Türkiye, Avrupa ile Asya’nın kavşağında yer alır ve sinema, müzik, yayıncılık, oyun ve yazılım için geniş, hareketli bir pazara ev sahipliği yapar. Bu erişim, hak sahiplerini aynı zamanda korsanlığın ve izinsiz kullanımın sık hedefi hâline getirir. Yerli ve yabancı müvekkillerimize; telif haklarının geleneksel ve dijital kanallarda güvence altına alınması, lisanslanması ve icrası konularında danışmanlık veriyoruz. Kapsamımız tek bir eserden, akış (streaming) ve indirme platformlarına dağılmış bütün bir katalog arşivine kadar uzanıyor.
Hukuki Çerçeve
Türkiye’de telif hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile düzenlenir. FSEK, sahibinin hususiyetini taşıyan özgün fikir ürünlerini korur ve eserleri dört ana grupta toplar:
- İlim ve edebiyat eserleri — bilgisayar programlarını ve bunların hazırlık tasarım materyallerini, veri tabanlarını ve teknik çizimleri de kapsar
- Musiki eserleri — sözlü veya sözsüz besteler
- Güzel sanat eserleri — resim, heykel, mimarlık, fotoğraf ve uygulamalı sanat eserleri gibi
- Sinema eserleri — filmler ve görsel-işitsel yapımlar
FSEK ayrıca; icracı sanatçıların, fonogram yapımcılarının, film yapımcılarının ve radyo-televizyon kuruluşlarının bağlantılı haklarını (komşu haklar) da korur. Bir plak şirketinin, bir stüdyonun ya da bir yayın kuruluşunun, tespit edilmiş bir icrayı veya sinyali — temel eserden bağımsız olarak — kontrol etmesini sağlayan haklar bunlardır.
Türkiye; Bern Sözleşmesi, WIPO Telif Hakları Andlaşması ve TRIPS Anlaşması’na taraf olduğundan, yabancı eser sahiplerinin eserleri Türk vatandaşlarının eserleriyle aynı korumadan yararlanır. Londra’da üretilen bir film ya da Berlin’de yazılmış bir yazılım, hiçbir yerel formaliteye gerek kalmadan Türkiye’de icra edilebilir.
Koruma, özgün eserin tespit edildiği anda kendiliğinden doğar; zorunlu bir tescil yükümlülüğü yoktur ve eserin korunması için herhangi bir telif ibaresine ya da © simgesine ihtiyaç bulunmaz. Bununla birlikte, sinema, fonogram ve yazılım gibi belirli eserler için Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde yürütülen isteğe bağlı kayıt-tescil, eser sahipliği bakımından güvenilir ve tarihli delil oluşturur; hak sahipliği sonradan tartışmaya açıldığında çoğu zaman elinizdeki en değerli delil bu olur.
Uygulamada ne yapmak gerekir
Bir yaratıcı ya da şirketseniz işin özü şudur: haklarınıza zaten sahipsiniz, ancak bunları ispat etmek ayrı bir meseledir. Müvekkillerimizin bir delil zinciri kurmasına yardımcı oluyoruz: tescil-kayıt, tarihli teslimatlar, sürüm geçmişleri ve imzalı sözleşmeler. Böylece uyuşmazlık doğduğunda hak sahipliği tartışma konusu olmaktan çıkar, kayıtla ispatlanan bir olguya dönüşür.
Mali ve Manevi Haklar
FSEK uyarınca eser sahibi birbirinden ayrı iki grup hakka sahiptir ve aralarındaki fark, her sözleşme ve uyuşmazlıkta kritik önemdedir:
- Mali haklar — eseri çoğaltma, yayma, temsil, işleme ve umuma iletim (dijital ve talep üzerine iletim dâhil) hakları. Bu haklar ticari birer varlıktır: doğrudan devredilebilir veya belirli kullanımlar, coğrafya ve süreler için lisansa konu edilebilir.
- Manevi haklar — eser sahibi olarak adının belirtilmesini isteme, eserin ne zaman ve nasıl umuma sunulacağına karar verme ve eserde değişiklik yapılmasına ya da eserin bozulmasına karşı çıkma haklarını kapsar. Manevi haklar eser sahibinde kalır ve mali haklar satılsa dahi devredilemez.
