Fikri ve Sınai Mülkiyet

Islahçı Hakları (Yeni Bitki Çeşitleri)

Yeni bitki çeşitleri Türkiye'de 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun kapsamında korunur ve ıslahçıya tescilli çeşidi üzerinde UPOV standartlarıyla uyumlu, münhasır bir hak sağlar.

Yeni bitki çeşitleri Türkiye’de 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun kapsamında korunur. Kanun, ıslahçıya geliştirdiği çeşit üzerinde münhasır ve süreli bir hak tanır. Türkiye, Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunmasına İlişkin Uluslararası Birlik (UPOV) üyesi olarak bu hakları uluslararası standartlarla uyumlu biçimde tanır ve uygular; bu husus, başvurularını birden fazla ülkede eşgüdümle yürüten ıslahçılar için önem taşır. Kritik nokta şudur: hak, ıslah fiiliyle değil tescil ile doğar. Buluş tümüyle ıslahçıya ait olsa bile, çeşit tescil edilmeden başkalarının onu çoğaltıp satmasını engelleyecek münhasır bir hak doğmaz.

Islahçılara, tohumculuk şirketlerine ve araştırma kuruluşlarına; ıslahçı haklarının Türkiye’deki yetkili merciler nezdinde, özellikle Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi (TTSM) ile Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü önünde elde edilmesi, korunması ve hakkın icrası konularında danışmanlık veriyoruz. Çalışmamız hakkın tüm yaşam döngüsünü kapsar: başvuru öncesi yenilik denetimi, başvuru ve takibi, çeşit adının uygunluk incelemesi, lisans ve devir işlemleri ile ihlal davaları.

Kimler başvurabilir

Koruma için aşağıdakiler başvuruda bulunabilir:

  • Türk vatandaşları ve Türkiye’de yerleşik tüzel kişiler;
  • UPOV üyesi ülke vatandaşları;
  • Türkiye’de ikamet eden yabancılar; ve
  • Karşılıklılık esasından yararlananlar.

Başvuru, ıslahçının kendisi veya yetkili bir temsilci tarafından yapılabilir. Türkiye’de ikametgâhı, merkezi veya işyeri bulunmayan başvurucu, Apostil ile ya da başvurucunun ülkesi Apostil Sözleşmesi’ne taraf değilse Türk konsolosluğu tarafından onaylanmış bir vekâletnameyle Türkiye’de yerleşik bir temsilci atamak zorundadır. Islah çalışmasına birden fazla kişi katkı sunmuşsa, aksi kararlaştırılmadıkça hak bunlara müştereken ait olur — bu husus, özellikle araştırma ortaklıkları ile üniversite kaynaklı girişimlerde, ileride hak sahipliği uyuşmazlığı yaşanmaması için erkenden yazılı olarak çözülmelidir.

Uygulamada ilk adım

Yabancı bir ıslahçı için işin başladığı yer başvuru formu değil, belge zinciridir: doğru başvurucu tüzel kişiliğin belirlenmesi, ıslah çalışmasının hukuken kime ait olduğunun teyidi ve onaylı bir vekâletnamenin hazır edilmesi. Bu işlemler çoğu zaman beklenenden uzun sürer ve geçerli bir başvuru tarihine giden kritik yol üzerinde yer alır.

Koruma şartları

Bir çeşidin tescil edilebilmesi için dört şartı sağlaması gerekir:

  • Yenilik — çeşit, tanınan hoşgörü süreleri dışında ticari olarak kullanılmamış olmalıdır;
  • Farklılık — bilinen çeşitlerden açıkça ayırt edilebilmelidir;
  • Yeknesaklık — ilgili özellikleri yeterince tekdüze olmalıdır; ve
  • Durulmuşluk — bu özellikler tekrarlanan çoğaltmalardan sonra değişmeden kalmalıdır.

Son üç şart — farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluk — uluslararası kabul gören FYD testini oluşturur ve belge üzerinden değil, teknik yetiştirme denemeleriyle değerlendirilir. Yenilik ise, önceki işlemlerin olgusal durumuna göre karara bağlanan hukuki bir sorundur ve redlerin çoğu burada yaşanır.

