistemin ayrıştığı noktaları işaretleriz. İş ister tek bir inceleme, ister uzun vadeli bir tedarik veya distribütörlük çerçevesinin müzakeresi olsun, amaç aynıdır: açık, dengeli ve bir uyuşmazlıktan sağ çıkabilecek bir sözleşme.
Bir sözleşme işi nasıl ilerler
- 01
Ticari amacı anlamak
İşin kendisinden yola çıkarız: taraflar, mal veya hizmet, hacim, süre ve her iki tarafın gerçekte kaygılandığı riskler. Böylece metin bir şablonu değil ticari gerçekliği takip eder.
- 02
Uygulanacak kuralları belirlemek
Sözleşmenin acentelik gibi isimli mi yoksa distribütörlük veya franchise gibi isimsiz bir sözleşme mi olduğunu ve hangi emredici Türk hükümlerinin bertaraf edilemeyeceğini tespit ederiz.
- 03
Metni hazırlamak veya incelemek
İlk taslağı biz hazırlar ya da karşı tarafın metnini inceleriz; fesih, cezai şart, mücbir sebep, uyarlama, sorumluluk ve uyuşmazlık çözümü kayıtlarını işaretleriz.
- 04
Kritik kayıtları müzakere etmek
En fazla risk taşıyan noktalarda alternatif konumlarla müzakereyi destekler, metnin Türk hukukunda uygulanabilir kalmasını gözetiriz.
- 05
Sonlandırma ve imza
İmza şekli, ekler ve dil versiyonlarını düzenleriz; yabancı taraf söz konusuysa sözleşmenin farklı hukuk düzenlerinde de işler kalmasına dikkat ederiz.
Sıkça sorulan sorular
Ticari sözleşmelere hangi hukuk uygulanır?
Genel sözleşme hukuku, sözleşmenin kuruluşunu, ifasını, ihlalini ve sonuçlarını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) yer alır. Tarafların her ikisi de tacir olduğunda ya da işlem ticari nitelik taşıdığında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) TBK'nin yanında uygulanır ve bazı kuralları, örneğin temerrüt faizi ve ihbara ilişkin hükümleri değiştirir. İki kanun birlikte okunur; TTK ticari işlerde özel kanun konumundadır.
Distribütörlük ve franchise sözleşmeleri özel bir kanunla düzenlenmiş midir?
Hayır. Distribütörlük (tek satıcılık) ve franchise sözleşmeleri kanunda özel bir bölümü bulunmayan isimsiz sözleşmelerdir. İçerikleri sözleşme özgürlüğü ve TBK'nin genel ilkeleriyle şekillenir. Distribütörlük ilişkisi acenteliğe benzediğinde mahkemeler TTK'nin acentelik hükümlerini (m. 102-123) kıyasen uygulayabilir; bu nedenle bu sözleşmelerin metni özel bir özen gerektirir.
Cezai şart kararlaştırabilir miyiz, uygulanır mı?
Evet. Cezai şart TBK m. 179-182 uyarınca geçerlidir ve ticari sözleşmelerde yaygındır. Ancak aşırı görülen cezai şart hâkim tarafından TBK m. 182/3 gereği indirilebilir. Tacirler arasında indirimin kapsamı daha dardır; yine de kayıt, gerçekçi bir zarar tahminine göre belirlenmelidir ki savunulabilir kalsın.
Taraf sorumluluğunu sözleşmeyle sınırlayabilir mi?
Sorumluluk belirli ölçüde sınırlanabilir, ancak sınırsız değildir. TBK m. 115 uyarınca ağır kusur veya kasttan doğan sorumluluğu kaldıran anlaşma geçersizdir. Hafif kusura ilişkin sorumluluğu sınırlayan ya da paylaştıran kayıtlar, metnin özel içeriğine ve borcun niteliğine göre kural olarak geçerlidir; bu sınırlar gözetilerek yazılmalıdır.
Taraflar yabancı hukuk veya tahkim seçebilir mi?
Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde taraflar kural olarak uygulanacak hukuku seçebilir ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) çerçevesinde tahkimi kararlaştırabilir. Bu seçim, seçilen hukuktan bağımsız olarak uygulanan emredici Türk kurallarını bertaraf etmez. Tamamen iç nitelikteki, Türk taraflar arasındaki sözleşmelerde Türk hukuku ve emredici hükümleri geçerlidir.
Dava açmak için ne kadar süremiz var?
TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren on yıldır. Bazı alacaklar daha kısa süreye tabidir; kimi ticari ve dönemsel alacaklar beş yıllık süreye bağlıdır. Uygulanacak süre borcun türüne göre değiştiğinden, genel kuralın geçerli olduğunu varsaymak yerine her alacak için süreyi ayrıca teyit etmek yerinde olur.