Bir eserin bütün mali haklarını satın alsanız bile, eser sahibi manevi hakları elinde tutar — bu nedenle geçerli bir devir, isim belirtme ve eserin bütünlüğü konusunda eser sahibinin iş birliğini yine de gerektirir. Bunu göz ardı ederseniz, “tamamen satın alınmış” bir eser dahi dava konusu doğurabilir.
Açık ve yazılı sözleşmeler tercihe bağlı değildir. FSEK, mali hakların devir ve lisans işlemlerinin yazılı olmasını ve konu edilen her bir hakkın ayrı ayrı gösterilmesini şart koşar — genel bir “tüm haklar” ifadesi, devralan aleyhine dar yorumlanabilir. Devir, lisans, yayın, geliştirme ve sipariş (eser ısmarlama) sözleşmelerini; hak sahipliği, izin verilen kullanımlar, coğrafya, inhisarilik (münhasırlık) ve süre hiçbir zaman belirsiz kalmayacak şekilde hazırlıyor ve inceliyoruz.
Korsanla Mücadele ve Dijital İcra
Yasadışı indirmeler, izinsiz akış (streaming) yayınları, kopyalanmış e-kitaplar ve taklit nüshalar, hak sahipleri için gerçek ve maliyetli bir sorun olmayı sürdürüyor. FSEK, bunlara yanıt vermek için işlevsel ve hızlı hareket eden araçlar sunar.
Uyar ve kaldır. FSEK’in Ek Madde 4 hükmü, çevrimiçi ihlaller için özel bir usul öngörür. Hak sahibi önce içerik sağlayıcıdan ihlale son vermesini talep eder. İhlal kanuni süre içinde sürerse, hak sahibi yer sağlayıcıya veya erişim sağlayıcıya başvurabilir ve gerektiğinde içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi için savcılık veya mahkeme kararı alabilir. Burada hız belirleyicidir: ne kadar erken harekete geçerseniz, materyal o kadar az yayılır ve konumunuz o kadar güçlü olur.
Sınır ve piyasa önlemleri. Gümrük idareleri, ülkeye giren veya çıkan korsan olduğundan şüphelenilen ürünlere el koyabilir; hak sahipleri ise tecavüz oluşturan kopyaların ve bunların üretiminde kullanılan araç ve gereçlerin toplatılmasını talep edebilir. Bu yol, özellikle sahte fiziki medya ve ambalajlara karşı etkilidir.
Tek bir uyar-kaldır ihbarı göndermeden önce delilleri toplayın — tam URL’ler, ekran görüntüleri, zaman damgaları ve ihlal oluşturan dosyaların kopyaları. İhlal edenler, kendileriyle temasa geçildiği anda içeriği rutin olarak siler; bir talep ise ancak arkasındaki delil kadar güçlüdür.
Kalıcı bir icra süreci kurmak
Geniş kataloğa sahip müvekkiller için tekrarlanabilir bir süreç kuruyoruz: ihlallerin izlenmesi, standart ihtarname ve uyar-kaldır şablonları, yer sağlayıcılara ve mahkemelere yönelik bir tırmandırma yolu ve atılan her adımın kaydı. Bu yaklaşım, korsanlıkla mücadeleyi bir dizi münferit acil durum olmaktan çıkarıp yönetilen, maliyeti kontrol altında bir programa dönüştürür.
İhlal Hâlinde Başvurulacak Yollar
FSEK katmanlı bir yanıt sunar ve davalar, telif ile fikri mülkiyet uyuşmazlıklarına her gün bakan ihtisas mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ve Ceza Mahkemelerinde görülür:
- Hukuki yollar — tecavüzün durdurulması ve önlenmesi davaları (tespit ve men davaları), maddi ve manevi tazminat talepleri ile izinsiz ticari kullanım hâllerinde, ihlal eden lisans almış olsaydı ödenmesi gereken bedelin üç katına kadar tazminat talebi.