Bir çeşit, yalnızca ıslahçı veya onun izniyle bir başkası tarafından çoğaltım materyalinin şu sürelerde satılmamış ya da elden çıkarılmamış olması hâlinde yeni sayılır:

  • Türkiye içinde başvuru tarihinden bir yıldan fazla süre önce; veya
  • Türkiye dışında başvuru tarihinden dört yıldan fazla süre önce — ağaç ve asmalarda altı yıl.
Önceki işlemBaşvuru öncesi hoşgörü süresi
Çoğaltım materyalinin Türkiye içinde satışı1 yıl
Çoğaltım materyalinin Türkiye dışında satışı4 yıl
Yurt dışında satış — ağaç ve asmalar6 yıl
Milli çeşit listesine kayıtYeniliği ortadan kaldırmaz

Bazı işlemler yeniliği ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay, bir çeşidin milli çeşit listesine kaydının ticari bir satış olmadığına ve tek başına yeniliği düşürmediğine hükmetmiştir. Bu ayrım önemlidir; zira tohum sertifikasyonu amacıyla listeye kayıt, çoğu zaman münhasır ıslahçı hakkıyla karıştırılmaktadır.

Çeşidinizi başvurudan önce satmak, hakkı kalıcı olarak kaybetmenin en yaygın yoludur. Herhangi bir açıklama yapmadan önce her önceki satışı, denemeyi ve sınır ötesi sevkiyatı hoşgörü süresi takvimiyle karşılaştırın — yenilik, bir kez yitirildiğinde geri kazanılamaz.

Kapsam, prosedür ve koruma süresi

Hak tanındığında ıslahçı, korunan çeşidin çoğaltım materyaline ilişkin işlemler üzerinde münhasır denetim kazanır; bu işlemler üretim, çoğaltma, satışa sunma, satış, pazarlama, ihracat, ithalat ve stoklamayı kapsar. Belirli hâllerde hak, ıslahçının çoğaltım materyali aşamasında hakkını kullanma imkânını makul biçimde bulamadığı durumlarda hasat edilmiş materyale — hatta doğrudan ondan elde edilen ürünlere — kadar da uzanabilir. Bu “kademeli” (basamaklı) etki, ıslahçıların hiçbir zaman sertifikalı tohuma dokunmamış alt zincirdeki ihlalcilere karşı harekete geçebilmesini sağlayan unsurdur.

Başvuru üç aşamadan geçer:

  • Şekli inceleme — gerekli belge ve bilgilerin tam olup olmadığının denetlenmesi;
  • Esasa ilişkin inceleme — yeniliğin, başvurucunun hak sahipliğinin ve önerilen çeşit adının değerlendirilmesi; ve
  • Teknik inceleme — farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluğun genellikle TTSM tarafından test edilmesi. Yetiştirme koşullarının benzer olduğu hâllerde, diğer UPOV ülkelerindeki yetkili ofislerce yürütülen test sonuçları kabul edilebilir; bu da tam bir yetiştirme sezonundan tasarruf sağlayabilir.

Teknik inceleme gerçek yetiştirme döngülerine bağlı olduğundan, başvurunun ekim takvimine göre zamanlanması önem taşır: ilgili sezon kapandıktan hemen sonra yapılan bir başvuru, FYD denemelerini — dolayısıyla tescili — bir yıl geriye atabilir. Çeşit yurt dışında zaten korunuyorsa, mevcut yabancı FYD raporlarının devralınıp devralınamayacağının erkenden sorulması, Türkiye’deki süreci kısaltmanın en basit yollarından biridir.

Çeşidin adını ıslahçı belirler. Çeşit bir UPOV ülkesinde halihazırda tescilliyse, Türkiye’de de aynı ad kullanılmalıdır. Ad; yanıltıcı olamaz, aynı ya da yakın akraba türde daha önceki bir çeşit adıyla çelişemez ve karışıklığa yol açacak biçimde bir markayı olduğu gibi tekrarlayamaz. Kabul edilen başvurular resmî bültende yayımlanır ve üçüncü kişiler yayımdan itibaren üç ay içinde itiraz edebilir.

Koruma, tescilden itibaren 25 yıl sürer; ağaçlar, asmalar ve patateste bu süre 30 yıla çıkar ve yıllık ücretlerin ödenmesine bağlıdır. Başvuru ile tescil arasında başvurucu geçici korumadan yararlanır; böylece tescilli bir hakkı ihlal edecek nitelikteki fiiller, hak doğduğunda makul bir tazminat talebine dayanak oluşturabilir.


Hakkın sınırları

Münhasır hak mutlak değildir. Başlıca kanuni istisnalar şunlardır:

  • Özel, ticari olmayan ve deneysel kullanım ile başka yeni çeşitler ıslah etmek amacıyla yapılan fiiller (“ıslahçı istisnası”);
  • Çiftçi istisnası — çiftçilerin, belirli ürünlerde kendi hasatlarının bir kısmını, saklanan tohumu ticarete konu etme hakkı olmaksızın ve sınırlar dahilinde kendi işletmelerinde yeniden ekmek üzere saklamalarına imkân verir; ve
  • Hakkın tükenmesi — ıslahçının piyasaya bizzat sunduğu materyale, yeniden çoğaltımda kullanılmadıkça hakkın uzanmaması anlamına gelir.

Bu sınırlar icra stratejisini biçimlendirir. Çiftçi istisnasını ya da ıslahçı istisnasını göz ardı eden bir ihtarname, haklı bir savunmaya kapı aralar; bu nedenle herhangi bir işlem tehdidinde bulunmadan önce izin verilen kullanımın kapsamı denetlenmelidir.

Rüçhan hakkı

Bir UPOV üyesi ülkede daha önce başvuru yapmış olan başvurucu, bu ilk başvurudan itibaren 12 ay içinde Türkiye’de rüçhan hakkı talep edebilir. Rüçhan talep edilip kabul edildiğinde, yurt dışındaki önceki başvuru tarihi Türkiye’deki başvuru tarihi sayılır. Rüçhan hakkının açıkça talep edilmesi gerekir; ofis, onaylı suretler, çeviriler ve çeşitlerin aynı olduğunu gösteren delillerin sunulmasını isteyebilir. Doğru kullanıldığında rüçhan hakkı, ıslahçıyı hem yurt dışındaki zorunlu ticarileştirmenin hem de bir rakibin araya giren açıklamasının sonuçlarına karşı korur. Ne var ki 12 aylık süre kesindir; kaçırılması yenilik açısından telafisi olmayan bir sonuç doğurabilir.

Lisans, devir ve hakkın icrası

Tescilli ıslahçı hakkı bir ticari malvarlığı unsurudur. Temlik edilebilir, rehnedilebilir ya da inhisari veya inhisari olmayan biçimde lisanslanabilir ve ihlalcilere karşı icra edilebilir. Üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için devir ve lisansların sicile kaydedilmesi gerekir. Sağlam bir lisans metni — bedel yapısı, coğrafi alan, kalite denetimi ve denetleme hakları — bir tescil belgesini güvenilir bir gelir akışına dönüştüren asıl unsurdur.

Korunan bir hakkın ihlali hâlinde ıslahçı, mahkemeden şunları talep edebilir:

  • İhlalin durdurulması ve ihlal oluşturan üretime el konulması;
  • Yoksun kalınan kâr dâhil maddi ve manevi zararların tazmini.

İhlal ayrıca cezai sorumluluk da doğurabilir. 5042 sayılı Kanun kapsamındaki ihlal davaları artış göstermekte olup, mahkemeler maddi zararın ispatı güç olsa dahi manevi tazminata hükmetme eğilimindedir. Delillerin büyük kısmı — çoğaltım hacimleri, satış kanalları, tohum menşei — ihlalcinin elinde bulunduğundan, erken alınan delil tespiti tedbirleri ve bilirkişi incelemesi çoğu zaman davanın sonucunu belirler.

Uygulamaya dönük notlar

Islahçı hakları, tarımda gerçek yeniliği ödüllendirir; Türk hukuku ve uygulaması UPOV standartları ile AB direktifleriyle uyumludur. Islahçıları en çok yanıltan iki nokta, yenilik hoşgörü süreleri ile milli çeşit listesine kaydın tescilli bir ıslahçı hakkıyla aynı korumayı sağladığı yönündeki yanlış inançtır. Başvuru stratejisinin başından doğru kurgulanması — zamanlama, rüçhan talepleri ve çeşit adı — hakkı güvence altına alan ve icra edilebilir kılan asıl unsurdur. En az bunun kadar önemli olan bir diğer husus da hakkın sonrasında yönetilen bir malvarlığı gibi ele alınmasıdır: yıllık ücretlerin zamanında ödenmesi, lisansların sicile kaydı ve icra öncesinde delillerin korunması.

Bu sayfa genel bilgi amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Belirli bir çeşit veya uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık için lütfen bizimle iletişime geçin.