- İhtiyati tedbirler — dava sürerken tecavüz oluşturan kopyalara ve üretim araçlarına el konulması ve ihlalin durdurulması; böylece yargılama sürerken zarar derinleşmez.
- Cezai yollar — hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen ihlal, kanuni süre içinde yapılan şikâyet üzerine yürütülen ceza yargılaması sonucunda hapis ve adli para cezasına yol açabilir.
Ana icra yolları bir bakışta şöyle karşılaştırılabilir:
| Yol | Ne sağlar | Tipik kullanım |
|---|---|---|
| Uyar-kaldır (FSEK Ek Md. 4) | Çevrimiçi içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi | Korsan yayınlar, indirmeler, pazar yeri ilanları |
| Hukuk davası | Tazminat (lisans bedelinin 3 katına kadar), men kararları | Kalıcı çözüm ve parasal tahsilat |
| İhtiyati tedbir | Dava sürerken el koyma ve geçici men | Hüküm öncesi süregelen zararın durdurulması |
| Suç duyurusu | İhlal edenlere hapis ve adli para cezası | Caydırıcılık ve hızlı delil koruması |
Doğru bileşimi seçmek önemlidir. Bir suç duyurusu (şikâyet) baskı oluşturabilir ve delilleri hızla koruyabilirken; tazminat ve kalıcı men kararları hukuk yolunda elde edilir. Her dosyada doğrudan davaya yönelmek yerine, en etkili sıralama konusunda danışmanlık veriyoruz.
Yabancı hak sahiplerinin sıkça gözden kaçırdığı bir nokta şudur: telif davalarında ceza yolu şikâyete bağlıdır; yani süreç ancak hak sahibinin, ihlali ve ihlal edeni öğrenmesinden itibaren kanuni süre içinde şikâyette bulunmasıyla işler. Delil dosyasını erkenden — ideal olarak ihlal eden izlendiğini fark etmeden önce — hazırlamak, hem hukuk hem ceza seçeneklerini açık tutar.
Nasıl Yardımcı Oluyoruz
Eser sahipleri, müzisyenler, yayıncılar, yapım stüdyoları, oyun ve yazılım şirketleri ve platformlar ile eserlerini Türkiye’de icra eden yabancı hak sahipleri adına hareket ediyoruz. Çalışmalarımız şunları kapsar:
- Tescil ve portföy stratejisi — hak sahipliğine ilişkin tarihli delillerin güvence altına alınması ve eser bütününün korunmasına yönelik danışmanlık
- Sözleşmeler — FSEK karşısında ayakta duran fikri mülkiyet şartlarıyla devir, lisans, yayın, dağıtım, sipariş ve yazılım geliştirme sözleşmeleri
- İcra ve takip — ihtarname gönderimi, içerik kaldırma ve erişim engelleme talepleri ile gümrük işlemleri
- Dava — ihtisas FSHH mahkemeleri önünde maddi-manevi tazminat davaları, ihtiyati tedbir talepleri ve suç duyuruları
Türkiye’nin telif hukuku, fikir ve sanat eserlerine yönelik köklü bir saygıya dayanır ve dijital dağıtım ile yeni teknolojilere uyum sağlamayı sürdürmektedir. İster bir kataloğu koruyor, ister eserinizi lisanslıyor ya da korsanlığa karşı harekete geçiyor olun; net ve uygulanabilir hukuki tavsiyeler sunar, haklarınızı savunmak için kararlılıkla hareket ederiz.
Telif hakkınızı nasıl koruyor ve icra ediyoruz
- 01
Hak sahipliği denetimi
Hakların gerçekte kimde olduğunu haritalandırıyor, gerektiğinde isteğe bağlı kayıt-tescil dâhil, eser sahipliğine ilişkin tarihli deliller oluşturuyoruz.
- 02
Yazılı sözleşmeler
Devredilen her mali hakkı ayrı ayrı gösteren, FSEK'e uygun devir ve lisans sözleşmeleri hazırlıyoruz; böylece hak sahipliği hiçbir zaman belirsiz kalmıyor.
- 03
İzleme
Pazar yerlerini, akış platformlarını ve internet sitelerini eserlerinizin izinsiz kopyalarına karşı takip ediyoruz.