Tescil süreci nasıl işler

  1. 01

    Yenilik denetimi

    Herhangi bir açıklama yapılmadan önce her önceki satış, deneme ve sevkiyatı hoşgörü süresi takvimiyle karşılaştırırız.

  2. 02

    Başvuru ve rüçhan

    Başvuruyu, onaylı vekâletnameyi ve varsa 12 aylık UPOV rüçhan talebini hazırlarız.

  3. 03

    İnceleme ve FYD denemeleri

    Başvuru şekli, esasa ilişkin ve teknik incelemeden geçer; yetiştirme denemeleri genellikle TTSM tarafından yürütülür.

  4. 04

    Yayım ve itirazlar

    Kabul edilen başvurular resmî bültende yayımlanır ve üçüncü kişiler üç ay içinde itiraz edebilir.

  5. 05

    Tescil ve hak yönetimi

    Tescil sonrasında yıllık ücretleri, sicile kayıtlı lisansları ve ihlalcilere karşı hakkın icrasını yürütürüz.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de ıslahçı haklarını hangi kanun korur?

Islahçı hakları, 15 Ocak 2004'te yürürlüğe giren 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ile korunur. Türkiye aynı zamanda UPOV Sözleşmesi'ne taraftır; bu nedenle koruma uluslararası standartlarla uyumlu biçimde tanınır ve bu durum ıslahçıların birden fazla ülkedeki başvurularını tek bir strateji altında eşgüdümle yürütmesine imkân verir.

Bir çeşidin korunabilmesi için hangi şartlar aranır?

Çeşidin dört şartı taşıması gerekir: yenilik, farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluk — kısaca FYD testi ile yenilik. Reddedilen başvuruların çoğu yenilik şartında takıldığından, başvuru öncesi satış geçmişine ilişkin kurallar büyük dikkat gerektirir. Diğer üç şart ise teknik yetiştirme denemeleriyle değerlendirilir.

Türkiye'de ıslahçı hakkı koruması ne kadar sürer?

Koruma tescil tarihinden itibaren 25 yıldır; ağaçlar, asmalar ve patateste bu süre 30 yıla çıkar; ancak hakkın ayakta kalması için yıllık ücretlerin ödenmesi şarttır. Ücretin ödenmemesi hakkın kaybına yol açabileceğinden, yenileme tarihlerinin takvime işlenmesi hayati önem taşır.

Yabancı bir ıslahçı başvuru yapabilir mi, temsilci ataması gerekir mi?

Evet. UPOV üyesi ülke vatandaşları, Türkiye'de ikamet eden yabancılar ve karşılıklılıktan yararlananlar başvurabilir. Türkiye'de ikametgâhı, merkezi veya işyeri bulunmayan başvurucunun, usulüne uygun onaylanmış — Apostilli ya da Türk konsolosluğunca tasdikli — bir vekâletnameyle Türkiye'de yerleşik bir temsilci ataması zorunludur.

Bir çeşidin milli çeşit listesine kaydı ticarileştirme sayılır mı?

Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre milli çeşit listesine tescil, ticari bir satış niteliğinde olmayıp tek başına yeniliği ortadan kaldırmaz. Kayıt ve tohum sertifikasyonu amaçlı listeleme ile münhasır ıslahçı hakkı, sıkça karıştırılan ancak birbirinden ayrı iki hukuki yoldur.

Çiftçi istisnası (çiftçi imtiyazı) nedir ve hakkımı nasıl sınırlar?

Belirli ürünlerde çiftçiler, kendi hasatlarının bir kısmını ıslahçının izni olmaksızın kendi işletmelerinde yeniden ekmek üzere saklayabilir. Bu istisna kapsamı sınırlıdır, tohum ticaretini kapsamaz ve meyve ağacı ile süs bitkisi çeşitlerine aynı şekilde uygulanmaz. Sık uyuşmazlık kaynağı olduğundan, icra öncesinde izin verilen kullanımın sınırları netleştirilmelidir.

Islahçı hakkımı lisanslayabilir veya devredebilir miyim?

Evet. Tescilli ıslahçı hakkı devredilebilir bir malvarlığı unsurudur; tümüyle temlik edilebilir, rehnedilebilir ya da inhisari veya inhisari olmayan biçimde lisanslanabilir. Lisans ve devirlerin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edebilmesi için sicile kaydı gerekir; iyi kaleme alınmış lisans bedeli ve kalite denetimi hükümleri ise hakkı güvenilir bir gelir kaynağına dönüştüren asıl unsurdur.