- 04
Uyar-kaldır ve gümrük
FSEK Ek Madde 4 uyar-kaldır usulünü işletiyor, korsan ürünlere karşı gümrükte alıkoyma tedbirlerini kullanıyoruz.
- 05
Dava
İhlal sürerse ihtisas FSHH mahkemeleri önünde tedbir, tazminat ve suç duyurusu yollarını izliyoruz.
Sıkça sorulan sorular
Türkiye'de telif haklarını hangi kanun düzenler?
Telif hakları **5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)** ile düzenlenir. Bu kanun; ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat ve sinema eserleri ile yazılımları koruduğu gibi, icracı sanatçıların, fonogram ve film yapımcılarının ve radyo-televizyon kuruluşlarının **bağlantılı haklarını** da güvence altına alır. Türkiye ayrıca Bern Sözleşmesi, WIPO Telif Hakları Andlaşması ve TRIPS'e taraf olduğundan, yabancı eserler burada yerli eserlerle aynı esaslara göre korunur.
Korunmak için eserimi tescil ettirmem gerekir mi?
Hayır. FSEK kapsamında koruma, özgün bir eser meydana getirildiği anda **kendiliğinden** doğar; tescil bir koruma şartı değildir. Ancak sinema, fonogram ve yazılım gibi eserler için Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde yapılan isteğe bağlı kayıt-tescil, eser sahipliğini ve eserin meydana getirilme tarihini ispat bakımından güçlü bir delil oluşturur; hak sahipliği sonradan tartışmaya açıldığında belirleyici olabilir.
Bir Türk internet sitesinden korsan içeriği nasıl kaldırtabilirim?
FSEK'in **Ek Madde 4** hükmü, uyar-kaldır (notice-and-takedown) usulünü düzenler. Önce içerik sağlayıcıdan ihlale son vermesi talep edilir; ihlal kanuni süre içinde sürerse yer sağlayıcıya veya erişim sağlayıcıya başvurulur ve gerektiğinde içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi için savcılık veya mahkeme kararı alınır. İhbardan önce ihlalin tarihli delillerini — ekran görüntüleri, URL'ler ve zaman damgaları — saklamak esastır.
Telif hakkı ihlalinin yaptırımları nelerdir?
FSEK hem hukuki hem cezai yaptırımlar öngörür. Hak sahibi maddi ve manevi tazminat talep edebilir, tecavüzün durdurulmasını ve el koymayı isteyebilir; izinsiz ticari kullanım hâllerinde sözleşme yapılmış olsaydı ödenecek bedelin **üç katına kadar** tazminat talep edebilir. Şikâyete bağlı cezai ihlal hapis ve adli para cezasını gerektirebilir. Davalar ihtisas mahkemeleri olan **Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ve Ceza Mahkemeleri**nde görülür.
Yazılım Türkiye'de telif hakkıyla korunur mu?
Evet. Bilgisayar programları, hazırlık tasarım materyalleriyle birlikte FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak açıkça korunur. Bu koruma; lisanssız kullanımı, izinsiz çoğaltmayı, kanunda dar biçimde izin verilen istisnaları aşan tersine mühendislik (decompilation) işlemlerini ve yazılımın hukuka aykırı dağıtımını kapsar. Kaynak kod, nesne kod ve programın yapısı korumanın kapsamındadır.
Çalışanların veya serbest çalışanların meydana getirdiği eserlerin telif hakkı kime aittir?
Eser sahibi her zaman eseri meydana getiren gerçek kişidir; bu nedenle telif hakkı bir şirkete kendiliğinden geçmez. Çalışanların görevleri kapsamında meydana getirdikleri eserlerde mali haklar kural olarak işveren tarafından kullanılır; ancak serbest çalışanlar ve sipariş üzerine yapılan eserler için yazılı bir devir sözleşmesi gerekir. Açık bir yazılı sözleşme olmadan yalnızca sınırlı bir lisansa — mülkiyete değil — sahip olabilirsiniz; bu yüzden en baştan belgelenmiş fikri mülkiyet şartları konusunda ısrarcıyız.